<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık &#8211; Kadın.Net</title>
	<atom:link href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.xn--kadn-nza.net</link>
	<description>Anne Bebek Çocuk Kadın Sağlığı Kadınlara Dair Her Şey</description>
	<lastBuildDate>Mon, 05 Jan 2026 20:56:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>
	<item>
		<title>Papatya Çayı</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/papatya-cayi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/papatya-cayi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ruken Rollas]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2025 18:46:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Sindirim Sistemi ve Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/papatya-cayi/</guid>

					<description><![CDATA[Papatya tıpta bir çok ilacın etken maddesi olarak kullanıldığı için bu yoldan hareket edilerek faydası araştırılmış ve çayınında faydalı olabileceği sonucuna ulaşılmış. Papatya çayı soğuk algınlığı ve mide hazımsızlıklarında başarılı bir etkendir. Papatya çayının faydalarından ve hangi hastalıklara iyi geldiğinden bahsetmek gerekirse şu şekilde sıralayabiliriz. Öncelikle papatya çayı uykuya oldukça iyi gelmekte uyku sorunu çekenlerin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Papatya tıpta bir çok ilacın etken maddesi olarak kullanıldığı için bu yoldan hareket edilerek faydası araştırılmış ve çayınında faydalı olabileceği sonucuna ulaşılmış. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/papatya-cayi/"><strong>Papatya çayı</strong></a> <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/grip-ile-soguk-alginligi-arasindaki-farklar-nelerdir/">soğuk algınlığı</a> ve mide hazımsızlıklarında başarılı bir etkendir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.kadın.net/papatya-cayi/" target="_blank" rel="noopener">Papatya çayının faydaları</a>ndan ve hangi hastalıklara iyi geldiğinden bahsetmek gerekirse şu şekilde sıralayabiliriz. Öncelikle papatya çayı uykuya oldukça iyi gelmekte uyku sorunu çekenlerin bu dertlerini sona erdirmekte. Bunun yanı sıra romatizmal <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/">hastalıkların tedavisi</a>nde oldukça etkilidir. Bu sayede romatizmal ağrılarda hafifleme olduğu saptanmıştır. Derilerde döküntülere neden olan <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/deri-cilt-hastaliklari/">cilt hastalıklarının belirtileri</a>ni hafifletir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yemeklerden sonra alındığında ise <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/sindirim-sistemi/">sindirim sistemi</a>ne yardımcı olur hazımsızlık ve şişkinlik olmasını önler. Midenize iyi gelir <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/gastrit-nedir-nasil-teshis-edilir/">gastrit</a> ve ülser tedavisinde etkendir. Alerjik belirtileri azalttığı gibi strese de iyi gelmektedir. Midenizde olabilecek kasılmaları engeller. Genel bir rahatlama sağlar. Bağırsaklarınızdaki hareketlilik oranını artırır diş etlerinize iyi gelir. Ağızlarda iltihabi durumları önler olan durumlarda da iyi gelir.</p>
<p style="text-align: justify;">Karaciğerinizin düzenli çalışmasına yardımcı olur. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/bel-agrisi-yasayanlar-dikkat/">Sırt ve bel ağrısı</a>na iyi gelir hastayı sakinleştirir ve dinginlik sağlar. Bağışıklık sisteminin güçlenmesine neden olur. Boğaz ağrılarını hafifledir.  Son olarak da gargara yapabilirsiniz. Peki <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/papatya-cayi/">papatya çayı tarifini hazırlamanın püf noktası nedir</a>? Nasıl papatya çayını hazırlayabilirsiniz biraz da bunu anlatmaya çalışalım.</p>
<p style="text-align: justify;">Öncelikle aktardan aldığınız  iki üç yemek kaşığı papatya çiçeğinin üzerine yarım litre kadar sıcak su eklemeniz gerekiyor.  Bu karışım yaklaşık olarak üç beş dakika arasında bekleyerek demlenmesi gerekiyor. Daha fazla beklenmesi gerekmez. Onun ardından papatya çayınız hazırlanmış oluyor ağız tadıyla içebilirsiniz. Ancak genellikle kişiler tatlandırıcı olması için içerisine bal koyaktadırlar. Bunu bal yerine limonla destekleyenlerde vardır. bu çayı bizim tavsiyemiz her öğün arasında alabilirsiniz iyi gelecektir.</p>
<p style="text-align: justify;"> <img decoding="async" class="alignright" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/04/papatya-cayi-1.jpg" /></p>
<p style="text-align: justify;">Evet bu yukarıda saydığımız bir sürü nedenden dolayı papatya çayı oldukça sık kullanılmaktadır. Yüksek orandaki fosfor içeriğinin bulunması nedeniyle kansere de iyi gelmektedir. Bu nedenle kanser hastalarının sıklıkla başvurduğu bir yöntemdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Papatya’nın çayının yanı sıra papatya yağı da etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Bir çok <a href="https://www.kadın.net/saglik/hastaliklar/deri-cilt-hastaliklari/" target="_blank" rel="noopener">deri hastalıkları</a>na iyi geldiği bilinmektedir. Örneğin <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/egzama-nedir/">egzama</a> ve mantarı bunların başında sayabiliriz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/papatya-cayi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Botoks Mucizesi</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/botoks-mucizesi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/botoks-mucizesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ruken Rollas]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Oct 2025 00:01:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Botoks]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Estetiği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=471</guid>

					<description><![CDATA[Botoks botox nedir Botoks botox anaerobik bir tür bakteri olan clostridium botulinum dan üretilmiş nörotoksindir. Genelde yüz estetiğinde kırışıklık tedavisi için kullanılan botoks, aynı zamanda terleme önleyici tedavi yöntemi, göz tikleri önleyici, şaşılık tedavisi için olarak da kullanılmaktadır. Ancak ülkemizde çoğunlukla estetik amaçlı yaptırılmaktadır. Botoks nasıl uygulanır Kozmetik amaçlı kullanılan botoks doğru ve güvenilir bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Botoks botox nedir</h2>
<p>Botoks botox anaerobik bir tür bakteri olan clostridium botulinum dan üretilmiş nörotoksindir. Genelde <a href="https://www.kadın.net/saglik/estetik/yuz-estetigi/" target="_blank" rel="noopener">yüz estetiği</a>nde kırışıklık tedavisi için kullanılan botoks, aynı zamanda terleme önleyici tedavi yöntemi, göz tikleri önleyici, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/sasilikta-ilk-teshis/">şaşılık tedavisi</a> için olarak da kullanılmaktadır. Ancak ülkemizde çoğunlukla <strong><a href="https://www.kadın.net/saglik/estetik/" target="_blank" rel="noopener">estetik</a></strong> amaçlı yaptırılmaktadır.</p>
<h3>Botoks nasıl uygulanır</h3>
<p>Kozmetik amaçlı kullanılan <a href="https://www.kadın.net/guzellik-ve-bakim/cilt-bakimi/botoks/" target="_blank" rel="noopener">botoks</a> doğru ve güvenilir bir merkezde, uzman kişiler tarafından yapıldığında son derece kolay ve güvenilir bir yöntemdir. Botoks çok ufak ince uçlu iğne ile yüzün belli noktalarına enjekte edilir. <a href="https://www.kadın.net/guzellik-ve-bakim/cilt-bakimi/botoks/" target="_blank" rel="noopener">Botox</a> şeffaf bir madde görünümlü, serum fizyolojik ile sulandırılan bir yapıda hazırlanır. Sulandırma işlemini uygulama yapan doktor belirler. Genelde 2.5 ml serum fizyolojik sulandırma yeterli olmaktadır. Zira fazla oranda çözücü kullanılırsa botoks maddesi yan kaslara ulaşarak istenmeyen durumlara sebep olabilir.</p>
<h3>Botoks acı, ağrı verir mi</h3>
<p>Botoks acısız ve ağrısız bir tedavi yöntemidir. Kişiler botoks işlemi sırasında sinek ısırığı kadar bir etki hisseder. Herhangi bir anestezi veya uyutma işlemi gerektirmeyen <a href="https://www.kadın.net/guzellik-ve-bakim/cilt-bakimi/botoks/" target="_blank" rel="noopener">botox işlemi</a> kısa sürede tamamlanır ve kişi işlem sonrasında da herhangi bir acı veya ağrı duymadan günlük yaşamına dönülüyor.</p>
<h3>Botox uygulandığı bölgeyi felç eder mi ?</h3>
<p>Botoks maddesi enjekte edilen bölgedeki kaslara sinirler vasıtasıyla kasılma yetisini bloke eder ve geçici bir süre bölgede kasların kasılmasını engeller. Sonuç itibariyle botoks kesinlikle uygulandığı bölgede felç etkisi göstermez.</p>
<h3>Botoks ne kadar sürede uygulanır ve etkisi ne kadar sürer</h3>
<p>Botoks uygulaması son derece kolay olan ve ortalama 5 dakika süren bir yöntemdir. Botoks ile istenilen sonuç ortalama 1 hafta içinde elde edilir. Ortalama 6 ay da botoks etkisi devam eder. Ancak 6 aydan sonra botoks yavaş yavaş etkinliğini yitirir. Lakin arzu edilirse tekrar botoks yapılabilir.</p>
<h3>Botoks nerelere uygulanabilir</h3>
<p>Botoks çoğunlukla alın bölgesindeki <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/guzellik-ve-bakim/cilt-bakimi/kirisiklik/">kırışıklıklar</a>ı, çizgiler için, üst dudak ve boyun bölgesindeki çizgiler için, göz çevresindeki kırışıklıklar ve çizgiler için, koltuk altı, el ve ayak terlemelerinin önlenmesi için kullanılmaktadır.</p>
<h3>Botoksun yan etkileri var mıdır</h3>
<p>Botoksun herhangi bir yan etkisi yoktur. Ancak uygulama esnasında botoks iğnesine bağlı olarak hafif kızarıklıklar oluşmakta ancak bu kızarıklıklar bir günde kendiliğinden geçebiliyor. Ortalama 24 saat içinden vücuttan kendiliğinden atılan botoks maddesi, etkisi 6 ay kadar sürdükten sonra 6 ayın sonunda tekrar uygulanmasında da herhangi bir zarar yoktur.</p>
<h3>Sahte botoks var mıdır?</h3>
<p>Botoks maddesi oldukça pahalı bir maddedir bu sebeple <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/botoks-mucizesi/">uygun fiyata botoks işlemi yapan merkezler</a>den kesinlikle uzak durulması gerekir. Botoks maddesi belli bir doz ile uygulanmalıdır. Belli bir kalitede ve belli doz ile uygulanması gereken botoks, anatomi bilgisine sahip bir doktor tarafından yapılmalıdır. Ne olduğu belli olmayan maddeleri, çok ucuz fiyatlarla, dozlarına dikkat etmeden uygulayan botok maddeleri hiç istenemeyen sonuçlara sebep olabilir. Bu sebeple kesinlikle alanında uzman, anatomi bilgisi olan bir doktorun olduğu, sayısız referansları olan bilinen ve güvenilir bir merkeze giderek botoks yaptırmalısınız.</p>
<h3>Botoks kremleri gerçekten işe yarar mı?</h3>
<p>Botoks kremi, botoks losyonu adı altında satılan ürünlerin asla botoks uygulaması ile hiçbir alakası yoktur. Zira botoks maddesi asla kremlere veya losyonlara katılarak yüz bölgesine sürülebilecek bir madde değildir. Botoks maddesi sadece enjekte edilerek kullanılabilen bir maddedir ve direk kaslara ulaşarak etki eder. Krem veya losyonlar gibi cilt üzerine sürülerek kaslara ulaşması gibi bir etkisi söz konusu değildir. Bu tip kremler sadece cilt yüzeyinde geçici bir gerginlik yaşatır ve birkaç saat sonra etki yok olur. Asla botoks maddesi gibi direk kaslara nüfus etmez ve kırışıklıkları yok etmez.</p>
<h3>El ayak, koltuk altı terlemesi için botoks nasıl yapılır?</h3>
<p>Kadın, erkek fark etmeden bir çok kişi el terlemesi, ayak terlemesi, koltuk altı terlemesi şikayetleri ile botoks yaptırmaktadır. Zira koltukaltı terlemesi özellikle yoğun iş hayatındaki kişiler için kıyafetlerde ıslak koltuk altı görüntüsü, kötü ter kokusu gibi etkenler yüzünden büyük sosyal ve psikolojik problemlere sebep olmaktadır. Bunun yanında çok fazla terleyen ayaklar kişilerde hem ayak kokusu yapması sebebiyle, hemde mantar gibi sorunlara sebep olması ile kişileri çok zor durumda bırakmaktadırlar. Botoks koltuk altına, el ve ayaklara belli noktalar belirlenerek enjekte edilir ve birkaç dakika süren bu işlem sonunda kişi 6 ay ile 1 yıl süre içinde kesinlikle el, ayak terlemesi, koltuk altı terlemesi sorunu yaşamazlar. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/botoks-mucizesi/">Terlemeyi önleyici botox işlemi</a> kolayca birkaç dakikada yapılabilen ve uygulamanın ardından hemen günlük hayatınıza dönebileceğiniz ağrısız, acısız bir yöntemdir. 6 ay 1 yıl sonra botoksun etkisi geçtiğinde kişi tekrar istediği bölgelere botoks yaptırarak terlemeyi önleyebilir.</p>
