<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bebek Sağlığı &#8211; Kadın.Net</title>
	<atom:link href="https://www.xn--kadn-nza.net/anne-bebek/bebek-sagligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.xn--kadn-nza.net</link>
	<description>Anne Bebek Çocuk Kadın Sağlığı Kadınlara Dair Her Şey</description>
	<lastBuildDate>Mon, 05 Jan 2026 20:56:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>
	<item>
		<title>İyi Baba Olmak için Atılması Gereken Adımlar Nelerdir (15 Adım)</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/iyi-baba-olmak/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/iyi-baba-olmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Nov 2021 21:53:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Z - Editörün Seçtikleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/baba-olma-adimlari/</guid>

					<description><![CDATA[15 adımda iyi baba olmaya hazırlanmak ister misiniz? Bildiğiniz üzere kadınlar erkeklere nazaran çocuk sahibi olmaya daha alışıklardır. Gerek içgüdüler gerekse vücuden daha çocuk doğmadan çocuğa alışmışlardır. Ancak iş erkeklere gelince çocuk doğana ve o çocuğu kucağına alıncaya kadar baba olmak ne demek anlayamazlar. Şimdi babalığa daha önceden hazırlanmak, hislerinizin aniden değişmesini önleyebilmek amacıyla 15 [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>15 adımda iyi baba olmaya hazırlanmak ister misiniz?</strong></h2>
<p>Bildiğiniz üzere kadınlar erkeklere nazaran çocuk sahibi olmaya daha alışıklardır. Gerek içgüdüler gerekse vücuden daha çocuk doğmadan çocuğa alışmışlardır. Ancak iş erkeklere gelince çocuk doğana ve o çocuğu kucağına alıncaya kadar baba olmak ne demek anlayamazlar. Şimdi babalığa daha önceden hazırlanmak, hislerinizin aniden değişmesini önleyebilmek amacıyla <strong><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/iyi-baba-olmak/">15 adımda iyi baba olma yolları</a></strong>mızı beraberce uygulayalım…</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>1-Eşiniz ile doktor kontrollerine gidin</strong></span></p>
<p>Bilirsiniz ki <a href="https://www.kadın.net/anne-bebek/hamilelik/" target="_blank" rel="noopener">gebelik</a> süreci bayağı uzun bir süreçtir. Hatta eşinizin anneliğe hazırlandığı bölüm <a href="https://www.kadın.net/anne-bebek/hamilelik/" target="_blank" rel="noopener">hamilelik</a> dönemidir. 9 ay boyunca çocuğu ile birlikte tek vücuttadır. Ancak babaların bu dönemde yapacağı iş kadınlara nazaran kat ve kat daha fazladır. Çünkü anne ne yaparsa yapsın o bebekle 9 ay geçirmek zorunda ve ister istemez ona bağlanmak zorundadır. Ancak babaların kat etmesi gereken çok yol vardır. Bunlardan birisi eşinizin kontrollerine onunla beraber gitmek olabilir. iyi baba olmak için en önemli adım bu şekilde başlayacaktır.</p>
<p>Her kontrol öncesi bebeğinizin sağlığını merak etmeniz kalp atışlarını duymak için kılı kırk yarmanız derken farkında olmadan babalık içgüdünüz içinize yavaş yavaş yerleşecektir.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>2-Ultrason cihazınızda bebeğinizi izleyin</strong></span><br />
Tabi ki çalışmanız gereken bir iş var. Hatta büyük bir ihtimalle bu iş sizin hayatınızın yarısını çalmış durumda. Eğer sizin eşiniz ile birlikte her kontrole gitmeye vaktiniz olmuyor ise en azından ultrason kontrollerine gitmeniz hatta bebeğinizin o minik kalbinin ilk atışlarını duymanız iyi baba olma yolunca atılan ilk adımda çok büyük bir ilerlemedir. Bebeğinizin farkına varmaya başlar onun için hayatınıza şekil vermeye başlarsınız.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>3- Kendinizi eşinizin yerine koyup hamile olduğunuzu düşünün</strong></span><br />
Burada dalga geçilecek bir şey yok. Hamile olduğunuzu düşününden kasıt tabi ki de her gün süt içip hamilelik kıyafetlerini giymeye çalışmak değil. Ancak kendinizi eşinizin yerine koyup en az onun bebeği için kendini sınırladığı kadar sınırlamalısınız. Mesela alkole ve sigaraya mola vererek bu işe başlayabilirsiniz. Bu şekilde bebeğiniz için ufak tefek fedakarlıklarda bulunarak onu hayatınıza iyice yerleştirebilirsiniz.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft" title="İyi Baba" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/05/baba-olma-adimlari.jpg" alt="İyi Baba" width="333" height="200" /></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>4-Diğer babalarla konuşun</strong></span><br />
Eğer sizi biri anlayacak ise en iyi şekilde sadece bir baba anlayabilir. Çünkü o da bu adımlardan geçerek büyütmüştür çocuğunu. Babanız sağ ise onunla bu konulardaki endişelerinizi paylaşabilirsiniz. Hem içinizi rahatlatmış olursunuz hem de bebeğinizi nasıl büyütebileceğiniz hakkında ufak tefek bilgilere erişmiş olursunuz. Ayrıca kontrole gittiğiniz zaman oradaki diğer baba adayları ile sohbet edip onlar ile bu konuları konuşabilir, bu durumdaki insanların ne yaptığını öğrenebilirsiniz.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>5-Bebeğiniz ile en yakın temas edebileceğiniz nokta “Eşinizin karnı”</strong></span><br />
Eşinizin karnındaki ufacık bir canlı ile iletişim kurmanın en önemli yolu eşinizin karnına dokunmaktır. Eşinizin karnına dokunarak bebeğinizin hareketlerini hissedebilir, ona şefkat gösterebilir gösterdiğiniz şefkat ile varlığınızdan haberdar edebilirsiniz. Bütün bunları yaparken onunla konuşabilirsiniz de. Böyle küçük şeyler bebeğiniz ile iletişim kurmada gerçekten çok işinize yarayacaktır.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>6-Bebeğinize alacaklarınızı beraber seçin</strong></span><br />
Alışveriş bir erkek için cehennemde turistik bir tur gibidir. Kolay kolay hiçbir erkek alışveriş yapmayı sevmez. Ancak söz konusu sizin bebeğiniz olunca alışveriş, cennette birkaç saatlik bir tatil olacağından hiç kuşkunuz olmasın. Alacağınız şeyin içinde bebeğinizi düşünüyorsunuz. Bu sayede bebeğinizi de hayal etmiş oluyorsunuz. Beyler, kısacası bebeğiniz için alışveriş yapmak gerçekten çok keyifli bir eylemdir ve iyi baba olma adımlarından en önemlisidir.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>7- Eşinizle birlikte hayaller kurun</strong></span><br />
Bu adım bebeğinize alışmanız konusunda çok büyük adımlardan bir tanesi. Eşiniz ile bebeğiniz hakkında kurduğunuz her hayal altın niteliğinde. Çünkü bir nevi gelecekte nasıl yetiştireceğinizi planlamak gibi bir şey. Bu sayede birkaç dakikalığına bile olsa sanki çocuğunuz doğmuş da yanınızdaymış gibi hissedersiniz. Aşağı yukarı nasıl hissedeceğini tahmin edebileceksiniz yani. Ben denemenizi tavsiye ederim.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>8- Duygularınızı saklamak elinize hiçbir şey geçirmeyecektir</strong></span><br />
Şu ana kadar olan bütün adımları denediniz. Ancak hiçbir adım içinizdeki telaşı öldürmeye yardım etmedi veya hâlâ bir baba olacağınızı kabullenemiyorsunuz. Bu durumda yapılabilecek çok etkili bir adım daha var. Eğer bütün bunlar size yetmedi ise eşinize içinizi açın. Durumu anlatın. Eşiniz sizi olayın daha yakınlarına götürebilir. Hatta kötü niyetsiz bir tavırla sizi bütün olaylardan uzaklaştırabilir. Psikolojinizi beraber hazırlamaya yardımcı bir yöntem bu. Bilirsiniz ki içinizdeki sıkıntı dağı ağzınızdan döküldüğü kadar küçülür.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>9-Profesyonel yardım isteyin</strong></span><br />
Yıllardır duyduğumuz kadarıyla anne ve babalık yaşanarak öğrenilir. Başka yolu da yok gibi gözükebilir. Ancak çocuğunuza bir oyuncak bebek alın. En az sizin kadar mükemmel bir anne/baba olacaktır. Ama o hissederek mi olmuştur. Tabi ki de hayır sizin yaptıklarınızı görerek sizden öğrenerek tam tesettürlü bir anne olmuştur. Buradan anlaşılacağı gibi annelik veya babalığa alışmak için biraz da öğrenmek gerekir. Objektif insanların fikirleri, daha önceden yazılan kitaplardaki fikirler, sizi baba olmaya oldukça hazırlayacaktır fikrimce. Ayrıca anne ve babalar için eğitim seminerleri düzenlenmekte. Bu seminerlere beraberce katılmanız sizin için çok önemli bir şey olacaktır.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>10- Doğumu kesinlikle kaçırmamalısınız!</strong></span><br />
Evet. Üzerinden 9 ay geçti, ilk günkü heyecan yerini son günlerdeki heyecana bıraktı. Artık bebeğinizin eşinizin karnından değil de o güzel teninden seveceksiniz. Ancak önünüzde son zorluk var. Tabi eğer sizi kan tutuyor veya eşiniz adına çok korkuyorsanız bir zorluk bu. Aksi takdirde dünyada yaşanılıp yaşanılabilecek en güzel his bu.Düşünsenize sizin kanınızdan bir insan. Ne güzel değil mi? Peki siz onun dünyada aldığı ilk nefesi, attığı ilk çığlığı hatta ilk kez onu görmek istemez misiniz? Bunun için doktorunuzdan bir ricada bulunabilirsiniz. Eğer hastane için de bir sorun teşkil etmeyecek ise bu fırsatı kaçırmamanız babalık yolunda mükemmel bir deneyim olacaktır.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>11- Eşinizin yerine bebeğinize bakmaktan kaçınmayın</strong></span><br />
Bebeğinize bakmanız babalık süresince kaçınılmaz bir durumdur. Ancak bunu ilk haftalarda yapmayı öğrenmeniz size her konuda bir avantaj sağlayacaktır. Hem eşiniz henüz yeni doğum yaptığı için bebek bakımını yapması sakıncalıdır hem de daha sonralarda size lâzım olacak bir deneyim sahibi olmuş olacaksınız.</p>
<p>Ayrıca bilirsiniz ki doğumun hemen sonrasında anne ile bebek arasında çok yoğun bir bağlılık dönemi başlayacaktır. Bu bağ o kadar yoğundur ki babalar kendilerini bebekleri ve eşlerinden uzak yerlere dışlanmış gibi hissedecektir. Ancak sizin bebeğinizin altını değiştirmeniz, gazını çıkartmanız, gece yatarken kucağınıza almanız, onu sallamanız, sizin ile onun arasında çok çok kuvvetli bir bağ oluşturmada etkili bir yöntemdir…</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>12- Tıpkı annesi gibi onu emzirin</strong></span><br />
Bilirsiniz ki emzirmek anne ile bebek arasındaki bağ için hatırı sayılır bir önemi bulunan bir şeydir. Lakin babalarımızın gerek fiziksel gerekse gerçekçi olarak böyle bir şeyi yapması mümkün gözükmüyor değil mi? Şimdi anlatacağım adım biraz değişik bir adım da olsa siz ve bebeğiniz için etkili bir adımdır. Şimdi bu adımı eşiniz evde yok iken veya o uyuyorken yapmanız daha etkili. Çünkü bebek annesi orda dururken bir biberonu seçmeyecek kadar akıllıdır.</p>
<p>Biberonu süt ile doldurun. Ancak direkt olarak vermek bir işe yaramayacaktır. Onun için biberonu tam eşinizin memesinin hizasına tutturun ardından bebeği emzirmelik pozisyona alın. Bu sayede hem eşiniz ile bir nevi aynı duyguları paylaşmış olursunuz hem de bebeğiniz ile aranızdaki bağı biraz daha kuvvetlendirmiş olursunuz…</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>13- Önyargılar sizin için hiçbir şey olsun!</strong></span><br />
