<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ruhsal Hastalıklar &#8211; Sinir Hastalıkları &#8211; Kadın.Net</title>
	<atom:link href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/ruhsal-hastaliklar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.xn--kadn-nza.net</link>
	<description>Anne Bebek Çocuk Kadın Sağlığı Kadınlara Dair Her Şey</description>
	<lastBuildDate>Mon, 05 Jan 2026 20:56:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>
	<item>
		<title>Depresyon</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/depresyon/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/depresyon/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Nov 2021 21:15:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ruhsal Hastalıklar - Sinir Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=11131</guid>

					<description><![CDATA[Depresyon Nedir Ne Demektir Depresyon; kişinin çevresel, hormonel ya da genetik bozukluklardan ötürü yorgunluk, mutsuzluk ve isteksizlik gibi ruh hali değişiklikleri yaşaması olarak tanımlanabilir. İnsanın normalde yapmaktan zevk aldığı şeylere karşı isteksizlik göstermesi, kendini toplumdan dışlanmış hissetmesi, hayal kırıklığı ve mutsuzluk depresyonun belirtilerindendir. Her insan belli bir dönemde bu ruh haline kapılır ve her şeye [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #3366ff;">Depresyon Nedir Ne Demektir</span></h2>
<p>Depresyon; kişinin çevresel, hormonel ya da genetik bozukluklardan ötürü yorgunluk, mutsuzluk ve isteksizlik gibi ruh hali değişiklikleri yaşaması olarak tanımlanabilir. İnsanın normalde yapmaktan zevk aldığı şeylere karşı isteksizlik göstermesi, kendini toplumdan dışlanmış hissetmesi, hayal kırıklığı ve mutsuzluk depresyonun belirtilerindendir. Her insan belli bir dönemde bu ruh haline kapılır ve her şeye olumsuz yönlerinden bakmaya başlar.</p>
<p>Hiçbir şey kişiyi mutlu etmeye yetmez, geleceğe karamsarlıkla bakmaya başlar. Umut onun için anlamsız bir kavramdır. Etrafıyla ilişkileri bozulur, kendini soyutlama çabasına girer. Hayat kişi için tamamen anlamsızdır. Hiçbir şeye odaklanamaz ve başarısızlığa sürüklenmeye başlar. Her çöküntüyü depresyon olarak değerlendirmek yanlış olur. Depresyon bu ruh halinin belirli bir süre devam etmesi durumudur. <a title="Depresyon Teşhisi ve Tanısı" href="https://www.xn--kadn-nza.net/depresyon/">Depresyon teşhisi</a> için en az 2 haftalık bir süre gerekir.</p>
<h3><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2011/09/depresyon-tedavisi.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignright wp-image-11151 size-medium" title="depresyon tedavisi" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2011/09/depresyon-tedavisi-300x285.jpg" alt="depresyon belirtileri" width="300" height="285" /></a><br />
<a title="Depresyon Belirtileri Belirtisi" href="https://www.xn--kadn-nza.net/depresyon/"><span style="color: #ff0000;"><strong>Depresyon Belirtileri Nelerdir</strong></span></a></h3>
<p>Depresyonun çeşitli belirtileri vardır. Bunlar;</p>
<ul>
<li>Hobilerin artık cazip gelmemesi, bunları yapmaktan zevk alamamak</li>
<li>Gençlerin ruh hallerinde ve hislerinde dalgalanmalar görülmesi ve ani tepkileri</li>
<li>Uzun süreli mutsuz ve kendini ezik hissetme hali</li>
<li>Az, sık ya da bölük pörçük uyku halleri</li>
<li>Konsantrasyon bozukluğu ve buna bağlı huzursuzluk durumu</li>
<li>Kendini faydasız ve değersiz görmek ve sürekli ölümü düşünmek</li>
<li>Vücudun işlevini yavaş yavaş kaybetmesi, çeşitli yorgunluk ve cinsel isteksizlik durumu</li>
<li>Geçmişinden ve geleceğinden ötürü karamsarlık yaşama ve kendini olası tüm sorunlardan sorumlu hissetmek</li>
<li>İntihar yöntemlerini düşünme ve uygulama isteği</li>
</ul>
<p>Bütün bu belirtilerin bir hastada olması gerekmez. Bu belirtilerin bir kısmının en az 15 gün süreyle hissediliyor olması depresyon teşhisi için yeterli olabilir. Çocukların bu belirtilerin yanı sıra okul hayatında da büyük aksaklıklara neden olur. Çocukların başarısız olmasına, aşırı sinirli olmaları ve sosyal ilişkilerinin bozulmasına neden olabilir. Ayrıca ders esnasında aşırı sessiz ve yalnız kalma eğilimleri artar. Eve gelince kendini odaya kapatmaya başlar. Derslerden kaçma, bağımlılık yaratıcı madde kullanımı ve kötü arkadaşlıklar da baş gösterebilir. Bunlar depresyonun ruhsal boyutudur. Bir de fiziksel boyutu vardır. Bunlar sindirim sistemi bozukluğuna dayalı hastalıklar, cinsel sorunlar, kalp rahatsızlıkları, yorgunluk, kas ve baş ağrıları gibi rahatsızlıklardır.</p>
<h3><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><a title="Depresyon Nedenleri" href="https://www.xn--kadn-nza.net/depresyon/">Depresyon Nedenleri</a>  <span style="color: #ff0000; text-decoration: underline;">ve Bu </span></span><span style="color: #ff0000; text-decoration: underline;">Hastalığına Sebep Olan Etmenler</span></strong></span></h3>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/depresyon/">Depresyonun ortaya çıkması</a>nda çeşitli etmenler vardır. Buna ölüm, ayrılık, evlilikte çeşitli sorunlar, işsizlik, maddi sıkıntılar, sorunlu bir çocukluk yaşama gibi sebepler neden olabilir. Bu sorunlar her zaman depresyona neden olmayabilir, ya da bu sorunları yaşayanlar depresyona girmek zorunda değildir. Yapılan araştırmalarda depresyonun kalıtsal bir rahatsızlık olduğu gözlenmiştir. Ailesinde depresyon rahatsızlığı geçirmiş olan kişilerin depresyona daha meyilli olduğu saptanmıştır.</p>
<h3><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/depresyon/"><span style="color: #ff0000;"><strong>Depresyon Türleri (Çeşitleri)</strong></span></a></h3>
<p>Depresyon kendi içinde çeşitlilik gösterir. Tipik, atipik, mevsimsel, melankolik gibi türleri vardır ve insanların yapısına bağlı olarak belirtilerini gösterir. Her insan aynı depresyon tipine sahip olmayabilir. Bu depresyon tiplerinin farklı farklı belirtileri vardır. Tipik depresyonda iştahsızlık ve uykusuzluk halleri oluşur. Ayrıca enerji kaybı ve yorgunluk hat safhadadır. Atipik depresyonda ise aşırı uyku ve iştah artışı gözlenir. Mevsimsel depresyon her mevsim tekrar eden ve aynı belirtileri veren depresyon şeklidir. Melankolik depresyonun belirtileri ise mutsuzluk, yapmaktan zevk aldığı şeyler karşı ilgisizlik, bıkkınlık ve bitkinliktir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Depresyona Karşı Alınması Gereken Önlemler</strong></span></p>
<p>Depresyon oldukça yaygın olan ruhsal bir problemdir. Her insanda belirli bir dönemde oluşabilecek bir problem olduğundan çok büyütülmemesi gereken bir şeydir. Eğer kişi depresyona yakalandığınızı düşünüyorsa doktoruna başvurarak uygun bir tedavi yöntemiyle bu sorunu rahatlıkla atlatabilecektir. Depresyona yakalanan kişiler genellikle zayıf olduklarından değil de genetik olarak bu hastalığa meyilli olduklarından yakalanırlar.</p>
<p>Depresyonu atlatmanın en önemli yöntemi sizi mutlu etmeye yarayacak şeyler yapmaktır. Mutlu olmak adına arkadaşlarınızla ve çevrenizle daha fazla vakit geçirebilir, güzel şeyler paylaşabilirsiniz. Çeşitli sportif aktivitelerde bulunabilirsiniz. Spor ve yürüyüş hem daha <a title="sağlık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a>lı olmanızı hem de daha mutlu olmanızı sağlar.</p>
<p>Seçtiğiniz film ve müzikler de ruh halinizi etkileyeceğinden, korku ve dramatik filmler yerine komik filmleri; acıklı dramatik müzikler yerine daha neşeli ve hareketli müzikleri dinlemek sizi depresif eğilimlerden az da olsa uzak tutacaktır. Sizi üzebilecek olaylardan uzak durmanız oldukça önemlidir. Olabildiğince gülümsemeye çalışmak eski neşenizi tekrardan kazanmanıza yardımcı olacaktır.</p>
<h3><a title="Depresyon Tedavisi" href="https://www.xn--kadn-nza.net/depresyon/"><span style="color: #ff0000;"><strong>Depresyon Tedavisi</strong></span></a></h3>
<p>Depresyon birçok hastalığa göre tedavisi oldukça kolay bir hastalıktır. Duygusal bozukluğu olan hastalarda tedavi sonrası iyileşme %70 gibi yüksek bir orandır. Tedavi insanların hayata bakış şeklini değiştirebiliyor. Ölme isteği ve intihar meyli yüksek insanlar bile tedavi sonrası hayata daha olumlu ve umut dolu bakabiliyor. Depresyon tedavisinde öncelik terapiye verilir.</p>
<p>Hastalarla ilk etapta psikoterapi denilen yöntemle müdahale edilir. Eğer hastalık psikoterapiğe cevap vermeyecek kadar ileri seviyedeyse ilaç tedavisine başvurulur. Psikolog ya da psikiyatrla olan ilk görüşme tedavinin seyrine karar verecektir. Depresyonun ileriki safhalarında antidepresan adı verilen ilaçlar kullanılır ve bu ilaçlar vücuttaki bazı hormonların üzerinde etkisini göstermektedir.</p>
<p><strong><a href="https://www.kadın.net/depresyon/" target="_blank" rel="noopener">Depresyonda ilaç tedavisi</a></strong>yle eş zamanlı yürütülecek psikoterapi hastaların iyileşme sürecini ilerletmek ve daha az zaman kaybı sağlamakla birlikte stres faktörlerinin ortadan kalkmasına da yardımcı olacaktır. Tedavinin ilerleyen aşamalarında hislerdeki değişiklik hem kişi tarafından hem de bilimsel olarak fark edilecek derecede değişecektir. Uzmanlar depresyon tedavisi konusunda görüş birliğine sahipler. Tıpkı diğer hastalıklarda olduğu gibi depresyonda da erken müdahale önemlidir. Bu yüzden hiç zaman kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Başka kaynaktan bilgi:</strong></span></p>