<h3>Botoks uygulamasında yaş sınırı var mıdır?</h3>
<p>Botoks tedavisinin herhangi bir yaş sınırı yoktur. Ancak tedavi dışında kozmetik amaçlı yapılacak olan botoks uygulamasının ergenlik dönemine girmemiş kişiler için uygulanamaz veya anne ve babasının izni alınarak yapılabilir.</p>
<h3>Botoks fiyatı ne kadardır</h3>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/botoks-mucizesi/">Botoks ücreti</a>, uygulanacak bölgeye göre, kullanılacak botoks maddesinin oranına göre, botoks maddesinin markasına göre, botoks uygulaması yapan merkeze göre değişmektedir. Botoks maddesi toz halinde iken bir flakon içinde saklanır ve bu flakonlar derin dondurucuya konularak, kullanılmak istediğinde derin dondurucudan çıkarılarak gereken miktarda içine serum karıştırılır. Serum karıştırıldıktan sonra 24 saat içinde kullanılması gerekir.</p>
<p>Zira önceden derin dondurucudan çıkarılmış botoks maddesi asla 24 saatten sonra başka bir kişiye kullanılmamalıdır. Bu sebeple güvenilir olmayan bir yere botoks yaptırırsanız daha önceden artmış bir botoks maddesi uygulanabilir ve buda ucuz bir fiyat olarak karşınıza çıkabilir. Ancak bu tamamen riskli ve <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a>sız bir sonuç doğurur. Gerçek botoks oldukça maliyetli bir yöntemdir. Zira tek kullanımlıktır ve ertesi gün uygulanamaz.</p>
<p>BAŞKA BİR KAYNAK</p>
<p>Botoks, kasları gevşetmek amacıyla kullanılan bir ilaçtır. Yılar süren mimikler sonucu gözle görülen kırışıklıklar meydana gelir. Yaşlanma sonucunda da meydana gelen kırışıklıklar yüzde pek sevecen karşılanmaz. Kırışıklıklar yılların getirdiği sinir, ve stresten de meydana gelir,sinir,stres kişilerde erken yaşlanmaya sebebiyet verir. Kullandığımız alkol ve sigara gibi maddeler de erken yaşlanmaya doğal olarakta ciltteki kırışıklanmalara sebep olur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Botoks-Mucizesi.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-472 alignright" title="Botoks , botoks yapımı" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Botoks-Mucizesi.jpg" alt="Botoks , botoks yapımı" width="290" height="218" /></a></p>
<p>Botoks kişilerde kasların gevşemesine sebep olur ve kişinin gençleşmeyi sağlar. Zaman içinde oluşan kırışıklıkları giderir ve kırılşıklıkların olmamasını sağlar. Botoks tercih edilen bir yöntemdir, kim cildinde kırışık,buruşuk bir cilt ister ki.. Botoksun etkisi yapıldıktan 48 saat sonra etkisini göstermeye başlar. Botoks kullanımı ilk aylarda 4  ayda bir yapılır, tekrar eden uygulamalarda ise 6 ayda bir yapılır. Düzenli olarak yapılan botokslardan  sonra yılda bi kere uygulanan botoks yeterli olacaktır.</p>
<p>Botoks daha çok boyun kırışıklıkları, göz yanlarındanki karışıklıklar, kaş arasındaki kırışıklıklar, çene ve ağız bölgesindeki kırışıklıklar için uygulanır. Botoks mimikleri etkiler mi ? sıkça sorulan sorudur. Bu enjeksiyon uygulanan bölgeye verilen ilaç miktarına bağlıdır, ayrıca botoksu yapan kişinin profesyonelliğine de bağlıdır. Daha çok botoks alın ve kaşlardaki mimikleri engeller.</p>
<p>Botoks tedavisi 10 dakika gibi kısa bi sürede gerçekleşir, işlem uygulandıktan sonra 1-2 saat dik bir pozisyonda kalınmalıdır. Ayrıca bu sürede ilacın verildiği yere egzersiz uygulanmalıdır. Botoks bitiminde kişi ağrı ve sızı yaşamaz, ağrı botokstan sonra çok nadir görünen bir durumdur. Botoksun yan etkileri yok denilecek kadar azdır, hafif bir baş ağrısı olabilir. Bir de botokstan sonra Birkaç güne iyileşen morarmalar görülebilir.</p>
<p>Botoks hamile kadınlara uygulanmaz, deri hastalıkları olan insanlara da botoks işlemi yapılamaz. Botoks öncesinde 1 hafta kadar alkol almayınız, aspirin gibi ilaçlarda botokstan önce kullanmayınız. Botoks <a title="Kadın, Kadınca, Kadınlar, Kadın.Net" href="https://www.xn--kadn-nza.net">kadınlar</a>ın cildini yenileyecek, daha genç bir görünüme sahip olmalarını sağlayacaktır. Ünlülerin bir çoğu botoks yöntemiyle genç bir cilt sağlamaktadır.Botoks günümüz dünyasında Çok kullanılan anti-yaşlanma formülüdür!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/botoks-mucizesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ben Aldırma Estetik Ameliyatı</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/ben-aldirma-estetik-ameliyati/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/ben-aldirma-estetik-ameliyati/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Nov 2021 07:45:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Lazerli Estetik Uygulamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Ameliyatsız Estetikler]]></category>
		<category><![CDATA[Z - Editörün Seçtikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Görünme]]></category>
		<category><![CDATA[Lazer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=98</guid>

					<description><![CDATA[Ben Aldırma Ben aldırma estetik ameliyatı, ben çıkartma ameliyatı olarak da ifade edilebilen, hem estetik görünümdeki rahatsızlık amacıyla hemde kanser riski olabileceği için cerrahi yollarla veya başka metotlarla yapılabilen ameliyat türleridir. İnsan vücudunda benler her yerde çıkabilir. Benler genelde 20 ila 80 arasında çıkabilir. Kişi vücudundaki benlerden estetik görünüm açıdan rahatsız olduğu için veya kanser [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Ben Aldırma</h2>
<p><a title="Ben aldırma estetik ameliyatı" href="https://www.xn--kadn-nza.net/ben-aldirma-estetik-ameliyati/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Ben aldırma estetik ameliyatı</strong></span></a>, ben çıkartma ameliyatı olarak da ifade edilebilen, hem <a title="Estetik" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/estetik/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>estetik</strong></span></a> görünümdeki rahatsızlık amacıyla hemde <a title="Kanser" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/kanser/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>kanser</strong></span></a> riski olabileceği için cerrahi yollarla veya başka metotlarla yapılabilen ameliyat türleridir. İnsan vücudunda benler her yerde çıkabilir. Benler genelde 20 ila 80 arasında çıkabilir. Kişi vücudundaki benlerden estetik görünüm açıdan rahatsız olduğu için veya <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/kanser/"><strong>kanser</strong></a> riskinden korktuğu için aldırmak isteyebilir.</p>
<p>Benler genelde iyi huylu benler ve kötü huylu benler olarak iki şekilde incelenir. Aldırılmak istenen benler iyi huylu mu kötü huylu mu olduğu aldırmadan önce kesinlikle tespit edilmelidir. Zira ben kötü huylu ise ameliyat öncesinde ileride bir <a title="sağlık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a> sorunu ortaya çıkmaması için tedbir alınır.</p>
<h3><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/lazerle-ben-aldirma.jpg"><img decoding="async" class="alignleft" title="Ben Aldırma" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/lazerle-ben-aldirma.jpg" alt="Ben Aldırma" width="348" height="348" /></a><br />
Ben aldırma ameliyatı nasıl yapılır?</h3>
<p>Nevüs olarak tabir edilen ben aldırma ameliyatı, benin çevresinden benin çapının 2 kat büyüklüğünden bir kesi ile açılır. Açılmış olan bu kesiden benin tüm kökü ve katmanları iyice temizlenerek kalınır.İnsan bedenindeki benler genelde 2 cm civarındadır ve açılan kesi 3-3,5 cm kadar olacaktır. Ancak bunlardan daha büyük veya daha küçük ebatlarda benler oluşabilir.</p>
<h3>Bu ameliyat sonrasında iz kalır mı?</h3>
<p>Bu ameliyatta çok ufak da olsa bir kesi izi mutlaka kalır. Bu cerrahi operasyonların kaçınılmaz kuralıdır. Ancak ben alındıktan sonraki iz, benin görünmesi halindeki daha iyi bir görüntü olduğu için genelde ben ameliyatı izi kişiler için sorun yaratmaz.</p>
<h3><a title="Ben Aldırma Ameliyatı" href="https://www.xn--kadn-nza.net/ben-aldirma-estetik-ameliyati/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Ben aldırma ameliyatı</strong></span></a> sonrası bakım nasıl olmalıdır?</h3>
<p>Ameliyat sonrası ben alınınca kişi o kesi bölgesini bir gün süre ile koruması gerekir. Benin alındığı bölgeye 2 gün boyunca su değdirmemek gerekir. Yanlışlıkla su değdiğinde ise hemen kurulanmalı ve gün boyunca daha dikkatli olunmalıdır. Pansuman genelde 1 gün ila 1 hafta arasında ben ameliyatının durumuna göre değişir.Eğer alınan ben kanser riski oluşturuyorsa ameliyat sonrasında patolojiye gönderilir.</p>
<h3>Ben ameliyatı riskli bir ameliyat mıdır?</h3>
<p>Ben ameliyatlarında toplum içinde özellikle iki konuda yanlış kanı vardır. Bunlardan biri lazerle ben aldırılırsa iz kalmayacağı, biri de ben ameliyatı olunursa kanser olunacağı gibi iki yanlış kanı vardır. Ben ameliyatı öncesi ben tamamen incelenir ve gerekli tedbirler alınırsa herhangi bir risk taşımayan bir ben ameliyatı gerçekleşmiş olur. Bu aşamada en önemli faktör doktorun seçimidir. Doktorun ben aldırma konusunda tecrübeli ve bilgi sahibi olması gerekir.</p>
<h4>Lazerle ben aldırma hakkında bilgi</h4>
<p>Lazerle ben aldırma tedavisi koyu renkli benler üzerinde çok başarılı sonuçlar verir. Ben rengi cilt ile aynı renklerde ise lazerle ben aldırma işlemi hiç bir sonuç vermez yada çok uzun süre tedavi gerektirir.Lazer ile ben aldırmadaki en büyük kaygı, büyük bir ön yargı olan kanser riskidir. Bu işlem asla kanser yapmaz. Tam tersine benin tedavi edilmesi, ileride benin kanser riskini ortadan kaldırır. Lazerle ben aldırdığınızda tekrar ben çıkmaz. lazerle ben aldırmanın akabinde hiç iz kalmaz, cilt rengiyle ayırt edilemeyecek kadar bir renk farkı olabilir ancak çok yakından dikkatli bakılmadığı sürece fark edilmez.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/ben-aldirma-estetik-ameliyati/"><strong>Lazerle ben aldırma fiyatları</strong></a> en çok merak edilen sorular arasında yer alıyor. Koyu renkli ve kabarık olmayan benler, ben sayısına göre ve seans sayısına göre farklı fiyatlarla karşınıza çıkabilir. Ancak ortalama fiyat olarak bir ben için 100 dolar gibi bir fiyat söz konusu oluyor. Ben sayısı fazla ise 50 dolar gibi bir fiyat ortaya çıkabiliyor.Bu tür benler ortalama 2 ila 5 seans sonra lazerle yok edilebiliyor. Lazerle yapılan ben aldırma lokal anestezi yöntemi ile yapılıyor ve dikiş gibi herhangi bir operasyon olmadan tedavi gerçekleştiriliyor. Tedavinin ardından 6 gün içinde ciltte oluşmuş olan hafif pembelik geçiyor ve istenilen sonuca ulaşılıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/ben-aldirma-estetik-ameliyati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lazer Epilasyon</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/lazer-epilasyon/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/lazer-epilasyon/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Nov 2021 21:11:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Lazerli Estetik Uygulamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=102</guid>

					<description><![CDATA[Lazer Epilasyon Nedir? Vücut üzerindeki tüyler hem kadınlar için hem de erkekler için genel itibariyle rahatsızlık verici bir etkendir. Lazer epilasyon bu evrede araya girerek, istenmeyen tüyleri lazer enerjisi ile kalıcı olarak yok edebilen mucize bir yöntemdir. Epilasyon, vücuttaki bütün istenmeyen tüylere uygulanabiliyor. Bölgeye ve kıl yoğunluğuna, kıl rengine farklı seans sayıları ile uygulanan lazer [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #ff0000;"><strong><a title="Lazer Epilasyon nedir" href="https://www.xn--kadn-nza.net/lazer-epilasyon/">Lazer Epilasyon Nedir</a>?</strong></span></h2>
<p>Vücut üzerindeki tüyler hem kadınlar için hem de erkekler için genel itibariyle rahatsızlık verici bir etkendir. <a title="Lazer Epilasyon" href="https://www.xn--kadn-nza.net/lazer-epilasyon/"><strong>Lazer epilasyon</strong></a> bu evrede araya girerek, istenmeyen tüyleri lazer enerjisi ile kalıcı olarak yok edebilen mucize bir yöntemdir. Epilasyon, vücuttaki bütün istenmeyen tüylere uygulanabiliyor. Bölgeye ve kıl yoğunluğuna, kıl rengine farklı seans sayıları ile uygulanan lazer epilasyon, hem erkekler hem kadınlar için çok başarılı sonuçlar sergiliyor. İnsanlara <a href="https://www.kadın.net/saglik/" target="_blank" rel="noopener"><strong>sağlık</strong></a> açısından hiç bir zararı olmayan lazer epilasyon, 1960 lı yıllardan bu yana üzerinde araştırmalar yapılan 1990 lı yıllarda kullanılmaya başlayan son derece kaliteli bir yöntemdir. İstenmeyen tüylerde kalıcı yok olma etkisi ile en çok tercih edilen epilasyon yöntemlerden biridir.</p>
