<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cilt Sağlığı &#8211; Kadın.Net</title>
	<atom:link href="https://www.xn--kadn-nza.net/kadinlar/cilt-sagligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.xn--kadn-nza.net</link>
	<description>Anne Bebek Çocuk Kadın Sağlığı Kadınlara Dair Her Şey</description>
	<lastBuildDate>Tue, 16 Nov 2021 17:16:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>
	<item>
		<title>Lazer Epilasyon</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/lazer-epilasyon/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/lazer-epilasyon/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Nov 2021 21:11:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Lazerli Estetik Uygulamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=102</guid>

					<description><![CDATA[Lazer Epilasyon Nedir? Vücut üzerindeki tüyler hem kadınlar için hem de erkekler için genel itibariyle rahatsızlık verici bir etkendir. Lazer epilasyon bu evrede araya girerek, istenmeyen tüyleri lazer enerjisi ile kalıcı olarak yok edebilen mucize bir yöntemdir. Epilasyon, vücuttaki bütün istenmeyen tüylere uygulanabiliyor. Bölgeye ve kıl yoğunluğuna, kıl rengine farklı seans sayıları ile uygulanan lazer [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #ff0000;"><strong><a title="Lazer Epilasyon nedir" href="https://www.xn--kadn-nza.net/lazer-epilasyon/">Lazer Epilasyon Nedir</a>?</strong></span></h2>
<p>Vücut üzerindeki tüyler hem kadınlar için hem de erkekler için genel itibariyle rahatsızlık verici bir etkendir. <a title="Lazer Epilasyon" href="https://www.xn--kadn-nza.net/lazer-epilasyon/"><strong>Lazer epilasyon</strong></a> bu evrede araya girerek, istenmeyen tüyleri lazer enerjisi ile kalıcı olarak yok edebilen mucize bir yöntemdir. Epilasyon, vücuttaki bütün istenmeyen tüylere uygulanabiliyor. Bölgeye ve kıl yoğunluğuna, kıl rengine farklı seans sayıları ile uygulanan lazer epilasyon, hem erkekler hem kadınlar için çok başarılı sonuçlar sergiliyor. İnsanlara <a href="https://www.kadın.net/saglik/" target="_blank" rel="noopener"><strong>sağlık</strong></a> açısından hiç bir zararı olmayan lazer epilasyon, 1960 lı yıllardan bu yana üzerinde araştırmalar yapılan 1990 lı yıllarda kullanılmaya başlayan son derece kaliteli bir yöntemdir. İstenmeyen tüylerde kalıcı yok olma etkisi ile en çok tercih edilen epilasyon yöntemlerden biridir.</p>
<p>Lazer epilasyon esnasında kıl köküne temas ediliyor ve kıl kökü tahrip edilerek tüyler tamamen yok oluyor. Seans esnasında cilt üzerine gaz ve soğutma işlemleri yapılabildiği için kıl kökü yanarken cildin yanması veya cildin zarar görmesi engellenmiş oluyor.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Lazer epilasyon kimlere yapılamaz?</strong></span></h3>
<p>Epilasyon <a title="Akne tedavisi,akne" href="https://www.xn--kadn-nza.net/guzellik-ve-bakim/cilt-bakimi/akne/"><strong>akne tedavisi</strong></a> için ilaç alanlara, <strong>kalp</strong> rahatsızlığı sebebiyle <a title="Kalp Pili" href="https://www.xn--kadn-nza.net/kalp-pili/"><strong>kalp pili</strong></a> takılı olanlara, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/sara/"><strong>epilepsi</strong></a> hastalarına, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/anne-bebek/hamilelik/">gebelik dönemi</a>nde olanlara, tüy rengi beyaz olanlara uygulanmaz.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Seansa gitmeden öne neler yapmak gerekir?</strong></span></h3>
<p>Epilasyona gitmeden önce dikkat etmeniz gereken bir kaç nokta var. Seans öncesi yapmanız gerekenlere dikkat gösterirseniz tüylerden kalıcı olarak kurtulmanız daha kolay ve daha hızlı olur. Seans saatinizden bir kaç saat önce epilasyonun uygulanacağı bölgede tüyleri jilet ile deri üstünde kıl kalmayacak şekilde kesin. Çünkü lazer ışınları deri üzerinde kalmış tüyler yüzünden tüylerin köküne kadar ulaşamayabilir ve bu yüzden kıl kökleri tam yanmadığı için tüyler tekrar çıkabilir. Gitmeden bir kaç saat önce tüyleri jilet ile tamamen kestikten sonra cildi temiz su ile yıkayın ve kurulayın. Cilde kesinlikle parfüm, krem gibi ürünler sürmeyin. Bu şekilde gittiğinizde lazer ışıkları direk ve doğrudan etki edecektir.</p>
<p>Diğer önemli bir detaya değinmek istiyorum. Kesinlikle tüyleri jilet dışında hiç bir şey ile almamanız gerekiyor. Örneğin ağda, cımbız, ip, epilatör gibi epilasyon yöntemleri tüyleri kökünden aldığı için, lazer ışınları kıl kökünü göremeyeceğinden hiç bir faydası olmayacaktır. Ancak epilasyon yapılacak bölge yüz bölgesi ise ve bayansanız yüzünüzü tıraş edemeyeceğiniz için tüylere hiç müdahale etmeden <strong>lazer epilasyon merkezi</strong>ne gitmelisiniz, oradaki uzman gerekli şekilde yüz bölgenizdeki tüylere müdahale ediyor. Şayet kazara da olsa tüyleri bu şekilde kökten alan bir şekilde aldıysanız 2-3 hafta bekleyip, tüylerin çıkmasını bekleyin ve tıraş edip öyle gidin.</p>
<p>Bunun yanında tüyleri sarartma, boyatma işlemlerine maruz kalmaması lazım. Çünkü en iyi lazer ışınları koyu renkli tüyleri görür, tüy renginin açık olması başarılı sonucu bir miktar geciktirir. Eğer cilt soyucu etkisi olan peeling ürünleri kullanıyorsanız, bu ürünleri epilasyondan 2 hafta önce bırakmalısınız. Bu detaylar epilasyondan istediğiniz verimi daha kısa sürede almanızı sağlar.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Lazerden Epilasyon Nasıl Yapılır ?</strong></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Lazer epilasyon</strong></span>, saniyelik atışlarla cilde zarar vermeden, cildi geçerek kıl köküne yoğunlaşır. Burada sıcaklık oluşturur ve kıl kökünü öldürür. Cilde bir zarar vermez lazerin işi kıl köküyledir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Neden Birden Fazla Seans Uygulanır ?</strong></span></p>
<p>Tek seansta tüylerin tamamen yok olması mümkün değil maalesef. Çünkü birkaç seansta tam olarak tüylerin köküne ulaşıp yok edebiliyoruz. Ayrıca bölge bölge de bu seanslar değişiyor. Normalde 6 seansta tamamen kurtuluyorsunuz. Yüz çevresinde bu oran 10 seansa kadar  çıkabiliyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Lazer Epilasyon Nasıl Uygulanır ?</strong></span></p>
<p>Öncelikle lazer uygulanacak bölge temizlenir. Bu bölgedeki uzun olan kıllar kısaltılır. Cildin  içinden kıl köklerine doğru ulaşır ve orayı etkisiz hale getirir. Tedaviden bir kaç hafta  sonra kıllar kendiliğinden dökülür.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Yaz Aylarında Uygulama Yapılmalı Mıdır ?</strong></span></p>
<p>Tedavi öncesinde bronzlaşmamak, bronz olmamak gerekmektedir. Ayrıca tedaviden sonrada bronzlaşmamak şartıyla ve güneş koruyucuları kullanarak yaz aylarında uygulama yapılabilir.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Lazer-Epilasyon-Hakkında-En-Sık-Sorulan-Sorular.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-744" title="lazer epilasyon, epilasyon resmi" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Lazer-Epilasyon-Hakkında-En-Sık-Sorulan-Sorular.jpg" alt="lazer epilasyon, epilasyon resmi" width="483" height="308" /></a></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><br />
Tedaviden Sonra İz Kalıyor Mu ?</strong></span></p>
<p>Lazer sonrasında hafif kızarıklık oluşur, bu da gün içerisinde ya da 2 günde geçicek birşeydir. Lazerden sonra solaryuma gitmek, güneşlenmek vb uygularsanız deride lekelenmeler oluşur. Ancak bu da geçicidir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong><br />
Seanslar Hangi Aralıklarda Olmalıdır ?</strong></span></p>
<p>Seans aralıkları kişiye göre ve lazer uygulanacak bölgeye göre değişim gösterir. Yüz bölgesinde yaklaşık 5 hafta ve diğer bölgelerde ise 6-8 hafta kadar olabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Neden Lazer ?</strong></span></p>
<p>Lazer günümüzde ve dünyaca kullanılan bir yöntemdir. Neden lazeri seçiyoruz.. Çünkü kalıcı bir etkiye sahip olması ve cilde zarar vermemesi baş nedenlerden bir tanesi. Lazerle kıllardan kurtulmak çok kolay..</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Seans sırasında veya Epilasyon sonrasında iz kalır mı?</strong></span></h3>
<p>Epilasyon işlemi yapılmasının ardından cilt üzerinde kişiden kişiye göre değişen nadir kızarıklıklar olur. Ancak bu endişe edilecek bir durum değildir ve bir iki günde geçer.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Lazer epilasyon can acıtır mı?</strong></span></h3>
<p>Epilasyon esnasında duyulan acı miktarı kişiden kişiye değişmekle yok denecek kadar azdır. Çoğu kişi sinek ısırığı kadar bir his duyduğunu ifade eder.</p>
<h3><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/lazer-epilasyon.jpg"><img decoding="async" class="alignright" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/lazer-epilasyon.jpg" alt="lazer epilasyon" /></a><span style="color: #ff0000;"><strong>Epilasyon kaç seansta sonuç verir?</strong></span></h3>
<p>Tüylerden kurtulmak için yaptıracağınız işlem bölgeye göre değişik seans sayıları içerir. Örneğin koltuk altı , bikini bölgeleri 5-6 seans da biterken, bacak bölgesi 4-5 seans da bitebilir, yüz bölgesi ise 8-12 seansa kadar çıkabilir. Çünkü yüz bölgesindeki tüyler daha açık renk ve ince tüyler olduğu için lazer ışınlarının etkisi biraz daha süre alabilir.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Seans sonrası tüylerin dökülmesi ne kadar sürer?</strong></span></h3>
<p>Seansa gittiğinizde size uygulanan epilasyondan sonra evinize gittiğinizde ilk 1 hafta içinde deri altındaki tüyler çıkar ve kendiliğinden bir iki günde dökülür. Tüyleri parmak uçlarınızla tutup çektiğinizde elinize gelir. Tüyler tamamen döküldükten ortalama 20-30 gün sonra kalan tüyler çıkmaya başlar ve siz bunları jilet ile keserek bir diğer seansa gidebilirsiniz.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>İki seansı arasındaki süre ne kadardır?</strong></span></h3>
<p>Genelde seans arasındaki süreler 45 gün ila 50 gün arasındadır. Siz bu işlemi yaptırdıktan ortalama 10 gün sonra tüm tüyler düşünce 30 gün kadar hiç tüy olmaz ve 30 gün sonra çıkmaya başlar. Ancak bu süreler kişiden kişiye, tüylerin yoğunluğuna, rengine, yapısına göre değişir.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Epilasyon işlemlerinden sonra nelere dikkat etmek gerekir?</strong></span></h3>
<p>Epilasyon yaptırdığınızda o bölgenin güneş ışınlarından korunması gerekir. Bölgeye bepanten krem kullanabilirsiniz. Lazer yapılan bölgeyi kesinlikle keselememeli, peeling türü cilt soyucu ürünlerden uzak durmalı, sıcak kaynar su ile bölgeyi yıkamamalısınız.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Erkeklerde epilasyon</strong></span></h3>
<p>Epilasyon denildiğinde genelde akla ilk gelen kadınlar olsa da erkeklerde istenmeyen tüylerden oldukça şikayetçidir. Özellikle vücut geliştirme ile veya benzer sporlarla uğraşan erkekler, vücut bölgelerindeki tüylerden son derece şikayetçidir. Erkekler genelde sırt, göğüs, koltuk altı, karın, ense, elmacık kemikleri ve boyun bölgelerindeki tüylerden kurtulmak için bu işlemi tercih ettikleri görülür.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Seans süresi ne kadardır?</strong></span></h3>
<p>Bir seansın süresi genelde bölgenin genişliğine, tüylerin miktarına göre değişir. Örneğin koltuk altı bölgesindeki tüylerin seans süresi tek koltuk altında 5 dakika sürerken, bacaklar tek bacak olarak 20-30 dakika sürebilmekte, omuzlar sırt bölgesi 40 dakika sürebilmekte, göğüs karın bölgesi 30 dakika sürerken, elmacık kemikleri 5-10 dakika, yüz bölgesi 15-20 dakika sürebilmektedir.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Lazer epilasyon güvenli midir?</strong></span></h3>