<p><strong>DEPRESYON:</strong> Sık görülen ruh hastalığı. Baş­lıca belirtileri, çökmüş ve hüzünlü bir ruh­sal durum, rahatsız vücut, düzensiz uyku­dur. Bu hastalık dış etmenlere bağlı olan­lar ve herhangi bir görünür nedeni olma­yanlar (manik-depressif hastalık) biçimin­de ikiye ayrılırlar. Şok tedavisi, antidepresan verilmesi ve psikoterapi, genellikle ba­şarılı sonuç verir.</p>
<p><strong>Depresyon Hakkında Bilmedikleriniz</strong></p>
<p>Hormonal ve genetik anlamda bozukluk yaşayarak hiçbir şeyden zevk almamaya başlamak ve ruhsal anlamda çöküntü yaşama durumuna depresyon denir. Depresyona giren bireyler üzgün ve endişelidir. Olumlu olayları bile olumsuz olarak görür. Geçmiş onlar için büyük bir hatadan ibarettir.</p>
<p>Tüm bu durumları olayları düşünmek istemese bile zihninden bir an için çıkmaz. Gelecek onlar için karanlık ve umutsuz günlerden ibarettir. Kendini aciz ve hiçbir şeye gücü yetmeyecekmiş gibi hisseder. Hayat anlamsız bir şaka gibidir. Bu belirtilerin hepsi olabilir ama yinede buna depresyon diyemeyiz. Depresyon diyebilmemiz için bu durumun en az son iki haftadır devam ediyor olması gerekmektedir.</p>
<h4><strong>Depresyon Kendini Nasıl Belli Eder</strong></h4>
<p>Bireyde şu değişiklikler gözlemlenir:</p>
<ul>
<li>Önceki yaşamınızda zevk alarak yaptığınız işlerden veya uğraşlarınızdan mutluluk duymama,</li>
<li>Hızlı duygu değişiklikleri özelliklede hızlıca sinirlenme,</li>
<li>Üzgünlük ve çökkünlük hatta bitmişlik hali,</li>
<li>Az veya çok uyuma sürekli uykudan uyanma bu nedenle yorgun hissetme,</li>
<li>Konsantrasyon bozukluğu,</li>
<li>İşe yaramaz ve önemsiz bir insanmış gibi hissetmek,</li>
<li>Yorgunluk ve cinsel isteksizlik,</li>
<li>Ölümün çok cazip gelmesi,</li>
</ul>
<p>Tüm bunların yanında fiziksel alamda ve metabolik olaylarda askatlıklar sorun çıkması da depresyonun belirtileri içerisindedir. Çocuklarda tüm sayılanların üstüne bir de okul hayatındaki başarısızlık ve iletişim sorunu da kendisini gösterir. Arkadaşlarıyla konuşmaz ve içine kapanık aşırı sinirli bir çocuk haline gelir.</p>
<h4><strong>Depresyona Girilmesinin Nedenleri Nelerdir</strong></h4>
<p>Depresyona karşı yatkınlığı olan kişiler vardır. Normal olarak düşünülürse eğer insanların hayatlarında yaşamış oldukları bazı durumlar ve travmalar vardır. Sevdiğiniz birinin ani ölümü, evlilik sorunları, sorunlu bir çocukluk, maddi ve manevi sıkıntılar kişiyi depresyona sürükleyebilir. Ama bahsedildiği gibi bazı kişilerde yatkınlık vardır. Bu da genelde depresyon hastası olan kişilerin daha sonra ki kuşaklara bu rahatsızlığı aktarmasıyla oluşur.</p>
<p>Aynı zamanda geçirilen bazı rahatsızlıklarda bu hastalığı tetikler. Bunların başında beyin ve kalp hastalıkları gelir. Tiroid bezinde oluşan bir sorun da depresyona itecek duyguları yaşamanıza neden olabilir. Tüm bunların yanında bazı kişilik özellikleri vardır ki bu özelliğe sahip kişiler depresyona meyillidir. Örnek verecek olursak eğer çok duygusal ya da mükemmeliyetçi olan insanlar veya sıkıntılarını belli etmeyen insanların sorunlarını sürekli içine atması depresyona neden olabilir.</p>
<p><strong>Depresyon Türleri</strong></p>
<p>Herkes aynı şekilde depresyon hastalığına yakalanmaz. Kişiye ve bulunduğu çevreye göre bile değişir. İşte birkaç depresyon çeşidi:<br />
Tipik depresyon: iştah ve uykuda azalma görülür.<br />
Atipik depresyon: uykuda ve iştahta artma görülür. Tipik depresyonun tersidir. Enerjide azalma yorgunluk görülür.<br />
Mevsimsel tipte depresyon: mevsimsel olarak görülen bir depresyon halidir. Bahar aylarında yorgun hissetmek gibi.<br />
Melankolik tipte depresyon: çökkünlük, bitkinlik ve tatsızlıkla bir güne başlanır.</p>
<h5><strong>Depresyonda Yapılması Gerekenler Nelerdir</strong></h5>
<p>Saydığımız belirtiler sizde 15 günden fazla varsa depresyona girmiş olma ihtimaliniz vardır. Kendinizi aciz hissetmeyin emin olun ki sizin gibi depresyonda olan çok fazla insan var. Onlar sadece farkında değiller. Siz bir adım daha öndesiniz. Zor olacak ama gülmeye çalışın. Gülmenin verdiği pozitif enerjinin önemini zamanla kavrayacaksınız. Sosyalleşmeye çalışın.</p>
<p>En basitinden dışarıya çıkıp bir yürüyüş yapabilirsiniz. Bir süreliğine üzüntüden ve üzüntüyü doğuracak olan olaylardan uzak durun. İnsanların içine karışın. Onlara kendinizi gösterin varlığınızı belli edin. Belki de ihtiyacınız olan tek şey yeni bir uğraş veya yeni bir hobi edinmektir. Unutmayın ki toplumda herkes hayatında bir kere bile olsa muhakkak depresyona girmiştir.</p>
<h5><strong>Depresyon Tedavi Edilebilir Mi?</strong></h5>
<p>Uygun şartlar altında tedavi ve kontrol altına alınan depresyon tedavi edilebilir. Depresyon bir hastalıktır. Çeşitli uygulamalar ile bunun üstesinden gelebilirsiniz yeter ki bu durumdan kurtulmayı isteyin. Depresyondan kurtulan insan sayısı çok fazladır. Psikoterapi yöntemi hastalar üzerinde olumlu sonuçlar vermektedir. Bunu yanında bir psikolog veya psikiyatriste başvurmanız önemlidir.</p>
<p>Takviye olarak size antidepresan hapları verilebilir. Bu haplar sizin hormonlarınızı kontrol eder ve iyileşme sürecinizi hızlandırır. Bu tarzda bir tedaviyi kabul ettiğinizde zaman içerisinde hayata bakış açınızdaki olumluluğu ve gelecekte ki umutlu günleri fark edebileceksiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/depresyon/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vajinismus</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/vajinismus/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/vajinismus/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Demet Akturna]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Nov 2021 07:44:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[Ruhsal Hastalıklar - Sinir Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi Yöntemleri ve İncelemeler]]></category>
		<category><![CDATA[Z - Editörün Seçtikleri]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[terapi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=60</guid>

					<description><![CDATA[Vajinismus Hastalığı Nedir Nasıl Teşhis Edilir? Vajinismus vajen girişinde bulunan kasların istem dışında kasılması ve kadının hiçbir şekilde içeriye girmesine izin vermemesi durumudur. Kadının bu kasılmalara engel olamaması tamamen psikolojik bir durumdur. Bu nedenle çiftin jinekolog yerine bir psikoloğa gitmesi gereklidir. Kontrol dışı ve bilinç dışı kasılmalardır. Kaslarını kişinin serbest bırakması demek kendisini tamamen rahat [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #ff0000;">Vajinismus Hastalığı Nedir Nasıl Teşhis Edilir?</span></h2>
<p>Vajinismus vajen girişinde bulunan kasların istem dışında kasılması ve kadının hiçbir şekilde içeriye girmesine izin vermemesi durumudur. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net">Kadın</a>ın bu kasılmalara engel olamaması tamamen psikolojik bir durumdur. Bu nedenle çiftin jinekolog yerine bir psikoloğa gitmesi gereklidir. Kontrol dışı ve bilinç dışı kasılmalardır. Kaslarını kişinin serbest bırakması demek kendisini tamamen rahat bırakması ve cinselliği yaşamak istemesiyle alakalıdır. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/vajinismus/"><strong>Vajinismus</strong></a> çoğunlukla penise karşı olan korkuların neden olduğu bir durumdur.</p>
<p>Kadının kendi vajinasını ilk etapta tanıyıp kabul etmesi gereklidir. Daha sonra penis korkusunun ortadan kalkması gereklidir. Vajinismus penis korkusuyla oluşan bir cinsel fobi haline gelmiştir. Vajinismusun alt yapısında bulunan psikolojik sorunlar bir uzman yardımı ile belli bir sürede çözümlenebilmektedir. Psikolojik bir sorun olan vajinismus için jinekologların yapacağı bir yardım söz konusu değildir. Bu durumu yaşayan çiftlerin doğru bir uzman seçerek yardım alması gereklidir.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinismus-.jpg"><img decoding="async" class="alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinismus--300x189.jpg" alt="Vajinismus" width="400" height="289" /></a></p>
<p><strong>Doğru bir uzman nasıl seçilir işte size kriterler..</strong></p>
<div> &#8211; Uzmanın <strong>cinsel terapi</strong> ve psikoloji eğitimleri almış olmasına dikkat edin ve psikolog yada psikiyatr olduğundan emin olmalısınız.</div>
<p>&#8211; Gittiğiniz uzmanın kesinlikle cinsel terapi eğitimi almış olması gereklidir.</p>
<p>&#8211; Hipnoz yöntemi uygulayan uzmanlarının eğitiminin nereden aldığı sorgulanmalı ve temelinde psikoloji olup olmadığı sorularak öğrenilmelidir.</p>
<p>&#8211; Size tek seansta kesin çözüm vadeden yerlerden uzak durmalısınız. Size garantili çözüm veya parmak uygulaması yaptırmıyoruz gibi bilimden uzak hin pazarlamacılık yapmak isteyenlerden uzak durun. insan ruh sağlığını tehdit eden bu yerlerin açtığı psikolojik travmalar sonradan düzeltilmesi zor işlere neden oluyor.</p>