<p>Lazer epilasyon esnasında kıl köküne temas ediliyor ve kıl kökü tahrip edilerek tüyler tamamen yok oluyor. Seans esnasında cilt üzerine gaz ve soğutma işlemleri yapılabildiği için kıl kökü yanarken cildin yanması veya cildin zarar görmesi engellenmiş oluyor.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Lazer epilasyon kimlere yapılamaz?</strong></span></h3>
<p>Epilasyon <a title="Akne tedavisi,akne" href="https://www.xn--kadn-nza.net/guzellik-ve-bakim/cilt-bakimi/akne/"><strong>akne tedavisi</strong></a> için ilaç alanlara, <strong>kalp</strong> rahatsızlığı sebebiyle <a title="Kalp Pili" href="https://www.xn--kadn-nza.net/kalp-pili/"><strong>kalp pili</strong></a> takılı olanlara, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/sara/"><strong>epilepsi</strong></a> hastalarına, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/anne-bebek/hamilelik/">gebelik dönemi</a>nde olanlara, tüy rengi beyaz olanlara uygulanmaz.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Seansa gitmeden öne neler yapmak gerekir?</strong></span></h3>
<p>Epilasyona gitmeden önce dikkat etmeniz gereken bir kaç nokta var. Seans öncesi yapmanız gerekenlere dikkat gösterirseniz tüylerden kalıcı olarak kurtulmanız daha kolay ve daha hızlı olur. Seans saatinizden bir kaç saat önce epilasyonun uygulanacağı bölgede tüyleri jilet ile deri üstünde kıl kalmayacak şekilde kesin. Çünkü lazer ışınları deri üzerinde kalmış tüyler yüzünden tüylerin köküne kadar ulaşamayabilir ve bu yüzden kıl kökleri tam yanmadığı için tüyler tekrar çıkabilir. Gitmeden bir kaç saat önce tüyleri jilet ile tamamen kestikten sonra cildi temiz su ile yıkayın ve kurulayın. Cilde kesinlikle parfüm, krem gibi ürünler sürmeyin. Bu şekilde gittiğinizde lazer ışıkları direk ve doğrudan etki edecektir.</p>
<p>Diğer önemli bir detaya değinmek istiyorum. Kesinlikle tüyleri jilet dışında hiç bir şey ile almamanız gerekiyor. Örneğin ağda, cımbız, ip, epilatör gibi epilasyon yöntemleri tüyleri kökünden aldığı için, lazer ışınları kıl kökünü göremeyeceğinden hiç bir faydası olmayacaktır. Ancak epilasyon yapılacak bölge yüz bölgesi ise ve bayansanız yüzünüzü tıraş edemeyeceğiniz için tüylere hiç müdahale etmeden <strong>lazer epilasyon merkezi</strong>ne gitmelisiniz, oradaki uzman gerekli şekilde yüz bölgenizdeki tüylere müdahale ediyor. Şayet kazara da olsa tüyleri bu şekilde kökten alan bir şekilde aldıysanız 2-3 hafta bekleyip, tüylerin çıkmasını bekleyin ve tıraş edip öyle gidin.</p>
<p>Bunun yanında tüyleri sarartma, boyatma işlemlerine maruz kalmaması lazım. Çünkü en iyi lazer ışınları koyu renkli tüyleri görür, tüy renginin açık olması başarılı sonucu bir miktar geciktirir. Eğer cilt soyucu etkisi olan peeling ürünleri kullanıyorsanız, bu ürünleri epilasyondan 2 hafta önce bırakmalısınız. Bu detaylar epilasyondan istediğiniz verimi daha kısa sürede almanızı sağlar.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Lazerden Epilasyon Nasıl Yapılır ?</strong></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Lazer epilasyon</strong></span>, saniyelik atışlarla cilde zarar vermeden, cildi geçerek kıl köküne yoğunlaşır. Burada sıcaklık oluşturur ve kıl kökünü öldürür. Cilde bir zarar vermez lazerin işi kıl köküyledir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Neden Birden Fazla Seans Uygulanır ?</strong></span></p>
<p>Tek seansta tüylerin tamamen yok olması mümkün değil maalesef. Çünkü birkaç seansta tam olarak tüylerin köküne ulaşıp yok edebiliyoruz. Ayrıca bölge bölge de bu seanslar değişiyor. Normalde 6 seansta tamamen kurtuluyorsunuz. Yüz çevresinde bu oran 10 seansa kadar  çıkabiliyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Lazer Epilasyon Nasıl Uygulanır ?</strong></span></p>
<p>Öncelikle lazer uygulanacak bölge temizlenir. Bu bölgedeki uzun olan kıllar kısaltılır. Cildin  içinden kıl köklerine doğru ulaşır ve orayı etkisiz hale getirir. Tedaviden bir kaç hafta  sonra kıllar kendiliğinden dökülür.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Yaz Aylarında Uygulama Yapılmalı Mıdır ?</strong></span></p>
<p>Tedavi öncesinde bronzlaşmamak, bronz olmamak gerekmektedir. Ayrıca tedaviden sonrada bronzlaşmamak şartıyla ve güneş koruyucuları kullanarak yaz aylarında uygulama yapılabilir.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Lazer-Epilasyon-Hakkında-En-Sık-Sorulan-Sorular.jpg"><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-744" title="lazer epilasyon, epilasyon resmi" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Lazer-Epilasyon-Hakkında-En-Sık-Sorulan-Sorular.jpg" alt="lazer epilasyon, epilasyon resmi" width="483" height="308" /></a></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><br />
Tedaviden Sonra İz Kalıyor Mu ?</strong></span></p>
<p>Lazer sonrasında hafif kızarıklık oluşur, bu da gün içerisinde ya da 2 günde geçicek birşeydir. Lazerden sonra solaryuma gitmek, güneşlenmek vb uygularsanız deride lekelenmeler oluşur. Ancak bu da geçicidir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong><br />
Seanslar Hangi Aralıklarda Olmalıdır ?</strong></span></p>
<p>Seans aralıkları kişiye göre ve lazer uygulanacak bölgeye göre değişim gösterir. Yüz bölgesinde yaklaşık 5 hafta ve diğer bölgelerde ise 6-8 hafta kadar olabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Neden Lazer ?</strong></span></p>
<p>Lazer günümüzde ve dünyaca kullanılan bir yöntemdir. Neden lazeri seçiyoruz.. Çünkü kalıcı bir etkiye sahip olması ve cilde zarar vermemesi baş nedenlerden bir tanesi. Lazerle kıllardan kurtulmak çok kolay..</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Seans sırasında veya Epilasyon sonrasında iz kalır mı?</strong></span></h3>
<p>Epilasyon işlemi yapılmasının ardından cilt üzerinde kişiden kişiye göre değişen nadir kızarıklıklar olur. Ancak bu endişe edilecek bir durum değildir ve bir iki günde geçer.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Lazer epilasyon can acıtır mı?</strong></span></h3>
<p>Epilasyon esnasında duyulan acı miktarı kişiden kişiye değişmekle yok denecek kadar azdır. Çoğu kişi sinek ısırığı kadar bir his duyduğunu ifade eder.</p>
<h3><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/lazer-epilasyon.jpg"><img decoding="async" class="alignright" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/lazer-epilasyon.jpg" alt="lazer epilasyon" /></a><span style="color: #ff0000;"><strong>Epilasyon kaç seansta sonuç verir?</strong></span></h3>
<p>Tüylerden kurtulmak için yaptıracağınız işlem bölgeye göre değişik seans sayıları içerir. Örneğin koltuk altı , bikini bölgeleri 5-6 seans da biterken, bacak bölgesi 4-5 seans da bitebilir, yüz bölgesi ise 8-12 seansa kadar çıkabilir. Çünkü yüz bölgesindeki tüyler daha açık renk ve ince tüyler olduğu için lazer ışınlarının etkisi biraz daha süre alabilir.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Seans sonrası tüylerin dökülmesi ne kadar sürer?</strong></span></h3>
<p>Seansa gittiğinizde size uygulanan epilasyondan sonra evinize gittiğinizde ilk 1 hafta içinde deri altındaki tüyler çıkar ve kendiliğinden bir iki günde dökülür. Tüyleri parmak uçlarınızla tutup çektiğinizde elinize gelir. Tüyler tamamen döküldükten ortalama 20-30 gün sonra kalan tüyler çıkmaya başlar ve siz bunları jilet ile keserek bir diğer seansa gidebilirsiniz.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>İki seansı arasındaki süre ne kadardır?</strong></span></h3>
<p>Genelde seans arasındaki süreler 45 gün ila 50 gün arasındadır. Siz bu işlemi yaptırdıktan ortalama 10 gün sonra tüm tüyler düşünce 30 gün kadar hiç tüy olmaz ve 30 gün sonra çıkmaya başlar. Ancak bu süreler kişiden kişiye, tüylerin yoğunluğuna, rengine, yapısına göre değişir.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Epilasyon işlemlerinden sonra nelere dikkat etmek gerekir?</strong></span></h3>
<p>Epilasyon yaptırdığınızda o bölgenin güneş ışınlarından korunması gerekir. Bölgeye bepanten krem kullanabilirsiniz. Lazer yapılan bölgeyi kesinlikle keselememeli, peeling türü cilt soyucu ürünlerden uzak durmalı, sıcak kaynar su ile bölgeyi yıkamamalısınız.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Erkeklerde epilasyon</strong></span></h3>
<p>Epilasyon denildiğinde genelde akla ilk gelen kadınlar olsa da erkeklerde istenmeyen tüylerden oldukça şikayetçidir. Özellikle vücut geliştirme ile veya benzer sporlarla uğraşan erkekler, vücut bölgelerindeki tüylerden son derece şikayetçidir. Erkekler genelde sırt, göğüs, koltuk altı, karın, ense, elmacık kemikleri ve boyun bölgelerindeki tüylerden kurtulmak için bu işlemi tercih ettikleri görülür.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Seans süresi ne kadardır?</strong></span></h3>
<p>Bir seansın süresi genelde bölgenin genişliğine, tüylerin miktarına göre değişir. Örneğin koltuk altı bölgesindeki tüylerin seans süresi tek koltuk altında 5 dakika sürerken, bacaklar tek bacak olarak 20-30 dakika sürebilmekte, omuzlar sırt bölgesi 40 dakika sürebilmekte, göğüs karın bölgesi 30 dakika sürerken, elmacık kemikleri 5-10 dakika, yüz bölgesi 15-20 dakika sürebilmektedir.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Lazer epilasyon güvenli midir?</strong></span></h3>
<p>Kesinlikle güvenli bir yöntemdir, sağlık açısından hiç bir sakıncası yoktur. Doğru bir merkezde eğitimli uzman kişiler tarafında yapıldığında asla cilt yanığı veya başka bir sağlık sorunu olmaz. Bu işlem, asla kanser yapmaz, hiç bir sağlık tehlikesi yoktur.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/lazer-epilasyon/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Glokom (Göz Tansiyonu)</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/goz-tansiyonu-nedir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/goz-tansiyonu-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Nov 2021 21:18:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göz Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=11120</guid>

					<description><![CDATA[Glokom (Göz Tansiyonu) Nedir Göz içi basıncının (göz tansiyo­nu) yükselmesi ve buna bağlı olarak gör­menin giderek bozulması. Çeşitli nedenleri bulunabilir. Çoğu zaman göz sıvısının bo­şalması engellenmektedir. İlaçlar ya da ameliyatla tedavi edilebilir. Gözde daimi bulunan bir sıvı vardır ve bu sıvı gözün beslenmesini sağlar. Göz, beslenmesi esnasında ihtiyacı olan sıvıyı kullanırken ihtiyaç fazlası olan sıvıyı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Glokom (Göz Tansiyonu) Nedir</h2>
<p>Göz içi basıncının (göz tansiyo­nu) yükselmesi ve buna bağlı olarak gör­menin giderek bozulması. Çeşitli nedenleri bulunabilir. Çoğu zaman göz sıvısının bo­şalması engellenmektedir. İlaçlar ya da ameliyatla tedavi edilebilir.</p>
<p>Gözde daimi bulunan bir sıvı vardır ve bu sıvı gözün beslenmesini sağlar. Göz, beslenmesi esnasında ihtiyacı olan sıvıyı kullanırken ihtiyaç fazlası olan sıvıyı da sahip olduğu kanallar sayesinde dışarı atar. Bu kanallarda hasar görme ya da tıkanma söz konusu olursa gözün içindeki sıvı boşaltılamaz, bu da gözün içinde basınç artışına neden olur. Gözdeki basınç artışına <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/goz-tansiyonu-nedir/"><strong>göz tansiyonu</strong></a> / <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/goz-tansiyonu-nedir/"><strong>glokom</strong></a> denir.</p>
<p>Basınç yüksekliğinden ötürü göz tansiyonu göz sinirlerinde hasara neden olur. Zedelenmiş göz sinirleri, zamanla görme kaybına yol açar. Tedavi edilmediği sürece görmem kaybı artar ve %100’lük bir görme kaybına kadar varabilir. Görüş kayıpları çevreden başlar ve zaman geçtikçe merkeze doğru ilerler.</p>
