Kadın.Net

Alerji

Alerji

Alerji Nedir?

Alerji, bedenin bağışıklık sisteminin kendi dışındaki şeylere reaksiyon göstermesi olarak ifade edilebilir. Bu aşamada iki önemli detay var aslında. İlki bedenin bir parçası olmayan fakat bir biçimde bedenle temas kuran faktörlerdir. Örnek vermek gerekirse, besinler, polenler, hayvanlar, böcek ısırmaları sayılabilir. Bedenin dış dünya ile teması olan cilt, mide ve bağırsak sistemleri veya solunum sistemleri gelişen olaylara tepkisiz kalmaz. Bu aşamada beden kendini savunma ihtiyacı duyarak aşırı tepki verir. İşte bu tepkiye alerji denir.

İnsan bedenine yabancı bir madde girdiği anda beden o maddenin girişini önlemek için bazı savunma mekanizmalarını devreye sokar. Bedenin bu yaptığı işlevlerden çoğu zaman insan farkında bile olmaz ve kendiliğinden atlatılır. Ancak işte bu savunma mekanizmaları olması gerekenden daha fazla çalışmaya başlayınca insan bedenine yaradan çok zarar verir. Örnek vermek gerekirse tozlu bir mekana girince burun etleri hızla şişmeye başlar ve tozun bedene girmesini engellemeye çalışır.

Alerji hastalığı yaşayan insanlar için atopik ifadesi kullanılır. Aslında atopik bir hastalık olmamakla birlikte genetik bir olaydır. Alerji, eğer aile bireylerinden birisinde mevcutsa öteki aile bireyleri de aynı sorunu yaşaması muhtemeldir. Atopik kişilerde alerjik bir rahatsızlık gelişme ihtimali yüksektir. Örneğin ebeveyinlerin herhangi birinde alerjik hastalıklardan biri varsa doğacak olan bebek veya bebeklerde alerji hastalığı olma ihtimali de 2-3 kat daha fazladır. Şayet alerjik rahatsızlık her iki ebeveyinde de varsa bebeklerde alerji hastalığının olma riski 7-8 kat daha fazladır.

Alerjik faktörler nelerdir

Kişide alerji hastalığına sebep olan maddelere alerjen adı verilir. Alerji hastalığı çoğunlukla genetik etkenlidir. Alerji daha çok açık tenli insanlarda, kuzey Avrupa topraklarında yaşayanlarda, deniz kenarı ya da nemli ortamlarda yaşayanlarda daha çok görülmektedir. Bu tür alerjenler polenler, tozlar, güneş gibi bir takım etkenlere bağlı olarak artış gösterir. Aynı zaman tüketilen gıdalar, kimyasal maddeler, boyalar kişilerde alerji hastalığının tetiklenmesinin başlıca sebepleridir. Ayrıca alerjik bulgular çoğunlukla çocuklarda görülür ve özellikle süt ve çikolata çocuklarda görülen en önemli alerji yapan gıdalardır.

Alerji şikayetlerine genelde kapalı mekanlarda var olan alerjenler yani partiküller sebep olur. Bu alerjenler, ayrıca alerjik astım, rinit gibi kronik sorunların alevlenmesine sebep olur. Alerji sorunu yaşayan kişilerin kendilerini tanıyarak neye karşı alerjilerinin arttığını takip etmeli ve bunlardan korunma yolları bilmelidir. Böylece günlük yaşam kalitesini yükseltebilirler. Örneğin tozlu mekanlardan, kapalı mekanlardan, nemli mekanlardan sigara içilen ortamlardan uzak durmaları alerji rahatsızlığının nüksetmesini önlemektedir.

Kemirgenler, hamam böcekleri ender de olsa kapalı mekanlarda alerjiye sebep olabilmektedirler. Bunun önüne geçebilmek için, yere dökülmüş olan yiyecek kırıntılarının temizlenmesi, böceklerin girebileceği duvar deliklerinin kapatılması, çöplerin birikmeden atılması çözüm olabilir. Ayrıca bulaşıkların birikmeden yıkanması, besinlerin ağzı kapalı kaplarda saklanması, fırın, buzdolabı gibi cihazların düzenli olarak temizlenmesi alerji hastalığının nüksetmesini önleyen kurtarıcı çözümlerdir.