Bebeğinize bakmak sizin için zor bir durum olmasa bile ananeler, teyzeler, halalar ile aynı ortamda iseniz bu durum çok zor bir hâl alıyor. Sizi “Sen erkeksin, ne anlarsın?” düşüncesi ile bebeğinizden uzaklaşmaya zorluyor olabilirler. Ancak siz bunlara kulak asmamalısınız. Çünkü bebek eşiniz kadar sizin de bebeğiniz ve de emzirmek dışında her türlü konuda eşinize eşlik edebilirsiniz.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>14-Bebeğinizin sağlığını yakından takip edin</strong></span><br />
Bu konu bazen çok çok önemli bir yer kaplayabiliyor. Çünkü bebeğinizin sağlığı öyle önemli bir yer kaplıyor ki hayatınızda her konuya telaş yapıp her konuda korkar iseniz bebeğinizi büyütmek sizin için çok zor bir durum haline gelebilir.</p>
<p>Bebeğinizin kilosunun normal olup olmadığına, boyunun normalliğine ve bunun gibi birçok önemli nitelik ile başlayabilirsiniz. Ayrıca diyelim ki bebeğinizin ateşi çıktı. Her seferinde hastaneye mi götüreceksiniz? Bunun için yapılması gereken şeyleri araştırıp öğrenmenizin size çok faydası dokunacaktır.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>15-Hiç kimse sizi mükemmel olmaya zorlamıyor</strong></span><br />
Her ne kadar her konuda çok dikkatli olmanız gerekse bile siz bir insansınız ve bilirsiniz ki her insan hata yapabilir. Ayrıca daha ilk defa bir bebeğiniz olmuşken bunun heyecanı bile yeterken sizin hata yapmanız çok olağan bir durum. Mükemmel olmaya çalışmak sizi içten içe üzecektir. Çünkü bunu unutmayın hiçbir durumda herkesi memnun edemezsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/iyi-baba-olmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mama Sandalyesi Modelleri</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/mama-sandalyesi-modelleri/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/mama-sandalyesi-modelleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gülümser Akdoğan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2019 22:02:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anne Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/mama-sandalyesi-modelleri/</guid>

					<description><![CDATA[Bebeklere de konforlu rahat bir ortam yaratmak her anne ve babanın görevidir elbette ki. Bebeklerin karnını doyurmak için çok şık modern mama sandalyeleri modelleri üretildi ama hepsi birbirinden şık ve konforu da göz kamaştırıcı modeller. Bebek eşyaları ve bebek mobilyaları, her nedense daha özenle tasarlanıp üretiliyor. Kız bebekler için kırmızı beyaz mama sandalyeleri, yeşil, pembe, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bebeklere de konforlu rahat bir ortam yaratmak her anne ve babanın görevidir elbette ki. Bebeklerin karnını doyurmak için <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/mama-sandalyesi-modelleri/">çok şık modern mama sandalyeleri modelleri</a> üretildi ama hepsi birbirinden şık ve konforu da göz kamaştırıcı modeller. Bebek eşyaları ve bebek mobilyaları, her nedense daha özenle tasarlanıp üretiliyor. Kız bebekler için kırmızı beyaz mama sandalyeleri, yeşil, pembe, turuncu ve çiçekli modeller, renkler de tercih edilen modeller arasında.</p>
<p>Bebekler gün boyu yatmak istemezler. Bebek arabalarında, mama sandalyelerinde ve yürüteçlerde daha çok zaman geçirmeye bayılırlar. Bebek eşyaları ve bebek mobilyaları hijyen tutulmalı, tıpkı bebek kıyafetleri gibi temiz ve mikroplardan arındırılmalı sık sık. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">Sağlık</a>lı ve mutlu bir bebek yetiştirmek istiyorsak onlara gözümüz gibi bakmalıyız.</p>

<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/mama-sandalyesi-modelleri/yesil-mama-sandalye-modeli/"><img decoding="async" width="414" height="509" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/05/7794.jpg" class="attachment-full size-full" alt="" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/05/7794.jpg 414w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/05/7794-244x300.jpg 244w" sizes="(max-width: 414px) 100vw, 414px" /></a>
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/mama-sandalyesi-modelleri/ayicikli-bebek-mama-sandalye-modeli/"><img decoding="async" width="410" height="514" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/05/7795.jpg" class="attachment-full size-full" alt="" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/05/7795.jpg 410w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/05/7795-239x300.jpg 239w" sizes="(max-width: 410px) 100vw, 410px" /></a>
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/mama-sandalyesi-modelleri/cicekli-bocekli-kelebekli-mama-sandalyesi/"><img loading="lazy" decoding="async" width="414" height="502" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/05/7796.jpg" class="attachment-full size-full" alt="" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/05/7796.jpg 414w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/05/7796-247x300.jpg 247w" sizes="auto, (max-width: 414px) 100vw, 414px" /></a>
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/mama-sandalyesi-modelleri/kirmizi-mama-sandalye-modeli/"><img loading="lazy" decoding="async" width="414" height="486" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/05/7797.jpg" class="attachment-full size-full" alt="" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/05/7797.jpg 414w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/05/7797-256x300.jpg 256w" sizes="auto, (max-width: 414px) 100vw, 414px" /></a>
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/mama-sandalyesi-modelleri/mavi-beyaz-bebek-mama-sandalye-modeli/"><img loading="lazy" decoding="async" width="410" height="498" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/05/7798.jpg" class="attachment-full size-full" alt="" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/05/7798.jpg 410w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/05/7798-247x300.jpg 247w" sizes="auto, (max-width: 410px) 100vw, 410px" /></a>
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/mama-sandalyesi-modelleri/turuncu-mama-sandalyesi-modeli/"><img loading="lazy" decoding="async" width="414" height="480" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/05/7799.jpg" class="attachment-full size-full" alt="" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/05/7799.jpg 414w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/05/7799-259x300.jpg 259w" sizes="auto, (max-width: 414px) 100vw, 414px" /></a>

<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/mama-sandalyesi-modelleri/">Erkek bebek mama sandalyeleri</a> mavi-beyaz-yeşil-kahverengi ve lacivert renkler de özel tasarlanmış yeni modeller erkek bebekleri için. Bebekler yemeğini yerken mama sandalyeleri devrilip düşmemeleri için emniyet kemerleri, arka koltukları boyundan yüksek, öndeki yükseklik de bebeklerin boyuna göre ayarlanabilen, arabanın istenilen boyuta gelebilmesi için kilitli ve raylı bir sisteme sahip konforlu ve oldukça kaliteli mama sandalyeleri hem kız hemde erkek bebekler için renk ve model seçenekleri ile siz annelerin babaların beğenisine sunduğumuz en yeni modeller bir arada.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/mama-sandalyesi-modelleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Kalça Kemiği Çıkığı</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/bebeklerde-kalca-cikikligi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/bebeklerde-kalca-cikikligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jul 2019 08:46:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kemik ve Eklem Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Z - Editörün Seçtikleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/bebeklerde-kalca-cikikligi/</guid>

					<description><![CDATA[Bebeklerde Kalça Çıkığı Kalça çıkığı; uyluk kemiğinin baş kısmının, olması gereken yuvadan ayrılması sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Yeni doğmuş olan her 100 bebekten 1&#8217;inde görülen kalça çıkığı rahatsızlığı, eğer erken dönemde tedavi edilmezse ilerleyen dönemde kalıcı sakatlıklara (ayak kısalığı ve topallama) yol açabilmesinin yanında, kalça kısmında erken kireçlenme görülmesine sebebiyet vermektedir. Kız bebeklerde, erkek [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bebeklerde Kalça Çıkığı</strong></p>
<p>Kalça çıkığı; uyluk kemiğinin baş kısmının, olması gereken yuvadan ayrılması sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Yeni doğmuş olan her 100 bebekten 1&#8217;inde görülen <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/bebeklerde-kalca-cikikligi/"><strong>kalça çıkığı</strong></a> rahatsızlığı, eğer erken dönemde tedavi edilmezse ilerleyen dönemde kalıcı sakatlıklara (ayak kısalığı ve topallama) yol açabilmesinin yanında, kalça kısmında erken kireçlenme görülmesine sebebiyet vermektedir. Kız bebeklerde, erkek bebeklere göre 6 kat daha fazla görülme riski olan kalça çıkığının, sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte genetik, hormonal ve çevresel etkenlerin bu konuda rol oynadıkları düşünülmektedir. Bu rahatsızlık, anne karnında gelişebileceği gibi ebeveynlerin bilgisizce hatalı davranışlarının sonucu olarakta oluşabilmektedir. Bu yüzden ebeveynlerin, bebeklerinde kalça çıkığı oluşmasına sebep olacak hatalı davranışlardan kaçınması gerekmektedir.</p>
<p><strong>Kalça Çıkığına Neden Olan Hatalar</strong></p>
<p><strong>1 &#8211; Kundaklama:</strong> Bebekleri kundaklamaktan kaçınılmalıdır. Çünkü anne karnında bacakları kıvrık olarak duran bebeklerin, aynı pozisyonda bir süre daha kalmaları uygun olacaktır. Doğum sonrası kalça ve bacakların düzeltilerek sıkıca kundaklama işleminin yapılması, bebeği kalça çıkığına eğilimli hale getirmektedir. Unutulmaması gerekir ki; 1 &#8211; 2 günlük uygulamalar bile kalça çıkığına sebep olabilmektedir.<br />
<strong>2 &#8211; Dar Kıyafetler Giydirmek:</strong> Özellikle bebeğin hareket kabiliyetini engelleyici, kalça ve bacaklarını sıkan; pantolon, pijama ve tulum gibi kıyafetler, ince yapıdaki bezler çıkık oluşmasına yol açabilmektedir. Bu sebeple, bebeklerin özellikle bacak hareketleri engellemeyen rahat kıyafetler giydirilmelidir.<br />
<strong>3 &#8211; Ayaklarından Tutup Kaldırmak:</strong> Bebeğin bacaklarından tutup yukarı kaldırmak, çok zararlı bir davranıştır. Bu hareketin yapılması esnasında bacaklar birbirine yaklaşmakta ve kalça çıkabilmektedir. Bu nedenle bebeklerin altı değiştirilirken, ayaklarından tutup kaldırmak çok yanlış bir harekettir. Bunun yerine, bacakların açılarak temizlenmesi uygun olacaktır.<br />
<img decoding="async" class="alignright" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/04/bebeklerde-kalca-cikikligi-1.jpg" /><br />
<strong>4 &#8211; Bacaklarını Birleştirmeye Çalışmak:</strong> Bebek uyuduğu zaman bacaklarını iki yana açtıysa, birleştirilmeye çalışılmamalıdır. Çünkü bacaklar birleştiği zaman, henüz tam olarak oluşmamış olan kalça eklemi yuvasından çıkabilmektedir.<br />
<strong>5 &#8211; Hatalı Bezlemek:</strong> Çok ince bez kullanılması, bacakları bir arada tutmayı kolaylaştırdığı için kalçayı yuvasından çıkartabilmektedir. 45 derecelik bir açıyla, bacakların açık tutulmasını sağlayacak olan kalın bez kullanılması uygun olur.<br />