<p>Göz tansiyonu kişilerde çeşitlilik gösterebiliyor. Göz tansiyonu ilk etapta belirtilerini göstermez fakat ileriki zamanlarda görme kaybı oluşmaya başladıktan sonra anlaşılır. Ortaya çıkma yaşı 45’le başlar ve yaş arttıkça oluşma ihtimali de artar. Göz içi basıncının artışı temel belirtilerindendir. Görme kaybı oluşmadığı sürece tedavisi mümkündür. Kayıp başladıktan sonra iyileşme söz konusu bile olmaz. Tıpkı diğer hastalıklarda olduğu gibi düzenli muayene alınabilecek en büyük önlemdir.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Göz tansiyonu (Glokom Belirtileri) semptomları Nelerdir</strong></span></h3>
<p>Göz tansiyonu ilk etapta tipik belirtiler göstermez. Belirli bir oluşma alanı olmadığından, çevreden merkeze doğru zamanla yayıldığından, görme kaybı kolay fark edilemeyebilir. Erken teşhis her hastalıkta olduğu gibi glokomun ilerleyip ciddi boyutlara ulaşmasını engeller. Bu ve başka göz problemlerine mahal vermemek adına belirli aralıklarla göz muayenesi olmak gerekir.</p>
<p>Göz tansiyonunun çeşitleri vardır. Kimi nadir görülürken kimi oldukça yaygındır. Nadir görülen göz tansiyonu türünün kusma, ağrı, bulantı ve görmede bulanıklık gibi belirtileri vardır. Açı kapanması olarak adlandırılan ve az miktarda hastanın sahip olduğu bu göz tansiyon türünde bu belirtiler görülebilirken, diğer göz tansiyonu hastalarında görülmeyebilir.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Göz tansiyonu kimlerde görülür?</strong></span></h3>
<p>Göz tansiyonu genetik olabilir ve hastaların birinci dereceden akrabalarında görülebilir. Bu hastalığın temel etmenlerinden biri genetik oluşudur. Yaş da bu hastalıkta önemli bir faktördür. Özellikle 40 yaş ve üstü insanlarda ve göz içi basıncı sürekli yüksek olan kişiler göz tansiyonu riski taşır. Ayrıca şeker hastalarında, kan basıncı yüksek kişilerde, göz yaralanmalarında, şok, kansızlık gibi sorunlar yaşayanlarda göz tansiyonu oluşma riski oldukça fazladır. Bu hastalıklara sahip olanlar göz tansiyonu hastalığına yakalanmamak için olabildiğince dikkatli olmalı ve düzenli olarak göz muayenesinden geçmelidir.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2011/10/glokom.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-11226 alignleft" title="glokom" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2011/10/glokom.jpg" alt="göz tansiyonu" width="352" height="176" /></a></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>GÖZ TANSİYONU TEŞHİSİ</strong></span></h3>
<p>Göz tansiyonu kendini çabuk gösteren bir hastalık değildir. Genellikle göz muayenelerinde göz içi basınç ölçümü esnasında fark edilir. Bu nedenle göz muayenelerinde göz içi basıncı ölçtürmek şarttır. Doktorlar göz tansiyonundan şüphelenirse tetkikler esnasında birkaç noktaya dikkat eder. Bu noktalardan biri göz içi basıncın artmış olup olmadığı, diğeri ise göz sinirlerinde hasar olup olmadığıdır. Eğer basınç artışı varsa, göz sinirlerinde hasar ve bu hasara bağlı görme kaybı oluşmuşsa doktorlar hasarın ve görme kaybının derecesini belirler ve buna bağlı olarak uygun tedavi yöntemini uygular.</p>
<p>Hastaların bir kısmında göz tansiyonu krizi oluşabilir. Göz tansiyonu krizinde, göz içi basıncında ani ve aşırı bir artış olur, bulatı, kusma, baş ve göz ağrıları da meydana gelir. Göz tansiyonu krizi acil müdahale edilmesi gereken bir <a title="sağlık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a> problemidir.</p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><strong>GÖZ TANSİYONUNDA ERKEN TEŞHİSİN FAYDALARI</strong></span></h4>
<p>Göz tansiyonu ilk etapta belirtilerini göstermediğinden ve yavaş yayıldığından erken teşhisi oldukça zordur. Göz tansiyonu kronik bir hastalıktır. İleriki aşamalarda görme kaybına kadar varabilecek sağlık sorunlarına neden olur. Bu nedenle hastaların hastalıklarının ciddiyetinin farkına varmaları sağlanmalıdır. Hastalığın önemsenmemesi ve tedavinin yarıda bırakılması göz kaybına kadar varabilecek problemlere neden olabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>GÖZ TANSİYONUNDA (GLOKOM) TEDAVİ YÖNTEMLERİ</strong></span></p>
<p>Göz tansiyonunu yüksek tansiyon hastalığına benzetebiliriz. Ortak noktaları çoktur. Tıpkı yükse tansiyon hastalığında olduğu gibi göz tansiyonunda da tam anlamıyla tedavi mümkün değildir ve hastaların sürekli kontrol altında olmaları gerekir. Hastalık tamamen ortadan kaldırılamaz.</p>
<p>Göz tansiyonu tedavilerinde göz damlaları önemli rol oynar. Göz damlası damlatıldıktan hemen sonra göz bir müddet kapalı tutulur ki ilaç etkisini gösterebilsin. Damla doktor tavsiyesiyle tavsiye edilen şekilde ve miktarda kullanılır. Gözde batma ya da yanma gibi etkiler hissedilebilir fakat bunlar telaşlanmayı gerektiren durumlar değildir. Bir müddet sonra geçer. Göz damlalarının yetersiz kalması durumunda kapsül şeklindeki ilaçlar da kullanılabilir. İlaçlar herhangi bir yan etki gösterirse mutlaka doktora danışılmalıdır.</p>
<p>İlaç tedavisinin cevap vermediği durumlarda cerrahi operasyonlar devreye girer. Bu cerrahi operasyona Trabekülektomi denir. Operasyonla alınan trabekülden sonra sıvı boşaltımı kolaylaşır, böylelikle göz içi basınç düşürülür. Ameliyat etkisini her ne kadar 2-3 hafta sonrasında gösterse de tam iyileşme görülmesi imkansızdır. Ameliyat öncesi gözler damla yardımıyla uyuşturulur ve operasyona başlanır. Ameliyat söz konusu olduğunda lazer cerrahisi tercihler arasında ilk sırayı alır. Nedeni kısa sürmesi ve hastanın olabildiğince az acı hissetmesidir. Bu tür operasyonlar trabeküloplasti olarak adlandırılır. Bu tedavi kanallara girilerek uygulanır. Tedavinin sürmesi koşuluyla 10-15 gün içerisinde göz içi basınç düşer.</p>
<p>BAŞKA BİR KAYNAK</p>
<p><span style="line-height: 1.5em;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/göz-tansiyonu2-1.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/göz-tansiyonu2-1.jpg" alt="göz tansiyonu2" /></a>Halk arasında &#8220;Göz Tansiyonu&#8221; ya da &#8220;Karasu Hastalığı &#8220;olarak bilinen glokom, göz içi basıncının sıklıkla yükselmesi nedeniyle görme sinirinin hasara uğramasıdır. Buna bağlı olarak kişinin görme alanı yavaş yavaş daralır. Kendini hastalığın en son aşamalarında fark ettiren sinsi bir hastalık olan glokom, geç tanı konulduğunda görme sinirinde onarılması mümkün olmayan ciddi tahribatlar oluşturabilmektedir.</span></p>
<p><a title="Göz Hastalıkları" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/goz-hastaliklari/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Göz Hastalıkları</strong></span></a> Uzmanı Op. Dr. Nihat Uluslu şu şekilde bilgilendiriyor; özellikle 40 ve üzeri yaşlardan sonra ortaya çıkan ve sinsice ilerleyerek hiçbir belirti vermeyen göz tansiyonu yükselmesi yani glokomun ani körlüğe neden olan bir hastalıktır.</p>
<p>Gözde, göz ön kısmını dolduran hümör aköz (göz içi sıvısı) adı verilen, şeffaf bir sıvı vardır. Göz içindeki basıncı sabit tutmak için belli bir hızda göz içi sıvısı üretilirken, aynı miktarda sıvı gözü terk eder. Hümör aköz mikroskopik bir kanal ile (göz yaşı kanalı ile bir ilgisi yoktur) gözden ayrılır. Göz kapalı bir sistem olduğu için bu misroskopik kanal sistemi tıkandığı zaman, fazla sıvı basıncı artarak optik sinire (görme sinirine) baskı oluşturur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/göz-tansiyonu-tedavisi-1.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/göz-tansiyonu-tedavisi-1.jpg" alt="göz tansiyonu tedavisi" /></a></strong></p>
<p><strong>Glokomun yada Göz Tansiyonun Belirtileri</strong></p>
<p>Korneal buğulanma (saydam tabakada bulanıklık) ilk fark edilen bulgudur. Beraberinde gözyaşı artışı, ışığa hassasiyet ve göz kapaklarında spazm bulunabilir. Göz tansiyonunun yükselmesi sonucu göz küresi büyür. Tek taraflı olduğunda daha çabuk fark edilir. İki taraflı olduğunda ve başlangıç dönemlerinde zor fark edilir. Erken tanı çok önemlidir. Hastalığın tedavisi cerrahidir. Uzun süreli takipleri gereklidir.</p>
<p>Glokomun hangi türü olursa olsun, görmeyi kalıcı, geri dönüşümsüz olarak harap etme potansiyeli vardır. Tedavisi asla ihmal edilmemelidir. Bazen ilaçlarla, bazen direkt ameliyatla, bazen de YAG lazerle tedavi edilir.</p>
<p><strong>Glokom halk arasında Göz Tansiyonu yada Karasu hastalığını tedavisinde 3 yol mevcuttur.</strong></p>
<p><strong>İlaç Tedavisi</strong><br />
Öncelikle hastanın <a title="Göz Tansiyonu" href="https://www.xn--kadn-nza.net/goz-tansiyonu-nedir/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>göz tansiyonu</strong></span></a>, ya gözdeki sıvının üretimini kısarak ya da çıkışını arttırarak düşürülür. Bu iki yöntem için kullanılan ilaçlar vardır. Bu ilaçlar, her gün belirli aralıklarla alınan ve de hayat boyu kullanılan ilaçlardır. İlaç tedavisine rağmen hastanın, göz tansiyonu düşmüyor ve görme alanı daralıyorsa; uygulanacak tedavi yöntemi ameliyattır.</p>
<p><strong>Cerrahi Tedavi</strong><br />
Ameliyatla, gözün beyaz kısmında bir delik açılır. Dışarıdan görünmeyecek kadar küçük olan bu delikle, gözün içerisindeki fazla sıvı tahliye edilir. Ameliyat sonrası çoğunlukla glokom hastalığı ortadan kalkar. Bu durum tüm hastalarda mümkün olmamaktadır.</p>
<p><strong>Lazer Tedavisi</strong><br />
Göz tansiyonu tedavisinde lazer ışını; İlk olarak; akut glokom krizi tedavisinde ve diğer gözün glokom krizine girmesinin engellenmesinde kullanılır. İkinci olarak kronik glokom vakalarında, göz içinde yapılan sıvının dışa çıkışını kolaylaştırmak için lazer, süzgeç benzeri dışa akım kanallarına uygulanır. Lazerin göz tansiyonu tedavisindeki bir diğer kullanım alanı ise gözün dış kısmındaki, renkli kısmın çevresindeki beyaz bölgeye lazer uygulanılmasıdır. Amaç, bu kısmın iç tarafında bulunan ve göz suyunu salgılayan bölgenin tahrip edilerek göz suyu üretiminin azaltılmasıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/goz-tansiyonu-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Depresyon</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/depresyon/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/depresyon/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Nov 2021 21:15:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ruhsal Hastalıklar - Sinir Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=11131</guid>

					<description><![CDATA[Depresyon Nedir Ne Demektir Depresyon; kişinin çevresel, hormonel ya da genetik bozukluklardan ötürü yorgunluk, mutsuzluk ve isteksizlik gibi ruh hali değişiklikleri yaşaması olarak tanımlanabilir. İnsanın normalde yapmaktan zevk aldığı şeylere karşı isteksizlik göstermesi, kendini toplumdan dışlanmış hissetmesi, hayal kırıklığı ve mutsuzluk depresyonun belirtilerindendir. Her insan belli bir dönemde bu ruh haline kapılır ve her şeye [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #3366ff;">Depresyon Nedir Ne Demektir</span></h2>
<p>Depresyon; kişinin çevresel, hormonel ya da genetik bozukluklardan ötürü yorgunluk, mutsuzluk ve isteksizlik gibi ruh hali değişiklikleri yaşaması olarak tanımlanabilir. İnsanın normalde yapmaktan zevk aldığı şeylere karşı isteksizlik göstermesi, kendini toplumdan dışlanmış hissetmesi, hayal kırıklığı ve mutsuzluk depresyonun belirtilerindendir. Her insan belli bir dönemde bu ruh haline kapılır ve her şeye olumsuz yönlerinden bakmaya başlar.</p>
<p>Hiçbir şey kişiyi mutlu etmeye yetmez, geleceğe karamsarlıkla bakmaya başlar. Umut onun için anlamsız bir kavramdır. Etrafıyla ilişkileri bozulur, kendini soyutlama çabasına girer. Hayat kişi için tamamen anlamsızdır. Hiçbir şeye odaklanamaz ve başarısızlığa sürüklenmeye başlar. Her çöküntüyü depresyon olarak değerlendirmek yanlış olur. Depresyon bu ruh halinin belirli bir süre devam etmesi durumudur. <a title="Depresyon Teşhisi ve Tanısı" href="https://www.xn--kadn-nza.net/depresyon/">Depresyon teşhisi</a> için en az 2 haftalık bir süre gerekir.</p>
<h3><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2011/09/depresyon-tedavisi.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-11151 size-medium" title="depresyon tedavisi" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2011/09/depresyon-tedavisi-300x285.jpg" alt="depresyon belirtileri" width="300" height="285" /></a><br />