Kış mevsiminde kullanılan sobalar aslında evin havasını kirletebilir. Odun ve kömür tozları, sobadan çıkan gazlar alerji artırıcı etkenlerdir. Zira yapılmış olan bilimsel çalışmalar alerjik solunum yolu hastalıkları ile hava kirliliğinin ilişkili olduğunu göstermiştir. Nitekim sanayi bölgelerine yakın yerleşim yerlerinde alerjik hastalıklar daha çok görüldüğü bir gerçektir.

Alerjik solunum yolu hastası olan kişiler, hava kirliliği değişikliklerinden etkilendikleri için hastalıkları artar. Bu sebeple mekanda kullanılan nemlendiriciler ve klimalar düzenli olarak temizlenip, bakımları yapılmalıdır. Zira hava nemlendiren cihazlarda mantar ve küfler çok kolay üremektedirler.

Aslında alerjenler organik kökenli maddelerdir ve zararsız, hemen hemen her gün hayatımızda var olan yediğimiz, içtiğimiz türden maddelerdir. Alerjenlere örnek vermek gerekirse, baharatlı besinler, fındık, fıstık, süt, yumurta, deniz ürünleri, asitli içecekler, kauçuk tarzı maddeler, kedi, köpek, kuş, kolye, takılar, tozlar, polenler, küfler, penisilin, aspirin alerjiyi tetikleyen etkenler olarak sayılabilir.

BAHAR MEVSİMİNDEKİ ALERJİK FAKTÖRLER

Dönemsel alerjilerin en çok rastlanılan biçimi, bahar alerjisidir. Kimi insanlar için bahar mevsimi burun tıkanıklığı, gözlerde sulanma, burun akıntısı, nefes darlığı, hırıltı, göğüsde ötme sesi olarak alerji kendini gösterir. Bahar mevsiminde havada yoğun bir biçimde bitki polenleri oluşur. Çiçekli bitkilerin üreme yapabilmek için kullanmış oldukları toz biçimindeki polenler, böcekler ve rüzgarlar sayesinde bir bitkiden diğer bir bitkiye taşınır. İşte bu aşamadaki polenler alerji hastaları için son derece tehlikelidir.
Çiçek açan ağaçların polenleri bahar döneminde havaya yoğun bir biçimde karışmaktadır. Polenler alerjiye en çok sebep olan, alerjik hastalıkları en çok tetikleyen etken olduğu bilinmektedir. İşte bu polenlerinin alerjiyi tetikleyen ağaçlar arasında zeytin ağacı, kavak ağacı, çınar ağacı, çam ağacı, kızıl ağaç sayılabilir.

BAHAR NEZLESİ VE ALERJİ

Polenlerin havaya karışması ve alerji hastalarının en çok gözlerinde ve solunum sistemlerinde sorun yaratır. Alerji hastalarının burunlarından akciğerlerine kadar solunum sitemleri alerjiden etkilenir. Bu tür problemler genelde bahar nezlesi ve astım biçiminde ortaya çıkar.
Alerji septomları yaşayan kişiler kesinlikle kbb ve dermatoloji birimlerinde muayene olmaları gerekir.

POLEN ALERJİSİ

Bahar ayları ile birlikte havada uçuşan polenler alerjik etkilerini hissettirmeye başlar. Havada uçuşan polenler solunum yoluyla insan bedenine yerleşir. Aslına bakarsanız bağışıklık sistemi zararı olmayan polenleri sadece takip altına alır. Bedenin polenlere karşı olması gerekenden fazla tepki vermesi sonucu solunum yolları, ciltteki ve gözlerdeki alerjik iltihabı artıracak sonuçlara sebep olur. Bu aşamada alerji hastalarının maske takması hayatı kolaylaştırıcı etken olabilir.

Alerji Sebepleri (Allerji Nedenleri)

Bir çok alerjik etken yanında polen alerjisine sebep olan bitkilere örnek vermek gerekirse arpa, çimen, çayır, yulaf, çavdar, mısır sayılabilir. Bunlar mart ayında başlayıp haziran ayına kadar süren reaksiyonlara sebep olabilir. Ayrıca yabani ot polenleri ve kimi ağaç polenleri de sonbahara kadar bu reaksiyonların sürmesine sebep olabilir. Polen alerjisi olan bireylerde çoğunlukla göz ve burun sorunları yaşanır. Örneğin gözlerde kaşıntı, kızarıklık, sulanma, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırma, gibi belirtiler alerjinin belirtileri arasında başı çeker. Kimi bireylerde ise alt solunum yolları da alerjiye bağlı sorunlar yaşar ve astım hastalığı ortaya çıkabilir. Böyle vakalarda alerji hastası nefes darlığı çeker, sık sık sert şekilde öksürür, göğsünde daralma hisseder ve hırıltılı nefes alıp verir.