<strong>6 &#8211; Kucakta Hatalı Taşımak:</strong> Bebeklerin kucaktayken, ayaklarının birleştirilerek tutulması, hatalı bir davranıştır. Ata biner gibi bacakların açılarak, yan kalçanın üzerinde tutularak taşınması doğru olandır.<br />
<strong>7 &#8211; Yürüteç:</strong> Henüz kemik gelişimini tamamlamamış olan bebeklerin yürütece konulması, bacaklarının eğrilmesine sebep olmaktadır. 11. aydan önce bebeklere yürüteç kullandırılmamalıdır.</p>
<p><strong>Kalça Çıkığının Belirtileri Nelerdir?</strong></p>
<p>Kalça çıkığının, yürüme gerçekleşene kadar anlaşılması zor olması sebebiyle, aşağıda yer alan belirtilerden herhangi birisi görülüyorsa, en kısa sürede ortopedi uzmanına danışılmalıdır.<br />
Bacaklarda uzunluk farkı varsa,<br />
Ayaklarda şekilsel bir bozukluk varsa,<br />
Bacaklardaki kıvrımlar farklılık gösteriyorsa,<br />
Bacaklardan biri diğerine göre daha az hareketli ya da daha az esnekse,<br />
Bebeğin altını değiştirirken, kalçalardan birisi ya da her ikisi de yeterince açılmıyorsa,<br />
Yürüme başlangıcında sendeleme varsa,<br />
Yaşıtlarına göre yürümede gecikme varsa,<br />
İki taraflı çıkıktan kaynaklanan ördek gibi yürüme varsa, mutlaka doktora gidilmelidir.</p>
<p><strong>Kalça Çıkığının Teşhisi ve Tedavisi Nasıl Yapılmaktadır?</strong></p>
<p>Kalça çıkığının, ilk 6 ayda tespiti çok önemlidir. Çıkığın 3 ayda tespiti yapılırsa, sadece çift bez uygulanması ve bandaj uygulaması gibi basit yöntemlerle tedavisi gerçekleştirilebilmektedir. 6 &#8211; 10 ay gibi bir sürede fark edilirse, alçı tedavisi uygulaması yapılmaktadır. Anestezi altında, belden bacak ucuna kadar olan kısma alçı uygulaması gerçekleştirilerek tedavi sağlanmaktadır. Bu tedavide, alçı 1,5 ay süresince kalmakta ve çıkarılıp yenisi ile değiştirilerek uygulanmaktadır.</p>
<p>Sorunlu olan bacak toplamda 3 ay alçıda kalmaktadır. Bazı durumlarda 3. kez alçı uygulamasına gerekte duyulabilir.<br />
Bebek yürümeye başladıktan sonra teşhis yapılmışsa, tek çözüm yolu ameliyat olmaktır. Bu nedenle kalça çıkığının erken teşhis edilebilmesi için, hiçbir sorun olmasa bile her bebeğin doğumdan sonraki 1 &#8211; 3 ay arasında, ultrasonografiden geçmesi gerekmektedir.</p>
<p><strong>Kalça Çıkığı Riski Hangi Bebeklerde Daha Fazladır?</strong></p>
<p>Anne ya da babadan birisinde ya da çocuklardan birinde kalça çıkığı varsa, doğacak olan çocukta da görülme riski %36 gibi yüksek bir oranda, olasılık göstermektedir. Eşlerden birisinde çıkık kalça sorunu varsa, doğacak olan çocukta bu risk % 12 gibi yüksek bir orandır. Eğer ilk çocukta kalça çıkığı varsa, ikinci çocukta olma riski % 6&#8217;dır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/bebeklerde-kalca-cikikligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kabızlık</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/kabizlik-nedir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/kabizlik-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jul 2019 15:10:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bağırsak Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=619</guid>

					<description><![CDATA[Kabızlık kişinin tuvalet eylemini kolaylıkla yapamamasıdır. Birçok kişi tarafından özellikle hastalar tarafından farklı tanınır. Genelde tuvalet eyleminin az sıklıkla yapılması kabızlık olarak bilinir. On günden beri, bir haftadan beri tuvalete çıkamıyorum gibi cümleler kullanılınca insanların aklına kabızlık gelir. Ama doktorlar açısından bakıldığında bir sürü tanımı vardır. Kişi her günde tuvalete çıkabilir ama kabız olabilir. Kriterlere [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Kabızlık kişinin tuvalet eylemini kolaylıkla yapamamasıdır. Birçok kişi tarafından özellikle hastalar tarafından farklı tanınır. Genelde tuvalet eyleminin az sıklıkla yapılması kabızlık olarak bilinir. On günden beri, bir haftadan beri tuvalete çıkamıyorum gibi cümleler kullanılınca insanların aklına <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/kabizlik-nedir/"><strong>kabızlık</strong></a> gelir. Ama doktorlar açısından bakıldığında bir sürü tanımı vardır. Kişi her günde tuvalete çıkabilir ama kabız olabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kriterlere bakılacak olursa; haftada üç kezden az tuvalete çıkmak, tuvaleti yaparken zorlanmak, ıkınarak yapmak, tuvaletin dışkıyı çıkartmanın kişi tarafından zor olması, dışkı eylemi var tuvaletini yapabiliyor ama dışkı kıvamı hep sert tam bir bütün şeklinde olabilir, dışkının sertleşmesi küçük küçük parçalar şeklinde olabilir. Bu kriterlerden en az ikisinin olması kabızlık demeye yeterli olacaktır.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;"><strong>Kabızlık Neden Olur ?</strong></span></h2>
<p>Kabızlığın en belirgin sebepleri karın ağrıları ve karında meydana gelen şişliklerdir. Sürekli çay ve kahve içmek, spor yapmamak, vücudun su ihtiyacını karşılamamak ya da rahatsızlıklarınızdan dolayı kullandığınız ilaçlar kabızlığa neden olabilmektedir. Vücut içerisinde bağırsaklarımızın hareketinde yavaşlamalar ve azalmalar varsa bu durum kabızlığa neden olmaktadır. Bağırsak hareketlerimizin azlığı ya da çokluğu kişiden kişiye değişmektedir. Tuvalete gidememe gibi faktörler kabızlığa sebebiyet vermezler.</p>
<p>Dışkınızı hafta içerisinde bir ya da iki kere yapıyorsanız kabız oldunuz demektir. Kabızlık hastalık olarak adlandırılamaz. Kendine dikkat etmeyen her bireyin başına kabızlık gibi sorunlar gelmektedir. Bağırsakların düzeninde bir aksaklık varsa kabızlık başlamış demektir. Kabız olmanıza neden olan pek çok faktör bulunmaktadır.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Kabızlığın Başlıca Nedenleri Nelerdir</strong></span></h3>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Yeterince Su İçmemek</strong></span><br />
Vücut içerisinde parçalanan yiyeceklerin suyu bağırsaklar tarafından çekilmektedir. Bu yiyecekler sindirim esnasında parçalanmaya uğrarlar. Vücut içerisinde gerektiği kadar suyun olmaması kabızlığa sebep olmaktadır. Bu yüzden bol bol su tüketmeliyiz. Ayrıca sıvılar mümkün olduğunca alkolsüz ve kafeinsiz olmalıdır. Bu şekilde kabızlık yavaşlar ve dışkılama işlemleri kolaylık kazanır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Beslenme Düzeninin Bozulması</strong></span><br />
Bazı dönemlerde beslenme düzenimiz çok bozulur ve toparlayamayız. Vücut alışılmışın dışına çıktığımız zaman sindirim sistemlerimizde hareketlenmeler olmaktadır. Vücudun dengesi bozulduğu zaman gaz sorunuyla ve kabızlık sorunuyla karşılaşabiliriz. Eğer çalışma saatlerinizde aniden uzamalar olursa yemek yeme saatinizin vaktini geçireceğinizden hazımsızlık sorunu yaşayabilirsiniz. Uzun yolculuklara çıkıyorsanız ya da yabancı bir yerde kalacaksanız beslenme alışkanlığınıza dikkat etmeniz gerekmektedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Hareketsizlik</strong></span><br />
Tıpta hareketsiz insanların daha çok kabız olacağı kabul edilmiş bir durumdur. Rahatsızlığından dolayı uzun süre yatağa mahkum kalan insanların fiziksel hareketleri sınırlandığı için kabızlık oluşur. Eğer düzenli olarak spor yapıyorsanız o zaman sindirim sisteminizin düzelmesine de yardımcı oluyorsunuz demektir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Lifli Yiyecekleri Az Tüketmek</strong></span><br />
Lifli yiyecekler yememek her zaman sindirim sistemini hızlandırmaz. Lifli olmayan fakat fazla yağlı olan peyniri fazla tüketiyorsanız sindirim sisteminiz yavaşlar. Aynı zamanda sürekli et tüketimi de buna sebep olmaktadır. Eğer bu yiyecekleri devamlı tüketiyorsanız az lifli yiyecekleri de yanında tüketmeniz gerekebilir. Bu besinlerin yanında salata ve yeşillik tüketimi, brokoli ve bezelye gibi sebzeleri yemeniz yararınıza olacaktır. Lif içeren yiyecekleri çok fazla tüketmezseniz kabızlık problemiyle karşı karşıya kalabilirsiniz. Lifler bağırsak içlerinde katı dışkıların oluşmasına engel olur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Depresyon</strong></span><br />
Depresyona giren insanların vücut sistemlerinde anormallikler görülmektedir. Bağırsaklar da bundan payını almaktadır. Eğer depresyona giriyorsanız kabızlık sorunuyla karşı karşıya kalabilirsiniz. Doktorunuzun bu durum için size yazacağı ilaçlar bile kabız olmasına neden olmaktadır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Stres</strong></span><br />
Strese giren insanlar genelde ne yediğini bilmezler. Vücut stres altındaysa hormonal bozukluklar ortaya çıkabilir. Bunun yanında sinir sistemini etkileyen bu durum sindirim sistemine kadar yansımaktadır. Tüm bunların birleşmesi ile kabızlık sorunu oluşur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Dışkılamayı Ertelemek</strong></span><br />
Dışarıya çıktığımız zaman çoğumuz bulunduğumuz yerdeki tuvaletleri kullanmak istemeyiz. Dışkılama süresinin geçmesiyle birlikte vücut kendi işini kendi görür. Bunun sonucunda da kabızlık meydana gelir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Laksatif ilaçlar</strong></span><br />
Laksatif ilaçların kullanımı dışkılamada zorluk çekmenizi engellemektedir. Laksatif ilaçların bazıları dışkılamanızı kolaylaştırırken bazı durumlarda da bağırsakları çalıştırır. Fakat bu ilaç uzun süre kullanılırsa bağırsaklarınız kendi işleyişini unutacak size bağımlı kalacaktır. Böyle ilaçların kullanımında doktorunuzun size önerdiği sürenin dışına çıkmamalısınız.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İlaçlar</strong></span><br />
Her ağrı çektiğinizde ağrı kesici haplar içiyorsanız ve vücudunuzun demir takviyesini gerçekleştiren haplar kullanıyorsanız kabızlığa kapı açıyorsunuz demektir. İlaçlar sindirim yoluna girdiği zaman mide bağırsak işlevleri ile emilmektedir. Doktorunuzun kontrollerinde kullanacağınız her türlü yüksek tansiyon hapları ve mide ilaçları kabızlığa neden olur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Hipotiroid</strong></span><br />
Hipotiroid rahatsızlığı sonucunda tiroit bezleri yeteri kadar hormon üretmemektedir. Vücudun metabolizma sistemini gerileten bu hormonlar kabızlık sorununa da işaret etmektedir. Fakat her zaman kabızlık sorunu yaşanacak diye bir kural yoktur. Eğer kabızlık problemini sürekli yaşıyorsanız doktorunuza bu durumun neyden kaynaklandığını tespit ettirmelisiniz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Nörolojik Hastalıklar</strong></span><br />
Nörolojik rahatsızlıklardan biri de parkinson rahatsızlığıdır. Nörolojik rahatsızlıkların yaşanması sindirim sistemine büyük oranda etki etmektedir. Bu rahatsızlık sonucunda yürüyüşlerde bozukluklar da meydana gelebileceği gibi kabızlık sorunu da yaşanabilmektedir. Diyabet hastalığına yakalanmış kişilerin sinir sisteminde oluşan bozukluklar yenilen yiyeceklerin sindirilmesinde zorluk çıkarabilir. Devamlı olarak kabızlık problemini yaşıyorsanız kan şekerinizi ölçen testleri uygulamalısınız.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Huzursuz ( İrritabl) Bağırsak Sendromu</strong></span><br />