<p>&#8211; Vajinismus için tedavi eden uzmanın psikolojik sorunlar için diğer gelen hastalara uyguladığı tarife sizin içinde geçelidir. Çok fazla istenen ücretlerde sorgulayın. Vajinismusun özel bir konu olduğunu ve bu nedenle yüksek fiyat olduğunu söyleyenlerin palavralarına inanmayın.</p>
<p>&#8211; Cinsel terapi iki kişinin arasında yaşanılan mahremiyete önem vermektedir. Çiftin yaşayacağı cinsel deneyimler her durumda özel olmalıdır. Bilime yakışan çiftin cinsel yaşamanı kendi özelinde yaşamasıdır. Size farklı uygulamalar yapmak isteyenlerin etik dışı davranış sergilediğinin farkına varmalısınız ve buna müsade etmemelisiniz. Böyle bir uygulama travmatize edicidir.</p>
<h3>Vajinismus Nedenleri (Sebepleri) Nelerdir?</h3>
<p>Vajinismus yaşayan kişilerin üniversite mezunlarında lise ve ilkokul mezunlarına kıyasla daha sık görülen cinsel işlev bozukluğudur. Tıp fakülteleri de dahil olmak üzere hiçbir üniversitenin eğitim programında cinsel eğitim dersleri yoktur. Ailenin rahat olması veya üniversite okumak alınması gereken cinsel eğitim çoğunlukta mümkün değildir. Vajinismus&#8217;un asıl bilinç altında çocuklukta verilmeyen cinsel eğitim ve kulak dolma saçma sapan hurafeler <a href="https://www.kadın.net/cinsel-saglik-kadin-cinsel-islev-bozuklugu/" target="_blank" rel="noopener">kadın cinsel işlev bozuklukları</a>na neden olmaktadır. Yanlış ve abartılı anlatılan bazı hikayelerde genç kızlarda veya çocuklarda cinsellik bilinç altına oldukça kötü ve zor bir durum olarak çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinusmusun-Temelinde-Yatanlar.jpg"><img decoding="async" class="alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinusmusun-Temelinde-Yatanlar-210x300.jpg" alt="Vajinusmusun Temelinde Yatanlar" width="272" height="389" /></a><br />
Özelliklede kadınların çocukların yanında onlara belli etmeden saçma sapan cinsellik konuşmaları yapmalarıda doğru değildir. İki komşu veya arkadaş eskiden bir araya geldiği zaman eşleriyle yaşadıkları cinsel ilişkileri konuşmaları ve birde çocukların duymaması için sesin kısılması durumları çok yanlıştır. Zaten burada en başta yapılan yanlış cinsellik bir mahremiyettir ve kimseyle konuşulmaması gereklidir. Herhangi bir sorun yaşayan kadının sadece uzmana giderek durumunu anlatması gereklidir. Komşunuz veya arkadaşanız jinekolog veya psikolog ise zaten böyle bir konuşmayı muayenehanesinde yapacağınızı düşünüyoruz. Yeni nesil aslında çocukları için daha özverili ve çocuklarının psikolojisini düşünerek daha doğru hareket ediyor.</p>
<p>Çocukların  henüz hiç bir şey bilmediğini unutmayın ve yanlarında uygunsuz yatak hikayeleriniz anlatmayın. Çocuk onun içinden çıkardığını bilinçaltına yerleştirir. Unutmayın ki sessiz konuştuğunuz şeyleride çocukların duyması ve ilgisini çekmesi için yeterli olacaktır. Yapılan yanlış konuşmalar ve uydurma hikayelerle vaktini boşa geçirmeyin ve bilinçli bir toplum olmak için kendinizi geliştirmeye çalışın. İyi ebeveyn olabilmek çocuğunun duymaması gereken konuşmaları yanında yapılmasına engel olur ve onu doğru bilinçlenmesi için yardımcı olur.</p>
<h3>Vajinismus Tedavisi Var mıdır? Evde Vajinismus Tedavi Edilebilir mi?</h3>
<p>Vajinismus tedavi süresi ve neler yapıldığına dair sorulan sorulara yönelik hazırladığımız makale sizi bilgilendirmeye yardımcı olacaktır. Böyle bir sorun yaşıyorsanız veya yaşamaktan korkuyorsanız zaman kaybetmeden uzmana gidip yardım almanız gereklidir. Cinsel terapi seansları eşler birlikteyken yapılır.</p>
<p>Cinsellik, cinsel yaşamda duyuların ve iletişimin önemi, vajinismus sorunu yaşayan kadınların ve erkeklerin yanlış inançları, kontrolsüz kasılmaların nasıl olduğu, vajinismus tedavi teknikleri, cinsel anatomi ve fizyoloji bilgisi ile birlikte zihni olumluya programlamanın önemi nasıldır gibi konular çalışılır. Tedavi süresinde bilinçsel ve davranışçı teknikler kullanılarak yardımcı olunur. Kadının cinsellik korkularıyla ve bu korkular nedeniyle cinsellikten kaçması gibi sorunların giderilmesi yönünde çalışmalar yapılır. Cinsel terapi sürecinde kadının gizli kalmış ve çözemediği kaygılarıyla baş etmesi konusunda yardımcı olunur.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinismus-Tedavisi.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinismus-Tedavisi-300x214.jpg" alt="Vajinismus Tedavisi" width="400" height="314" /></a></p>
<p>Bu kaygıların giderilmesiyle kadının cinselliğe karşı oluşturduğu fobiyle baş etmesiyle cinselliğe yaklaşarak tam olarak başarmaya doğru ilerler. Cinsellikte yaşanılan vajinismus kadının penise karşı yaşadığı tedirginlik cinsel fobi haline gelmekte ve ilişkide zihnin tamamen kasları yöneterek kasılmalara neden olur.</p>
<p>Kadının istem dışı yaşadığı bilinçaltı korkuların çözümlenmesi ve kadının bu korkusuyla baş etmeyi öğrenmesi gereklidir. Bu süreci çiftler kendi başlarına yapamazlar ve işler daha güç bir hal almadan doğru bir uzmandan yardım alınması gereklidir. Vajinismus tedavisinde seanslar kadının tedaviye cevap vermesine göre değişiklik gösterir.Bu seansların ortalama 4-8 seans arasında cinsel işlev bozukluğunun yada başka psikolojik sorunların düzeltilmesine yönelik yapılan tedavilere göre daha kısa sürede sorun çözüme ulaşmaktadır.</p>
<p>Vajinismus sorunu için uzman yardımı alan çiftler cinsel ilişkiye girebilmeyi başarmalarının yanı sıra doğru cinsellik yaşamayı, cinsellikten sevk alınmasını ve keyif alınmasınıda sağlar. Vajinismus sorunu çözümlenme aşamasında çiftlerin birbirlerine olan dayanışmasıda gözle görülür oranda yükselir. Vajinismus tedavisinde çiftler cinsel birleşmeye ulaşırken bu cinsel birleşmenin meydana getirdiği hazzı ve doyuma nasıl ulaşacaklarının yollarınıda öğrenmiş ve kendilerini keşfetmiş olurlar.</p>
<p>Cinsel eğitim bu alanda oldukça önemlidir. Çiftlerin vajinismus sorunu yaşaması önemli değildir her hangi bir sorun olmadanda doğru cinsellik için uzman yardımı alınması gereklidir. Erkeklerin bu konuda uyumlu olmayacağı bilinsede eşini seven ve onunda zevk aldığından emin olmak isteyen herkesin mutlaka bir kaç seans cinsel terapi alması iyi olacaktır.</p>
<h4>Vajinismus Tedavisine Çift Olarak Başvurmak Önemli mi</h4>
<p>Kadınların tamamen kendilerini suçladıkları vajinismus tedavisinde sorun benim sorunum eşim neden terapiye geliyor diye sorgulamasıdır. Bu soru her vajinismus tedavisi için gelen kadının sorusudur. Bu sorunun cevabı çok nettir. Cinsel ilişki terapisi mutlaka eşle yapılmalıdır. Bu bilimsel ve evrensel bir kuraldır. En kısa sürede en iyi sonucu almak için eşle terapinin yapılması şarttır. Tedavinin en iyi sonuçları birbirine destek olan çiftlerin birlikte adım atarak yapılan girişimin en iyi sonucu vermesini sağlıyor. Çiftlerin vajinismus yaşamasındaki sebep her ne olursa olsun tarafların birbirini suçlamaması ve sadece birbirlerine destek olması en iyi ve en doğru sonuca ulaşılmasına yardımcı olur.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinismus-Tedavisinde-Çift-Olunmasının-Önemi.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinismus-Tedavisinde-Çift-Olunmasının-Önemi-300x200.jpg" alt="Happy couple" width="400" height="300" /></a></p>
<p>Vajinismus tedavisinde çiftler hem sorunlarını çözerken hemde kendilerini tanıma ve cinsellikten zevk alma yollarını keşfetmiş olurlar. Doğru bir cinsel ilişki yaşayabilmeleri için sorun terapi sırasında çözülürken ileride yaşayacakları cinsel hayatlarınıda olumlu etkilemekte. Cinselliğin karşılıklı ulaşılan doyum ve haz olduğunu çiftler daha iyi anlıyor ve ilişki daha <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a>lı olarak yaşanıyor. bu nedenle çiftlerin birlikte terapiye katılması çok önemlidir. Vajinismus sorunu yaşayan kadınların sorunu tamamen psikolojik olup doğru bir uzmandan destek alındığı zaman çok iyi sonuçlar elde edilebilmektedir.</p>
<p>Vajinismus tedavi edilmesi zor bir hastalık değildir. Diğer psikolojik rahatsızlıklara ve cinsel işlev bozukluklarına göre daha kısa sürede çözümlenmektedir. Ortalama 4-8 seans süren tedavinin ücreti diğer psikolojik desteklerden farksız değildir. Bu nedenle sizden fahiş fiyatlar isteyen yerleri sorgulayın. Size durumunuzun özel olduğunu bu nedenle çok yüksek fiyatı olduğunu söyleyenlere sakın inanmayın. Normal psikolojik sorunlar nasıl ücretlendiriliyorsa bu tedavide de aynı ücret alınmaktadır. Vajinismus sorunu yaşayan kadınların eşlerinin desteğine ve sevgisine ihtiyacı olacaktır. Sevgi ve ilgi gören bir kadın bütün sorunların üstesinden gelecektir.</p>
<p><strong>Vajinismus tedavi süresi</strong>nce çiftlerin birbirlerine olan desteği aralarındaki bağın kuvvetlenmesine yardımcı olmaktadır. Çiftlerin birbirlerine daha sıkı sarılmasına yardımcı olur. Aile mahremiyeti söz konusu olduğu için sadece çift özel hayatını kendi içinde yaşamalıdır. Böyle bir sorun yaşayan çift ailede psikolog yok ise kimseye bu durumdan bahsetmeyebilir ve çiftler birbirlerine destek olarak sorunun üstesinden gelebilirler. Uzman yardımı alındığı zamanda aile mahremiyeti cinsel birleşme sadece çiftin özelinde olmalı ve kimse buna şahit olmamalıdır. Uzmanların böyle bir öneri sunması etik olarak doğru değildir böyle bir uygulamayı kesinlikle kabul etmemelisiniz.</p>
<h4>Vajinismus Tedavi Edilmeden Gebe (Hamile) Kalınır mı? Kalınırsa Ne Olur</h4>