Alerji için alınabilecek önemler nelerdir

Alerji hastaları, bazı ufak önlemler alarak hayat kalitesini artırabilir. Örneğin alerji hastası iseniz sabah erken vakitlerde dışarı çıkmamaya özen gösterin. Çıkmanız gereken durumlarda maske takmaya özen gösterin. Açık havada uzun müddet kalmamaya, pikniğe gitmemeye özen gösterin. Kapalı ortamlarda bulunabilecek polenlerden mekanı tamamen arındırmaya çalışın. Örneğin evinizde veya arabanızda filtreli havalandırma ya da hava temizleme cihazları kullanmayı tercih edin.

Şayet gözlük kullanan biriyseniz gözlüğünüze yapışan polenleri sık sık temizlemeniz gerektiği için gözlük camlarınızı yıkamayı ihmal etmeyin. Günlük kullandığınız kıyafetlerini yatak odanızdan dışarı çıkarmamaya çalışın.
Evinizi havalandırmak isterken dışarda bulunan polenleri evinize, iş yerinize doldurmaktan sakının ve camlarınızı polenler dışarda uçuşurken kapalı tutun.

Alerji ile yaşam

Çoğu insan kapalı mekanların alerji ve astımı tetikleyen alerjenler ile dolu olduğunu bilmezler ve kapalı mekanlarda alerjisi olan kişilerin bu alerjenlere daha çok maruz kaldığı anlamına gelir. Bu sebeple burun tıkanıklığı, burun akıntısı, burunda ve boğazda kaşıntı ile gıdıklanma hissi, hapşırma, gözlerde kızarıklık, gözde batma ve sulanma, göğüste hissedilen hırıltı, nefes almada zorluk gibi şikayetler özellikle soğuk havalarda artar.
Soğuk aylara girerken alerjisi olan kişiler, bu dönemi rahat atlatmak için evini, iş yerini, alerjiyi tetikleyecek etkenlerden arındırmalı ve soğuktan kendisini korumalıdır. Zira özellikle sonbaharda yabani otların polenleri havaya yoğun şekilde karışır. Yere düşmüş olan yaprakların çürümesiyle oluşan mantarlar hızla ürer ve hızla havaya karışır. Bu sebeple özellikle rüzgarlı havalarda alerji hastası olan kişiler mümkün olduğunca dışarı çıkmaması gerekir.

Dağınıklık alerjiye ortam hazırlar

Kapalı mekanlarda bulunan ev tozları en sık karşılaşılan alerjenlerden sadece biridir. Mayt olarak tabir edilen ve çıplak gözle görülmeyen ufak canlılar doğrudan ev tozu alerjisine sebep olur. Özellikle tüylü kumaşlar içinde yaşayan maytlar, insanların cildinden dökülen kırıntılar ile beslenirler. Bu söz konusu maytların dışkıları oldukça alerjik yapıdadır. Bu sebeple maytları azaltmak için çamaşır konsantreleri, koltuk ve halı spreyleri kullanarak alerjiye sebep olan maytları büyük oranda azaltabilirsiniz. Evinizde toz tutan ev eşyalarını sık sık temizleyin.

Alerji için halılara dikkat

Evlerde ve iş yerinde kullanılan halılar, alerji hastaları için doğru halı seçimi yapılmazsa ve temizliğine önem verilmez ise alerjiyi tetikleyici etki gösterebilir. Bu sebeple halınızı seçerken anti alerjik halılar arasından seçim yapın. Halılarınızı yıkanabilir kilimler arasında tercih edin. Sık sık vakumla temizleyin. Ayrıca kullandığınız yastık kılıflarını, çarşafları, nevresim takımlarını sık sık yüksek sıcaklıkta yıkayın ve anti alerjik hurçlar içinde muhafaza edin.

Banyo temizliği ve alerji

Mantar ve küf sporları banyo, tuvalet, bodrum, giriş katları gibi mekanlarda çok yoğun bulunur. Bu sebeple bu tür mekanları sulandırılmış çamaşır suları ile düzenli olarak temizleyin. Bu mekanlarda halı kullanmaktan kaçının. Sızıntı yapabilecek banyoda bulunan çamaşır makinesi, lavabo, musluk gibi cihazları onarın.