Bu sendromun daha hangi koşullarda meydana geldiği ne bir şekilde bilinmemektedir. Bağırsak da meydana gelen enfeksiyonların sebebi doğrudan gözlenebileceği gibi bireylerin yaşadığı sinirsel problemler bu durumu daha fazla tetikler. Karnınız ağrıyorsa ve bağırsaklarınızın kaynadığını düşünüyorsanız bu sendromu yaşıyor olabilirsiniz. Bu durumda bir anda kabız olabileceğiniz gibi ishalde olabilirsiniz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Hamilelik</strong></span><br />
Hamile olan bayanların rahim bölgesi bağırsakların üzerine baskı uygulamaktadır. Bu durumda hamilelik döneminde kabızlığın görülmesi çok normaldir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Doğum Yapmak</strong></span><br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/anne-bebek/hamilelik/">Hamilelik dönemi</a>nde kabızlık sorununu yaşayan bayanlar bu duruma doğumdan sonrada katlanmak zorunda kalabilirler. Doğumdan sonra <a href="https://www.xn--kadn-nza.net">kadınlar</a>ın karın kaslarındaki yavaş hareketlilik, doğum esnasında ya da doğumdan sonra verilen ilaçlar bu durumu tetiklemektedir. Bazı bayanlarda doğum sonrası perineal sancıları görülmektedir. Bu durum dışkılamayı zorlaştırmaktadır. Bu durum sizin için katlanılmaz seviyeye geldiyse doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Kabızlık-Nedir-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-15204 size-full" title="Kabızlık Nedir, Kabızlık nedenleri sebepleri tedavisi" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Kabızlık-Nedir-1.jpg" alt="Kabızlık Nedir" width="700" height="467" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Kabızlık-Nedir-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Kabızlık-Nedir-1-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Kabızlık Neden Olur?</span></h3>
<p style="text-align: justify;">Kabızlığın sebeplerine bakacak olursak ilk önce bağırsağın hareketlerinde bir yavaşlık var mı yok mu? Yavaş bir bağırsak iletimi varsa eğer dışkının ince bağırsaktan kalın bağırsağa geçip daha sonra anüs kadar gitmesi bir zaman alıyor. Bu zamanda bazı kişilerde sınırlama, kısalık oluyor. Buna yavaş transitli kabızlık diyoruz. Bu kabızlığın sebeplerinden bir tanesi olabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">İkinci bir sebep ise eğer tümörleri ya da dışkının dışarı çıkmasını engelleyen tümörleri dışladığımızda, organik sebepleri dışladığımızda, fonksiyonel sebeplere baktığımızda kabızlığın diğer sebebi de makatta gelen dışkının çıkartılamaması. Kişinin doğru ıkınamamasına bağlı olarak tuvaleti doğru yapamamasından dolayı kabızlık olabiliyor. Dışkı birikiyor, var ama çıkamıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Kalın bağırsağın sebeplerine bağlı kabızlık olabiliyor. Kalın bağırsak dışı metabolik sebepler olabilir. Kabızlık şikayetiyle başvuran hastalarda öncelikle kansızlık var mı, kabızlık yapan ilaçlar alıyor mu, kabızlık yapabilecek metabolik hastalıklar var mı? Guatr ile ilgili sıkıntı var mı, diyabetik hasta mı, nörolojik birtakım sıkıntılar var mı, bağırsağın hareketini engelleyecek hastalıklar var mı? Bunları sorguladıktan ve olmadığını gördükten sonra fonksiyonel sebepleri düşünüyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunlarında iki ana sebebi var. Ya kalın bağırsağın dışkının içinde geçirdiği süre uzun olabiliyor ya da dışkı doğru bir sürede makata kadar ulaşabiliyor ama çıkış zorluğu oluyor. Dışkı rahatlıkla makattan çıkamayınca kişi kabızlıkla karşılaşıyor. Kabızlık her zaman kalın bağırsağa ait sorunlardan çıkmayabilir. Ama her zamanda metabolik sebeplerden de değildir. Bir sürü sebebi vardır.</p>
<h3 style="text-align: justify;">Çocuklarda ve Bebeklerde Kabızlık Sorunu</h3>
<p>Kabızlık bebeklerde çocuklarda sık karşılaşılan bir rahatsızlık olmakla birlikte bebeğin bağırsaklarının çalışma düzenine göre de farklılık gösterir.Bazı bebekler hergün kakasını yapmayabilir.Eğer bebeğinizin kakası yumuşak olmakla birlikte her gün düzenli olarak kakasını yapıyor ve kilo alma düzenli  normal ise endişelenmenize gerek yoktur. Eğer bebeğiniz normal sıklığının dışında bir kaç gün kakasını yapmadıysa ve kakası sert çakıl taşına benzer bir durumdaysa kakasını yaparken zorlanıyor ve kakasında kan görülmüş ise bebeğiniz kabız olmuş demektir.böyle bir durumda hemen doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.</p>
<p>Anne sütü ile beslenen bebeklerde genel olarak kabızlık görülmez.İnek sütü ve formül mama ile beslenen bebeklerde kabızlık daha sık görülen bir rahatsızlıktır.Bebeğiniz kakasını yaparken suratı kızarabilir ama bu durum normal olmakla birlikte kabız olduğu anlamına da gelmez. Bebek anne sütüyle beslenmesine rağmen kabız oluyorsa anne diyetinde kabızlık önleyici besinlere yer vermesi gerekmektedir. Eğer formül mama ile besleniyorsa kabızlığı önleyen mamalar tercih edilmelidir.</p>
<p>Eğer bunlara rağmen bebeğiniz kabız oluyorsa bu durum yetersiz beslenmesinden kaynaklanmaktadır.Bu yüzden bebeğinizin yeterli miktarlarda anne sütü  ya da mama verilmesi gerekmektedir . Kabızlık, kalın bağırsağın sonundaki kaslar sertleştiği için dışkının geçişini önlediği zamanlarda  meydana gelir.</p>
<p>Kaka bağırsakta ne kadar uzun süre kalırsa, o kadar sıkılaşıp kurur vücuttan atılması zorlaşır. Sertleşmiş kaka kalın bağırsağın son kısmından geçerken yırtılmalara çatlaklara sebep olur. Bu da çocuklarda kasılmalara ve acıya neden olmaktadır. Kabızlığın birçok nedeni vardır. Genelde düzensiz beslenme alışkanlıklarından dolayı olur. Bazı enfeksiyon hastalıkları, metabolik rahatsızlıklar ve kullanılan ilaçlar da kabızlığa neden olan etkenlerdendir.</p>
<p>Çocuğun lifli gıdalar alması bol sıvı tüketmesi, düzenli dışkılama amaçlı tuvalete gitmesini sağlamak alınacak önlemlerdir. Yanlış beslenmenin yanında, bebekteki ve çocuklardaki hareketsizlik de kabızlığa neden olabilir. Ek besinlere geçilmiş çocuklarda beslenme sekli lif kaynağı zengin olan besinlerden yana tercih edilmelidir. Bunlar; sebze, meyve baklagiller, yulaf, kepekli ekmek  olarak sıralanabilir.</p>
<p>Artı olarak bebek diyetinde  kuru erik, kuru kayısı, kuru üzüm, bezelye, fasulye, brokoli, yulaflı ekmek tüketilmesi önerilir. Özellikle. sürekli kabızlık yaşayan çocuklar genelde az yiyen ve çabuk doyan ana yemeklerden  çok ara öğünlerde abur cubur atıştıran çocuklardır.Böyle durumlarda çocuğun düzenli olarak yemek yeme alışkanlığına geçirilmesi gerekmektedir.</p>
<p>Bu konuyla alakalı olarak bir uzmandan da yardım almanız gerekebilir.Söz konusu kabızlık olduğunda doktorunuza danışmadan kesinlikle müshil, fitil da lavma kullanılmamalıdır.Kabızlık tedavilerinde genel amaç kalın bağırsağı ilk aşamada boşaltmak bağırsağın  normal çalışmasını sağlamaktır.Bunun için düzenli ve kontrollü bir diyetle birlikte çocuğunuzun tuvalette yeterli süre kalması konusunda alışkanlık kazandırılması gerekmektedir.Tuvalet eğitimi kazanmış çocuklar kahvaltıdan 5-10 dakika  süreyle tuvalette oturtulmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/kabizlik-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bebeğiniz Sık Sık Kusuyorsa Dikkat</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/bebeginiz-kusuyorsa-dikkat/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/bebeginiz-kusuyorsa-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Jul 2019 01:53:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anne Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek bakımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/bebeginiz-kusuyorsa-dikkat/</guid>

					<description><![CDATA[Eğer siz de bebek sahibiyseniz, herhangi bir anda olağanüstü bir durumla karşılaşabilirsiniz. Bu olağandışı durumlardan biri de kusma. Anne- babalarda endişeye yol açan kusmanın neden kaynaklanabileceği hakkında detaylı bilgi alabilmek için Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doktor Evrim Kıray’a kulak vermekte yarar var. Kusma, bebeklerde genel olarak beslenmeden hemen sonra görülebilen bir durum. Bebekler zaman [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eğer siz de bebek sahibiyseniz, herhangi bir anda olağanüstü bir durumla karşılaşabilirsiniz. Bu olağandışı durumlardan biri de kusma. Anne- babalarda endişeye yol açan kusmanın neden kaynaklanabileceği hakkında detaylı bilgi alabilmek için <a href="https://www.kadın.net/saglik/cocuk/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Çocuk Sağlığı</strong></a> ve <a href="https://www.kadın.net/saglik/hastaliklar/" target="_blank" rel="noopener">Hastalıklar</a>ı Uzmanı Doktor Evrim Kıray’a kulak vermekte yarar var.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/kusma/">Kusma</a>, bebeklerde genel olarak beslenmeden hemen sonra görülebilen bir durum. Bebekler zaman zaman emzirme veya mamayla beslendikten sonraki birkaç dakika içerisinde kusabilir. Bu sıra dışı durum, ister istemez anneyi endişelendirir. Üstelik ilk çocuk deneyimi yaşayan bir anne için bu durum daha da endişe verici denilebilir. Bu nedenle de “<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/bebeginiz-kusuyorsa-dikkat/">Bebeğin kusması normal mi</a> endişe verici mi” olduğu sorusu oldukça önemlidir.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/bebeginiz-kusuyorsa-dikkat/">Bebeklerin kusması</a> hakkında yapılan araştırmalara bakıldığında, bebeklerin yüzde sekseninin doğduktan sonraki ilk üç ay içerisinde en az bir defa olmak üzere kustuğu ve bunun normal bir durum olduğu görülmekte. Kusmanın ciddi bir durum olup olmadığını anlamanın yolu ise, kusmanın şiddeti, zamanı ve miktarının ne kadar olduğuna dikkat etmek.</p>
<h2>Hangi Durumlar Normal Kusma Kabul Edilebilir?</h2>
<p>Bebekler, ilk birkaç ay içerisinde beslendikten hemen sonra kusabilirler. Bazı bebekler bazen az miktarda kusarken, bazı bebeklerse ağız dolusu miktarlarda kusarlar. Bu kusmanın nedeni yeni doğan bebeklerdeki sfinkter kasının yeterince gelişmemesinden kaynaklanır. Bebeklerde başka yolla atılamayan mukus, kusma yoluyla çıkarılabilmektedir. Üç aylık bebeklerden daha büyük bebeklerde ise, bebeğin süt veya mama ile beslenirken hava yutması, hızlı veya oldukça yavaş beslenmesi, gazı varsa gazın çıkartılmaması gibi durumlar bebeklerin kusmasına yol açabilir.</p>
<p>Bu gibi durumların yanı sıra, bebeklerin kusmasına neden olan bir diğer durumda bebeğin annesi tarafından bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde aşırı beslenmesidir. Bu durumda bebek, ihtiyacından fazla olan miktarı kusarak dışarı çıkarır. Bu gibi nedenlerle meydana gelen bir kusma önemsiz kabul edilmektedir çünkü bebeğiniz büyümeye devam ettikçe bu tip kusmalar hafifler ve ortadan kalkar. O nedenle de, öncelikle yukarıda sayılan durumların bebeğinizin kusması ile herhangi bir ilgisi olup olmadığına dikkat etmeniz gerekir.</p>
<p><img decoding="async" class="alignright" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/05/bebek-kusuyorsa.jpg" /></p>
<h3>Sızıntı İle Kusmanın Farkı Nedir?</h3>