<a title="Depresyon Belirtileri Belirtisi" href="https://www.xn--kadn-nza.net/depresyon/"><span style="color: #ff0000;"><strong>Depresyon Belirtileri Nelerdir</strong></span></a></h3>
<p>Depresyonun çeşitli belirtileri vardır. Bunlar;</p>
<ul>
<li>Hobilerin artık cazip gelmemesi, bunları yapmaktan zevk alamamak</li>
<li>Gençlerin ruh hallerinde ve hislerinde dalgalanmalar görülmesi ve ani tepkileri</li>
<li>Uzun süreli mutsuz ve kendini ezik hissetme hali</li>
<li>Az, sık ya da bölük pörçük uyku halleri</li>
<li>Konsantrasyon bozukluğu ve buna bağlı huzursuzluk durumu</li>
<li>Kendini faydasız ve değersiz görmek ve sürekli ölümü düşünmek</li>
<li>Vücudun işlevini yavaş yavaş kaybetmesi, çeşitli yorgunluk ve cinsel isteksizlik durumu</li>
<li>Geçmişinden ve geleceğinden ötürü karamsarlık yaşama ve kendini olası tüm sorunlardan sorumlu hissetmek</li>
<li>İntihar yöntemlerini düşünme ve uygulama isteği</li>
</ul>
<p>Bütün bu belirtilerin bir hastada olması gerekmez. Bu belirtilerin bir kısmının en az 15 gün süreyle hissediliyor olması depresyon teşhisi için yeterli olabilir. Çocukların bu belirtilerin yanı sıra okul hayatında da büyük aksaklıklara neden olur. Çocukların başarısız olmasına, aşırı sinirli olmaları ve sosyal ilişkilerinin bozulmasına neden olabilir. Ayrıca ders esnasında aşırı sessiz ve yalnız kalma eğilimleri artar. Eve gelince kendini odaya kapatmaya başlar. Derslerden kaçma, bağımlılık yaratıcı madde kullanımı ve kötü arkadaşlıklar da baş gösterebilir. Bunlar depresyonun ruhsal boyutudur. Bir de fiziksel boyutu vardır. Bunlar sindirim sistemi bozukluğuna dayalı hastalıklar, cinsel sorunlar, kalp rahatsızlıkları, yorgunluk, kas ve baş ağrıları gibi rahatsızlıklardır.</p>
<h3><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><a title="Depresyon Nedenleri" href="https://www.xn--kadn-nza.net/depresyon/">Depresyon Nedenleri</a>  <span style="color: #ff0000; text-decoration: underline;">ve Bu </span></span><span style="color: #ff0000; text-decoration: underline;">Hastalığına Sebep Olan Etmenler</span></strong></span></h3>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/depresyon/">Depresyonun ortaya çıkması</a>nda çeşitli etmenler vardır. Buna ölüm, ayrılık, evlilikte çeşitli sorunlar, işsizlik, maddi sıkıntılar, sorunlu bir çocukluk yaşama gibi sebepler neden olabilir. Bu sorunlar her zaman depresyona neden olmayabilir, ya da bu sorunları yaşayanlar depresyona girmek zorunda değildir. Yapılan araştırmalarda depresyonun kalıtsal bir rahatsızlık olduğu gözlenmiştir. Ailesinde depresyon rahatsızlığı geçirmiş olan kişilerin depresyona daha meyilli olduğu saptanmıştır.</p>
<h3><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/depresyon/"><span style="color: #ff0000;"><strong>Depresyon Türleri (Çeşitleri)</strong></span></a></h3>
<p>Depresyon kendi içinde çeşitlilik gösterir. Tipik, atipik, mevsimsel, melankolik gibi türleri vardır ve insanların yapısına bağlı olarak belirtilerini gösterir. Her insan aynı depresyon tipine sahip olmayabilir. Bu depresyon tiplerinin farklı farklı belirtileri vardır. Tipik depresyonda iştahsızlık ve uykusuzluk halleri oluşur. Ayrıca enerji kaybı ve yorgunluk hat safhadadır. Atipik depresyonda ise aşırı uyku ve iştah artışı gözlenir. Mevsimsel depresyon her mevsim tekrar eden ve aynı belirtileri veren depresyon şeklidir. Melankolik depresyonun belirtileri ise mutsuzluk, yapmaktan zevk aldığı şeyler karşı ilgisizlik, bıkkınlık ve bitkinliktir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Depresyona Karşı Alınması Gereken Önlemler</strong></span></p>
<p>Depresyon oldukça yaygın olan ruhsal bir problemdir. Her insanda belirli bir dönemde oluşabilecek bir problem olduğundan çok büyütülmemesi gereken bir şeydir. Eğer kişi depresyona yakalandığınızı düşünüyorsa doktoruna başvurarak uygun bir tedavi yöntemiyle bu sorunu rahatlıkla atlatabilecektir. Depresyona yakalanan kişiler genellikle zayıf olduklarından değil de genetik olarak bu hastalığa meyilli olduklarından yakalanırlar.</p>
<p>Depresyonu atlatmanın en önemli yöntemi sizi mutlu etmeye yarayacak şeyler yapmaktır. Mutlu olmak adına arkadaşlarınızla ve çevrenizle daha fazla vakit geçirebilir, güzel şeyler paylaşabilirsiniz. Çeşitli sportif aktivitelerde bulunabilirsiniz. Spor ve yürüyüş hem daha <a title="sağlık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a>lı olmanızı hem de daha mutlu olmanızı sağlar.</p>
<p>Seçtiğiniz film ve müzikler de ruh halinizi etkileyeceğinden, korku ve dramatik filmler yerine komik filmleri; acıklı dramatik müzikler yerine daha neşeli ve hareketli müzikleri dinlemek sizi depresif eğilimlerden az da olsa uzak tutacaktır. Sizi üzebilecek olaylardan uzak durmanız oldukça önemlidir. Olabildiğince gülümsemeye çalışmak eski neşenizi tekrardan kazanmanıza yardımcı olacaktır.</p>
<h3><a title="Depresyon Tedavisi" href="https://www.xn--kadn-nza.net/depresyon/"><span style="color: #ff0000;"><strong>Depresyon Tedavisi</strong></span></a></h3>
<p>Depresyon birçok hastalığa göre tedavisi oldukça kolay bir hastalıktır. Duygusal bozukluğu olan hastalarda tedavi sonrası iyileşme %70 gibi yüksek bir orandır. Tedavi insanların hayata bakış şeklini değiştirebiliyor. Ölme isteği ve intihar meyli yüksek insanlar bile tedavi sonrası hayata daha olumlu ve umut dolu bakabiliyor. Depresyon tedavisinde öncelik terapiye verilir.</p>
<p>Hastalarla ilk etapta psikoterapi denilen yöntemle müdahale edilir. Eğer hastalık psikoterapiğe cevap vermeyecek kadar ileri seviyedeyse ilaç tedavisine başvurulur. Psikolog ya da psikiyatrla olan ilk görüşme tedavinin seyrine karar verecektir. Depresyonun ileriki safhalarında antidepresan adı verilen ilaçlar kullanılır ve bu ilaçlar vücuttaki bazı hormonların üzerinde etkisini göstermektedir.</p>
<p><strong><a href="https://www.kadın.net/depresyon/" target="_blank" rel="noopener">Depresyonda ilaç tedavisi</a></strong>yle eş zamanlı yürütülecek psikoterapi hastaların iyileşme sürecini ilerletmek ve daha az zaman kaybı sağlamakla birlikte stres faktörlerinin ortadan kalkmasına da yardımcı olacaktır. Tedavinin ilerleyen aşamalarında hislerdeki değişiklik hem kişi tarafından hem de bilimsel olarak fark edilecek derecede değişecektir. Uzmanlar depresyon tedavisi konusunda görüş birliğine sahipler. Tıpkı diğer hastalıklarda olduğu gibi depresyonda da erken müdahale önemlidir. Bu yüzden hiç zaman kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Başka kaynaktan bilgi:</strong></span></p>
<p><strong>DEPRESYON:</strong> Sık görülen ruh hastalığı. Baş­lıca belirtileri, çökmüş ve hüzünlü bir ruh­sal durum, rahatsız vücut, düzensiz uyku­dur. Bu hastalık dış etmenlere bağlı olan­lar ve herhangi bir görünür nedeni olma­yanlar (manik-depressif hastalık) biçimin­de ikiye ayrılırlar. Şok tedavisi, antidepresan verilmesi ve psikoterapi, genellikle ba­şarılı sonuç verir.</p>
<p><strong>Depresyon Hakkında Bilmedikleriniz</strong></p>
<p>Hormonal ve genetik anlamda bozukluk yaşayarak hiçbir şeyden zevk almamaya başlamak ve ruhsal anlamda çöküntü yaşama durumuna depresyon denir. Depresyona giren bireyler üzgün ve endişelidir. Olumlu olayları bile olumsuz olarak görür. Geçmiş onlar için büyük bir hatadan ibarettir.</p>
<p>Tüm bu durumları olayları düşünmek istemese bile zihninden bir an için çıkmaz. Gelecek onlar için karanlık ve umutsuz günlerden ibarettir. Kendini aciz ve hiçbir şeye gücü yetmeyecekmiş gibi hisseder. Hayat anlamsız bir şaka gibidir. Bu belirtilerin hepsi olabilir ama yinede buna depresyon diyemeyiz. Depresyon diyebilmemiz için bu durumun en az son iki haftadır devam ediyor olması gerekmektedir.</p>
<h4><strong>Depresyon Kendini Nasıl Belli Eder</strong></h4>
<p>Bireyde şu değişiklikler gözlemlenir:</p>
<ul>
<li>Önceki yaşamınızda zevk alarak yaptığınız işlerden veya uğraşlarınızdan mutluluk duymama,</li>
<li>Hızlı duygu değişiklikleri özelliklede hızlıca sinirlenme,</li>
<li>Üzgünlük ve çökkünlük hatta bitmişlik hali,</li>
<li>Az veya çok uyuma sürekli uykudan uyanma bu nedenle yorgun hissetme,</li>
<li>Konsantrasyon bozukluğu,</li>
<li>İşe yaramaz ve önemsiz bir insanmış gibi hissetmek,</li>
<li>Yorgunluk ve cinsel isteksizlik,</li>
<li>Ölümün çok cazip gelmesi,</li>
</ul>
<p>Tüm bunların yanında fiziksel alamda ve metabolik olaylarda askatlıklar sorun çıkması da depresyonun belirtileri içerisindedir. Çocuklarda tüm sayılanların üstüne bir de okul hayatındaki başarısızlık ve iletişim sorunu da kendisini gösterir. Arkadaşlarıyla konuşmaz ve içine kapanık aşırı sinirli bir çocuk haline gelir.</p>
<h4><strong>Depresyona Girilmesinin Nedenleri Nelerdir</strong></h4>
<p>Depresyona karşı yatkınlığı olan kişiler vardır. Normal olarak düşünülürse eğer insanların hayatlarında yaşamış oldukları bazı durumlar ve travmalar vardır. Sevdiğiniz birinin ani ölümü, evlilik sorunları, sorunlu bir çocukluk, maddi ve manevi sıkıntılar kişiyi depresyona sürükleyebilir. Ama bahsedildiği gibi bazı kişilerde yatkınlık vardır. Bu da genelde depresyon hastası olan kişilerin daha sonra ki kuşaklara bu rahatsızlığı aktarmasıyla oluşur.</p>
<p>Aynı zamanda geçirilen bazı rahatsızlıklarda bu hastalığı tetikler. Bunların başında beyin ve kalp hastalıkları gelir. Tiroid bezinde oluşan bir sorun da depresyona itecek duyguları yaşamanıza neden olabilir. Tüm bunların yanında bazı kişilik özellikleri vardır ki bu özelliğe sahip kişiler depresyona meyillidir. Örnek verecek olursak eğer çok duygusal ya da mükemmeliyetçi olan insanlar veya sıkıntılarını belli etmeyen insanların sorunlarını sürekli içine atması depresyona neden olabilir.</p>
<p><strong>Depresyon Türleri</strong></p>
<p>Herkes aynı şekilde depresyon hastalığına yakalanmaz. Kişiye ve bulunduğu çevreye göre bile değişir. İşte birkaç depresyon çeşidi:<br />
Tipik depresyon: iştah ve uykuda azalma görülür.<br />
Atipik depresyon: uykuda ve iştahta artma görülür. Tipik depresyonun tersidir. Enerjide azalma yorgunluk görülür.<br />
Mevsimsel tipte depresyon: mevsimsel olarak görülen bir depresyon halidir. Bahar aylarında yorgun hissetmek gibi.<br />
Melankolik tipte depresyon: çökkünlük, bitkinlik ve tatsızlıkla bir güne başlanır.</p>
<h5><strong>Depresyonda Yapılması Gerekenler Nelerdir</strong></h5>
<p>Saydığımız belirtiler sizde 15 günden fazla varsa depresyona girmiş olma ihtimaliniz vardır. Kendinizi aciz hissetmeyin emin olun ki sizin gibi depresyonda olan çok fazla insan var. Onlar sadece farkında değiller. Siz bir adım daha öndesiniz. Zor olacak ama gülmeye çalışın. Gülmenin verdiği pozitif enerjinin önemini zamanla kavrayacaksınız. Sosyalleşmeye çalışın.</p>
<p>En basitinden dışarıya çıkıp bir yürüyüş yapabilirsiniz. Bir süreliğine üzüntüden ve üzüntüyü doğuracak olan olaylardan uzak durun. İnsanların içine karışın. Onlara kendinizi gösterin varlığınızı belli edin. Belki de ihtiyacınız olan tek şey yeni bir uğraş veya yeni bir hobi edinmektir. Unutmayın ki toplumda herkes hayatında bir kere bile olsa muhakkak depresyona girmiştir.</p>
<h5><strong>Depresyon Tedavi Edilebilir Mi?</strong></h5>
<p>Uygun şartlar altında tedavi ve kontrol altına alınan depresyon tedavi edilebilir. Depresyon bir hastalıktır. Çeşitli uygulamalar ile bunun üstesinden gelebilirsiniz yeter ki bu durumdan kurtulmayı isteyin. Depresyondan kurtulan insan sayısı çok fazladır. Psikoterapi yöntemi hastalar üzerinde olumlu sonuçlar vermektedir. Bunu yanında bir psikolog veya psikiyatriste başvurmanız önemlidir.</p>
<p>Takviye olarak size antidepresan hapları verilebilir. Bu haplar sizin hormonlarınızı kontrol eder ve iyileşme sürecinizi hızlandırır. Bu tarzda bir tedaviyi kabul ettiğinizde zaman içerisinde hayata bakış açınızdaki olumluluğu ve gelecekte ki umutlu günleri fark edebileceksiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/depresyon/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vajinismus</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/vajinismus/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/vajinismus/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Demet Akturna]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Nov 2021 07:44:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[Ruhsal Hastalıklar - Sinir Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi Yöntemleri ve İncelemeler]]></category>