<p>Kesinlikle güvenli bir yöntemdir, sağlık açısından hiç bir sakıncası yoktur. Doğru bir merkezde eğitimli uzman kişiler tarafında yapıldığında asla cilt yanığı veya başka bir sağlık sorunu olmaz. Bu işlem, asla kanser yapmaz, hiç bir sağlık tehlikesi yoktur.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/lazer-epilasyon/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deri Cilt Çatlaklarının Nedenleri ve Tedavisi</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/cilt-catlaklari/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/cilt-catlaklari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Berfu Keskinkılıç]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jul 2019 21:46:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cilt Çatlakları]]></category>
		<category><![CDATA[Z - Editörün Seçtikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/cilt-catlaklari/</guid>

					<description><![CDATA[Cilt çatlakları, hemen hemen 3 bayandan birinde görülebilen ve genelde hızlı kilo alıp verme ya da gebelik döneminde ortaya çıkan, zaman zaman bazı erkekler için de fazla kilo alıp verme sonucu görülebilen bir tür cilt sağlığı sorunu olarak kabul edilebilir. Aslında hem erkek için hem de kadın için cilt çatlakları, deri çatlakları hiçbir hayati sorun [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cilt çatlakları, hemen hemen 3 bayandan birinde görülebilen ve genelde hızlı kilo alıp verme ya da gebelik döneminde ortaya çıkan, zaman zaman bazı erkekler için de fazla kilo alıp verme sonucu görülebilen bir tür cilt sağlığı sorunu olarak kabul edilebilir.</p>
<p>Aslında hem erkek için hem de <a href="https://www.xn--kadn-nza.net">kadın</a> için <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/guzellik-ve-bakim/cilt-bakimi/cilt-catlaklari/"><strong>cilt çatlakları</strong></a>, deri çatlakları hiçbir hayati sorun yaşatmayan, beden fonksiyonlarını engellemeyen sadece kozmetik bir sorundur. Dermiş isimli deri tabakasının orta kısmının yırtılması ile oluşan cilt çatlakları, zamanla azalır ancak tamamen kaybolmaz.</p>
<p>Cilt çatlakları, deri çatlakları gebelik döneminde, ergenlik döneminde, vücut geliştirme aşamalarında, hormon tedavisi süresince veya kullanılan bazı ilaçların yan etkisi olarak oluşabilir. Cilt çatlakları daha çok vücut yağlarının çok olduğu bölgelerde görülür. Örneğin karın bölgesinde, göğüslerde, üst kol bölgesinde, baldırlarda, kalçalarda ve kalça üstü bel altında kalan arka kısımlarda görülür.</p>
<p><img decoding="async" class="alignright" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/05/cilt-catlaklari.jpg" /><br />
Cilt çatlakları tedavisi için son zamanlarda kullanılan en etkili yöntemlerden biri <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/fraksiyonel-lazer-nedir/">fraksiyonel lazer yöntemi</a> ile uygulanan çatlak tedavisidir. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/fraksiyonel-lazer-nedir/"><strong>Fraksiyonel lazer tedavisi</strong></a> ile çatlak tedavisi ortalama 3 seans ile gözle görülür şekilde olumlu sonuçlar alınır. Aslında en önemli nokta burda çatlak sorunu oluşmaması için baştan önlem almaktır. Örneğin gebe kalan <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/kadin-ve-dogum/"><strong>kadın doğum</strong></a> yapana kadar çatlak önleyici kremler, yağlar kullanmalıdır.</p>
<h2>Deri Çatlaklarında Cilt Çatlaklarında Tedavi Yöntemleri</h2>
<p><strong>Dermaterapi Yöntemi</strong><br />
<strong>Platelet Rich Plasma (PRP) Yöntemi</strong><br />
<strong>Karboksiterapi</strong><br />
<strong>Pulse DYE Lazer (Boya Lazerleri)</strong><br />
<strong>Fraksiyonel Lazerle</strong><br />
Çatlaklar için krem araştırıyorsanız, bu tip tedavi yöntemleri size pahalı geliyorsa birkaç kullanabileceğiniz kremler ortalama 1 ayda etkisini göstermeye başlıyor. Ancak bu çatlak giderici kremleri kesinlikle eczanelerde satılan ürünler arasından seçmeye özen gösterin. Bunun yanında özel tekniklerle yapılan cilt masajları, mikrodermabrazyon, kimyasal peelingler, mezoterapik tedaviler, özel derma <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/guzellik-ve-bakim/makyaj/kozmetik/"><strong>kozmetik</strong></a> kremler, ilaç tedavileri, IPL ve Dye lazer tedavileri ile en derin en zor <a href="https://www.kadın.net/cilt-catlaklari/" target="_blank" rel="noopener">cilt çatlakları tedavisi</a> yapılabilir. Özellikle çatlak rengi mor ve kırmızı iken müdahale edilirse cilt çatlağına çözüm için en iyi adımı atmış olursunuz. Zira mor ve kırmızı renkli çatlaklar henüz kan dolaşımının devam ettiği tedavi edilebilir cilt çatlaklarıdır. Kısa sürede hiç çatlak kalmamış gibi görünüme kavuşulabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/cilt-catlaklari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Göz Altı Torbalarına Doğal Maske</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/goz-alti-torbalarina-dogal-maske/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/goz-alti-torbalarina-dogal-maske/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Berfu Keskinkılıç]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jul 2019 05:50:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göz Altı Torbaları]]></category>
		<category><![CDATA[Maskeler]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=2331</guid>

					<description><![CDATA[Göz altı torbaları Göz altı torbalarının sebepleri nelerdir? Göz altı torbaları çoğunlukla yorgunluk, genetik etkenler, stres, yaşlanma gibi sebeplerle ortaya çıkar. Genelde en sık karşılaşılan sebep ise yorgunluktur. Uykusuzluk, uzun müddet bilgisayar başında çalışmak, uzun süre televizyon başında kalmak göz altı torbalarını ortaya çıkaran etkenler arasındadır. Göz altında bulunan yağ keseciklerinin fıtıklaşması ile ortaya çıkan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><strong>Göz altı torbaları</strong></h1>
<h2>Göz altı torbalarının sebepleri nelerdir?</h2>
<p>Göz altı torbaları çoğunlukla yorgunluk, genetik etkenler, stres, yaşlanma gibi sebeplerle ortaya çıkar. Genelde en sık karşılaşılan sebep ise yorgunluktur. Uykusuzluk, uzun müddet bilgisayar başında çalışmak, uzun süre televizyon başında kalmak göz altı torbalarını ortaya çıkaran etkenler arasındadır.<br />
Göz altında bulunan yağ keseciklerinin fıtıklaşması ile ortaya çıkan göz altı torbaları, zaman içinde bağ dokusu ve deri gevşedikçe, kaslar uzun müddet kasılı şekilde kaldığında fıtıklaşmanın gerçeklemesi kaçınılmaz olur.<br />
Bunun yanında genetik faktörlerde göz altı torbalaşması için en önemli etkendir. Örneğin annesinde göz altı torbaları sorunu varsa oğlunda veya kızında da muhtemelen göz altı torbaları olacaktır. Özellikle 25 yaş itibariyle göz altı torbaları çok belirginleşir.</p>
<h2>Göz altı torbalarını yok etmek için evde neler yapılabilir?</h2>
<p>Göz altı torbası yok etmek için yapabileceğiniz en kolay ve en etkili yöntem evde bulundurabileceğiniz göz maskeleridir. Özellikle soğuk, buzlaştırılmış maskeler süratli şekilde göz altı torbalarını sıkılaştırarak yok eder. Bu tür göz torbası maskelerini hafta 3 gün, 15 dakika göz altılarında tutmanız çok etkilidir. Göz altı maskesi dışında günde bir kez 10 dakika birer dilim buzdolabında soğutulmuş patates dilimi, salatalık dilimi göz altı torbalarının birkaç haftada tamamen yok olmasını sağlar. Birde bilirsiniz hazır çay paketleri vardır sallama çay dediklerimiz, bu çay paketlerini çayı demledikten sonra suyun içinden çıkarıp, buzdolabında soğuttuktan sonra göz altlarınıza koyarak son derece etkili bir göz altı torbası geçirici maske türü uygulayabilirsiniz.</p>
<h2><img decoding="async" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/05/goz-alti-torbalari.jpg" /><br />
Göz altı torbaları nasıl giderilir?</h2>
<p>Göz altı torbaları için tedavi arıyorsanız öncelikle göz altı torbalarının hangi aşamada olduğunu belirlenmesi gerekir. Şayet göz altı torbaları düzensiz ve yetersiz uyku, yorgunluk gibi etkenler yüzünden ortaya çıkıyorsa dermokozmetikler ile göz altı torbaları tedavisi son derece kolay yapılabilir.<br />
Şayet göz altı torbaları genetik faktörler sebebiyle oluşuyorsa bu tip basit yöntemler tedavi edici etken olmayacaktır. Zira bu evrede plastik cerrah yardımı ile göz altı torbalarından kurtulmak mümkün olacaktır. Plastik cerrahlar duruma göre kimi zaman bu göz altı torbalarını çıkarır ve operasyonu başarı şekilde tamamlar.</p>
<h2>Göz altı torbası hangi hastalıkların belirtisi olabilir?</h2>
<p>Göz altı torbaları çoğu zaman geçici bir sorundur. Ancak göz altı torbaları çok uzun süredir devam ediyorsa ve ne yoğunluk, ne stres hiçbir sebep yokken bile varlığını koruyorsa o zaman göz altı torbalarının bir hastalık belirtisi olduğunu düşünmek gerekir. Örneğin böbrek hastalıkları, hormonal hastalıklar, vücuttan atılamayan su ve tuz birikimi göz altı torbalarının oluşumunu ve kalıcı formunu ortaya çıkarır. Zira böbreklerin iyi çalışmaması ilk önce göz altı torbalarının ortaya çıkması ile kendini gösterir.</p>
<h2 style="text-align: justify;">Göz altı torbaları için kesin çözüm</h2>
<p>Sadece 1 saatlik bir operasyon ile göz altı torbalarından kolayca kurtulabilirsiniz. Sabah göz altı torbalarını aldırmak için hastaneye giderek, öğlen evinize ulaştığınızda göz altı torbalarınızdan kurtulmuş olabilirsiniz. Göz altı torbaları alındıktan sonra birkaç gün operasyon sebepli biraz şişlik olabiliyor.</p>
<p><a title="Göz altı torbaları" href="https://www.xn--kadn-nza.net/guzellik-ve-bakim/cilt-bakimi/goz-alti-torbalari/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Göz altı torbaları</strong></span></a> ve morlukları çoğu insanın bazı zamanlarda yaşadığı bir durumdur. Bazı kişilerde daha farklı boyutlarda olabilmektedir. Kişiler bu morluk ve torbalardan dolayı kendilerini yorgun ve çirkin hissedebilmektelerdir. Bu oluşumlar dengesiz beslenme, kronik rahatsızlık ve düzensiz bir yaşan sonucunda oluşabilmektedir. Bu oluşumu azaltmak ve önüne geçmek doğal <a title="Güzellik ve bakım" href="https://www.xn--kadn-nza.net/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>bakım</strong></span></a>larla da mümkün. İşte bir <a title="Bitkisel bakım" href="https://www.xn--kadn-nza.net/guzellik-ve-bakim/cilt-bakimi/bitkisel-bakim/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>bitkisel bakım</strong></span></a> tarifi</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/07/goz-alti-morluklari-.jpg"><img decoding="async" class="wp-image-2334 alignright" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/07/goz-alti-morluklari-.jpg" alt="göz altı morlukları" width="346" height="230" /></a></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><em><strong>Malzemeler:</strong></em></span></p>
<p>Üç çay kaşığı ezilmiş at kestanesi</p>
<p>Yarım tatlı  kaşığı bal</p>
<p>Yarım tatlı  kaşığı ozon yağı</p>
<p>Bir tatlı kaşığı at kestanesi yağı</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/07/goz-alti-torbalari.jpg"><img decoding="async" class="alignnone wp-image-2335" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/07/goz-alti-torbalari.jpg" alt="göz-altı-torbaları" width="347" height="521" /></a></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><em><strong>Hazırlanışı ve Uygulama:</strong></em></span></p>