<p>Bebekler, 6 aydan 12 aya kadar beslendikten hemen sonra yedikleri besinlerin az bir kısmını ağızlarından çıkarabilmekteler. Bu çıkarmalar, az bir miktarda olduğu için normal kabul edilir ve sızıntı olarak adlandırılır. Ancak bu sızıntıların 12. aydan sonra devam etmesi ya da daha fazla olmaya başlaması durumunda mutlaka bir doktora başvurmanız gerekmekte.</p>
<h2>Diğer Kusma Nedenleri Nelerdir?</h2>
<p>Bebeğinizin kusması, doğumdan sonrası 3. veya 10. günler arasında başlayan reflüden de kaynaklanabilir. Reflü, mide borusunun mideye bağlandığı yerde kasılmada meydana gelen yetersizlikten kaynaklanan bir rahatsızlıktır ve tıp dilindeki adı da “gastroözofagial reflü” dür. Reflü, bebeklerde gitgide azalan ve ortadan kaybolabilen bir rahatsızlıktır. Ayrıca, bebekler beslendikten sonra 25-30 dakika kadar dik tutulursa bu sorundan kaynaklanan kusmanın da kolaylıkla önüne geçebilirler. Bununla birlikte bebeğin kilosuna da oldukça dikkat etmek gerekir. Eğer bebekte kilo alımı yavaşlamışsa, doktora danışmak ve cerrahi müdahaleye hazır olmak gerekli.</p>
<p>Bebeklerdeki kusmanın bir diğer nedeni ise, yemek borusunun mideye bağlanan kısmının doğuştan kapalı olması olabilir. Bu sorunu anlamak için, bebeğin doğduktan hemen sonraki beslenme durumuna dikkat etmek gerekli. Eğer bebek bu doğduktan hemen sonra birkaç defa beslenmiş ve şiddetli bir şekilde kusmaya başlamış ise, bunun nedeni, yemek borusunun uzunun kapalı olmasından dolayı, besinlerin yemek borusunda birikmesinden dolayı bebek kusarken morarır ve nefes darlığı çeker.</p>
<h3>Bebeklerin Zorlanarak Kusması</h3>
<p>Mide bulantıları, öğürtüler ve fışkırırcasına kusan bir bebeğin farklı sağlık sorunları olmasından şüphelenmek gerekir. Bebeklerin mide bulantısın nedenini anlamak zordur ancak az da olsa bilgi edinmek için ten renginin solu solmadığına, huzursuzluğunun nedenine dikkat edebilirsiniz. Yeni doğan bir bebekte, ilk iki ya da üç gün içerisinde görülen şiddetli bir kusmanın nedeni, sindirim sisteminin herhangi bir yerinde meydana gelen bir tıkanıklıktan kaynaklanabilir.</p>
<p>Sindirim sistemindeki barsak tıkanıklığı, barsak darlığı, barsakların bir kısmının doğuştan olmaması, karın organlarının göğüs içerisine yerleşmesi, mide darlığı (pilor stenozu)gibi sorunlar şiddetli kusma nedeni olabilen oldukça ciddi sorunlardır. Bu nedenle de, acil tıbbi müdahale gerekmektedir. Bunun yanı sıra doğumdan hemen sonra meydana gelebilen kusmaların nedenlerinden bazıları da enfeksiyon, metabolizma rahatsızlıkları, bebeğin doğmadan önce fazla amniyon sıvısı yutması ya da süte alerjisi olması gibi durumlardan kaynaklanabilir.</p>
<p>Bu tür biyolojik nedenlerin yanı sıra, az bir ihtimal de olsa, bebeğin kusmasının nedeni psikolojik nedenlerden de kaynaklanabilir. 0-1 yaş arasında olan bebeklerde uyum sorunu, <a href="https://www.kadın.net/anne-bebek/" target="_blank" rel="noopener">anne bebek</a> arasındaki bağın <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a>lı oluşmaması veya bebeğe az ilgi göstermesi, annenin gerginliği ve huzursuzluğu bebeğin kusmasına neden olabilir.</p>
<h2>Bebeğin Kusmasının Diğer Nedenleri</h2>
<p>Buraya kadar sayılanların dışında hastalık gibi diğer nedenler de bebeğinizin kusmasına yol açabilir. Eğer bebeğiniz hastalıktan dolayı kusuyorsa, sadece kusmasını önlemek için tedbir almanız yetersiz olacaktır. Burada dikkatli olmanız gereken diğer bir hususta, bebeğinizin kusmasını önlemek için doktora danışmadan herhangi bir ilaç vermekten kaçınmanız gerektiğidir.</p>
<h2>Bebeğiniz Kusarken Ne Yapabilirsiniz?</h2>
<p>Şimdiye kadar sayılan nedenlerden dolayı bebeğiniz kusmaya başlamışsa, kusma esnasında yan çevirmek veya yüz üstü yatar pozisyona getirdiğinizde bebeğinizin kusmasını önlemiş olursunuz. Ayrıca kustuktan bir süre sonra bebeğinize katı gıdalar vermemeye de dikkat etmeniz gerekir.</p>
<p>Bebeğiniz kustuktan hemen sonra ise işaret parmağınızı kullanarak ağzının içinde kalan yabancı maddeleri temizlemeniz gerekir. Bunun yanı sıra bebeğiniz günde üç defadan fazla kusuyorsa ve kusmuğunda kan ya da yeşil renkli safra varsa, bunun yanı sıra ateş, öksürük veya enfeksiyon bulguları da varsa, vakit kaybetmeden doktorunuzu aramalısınız.</p>
<h2>Bebeğinizin Kusmasını Önlemek İçin Neler Yapabilirsiniz?</h2>
<p>Fizyolojik nedenlerden kaynaklanan kusmaları önleyebilmek ya da mümkün olduğunca azaltabilmek için yapabileceklerinizi şu şekilde sıralamak mümkün:<br />
Bebeğinizi yatırarak beslemeyin. Bunun yanı sıra, besledikten hemen sonra da yatırmamaya dikkat edin ve yapabildiğiniz kadar bebeğinizi dik oturtun.<br />
<strong>Bebeğinizi şişmanlatmak için çok fazla doyurmayın.</strong><br />
<strong>Bebeğiniz mamasını yedikten hemen sonra hoplatıp zıplatmamaya özen gösterin.</strong></p>
<p>Bebeğiniz ağlarken mümkün olduğunca besin vermemeye çalışın çünkü besinlerle beraber havada yutacağından kolaylıkla kusabilir. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/bebegin-gazi-olup-olmadigini-nasil-anlariz/">Bebeğin gazını çıkarmak için</a> yemeğini yemesini beklemenize gerek yok. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/beslenme/"><strong>Beslenme</strong></a> sırasında ya da öncesinde bebeğin gazını çıkararak rahatlamasına yardımcı olabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/bebeginiz-kusuyorsa-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Alerji</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/bebeklerde-alerji/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/bebeklerde-alerji/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ruken Rollas]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jul 2019 02:36:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=7391</guid>

					<description><![CDATA[Besinler genelde bebeklik ve çocukluk döneminde alerjiye neden olabilir. Özellikle protein yapılı ilaçlar bebeklerde alerjiye sebep olabilir. Bu evrede sabırlı olmalı ve doktor tavsiyeleri ile alerjiyi yenme yöntemlerine yoğunlaşmalıdır. Bebekler için en ideal besin olan anne sütü tercih edilmelidir. Yumurta, inek sütü, balık gibi ek gıdaları 6 aydan önce verilmemesi gerekir. Bunun yanında anne yada [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Besinler genelde bebeklik ve çocukluk döneminde alerjiye neden olabilir. Özellikle protein yapılı ilaçlar bebeklerde alerjiye sebep olabilir. Bu evrede sabırlı olmalı ve doktor tavsiyeleri ile alerjiyi yenme yöntemlerine yoğunlaşmalıdır. Bebekler için en ideal besin olan anne sütü tercih edilmelidir. Yumurta, inek sütü, balık gibi ek gıdaları 6 aydan önce verilmemesi gerekir. Bunun yanında anne yada babada alerji varsa, alerjinin genetik faktörlü olduğu unutulmamalı ve bebeğin alerjisi olabileceği düşünülerek bebek kontrol altında tutulmalıdır.</p>
<h2><span style="color: #ff00bf;">Bebeklerde Anne Sütüne Karşı Alerji Görülebilir Mi, Belirtileri Nelerdir?</span></h2>
<p>Bebeklerde anne sütüne karşı alerji gelişmez. Direkt olarak anne sütüne karşı gelişmez. Anne sütü alan bir bebekte anne sütü ile geçen gıdalara karşı bir alerji görülebilir. Anne çok fazla süt ve süt ürünü, yumurta tüketiyorsa, yemişleri yiyorsa ya da herhangi bir annenin aldığı gıdaya karşı alerjik reaksiyonlar oluşabilir. Direkt sütün kendisiyle ilişki değil bunlar.<br />
Belirtileri de sindirim, solunum ya da deriyi etkileyecek bulgular şeklindedir. En sık deride ortaya çıkar. Deride; kızarıklık, kaşıntı, kabarıklık, kuruluk. Solunum yollarında; burun akıntısı, kaşıntı, hapşırık, çok ağır formlarında nefes almakta zorlanma, hırıltı ve <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/oksuruk/">öksürük</a> gibi belirtiler olabilir. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/sindirim-sistemi/">Sindirim sistemi</a>nde de <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/ishal-diare/">ishal</a>, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/kusma/">kusma</a>, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/kabizlik-nedir/">kabızlık</a>, tekrarlayan <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/karin-agrisi/">karın ağrıları</a> anne sütünden geçen <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/proteinler/">proteinler</a>e karşı oluşabilecek şikayetlerdir.</p>
<h2><span style="color: #ff00bf;">İnek Sütü Alerjisinin Tedavisi Var Mıdır, Tedavi Edilmezse Ne Olur?</span></h2>
<p>İnek sütü alerjisinin tedavisi diğer besin alerjilerinde olduğu gibi alerjenden kaçınmaktır. Bunu yaparken önce inek sütünün kesin olarak <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/alerji/">alerji</a>ye yol açtığını bilmek gerekiyor. Kesin tanıyı koymak gerekiyor. Kesin tanıyı koyduktan sonra süt ve süt ürünü içeren diğer gıdaları örneğin yoğurdu, peyniri, süt içeren bazen bir keki ya da sütlü, yoğurtlu bir çorbayı da <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/diyet/">diyet</a>ten çıkarmak gerekiyor. Eğer emziren emen bir bebekse annenin de yediği süt ürünleri reaksiyona yol açıyorsa annenin diyetinden de bu ürünleri çıkarmak gerekiyor. Eğer yanlışlıkla alım var ise ve reaksiyonlar oluşmuşsa bu durumda da antihistaminik dediğimiz ilaçlar ve bazen adrenalin dediğimiz daha ciddi ilaç yaklaşımları gerekebiliyor.</p>
<h2><span style="color: #ff00bf;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-7396" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2017/05/Bebekler-ve-Alerji1.jpg" alt="Bebeklerde Alerji" width="700" height="531" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2017/05/Bebekler-ve-Alerji1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2017/05/Bebekler-ve-Alerji1-300x228.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" />Anne Ve Babasında Alerji Olan Bebeklerde Alerji Riski Artar Mı?</span></h2>
<p>Anne ve babasında alerji olan bebeklerde alerji riski artar. Çünkü alerji genetik ve çevresel faktörlerin birlikte neden olduğu bir hastalıktır. Eğer bir çocuğun annesinde ya da babasında alerjik bir hastalık varsa o bebekte alerjik hastalık gelişme riski %30 iken hem annesinde hem babasında alerjik bir hastalık varsa ya da kardeşinde. Çocukta alerjik hastalık gelişme riski %60-70’ler gibi yüksek oranlara çıkabilir.</p>
<h2><span style="color: #ff00bf;">Süt Alerjisi Olan Bebeklerde Kalsiyum Eksikliği Gelişme Geriliği Yapar Mı?</span></h2>
<p>Süt alerjisi olan bebekte süt önemli bir kalsiyum kaynağı olduğu için bu kalsiyumdan zengin gıdayı diyetten tamamen çıkarıp kalsiyum güçlü gıdaları diyete eklemezsek kalsiyum eksikliği ve buna bağlı birtakım kemik gelişiminde eksiklikler olabilir. Bu nedenle dışarıdan hem mama içerisindeki kalsiyumu mama ile birlikte alması hem de ayrıca kalsiyum desteği vermek gereklidir bu bebeklere.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/bebeklerde-alerji/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sarılık</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/yeni-dogan-bebeklerde-sarilik-normal-sarilik-disindaki-sariliklar/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/yeni-dogan-bebeklerde-sarilik-normal-sarilik-disindaki-sariliklar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Apr 2019 12:29:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kan Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=13074</guid>