		<category><![CDATA[Z - Editörün Seçtikleri]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[terapi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=60</guid>

					<description><![CDATA[Vajinismus Hastalığı Nedir Nasıl Teşhis Edilir? Vajinismus vajen girişinde bulunan kasların istem dışında kasılması ve kadının hiçbir şekilde içeriye girmesine izin vermemesi durumudur. Kadının bu kasılmalara engel olamaması tamamen psikolojik bir durumdur. Bu nedenle çiftin jinekolog yerine bir psikoloğa gitmesi gereklidir. Kontrol dışı ve bilinç dışı kasılmalardır. Kaslarını kişinin serbest bırakması demek kendisini tamamen rahat [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #ff0000;">Vajinismus Hastalığı Nedir Nasıl Teşhis Edilir?</span></h2>
<p>Vajinismus vajen girişinde bulunan kasların istem dışında kasılması ve kadının hiçbir şekilde içeriye girmesine izin vermemesi durumudur. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net">Kadın</a>ın bu kasılmalara engel olamaması tamamen psikolojik bir durumdur. Bu nedenle çiftin jinekolog yerine bir psikoloğa gitmesi gereklidir. Kontrol dışı ve bilinç dışı kasılmalardır. Kaslarını kişinin serbest bırakması demek kendisini tamamen rahat bırakması ve cinselliği yaşamak istemesiyle alakalıdır. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/vajinismus/"><strong>Vajinismus</strong></a> çoğunlukla penise karşı olan korkuların neden olduğu bir durumdur.</p>
<p>Kadının kendi vajinasını ilk etapta tanıyıp kabul etmesi gereklidir. Daha sonra penis korkusunun ortadan kalkması gereklidir. Vajinismus penis korkusuyla oluşan bir cinsel fobi haline gelmiştir. Vajinismusun alt yapısında bulunan psikolojik sorunlar bir uzman yardımı ile belli bir sürede çözümlenebilmektedir. Psikolojik bir sorun olan vajinismus için jinekologların yapacağı bir yardım söz konusu değildir. Bu durumu yaşayan çiftlerin doğru bir uzman seçerek yardım alması gereklidir.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinismus-.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinismus--300x189.jpg" alt="Vajinismus" width="400" height="289" /></a></p>
<p><strong>Doğru bir uzman nasıl seçilir işte size kriterler..</strong></p>
<div> &#8211; Uzmanın <strong>cinsel terapi</strong> ve psikoloji eğitimleri almış olmasına dikkat edin ve psikolog yada psikiyatr olduğundan emin olmalısınız.</div>
<p>&#8211; Gittiğiniz uzmanın kesinlikle cinsel terapi eğitimi almış olması gereklidir.</p>
<p>&#8211; Hipnoz yöntemi uygulayan uzmanlarının eğitiminin nereden aldığı sorgulanmalı ve temelinde psikoloji olup olmadığı sorularak öğrenilmelidir.</p>
<p>&#8211; Size tek seansta kesin çözüm vadeden yerlerden uzak durmalısınız. Size garantili çözüm veya parmak uygulaması yaptırmıyoruz gibi bilimden uzak hin pazarlamacılık yapmak isteyenlerden uzak durun. insan ruh sağlığını tehdit eden bu yerlerin açtığı psikolojik travmalar sonradan düzeltilmesi zor işlere neden oluyor.</p>
<p>&#8211; Vajinismus için tedavi eden uzmanın psikolojik sorunlar için diğer gelen hastalara uyguladığı tarife sizin içinde geçelidir. Çok fazla istenen ücretlerde sorgulayın. Vajinismusun özel bir konu olduğunu ve bu nedenle yüksek fiyat olduğunu söyleyenlerin palavralarına inanmayın.</p>
<p>&#8211; Cinsel terapi iki kişinin arasında yaşanılan mahremiyete önem vermektedir. Çiftin yaşayacağı cinsel deneyimler her durumda özel olmalıdır. Bilime yakışan çiftin cinsel yaşamanı kendi özelinde yaşamasıdır. Size farklı uygulamalar yapmak isteyenlerin etik dışı davranış sergilediğinin farkına varmalısınız ve buna müsade etmemelisiniz. Böyle bir uygulama travmatize edicidir.</p>
<h3>Vajinismus Nedenleri (Sebepleri) Nelerdir?</h3>
<p>Vajinismus yaşayan kişilerin üniversite mezunlarında lise ve ilkokul mezunlarına kıyasla daha sık görülen cinsel işlev bozukluğudur. Tıp fakülteleri de dahil olmak üzere hiçbir üniversitenin eğitim programında cinsel eğitim dersleri yoktur. Ailenin rahat olması veya üniversite okumak alınması gereken cinsel eğitim çoğunlukta mümkün değildir. Vajinismus&#8217;un asıl bilinç altında çocuklukta verilmeyen cinsel eğitim ve kulak dolma saçma sapan hurafeler <a href="https://www.kadın.net/cinsel-saglik-kadin-cinsel-islev-bozuklugu/" target="_blank" rel="noopener">kadın cinsel işlev bozuklukları</a>na neden olmaktadır. Yanlış ve abartılı anlatılan bazı hikayelerde genç kızlarda veya çocuklarda cinsellik bilinç altına oldukça kötü ve zor bir durum olarak çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinusmusun-Temelinde-Yatanlar.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinusmusun-Temelinde-Yatanlar-210x300.jpg" alt="Vajinusmusun Temelinde Yatanlar" width="272" height="389" /></a><br />
Özelliklede kadınların çocukların yanında onlara belli etmeden saçma sapan cinsellik konuşmaları yapmalarıda doğru değildir. İki komşu veya arkadaş eskiden bir araya geldiği zaman eşleriyle yaşadıkları cinsel ilişkileri konuşmaları ve birde çocukların duymaması için sesin kısılması durumları çok yanlıştır. Zaten burada en başta yapılan yanlış cinsellik bir mahremiyettir ve kimseyle konuşulmaması gereklidir. Herhangi bir sorun yaşayan kadının sadece uzmana giderek durumunu anlatması gereklidir. Komşunuz veya arkadaşanız jinekolog veya psikolog ise zaten böyle bir konuşmayı muayenehanesinde yapacağınızı düşünüyoruz. Yeni nesil aslında çocukları için daha özverili ve çocuklarının psikolojisini düşünerek daha doğru hareket ediyor.</p>
<p>Çocukların  henüz hiç bir şey bilmediğini unutmayın ve yanlarında uygunsuz yatak hikayeleriniz anlatmayın. Çocuk onun içinden çıkardığını bilinçaltına yerleştirir. Unutmayın ki sessiz konuştuğunuz şeyleride çocukların duyması ve ilgisini çekmesi için yeterli olacaktır. Yapılan yanlış konuşmalar ve uydurma hikayelerle vaktini boşa geçirmeyin ve bilinçli bir toplum olmak için kendinizi geliştirmeye çalışın. İyi ebeveyn olabilmek çocuğunun duymaması gereken konuşmaları yanında yapılmasına engel olur ve onu doğru bilinçlenmesi için yardımcı olur.</p>
<h3>Vajinismus Tedavisi Var mıdır? Evde Vajinismus Tedavi Edilebilir mi?</h3>
<p>Vajinismus tedavi süresi ve neler yapıldığına dair sorulan sorulara yönelik hazırladığımız makale sizi bilgilendirmeye yardımcı olacaktır. Böyle bir sorun yaşıyorsanız veya yaşamaktan korkuyorsanız zaman kaybetmeden uzmana gidip yardım almanız gereklidir. Cinsel terapi seansları eşler birlikteyken yapılır.</p>
<p>Cinsellik, cinsel yaşamda duyuların ve iletişimin önemi, vajinismus sorunu yaşayan kadınların ve erkeklerin yanlış inançları, kontrolsüz kasılmaların nasıl olduğu, vajinismus tedavi teknikleri, cinsel anatomi ve fizyoloji bilgisi ile birlikte zihni olumluya programlamanın önemi nasıldır gibi konular çalışılır. Tedavi süresinde bilinçsel ve davranışçı teknikler kullanılarak yardımcı olunur. Kadının cinsellik korkularıyla ve bu korkular nedeniyle cinsellikten kaçması gibi sorunların giderilmesi yönünde çalışmalar yapılır. Cinsel terapi sürecinde kadının gizli kalmış ve çözemediği kaygılarıyla baş etmesi konusunda yardımcı olunur.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinismus-Tedavisi.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinismus-Tedavisi-300x214.jpg" alt="Vajinismus Tedavisi" width="400" height="314" /></a></p>
<p>Bu kaygıların giderilmesiyle kadının cinselliğe karşı oluşturduğu fobiyle baş etmesiyle cinselliğe yaklaşarak tam olarak başarmaya doğru ilerler. Cinsellikte yaşanılan vajinismus kadının penise karşı yaşadığı tedirginlik cinsel fobi haline gelmekte ve ilişkide zihnin tamamen kasları yöneterek kasılmalara neden olur.</p>
<p>Kadının istem dışı yaşadığı bilinçaltı korkuların çözümlenmesi ve kadının bu korkusuyla baş etmeyi öğrenmesi gereklidir. Bu süreci çiftler kendi başlarına yapamazlar ve işler daha güç bir hal almadan doğru bir uzmandan yardım alınması gereklidir. Vajinismus tedavisinde seanslar kadının tedaviye cevap vermesine göre değişiklik gösterir.Bu seansların ortalama 4-8 seans arasında cinsel işlev bozukluğunun yada başka psikolojik sorunların düzeltilmesine yönelik yapılan tedavilere göre daha kısa sürede sorun çözüme ulaşmaktadır.</p>
<p>Vajinismus sorunu için uzman yardımı alan çiftler cinsel ilişkiye girebilmeyi başarmalarının yanı sıra doğru cinsellik yaşamayı, cinsellikten sevk alınmasını ve keyif alınmasınıda sağlar. Vajinismus sorunu çözümlenme aşamasında çiftlerin birbirlerine olan dayanışmasıda gözle görülür oranda yükselir. Vajinismus tedavisinde çiftler cinsel birleşmeye ulaşırken bu cinsel birleşmenin meydana getirdiği hazzı ve doyuma nasıl ulaşacaklarının yollarınıda öğrenmiş ve kendilerini keşfetmiş olurlar.</p>
<p>Cinsel eğitim bu alanda oldukça önemlidir. Çiftlerin vajinismus sorunu yaşaması önemli değildir her hangi bir sorun olmadanda doğru cinsellik için uzman yardımı alınması gereklidir. Erkeklerin bu konuda uyumlu olmayacağı bilinsede eşini seven ve onunda zevk aldığından emin olmak isteyen herkesin mutlaka bir kaç seans cinsel terapi alması iyi olacaktır.</p>
<h4>Vajinismus Tedavisine Çift Olarak Başvurmak Önemli mi</h4>
<p>Kadınların tamamen kendilerini suçladıkları vajinismus tedavisinde sorun benim sorunum eşim neden terapiye geliyor diye sorgulamasıdır. Bu soru her vajinismus tedavisi için gelen kadının sorusudur. Bu sorunun cevabı çok nettir. Cinsel ilişki terapisi mutlaka eşle yapılmalıdır. Bu bilimsel ve evrensel bir kuraldır. En kısa sürede en iyi sonucu almak için eşle terapinin yapılması şarttır. Tedavinin en iyi sonuçları birbirine destek olan çiftlerin birlikte adım atarak yapılan girişimin en iyi sonucu vermesini sağlıyor. Çiftlerin vajinismus yaşamasındaki sebep her ne olursa olsun tarafların birbirini suçlamaması ve sadece birbirlerine destek olması en iyi ve en doğru sonuca ulaşılmasına yardımcı olur.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinismus-Tedavisinde-Çift-Olunmasının-Önemi.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinismus-Tedavisinde-Çift-Olunmasının-Önemi-300x200.jpg" alt="Happy couple" width="400" height="300" /></a></p>
<p>Vajinismus tedavisinde çiftler hem sorunlarını çözerken hemde kendilerini tanıma ve cinsellikten zevk alma yollarını keşfetmiş olurlar. Doğru bir cinsel ilişki yaşayabilmeleri için sorun terapi sırasında çözülürken ileride yaşayacakları cinsel hayatlarınıda olumlu etkilemekte. Cinselliğin karşılıklı ulaşılan doyum ve haz olduğunu çiftler daha iyi anlıyor ve ilişki daha <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a>lı olarak yaşanıyor. bu nedenle çiftlerin birlikte terapiye katılması çok önemlidir. Vajinismus sorunu yaşayan kadınların sorunu tamamen psikolojik olup doğru bir uzmandan destek alındığı zaman çok iyi sonuçlar elde edilebilmektedir.</p>
<p>Vajinismus tedavi edilmesi zor bir hastalık değildir. Diğer psikolojik rahatsızlıklara ve cinsel işlev bozukluklarına göre daha kısa sürede çözümlenmektedir. Ortalama 4-8 seans süren tedavinin ücreti diğer psikolojik desteklerden farksız değildir. Bu nedenle sizden fahiş fiyatlar isteyen yerleri sorgulayın. Size durumunuzun özel olduğunu bu nedenle çok yüksek fiyatı olduğunu söyleyenlere sakın inanmayın. Normal psikolojik sorunlar nasıl ücretlendiriliyorsa bu tedavide de aynı ücret alınmaktadır. Vajinismus sorunu yaşayan kadınların eşlerinin desteğine ve sevgisine ihtiyacı olacaktır. Sevgi ve ilgi gören bir kadın bütün sorunların üstesinden gelecektir.</p>
<p><strong>Vajinismus tedavi süresi</strong>nce çiftlerin birbirlerine olan desteği aralarındaki bağın kuvvetlenmesine yardımcı olmaktadır. Çiftlerin birbirlerine daha sıkı sarılmasına yardımcı olur. Aile mahremiyeti söz konusu olduğu için sadece çift özel hayatını kendi içinde yaşamalıdır. Böyle bir sorun yaşayan çift ailede psikolog yok ise kimseye bu durumdan bahsetmeyebilir ve çiftler birbirlerine destek olarak sorunun üstesinden gelebilirler. Uzman yardımı alındığı zamanda aile mahremiyeti cinsel birleşme sadece çiftin özelinde olmalı ve kimse buna şahit olmamalıdır. Uzmanların böyle bir öneri sunması etik olarak doğru değildir böyle bir uygulamayı kesinlikle kabul etmemelisiniz.</p>