<p>Bir cam kasenin içerisine önce ezilmiş at kestanesini daha sonrada sırasıyla diğer malzemeleri ilave ederek karıştırıyoruz. Hazırladığımız karışımı göz altlarına hafif masaj yaparak uyguluyoruz. Beş dakika bekledikten sonra ciltten arındırıyoruz.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/07/goz-alti-morluklari-icin-maske.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-2336" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/07/goz-alti-morluklari-icin-maske.jpg" alt="goz-alti-morluklari-icin-maske" width="364" height="311" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/goz-alti-torbalarina-dogal-maske/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cilt Kuruluğu ve Sebepleri</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/cilt-kurulugunun-sebepleri/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/cilt-kurulugunun-sebepleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Berfu Keskinkılıç]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Jul 2019 13:48:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kuru Ciltler]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=483</guid>

					<description><![CDATA[Cilt Kuruluğu Cilt kuruluğu herkesin kulak aşinası olduğu bir tabirdir. Bebeğinden yaşlısına kadar her yaşta görülebilen bu durumu genelde bir nemlendirici bir krem ile çözmemiz genellikle işe yarar. Hatta bu yöntem çok kısa ve rahatlatıcı olduğu için gün içerisinde nemlendiriciyi hayatının bir parçası yapmış insanlar vardır. Belki de siz de o insanlardansınızdır. Ancak bazı durumlarda [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Cilt Kuruluğu</strong></h2>
<p>Cilt kuruluğu herkesin kulak aşinası olduğu bir tabirdir. Bebeğinden yaşlısına kadar her yaşta görülebilen bu durumu genelde bir nemlendirici bir krem ile çözmemiz genellikle işe yarar. Hatta bu yöntem çok kısa ve rahatlatıcı olduğu için gün içerisinde nemlendiriciyi hayatının bir parçası yapmış insanlar vardır. Belki de siz de o insanlardansınızdır. Ancak bazı durumlarda cilt kuruması ileri düzeyde olur. Böyle durumlarda da nemlendiriciler işe yarasa da uzun süreli bir etki gösteremezler. İşte o zaman devreye uzman yardımı girmesi kaçınılmazdır. Tıpta cilt kuruması ‘kserozis’ olarak nitelendirilir.</p>
<h3>Cilt kuruluğunun Belirtileri Nelerdir?</h3>
<p>Cilt kuruluğu aşırı derecede ilerlediği zamanlarda egzama denilen ve dermatit olarak da geçen bir cilt sorununun habercisi olabilir. <a href="https://www.kadın.net/guzellik-ve-bakim/cilt-bakimi/cilt-cesitleri/kuru-ciltler/" target="_blank" rel="noopener">Kuru ciltler</a> egzamanın dışında <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/seker-hastaligi/"><strong>şeker hastalığı</strong></a> (<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/seker-hastaligi/"><strong>diyabet</strong></a>), düzensiz beslenme veya <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/tiroid-hastaliklari/">tiroid bozuklukları</a> gibi sorunların belirtisidir. Bu gibi durumlarda bir cilt uzmanına görünmenin size çok faydası olacaktır.</p>
<p><strong><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/egzama-nedir/">Egzama</a>:</strong> Ciltte oluşan iltihap anlamına gelmektedir. Kaşınma haricinde yanma, pullanma gibi sorunlara yol açar. Tedavi sürecine girilmedikçe <a href="https://www.kadın.net/saglik/hastaliklar/" target="_blank" rel="noopener"><strong>hastalık</strong></a> gün geçtikçe ilerleyip daha ciddi boyutlara ulaşacaktır. Cildinizde kuruma oluşması, cildinizin pul pul olması, yanması, soyulması, kaşınması gibi sorunlara yol açacaktır. Bunlar yeteri kadar rahatsız edici olmasına rağmen bir de cildiniz bu kurumalar yüzünden çatlayabilir.</p>
<p>Bilirsiniz ki cildinizi mikroplara karşı koruyan koruyucu bir floraya sahipsiniz. Cildiniz kuruyup çatladığında bu florada açıklar meydana gelir. Bu açıklardan bir kez mikrop girdi mi, bu o bölgenin enfekte olduğu anlamına gelir. Çatlayan yer içten içe ağrı yapmaya rengi koyulaşmaya ve şişmeye başladıysa bilin ki o bölgede bir enfeksiyon gelişmiştir.</p>
<h3>Cilt Kuruluğunun Nedenleri (Sebepleri) Nelerdir?</h3>
<p><a href="https://www.kadın.net/cilt-kurulugunun-sebepleri/" target="_blank" rel="noopener">Cildin kuruması</a>, cildinizin su veya yağ kaybetmesi ile orantılı şekilde gerçekleşir. Yani cildiniz ne kadar su kaybederse o kadar çok kurur. Ancak bazı kişilerin cildi diğer kişilere göre daha yağlı olabilir. Bu kişiler için <a href="https://www.kadın.net/cilt-kurulugunun-sebepleri/" target="_blank" rel="noopener">cilt kuruması</a> tabiri caizse kırk yılda bir gerçekleşecek bir olaydır. Ancak bunun aksine bazı kişilerde ise cilt diğer insanlara nazaran kurumaya daha müsaittir. Cilt kuruluğuna sebep olan nedenlerden en çok rastlayabileceklerinizi aşağıda sıralayım;</p>
<p><strong>Yaş:</strong> Yaşımız ilerledikçe vücudumuz eskir. Tabi ki de eskiyen hiçbir şey işlemini tam olarak yerine getirememeye başlar. Aynı mantık ile cildiniz yaşınız ilerledikçe yağ bezlerinin yetersiz çalışmasından kaynaklanarak esnekliğini yitirir, yeteri kadar sıvı alamaz ve bu sebeplerden dolayı da cilt kuruluğu daha sık gerçekleşir.</p>
<p><strong>İklim:</strong> Yaşadığınız ortamın cildiniz üzerine çok büyük bir etkisi vardır. Bunu sizin üzerinizden değil de başka bir örnek üzerinden anlatacağım. Öncelikle rutubetin nemden kaynaklanan bir sorun olduğunu belirtmek istiyorum. Eğer çok fazla nem var ise çok fazla rutubet olur. Şimdi deniz kenarında ve dağ başında iki eviniz olduğunu düşünün. Bunların hangisi daha çok bakım isteyecektir? Deniz kenarında bulunan evde nemden dolayı duvarlar rutubetleşecek iken dağ evinizde bu durum daha az yaşanacaktır. Şimdi asıl konuya dönelim. Eğer yaşadığınız yer denize yakın ve iklim şartları nemli bir bölge ise cildiniz daha nemli olur. Bu yüzden de kuruması bir o kadar güçleşir. Ancak aksine çöl gibi bir yerde yaşıyor iseniz, her gün düzenli olarak nemlendirici kullanmanız gerekebilir.</p>
<p><strong>Güneş:</strong> Güneş sade bir açıklama ile cildinizi kurutur. Ancak güneş hayatımızda olmazsa olmazdır. D vitamininin aktifleşmesini sağlayan tek şey güneş ışığıdır. Bu yüzden güneşe çıkmayın diyemeyiz. Ancak aşırı güneşli havalarda yaz sıcağında öğlen 12’de dışarıya çıkmanız hem cildiniz hem de sizin açınızdan zararlıdır. Ancak güneş kremleri kullanmak cildinize iyi gelecektir.</p>
<p><strong>Cilt hastalıkları</strong>: Çocuklukta yaşanan cilt hastalıkları geleceği de etkileyebilir. Yani çocuklukta yaşanan bir dermatit ileride cilt kuruluğu sorunu yaşatabilir. Ayrıca <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/sedef-hastaligi/">sedef hastalığı</a>nın da cilt kuruluğuna yol açtığını belirtmekte fayda var.</p>
<p><strong>Hormonal Değişimler:</strong> Özellikle menopoz dönemindeki bayan hastalarda tiroid bezinin düzensiz çalışmasından kaynaklanan cilt kuruluğu görülme oranı normal hastalara nazaran daha yüksektir. Bu yüzden menopoz döneminde, bu cilt kuruluklarının egzamaya yol açmaması için hayatınıza nemlendirici kremleri geçirmeniz tarafımca önerilir.</p>
<p><strong>Kullanılan Bazı İlaçlar:</strong> Kullanılan idrar söktürücü veya bazı cilt kuruluğuna yol açabilen jel şeklindeki ilaçlar sadece kullanıldığı süreç boyunca cilt kuruluğuna yol açarlar. Yani siz ilacı bıraktığınız zaman cildiniz de normal haline dönecektir.</p>
<h3>Cilt Kuruluğu Teşhisi Nasıl Olur?</h3>
<p>Cildin kurumasında herhangi bir teşhise gerek yoktur. Kuruyan cilt zaten kurumuştur yani kendi kendine belli olur. Ancak eğer cildiniz son zamanlarda kurumaya başladıysa bu bir hastalığın habercisi olabilir. Bunu anlamak için mutlaka bir uzmana gözükmeniz gerekmektedir. Eğer doktor cildinizin kurumasına etki eden başka bir sağlık sorunundan şüphe eder ise, sizden birkaç test yaptırmanızı isteyebilir. Bu doğal bir durumdur çünkü doktorlar da işlerini garantiye almadan ilaç veremezler. Eğer size hiçbir test yaptırmadan teşhisi koyan ve ilacı veren bir doktor var ise o kişinin doktorluğundan şüphe edebilirsiniz.</p>
<h2>Cilt Kuruluğunun Tedavisi</h2>
<p><strong><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/kuru-cilt-icin-dogal-nemlendirici/">Nemlendiriciler</a>:</strong> Cilt kuruluğu gibi bir probleminiz var ise sizin için ilk çözüm yolu düzenli olarak nemlendirici kullanmanız olacaktır. Kullandığınız nemlendirici cildinizi yumuşatarak cildinizin üzerinde çatlaklar oluşmasını engelleyecektir. Her nemlendiricinin içindekiler kısmında farklı maddeler bulunabilir. Eczane eczane gezip sizin için en uygun olanını bulmanızda fayda var.</p>
<p><strong>İlaçlar:</strong> Eğer cilt kuruluğunuz ileri derecelere ulaştıysa doktorunuz bu sorun için size çeşitli kremler verebilir. Bu kremler içinde bulunduğu kimyasal maddeler ile cildinizdeki kızarıklıklara, çatlaklara, kaşıntılara iyi gelecektir.<br />
Kuruluğa sebep olan alışkanlıkları değiştirmek: Eğer gün içerisinde elleriniz çok kuruyorsa bunun belli başlı nedenleri vardır. Bunun için soğuk günlerde eldiven takmak, her kuruluk hissettiğinizde nemlendirici sürmenin çokça faydasını göreceksiniz. Elleriniz çatlamayacak, ağrımayacak, yanmayacaktır.</p>
<h4>Cilt Kuruluğundan Kurtulmak İçin Tedavi</h4>
<p>Size bu konuda birkaç öneride bulunabilirim.Öncelikle belirtmek isterim ki sıcak su cildinize nem veren bazı yağları vücuttan uzaklaştırır. Bunun sonucunda cildiniz kuruyacaktır. Bu sebepten dolayı banyoda sıcak su yerine ılık su tercih etmek cildinizin kurumasının önüne geçmeniz için bir yol olabilir. Sabun ve etil alkol içeren ürünler cildinizin kurumasında ciddi derecede etkilidir. Böyle şeyleri kullanmaktan kaçının. Lazım olmadıkça kullanmayın.</p>
<p>Elinizi yıkamamanın hijyen bakımından kötü olması gibi bir durum var. Ancak çok ve gereksiz bir şekilde yıkamanın da cilt sağlığı bakımından zararları vardır. Eğer nemsiz bir yerleşim yerinde oturuyorsanız eviniz için nem oluşturan cihazları kullanabilirsiniz. Soğuğa dikkat. Soğuk kış aylarının korkulu rüyası çatlak ellerdir. Nemlendiriciyi hayatınıza iyice yerleştirin. Bu konuda en kesin çözüm yollarından birisi nemlendiricidir. Susuz kalmamalısınız.</p>
<p>Suyun hayatınızdaki önemi sadece cilt kuruluğu için değil. Su her organınız için ayrı bir önem arz etmekte. Eğer alkol almış, kusmuş veya fazla terlemiş iseniz vücudunuz aşırı sıvı kaybetmiştir. Bu yüzden cildinize yeteri kadar sıvı gidemeyecektir. Bu yüzden cildiniz kuruyacaktır. Bol bol su için…</p>
<p><a title="Cilt kuruluğunun sebepleri" href="https://www.xn--kadn-nza.net/cilt-kurulugunun-sebepleri/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Cilt kuruluğunun sebepleri</strong></span></a>nden bir tanesi ihtiyoz denilen doğumsal  yani <a title="Genetik" href="https://www.xn--kadn-nza.net/genetik/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>genetik</strong></span></a> bir neden olabilir. Bu tür insanlar doğuştan bir kaç ay sonra özellikle bacaklarında pullanmalar başlar. Aileler çocuklarında aşırı cilt kuruluğunundan şikayet ederler. Genetik bir hastalıktır.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Cilt-Kuruluğunun-Sebepleri.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-484 alignright" title="kuru cilt, kuru cilt bakımı" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Cilt-Kuruluğunun-Sebepleri.jpg" alt="kuru cilt, kuru cilt bakımı" width="308" height="339" /></a></p>