<div>Vajinismus tedavisini olmadan anne sahibi olmak isteyenleri kesinlikle zor bir süreç beklemektedir. Aşılama veya tüp bebek tedavisi uygulanarak yapılan operasyonlarda hem maliyetli hemde oldukça meşakkatli bir iştir. Cinsel ilişki olmadığı zaman anne olma olasılığı oldukça güçleşir. Aile olabilmek birlikte eşle bir hayatı paylaşmak için cinsellik olmazsa olmazlardandır. Cinsellik sadece erkeğin ihtiyacı değil karşılıklı giderilmesi gereken bir ihtiyaçtır. Uzun süre yaşanılmayan cinsel ilişkiden sonra çiftlerin arasında sorunlar oluşmaya başlar ve eşler birbirine karşı sabırsız ve anlayışsız olabilirler. Bu durumda çok çok normal karşılanmalı cinsel birleşme çiftleri birbirine yakınlaştırır ve bağlar.</div>
<div></div>
<div><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinimus-Çözülmeden-Gebe-Kalmak.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft" title="Vajinimus nedenleri sebepleri tedavisi" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinimus-Çözülmeden-Gebe-Kalmak-300x203.jpg" alt="Vajinimus nedenleri sebepleri tedavisi" width="400" height="303" /></a></div>
<div></div>
<div>İki kişi arasında kurulan en önemli bağdır. Cinsellik yaşamadan hakkında duyulan hurafe şeyler kadınların cinsellikten uzak kalmasına neden olmaktadır. Bu  gibi durumlarda gözü açık olunmalı ve dünyadaki en büyük zevklerden olan cinsel birleşmeyi ertelememeli ve ondan korkmalıdır.</div>
<div></div>
<div>Kadınların psikolojik bir yardım alması ve bununla birlikte kendisinin kendi vücuduyla barışması, tanıması gereklidir. Cinsel birleşme olmadan çocuk sahibi olmak çok yanlış bir durumdur. Sadece çocuk yapmak için evlilik olmaz. Sağlıklı evlilik için doğru ve sağlıklı cinsellik şarttır. Ciddi hastalıklar ve cinsel birleşmeye engel özür olan durumlarda aşk ve sevgi çiftleri birbirlerine bağlamak için yeterli olacaktır. Sadece psikolojik bir durumdan ve korkulardan dolayı cinselliğin yaşanmaması üzücü bir durumdur.</div>
<div></div>
<div>Kadınlar gerçek ve doğru cinselliği yaşadıkları zaman eşine hiçbir zaman karşı koymayacak ve hatta kadın sürekli isteyen taraf olacaktır. Burda önemli olan kadının zevk alacağını bilmesidir. 4-8 seansta çözülecek vajinismus sorununu düzeltmek için yıllarınızı geçirmeden uzman yardımı alın. Vajinismus tedavi edilmeden gebe kalmak isteyenlere uygulanacak olan tüp bebek veya aşılama tedavisinin maliyeti ve süresi düşünüldüğü zaman sağlıklı bir yaşam için cinsel işlev bozukluklarının tedavi edilmesi daha doğrudur. Belki yıllarca sürecek bir tedavi olan tüp bebek tedavisi sonucunda gebe kalma durumuda kesin değildir. Vajinismus tedavi süresi çok zor ve meşakkatli görülsede bir o kadar kolay ve kısa sürede çözülür. Kendinizi daha iyi hissetmek için suçluluk psikolojisinden çıkmak için mutlaka yardım alın ve yardım almakta geç kalmayın.</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/vajinismus/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Panik Atak (Anksiyete)</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/anksiyete/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/anksiyete/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Aug 2019 03:58:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ruhsal Hastalıklar - Sinir Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=12654</guid>

					<description><![CDATA[Panik Atak Nedir Panik atak; endişe, ölüm korkusu gibi duygularını içinde bulunduran, nöbet şeklinde ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Hasta öleceğini, kalbinde bir sorun olduğunu düşünür. Ve panikler. Atak 15 dakika içerisinde şiddetli hale gelir. Hasta panik içinde hastaneye başvurur. Bayılacağını, kalp krizi geçireceğini, hayatının sona erdiği düşüncesine kapılır. Hastalık genellikle yirmili yaşlarda olmak üzere her [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Panik Atak Nedir</h2>
<p>Panik atak; endişe, ölüm korkusu gibi duygularını içinde bulunduran, nöbet şeklinde ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Hasta öleceğini, kalbinde bir sorun olduğunu düşünür. Ve panikler. Atak 15 dakika içerisinde şiddetli hale gelir. Hasta panik içinde hastaneye başvurur. Bayılacağını, kalp krizi geçireceğini, hayatının sona erdiği düşüncesine kapılır. Hastalık genellikle yirmili yaşlarda olmak üzere her yaşta görülebilir. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net"><strong>Kadınlar</strong></a>da erkeklere oranla daha sık görülür. Bir <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/anksiyete/"><strong>panik atak</strong></a> ortalama 30 saniye sürsede saatler boyu etkisini gösteren ataklarda vardır. Bu hastalığın derecesine ve teşhisine göre değişir.1&#8243; 4</p>
<h3>Panik atak olduğumuzu nasıl anlarız?</h3>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/panik-atak-1.jpg"><img decoding="async" class="alignnone" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/panik-atak-1.jpg" alt="panik-atak" /></a><br />
&#8211; <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/carpinti/">Kalp çarpıntısı</a>, göğüste ağrı hissi<br />
&#8211; Nefes almakta zorlanma (<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/nefes-darligi/">nefes darlığı</a>)<br />
&#8211; Titreme<br />
&#8211; Parmaklarda uyuşma, karıncalaşma<br />
&#8211; Çıldıracağını ya da ölmek üzere olduğunu sanarak korku duyma<br />
&#8211; Üşüme veya soğuk terleme<br />
&#8211; Bayılacak gibi hissetme</p>
<h4>Panik atak anında hastanın yapması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz;</h4>
<p>&#8211; Öncelikle bunun bir hastalık olduğunu kabul etmeli ve kısa süre sonra geçeceğinin bilincinde olmalısınız<br />
&#8211; Derin derin nefes alıp açık bir alana çıkmalıyız.<br />
-Kendinizi dinlemeyin kafanızı dağıtacak uğraş bulun.<br />
Hastalık anında yakınında olanların yapması gerekenler çok önemlidir.<br />
&#8211; Kesinlikle sakin ve sabırlı olmalısınız. Hastayla birlikte paniğe kapılmamalısınız. Bir şey olmayacağını geçici bir atak olduğunu yineleyip hastayı sakinleştirmelisiniz.<br />
&#8211; Her atak sırasında hasta, acile başvurmak ve tetikler yaptırmak isteyecektir. Bunların yersiz olduğunu sorunun sadece psikolojik olduğunu anlayışlı bir şekilde hastaya anlatmalıyız.<br />
&#8211; Hastanın panik ataktan dolayı kaynaklanan davranışlarını rol, kapris olarak değerlendirmemeli ona anlayış göstermeliyiz.</p>
<p><strong>Anksiyetenin diğer adı</strong> kaygı hastalığıdır. Kaygılanmak insanlar için kötü gibi düşünülebilir ama kaygı aynı zamanda belli bir aşama içerisinde odaklanmaya yardımcıdır. Bu sayede motive olabilirsiniz. Fakat bu kaygı hali belli bir aşamayı geçince yani yerini telaşa ve korkuya bırakınca mantıklı düşünmeye engel olur.</p>
<h2><strong>Panik Atak Nedenleri Nelerdir?</strong></h2>
<p>Kaygı insan hayatının yönetimini ele geçirebilecek kadar büyük bir duygu hissidir. Hayatta ufak tefek kaygı hallerimiz vardır. Aile ile ilgili sorunlar, gelecek hayalleri, iş görüşmeleri gibi arttırılabilir örnekleri mevcuttur. Önemli olan bu kaygıyı kontrol edebiliyor olmaktır. Kaygı kontrolünü sağlayabilmenin çok kolay yöntemleri mevcuttur. Bununla birlikte kaygılanmak tamamen insani bir şeydir. Hatta kaygılanmamak büyük bir sorun olabilir. Kaygı duymak çok mutlu edici bir duygu olmasa da vücudun alarma geçtiğini söylemektedir. Bu da sistemlerimizin düzgün çalıştığı anlamına gelir. Dikkat çekilmesi gerekilen nokta şudur kaygı hayatımız için önemli olduğu kadar aynı zamanda fazlası da zarardır. Çünkü fazla kaygı düşünce sistemimizi ve metabolizmamızı etkiler. Bu da yaşantımızın önüne geçmektedir. Devamlı kaygı hem yorucudur hem de tehlikelidir. Kaygı bozukluğunu anlayabilmek için kendimize birkaç basit soru sormamız yeterli olur. Bu sorular şu şekilde sıralanabilir:<br />
Kaygı hali sürekli mi? Gerginlik yaratıyor mu?<br />
Kaygı hali yüzünden sosyal hayatınız, iş hayatınız veya okul hayatınızda ki yapmanız gereken şeyler üzerinde aksama yaratıyor mu?<br />
Kaygılarınız artık sizi sinirlendirmeye mi başladı?<br />
Bazı işleri belli bir çizelge doğrultusunda yapmazsanız kötü şans geleceğine mi inanıyorsunuz?<br />
Kalbinizde hiç beklemediğiniz zamanlarda bir anda gelişen hızlı kalp atışları mevcut mu?<br />
Etrafınızdaki her şeyin size zarar vereceğini düşünüyor musunuz?</p>
<h3><strong>Anksiyete Bozukluklarının Kişiler Üzerindeki Duygusal ve Fiziksel Belirtileri Nelerdir?</strong></h3>