<h4>Vajinismus Tedavi Edilmeden Gebe (Hamile) Kalınır mı? Kalınırsa Ne Olur</h4>
<div>Vajinismus tedavisini olmadan anne sahibi olmak isteyenleri kesinlikle zor bir süreç beklemektedir. Aşılama veya tüp bebek tedavisi uygulanarak yapılan operasyonlarda hem maliyetli hemde oldukça meşakkatli bir iştir. Cinsel ilişki olmadığı zaman anne olma olasılığı oldukça güçleşir. Aile olabilmek birlikte eşle bir hayatı paylaşmak için cinsellik olmazsa olmazlardandır. Cinsellik sadece erkeğin ihtiyacı değil karşılıklı giderilmesi gereken bir ihtiyaçtır. Uzun süre yaşanılmayan cinsel ilişkiden sonra çiftlerin arasında sorunlar oluşmaya başlar ve eşler birbirine karşı sabırsız ve anlayışsız olabilirler. Bu durumda çok çok normal karşılanmalı cinsel birleşme çiftleri birbirine yakınlaştırır ve bağlar.</div>
<div></div>
<div><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinimus-Çözülmeden-Gebe-Kalmak.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft" title="Vajinimus nedenleri sebepleri tedavisi" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinimus-Çözülmeden-Gebe-Kalmak-300x203.jpg" alt="Vajinimus nedenleri sebepleri tedavisi" width="400" height="303" /></a></div>
<div></div>
<div>İki kişi arasında kurulan en önemli bağdır. Cinsellik yaşamadan hakkında duyulan hurafe şeyler kadınların cinsellikten uzak kalmasına neden olmaktadır. Bu  gibi durumlarda gözü açık olunmalı ve dünyadaki en büyük zevklerden olan cinsel birleşmeyi ertelememeli ve ondan korkmalıdır.</div>
<div></div>
<div>Kadınların psikolojik bir yardım alması ve bununla birlikte kendisinin kendi vücuduyla barışması, tanıması gereklidir. Cinsel birleşme olmadan çocuk sahibi olmak çok yanlış bir durumdur. Sadece çocuk yapmak için evlilik olmaz. Sağlıklı evlilik için doğru ve sağlıklı cinsellik şarttır. Ciddi hastalıklar ve cinsel birleşmeye engel özür olan durumlarda aşk ve sevgi çiftleri birbirlerine bağlamak için yeterli olacaktır. Sadece psikolojik bir durumdan ve korkulardan dolayı cinselliğin yaşanmaması üzücü bir durumdur.</div>
<div></div>
<div>Kadınlar gerçek ve doğru cinselliği yaşadıkları zaman eşine hiçbir zaman karşı koymayacak ve hatta kadın sürekli isteyen taraf olacaktır. Burda önemli olan kadının zevk alacağını bilmesidir. 4-8 seansta çözülecek vajinismus sorununu düzeltmek için yıllarınızı geçirmeden uzman yardımı alın. Vajinismus tedavi edilmeden gebe kalmak isteyenlere uygulanacak olan tüp bebek veya aşılama tedavisinin maliyeti ve süresi düşünüldüğü zaman sağlıklı bir yaşam için cinsel işlev bozukluklarının tedavi edilmesi daha doğrudur. Belki yıllarca sürecek bir tedavi olan tüp bebek tedavisi sonucunda gebe kalma durumuda kesin değildir. Vajinismus tedavi süresi çok zor ve meşakkatli görülsede bir o kadar kolay ve kısa sürede çözülür. Kendinizi daha iyi hissetmek için suçluluk psikolojisinden çıkmak için mutlaka yardım alın ve yardım almakta geç kalmayın.</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/vajinismus/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bulantı</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/bulanti/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/bulanti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Demet Akturna]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2021 22:47:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mide Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Sindirim Sistemi ve Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/bulanti/</guid>

					<description><![CDATA[Bulantı nedir ve neden olur öncelikle bunu açıklayalım. Bulantı midede bulunan besinlerin aniden dışarı çıkarılma ihtiyacı hissedilmesi olayıdır. Bulantı kusma ile karıştırılmamalıdır. Mide bulantısında herhangi bir şekilde midede boşaltım olmaz bu durum sadece kusma esnasında gerçekleşmektedir. Fakat genel olarak bulantı beraberinde kusmayı da getirmektedir yani birini diğerinden eksik bir şekilde düşünemeyiz. Vücudumuz öyle bir yapıya [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/bulanti/"><strong>Bulantı nedir ve neden olur</strong></a> öncelikle bunu açıklayalım. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/bulanti/">Bulantı</a> midede bulunan besinlerin aniden dışarı çıkarılma ihtiyacı hissedilmesi olayıdır. Bulantı kusma ile karıştırılmamalıdır. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/bulanti/">Mide bulantısı</a>nda herhangi bir şekilde midede boşaltım olmaz bu durum sadece kusma esnasında gerçekleşmektedir. Fakat genel olarak bulantı beraberinde kusmayı da getirmektedir yani birini diğerinden eksik bir şekilde düşünemeyiz. Vücudumuz öyle bir yapıya sahiptir ki dışarıdan gelen tüm zararlı maddeleri önlem olması için dışarı atma ihtiyacı duyar örneğin burundan giren bir zararlı madde hapşırma ile <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/oksuruk/">öksürük</a> sayesinde akciğerlerden uzaklaştırma ishal ile bağırsaklardan atılma mideden atılma şekli ise <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/kusma/"><strong>kusma</strong></a> olarak belirlenmiştir.</p>
<p><strong>Mide Bulantısı Nedenleri Nelerdir</strong></p>
<p>Burada mühim bir durum vardır bulantı beynin sapındaki bir merkezden kontrol edilmektedir. Bu kontrol merkezi ağız mide bağırsak ve kan dolaşımındaki ilaçlar ile enfeksiyonlardan denge organımız olan kulaklardan tutunda beyinden gelen tüm uyarılara yanıt vermektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kontrol merkezi solunum ve karın kasları sayesinde mide ve bağırsaklara yeni yeni komutlar gönderir. Yani bir bakıma kusma sırasında midenin fazla bir görevi yoktur. Beyinin sapındaki merkezden alınan komut sayesinde kusma işlemi gerçekleşmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="alignright" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/04/bulanti-1.jpg" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Mide Bulantısı Belirtileri</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bulantı durumunu neredeyse herkes kendisi anlayabilir yani bunun için bir doktora gitmeye gerek yoktur teşhis şekli bellidir.</p>
<p><em>Midede bir hareketlenme var ise</em><br />
<em>Ağız salgısında azalma var ise</em><br />
<em>İnce bağırsak hareketlerinde herhangi bir değişiklik olmuş ise</em><br />
<em>Ciltte solukluk</em><br />
<em>Aşırı ve birden terleme</em><br />
<em>Tükürük artışı</em><br />
<em>Nabız azalması</em></p>
<p style="text-align: justify;">Bu yukarıda saydığımız 7 madde doğrultusunda kendiniz evinizde bulantı teşhisini koyabilirsiniz. Ancak bu noktadan sonra kusma başlamışsa ve de durmadan veya artarak devam ediyorsa mutlaka doktora başvurmalısınız. Çünkü bu durumlarda klinik bulgular gerekebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Örneğin ciddi bir şekilde sıvı kaybı olacaktır. Yemek borunuz yırtılmış olabilmektedir asit baz dengesinde bozulmalar olabilir uzun süreli açlık ve beslenme değişikliği olabilir diş rahatsızlıkları olabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Daha da ilerisi bilinç kaybına neden olabilir tansiyonu düşürebilir kusmanın akciğerlere kaçması durumunda solunum güçlüğü ortaya çıkabilir. Kısacası bulantı ve de kusma bir hastalık değildir fakat bir hastalığın belirtisi olabilmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/bulanti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fue Saç Ekimi</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/fue-sac-ekimi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/fue-sac-ekimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 Jul 2021 09:30:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Saç Estetiği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=13563</guid>

					<description><![CDATA[Fue saç ekim yöntemi, herhangi bir kesi yapılmadan saç adalarının tek tek alınarak uygulanması yöntemidir. Fue saç ekim yönteminde saçlı derinin üzerinden 1 mm den daha ufak çaıpı olan cihazlarla saç adalarının yuvarlak biçimde alınmasıdır. Fue motoru olara tabir edilen bu saç ekim yöntemini önceki saç ekim metotlarından ayıran en büyük etken uzmanın folliküler üniteyi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Fue saç ekim</strong></span> yöntemi, herhangi bir kesi yapılmadan saç adalarının tek tek alınarak uygulanması yöntemidir.<br />
Fue saç ekim yönteminde saçlı derinin üzerinden 1 mm den daha ufak çaıpı olan cihazlarla saç adalarının yuvarlak biçimde alınmasıdır. Fue motoru olara tabir edilen bu saç ekim yöntemini önceki saç ekim metotlarından ayıran en büyük etken uzmanın folliküler üniteyi manueş sistemle çıkarmak zorunda olmayışıdır. Eski saç ekim yöntemi ile fue saç ekim yönteminin temel mantığı aslında aynıdır. Sadece fue saç ekim yönteminde ciddi bir zaman kazancı söz konusudur. Bunun yanında fue saç ekim yönteminin bir diğer avantajı ise doku derinliği <strong>fue</strong> motorunun sayesinde gerekli olan standart sağlanarak doku derinliğinin kontrol edilmesi mecburiyetini ortadan kaldırmasıdır. Ayrıca çoklu saç köklerinin parçalanma riskinin daha az olacak şekilde uygulanabilmesi fue saç ekim sistemlerinin avantajlarından biridir.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/07/fue-saç-ekimi-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-13564 " src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/07/fue-saç-ekimi-1.jpg" alt="fue saç ekimi" width="357" height="225" /></a><br />
<strong>Fue saç ekim yöntemi</strong> kesinlikle alanında uzman kişiler tarafından yapılmalıdır. Zira detaylı bir çalışma gerektiren <a title="Fue Saç Ekimi" href="https://www.xn--kadn-nza.net/fue-sac-ekimi/">fue saç ekimi</a>, saçın çıkış yönüne dikkat edilmesi, alınmış olan saç kökünün hiç bekletilmeden hemen gerekli olan saçsız bölgeye nakledilmesi gerekir. Saç ekimi öncesinde ve sonrasında yapılması gerekenlerin, hastanın uyması gereken noktaların hastaya detaylı şekilde anlatılması gerekir.  <a title="Fue Saç Ekimi" href="https://www.xn--kadn-nza.net/fue-sac-ekimi/">Fue saç  ekim yöntemi</a> oldukça tıbbi donanım gerektiren bir saç ekim işlemi olduğu için yapılacak olan saç ekim merkezinin çok araştırılarak seçilmesi gerekir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong><a title="Fue saç ekimi sonrası yapılacak olanlar" href="https://www.xn--kadn-nza.net/fue-sac-ekimi/">Fue saç ekimi sonrası yapılacak olanlar</a></strong></span><br />
Fue saç ekimi için gelen hasta eğer yurt dışından gelmiş ve otelde kalmak yerine hastanede kalmak istiyorsa bir gece hastanede hasta misafir edilebilir. Onun dışında normal şartlarda fue saç ekim yöntemi sonrası hastanın hastanede kalmasına gerek yoktur ve aynı gün taburcu edilir.  Fue saç ekiminin hemen akabinde bölgeye özel bir tür sargı sarılır ve bu şekilde saç ekilen bölgenin dış temaslarla bağlantısı kesilir.<br />
Fue saç ekimi sonrası istenilen başarıya ulaşılması için operasyon günü ve ertesi günü hastanın dışarı çıkmaması ve evde dinlenmesi çok önemlidir. Hastanın başını öne eğmeden hareket etmesi, yorucu beden gücü gerektiren işlerden uzak durması mümkünse yatak istirahati yapması gerekir.<br />
Fue saç ekimini sonra ilk saç yıkama işleminin hastanede veya klinikte uzmanlar tarafından kontrol edilip akabinde yapılması gerekir. Fue saç ekiminin ardından en erken 1 gün en geç 3 gün içinde saçın yıkanması gerekir. Saç yıkanmadan önce saç ekiminin yapıldığı alan bir miktar yumuşatıcı bir losyon dökülmeli ve ortalama 45 dakika bekletilmelidir. Bu yumuşatıcı losyon kurumuş olan kanları yumuşatır. Ardından ılık su ile iyice yıkanmalı ve losyondan kafa iyice arındırılmalı. Hemen akabinde özel medikal şampuanlarından biriyle bastırmadan nazikçe köpürterek baş yıkanır. Yıkama esnasında asla tırnak kullanılmaması, parmak uçları ile nazik hareketler yaparak yıkanması gerekir. Saç yıkama bittikten sonra yine hiç ovalamadan çok nazik bir şekilde kağıt havlu ile kurulanmalıdır. Her gün bu şekilde yıkama işlemi tekrarlanmalı ve ortalama 10 gün sonra fue saç ekimi yapılan bölgede kabuklanma, toru, kurumuş olan kanlar kalmamalıdır. Gün içinde birden fazla kez saç yıkanmamalı ve şampuanlanmamalıdır.<br />