<p>Ergenlik çağına kadar deride kuruluk ve aşırı pullanmalar görülebilir. Bu hastalığın gerekli olan nem alabilmesi dışında başka bir tedavisi yoktur. Telaşe yapmaya gerek yoktur. Bir dermotolog muayenesinden sonra uygun görülen krem kullanılmalıdır. İkinci bir neden de yaşlılarda özellikle olur belli bir yaştan sonra  cildin su oranı azalır, su tutma kapasitesi azalır, yağ salgısı azalır bu yüzden yaşlılarda cilt kuruluğu hatta yaşlılığa bağlı deri kaşıntılarıda bu sebeple çok sık olabilmekte.</p>
<p>Üçüncü bir neden ise allerjik bünyeli kişilerde atopik yapılı denilen kişilerde de bulunabilir. Atopik yapı  allerjiye yatkın olan kişi demektir. Alerjiye yatkın kişilerde egzaman vb. rahatsızlıklar sık görülebilmektedir. Bu yapıda olan kişilerin cilt yağ üretemedikleri için kuru bir cilde sahiptirler. Bu kişilerde de cilt kuruluğu çok fazla olabilmektedir. Bazı nedenlerde ilaçlardan olabilmektedir. Bazı tansiyon, kolestrol ilaçları vücutta kuruluğa neden olabilmektedirler. Günde iki seferden fazla yıkanılması ve sabunu sık kullanmak cilt kuruluğuna sebep olmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/cilt-kurulugunun-sebepleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Işık Peelingi</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/isik-peelingi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/isik-peelingi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Berfu Keskinkılıç]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Jul 2019 01:26:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Peeling]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Lekeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=193</guid>

					<description><![CDATA[Cilt üzerinde özellikle 30 lu yaşlardan itibaren kişiyi çok rahatsız eden, ergenlikten kalma koyu renk sivilce izler, su çiçeği gibi bazı hastalıklardan sonra gelişen çukur cilt izleri, yaşa bağlı gelişen çizgiler, kırışıklıklar, güneş lekeleri, doğum lekeleri, gebelik lekeleri, pigmentasyon benekleri oluşmaya başlar. Kullanılan bir çok cilt kremi hem uzun vadede kullanım gerektirir hemde düzenli olarak [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cilt üzerinde özellikle 30 lu yaşlardan itibaren kişiyi çok rahatsız eden, ergenlikten kalma koyu renk sivilce izler, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/sucicegi/">su çiçeği</a> gibi bazı <a href="https://www.kadın.net/saglik/hastaliklar/" target="_blank" rel="noopener">hastalıklar</a>dan sonra gelişen çukur cilt izleri, yaşa bağlı gelişen çizgiler, <a href="https://www.kadın.net/guzellik-ve-bakim/cilt-bakimi/kirisiklik/" target="_blank" rel="noopener">kırışıklıklar</a>, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/gunes-lekelerine-mucize-cozum/">güneş lekeleri</a>, doğum lekeleri, gebelik lekeleri, pigmentasyon benekleri oluşmaya başlar.</p>
<p>Kullanılan bir çok cilt kremi hem uzun vadede kullanım gerektirir hemde düzenli olarak her gün aksatmadan kullanmak gerekir. Bu sebeple çoğu kişi bir kaç kullanımdan sonra bu cilt sorunları için üretilen kremleri, maskeleri kullanmaktan vazgeçer. Bunun yanında bazı cilt lekeleri cildin orta tabakasına kadar ulaştığı için kullanılan cilt kremleri de sadece en üst tabakada kalıp, alt katmanlara ulaşamadığı için mevcut cilt sorunlarına etki edemeyebilir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright  wp-image-21576" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/07/isik-peelingi-nedir-hakkinda-bilgi.jpg" alt="" width="398" height="265" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/07/isik-peelingi-nedir-hakkinda-bilgi.jpg 510w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/07/isik-peelingi-nedir-hakkinda-bilgi-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 398px) 100vw, 398px" /></p>
<p>Bu aşamada <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/isik-peelingi/">ışık peelingi</a> devreye girer ve cildin orta tabakasına kadar ulaşabilme etkisi olduğu için az önce bahsettiğimiz bir çok cilt sorununa çözüm getirir. Işık <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/guzellik-ve-bakim/cilt-bakimi/peeling/">peeling</a>i orta tabakaya kadar ulaşıp, ciltte var olan melanin dağılımını homojen hale getirerek, doğum lekelerini, güneş lekelerini, sivilce lekelerini hızla tedavi eder. Cilt sorunlarını kısa sürede yok eden ışık peelingi, aynı zamanda cilde parlaklık ve canlılık verir.</p>
<p>Işık peelingi tedavisine başlamadan önce cilt iyice temizlenir ve ardından ortalama 10-15 dakika süren ışık peelingi tedavisi başlar. Tedavinin ardından kişi hemen normal hayatına dönebilir. Etkileri ise yüzde 97 oranında kendini gösterecek kadar başarılıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/isik-peelingi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PRP Uygulaması</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/prp-nedir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/prp-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Berfu Keskinkılıç]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Jul 2019 20:19:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Canlı Ciltler]]></category>
		<category><![CDATA[Parlak Cilt]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=14843</guid>

					<description><![CDATA[Ciltte PRP Uygulaması Nedir Nasıl Yapılır? Cilt yaşlanarak veya herhangi bir yaralanma durumunda fiziksel bazı özelliklerini yitirir. Bu sebeple cilt gençleştirmek için yapılan bir takım yöntemler, hasarlı bölgedeki cildin iyileşme aşamasında uygulanan metotlarla aynıdır. Lazer veya peeling türü yöntemlerle, cilt üzerinde oluşan hafif çaplı hasarlar ve büyüme faktörlerinin iyileşmesi hızlanır. Dermokozmetik olarak üretilen ürünler de [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Ciltte PRP Uygulaması Nedir Nasıl Yapılır?</h1>
<p>Cilt yaşlanarak veya herhangi bir yaralanma durumunda fiziksel bazı özelliklerini yitirir. Bu sebeple cilt gençleştirmek için yapılan bir takım yöntemler, hasarlı bölgedeki cildin iyileşme aşamasında uygulanan metotlarla aynıdır. Lazer veya <a href="https://www.kadın.net/guzellik-ve-bakim/cilt-bakimi/peeling/" target="_blank" rel="noopener"><strong>peeling</strong></a> türü yöntemlerle, cilt üzerinde oluşan hafif çaplı hasarlar ve büyüme faktörlerinin iyileşmesi hızlanır.</p>
<p>Dermokozmetik olarak üretilen ürünler de aynı şekilde deriyi tekrar yapılandıran maddeler içererek iyileşme gösterir. P.R.P cilt üzerindeki sorunu en hızlı ve en güvenli şekilde çözen yöntemlerden biridir. P.R.P ile cilt yenileme aşamasında ilk önce kişiden kan alınır. Ardından alınan bu kan özel bir filtreleme aşamasından geçirilir. Bu şekilde kanın platelet yönünden zengin olan bölümü elde edilir. İşlem gören kanın zengin kısmı tedavi edilmesi gereken cildin sorunlu bölgesine enjeksiyon ile aktarılır. Akabinde sorunlu bölgede hızla iyileşme başlar ve akne izleri, <a href="https://www.kadın.net/guzellik-ve-bakim/cilt-bakimi/kirisiklik/" target="_blank" rel="noopener">kırışıklıklar</a> gibi cilt sorunları giderilerek cildin yenilenmesi sağlanır.</p>
<p>P.R.P dolgu enjeksiyonu şeklinde uygulanabildiği gibi mezoterapi şeklinde de uygulanabilir. Bu işlemlerin yanında maske ve krem biçiminde de hazırlanabilir. <a href="https://www.kadın.net/prp-nedir/" target="_blank" rel="noopener">PRP işlemi</a> ile cilt yenileme seansı ortalama yarım saat sürer. Yüz bölgesinde, kollarda, ellerde, bacak içlerinde ve dekolte bölgesinde uygulanabilir. Cilt lekeleri, cilt kırışıklıkları, saç dökülmesi, yara izi, cilt çatlakları, sivilce izleri gibi bir çok cilt sorununun tedavisinde kullanılır.</p>
<p>Son derece güvenli bir yöntem olan P.R.P cilt yenileme yönteminde istenilen sonuçlar 3-4 seans sonrası görülmeye başlanır. 15 günde bir yapabilen seanslar sonunda elde edilen sonuç 1 yıl kadar kalıcılığını korur. Tekrar aynı sorunlara sebep olacak güneş ışınlarına çıkma sonucu oluşan cilt lekeleri, hızlı kilo alıp verme sonucu oluşan cilt çatlakları gibi sorunlara tekrar fırsat vermezseniz tedavisi yapılan cilt sorunlar tekrar etmez. <a href="https://www.kadın.net/prp-nedir/" target="_blank" rel="noopener">PRP cilt yenileme tedavisi</a> platelet sayısı yeterli olan herkese uygulanabilir.</p>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong>BAŞKA BİR KAYNAK:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Prp biyolojik bir tedavi yöntemidir. Yaşayan hücrelerinin kullanıldığı tamamen yeni jenerasyon bir tıbbı işaret eden bir tekniktir. Bu yöntemi estetik amaçlı veya yara iyileşmesinde hızlandırma amacıyla ve saç ekiminde kullanabiliyoruz. Prp’nin içerisindeki madde aslında kandan alınan trombosit dediğimiz hücrelerdir. Bu hücreler yara iyileşmesinde de rol oynuyorlar ve içlerinde 7 çeşit büyüme faktörü var. Hastadan 9 cc kadar kan alıp belli bir kit içerisinde santrifüj edip içinde ayrılmış hücre fraksiyonunu şırıngayla istediğimiz bölgeye enjekte ediyoruz. Bu hücreler enjekte edildikleri yerde de 7-10 gün arasında yaşamlarına devam ediyorlar. Hem iyileştirici görevlerini yapıyorlar hem de içindeki büyüme faktörlerini salgılıyorlar. Bu şekilde hücre konsantrasyonun arttırıp, enjekte edilmesiyle yapılan bir tedavi şeklidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14840" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Nedir-1-1.jpg" alt="Prp Nedir (1)" width="700" height="394" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Nedir-1-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Nedir-1-1-300x169.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Prp Nasıl Uygulanır?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Prp için hastadan 9 cc kadar kan alınıyor. Bu bir özel enjektör kitinin içerisinde santrifüj ediliyor. Yaklaşık 3 dakikalık santrifüjden sonra tüpün üzerinde belli bir segment ortaya çıkıyor ve oradaki segmenti enjektörle alıp hastanın istediğimiz yerine enjekte ediyoruz. Bu enjeksiyon sistemi çoğu zaman normal bildiğimiz enjektörler ve çok ince botoks iğneleriyle yapılabildiği gibi eşit dozlu dağıtmak ve ağrıyı azaltmak için otomatik pompalı bir tabanca sistemleri vardır. Hastanın kafasına çok ufak dozları çok sık aralıklarla kendisi uygun aynı deliğe batırarak verebiliyor. Bu daha güzel bir yöntemdir. Uygulanan yerde genellikle deri altı, derinin üstü olabilir. Derinin üzerine birtakım işlemler yapıyoruz. Ondan sonra Prp’yi üzerine koyduğumuz zaman yapılan işlemin açtığı deliklerden Prp’nin emilmesi sağlanabiliyor. Napaj dediğimiz yüzeyden iğneyle hafif batırışlarla uygulanan bir teknik vardır. Direkt cildin altına enjekte edilen teknikler vardır. Saç ekiminde olduğu gibi. Eklemin içerisine de enjekte edilen durumlar vardır. Yaraların etrafına, cilt altına, daha derin bölgelere enjekte edilen tekniklerde vardır. Pek çok şekilde uygulanabiliyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Nedir-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14839" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Nedir-2.jpg" alt="Prp Nedir" width="700" height="357" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Nedir-2.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Nedir-2-300x153.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Bir başka uygulaması da yüz gençleştirmede Prp daha katılaşan bir formuyla dolgu maddesine dönüştürülüp uygulanabiliyor. Dolgu maddesi, cildinizin dolgu alanlarına yani yanaklarına, kaş çevresine uygulanıyor. Bu şekilde amaç katılaşmış form içerisinde hücrelerin belli bir bölgede daha uzun süre tutulmasını sağlıyor. Bu başlangıçta bir dolgu gibi etki etse de 15 gün sonra erimesi ortaya çıkıyor. Zaten Prp’nin bir uygulama sıklığı vardır. En az 15 gün ve 3 hafta sıklıklarla uygulanması gerekir.