<p>Kaygı bozuklukları kişiye göre değişir. Bazı kişilerde kaygı sorunları ani kalp çarpıntısı ile bazılarında ise çok farklı düşüncelerden dolayı çıkabilmektedir. Genel anlamda kaygı bozukluğu diğer insanların normal karşıladığı durumlarda önlenemez bir korku ile kaygı hissedilmesi üzerinedir. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/anksiyete/">Anksiyete bozukluğu</a> olan kişilerde duygusal anlamda fazla korku ve kaygı olur. Aynı zamanda felaket yaşanacakmış gibi hisseder, sürekli gergindir. Her şeyden endişe duyar. Olasılıkların hep en kötüsünü düşünür. Sürekli huzursuzdur ve asabiyet hali vardır. Korku dışında bir şey düşmeye odaklanamaz. Fiziksel anlamda anksiyete bazı belirtiler verir. Korku demek tek hissedilen bir duygu değildir. Bu duygunun oluşumunda vücut da bazı tepkiler vermektedir. Çünkü duyguların çoğu hormonlar tarafından kontrol edilmektedir. Anksiyete sorunları olan insanlarda fiziksel olarak kalp de çarpıntı, midede ağrı, sürekli tuvalet yapma ihtiyacı, nefes daralması, kontrolsüz titremeler, istemsiz kas gerilemeleri, ileri derece baş ağrıları, isteksizlik ve uyku sorunu görülür. Çoğu hasta bu belirtiler yüzünden doktora giderler. Başka bir hastalıklarının olduğunu düşünürler. Bu nedenle de sürekli doktora giderler. Hatta doktoralara inanmayarak farklı doktora bile gitmektedirler. Onlar için asıl sorun farklı bir hastalıkları olduğunu düşünmeleridir. Bazen bu durum o kadar ileri gider ki anksiyete hastaları depresyona bile girebilmektedirler.</p>
<h3><strong>Panik Atak Belirtileri Nelerdir?</strong></h3>
<p>Panik atak korkunun ve kaygının nöbet halinde görülmesine denilmektedir. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/anksiyete/">Panik atak nöbetleri</a> habersizce ve aniden gelişir. Bununla birlikte bazı belirgin nedenlerden dolayı da oluşabilmektedir. Bazı fobilerin gerçekleşmesi ile de ortaya çıkabilir. Kapalı yerde kalma korkusu olanlar için asansörde kapalı kalmak gibi basit bir nedenden dolayı da atak gelişebilir. Panik ataklar genel olarak on dakika gibi bir sürede üst sınıra ulaşır. Panik atak krizleri yarım saat kadar sürebilmektedir. Bununla birlikte atak sırasında hissedilen duygu oldukça yoğundur. Kişi kalp krizi geçirdiğini bile düşünmektedir. Atak sırasında kişi öleceğini düşünmektedir. Aklını kaçırmak üzereymiş gibi hissedebilir. Göğüs ağrısı gibi bir ağrı ve çarpıntı kendisini gösterir. Bayılma noktasına gelecek bir nefes darlığı, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/bulanti/">mide bulantısı</a> ve soluk alıp vermesinde sorun görülür.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/09/Anksiyete-nedir-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-full wp-image-13940" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/09/Anksiyete-nedir-1.jpg" alt="Anksiyete nedir" width="259" height="194" /></a></p>
<h3><strong>Panik Atak Tedavisi ile İyileşmek Mümkün Müdür?</strong></h3>
<p>Panik atak krizleri hayatınızı etkileyecek aşamaya geldiyse muhakkak tedavi olmak şart hale gelmiştir. Panik atak tedavileri genel anlamda dermansız olarak kabul edilse de beş seans ile sekiz seans arasında yapılan işlemlerle sorun en aza çekilmekte. Hastanın iradesine göre de sorun tamamen ortadan kaldırılabilmektedir.</p>
<h3><strong>Panik Atak (</strong><strong>Anksiyete Bozukluğu) Türleri Nelerdir?</strong></h3>
<p><strong>1) Panik Bozukluk</strong><br />
Nöbet sonrasında tekrar bir nöbet korkusu yaşama hissi ile kendisini belli etmektedir. Aynı zamanda sinyal vermeden hemen oluşan bir atak çeşididir. Genelde hastalarda özellikle de agora fobisi olan hastalarda kalabalık ortamlar ya da kapalı dar alanlar atak yaşamaya neden olabilmektedir.<br />
<strong>2) Sosyal Anksiyete Bozukluğu</strong><br />
Sosyal anksiyete bozukluğunun diğer ismi de “aşırı utangaçlıktır.” Bu soruna sahip hastalar toplum düşüncelerine oldukça önem vermektedir. Onlar için insanların kendi haklarında konuştukları önemlidir. Sürekli rezil olacaklarmış gibi düşünmektedir.<br />
<strong>3) Yaygın Kaygı Bozukluğu:</strong><br />
Bu hastalar nedeni belli olmadığı halde kaygı hissi yaşamaktadırlar. Her an başlarına bir şey gelecekmiş gibi düşünürler. Yapacakları herhangi bir hareket sanki onların ölümüne sebep olacak gibidir. Bu nedenle de yaygın kaygı bozukluğu çeken hastalarda mide ağrıları, uyku sorunları ve huzursuzluk görülmektedir.<br />
<strong>4) Fobi</strong><br />
Fobi bildiğimiz üzere bir nesneden, bir olaydan ya da bir durumdan korkma halidir.<br />
<strong>5) Travma Sonrası Stres Bozukluğu:</strong><br />
Genel anlamda kişinin önceden yaşamış olduğu ve hayati tehlike atlatmış olduğu olayları sürekli hatırlaması ile gerçekleşir. Kişi geceleri kabuslar görür. Yaşamış olduğu tatsız olayı hatırlatacak kişi ve kişilerden uzak durmaya çalışır.<br />
<strong>6) Obsesif Kompulsif Bozukluk</strong><br />
Bu kaygı sorununda kontrol imkansız sayılabilir. Hasta sürekli aynı şeyleri tekrarlar ve bu bir takıntı haline gelmiştir. Kendisini durduramaz. Ellerinin pis olduğunu düşünebilir. Sürekli yıkama ihtiyacı duyar. Yaptığı şeylerden tam anlamıyla emin olamadığı için kendi kendisini sürekli kontrol eder.</p>
<h3><strong>Anksiyete Bozukluklarına (Panik Atak) Önlem Nasıl Alınır?</strong></h3>
<p>Öncelikle sağlıksız ve stresli bir hayatın anksiyeteyi tetikleyebileceğini bilmeliyiz. Genel anlamda kaygılı bir insan olmak kötü bir şey değildir. Ama uzun süreli kaygılı olmak anksiyeteye neden olabilir. Bundan kurtulmak için konuşmak, rahatlamak bile etkili olabilir. İşleriniz yoğunsa birilerinden yardım isteyebilirisiniz. Unutmayın siz bir kahraman değilsiniz ve her yere aynı zamanda yetişemezsiniz. Bu nedenle birilerinden yardım istemek stresinizi azaltır. Gün içerisinde rahatlamak için bir şeyler yapmayı ihmal etmeyin. İmkanınız varsa spora zaman ayırın. Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur sözünün ne kadar önemli olduğunu unutmamalısınız. Kişisel bakıma özen göstermekte farklı bir bakış açısı geliştirmenize neden olabilir. Aynı zamanda kaygılarınızı not alarak onların ne kadar da basit olduğunu görebilirsiniz. Bunun yanında kendiniz için kaygılanacağınız bir zaman belirtin. Gün içerisinde kendinize kaygılanmak için on ya da on beş dakika kadar bir süre ayırın. Sonrasında gün içerisinde asla kaygılı bir durum düşünmeyin. Bu sayede kaygı zamanınızı kontrol etmiş ve azaltmış olursunuz. <a title="sağlık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a>lı beslenmenin ve düzenli bir uykunun ne kadar önemli olduğunu da unutmamalısınız. Tüm bunların yanında eğer bu kaygı durumunuz kontrol edilemez bir durumdaysa uzman yardımı almak zorundasınızdır. Öncelikle doktorunuz sizden kapsamlı bir sağlık taraması isteyecektir. Bu saye kaygı sırasında yaşamış olduğunuz kalp sıkışmalarının nedenini anlaşılmış olunur. Eğer fiziksel bir nedenden kaynaklanmıyorsa sorun o zaman kaygı yani anksiyete teşhisi konulabilmektedir. Uzman doktorunuz yani terapistiniz tarafından kaygının kaynağı bulunarak tedavi dönemi başlamaktadır. Tedavi döneminde ise hem ilaç hem de davranış sorunları üzerine bir yöntem izlenmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/anksiyete/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeme Bozukluğu</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/yeme-bozuklugu/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/yeme-bozuklugu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Sep 2014 07:40:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ruhsal Hastalıklar - Sinir Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=13942</guid>

					<description><![CDATA[Yeme Bozukluğu Rahatsızlıkları Yeme bozukluğu rahatsızlıkları üç çeşittir. Anoreksiya nervoza, tamamen tıkanacak seviyeye kadar yeme bozukluğu ve bulimiya nervoza’ dır. Aynı zamanda yeme bozukluğu rahatsızlıkları fiziksel tepkiler verse de aslında ruhsal bir sorundur. Anoreksiya Nervoza Nedir? Anoreksiya nervoza psikiyatrik hastalığının en belirgin özellikleri, kilolu olmama isteği, zayıf kalma isteği, zayıf kalamama korkusu, beden şeklinin bozulması [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Yeme Bozukluğu Rahatsızlıkları</strong></h2>
<p>Yeme bozukluğu rahatsızlıkları üç çeşittir. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/yeme-bozuklugu/"><strong>Anoreksiya nervoza</strong></a>, tamamen tıkanacak seviyeye kadar yeme bozukluğu ve <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/yeme-bozuklugu/"><strong>bulimiya nervoza</strong></a>’ dır. Aynı zamanda yeme bozukluğu rahatsızlıkları fiziksel tepkiler verse de aslında ruhsal bir sorundur.<br />
<strong>Anoreksiya Nervoza Nedir?</strong><br />
Anoreksiya nervoza psikiyatrik hastalığının en belirgin özellikleri, kilolu olmama isteği, zayıf kalma isteği, zayıf kalamama korkusu, beden şeklinin bozulması ve regl görememedir. Hasta olan kişi zayıflayabilmek adına kendine has birkaç çözüm üretir. Genel olarak hastalar yediklerini sürekli olarak azaltmakla işe başlamaktadır. Bazı hastalar zayıf kalabilmek için takıntılı bir biçimde sürekli spor yapmaktadır. Hastaların bir grubu ise çok disiplinli bir diyet yapar ama zayıf bir anlarında aşırı besin tüketimi yapar. Sonra bu durumdan suçluluk duyduğu içinde yediklerini kusar. Bazen de hastalar ishal edici veya vücutta biriken suyu atmaya yarayan ilaçlar kullanırlar. Bunlardan herhangi birinin sonucunda hasta sağlığını etkileyecek derecede zayıflar.<br />
<strong>Bulimiya Nervoza Nedir?</strong><br />
Bulimiya nervoza, anoreksiya nervoza da olduğundan biraz daha farklıdır. Hastalar genel anlamda yediklerini kusarak amaçlarına ulaşmaya çalışırlar. Bulimiya nervozada da hasta zayıflamak istemektedir. Ama bulimiya nervoza ile anoreksiya nervozayı birbirinden ayıran en belirgin özellik ise bulimiya nervoza hastalarının aslında kilo sorunlarının olmamasıdır.<br />