<a title="Fue yönteminden sonra saçların çıkma süreci" href="https://www.xn--kadn-nza.net/fue-sac-ekimi/"><span style="color: #ff0000;"><strong>Fue yönteminden sonra saçların çıkma süreci:</strong></span></a><br />
Fue saç ekimi operasyonunun ardından ilk 3 hafta içinde saç kökleri saç derisi altında kalacak şekilde bir etap saç dökülmesi yaşanır. Bu saç dökülmesinden çok saç kırılması olarak tabir edilebilir. Saç ekiminin ardından ortalama 3 ay sonra yeni saçlar çıkmaya başlar. Hemen hemen her gün yeni saçlar kısım kısım çıkmaya başladığı için görüntü <a title="Saç Estetiği" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/estetik/sac-estetigi/">saç estetiği</a> bakımından oldukça doğal ve abartısızdır. Ortalama tüm süreç en geç 8 ila 10 ay arasında tamamlanır ve fue yöntemi ile yapılan saç ekimi yöntemi <a title="Estetik" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/estetik/">estetik</a> açısından en başarılı şekilde tamamlanmış olur.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/fue-sac-ekimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nefes Darlığı</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/nefes-darligi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/nefes-darligi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Sep 2019 14:12:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Solunum Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Solunum Sistemi ve Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=13319</guid>

					<description><![CDATA[Nefes darlığı, burundan nefes almayı zorlaştıran ve burunda eğriliğe sebep olan bir problemdir.  Burunun orta bölmesi olan septum adı verilen yapının eğri olmasıdır. Septum eğrilikleri, nadir olarak doğuştan olabileceği gibi ,sonradan da oluşabilir. Burunda özellikle de tek taraflı tıkanıklıklar, zaman içerisinde burun deliklerinin simetrisini de bozmakta ve asimetrik burun delikleri meydana gelebilmektedir. Bazı durumlarda da nefes [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nefes darlığı, burundan nefes almayı zorlaştıran ve burunda eğriliğe sebep olan bir problemdir.  Burunun orta bölmesi olan septum adı verilen yapının eğri olmasıdır. Septum eğrilikleri, nadir olarak doğuştan olabileceği gibi ,sonradan da oluşabilir. Burunda özellikle de tek taraflı tıkanıklıklar, zaman içerisinde burun deliklerinin simetrisini de bozmakta ve asimetrik burun delikleri meydana gelebilmektedir. Bazı durumlarda da nefes alma problemleri estetik rhinoplasti ameliyatlarından sonra oluşabilir. İhtiyaca göre revizyon ameliyatları yapılarak bu sorun giderilmeye çalışılır.  Septumdaki  eğrilikler dışarıdan anlaşılabileceği gibi, kimi zamanda ilerki dönemlerde burun içi mukoza yapılarında birleşiklik meydana gelebilir. Bu da nefes almada yarattığı problem nedeniyle bir cerrahi işlemle halledilmesi gerekmektedir.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/05/nesefes-darlığı2-1.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-13321 alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/05/nesefes-darlığı2-1.png" alt="nesefes darlığı2" width="277" height="182" /></a>Septorinoplasti ameliyatında <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/estetik/burun-estetigi/">burun estetiği</a> ile birlikte <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/nefes-darligi/">nefes darlığı</a> problemi de  giderildiği için; 18 yaşından itibaren ameliyat yapılabilir. Nefes alma durumu ve burun iç yapılarını değerlendirmek için hastaya endoskopik muayenesi yapılır. Hastanın fotoğrafları çekilerek bilgisayar üzerinde ameliyat sonrası oluşacak olası burun şekli gösterilir. Bazı hastalarda ek tetkikler  ve konsültasyonlarda yapılması istenilebilir.</p>
<p><strong>Ameliyat tekniği;</strong> burundan nefes alma problemlerini çözmeye hedefli müdahaleler (septoplasti ) ile birlikte estetik amaçlı olarak da burun kemeri düzeltilir, boyutu değiştirilebilir, burun ucu şekillendirilebilir,  burun delikleri küçültülüp simetrik hale getirilebilir. Burun içindeki kesiler kendiliğinden eriyen iplerle kapatılır. Burun dışına özel bantlar yapıştırılır ve bir hafta kalacak plastik atel yerleştirilerek yapılır.</p>
<p>Ameliyat sonrası verdiği rahatsızlıktan dolayı tampon kullanılmaz. Ameliyat süresi ve anestezi türü, ortalama 2-2,5 saat sürer. Ameliyat sonrası iyileşme,  ameliyat sonrası ilk gün yüze buz uygulama ve basit ağrı kesici ilaçlar hastadaki ağrıyı azaltır. Hasta 1 gece hastanede kalıp ertesi gün eve dönebilir. En fazla ameliyattan 2-3 gün sonra görülen hafif bir ödem  ve morluk oluşabilir, bu da sonraki günlerde azalacaktır. İyileşme döneminizde, yüzünüzde özellikle üst dudakta, burun ucunda şişlikler ve uyuşukluklar olabilir, bunlar zaman içinde gerileme gösterecektir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Ziyaretçilerimizden Seçtiğimiz Yorumlar:</strong></span></p>
<p><strong>Fatma:</strong> merhaba.ben 30 yaşındayım 5 seneden beri derin nefes alamıyorum sadece esnerken derin nefes alabiliyorum ve sürekli esneme ihtiyacı duyuyorum.ve boğazıma sanki biri sıkıca tutuyormuş gibi hissediyorm boğuluyormuş gibi oluyorm. doktora gittim astım dedi ilaç kullanıyorm ama değişen bişe yok.ne yapmalıyım başka doktora mı gitsem bilmiyorum yardımcı olursaız sevinirim.</p>
<p><strong>Şuayip:</strong> iyi günler, ben de nefes alırken ve nefes alırken kendimi zorluyorum, sanki nefes alıp verme otomatik olarak olmuyor ben yapmaya çalışıyorum. nefes darlığı çekiyorum ama nefes alıp vermeyi ben zorluyorum gibi. bir de en önemlisi gün içinde ara ara tükürdüğümde kanlı tükürüyorum. mide için tetkik te yaptırdım, orada da bişey çıkmadı. acaba kalptemi sorun?. uyuyunca sorun kalmıyor uyanık olduğumda oluyor.strese bağlı karın kaslarımın kasılıyor. öksürük yok, fazla terliyorum bu arada. akciğer tetkikleri yaptırdım bir şey çıkmadı. acaba nasıl bir tedaviye ihtiyacım var?</p>
<p><strong>Okan:</strong> merhaba benimde yutkunma sorunum vardı. çok takıntı yapmıştım. insanlar arasında yutkunamıyorum. gerçekten benimde çok kilo kaybım olmuştu. bir utangçlık gibi hissediyordum yutkunmayı.yukardaki iki arkadaşın psikolojisini anlayabiliyorum.benim onlara önerim takıntı yapmasınlar. ve toplumdan uzak kalmasınlar. şuan düşünüyorumda ne kadar çok kasıntı yapmışım. olay sadece kasıntı yapmak. bir doktordan tedavi almaktan çok. bir psikoloji doktoruna danışmalarını tavsiye ederim.</p>
<p><strong>Seren:</strong> Burda tüm yazdıklarınızı okudum.%89’unuzun ki psikolojik.Bir doktora görünün bence.Bende de 7 senedir panik atak var ve anlattıklarınızın aynısını şu anda bile! yaşıyorum.Aslında bi ….. içsem yarım saate geçecek ama…… bağımlısı olmak istemiyorum. Bir psikiyatra görünmelisiniz bence-ciğerlerinizi gösterip temiz olduğunu öğrenip mental olarak rahatlayınca tabi.</p>
<p><strong>Nebahat:</strong> merhaba arkadaşlar ben 23 yaşındayım kendimi bildim bileli bu sorunu yaşıyorum her durumda olabiliyor önce nefesim kesiliyor hissi sonra sesli rahatsız edici bir şekilde nefes alma yine geçmezse esneme… inanın bunun dünya üstünde sadece bende olduğunu düşünüyordum ama demek ki öyle değilmiş nasıl geçecek bilmiyorum.</p>
<p><strong>Mustafa:</strong> Esneme ihtiyacı veya derin nefes alma ihtiyacı hissetmenin NEDENİ : Tamamı ile bu sorunun iki bileşeni var : Kilo + Kaygı/stress. Özellikle siz hissetmesenizde vucüt kilo vermeye başladığında ve uzun vadeli olarak (1-2 hafta) içerisinde stress veya kaygılı bir dönemde iseniz bu sorun ortaya çıkıyor. Nefes alma ihtiyacı kesinlikle ciğerlerle ilgili değil. Diyafram ile ilgili..Uzun süre spor yapmıyorsanız ve bir anda vücuda yükleniyorsanız – Örneğin 6 ay boyunca hiçbir şey yapmayıp 1 hafta veya 10 gün boyunca bir anda her gün çok fazla yürümeye/koşmaya başlamak gibi – diyafram kafayı yiyor. Fark ederseniz derin nefesi bu durumda ciğerlerinize değil karın bölgesine almaya çalışıyorsunuzdur. Panik yapmaya gerek yok. Vücut bu ritme kendisini alıştırdığında kendiliğinden sorun ortadan kalkıyor.</p>
<p><strong>Ali:</strong> merhaba ben geceleri uyurken arada bir düz yattığımda tıkanıyorum uyandığım zaman ağzımın içinde zehir gibi az bir su oluşuyor.bazende gırtlağımda yırtılma oluşuyor o suyla birlikte hafif kan geliyor.sigara içiyorum.</p>
<p><strong>Necla:</strong> bende de böyle bir şey olmuştu genellikle ya panik atak yada b12 vitamini eksikliği vardır demektir eğer panik atak varsa kendinizi sakinleştirin nefes alamayacağım demeyin nefes alırken normal nefes alıyomuş gibi hissedin panik böylece atağınız geçer fakat b12 eksikliği varsa salatalık , havuç , et ,süt , balık b12 vitamini eksikliğine yardımcı olur.</p>
<p><strong>İbrahim:</strong> Arkadaşlar benimde nefes darlığı sıkıntım vardı üç gün oldu kbb doktoruna gittim kardiyoloji Dr a yönlendirdi sırtımı dinledi öldürmemi istedi felan göğüsten dinledi sıkıntım yoktu ama nefes darlığım vardı bademcik ameliyatı olmuştum 11. Gün önce ardından bu başladı verdiği ilaçlar birinci gün etki etti nefesim yüzde 50 oranında düzeldi bende nefes alırken göğüste hırıltı ses filan yok .şükür biraz daha iyiyim.</p>
<p><strong>Emre</strong>: nefes alıp verirken derin nefes alma isteği duyuyorum.bazen alabiliyorum bazen yarıda kesiliyorum.Bazı dönemlerde ise karın bölgemde göğüs bölgemde sancılanmalar oluyor.Bunun nedeni ne olabilir.hangi bölüme görünmem gerekir.</p>
<p><strong>Ertan:</strong> Selam bu yazılanların hepsi bende de var arkadaslar bundan en az 10-12 yıl önce başladı.İlk zamanlar bu kadar zorlanmıyordum ama artık yasım gereği sanıyorum iyice zorlanıyorum.sabahları kalktığımda hiçbir şey hissetmiyorum, ama günün ilerleyen saatlerinde sıkıntılarım artmaya başlıyor ve esnemeden nefes alamaz duruma geliyorum. Birçok doktora gıttım filmler çekildi. Ciğerlerimde bir sorun olmadığı söylendi efor testlerine girdim solunum testi yapıldı ama bir sonuç çıkmadı ve en son psikolojik denildi birkaç sakinleştirici hap verildi ama onlarında pek bir faydasını göremedim su an sadece uyuyabilmek için 0.5 mg …. kullanıyorum ama onunda tehlikeli olduğunu söylüyorlar ne yapacağımı bilemiyorum.</p>
<p><strong>Servet:</strong> Merhaba ben devamlı esnemek istiyorum bazende o esnemeyi yapamıyorum bu yaklaşık 1 haftadır böyle simdi ise her iki nefesin birinde esnemeye çalışıyorum yapamıyorum denizde oldugum icin tedavi olamıyorum kalbim sıkışıyor.</p>
<p><strong>Ahmet:</strong> Rahatsiz olan herkeze allah sifalar versin. yaklasik 1 senedir nefes darligi yasiyorum. gitmedigim doktor kalmadi son iki ayda yutdugum hap veya aldigim ilacin hatdi hesabi yok. Ayrica buna baglantili karnimin sag tarafinda cok kötü sanci olusuyor bundan dolayi üc defa hastahaneye kaldirildim. Bana denen safra kesesinde tas oldugundan nefes darligi oluyor.</p>
<p><strong>Zeki:</strong> 65 yaşındayım. Bundan 45 yıl önce Trabzon’da bir otel odasında duş alarak yatmıştım. Hatırladığım kadarı ile odanın camını da açık bırakmıştım. Sabahleyin uyandığımda nefes alıp vermekte çok anormal derecede rahatsızlık yaşadım. Ertesi günü Ankara’da bir doktora gittim. Dr. sırtımın çeşitli yerlerinden iğne yaptı. İğneye bağlı olarak mı bilemiyorum iyi olmuştum. Bir yıl önce zatürre başlangıcı geçirdim. İyiydim. Yaklaşık bir ay önce havaların soğuk olması münasebetiyle yatak odasının kapısını da kapatarak uyumuştum. Şimdi bir aydır nefes alıp vermekte zorlanıyorum.Göğüs doktoruna gittim ilaç yazdılar ilaçları kullanıyorum ama ilaçlardan yararlanamıyorum. Belki yararlanıyorum kullanmamış olsam daha kötü olabilirim diyede düşünüyorum.Nefes darlığı esneme şeklin de geliyor. iki üç defa esniyorum dışarı nefes veremiyorum. Arada bir nefes verdiğimde oldukça rahatlamış oluyorum. Arkasından yine esneme oluyor. Bu durumda daralıyorum. Nefes alırken mide kaslarım bile harekete geçiyor. Kendi kendime ölüm yakama yapıştı diyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/nefes-darligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