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Prp İle Cilt Gençleştirme Nasıl Olur?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Prp cilt gençleştirmede tek başına da kullanılabiliyor. Fraksiyonel karbondioksit lazer uygulamalarıyla da gündeme gelmiştir. Tek başına uygulanmasında amacımız cildin özellikle kolajen tabakasını uyarmak ve burada hücresel destek sağlamaktır. Bunun uygulama yöntemi direkt cildin üzerine napaj dediğimiz çok hafif iğne batırma şeklinde olabileceği gibi hafif el hareketleriyle tık tık tık şeklinde batırılıyor. Burada küçük delikler açılıyor ve Prp buradan içeri doğru emiliyor. Bu şekilde olabileceği gibi belli bölgelerin altına özellikle kırışık bölgelerin altına veya derinin kırışıklıklarının altına direkt enjeksiyon şeklinde yapılabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Uygulaması-2-1.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14853" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Uygulaması-2-1.png" alt="Prp Uygulaması (2)" width="700" height="448" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Uygulaması-2-1.png 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Uygulaması-2-1-300x192.png 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Prp’nin bir başka uygulaması katılaştırılarak bir dolgu maddesi şeklinde uygulanmasıdır. Aynı dolgu gibi bir doldurma etkisi gösteriyor. Fakat 15 süren bir etkidir. Buradaki amaç Prp’nin içindeki hücrelerin belli bir yerde lokalize olarak daha uzun kalmasını sağlamaktır. Yani; bölgesel etkiyi arttırmak için yapılan bir yöntemdir. Fraksiyonel karbondioksitle de kullanıldığında da güzel bir kombinasyon oluyor. Fraksiyonel karbondioksit ciltte çok küçük lazer ışınlarıyla her seferinde kolajen tabakasına kadar minik minik delikler açıyor. Kolajeni ısıtıp, bir travma yaratıyor. Bizim verdiğimiz hücrelerde aslında yara iyileşmesini başlatan, sağlayan trombosit hücrelerdir. Dolayısıyla cilde bir anda hem hasar verip hem de onaracak elemanları bir araya getirip yoğun bir değişim sağlayabiliyorsunuz. Buradaki uygulamada lazer ışınları birtakım delikler açtığı için yüzeyden bir maske gibi uygulanması yeterli olabiliyor.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Prp Uygulaması Ağrılı Bir İşlem Midir?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Prp uygulaması ağrılı bir işlem değildir. Çünkü Prp çok incecik Yeni jenerasyon iğnelerle uygulanıyor. Bu iğneler sayesinde ağrıyı, iğnenin girip çıktığını biz hissetmiyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Uygulaması-1-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14852" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Uygulaması-1-1.jpg" alt="Prp Uygulaması (1)" width="700" height="648" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Uygulaması-1-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Uygulaması-1-1-300x278.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">İkinci nedense Prp çok doğal bir solüsyondur. Kendi vücut sıvılarımızdan hazırlanıyor. Dolayısıyla Ph’ı çok uygun. Diğer uygulamaların aksine burada madde enjekte edildiğinde ortaya çıkacak o yanma duygusu gibi şeyler de hissedilmiyor. O yüzden oldukça kolay bir uygulamadır.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Prp Tedavisi Ne Kadar Sürer?</span></h3>
<p style="text-align: justify;">Prp tedavisi ortalama 4 veya 5 seanstan oluşuyor. Her seans yaklaşık 2 veya 3 hafta arayla uygulanıyor. Bunun amacı Prp yapılırken taşıdığımız trombosit denen hücrelerin yaşam süreleriyle ilgili. Yaklaşık 10 gün sonra hayatlarını tamamlıyorlar. Dolayısıyla after etkisinin de 3-5 gün sonra bittiğini düşünürsek yaklaşık 15 gün sonra bir seferin etkisi bitmiş oluyor. Kalıcı bir tedavi değildir. Bir kür gibidir. Kürün süresini 2-3 aya yayabilmek için 15-20 gün aralıklarla 4-5 sefer yaptığımız zaman uzun bir dönemi etki altında gerçekleştirmiş oluyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Uygulaması-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14851" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Uygulaması-2.jpg" alt="Young female with clean fresh skin" width="700" height="372" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Uygulaması-2.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Uygulaması-2-300x159.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">15 günlük sürelerde her seferinde kan alınıyor. Bu kan santrifüj ediliyor. Bu işlem yaklaşık 3 dakika kadar sürüyor. Uygulaması da 10 dakika kadar sürüyor. Her bir işlem çok uzun tedavi süresi gerektirmiyor. Bu şekilde yaptırmak istemeyenler için olabilecek başka bir 1 seferde 50 cc kan alıp buradan hazırladığımız Php’yi dondurarak her seferinde hiç kan almadan buzluktan çıkarıp dondurduğumuz maddeyi sulandırarak da kullanabiliyoruz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/prp-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cilt beyazlatmak için pirinç maskesi</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/cilt-beyazlatmak-icin-pirinc-maskesi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/cilt-beyazlatmak-icin-pirinc-maskesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Berfu Keskinkılıç]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jul 2019 01:46:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Maskeler]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/cilt-beyazlatmak-icin-pirinc-maskesi/</guid>

					<description><![CDATA[Son yıllarda ne hikmetse özellikle genç kızlarda cilt beyazlatma merakı başladı. Bu amaçla uygulanan cilt beyazlatma maskeleri, cilt beyazlatmak kremi, cilt beyazlatma sabunu gibi arayışlara yönlendi inşalar. Bu gün sizlerle cilt beyazlatma için evinizde yapabileceğiniz hem ekonomik hem de etkili cilt beyazlatma maskelerinin baş tacı olan pirinç maskesini paylaşacağız sizinle. Pirinç maskesi uygulandıktan sonra hemen [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda ne hikmetse özellikle genç kızlarda cilt beyazlatma merakı başladı. Bu amaçla uygulanan cilt beyazlatma maskeleri, cilt beyazlatmak kremi, cilt beyazlatma sabunu gibi arayışlara yönlendi inşalar. Bu gün sizlerle cilt beyazlatma için evinizde yapabileceğiniz hem ekonomik hem de etkili cilt beyazlatma maskelerinin baş tacı olan pirinç maskesini paylaşacağız sizinle. Pirinç maskesi uygulandıktan sonra hemen fark edeceksiniz ki cilt yumuşacık ve pürüzsüz oluyor. İçeriğinin ne olduğunu bilmediğiniz ve oldukça pahalı olan kimyasal cilt beyazlatıcı kremleri , maskeleri kullanmak yerine evinizde tamamen bitkisel ve yan etkisi olmayan en güzel cilt bakım maskelerinden biri olan cilt beyazlatmak için pirinç maskesini kesinlikle 1 ay aralıksız kullanarak ne kadar etkili bir maske olduğunu görebilirsiniz.<br />
Pirinç içersinde bulunan para aminobenzoik asit, ferulik asit ve allantoin isimli maddeler cildi hem güneşin zararlı ışınlarından korur hem de cilt lekelerini yok ederek, cildin beyazlaşmasını sağlar. Hatta düzenli kullanılan pirinç maskesi cilt kırışıkları ile mücadelede çok etkili olduğu görülmüştür.</p>
<h2>Pirinç Maskesi</h2>
<p><strong>Pirinç maskesi malzemeleri</strong></p>
<p>1 çay bardağı pirinç unu<br />
1 çay bardağı süt<br />
Kaşık, tabak ve fırça<br />
<img decoding="async" class="alignright" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/05/cilt-beyazlatma.jpg" /></p>
<p><strong>Pirinç maskesi hazırlanışı</strong></p>
<p>Tabağın içine pirinç unu koyun ve üzerine sütü ilave edip iyice karıştırın. Maske kıvamını alacak şekilde koyu bir kıvam elde edin. İşte sadece birkaç dakikada hazırlayabileceğiniz bu kadar kolay ve etkili olan bu pirinç maskesi ile artık uygulamaya geçebilirsiniz. Akabinde hazır olan pirinç maskesini temizlenmiş cildinize fırça ile sürün ve yarım saat bu şekilde bekleyin. Bol ılık su ile yüzünüzü yıkayarak pirinç maskesinden yüzünüzü arındırın. Bir hafta içinde 2 defa yapacağınız bu cilt beyazlatıcı maske olan pirinç maskesi ile ortalama 1 ay sonra hem cilt renginin açıldığını hem de daha canlı cilt görünümünün ortaya çıktığını görebilirsiniz. Maskeden yüzünüzü arındırdığınızda dilerseniz yine evinizde hazırladığınız bir cilt nemlendirici maske kullanabilirsiniz. Cilt beyazlatmanın dışında son derece etkili bir kırışık giderici maske olan pirinç maskesi düzenli olarak en az haftada 2 kez ve 1 ay süre ile kullanılmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/cilt-beyazlatmak-icin-pirinc-maskesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yağlı Cilt Bakımı ve Temizliği</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/yagli-cilt-bakimi-ve-temizligi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/yagli-cilt-bakimi-ve-temizligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Berfu Keskinkılıç]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Jun 2019 16:05:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kırışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=101</guid>

					<description><![CDATA[Bu cilt tipinin açık gözenekleri ve yağlı bir yüzeyi vardır. Sivilceler, si­yah noktalar ve solgun bir görüntüye eğilimlidir. Bunun nedeni cildin alt tabakalarında sebum adı verilen maddenin, yağ bezleri tarafından aşın üretimidir. Ne yazık ki bu, ak­nelere en çok eğilimi olan cilt tipi­dir. İyi haber ise yağlılığın, cildini­zin daha genç kalmasını sağlaması­dır ve ayrıca başka [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu cilt tipinin açık gözenekleri ve yağlı bir yüzeyi vardır. <strong><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/guzellik-ve-bakim/cilt-bakimi/sivilceler/">Sivilceler</a></strong>, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/guzellik-ve-bakim/cilt-bakimi/siyah-noktalar/">si­yah noktalar</a> ve solgun bir görüntüye eğilimlidir. Bunun nedeni cildin alt tabakalarında sebum adı verilen maddenin, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/yag-bezesi/">yağ bezleri</a> tarafından aşın üretimidir. Ne yazık ki bu, ak­nelere en çok eğilimi olan cilt tipi­dir. İyi haber ise yağlılığın, cildini­zin daha genç kalmasını sağlaması­dır ve ayrıca başka yararlan da bu­lunmaktadır.</p>
<h2><strong>Yağlı ciltler için özel bakım</strong></h2>
<p>Her ne kadar sivilcelerle karşılaştığınız­da şiddetli bir çözüm uygulamak istese­niz de yağlı ciltlere çok sert davranma­mak önemli bir noktadır. Unutmayın, ağır temizleme uygulamaları yağ bezlerinin daha fazla sebum üretmesine yol açabi­lin Böylece cildinizin yüzey tabakaları kuru ve susuz kalır.</p>
<p>Yağlı ciltlere an iyi yaklaşım yağlan, has­sas bir şekilde gözenekleri tıkamadan elidi kurutmadan ya da zarar vermeden temizleyecek ürün çeşitlerinden yarar­lanmaktır. Cildinizin görülebilen bölümü yumuşak, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a>lı ve esnek kalabilmek için yağa değil, suya ihtiyaç duyar.</p>
<h3><strong>Akne Alarmı</strong></h3>
<p>Bu, zaten kendimizi güvende hissetmediğimiz ergenlik dönemlerimizde karşımıza çıkan stresli bir durumdur. Genellikle ailelerde görülen herhangi bir durumun, hormon değişimiyle birlikte tetiklenerek cildinizin daha fazla sebum üretmesine neden olduğu düşünülmektedir. Stres ve kötü beslenmeyle etkisi artabilir. Dikkatli <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/guzellik-ve-bakim/cilt-bakimi/"><strong>cilt bakımı</strong></a>, aknelerin kontrol altında tutul­masına yardımcı olur. Sivilceler iz kalmaması için sıkılmaktan kaçınılmalıdır. Piyasadaki te­davi yöntemlerini deneyin. Günümüzdeki ürünler bu sorunu çözmede etkili maddeler içerir. Çay ağacı yağı içeren ürünler de etkili olabilir. Eğer bu ürünler işe yaramazsa size bir tedavi yöntemi önermesi için doktorunuza başvurun veya bir dermatologa danışın.</p>