<strong>Yeme Bozuklukları Kimlerde Görülür?</strong><br />
Dünya genelinde yeme bozuklukları kadınlarda daha fazla görülmektedir. Yeme bozukluğunun oranını vermek gerekirse on kadında görülen bu hastalığa karşı erkeklerde sadece bir kişide görülmektedir. Yani oran 1/10 dur. Genç yaşta olan kızlarda anoreksiya nervoza 1/1000 oranında, bulimiya nervoza ise 1/100 oranında görülmektedir.</p>
<h2><strong>Yeme Bozukluğu Hastalığı Neden Oluşur?</strong></h2>
<p>Yeme bozukluklarının belirgin bir nedeni yoktur. Anoreksiya nervoza hastalığı gençlik yaşlarında görüldüğü için ergenlikle bağlantısı olabilir. Bu yaşlardaki genç kızlar kendilerini yetersiz veya çirkin hissettikleri için böyle bir eğilime girebilirler. Bununla birlikte hastalık genel anlamda kadınlarda görüldüğü için kadınların duygu dünyasındaki hassaslıklardan kaynaklı olduğu da söylenebilmektedir. Bulimiya nervoza hastalarını etkileyen en önemli faktör ise sosyal hayatlarında yaşadıkları farklılıklardır.<br />
<strong>Geleneksel ve Kültürel Değişimler Yeme Bozukluklarını Etkiler Mi?</strong><br />
Bu anlamda çok farklı açıklamalar mevcuttur. Örneğin diyet yapma alışkanlıklarının yeme bozukluğu rahatsızlığı üzerinde etkisi oldukça büyüktür. Gelişmiş toplumlarda sıfır beden olmak moda haline gelmiştir. İstemli yapılan diyetlerde ise amaç güzel görünmektir. Yeme bozukluğu riski fazla olan kişilerden bazıları da sporcular, dansçılar ve benzer meslek gruplarında olan kişilerdir. Özellikle de bazı kadınların sosyal çevresine yaşamış olduğu baskıya dayanamayarak diyet yaptıkları da görülmektedir.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/09/Bulimiya-Nervoza-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-full wp-image-13943" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/09/Bulimiya-Nervoza-1.jpg" alt="Bulimiya Nervoza" width="183" height="276" /></a><br />
<strong>Anoreksiya Nervoza Hastaları Nasıl Tanınırlar?</strong><br />
Anoreksiya nevroza hastaları karbonhidratlı ve yağlı yiyeceklerden uzak durdukları gibi yemekleri sürekli azaltmaktadırlar. Çok fazla hareketli olabilir ve sürekli spor yapıyor olabilirler. Gıdalar ile mantıki yolla fazlaca uğraşır, yemek tariflerine özen gösterip sürekli büyük aile organizasyonlarında yemek yaparlar. Karbonhidratlı olan besinleri çantalarında gizli gizli saklayabilirler. Kilo alıp alamadıklarını kontrol etmek adına ayna karşısında çok vakit geçirirler. Hastaların çoğu zayıf olsalar da kendilerini kilolu hissederler. Bazı hastalarda yalnız birkaç bölgesinde sorun olduğunu düşünür. Ciddi bir zayıflama içerisinde olduğunun farkında olmazlar. Bununla birlikte kilo vermek onlar için büyük bir başarı demektir. Kilo verdikçe kendilerine olan saygıları artmaktadır. Erişkinlerde cinselliğe karı ilgi yoktur. Zayıflık ile ilgili tedavi isteğinde bulunmazlar. Aynı zamanda hastalık bir yıldan fazla diyet yapan insanlarda ortaya çıkabilmektedir. Diyetlerde verilen büyük kilolar anoraksıya nervoza başlangıcı demek değildir. Az yeme eğilimi, çatlayacak kadar çok yeme eğilimi, yediklerini çıkartmak gibi belirtiler olmalıdır. Hastalardan bazıları müshil kullanarak istedikleri kadar yemek yerler. Aşırı tüketme eğilimi içerisindeyken hasta yemesi kolay ve kalorisi yüksek olan yiyecekleri tüketmek ister. Hasta sürekli kilo alıp verir. Hastaların çoğunun yemek düzeni yoktur. Doygunluk hissine ulaşamazlar ve evde tek başına yemek yemek cazip haldedir. Hastaların çoğu hafif kiloludur ve hedefleri normalde olması gerekilen kilonun çok daha altına inmektir. Hastalar genel olarak aşırı yemek yeme eğilimini sırasında gerginliklerinin ve streslerinin azalması sonucu mutluluk hissetmeleri nedeni ile tıkınma olayını ödül olarak algılar. Genel olarak hastalarda sorunlu davranışlar vardır. Agresif ve sürekli kaygı içerisinde olabilirler. Özgüven sorunları vardır ve kişilik bozuklukları görülmektedir. Bunların yanında hastaların tütün ve alkol kullanımı yüksektir. Bu tür hastalarda özellikle de karbonhidratlı yiyecekleri, kıyafet ve takı çalma gibi özellikleri bulunabilir.<br />
<strong>Anoreksiya Nervoza Hastalarındaki Fizyolojik ve Metobolik Faklılıklar Nedir?</strong><br />
Anoreksiya nervoza hastalarında değişimler açlık hali ve yediklerini çıkartmaları ile oluşmaktadır. Hastanın kan değerlerinde büyük değişimler oluşur. Yediklerini çıkaran hastalarda potasyum değeri oldukça düşüktür. Kan yapısında elektrolit sorunu gelişir ve bu da hastada güç kaybıi uyku isteği ve ritim sorunlarına neden olur. Kalp ritim sorunları ise kalbin aniden durup sonucun ölüme ulaşması anlamına gelmektedir. Vücut kendisini koruma alarak karaciğerde yağ depolamaya başlar. Kolesterol değerleri artmaktadır. Dişlerde ileri derecede çürüme, beslenemeyen ciltte cansızlık, aşırı tüylenme, kemik erimesi, kolay kemik kırılmaları, hazımsızlık, kabızlık, vücut sıcaklığında düşüş ve tiroit sisteminde sorunlu bir tablo içerisinde hasta gözlemlenir.<br />
<strong>Bulimiya Nervoza Hastalarının Biyolojik Sorunlar Nelerdir?</strong><br />
Bulimiya nervoza yediklerini çıkartma üzerine olan bir hastalıktır. Bu nedenle de dişlerde yemek borusunda aşınma görülebilir. Mide de genişleme olması muhtemeldir. Mide ağırlarının yanında kalp yetersizliği gibi önemli sorunları beraberinde getirmektedir.<br />
<strong>Anoreksiya Nervoza ile Karıştırılan Hastalıklar Nelerdir?</strong><br />
Hastaların yaşamış oldukları kilo kayıplarının öncelikle başka bir sorundan mı kaynaklandığını anlamak gerekmektedir. Kilo kaybı aynı zamanda depresyona girmiş olan hastalarda da sıklıkla görülmektedir. Depresyonda olan kişilerin iştahlarında azalma görülür fakat anoreksiya nervoza hastalıklarında genel olarak hasta iştah olgusuna karşıdır. Ancak ileri safhalara gelince iştah gerçektende azalır. Aynı zamanda depresyonda olan hastalarda aşırı hareketlilik, bol enerji, yemek pişirme isteği, spor yapma hali gibi enerjik yaklaşımlar kesinlikle görülmez.<br />
<strong>Yeme Bozukluğu ile İlgili Sorunlar Ne Zaman Başlamaktadır?</strong><br />
Anoreksiya nervoza hastaları ergenlik dönemlerinde bu rahatsızlığa yakalanmaktadırlar bu da ortalama on dört veya on beş yaş gibidir. Bununla birlikte erken yaşlarda da başlayabilmektedir. Aynı zamanda menopoza girmiş kadınlarda da görüldüğü saptanmıştır. Bulimiya nervoza sorunu ise ilerleyen yaşlara denk gelir bu da ortalama on sekiz ya da on dokuz yaşları gibidir.<br />
<strong>Yeme Bozukluğu Olan Hastaların Biyolojik Sorunları Nelerdir?</strong><br />
Yeme bozukluğu olan hastaların kalp ve damar sisteminde sorunlar oluşur. Tansiyonları genel anlamda düşük olur ve bazılarında düzensizlik söz konusudur. Bu sorunda ani kalp durmasına neden olabilir. Hastaların sindirim sistemini kapsayan organlarının çoğunda sorun oluşur. Sürekli kusma nedeni ile yemek borusunda aşınma söz konusudur. Hastalar aynı zamanda sürekli müshil kullandıkları için bağırsak hareketlerinde yani bağırsaklarının işleyiş düzeninde sorun vardır. Hastaların çoğu adet olamamaktadır. Bunun nedeni ise hormonlarında oluşan sorunlardır. Yeteri kadar beslenememe sonucunda ise kemiklerde erime ve hemen kırılma gözlemlenmektedir. Aynı şekilde dişlerde geri dönülemez çürükler oluşabilir. Hastalarda kansızlık oluşur ve buna bağlı olarak sürekli hasta olabilmektedir. Yeme bozukluğu sorunu yaşayan bir yakınınız veya tanıdığınız varsa en kısa sürede psikiyatrik yardım almalıdır. Çünkü her geçen zaman aleyhedir. Bu nedenle de bir an önce doktora başvurulmalıdır. Hastalık kronikleşirse müdahale güçleşir bunun sonu ölüm bile olabilmektedir.<br />
<strong>Yeme Bozukluklarında Tedavi Uygulaması Nasıl Olur?</strong><br />
Öncelikle hastanın psikiyatrik yardım alması için ikna edilmesi gerekilmektedir. Bunun yanı sıra hasta adet görmediği için kadın doğum uzmanıyla ve diğer alan doktorları ile iletişimde tutulmaktadır. Çünkü bu komplike hastalara neden olmuştur. Psikoterapi kesinlikle uygulanmalıdır. Bu uygulama sırasında ailenin tedaviye dahil olması gerekmektedir. Öncelikle olarak tedaviyi kabul etmeyen hastanın tedavinin gerekli olduğuna inandırılması gerekmektedir. Tedavi dönemi içerisinde ilaç kullanımı az miktarda yapılmaktadır. Asıl önemli olan psikoterapidir. Eğer ilaç kullanılacaksa ilaçlar psikiyatr tarafından verilmektedir. Eğer hastalık diğer vücut organlarını olumsuz etkilemişse branş doktoru tarafından ilaçlar verilmektedir. Tedavi şekilleri bazen hastanede yatarak sürdürülmek zorundadır. Çünkü bazı hastaların durumu kronikleşmiş olabilir. Hastalar kilo anlamında aşırı bir kayıp yaşıyorsa, kusma artık istem dışı gerçekleşiyorsa ve hastanın başka bir psikiyatr sorunu varsa muhakkak yatış işlemi yapılır. Bu süreç içerisinde hasta psikiyatrın kontrolü altındadır. Hastanın durumunda iyileşme görüldüğünde hasta gözlemden kliniğe çıkartılır. Burada diğer fiziksel sorunları için branş hekimleri ile de çalışmalar başlamaktadır. Tedavinin bitimi hastanın gelişimine bağlıdır. Aynı zamanda hastanın hastaneden çıkıp evde tedaviye devam etmensinin şartları arasında hastanın normal kilosuna yaklaşması, doğru beslenmenin nasıl olacağını kavraması ve yaşamış olduğu diğer biyolojik sorunların ortadan kalması gerekmektedir. Tedavi evde de devam eder. Hasta hastaneden çıkartıldığında da psikoterapisine ve grup terapilerine uzun bir süre daha devam etmek zorundadır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/yeme-bozuklugu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bipolar Bozukluk Hastalığı</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/bipolar-bozukluk-hastaligi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/bipolar-bozukluk-hastaligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2014 06:54:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ruhsal Hastalıklar - Sinir Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=13945</guid>