					<description><![CDATA[Bir anne bebek sahibi olacağı zaman onun sağlığını daha anne karnında düşünmeye başlar. Bunun için ise gerekli ne test varsa yaptırmaya çalışır.Bu yüzden bir bebek doğduğu zaman hekimlerin ilk yaptıkları kontrollerden birisi de bebeğin ten rengidir. Bebeğin sağlıklı ten renginde olması organlarının uygun çalıştığını ve bebeğin yeterince oksijen aldığını belirtmektedir. Bazen yeni doğan bebekler sarılık [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir <a title="Anne Bebek" href="https://www.xn--kadn-nza.net/anne-bebek/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>anne bebek</strong></span></a> sahibi olacağı zaman onun sağlığını daha anne karnında düşünmeye başlar. Bunun için ise gerekli ne test varsa yaptırmaya çalışır.Bu yüzden bir bebek doğduğu zaman hekimlerin ilk yaptıkları kontrollerden birisi de bebeğin ten rengidir. Bebeğin <a title="sağlık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a>lı ten renginde olması organlarının uygun çalıştığını ve bebeğin yeterince oksijen aldığını belirtmektedir. Bazen yeni doğan bebekler <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/yeni-dogan-bebeklerde-sarilik-normal-sarilik-disindaki-sariliklar/"><strong>sarılık</strong></a> olarak bilinen sarımsı bir tende de olabilirler. Bu durum yaygın ve bebeğin vücudundaki bilirubin birikiminden kaynaklanır.</p>
<p>Yeni doğan bebeklerde sarılık çok sık görülür fakat her sarılık bebekte bir hastalık olarak görülmez. Çünkü en basit sarılık daha anne karnındayken bebeğin plasenta aracılığıyla gerçekleşen bilirubin maddesinin bebeğin vücudundan atılmasında ve yeni doğan bebeğin ciğerlerinin tam anlamıyla işlevini gerçekleştirememesiyle alakalıdır. Bebeğin ilk zamanlarda ciğerlerinin dengeyi kurması biraz zordur. Atılamayan bilirubin fazlası kan ve dokularda birikir ve bundan dolayı ciltte ve göz aklarında sarı bir renk belirir.</p>
<p>Yeni doğan bebeklerin %97 sinde bu rahatsızlık görülür. Fakat sarılığa neden olan bilirubin belli bir seviyeye ulaşmaz ise görülür bir halden çıkar ve kendiliğinden geçer.Karaciğerin henüz tam olarak olgunlaşmamasına bağlı sarılıklar fizyolojik sarılık ya da normal sarılık olarak adlandırılır ve doğumdan sonraki ilk 24 saatin ardından genellikle 2. veya 3. günlerde ortaya çıkar. Yaklaşık bir hafta içinde kalıcı bir etki bırakmadan normale döner. Prematüre bebeklerde ise bu süreçler daha farklı seyreder; belirtilerin daha geç ve şiddetli görülmesi, iyileşme sürecinin uzaması olasıdır.</p>
<div><strong>Sarılık çeşitlerini şöyle sıralayabiliriz;</strong></div>
<p><strong>Anne sütü sarılığı: </strong>Anne sütü ile beslenen bebeklerde mama ile beslenen bebeklere göre daha yüksek oranda sarılık gözlemlenmektedir. Bazı annelerin sütlerindeki özel bir madde, bebeğin kanındaki bilirubin miktarını fazlalaştırabilir. Normal sarılığa göre birkaç gün daha geç başlar ve 3. haftadan 10. haftaya kadar sürebilir. Genellikle zararsızdır fakat yine de mutlaka doktor kontrolünde olması gerekir.</p>
<div><strong>Kan uyuşmazlığına bağlı sarılık: </strong>Anne ve bebek arasında kan uyuşmazlığı olduğunda annenin bebeğin kan grubuna karşı geliştirdiği antikorların plasenta yoluyla bebeğe geçmesi, bebeğin bilirubin miktarını etkiler ve sarılığa neden olur. Söz konusu uyuşmazlık Rh uyuşmazlığıysa (anne Rh-, bebek Rh+ ise) sarılık oldukça tehlikeli boyutlara ulaşabilir. Diğer bir kan grubu uyuşmazlığı yani ABO uyuşmazlığında (annenin kan grubu 0, bebeğinki A, B veya AB ise) sarılık Rh uyuşmazlığına nazaran daha hafif seyreder. Doğum yapacak annelerin kan gruplarına bakılarak Rh (-) ve 0 grubu annelerin belirlenmesi ve bebeklerin kan uyuşmazlığı yönünden takip edilmesi son derece hayati bir konudur.</div>
<p>Bebeğinizi doğumundan itibaren sarılık açısından sık sık kontrol edin. Sarılığın ilk 24 saatte görülüp görülmemesi tanı açısından çok önemlidir. Bebeğinizi soyup gün ışığında bir pencere kenarında çıplak gözle kontrol edin. Ateş yükselmesi, susuzluk belirtileri, halsizlik ve sarılık belirtileri gördüğünüz an acilen doktorunuzla görüşün. Bilirubin seviyesi riskli düzeydeki bebekler; özellikle de kan uyuşmazlığının bulunduğu sarılıklarda ışın, özel ilaç tedavisi ve hatta kan değişimi gerekebileceğinden mutlaka doktor kontrolünde olmalıdır.</p>
<p>Bebeğinizdeki sarılık sorunu için evde uygulayabileceğiniz bazı çözümler:</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/yenidogan-bebek-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/yenidogan-bebek-1.jpg" alt="yenidogan-bebek" width="368" height="209" /></a>*Bebeğinizi gün ışığına bol bol çıkarın. Güneş ışığı bebeğin vücudunun bilirubinin kimyasal bağlarını doğal yollarla yıkmasına yardımcı olur. Bazı hekimler de şiddetli sarılık vakalarında özel ışık lambalarıyla fototerapi önermektedir. Güneş ışığı bu tür bir tedaviye alternatif doğal bir yoldur.</p>
<p>*Bebeğinizin gıda alımını önemli bir şekilde artırın. Artan gıda alımı yeni doğan <span style="text-decoration: underline;"><strong>bebeklerde sarılık tedavisi</strong></span> için önemli bir faktördür. Bebeğinizi sık sık emzirin. Sık sık beslenen bebeğin boşaltım sistemi daha iyi çalışacak ve katı dışkısını ve idrarını daha sık yapmasını sağlayacaktır. Böylelikle biriken fazla bilirubin dışkılama yoluyla vücuttan atacaktır. Eğer bebeğinize formül besin veriyorsanız bir süre için emzirmeyi deneyin. Çünkü formül besinler anne sütünden daha yavaş sindirilirler. Anne sütünün sindirimi daha iyidir ve bağırsak hareketlerine önemli ölçüde yardımcı olur.</p>
<p>* Bebeğinizin semptomlarını sık sık kontrol edin ve ettirin. Sıklıkla sarılık belirtilerine dikkat edin. Bebeğinizin baş kısmına ve gözlerindeki beyazlıklara belli aralıklarda bakın.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/yeni-dogan-bebeklerde-sarilik-normal-sarilik-disindaki-sariliklar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocukların Geç Konuşmasına Sebep Olan Etkenler</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/cocuklarin-gec-konusmasina-sebep-olan-etkenler/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/cocuklarin-gec-konusmasina-sebep-olan-etkenler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Demet Akturna]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Apr 2017 22:21:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Psikolojisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=638</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Bazı çocuklar, normal olarak konuşabilen yaşıtlarından daha geç konuşmaya başlar, çocuklarda geç konuşmaya sebep olan sorunlar mevcut olabilir. Konuşma organlarıyla ilgili problemlerden dolayı konuşmada sorun olabileceği gibi psikolojik sebeplerden dolayı da konuşmada sorun olabilir. Çocuğun anne ve babasından yeterli ilgi ve sevgiyi görmemesi, kaza ya da buna benzer travmatik durumlar çocuğu duygusal olarak etkiler [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;<br />
Bazı çocuklar, normal olarak konuşabilen yaşıtlarından daha geç konuşmaya başlar, çocuklarda geç konuşmaya sebep olan sorunlar mevcut olabilir. Konuşma organlarıyla ilgili problemlerden dolayı konuşmada sorun olabileceği gibi psikolojik sebeplerden dolayı da konuşmada sorun olabilir.<br />
Çocuğun anne ve babasından yeterli ilgi ve sevgiyi görmemesi, kaza ya da buna benzer travmatik durumlar çocuğu duygusal olarak etkiler ve geç konuşmasına sebep olabilir. Annenin çocuğuna çok düşkün olması ve çocuğun annesinden bir şey istemeye çalışırken konuşmasına dahi izin vermeden çocuğun isteğini kendi dile getirmesi de çocuğun ifade özgürlüğünü kısıtlar. Sonraki zamanlarda çocuk bu şekilde alıştığı için konuşmadan durumunu ya da isteğini yaptırmaya çalışacaktır.<br />
Çocuklar,konuşana dek isteklerini beden dilini kullanarak ifade ederler.Örneğin; herhangi bir oyuncağı istediğinde eliyle gösterip ya da “ıh ıh” diyerek “bana ver” demek isterler.. Konuşmaya başladığı zamanlarda çocuğun kelimeleri söylemesini ve istediğini ifade edebilmesi için (“Ver de vereyim” gibi) cümleler kullanarak iletişime geçtiğinizde çocuğunuzun hem kendini ifade etmesini hemde konuşması konusunda destek olmanıza büyük fayda sağlayacaktır.Bu yapılmadığında böyle ifadelerle anne babasının kendisini anladığını gören, işini yaptırmaya alışan çocuk, konuşmayı erteler.Ayrıca çocuğunuz size bir şey söylediğin de onu duymamazlıktan gelmeniz cevap vermememiz ve umursamamanız durumunda konuşmaya çekinmesine sebep olabilirsiniz. Bu konuda anne ve babanın yapması gerekenlerin arasına kitap okumak masal anlatmak gibi iletişimi kuvvetlendiren ve çocuğunuzla ilgilendiğinizi ifade eden küçük faaliyetlerde de bulunmanız çocuğunuz açısından büyük önem taşımaktadır.  Çocuğun hazır olmadığı, istemediği anlarda konuşması için zorlanması da konuşmaya karşı direnç göstermesine yol açabilir çocuğunuz hazır değilse onu konuşmaya zorlamayınız.<br />
<a href="https://www.kadın.net/wp-content/uploads/2014/05/ocuklarin-gec-konusma-sebepleri.jpg" target="_blank" rel="noopener"><img decoding="async" class="alignleft" alt="çocukların geç konusma sebepleri" src="https://www.kadın.net/wp-content/uploads/2014/05/ocuklarin-gec-konusma-sebepleri.jpg" /></a><br />
Bunun yanında çocuğun yetiştiği ortamda dilin sürekli tartışma aracı olarak kullanılması da konuşmayı geciktiren bir faktördür. Çocuk buna bağlı olarak konuşmaya karşı olumsuz bir tutum içine girebilir ve konuşma isteğinde bulunmayabilir.<br />
Bunun için anne babaların, çocuklarının konuşma çabalarını desteklemesi, bir şeyler söylediğinde onu pekiştirmesi önemlidir. Bundan sonra çocuğun isteğini ifade etmesine fırsat verilmelidir. Çocukla bol bol konuşmalı, ona masal anlatılıp ninniler, şarkılar söylenmeli, kitap okunmalıdır. Yalnızca sözel tepkilerle yetinilmemeli, beden dili ve davranışlarla da iyi iletişim içinde olmaya özen gösterilmelidir. Bu ona güven verir, kendine güveni artınca konuşmak için daha çok çabalar.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/cocuklarin-gec-konusmasina-sebep-olan-etkenler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğum Sonrası ve Bebek</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/dogum-sonrasi-ve-bebek/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/dogum-sonrasi-ve-bebek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Demet Akturna]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2015 12:50:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=7067</guid>