<p>A1 Her ne kadar cildiniz yağlanmaya eğilimli olsa da gözlerinizin çevresindeki deri hassastır. Bu ne­denle göz makyajınızı temizlerken yumuşak hare­ketler uygulayın. Bir pamuğu, yağlanmaya karşı et­kili temizleyiciye batırıp ve <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/guzellik-ve-bakim/makyaj/"><strong>makyaj</strong></a>ı çözebilmesi için pamuğu, birkaç dakika gözlerinizin üzerinde tutun. Daha sonra yumuşak bir biçimde göz kapa­ğınızdan ve kirpiklerinizden temizleyin.</p>
<p>A 2 Yüzünüzü, bir yüz temizleme ürünüyle köpür­tün. Bu, genel sabunlarla yaptığınız temizlikten daha iyidir çünkü temizleme sırasında cildinizdeki nemi alıp götürmez. Sadece kir ve yağdan arındı­rır. Parmak uçlarınızla cildinize yumuşak bir şekil­de masaj yapın. Daha sonra bol ılık suyla yüzünü­zü temizleyin.</p>
<p>A 3 Bir parça pamuğa sıkılaştırıcı losyon koyun ve rahatlatmak İçin cildinize sürün. Bu uygulama cildinizi rahatsız ederse daha hafif bir ürüne geçin. Pamuk işlem sonrası beyaz kalana kadar devam edin.</p>
<p>A 4 Yağlı ciltlerin bile nemlendiriciye ihtiyacı vardır. Böylece su üst tabakalarda kalır ve cildin yumuşak ve esnek kalması sağlanır. Cildinize ağır formüller içeren ürünler uygulamayın. Aksine hafif, akıcı sı­vıları tercih edin.</p>
<p>A 5 Birkaç dakika nemlendiricinin cildinize nüfuz etmesine izin verin. Daha sonra temiz bir mendili cildinize bastırarak fazlalığı alın, böylece par­lamayı önlemiş olursunuz.</p>
<h2>Yağlı Ciltler İçin Maske Tarifi</h2>
<p style="text-align: left;">Yağlı ciltler oldukça parlak görünür. Geniş gözenekleri ve <span style="text-decoration: underline;"><strong>siyah noktalar</strong></span> en büyük problemlerinden biridir. Sivilce oluşumuna en müsait olan cilt tipidir. Yağlı ciltle baş etmek oldukça zordur.</p>
<p>Bu konuda pek çok hatalar yapılır. En önemlisi ise cildi nemsiz bırakmaktır. Çoğu insan yağlı cildin neme ihtiyaç duymadığını düşünür. Her cilt tipin de olduğu gibi yağlı cildi mutlaka nemlendirilmeli.</p>
<p>Yağlı cilt sorununu tamamen ortadan kaldıramasak da uygulayacağımız basit yöntemlerle denge altına alabiliriz.</p>
<p style="text-align: left;">Evde uygulayacağınız oldukça basit ve az masraflı bu maske tarife bayılacaksınız.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/yagli-cilde-elveda.jpg"><img decoding="async" class="alignnone" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/yagli-cilde-elveda.jpg" alt="" /></a></p>
<p style="text-align: left;"><strong>MALZEMELER</strong></p>
<p style="text-align: left;">&#8211; 1 Çorba Kaşığı Elma Sirkesi<br />
&#8211; 5 Çorba Kaşığı Maden Suyu</p>
<p style="text-align: left;">Bu malzemeleri karıştırıp temiz bir pamuk yardımı ile yüzünü silin. 10 dk beklettikten sonra<br />
ılık su ile durulayın.</p>
<p style="text-align: left;">Sabah ve akşam olmak üzere cildinizi mutlaka temizleme losyonu ile temizleyiniz. Daha sonra alkol oranı yüksek bir tonik yardımı ile silin. Yağsız olmak şartı ile nemlendiricimizi unutmamalıyız. Yukarıda belirttiğim maskeyi de haftada bir uygulayarak yağlı cildinizden kurtulun.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/yagli-cilt-bakimi-ve-temizligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cildinize Göre Bakım</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/cildinize-gore-bakim/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/cildinize-gore-bakim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Berfu Keskinkılıç]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Jun 2019 10:31:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kırışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15</guid>

					<description><![CDATA[Hiçbirimiz, uzun ve hareketli bir yaşamın fiziksel etkilerinden tümüyle kurtulamayız fakat her birimiz zamanın yolumuza çıkardıklarını farklı değerlendiririz, Bu durum cildimiz için özellikle doğrudur. Hepimizin aynı temel deri yapısına sahip olduğunu öğrendik, fakat her birimiz farklı genetik kodlar taşırız. Özelliklerimiz, göz çevresindeki ve alnımızdaki kırışıklıklar, akneye olan eğilimimiz, ne kadar kolay bronzlaşıp yanaca­ğımız DNA&#8217;larımıza kalıcı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hiçbirimiz, uzun ve hareketli bir yaşamın fiziksel etkilerinden tümüyle kurtulamayız fakat her birimiz zamanın yolumuza çıkardıklarını farklı değerlendiririz, Bu durum cildimiz için özellikle doğrudur.<br />
Hepimizin aynı temel deri yapısına sahip olduğunu öğrendik, fakat her birimiz farklı genetik kodlar taşırız. Özelliklerimiz, göz çevresindeki ve alnımızdaki kırışıklıklar, <a title="Akneler,Akne,Akne Tedavisi" href="https://www.xn--kadn-nza.net/guzellik-ve-bakim/cilt-bakimi/akne/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>akne</strong></span></a>ye olan eğilimimiz, ne kadar kolay bronzlaşıp yanaca­ğımız DNA&#8217;larımıza kalıcı olarak basılmıştır. Eğer görüle­meyecek kadar küçük gözenekli mermer gibi bir cilde sahipseniz lise yıllarını bir, iki <a title="Cilt Problemleri" href="https://www.xn--kadn-nza.net/kuru-ciltlerde-sik-gorulen-problemler/"><strong>cilt problemi</strong></a> ile atlattığınızı tahmin etmek zor değildir fakat güneşle ilgili sorunlardan kurtulmanız bu kadar kolay olmaz. Öte yandan, eğer sütlü kahveden simsiyaha kadar uzanan geniş bir yelpazede yer alan kahverengi tonlu bir cilde sahipseniz cildinizdeki yağ fazlası ve <strong>sivilceler</strong>den yıllarca çekmişsinizdir, fakat cildiniz güneşe karşı daha dayanıklı olduğu için ilk çizginizi görmeden elli yaşınıza varabilirsiniz.</p>
<p>Asıl önemlisi, her cilt tonu ve tipinin avantaj ve deza­vantajlarının olması ve bu nedenle en iyi sonucu elde etmek için her ciltde doğru bakımın uygulanmasıdır. Cildinize bu bakımı yapabilmeniz için onun iki temel özelliğini bilmeniz gereklidir: Tonu ve tipi.</p>
<p>Cilt tonu, derinizin rengidir-mermer beyazı, buğday rengi, koyu siyah ya da bunlar arasında bir ton olabilir. Cilt tonunu melanin miktarı belirler, bu pigment cildinizin rengini verir. Cildiniz ne kadar çok melanin içerirse, o kadar koyu renktedir.</p>
<p>Melanin ayrıca cildin güneş hasarına ve tahrişine karşı ne kadar iyi dayanacağını da belirler. Cildiniz ne kadar açıksa, o kadar az melanin içerir ve güneş hasarına (ve güneşle ilgili lekelere ve kırışıklıklara) karşı o kadar duyarlıdır. Buğday renkli ve sarı cilt, daha fazla melanin içerir bu da onları güneşin zararlarına ve erken yaşlanmaya karşı daha dayanıklı hale getirir. En fazla miktarda koruyucu melanini kahverengi ve siyah cilt içerir. (Fakat koyu renk cildin de yanacağını unutmayın.)</p>
<p>Cilt tipinden bahsettiğimizde cildin kuru, yağlı veya karma olmasını kastederiz. Cildimizin tipini bilmemiz niçin gereklidir? Çünkü cilt ürünleri tek tip değildir. Yağlı ciltler için formüle edilen temizleyiciler iletonikler, kuru ya da duyarlı ciltleri yakar ve tahriş eder. Yağ bazlı temizleyiciler, nemlendiriciler ya da <a title="Makyaj" href="https://www.xn--kadn-nza.net/guzellik-ve-bakim/makyaj/"><strong>makyaj</strong></a> malzemeleri ise yağlı ciltte pütürlere ve sivilcilere neden olur.</p>
<p>Önemli olan cildinizin tonu ve tipi ne olursa olsun, ufak bir bakımının çok işe yarayacağını bilmektir. Doğal ürünleri vurgulayan bir cilt bakım programı, çoğu insanın leke ve çizgi problemlerini çözerken ya da minimize ederken ciltlerinin rengini, berraklığın ve yumuşaklığını artırarak güzelliklerini maksimize edebilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><strong>Cilt Tonuna Uygun Bakım</strong></h2>
<p>Çeşitli cilt tonları arasında bulunan farklılıkların çoğu melanin miktarına bağlanabilir. Melanin, cilt rengini saptamanın dışında kişinin güneşe karşı dayanıklılığını, tahriş ve iltihap­lanmadan korunma yeteneğini de belirler. Dermatologlar, cildin güneş ışınlarına karşı duyarlılığını birden altıya kadar sıralanan bir renk cetveli kullanarak değerlendirirler. Bir numarada bulunan sarışın ciltli kişiler, her zaman yanar asla bronzlaşamazlar. Altı numaradakiler, koyu kahverengi cilde sahiptir ve güneşin zararlı etkilerine karşı diğer cilt tipler­inden daha uzun süre dayanabilirler. Latinler ve Ortadoğulular cetvelde dört ya da beş numarada yer alırlar. Her cilt tonunun kendine özgü karakterleri vardır.</p>
<h2><strong><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Cildinize-Göre-Bakım.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-16 alignright" title="Cildinize Göre Bakım" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Cildinize-Göre-Bakım.jpg" alt="Cildinize Göre Bakım" width="309" height="217" /></a>Beyaz Cilt için Cilt Bakım</strong></h2>
<p>En açık tenli insanlar (Kafkasyalılar, İrlandalılar ve Kuzey Avrupalılar), deri hasarlarından ve yinelenen şekilde güneş ışınlarına maruz kalmanın yarattığı yaşlanmadan daha çok etkilenirler. Melanin güneş ışınlarını emer, bu yüzden ciltlerinde melanin olmayan ya da az olan insanların doğal savunmaları düşüktür.</p>
<p>Avantajları: Beyaz ciltte, yara izleri ve lekeler diğer cilt tonlarına göre daha zor olur. Bu yüzden genel olarak peeling&#8217;lere, yüz gerdirme de dahil olmak üzere her çeşit kozmetik cerrahiye daha iyi cevap verirler.</p>
<p>Dezavantajları: Beyaz cilt, koyu renk ciltlere oranla daha ince olduğu ve daha az melanin içerdiği için güneşin verdiği hasarlara, kızarıklığa, özellikle de yanaklarda ve burun yanlarındaki kılcal damarlarda çatlaklara daha du­yarlıdır. Beyaz cilt ayrıca, şiddetli bir deri iltihaplanması olan ve akneye benzeyen, sıklıkla da çatlak damarlarla karakterize olan rosacea&#8217;ya eğilimlidir. Sonuç olarak beyaz cilt, kanser öncesi ve kanserli deri lezyonlarından daha çok etkilenir. Cilt ne kadar açıksa o kadar duyarlıdır.</p>
<p>Konu Çalışması: 51 yaşındaki hastam Ellen -açık tenli, mavi gözlü, sarışın- büroma geldiğinde açık beyaz cildin tipik problemlerine sahipti: güneşin neden olduğu kahverengi lekeler, çizgiler ve kırışıklıklar. Çene çizgisi sarkmaya baş­lamıştı. Tek çaresinin kozmetik cerrahi olduğuna inanıyordu. Oysa yanılıyordu.</p>
<p>Yüz gerdirme, cildi çarpıcı bir şekilde düzeltse de, derinin yapısını geliştirmez. Bu yüzden yüz gerdirme Ellen&#8217;in çizgilerini ve kırışıklarını yalnızca yeni bir pozisyona sokardı. Oysa, antioksidan terapi yeni çizgi ve kırışıklıkların gelişimini yavaşlatırken cildin gerçek sağlığını geliştirir. Ellen&#8217;i, alfa lipoik asit (ALA) ve vitamin C ester gibi yüksek etkili ürünlerle birlikte güçlü bir antioksidan terapiye soktum. Topikal vitamin C ester, kolejen üretimini artırmaya yardım ederek cildin kalınlaşmasına yardımcı olan bir antioksidandır.</p>
<p>Üç ay içinde, Vitamin C ester terapisi sayesinde Ellen&#8217;in kahverengi lekeleri ve çizgileri solmaya başladı ve cildi daha sıkılaştı. Lazer terapisini ve yüz gerdirmeyi mutlulukla erteledi:</p>
<p>Önemli Nokta: Her ne kadar antioksidan terapi güneş ışınlarının etkilerini onarmaya yardımcı olursa da yaşam boyunca korunmasızca güneşte kalmanın cilde zarar veren etkilerini tümüyle elimine edemez. Bu yüzden bütün okurları en azından SPF-15 (güneşten korunma faktörü) içeren bir koruyucu kullanmaları konusunda uyaracağım. Her gün sabah makyajınızı yapmadan önce uygulayın ya da en azından SPF-15 içeren bir fondöten kullanın. Boynunuza, omzunuza ve ellerinize de sürün. Bu bölgelerdeki ince ve hassas cilt, güneş hasarına çok açıktır.</p>