					<description><![CDATA[Bipolar bozukluğun bir diğer ismi ise manik-depresif hastalıktır. Depresyon ve mani ataklarını belirten ruh hastalıklarından birisidir. Hasta da duygusal değişimler ön plandadır. Öyle ki hasta bir anda çok mutlu ya da bir anda çok mutsuz yani çaresiz olabilir. Bu durum kısa süreli ve geçicidir. Bipolar bozukluğun görüldüğü dönemler adolesan veya erişkinliğin başlangıcında görülüp ömür boyu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bipolar bozukluğun bir diğer ismi ise manik-depresif hastalıktır. Depresyon ve mani ataklarını belirten ruh hastalıklarından birisidir. Hasta da duygusal değişimler ön plandadır. Öyle ki hasta bir anda çok mutlu ya da bir anda çok mutsuz yani çaresiz olabilir. Bu durum kısa süreli ve geçicidir. Bipolar bozukluğun görüldüğü dönemler adolesan veya erişkinliğin başlangıcında görülüp ömür boyu devam etmektedir. Hastalık tedavi edilebilir ve hastayı hem sosyal anlamda, hem <a title="sağlık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a> anlamında hem de hayata bakış açısı anlamında olumsuz sonuçlara götürmekten kurtarır. Aksi takdirde hastalık tedavi edilmezse işten atılma, madde kullanımı ve intihar gibi olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Aynı zamanda hastalar aile içerisinde baskıya uğrar. Çünkü ilginç derecelerde davranış bozukluklarına neden olmaktadır. Tıbbi olarak kanıtlanamamış olsa da doktorlar bipolar bozukluğun genetik olduğunu söylemektedirler.<br />
<strong>Bipolar Bozukluk Hastalığının Belirtileri Nelerdir?</strong><br />
Öncelikle belirtmek gerekir ki bu hastalık iki ayrı nöbet halinde belirir. Birisi manik nöbet şeklinde diğeri ise depresyon nöbeti şeklindedir. Manik nöbetin belirtisi olarak duyguların aşırı yaşanması aşırı mutluluk , aşırı üzüntü, kontrol edilemeyen bir sinir bulunmaktadır. Hasta nöbet anında her zaman yapmış olduğu davranışlardan farklı olarak davranmaktadır. Kontrolsüz bir enerji fazlalığı vardır, düşünürken ve konuşurken farkında olmadan hızlanır. Enerjinin çok olmasından uykuya eğilim azalır. Hasta kendisini hayali kahramanların gücünde olduğuna inanabilir. Cinselliğe gittikçe ilgi gösterir. Sürekli her şeye müdahale etmek iste ve bunların yanında madde kullanımında bulunabilir. Depresyon nöbetinde ise durum daha farklıdır. Hasta kendisini üzgün ve endişeli hisseder. Her şey hakkında kötümserdir olayların iyi yönlerini veya çıkış noktalarını göremez. Kendisini sürekli suçlu hisseder bu nedenle de değer görmediğini düşünür. Hiçbir şey yapmak istemez. Her şeyden sıklır oturma pozisyonunu bile sürekli değiştirir. Uyku sorunları yaşar ve bunun yanında kilo değişimleri sıklıkla görülür. Herhangi bir hastalığın nedeni olmasa da bedensel ağrı hisseder. Hayattan bıkar ve intihar etmek ister. Hastaların çoğu da intihar girişiminde bulunmaktadır. Manik depresif hastalarının mani atakları yaşayanları ile depresyon atakları yaşayanları iki uç nokta duygular olarak tanımlayabiliriz. Tam ortası olması gerekilen davranışları temsil etmektedir.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/09/bipolar-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-full wp-image-13946" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/09/bipolar-1.jpg" alt="bipolar" width="300" height="168" /></a><br />
<strong>Hastaların Kendileri Hakkında Düşündükleri Nelerdir?</strong><br />
Depresyon nöbeti geçiren hastalar yeteneksiz olduklarını düşünmektedirler. Akıllarının çalışma hızı yavaşlamış gibidir. Hissettikleri ümitsizlik ve elinden hiçbir şey gelmiyormuş gibi duygu yoğunluklarıdır. Hasta olmayan insanların hemen toparlayacaklarını söylemesinden rahatsızlardır. Kimsenin onları anlamadığını düşünmektedirler. Hasta son aşama olarak anlaşılamadığı, hissedemediği, düşünemediği ve hareket etmediği için yaşamanın mantıksız olduğunu düşünmektedir. Bu nedenle de intihar girişiminde bulunmaktadırlar. Hipomani nöbeti yaşayan hastalar ise nöbet sırasında uçuşa geçtiklerini söylemektedirler. Her hareketleri hızlanmakta olup düşünürken acele etmektedirler. Sanki bir yarışmadaymış gibi hızlı bir şekilde cevap verip düşünmektedirler. Etrafta olup biten her şey aşırı derece de ilgilerini çekmektedir. Cinsel arzu anlamında ileri derecede istekli olmaktadırlar. Kendilerini sağlıklı, mutlu,huzurlu ve yenilmez hissetmektedirler. Mani nöbeti yaşayan kişiler ise nöbet sırasında çok daha hızlı düşündüklerini söylemektedirler. İstemsiz bir şekilde düşünce akışında bulunduklarını ve espri yeteneklerinin ya da bakış açılarının olumlu bir şekilde geliştiğini belirtirler. Etrafında olan insanların kendisinden korktuklarını zaman içerisinde onların kendisine tehdit oluşturduğunu düşünmektedirler. Kontrolünü kaybedebildiklerini ve çabuk sinirlenebildiklerini söylemektedirler. Bu hal ve davranışlar kesinlikle tedavi isteyen bir duruma gelinmiş demektir. Ne kadar erken tedavi olursa hasta o kadar az etkilenir. Çünkü hastanın dışarıda devam etmekte olan bir hayatı bulunmaktadır. Bu sosyal yaşantının aksamaya ya da olumsuzluğa neden olmaması için hasta biran önce tedavi edilmelidir. Hastalar ilk başlarda fark edilememektedirler. Çünkü hasta enerjik olmaktan mutludur. Çevresi tarafından bu durum fark edildiğinde hasta da sinirlilik ve beklenmedik tepkiler görülmesi aşamalarına ulaşmıştır. Hastalık fark edildiğinde hasta, hasta olduğunu kesinlikle kabul etmemektedir. Hastalık anlamında ruhsal bir sorun olduğu için ilk başlarda sadece ruhen tedavi edilir. Ama hastalık ilerlerse kullanılan kötü maddeler nedeni ile hastanın biyolojik sağlığı da bozulabilmektedir. Eğer bipolar bozukluk tedavi edilmezse hasta depresif ve manik nöbetleri uzun süreli olarak atlatmaktadır.<br />
<strong>Bipolar Bozukluk Hastalığında Tedavi Nasıl Olmaktadır?</strong><br />
Uygulanan tedavi yöntemleri arasında ilaç ve psikoterapi tedavisi uygulanmaktadır. Hastalar tedaviye kesinlikle cevap verirler aynı zamanda lityum kullanımı da manik nöbetler sırasında oldukça işe yaramaktadır. Hastaların muhakkak psikiyatr tarafından tedavi edilmesi gerekmektedir. Tedavi için devlet hastanelerinin yanında özel olarak açılan psikiyatri hastanelerine de başvurulabilir. Aynı zamanda halk sağlığı için düzenlenen organizasyonlarda başlangıç olarak etkilidir. Tüm bunların yanında hastaların tedavi yöntemi bulmasında yardımcı olunmalıdır. Genel olarak hasta, hasta olduğunu kabul etmemektedir. Hastalığı kabul etse bile bu rahatsızlığın ruh sağlığı ile ilgisi olmadığını düşünmektedir. Muhakkak hastanın çevresi tarafından destek görmesi şarttır ve genelde hastalar etrafına ve kendisine zarar vermesin diye hastaneye yatırılmaktadır. Tedavi sürecinin uzun olduğunu ve bipolar bozukluk ile yaşanılabileceği hastaya anlatılmaktadır. Tedavi sonrasında da hastane desteğine başvurulmalıdır. Tedavi sürecinde ailenin de içine katıldığı grup tedavileri oldukça etkilidir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/bipolar-bozukluk-hastaligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alzheimer</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/alzheimer/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/alzheimer/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Aug 2014 06:15:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beyin Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Ruhsal Hastalıklar - Sinir Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=13909</guid>

					<description><![CDATA[Alzheimer Nedir Alzheimer, sanılanın aksine yaşlılığın getirdiği hastalıklardan biri değil, beynin anormal çalışması sonucu gelişen ciddi bir sağlık sorunudur. Genelde 60 yaş üzeri kişilerde görülen Alzheimer hastalığı, sebebi tam olarak bilinmemesine rağmen beyin dokusunun bozulmasının akabinde kişinin zihinsel ve fonksiyonel işlevlerinde bozulmalar görülmesi olarak ifade edilir. Alzheimer nasıl ortaya çıkar İnsan beyni ve sinir sistemi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a title="alzheimer nedir ne demektir nasıl bir hastalıktır" href="https://www.xn--kadn-nza.net/alzheimer/"><span style="color: #ff0000;"><strong>Alzheimer Nedir</strong></span></a><br />