Hayvanlar ve alerji

Özellikle ev hayvanları önemli bir alerji kaynağıdır. Zira hayvanların tüyleri, idrarı, dışkısı, salyası, mamaları alerjiye neden olan etkenler arasında yer alır. Bu yüzden hayvanları alerjisi olan kişilerden uzak tutun. Özellikle yatak odasına kesinlikle hayvanların girmesini engelleyin. Ev hayvanları dokunduktan sonra veya besledikten sonra elleri sıcak su ve alerji karşıtı sabun ile iyice yıkayın.

Bahar alerjisi

Bahar nezlesi, mekanlarda bulunan polen, toz parçalarının, hayvan tüylerinin nefes alma esnasında burun vasıtasıyla alınması ile oluşur. Bu tür maddeler kişinin burnun iç yüzeyine yapışır ve bikrobik olmayan bir iltihap meydana gelir. Havada uçuşan polenler solunum ile bronşlarda, burunda, gözlerde birikmeye başlar. Burunda, bahar alerjisi, saman nezlesi, gözlerde konjuktivite, bronşlarda alerjik astım sebep olur. Kişiler soğuk algınlığı ile bahar alerjisini çoğu zaman karıştırabilir. Arada en önemli fark bahar alerjisinin mikrobik hastalıklar gibi birkaç günde geçmemesidir. Bu sebeple kişi birkaç gün geçmesine rağmen mevcut şikayetleri devam ediyorsa bahar alerjisi şüphesiyle doktora gitmelidir.
Polenlerin en fazla uçuştuğu mevsim olan bahar mevsiminde, bahar alerijisi sorununu yaşamamak için açık havaya çıkılmaması en doğru seçimdir. Dışarı çıkılması gereken durumlarda ise ağız ve burun kapalı olacak şekilde filtreli bir maske ile gözleri korumak için de gözlük takılmalıdır. Dışardan gelindiğinde mutlaka elbiseler değiştirilmeli ve yıkanmalıdır. Saçlar polen ve toz tutacağı için hemen yıkanılmalı ve polenlerden arındırılmalıdır. Bahar alerjisinden korunmak için bunların yanında yapabilecekleriniz arasında evinizin ve arabanızın camlarını kapalı tutmak, evlerde veya iş yerlerinde filtreli klimalar kullanmak, yeşil alanlardan uzak durmak sayılabilir. Bütün bunlara rağmen bahar alerjisinin rahatsızlıkları devam ediyorsa hemen bir uzmana giderek anti alerjik ilaçlar ile bahar alerjisini kontrol altında tutabilirsiniz.

Alerji Tedavisi

Alerji tedavisi için en önemli çözüm, alerjiye sebep olan etken ya da etkenlerin belirlenmesi ve bu etkenlerin yok edilmesidir. Zira alerjiyi tetikleyen etkenleri belirlemek ve etkenlerden uzak durmak bir çok alerji hastasının alerjiden korunmak için yapabileceği en önemli adımdır. Lakin alerji belirtileri artık sizin yaşam kalitenizi düşürmeye başladıysa, bir doktora giderek alerji deri testi yaptırabilirsiniz. Zira kollarınızdan veya kanınızdan yapılan alerji testi ile neye alerjiniz olduğunu öğrenmeniz çok kolay. Alerji testi sonucunda doktorunuz nelere alerjiniz olduğunu ve alerjiden nasıl korunmak gerekir sorusunun cevabını size verecektir. Bunun yanında gerekiyorsa alerji ilaçları ile alerji tedavisi önerecektir. Yalnız burada dikkat etmeniz gereken konu deri testinin negatif çıkması sizin alerjik olmadığınız anlamına gelmez. Bu yüzden daha detaylı bir teşhis yöntemleri ile nelere alerjileriniz olduğunu tespit ettirmelisiniz. Akabinde gerekirse alerji için ilaç tedavisi, alerji için medikal tedavi, alerji için cerrahi tedavi yöntemlerinden birine başvurabilirsiniz. Örneğin burun tıkanıklığına burun içi etleri, kemik eğrilikleri sebep olmaktadır. Bu aşamada kemik eğriliklerini düzelterek rahat nefes alarak havanın rahat biçimde geçişini sağlar. Bunun yanında radyofrekans ya da redüksiyon metoduyla ufaltılarak şişmesi önlenir.