<h2><strong>Kahverengi Cilt için Bakım</strong></h2>
<p>Kahverengi ve beyaz cilt arasında çevre ve diğer tahriş edicilere verdikleri tepki ve nasıl iyileştikleri açısından büyük farklılıklar vardır.</p>
<p><strong>Avantajları: </strong>Kahverengi cilt, beyaz ciltten daha fazla melanin içerir. Güneşin zararlarından etkilenmesi daha zordur ve daha uzun süre düzgün ve kırışıksız kalır. Aynı zamanda kahverengi ciltte yağ bezleri daha yoğun olduğu için yağlı olmaya eğilimi fazladır. Bu fazladan yağ, çizgileri ve kırışıkları uzak tutar. Kahverengi cildin avantajlı olarak daha elastik ve daha uzun süre gergin kalma eğilimi içinde olduğuna dair bazı kanıtlar vardır.</p>
<p>Dezavantajları: Kahverengi cilt, iltihaplanmaya daha eğilimlidir. Gerçekte kahverengi ciltte, basit bir akne olayı bile aşın iltihaplanma reaksiyonu tetikleyebilir. Çünkü yüksek melanin içeren bir ciltte iltihaplanma, hızla saldırıp derideki elastini bozan kimyasalların üretimini tetikler. Bu süreç görünür yaralara neden olabilir, pigmentte değişikliklere yol açar ve bazen keloit denen geniş, tümsekli yaralara neden olur. Bu iltihabi cevap, siyah ciltte ufak bir sıyrıktan veya sürtünmeden, hatta bir sivilceden -iltihap sonrası hiperpigmentasyon adı verilen- koyu bir leke kalmasının da nedenidir. (Siyah ciltte ayrıca pigmentasyon kaybı da olabilir -hipopigmentasyon ya da vitiligo denen- fakat bu durum pek yaygın değildir.)</p>
<p>Kahverengi ciltli birçok erkek, özellikle tıraştan sonra kıl dönmesinden ve sivilcelerden şikayetçidir. Siyah erkeklerin yüzde 60&#8217;ının, pseudofolliculitis barbae (Kıvırcık kılların deri altında büyüyüp sivilceler oluşturduğu iltihaplanma sürecini açıklayan süslü bir terim) denen bu rahatsızlığı çektiği tahmin ediliyor. Fazla melanin içeren cilde sahip herhangi bir erkek bu riski taşır.</p>
<p><strong>Konu Çalışması:</strong> 39 yaşında, Afrika kökenli Amerikalı hastam Judy, cilt problemleri ile geldiğinde yüzünde aknenin bıraktığı izler ve egzamanın yol açtığı renk bozukluğu problemi vardı.</p>
<p>Durumu, popüler akne ilacı benzoyl peroksit kullan­dıktan sonra daha da kötüleşmişti. Derisinde düzelmesini istediği yerlerde kahverengi izler kalmıştı. Judy, sert sabunlar ya da güçlü akne ilaçları gibi tahriş edicilerin, kahverengi ciltte gerçekte iltihaplanmayı ve hiper pigmentasyonu artırdığını bilmiyordu. Kahverengi cildi en iyi şekilde tuta­bilmek için, kullanılan ürünlerde çok seçici olmak gerektiğini zor yoldan öğreniyordu.</p>
<p>Lazer, derin peeling, dermabrasion ve tabii ki plastik cerrahinin bütün biçimleri gibi günümüz uygulamalarının çoğu, deride yaralanmalara ve iltihaplanmaya neden olur. Bu da, pigmentli deride görünümü düzeltme yerine yara izlerine yol açabilir. Retin-A (A vitamininin iltihaplanmaya yol açan bir türevi) ya da güçlü asit solüsyonları gibi ürünler dahi çok hassas kişilerde sorunlara yol açabilir. Bununla ] birlikte ılımlı dozlarda kullanıldığında alfa hidroksi asitler  (antioksidandır) kahverengi ciltteki düzgün olmayan pigment yapısını dengeleyebilir ya da diğer problemleri çözebilir.</p>
<p>Judy&#8217;nin yüzünün bazı bölümlerinde akneler ve yanak­larında, alnında ve çenesinde koyu akne izleri vardı. Egzama yüzüne zarar vermedi fakat bacaklarının alt bölümlerinde koyu kahverengi ve gri lekeler bıraktı. Benzoyl peroksite verdiği reaksiyon alerjenlere ve tahriş edicilere çok duyarlı olduğunu gösteriyordu. Kahverengi ciltli birçok insan gibi, aşındırıcı olmakla birlikte iyileştirici ve nazik bir tedaviye ihtiyacı vardı. Dermabrasion ya da bazı doktorların beyaz ciltteki akne izlerini yok etmek için kullandığı derin asit peeling Julie&#8217;nin nazik cildinde korkunç sonuçlar üretebilirdi.</p>
<p>Onu kortizon (egzama yüzünden daha fazla renk bo­zukluğu olmasın diye) kremleri kombinizasyonu ile tedavi ettim ve rengi değişen bacaklarına günde iki kez uygulaması için hafif alfa hidroksi asit losyonu verdim. Ayrıca yüzüne (sivilceleri durdurmak için) topikal antibiyotik tedavisi uyguladım ve akne izleri için alfa lipoik asit verdim. Üç ay içinde yüzü çarpıcı şekilde pürüzsüzleşti ve daha genç görünmeye başladı (topikal antioksidanların hoş yan etkisi). Bacaklarının alt kısımlarındaki pigment dengesizliği gitti ve doğal, sağlıklı kahverengi tonuna döndü.</p>
<p><strong>Önemli Nokta</strong>: Koruyucu melaninin bolluğuna rağmen kahverengi cilt yumuşak, sevecen bir bakıma ihtiyaç duyar. Cildi tahriş eden ya da iltihaplandırarak tedavi eden astrenjan gibi ürünlerden kaçının. Akne ilaçlarını dikkatle kullanın, bunların yüzde 2.5 benzyl peroksitten fazlasını içerenlerinden sakının. (Yüzde 5 veya 10 oranındakilerden kesinlikle kaçının.) Ayrıca Retin-A (A vitamininin asidik biçimi) ve Renova (Retin-A molekülü içerir fakat çok hafif temelde) beyaz ciltte çizgileri ve kırışıkları çok iyi derecede azaltırken, eğer doğru dozajda kullanılmazsa kahverengi ciltte renk kaybına neden olabilir. Fakat kahverengi cilt, alfa hidroksi asit (AHA), meyve, süt ve diğer doğal kaynaklardan elde edilen bir grup doğal asit tedavisini tolere edebilir. Aşırıya kaçmadan kullanıldığında alfa hidroksi asitler, kahverengi ciltte düzensiz pigmenti iyileştirebilirler. (Daha fazla bilgi için bk. Bölüm 8.) Bu kitap boyunca, antioksidan terapinin kahverengi cildi renk bozukluklarından, yağ bezlerinin fazla çalışmasından ve diğer problemlerden nasıl kurtaracağını göreceksiniz.</p>
<h2><strong>Açık Kahverengi ya da Sarı Cilt için Bakım</strong></h2>
<p>Az miktarda melanin bile cildinizde muazzam etkiler yara­tabilir. Bu en çok Asyalı ve Akdenizlilerde belirgindir. Asyalıların teni açık bejden koyu sarıya kadar giden bir yelpaze içindedir. İtalyan, Orta doğu ya da Akdeniz soyu kendine özgü altın ve daha soluk tonlarda koyu beyaz bir cilde sahiptir. Bu &#8220;ekstra&#8221; melanin Akdenizlilerin ve Asyalıların cildine, kahverengi cildin pek çok iyi özelliğini ve prob­lemini verir.</p>
<p><strong>Avantajları:</strong> Asyalı cildi, güneşin zararlarına karşı beyaz ciltten daha dayanıklıdır fakat kahverengi ciltten farklı olarak cilde pürüzsüz bir görünüm veren ufak gözeneklere eğilim­lidir. Akdenizli cildi tersine daha kalın ve daha yağlıdır. Bu daha büyük gözenekler fakat güneş ışığından daha az zarar görme <strong>ve daha az kırışık anlamına gelir.</strong></p>
<p><strong>Dezavantajlar</strong>ı: Hem Akdenizli, hem de Asyalı cilt soluk ve sarımsı görünebilir. Cildi nemlendiren sağlıklı bir diyete özenle bağlı kalmak, orta renkli bir cilde sahip hasta için en iyi tedavi şeklidir. Her gün en az sekiz ile on bardak su içmek ve bol bol antioksidan içeriği zengin meyve, sebze yemek herkesin sağlıklı kalması için çok önemli öğelerdir fakat Asyalı ve Akdenizliler&#8217;de soluk ciltle ilgili problemlerden sakınmak için özellikle çok yardımcıdır. Akdenizli cildi zaman zaman lekeli ve yağlı da olabilir. Ek olarak, iltihap­lanmanın her türlü tipi (kimyasallar, hafif travma ya da diğer tahriş ediciler nedeniyle) çabucak lekelenmelere yol açabilir. Ayrıntılı bir incelemede aşırı iltihaplanmaya bağlı cevabın kahverengi ciltte olduğu gibi Asyalı ciltte de yaygın olduğu görülür.</p>
<p>Konu Çalışması: 54 yaşındaki Asya kökenli, Amerikalı hastam Lia, birkaç yıl önce bana geldiğinde ince kırışık­lıklardan, donuk cilt renginden ve orta yaşlarında sahip olduğu şişliklerden ötürü üzgündü. Ona yalnızca liposuction ve cerrahinin yardımcı olabileceğini düşünüyordu.</p>
<p>Dikkatle inceledikten sonra alfa lipoik asit, vitamin C ester ve diğer tedavilerin görünüşünde çok büyük gelişme yaratacağını açıkladım. Çok şüpheciydi ve eğer &#8220;cosme-ceutical&#8221; programım işe yararsa beni seçeceğim bir restoran­da yemeğe götüreceğini söyledi.</p>
<p>&#8220;Anlaştık,&#8221; dedim ve hemen göz çevresindeki ince çizgileri ve şişlikleri (iltihaplanmanın diğer sonucu) azaltmak için DMAE ile yüzde 15 vitamin C ester içeren alfa lipoik asit kremine ve tüm yüzüne uygulaması için alfa lipoik asite başlattım. Herhangi bir değişiklik gördüğü an beni aramasını söyledim.</p>
<p>Ertesi sabah, büroma girdiğimde çalan telefon beni çok sevindirdi. Lia, göz terapisinin anti-iltihapsal etkisinin şimdiden işe yaradığı konusunda beni bilgilendiriyordu. Göz çevresindeki şişliklerin azaldığını gördüğünde ina­namamıştı. Üç ile beş gün içinde cildinde daha sağlıklı bir parlaklık olduğunu bildirdi. Cildindeki solukluk azalmıştı ve bu aslında alfalipoik asitin dolaşıma yardımcı olduğu anlamına geliyordu. Görüyorsunuz alfa lipoik asit iltihap­lanmayı azalttığı gibi ciltte bulunan nitrik oksid synthase denilen ve sirkülasyonu kontrol eden bir enzim üzerinde de kendine özgü bir etkiye sahiptir. Üç ay içinde, ince çizgileri azalmaya başladı ve Lia, sonuçtan memnun olduğunu açıkladı. Bana hala bir akşam yemeği borcu var, fakat ameliyat yerine, doğal antioksidan programa sıkı sıkıya uyması benim için yeterli bir ödül oldu.</p>
<p>Kararı onu bazı hayal kırıklıklarından da kurtardı. Asyalı cildin iltihaplanmaya, sıyrık ve sürtünmelere karşı tepkisi ile kahverengi cilde benzediğini hatırlayın. Ameliyatın ardından iyileşme süreci, düzgün olmayan pigmentasyona yol açabileceğinden Lia&#8217;nın, cilt rengi daha da kötüleşe-bilirdi.</p>
<p>Önemli Nokta: Hem Akdenizli, hem de Asyalı cilt soluk ya da sarımsı görünebilir. Cildi nemlendiren sağlıklı bir diyete sarılmak orta ten rengine sahip hastalar için en iyi yoldur. Her gün en azından sekiz-on bardak su içmek ve bol bol antioksidan yönünden zengin meyve ve sebze yemek sağlıklı kalma açısından herkes için önemlidir fakat Asyalı ve Akdenizlilerin soluk cilt tonu probleminden sakınabilmeleri için özellikle yardımcıdır.</p>
<h2><strong>Cilt Tipine Uygun Bakım</strong></h2>
<h3><strong>Kuru Cilt için bakım</strong></h3>
<p>Ciltte gerginlik ve kuruluk hissi, her ne kadar yaşla ilgili olabilse de sert bir temizleyicinin ya da cildinizin ihtiyaçlarını içermeyen bir nemlendiricinin kullanılması da kuru ciltte aynı sonuçlara yol açabilir. Hassas bir cilt bakım rutini en kuru cildin bile daha yumuşak ve parlak görünmesine yardım edebilir.</p>
<p>Temizleme: Kuru cilt hassas bir temizleyiciye ihtiyaç duyar. Neyse ki piyasada bunlardan çok miktarda mevcuttur: Zeytinyağı ya da lanolin gibi yumuşatıcılar içeren ve genellikle güzellik sabunu olarak adlandırılan &#8220;Süperyağh&#8221; sabunlar, sütlü likit temizleyiciler, tissue-off (ölü deriyi temizleyici krem) temizleme kremleri vardır.</p>
<p><strong>Nemlendirme</strong>: Cildiniz ne kadar kuru ise nemlendiriciniz de o kadar çok su içermelidir. Gliserin, hiyalüronik asit ya da dimetikon ile formüle edilmiş bir ürün seçin. Bunlar gün boyunca yaşanan nem kaybını yavaşlatır, daha fazla su kaybını önlerler. Ya da doğal bir yol izleyerek yüzünüze yalnızca zeytin yağı sürün. (Tabii ki, eğer akne eğiliminiz varsa bundan kaçının.) Zeytinyağını gece yatmadan önce uygulayın. Ayrıca her ne kadar iyi bir salata sosu olsa da, zeytin yağının cildinizi güneşten korumayacağını unutmayın.</p>
<p>Kozmetikler: Yağ bazlı fondötenler, allıklar ve pudralar arayın. Yağ bazlı makyaj malzemelerinin isimleri hydrating, nourishing ve moisturizing gibi kelimeler içerir. Krem ya da krem-toz allıkları seçin, cildinizi düzgün gösterir; toz allıklar çizgi ve kırışıklıkları belirginleştirir.</p>
<p><strong>Güneşten Korunma</strong>: Kuru cilt diğer cilt tiplerine göre daha az yağ üretir, bu yüzden iltihaplanmaya karşı daha açıktır. Yıl boyunca SBF-15 (Koruma faktörü 15 olan) koruyucu -ya da koruma ve antioksidan eklenmiş bir nemlendirici kullanın. Ve eli sıkı olmayın: Yüzünüz için bir, boyun ve göğsünüz için ise iki misket büyüklüğünde koruyucu kullanın.</p>