					<description><![CDATA[Yeni Doğan Bebeklerde Emzirme Düzeni Nasıl Olmalıdır? İlk birinci gün her iki göğüsten de 5’ er dakika 2.gün 10’ar dakika, 3.gün ise 15 dakika ve daha uzun sürebilir. Daha uzun süreli olması daha çok bebeğe bağlıdır. Sağlam çocuk denilen, zamanında doğmuş, sağlıklı bebekler için emzirme sıklığı bebeğin isteğine göre ayarlanır. Kabaca bir ortalama söylemek gerekirse [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color: #993366;">Yeni Doğan Bebeklerde Emzirme Düzeni Nasıl Olmalıdır?</span></h3>
<p>İlk birinci gün her iki göğüsten de 5’ er dakika 2.gün 10’ar dakika, 3.gün ise 15 dakika ve daha uzun sürebilir. Daha uzun süreli olması daha çok <span style="color: #993366;">bebeğe</span> bağlıdır. Sağlam çocuk denilen, zamanında doğmuş, sağlıklı bebekler için emzirme sıklığı bebeğin<span style="color: #993366;"> isteğine</span> göre ayarlanır.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Bebek-bakimi.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-7076" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Bebek-bakimi.jpg" alt="Bebek bakımı" width="569" height="405" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Bebek-bakimi.jpg 600w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Bebek-bakimi-300x214.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 569px) 100vw, 569px" /></a><br />
Kabaca bir ortalama söylemek gerekirse genellikle <span style="color: #993366;">2-3 saatte bir</span> bebekler doyurulabilir. Eğer doyma belirtilerinde bir sorun yoksa daha sık emme isteği olması bebeğin aç olması doğrultusunda olmayabilir. Düşük ağırlıklı bebeklere 2 saatten daha uzun saatlere ara vermeden emzirmeye dikkat edilmesi gerekir. Bebek içmek istemese dahi bebek uyandırılıp 2 saatte bir en az verilmesi gerekir.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Yeni-Dogan-bebeklerde-Beslenme-Nasil-Olmalidir.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-7068" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Yeni-Dogan-bebeklerde-Beslenme-Nasil-Olmalidir.png" alt="Yeni Doğan bebeklerde Beslenme Nasıl Olmalıdır" width="575" height="686" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Yeni-Dogan-bebeklerde-Beslenme-Nasil-Olmalidir.png 952w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Yeni-Dogan-bebeklerde-Beslenme-Nasil-Olmalidir-251x300.png 251w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Yeni-Dogan-bebeklerde-Beslenme-Nasil-Olmalidir-768x916.png 768w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Yeni-Dogan-bebeklerde-Beslenme-Nasil-Olmalidir-858x1024.png 858w" sizes="auto, (max-width: 575px) 100vw, 575px" /></a><br />
Çünkü buna dikkat edilmezse kan şekerinde düşmeler yaşayabilir. <span style="color: #993366;">Prematüre</span> bebeklerde daha sık emmek istiyorlarsa bu da mümkündür. Eğer bebek yeterli dışkı yapıyorsa emdikten sonra sakinleşiyorsa, rahatlıyorsa ve takibinizde kilo alımı düzgün gidiyorsa o zaman bebeğin aç  kaldığını söyleyemeyiz. Tamamen emzirme fizyolojisini çalıştırmak için bebek içgüdüsel olarak davranıyordur. Göğüste bazı uyarıcı bölgeler vardır. Bebek emdikçe bunlar uyarılıyor. Sinirsel yollarla beyne uyarı gider ve <span style="color: #993366;">oksilotin prodaktin</span> denilen 2 adet madde salgılanır. Bu maddenin salgılanmasıyla bebek en kadar emerse süt o kadar fazla olur.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Yeni-Dogan-Bebek.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-7069 " src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Yeni-Dogan-Bebek.jpg" alt="Yeni Doğan Bebek" width="574" height="324" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Yeni-Dogan-Bebek.jpg 600w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Yeni-Dogan-Bebek-300x170.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 574px) 100vw, 574px" /></a></p>
<h3><span style="color: #993366;">Yeni Doğan Bebek Ne Kadar Uyumalı?</span></h3>
<p>1 aylık bebeğin günlük uyuma süresi 15 saattir. Genellikle bebekler gece ve gündüz ayrımını 3 ay içerisinde yapabilirler. Gündüz bebeklerle bol bol <span style="color: #993366;">sohbet edilmeli</span>,<span style="color: #993366;"> ışık açık olmalı, müzik dinleyebilir</span> ama gece bebek uyandığı zaman ışığı fazla açmamayı tercih ederiz.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Yeni-Dogan-bebeklerde-gece-gunduz-ayrimi.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-7070" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Yeni-Dogan-bebeklerde-gece-gunduz-ayrimi.jpg" alt="Yeni Doğan bebeklerde gece gündüz ayrımı" width="370" height="555" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Yeni-Dogan-bebeklerde-gece-gunduz-ayrimi.jpg 370w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Yeni-Dogan-bebeklerde-gece-gunduz-ayrimi-200x300.jpg 200w" sizes="auto, (max-width: 370px) 100vw, 370px" /></a><br />
Geceleri anne bebekle <span style="color: #993366;">konuşmamalıdır</span>. Mümkün olduğunca gece daha sakin bir ortam gündüz biraz daha gürültülü bir ortamda olması gündüz ve gece ayrımını kolaylaştırır. Anne sütü alan bir bebekte genelde ilk <span style="color: #993366;">3 ayda 3-4 saatte</span> bir kendiliğinden uyanıp acıktığı zaman acıktığını ifade eden ağlama şeklinde bize bilgi verebilir. Ama bu 5 saati geçiyorsa ya da bebeğin renginde bir sıkıntı olduğunu hissediyorsa uyandırıp beslemek gerekir.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Yeni-Dogan-Bebekelerde-Uyku-Nasildir.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-7071" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Yeni-Dogan-Bebekelerde-Uyku-Nasildir.jpg" alt="Yeni Doğan Bebekelerde Uyku Nasıldır" width="570" height="428" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Yeni-Dogan-Bebekelerde-Uyku-Nasildir.jpg 1620w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Yeni-Dogan-Bebekelerde-Uyku-Nasildir-300x225.jpg 300w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Yeni-Dogan-Bebekelerde-Uyku-Nasildir-768x576.jpg 768w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Yeni-Dogan-Bebekelerde-Uyku-Nasildir-1024x768.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 570px) 100vw, 570px" /></a></p>
<h3><span style="color: #993366;">Yeni Doğan Sarılığı Nedir?</span></h3>
<p>Anne karnında bebeklerde akciğer devre dışıdır. Tamamen göbek kordonundan gerekli olan, ihtiyacı olan oksijeni alır ve bunu vücuttaki organlara taşır. Burdaki taşımayı iyi sağlamak için kırmızı kan hücrelerinin içinde oksijen taşıyan yapı özel bir yapıdır. Ama anne karnından çıktıktan sonra akciğerler devreye girdiğinde oksijen taşıma görevini yapan hemoglobinin değişmesi gerekir.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Bebeklerde-sarilik.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-7072" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Bebeklerde-sarilik.jpg" alt="Bebeklerde sarılık" width="586" height="331" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Bebeklerde-sarilik.jpg 620w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Bebeklerde-sarilik-300x169.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 586px) 100vw, 586px" /></a><br />
Bu nedenle kırmızı kan hücrelerinin genel olarak çoğu yavaş yavaş yıkılır. Yıkılma sonucu ortaya çıkan <span style="color: #993366;">bilirubin</span> denilen madde (sarılığa neden olan madde) idrar yoluyla atılır. Aynı oranda yeni hemoglobinler yapılır ve bebeğin kan dengesi sağlanmış olur. Eğer bebek bu dönemde çok iyi beslenemiyorsa idrar miktarı az ise bilirubin atılamayacağı için <a title="Sarılık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/yeni-dogan-bebeklerde-sarilik-normal-sarilik-disindaki-sariliklar/"><span style="color: #993366;">sarılık</span> </a>ortaya çıkabilir. Yine kan hücrelerinin yıkılma fizyolojik olmanın ötesinde kan uyuşmazlığı ve bazı kan rahatsızlıklarına bağlı ise çok hızlı yıkılacağı için idrar vasıtasıyla atılıp yetersiz kalacaktır ve sarılı ortaya çıkacaktır.</p>
<h3><span style="color: #993366;">Yeni Doğan Bebeği Yıkarken Nasıl Tutmalıyız?</span></h3>
<p>Yeni doğan bebeklerlerde başı ve boynu çok rahat harekette bulunamadığı için bu konu çok mühimdir. Bebeğin mutlaka kafasının ense kısmına kendi bileğinizi iyice yerleştirip destek vermelisiniz. Koltuğunun altına da elinizle sıkıca kavramanız gerekmektedir. Çocuğu kolunuzda 90 derecelik açıyla tutarak diğer elinizle de hem çocuğu kaldırırsınız hem sabunlayabilirsiniz hem de onu iki elle daha yakın tuttuğunuzda çok daha uygun bir pozisyon olmuş olur.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Yeni-Dogan-Bebegi-Yikarken-Nasil-Tutmaliyiz.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-7073" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Yeni-Dogan-Bebegi-Yikarken-Nasil-Tutmaliyiz.jpg" alt="Yeni Doğan Bebeği Yıkarken Nasıl Tutmalıyız" width="546" height="817" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Yeni-Dogan-Bebegi-Yikarken-Nasil-Tutmaliyiz.jpg 1069w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Yeni-Dogan-Bebegi-Yikarken-Nasil-Tutmaliyiz-200x300.jpg 200w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Yeni-Dogan-Bebegi-Yikarken-Nasil-Tutmaliyiz-768x1149.jpg 768w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Yeni-Dogan-Bebegi-Yikarken-Nasil-Tutmaliyiz-684x1024.jpg 684w" sizes="auto, (max-width: 546px) 100vw, 546px" /></a><br />
&nbsp;<br />
<a title="Hamilelik Döneminde Spor ve Egzersizler Hakkında " href="https://www.xn--kadn-nza.net/hamilelik-doneminde-spor-ve-egzersizler-hakkinda/">Hamilelik Döneminde Spor ve Egzersizler Hakkında</a> adlı yazımızı okuyarak gebeliğinizde daha sağlıklı olabilirsiniz..</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/dogum-sonrasi-ve-bebek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamilelik Döneminde &#039;Spor&#039; ve Egzersizler Hakkında</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/hamilelik-doneminde-spor-ve-egzersizler-hakkinda/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/hamilelik-doneminde-spor-ve-egzersizler-hakkinda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Aug 2014 15:42:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bebek Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=6356</guid>

					<description><![CDATA[Hamile dönemlerinde rahatlamanıza öncülük edecek en iyi yöntem olarak bilinen sporu en düzenli şekilde yaparak döneminizin biraz daha rahat geçmesini sağlayabilirsiniz. Sancılı günlerin imdadına koşan düzenli spor hareketleri ile 2 günde bir en az 20-30 dakika yaparak sağlıklı yaşama sahip olabilirsiniz. Egzersiz hareketleri, hamile sancıları, bel ağrıları, uykusuzluk, bacaklarda kasılmalar gibi sorunları en aza indirecektir. Sporu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hamile dönemlerinde rahatlamanıza öncülük edecek en iyi yöntem olarak bilinen sporu en düzenli şekilde yaparak döneminizin biraz daha rahat geçmesini sağlayabilirsiniz. Sancılı günlerin imdadına koşan düzenli spor hareketleri ile 2 günde bir en az 20-30 dakika yaparak sağlıklı yaşama sahip olabilirsiniz. Egzersiz hareketleri, hamile sancıları, bel ağrıları, uykusuzluk, bacaklarda kasılmalar gibi sorunları en aza indirecektir. Sporu hayatınızın her döneminde yapabilirsiniz, bunun hiç bir sakıncası yoktur. Fakat hamile döneminizde çok daha hassas olmanız gerekmektedir.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/hamilelikte-spor.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6366" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/hamilelikte-spor.png" alt="hamilelikte spor" width="492" height="499" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/hamilelikte-spor.png 492w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/hamilelikte-spor-296x300.png 296w" sizes="auto, (max-width: 492px) 100vw, 492px" /></a><br />