Alerji ve gebelik

Alerjik hastalıkların hamilelik evresince nasıl ilerleyeceğini bilmek pek mümkün değildir. Zira hamilelik kimyasal açıdan anne için oldukça karışık bir evredir. Annenin bütün organları ve sistemleri hormonların etkisi altına girer. Alerjik şikayetler gebelik sürecinde de değişim olmadan devam eder sadece bazı kişilerde gebeliğin son dönemlerinde alerji şikayetlerinde azalma görülebilir. Ancak gebeliğin ilk evrelerinde hekim alerji ilaçlarının kullanılmamasını öneriyorsa anne mümkün olduğunca alerjiyi tetikleyecek etkenlerden uzak kalmalıdır. Gebeliğin sağlıklı bir şekilde devam etmesi için anne mutlaka bütün gebelik boyunca alerjisini doktor kontrolü altında tutmalıdır.

BAŞKA BİR KAYNAK:

Alerji, bağışıklık sisteminin bir tepkisidir ve pek çok nedenden meydana gelebilir. Bağışıklık sistemi özellikle yabancı istilacılara ve enfeksiyonlara karşı vücudun organize savunma mekanizmasıdır. Alerjenler vücuda yabancı olan ve alerjik reaksiyona neden olabilecek maddelerdir. IgE alerji antikordur. Alerjiler her yaşta ortaya çıkabilir. Alerji aileden ileri gelen bir genetik hikayeden de kaynaklanabilir yani alerji kalıtsal da olabilmektedir.

Alerji bedensel bazı yabancı maddeler ile temasa karşılık yanıt olarak bağışıklık sistemi tarafından reaksiyon olarak ortaya çıkar ve bu durum bazen abartılı olabilir. Bu yabancı maddeler genellikle zararsız olarak vücut tarafından görülür ve yanıt olarak alerjik yatkınlığı ve aile öyküsü olan kişilerde ortaya çıkar ve bu reaksiyon bazen çok şiddetli olabilir. Alerjik insanların organları yabancı maddeleri tanır ve bağışıklık sisteminin bir parçası artık bu yabancı maddelere karşı açıktır.

Anti maddeler üreten “alerjen olarak adlandırılır. Alerjiye neden olan maddelere alerjen denilir. Alerjen maddelere örnekler olarak polen, toz akarı, küf, tüyler ve besinler gösterilebilir. Alerjinin türünü yani neden oluştuğunu anlamak için vücuda etki eden bu yabancı alerjen maddeleri ve bazı kişilerde alerjik reaksiyona neden olan maddelerin ne olduğunu belirleyebilmek önemlidir. Alerjen maddelerin vücut ile teması söz konusu olduğunda, alerjisi olan kişilerin bağışıklık sistemi bir alerjik reaksiyon hastalığına sebep olur.

alerji

Eğer diğer insanlara normalde zararsız olan alerjenlere karşı sizin bağışıklık sisteminiz tepki veriyorsa bir alerjik reaksiyon yaşıyorsanız demektir. Ve durumunuz tıp dilinde alerjik veya atopik olarak ifade edilebilir. Bu nedenle, alerji eğilimli olan insanlara alerjik ya da atopik olduğu söyleniyor. Avusturyalı çocuk doktoru Clemens Pirquet (1874-1929) ilk dönem alerjiler üzerinde çalışmalar yapmaktadır. Avusturyalı çocuk doktoru alerjiyi kabaca bir ifade ile değişmiş reaksiyon olarak adlandırır.

Alerji ilk enfeksiyonla mücadele için at serumu ile çocuklar üzerinde çocukların reaksiyonun ne olduğunu ve at serumunun yan etkilerini tanımlamak için 1905 yılında kullanılmıştır. Böylece 50 milyon Kuzey Amerikalı çocuğun etkilendiği alerjik koşullar tahmin edilebilmiştir. Yapılan diğer alerji çalışmalarının sonucunda 35 milyon çocuktan yaklaşık 6 milyonunun alerjik reaksiyon gösterdiği ortaya çıkmıştır. 15 milyon çocuğun 5 milyonun bugün alerjik atım hastalığı olduğu bilinmektedir. Ve alerjik astım vakalarının son yıllarda iki kat arttığı da bilimsel çalışmalar arasında yer almaktadır.

4/5 (1 Review)
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Kadın sitemap, Dekorasyon sitemap, Yemek Tarifleri sitemap Yandex.Metrica