<h3><strong>Yağlı Cilt için bakım</strong></h3>
<p>Eğer yağlı bir cilde sahipseniz kendinizi kutsanmış sayabi­lirsiniz. Şimdi şikayet edip durduğunuz yağ, yaşlanırken size yarar sağlayacak bir besleyicidir.</p>
<p>Tabi ki önce parlak bir burun ve yağlı yanaklarla baş etmek zorunda kalabilirsiniz. Çözüm için onunla kavga etmeyin, kontrol edin.</p>
<p><strong>Temizlem</strong>e: Eğer yağı kurutmak için sert, deterjan bazlı sabunlar ve alkol yüklü astrenjanlar kullanıyorsanız, durun. Hemen. Zamanla, bu ürünler cildinize zarar verebilir ve zaten fazla aktif olan yağ bezlerinin üretimini teşvik edebilir. Yağlı ciltler için formüle edilmiş yağ bağlayıcı bir likit ya da jel temizleyiciyi deneyin. Ve kakao yağı, temizleme kremi ya da lanolin gibi yağlı içeriği olan &#8220;süper yağlı&#8221; sabunlardan kaçının. Bugüne kadarki en etkili yağ kontrol kremi Clinac O.C., yağı absorbe eden ve zararsız maddelere ayıran bir moleküldür. Bu teknoloji, okyanusa dökülen petrolü temi­zlemek için orijinal olarak tasarlanan bir kimyasaldan alınmıştır. Bir kreme eklendiğinde, Clinac O.C yüz yağını azaltabilir, yüz pırıltısını minimuma indirir. Bu ürün, saatlerce işe yarar ve makyajla birlikte kullanılabilir. Akneyi artırmaz ve tahriş edici değildir.</p>
<p><strong>Nemlendirici</strong>: Cildinizin ne kadar yağlı olduğuna bağlı olarak hiç nemlendirmeyebilir ya da cildinizden yağı atan sert temizleme ürünleri kullandığınız için bir nemlendiriciye ihtiyacınız olduğunu düşünebilirsiniz. Fakat eğer ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız, gliserin ve sodyum pyrrolidon-ecarboxylik asit (PCA) gibi humectant (suyu çeker ve tutar) içeren nemlendiriciler kullanın. Bu maddeler yağlı parlaklığa neden olmadan suyu cildinizde tutar. Ayrıca bir losyon seçin. Kremlerden daha hafiftirler ve daha az yağ içerme eğilimin­dedirler, böylece gözenekleri tıkamazlar.</p>
<p><strong>Kozmetikler</strong>: Yağ içermeyen ve su bazlı fondötenleri seçin. Zaten yağlı olan cildinize fazladan yağ eklemezler. Diğer seçenekler, yağı kurutan fondötenler ve pudralardır, bunlar fazla yağı emerek parlamayı geciktirir. Krem allıklar yerine toz olanları kullanın.</p>
<p>Güneşten Korunma: Yağlı ciltli birçok kişi, içerdikleri yağın sivilceleri tetikleyebileceğini düşünerek güneşten koruyucu ürünlerden kaçınırlar. Artık yağ içermeyen ko ruyucular bu bahaneyi de ortadan kaldırdı. Bunlar, fazladan parlama yaratmadan cildinizi güneşin saldırısından koru­yabilirler.</p>
<h3>Karma Cilt</h3>
<p>Karma cildin bakımı, dengeleme eylemidir: Tipik olarak yanaklar, alın, burun ve çene gibi (T bölgesi olarak adlandınlır) yağlı alanlarda, yağa karşı uygulama yaparken kuru yerler de nemlendirilmelidir. Fakat bu cilt bakım ürünlerinin peşinde dolanacağınız anlamına gelmez. Sadece birkaç temel ürün gerekeni yapacaktır.</p>
<p>Temizleme: Piyasada karma ciltler için pek çok temiz­leyici vardır. Etiketteki &#8220;normal/karma cilt&#8221; ibaresine bakın. Eğer T bölgeniz çok yağlı ise, günde yalnızca bir kez olmak üzere astrenjan kullanabilirsiniz. Daha fazla kullanırsanız kuru, pullu bir cilt yaratırsınız.</p>
<p>Nemlendirme: Yapmanız gereken en son şey zaten yağlı olan T bölgenizi daha da yağlı hale getirmektir. Bu yüzden nemlendiriciyi yalnızca gereken bölgelerde kullanın -karma ciltte bu genellikle yanaklardır. Eğer göz altı bölgeniz kuru ise hassas ciltler için özel olarak formüle edilmiş bir krem kullanın. Göz kremleri, gözleri steril tutmaya ve göz enfeksiyonlarını önlemeye yarayan koruyucular içerir.</p>
<p>Kozmetikler: Önce su bazlı fondötenleri deneyin. Fakat T bölgeniz aşırı derecede yağlı ise yağ içermeyen bir fondöten seçin ve kuru bölgelere nemlendirici uyguladıktan sonra kullanın.</p>
<p>Güneşten Korunma: Yağsız bir SPF-15 koruyucu ya da SPF-15 eklenmiş, yağ içermeyen bir nemlendirici kullanın.</p>
<h3><strong>Cinsiyet Farkı</strong></h3>
<p>Cinsiyetler arasındaki biyolojik farklılıklar, konu cilde gel­diğinde de devam eder. Kadın ve erkek cildi arasındaki farklılıklar derinlerde, yapısal olarak yağ ve dermiş katında başlar. Kadınlar erkeklere oranla daha ince cilde sahiptirler, testosteron -baskın erkeklik hormonu- erkeklerin derisinin kalın olmasına neden olur. Ek olarak kadınların yağ bezleri erkeklerinkinden daha az yağ salgılar; bu yüzden kadınların kuru cilde sahip olması daha muhtemeldir.</p>
<p>Yaşlanırken hormon düzeylerimiz değişmeye başlar, erkek ve kadın cildi arasındaki farklar daha da belirginleşir. Orta yaşların sonunda, erkekler testosteron, kadınlar da östrojen kaybederler, bu durum her iki cinste de cildin giderek daha kırılganlaşması ve incelmesi sonucunu verir. Bununla birlikte <a title="Kadın, Kadınlar" href="https://www.xn--kadn-nza.net">kadınlar</a>da hormon aktivitesindeki düşüş daha dramatiktir ve daha büyük etkilere sahiptir.</p>
<p>Kadınlar, menopoza girdiklerinde östrojen düzeyleri düşer bu da, derinin daha ince ve kuru olmasına yol açar. Yağ bezleri, cildi yumuşak tutan doğal &#8217;emollient&#8217; üretimini yavaşlatır. Bu, cildin tahriş edicilere, alerjenlere ve bakterilere karşı bariyer etkisinin azaldığı dönemdir. Daha ince deri, dermatitis denilen bir çeşit iltihaplanmaya, travma ve enfeksiyonlara karşı daha az dirençlidir.</p>
<p><a title="Kadın" href="https://www.xn--kadn-nza.net"><strong>Kadın</strong></a>lar, <a title="Menepoz Nedir,Menepoz" href="https://www.xn--kadn-nza.net/menopoz-nedir/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>menopoz</strong></span></a> ile ilişkili problemlerine jinekologları ile tartışarak seçebilecekleri hormon tedavisi ile karşı koymayı düşünebilir. Östrojen, cildi etkiler çünkü deri hücrelerinde östrojenler için algılayıcılar vardır. Östrojen deri hücrelerine muhtemelen sağlıklı kolejen ve diğer faktörleri korumak için işbirliği yapması mesajını gönderir. Oral ya da topikal (kremler) östrojen, kadın cildinin östrojen kaybı ile meydana gelen değişimlerden korunmasına yardımcı olur.</p>
<p>Bütün bu değişimler, kadın için cildi nemli tutmanın ve suyu emmesini sağlamanın ne kadar büyük önemi oldu­ğunu gösterir. Bunu yapmanın en iyi yolu eski bir öğüdü izlemektir: Nemlendiriciyi banyodan hemen sonra, suyu içerde tutmak için cildiniz henüz nemliyken uygulayın.</p>
<p>Kalınlığı sayesinde erkek cildi, daha az bakıma ihtiyaç duyar, bu yüzden erkekler derilerini garanti altında görürler. Aslında kadınlar, eşlerinin dermatologa gitmeye, güneş kremi sürmeye daha az eğilimli olduğunu, hatta nemlendirici kullanmak için bile zahmete girmediğini doğrulayacaktır. Bunun anlamı, pek çok erkeğin kendilerini açıkça ihmal ederek kırışıklıklara ve kuru cilde karşı sahip oldukları doğal korumalarının avantajını yitirmeleri demektir. Ben kişisel olarak, erkeklerde bazal-hücre karsinoma adı verilen, yüzde, kulaklarda ve boyunda görülen bir çeşit deri kanserine, kadınlardan daha fazla cerrahi müdahale yaptım.</p>
<p>Bu kitap boyunca birçok anti-aging stratejisi bulacak­sınız. Gala, nemi daha fazla tutmasına izin vererek cildin en üst tabakasını (stratum corneum) normal hale getirebilen, alfa hidroksi asit (bir çeşit antioksidan) ile başlayacaktır.</p>
<p>Topikal vitamin C ester, aynı zamanda bir antioksidandır ve kolejen üretimini artırarak derinin incelmesini engelleyebilir. Alfa hidroksi asit eğer düzenli kullanılırsa cildin kalınlaş­masını da sağlayabilir. O nedenle vitamin C ester ve alfa hidroksi asit karışımı kadın cildi için mükemmel bir anti-aging formülü oluşturur. Yine de doğru diyetin yerine geçmez. Kırılgan kadın cildinin mükemmel görünümünün devamı için günde sekiz-on bardak su içmenin ve antioksidanlar ile vitaminler yönünden zengin beslenmenin öne­mini asla abartmıyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/cildinize-gore-bakim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hassas Ciltler İçin Rahatlatıcı Bakım</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/hassas-ciltler-icin-rahatlatici-bakim/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/hassas-ciltler-icin-rahatlatici-bakim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Berfu Keskinkılıç]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Dec 2010 20:10:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kırışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=123</guid>

					<description><![CDATA[Hassas cilt, genellikle yapı bakımın­dan oldukça kalitelidir. Normalden daha kırmızı olabilir. Ürünlerden ve dış etkenlerden çok çabuk etkilene­bilir, aynı zamanda kırmızılık ve alerjilere eğilimlidir. Çene ve burun çevresinde damar çatlamaları göz­lemlenebilir. Hassasiyetin çok çeşit­li seviyeleri vardır. Eğer cildinizde uyguladığınız herhangi bir ürün ra­hatsızlık verebiliyorsa kaymaklı süt­le temizleyip gliserin ve gül suyun­dan meydana gelen bir solüsyonla [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hassas cilt, genellikle yapı bakımın­dan oldukça kalitelidir. Normalden daha kırmızı olabilir. Ürünlerden ve dış etkenlerden çok çabuk etkilene­bilir, aynı zamanda kırmızılık ve alerjilere eğilimlidir. Çene ve burun çevresinde damar çatlamaları göz­lemlenebilir. Hassasiyetin çok çeşit­li seviyeleri vardır. Eğer cildinizde uyguladığınız herhangi bir ürün ra­hatsızlık verebiliyorsa kaymaklı süt­le temizleyip gliserin ve gül suyun­dan meydana gelen bir solüsyonla nemlendirebilirsiniz. Bu uygulama, cildinizi rahatlatacaktır.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Hassas-Ciltler-İçin-Rahatlatıcı-Bakım.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-124" title="Hassas Ciltler İçin Rahatlatıcı Bakım" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Hassas-Ciltler-İçin-Rahatlatıcı-Bakım.jpg" alt="Hassas Ciltler İçin Rahatlatıcı Bakım" width="387" height="266" /></a></p>
<p>A1 Makyaj çıkartıcı ürününüzün da alerjik etki ya­ratmayan ürünlerden olmasına dikkat edin. Önce­likle rahatlatıcı bir göz temizleme ürünü kullanın. Bir pamuk yardımıyla gözünüzü temizledikten son­ra makyaj kalıntılarını da kulak temizleme çubuğuyla alın.</p>
<p>A 2 Yüz yıkama köpükleri ve sabunları yağ ve nem oranlarını etkileyip cildinizin daha da hassaslaşmasına neden olabilir, Bu nedenle daha hafif, alerjik madde İçermeyen losyonları tercih edin.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Hassas-Ciltler.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-125" title="Hassas Ciltler" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Hassas-Ciltler.jpg" alt="Hassas Ciltler" width="240" height="212" /></a></p>
<p>A <strong>3 </strong>En hafif cilt tonikleri bile hassas cildinizin ele­mentlere karşı İhtiyacı olan doğal korumayı kırabi­lir. Bu nedenle tonikler yerine cildinizi ılık suyla canlandırın, Bu aynı zamanda cildinizde kalan los­yonun ve göz temizleme ürününün temizlenmesini sağlayacaktır.</p>
<p>A 4 Cildinizi kurulamak için yumuşak bir havluyla bastırın. Ovalamamaya dikkat edin çünkü bu cildi­nizi tahriş edebilir.</p>
<p>A 5 Cildinizin nemli kalması, güçlü ve esnek kalıp hassasiyet oluşturabilecek etkenlerden korunması açısından büyük önem taşır. Kuruluk, hassas cilt­lerin daha da rahatsız hissetmesine yol açabilir. Bu nedenle kokulu olmayan bir nemlendirici tercih edin.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/hassas-ciltler-icin-rahatlatici-bakim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