Hamilelik döneminde, yapmanız size sakıncalı olabilecek bazı spor dalları vardır. Bunlardan öncelikli olarak top ile oynanan oyunlar (voleybol, basketbol, hentbol); bu sporların size risk taşıması karnınıza sert temas etmesi, olası bir durumda düşme, ağır kaldırma ile karın kaslarına aşırı yüklenme gibi&#8230; Özetle şöyle söyleyebiliriz, hamilelik döneminde yapılabilecek ve yapılması durumunda çok tehlikeli olan sporları ikiye ayırabiliriz. Şunu da hatırlatmadan geçmeyelim; spor yapmada bir sakınca olup olmadığını doktorunuzdan öğrenmelisiniz.<br />
Yürümek, yüzme, yoga ve pilates gibi sporlar, vücudunuzun tüm kaslarını aynı anda çalıştırır. Böylece anneye ve bebeğe giden kan akımının ve oksijen miktarının arttırılması dolayısıyla oldukça faydalıdır. Yüzmek özellikle ağırlığı azaltması, anneye keyif verecektir.<br />
Daha detaylı ve resimli anlatımlarlaegzersize başlayabilirsiniz.<br />
Hamilelik Döneminde Yapılabilecek Sporlar<br />

<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/hamilelik-doneminde-spor-ve-egzersizler-hakkinda/hamilelikte-sirt-ustu/"><img loading="lazy" decoding="async" width="640" height="427" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/hamilelikte-sirt-ustu.jpg" class="attachment-full size-full" alt="" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/hamilelikte-sirt-ustu.jpg 640w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/hamilelikte-sirt-ustu-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a>
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/hamilelik-doneminde-spor-ve-egzersizler-hakkinda/young-pregnant-woman-in-swimming-pool/"><img loading="lazy" decoding="async" width="443" height="271" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/hamilelikte-su-sporlari.jpg" class="attachment-full size-full" alt="" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/hamilelikte-su-sporlari.jpg 443w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/hamilelikte-su-sporlari-300x184.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 443px) 100vw, 443px" /></a>
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/hamilelik-doneminde-spor-ve-egzersizler-hakkinda/hamilelikte-yuruyus/"><img loading="lazy" decoding="async" width="744" height="785" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/hamilelikte-yuruyus.jpg" class="attachment-full size-full" alt="" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/hamilelikte-yuruyus.jpg 744w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/hamilelikte-yuruyus-284x300.jpg 284w" sizes="auto, (max-width: 744px) 100vw, 744px" /></a>
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/hamilelik-doneminde-spor-ve-egzersizler-hakkinda/hamilelikte-bisiklet-surmek/"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="768" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/hamilelikte-bisiklet-surmek.jpg" class="attachment-full size-full" alt="" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/hamilelikte-bisiklet-surmek.jpg 1024w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/hamilelikte-bisiklet-surmek-300x225.jpg 300w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/hamilelikte-bisiklet-surmek-768x576.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a>
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/hamilelik-doneminde-spor-ve-egzersizler-hakkinda/flexible-pregnant-woman/"><img loading="lazy" decoding="async" width="849" height="565" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/pilates.jpg" class="attachment-full size-full" alt="" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/pilates.jpg 849w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/pilates-300x200.jpg 300w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/pilates-768x511.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 849px) 100vw, 849px" /></a>
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/hamilelik-doneminde-spor-ve-egzersizler-hakkinda/hamilelikte-pilates/"><img loading="lazy" decoding="async" width="420" height="315" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/hamilelikte-pilates.jpg" class="attachment-full size-full" alt="" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/hamilelikte-pilates.jpg 420w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/hamilelikte-pilates-300x225.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 420px) 100vw, 420px" /></a>
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/hamilelik-doneminde-spor-ve-egzersizler-hakkinda/yoga/"><img loading="lazy" decoding="async" width="663" height="404" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/yoga.png" class="attachment-full size-full" alt="" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/yoga.png 663w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/yoga-300x183.png 300w" sizes="auto, (max-width: 663px) 100vw, 663px" /></a>
<br />
Yapılması Sakıncalı olan Sporlar<br />

<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/hamilelik-doneminde-spor-ve-egzersizler-hakkinda/ata-binme/"><img loading="lazy" decoding="async" width="516" height="326" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Ata-Binme.png" class="attachment-full size-full" alt="" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Ata-Binme.png 516w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Ata-Binme-300x190.png 300w" sizes="auto, (max-width: 516px) 100vw, 516px" /></a>
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/hamilelik-doneminde-spor-ve-egzersizler-hakkinda/bungee-jumping/"><img loading="lazy" decoding="async" width="645" height="430" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Bungee-Jumping.png" class="attachment-full size-full" alt="" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Bungee-Jumping.png 645w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Bungee-Jumping-300x200.png 300w" sizes="auto, (max-width: 645px) 100vw, 645px" /></a>
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/hamilelik-doneminde-spor-ve-egzersizler-hakkinda/daga-tirmanma-mountain-climbing/"><img loading="lazy" decoding="async" width="572" height="430" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/daga-tirmanma-mountain-climbing.png" class="attachment-full size-full" alt="" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/daga-tirmanma-mountain-climbing.png 572w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/daga-tirmanma-mountain-climbing-300x226.png 300w" sizes="auto, (max-width: 572px) 100vw, 572px" /></a>
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/hamilelik-doneminde-spor-ve-egzersizler-hakkinda/jet-ski/"><img loading="lazy" decoding="async" width="612" height="429" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/jet-ski.png" class="attachment-full size-full" alt="" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/jet-ski.png 612w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/jet-ski-300x210.png 300w" sizes="auto, (max-width: 612px) 100vw, 612px" /></a>
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/hamilelik-doneminde-spor-ve-egzersizler-hakkinda/kayak-skiing/"><img loading="lazy" decoding="async" width="859" height="430" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Kayak-Skiing.png" class="attachment-full size-full" alt="" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Kayak-Skiing.png 859w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Kayak-Skiing-300x150.png 300w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Kayak-Skiing-768x384.png 768w" sizes="auto, (max-width: 859px) 100vw, 859px" /></a>
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/hamilelik-doneminde-spor-ve-egzersizler-hakkinda/scuba-diving/"><img loading="lazy" decoding="async" width="545" height="430" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/scuba-diving.png" class="attachment-full size-full" alt="" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/scuba-diving.png 545w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/scuba-diving-300x237.png 300w" sizes="auto, (max-width: 545px) 100vw, 545px" /></a>
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/hamilelik-doneminde-spor-ve-egzersizler-hakkinda/snowboard/"><img loading="lazy" decoding="async" width="640" height="397" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Snowboard.png" class="attachment-full size-full" alt="" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Snowboard.png 640w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Snowboard-300x186.png 300w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></a>
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/hamilelik-doneminde-spor-ve-egzersizler-hakkinda/sorf-surf/"><img loading="lazy" decoding="async" width="814" height="412" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Sorf-Surf.png" class="attachment-full size-full" alt="" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Sorf-Surf.png 814w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Sorf-Surf-300x152.png 300w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Sorf-Surf-768x389.png 768w" sizes="auto, (max-width: 814px) 100vw, 814px" /></a>
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/hamilelik-doneminde-spor-ve-egzersizler-hakkinda/voleybol/"><img loading="lazy" decoding="async" width="602" height="427" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Voleybol.png" class="attachment-full size-full" alt="" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Voleybol.png 602w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Voleybol-300x213.png 300w" sizes="auto, (max-width: 602px) 100vw, 602px" /></a>
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/hamilelik-doneminde-spor-ve-egzersizler-hakkinda/yamac-parasutu/"><img loading="lazy" decoding="async" width="648" height="413" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Yamac-Parasutu.png" class="attachment-full size-full" alt="" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Yamac-Parasutu.png 648w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Yamac-Parasutu-300x191.png 300w" sizes="auto, (max-width: 648px) 100vw, 648px" /></a>
</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/hamilelik-doneminde-spor-ve-egzersizler-hakkinda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