Alzheimer, sanılanın aksine yaşlılığın getirdiği <a title="Hastalıklar" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/">hastalıklar</a>dan biri değil, beynin anormal çalışması sonucu gelişen ciddi bir <a title="Sağlık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a> sorunudur. Genelde 60 yaş üzeri kişilerde görülen <a title="alzheimer" href="https://www.xn--kadn-nza.net/alzheimer/">Alzheimer</a> hastalığı, sebebi tam olarak bilinmemesine rağmen beyin dokusunun bozulmasının akabinde kişinin zihinsel ve fonksiyonel işlevlerinde bozulmalar görülmesi olarak ifade edilir.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/alzheimer/"><span style="color: #ff0000;"><strong>Alzheimer nasıl ortaya çıkar</strong></span></a><br />
İnsan beyni ve sinir sistemi birbiri arasında uyumlu ve dengeli çalışan bir mekanizma gibidir. İnsan sinir hücreleri her gün düzenli olarak belli oranda ölür ve yerine hemen yeni beyin hücreleri gelir. Bu aşamada hafif derecede unutkanlıklar ile bilişsel fonksiyonlarda yavaşlamalar görülür. Bunun yanında bir takım hastalıkların sonucunda beyinde hatalı <a title="protein, proteinler" href="https://www.xn--kadn-nza.net/proteinler/">protein</a> birikimi meydana gelir ve biriken hatalı proteinler sinir <a title="Hücre" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hucre/">hücre</a>lerinin normal fonksiyonlarını yürütmesini engelleyerek <a title="Alzheimer Hastalığı" href="https://www.xn--kadn-nza.net/alzheimer/">Alzheimer hastalığı</a>na zemin hazırlar.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Alzheimer-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-full wp-image-13910" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Alzheimer-1.jpg" alt="Alzheimer" width="227" height="222" /></a><br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/alzheimer/"><span style="color: #ff0000;"><strong>Alzheimer belirtileri nelerdir</strong></span></a><br />
Alzheimer hastalığında maalesef erken bulgu ve belirtileri tespit etmek çoğu zaman pek mümkün değildir. Ancak en net <a title="Alzheimer Belirtileri Belirtisi" href="https://www.xn--kadn-nza.net/alzheimer/">Alzheimer belirtileri</a> şu şekilde sıralanabilir:<br />
Kişi her hangi bir iş ile ilgilenirken konsantrasyon güçlüğü çeker.<br />
Sürekli kafa karışıklığından, kolay karar verememekten şikayet eder.<br />
Alzheimer belirtilerinden biri de kişilik değişiklikleri olarak göz çarpar. Zira Alzheimer hastası hastalığından başlaması ile birlikte bambaşka bir karaktere bürünmeye başlar. Garip davranışlar ve sözler sergilemeye başlayan Alzheimer hastası, gündelik işlerini bile yapmakta zorluk çekmeye başlar.<br />
Sık sık unutkanlık, kısa ve uzun dönemde gelişen bütün olaylarda anlık hafıza kaybı gibi hatırlama zorluğu çeker.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Kimler Alzheimer hastalığı riski altındadır?</strong></span><br />
Alzheimer hastalığı en riskli kesim olarak genetik faktöre bağlı olarak gelişir. Yani ailesinde Alzheimer hastası olan kişiler en çok risk altında olan kişilerdir. Bunun yanında ailesinde down sendromu olan kişilerde yine aynı şekilde Alzheimer hastalığı riski taşımaktadır.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/alzheimer/"><span style="color: #ff0000;"><strong>Alzheimer nasıl teşhis edilir</strong></span></a><br />
Alzheimer hastalığının teşhis edilmesi zorlu bir süreçtir. Çünkü Alzheimer hastalığının belirtileri bir çok farklı hastalıkların belirtileri ile benzerlik gösterdiği için çoğu zaman maalesef geç teşhis edilir ve doğal olarak Alzheimer tedavisine geç kalınmış olabilir. Bu sebeple Alzheimer belirtileri gözlenen hastanın bütün tetkileri tek tek doktor tarafından yapılıp, bütün hastalıklar tek tek elenip diğer hiçbir hastalık tespit edilmeyip, geriye sadece Alzheimer hastalığı kalana kadar kontroller devam etmelidir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Alzheimer hastalığından korunmak için neler yapılmalı?</strong></span><br />
Alzheimer hastalığını önleyici ve başlangıç aşamasındaki Alzheimer hastalığını durdurmak amaçlı çeşitli tedavi yöntemleri ve ilaç tedavileri araştırmaları günümüzde de devam etmektedir. Özellikle Alzheimer hastalarının beyninde görülen ve hastalığa sebep olan iltihabı azaltarak yok etmek ve önlemek çeşitli antienflamatuar (iltihaba karşı etkili) ilaçlar araştırılmaktadır. Bunun yanında insan bedeni için en iyi antioksidan olan E vitamini bol bol tüketilmelidir. Bunun dışında yumuşak margarinler, yumurta, yeşil bayraklı sebzeler, kuru baklagiller, bitkisel yağlar Alzheimer dan korunmak için tüketilmesi gereken besinlerdendir.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/alzheimer/"><span style="color: #ff0000;"><strong>Alzheimer Hastalığı Tedavisi Var mıdır</strong></span></a><br />
Alzheimer hastalığı, beyin hücrelerinin ölmesi ve yerine yeni beyin hücrelerinin gelmemesi ile ortaya çıktığı düşünülen bir hastalık olup hastalığın geç fark edilip tedavi sürecine geç başlanması sonucu ortaya kişinin kendi işini kendi görememesi, aşırı unutkanlık, çoğu zaman yatağa bağımlı hale gelmesi gibi ciddi sorunlara sebep olabilir.<br />
<a title="Alzheimer tedavisi" href="https://www.xn--kadn-nza.net/alzheimer/">Alzheimer tedavisi</a> 3 farklı etaptan oluşmaktadır:<br />
Alzheimer tedavisi birinci etap: Eğitim ve destek<br />
Alzheimer tedavisi ikinci etap: Alzheimer&#8217;ın ilaç tedavisi<br />
Alzheimer tedavisi üçüncü etap: Destek tedavisi<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Birinci basamak: Eğitim ve destek:</strong></span><br />
Alzheimer hastalığının birinci basamağında hem hastaya hem de hasta yakınları hastalık ile ilgili bilgiler verilir. Alzheimer hastalığının en önemli sorunu olan unutkanlık ve kafa karışıklığını çoğaltan bir takım uyku ilaçları ve kaygı giderici ilaçları daha az kullanmak gerektiğini hasta yakınlarına bildirmek gerekir. Bazen hastalığın erken evrelerinde bile Alzheimer hastası kaybolabilir, ocağı açık bırakabilir, kapıyı açık unutarak evden çıkabilir. İşte bu yüzden hasta sürekli gözlem altında tutulmalı asla yalnız bırakılmamalıdır. Bunun yanında özellikle araba, motor kullanmasına müsaade edilmemelidir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>İkinci basamak: Alzheimer ilaç tedavisi</strong></span><br />
Alzheimer hastalığının tedavisi için geliştirilmiş bir ilaç henüz yok. Ancak hastalığın en son evreye ulaşmasını ertelemek amacıyla çeşitli ilaçlar kullanılmaktadır. Alzheimer tedavisinde kullanılan bu ilaçlar hastanın sinirlilik, hırçınlık, unutkanlık gibi sorunların en az derecede olması için kullanılır. Bu ilaçlar mide bulantısı, kusma yapabilir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Üçüncü basamak: Alzheimer destek tedavisi</strong></span><br />
Alzheimer hastalığı sadece unutkanlık, zihin gücünde zayıflama olarak kendini göstermez. Alzheimer hastası çok hırçın, çok sinirli, <a title="depresyon" href="https://www.xn--kadn-nza.net/depresyon/">depresyon</a> geçiren, halüsinasyon gören bir durum yaşar. İşte bu aşamada hastaya <a title="alzhaimer" href="https://www.xn--kadn-nza.net/alzheimer/"><span style="text-decoration: underline; color: #ff0000;"><strong>Alzhaimer</strong></span></a> ilaçlarının yanında destek amaçlı ruh sağlığını koruyacak ilaç tedavisine başlanır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/alzheimer/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kamburluk</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/kamburluk/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/kamburluk/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 May 2013 17:18:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ruhsal Hastalıklar - Sinir Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=12143</guid>

					<description><![CDATA[Kamburluk, vücudun öne doğru istemsiz eğilmesi olarak bilinen sırt eğriliğidir. Tıp dilinde kifoz olarak tanımlanan kamburluk, bel kaslarının zayıflaması ve gevşemesi sonucu meydana gelir. Kamburluk eğer doğuştan değilse, sonradan meydana gelmeye başlamış ise bazı hareketler ile düzeltilebilir. Kmabur duruş kişi kendi farkında olmasa da dışarıdan çok net görünür. kambur duruş ve kambur yürüyüş kişinin bedenini [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a title="Kamburluk" href="https://www.xn--kadn-nza.net/kamburluk/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Kamburluk</strong></span></a>, vücudun öne doğru istemsiz eğilmesi olarak bilinen sırt eğriliğidir. Tıp dilinde kifoz olarak tanımlanan kamburluk, bel kaslarının <a title="Zayıflama,Zayıflama Önerileri" href="https://www.xn--kadn-nza.net/zayiflama/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>zayıflama</strong></span></a>sı ve gevşemesi sonucu meydana gelir.<br />
Kamburluk eğer doğuştan değilse, sonradan meydana gelmeye başlamış ise bazı hareketler ile düzeltilebilir.<br />
Kmabur duruş kişi kendi farkında olmasa da dışarıdan çok net görünür. kambur duruş ve kambur yürüyüş kişinin bedenini çok yorar. Bel kaslarının zayıflamasının yanı sıra uzun süre kambur oturma, yürürken kambur pozisyonda yürüme, çalışma masasının göğüs hizasından daha aşağıda olması, koltuğun masadan çok yüksek olması kamburluğa sebep olabilir.<br />
Kamburluk şikayetlerinin önüne geçebilmek için öncelikle kamburluğa sebep olan etkenleri belirlemelisiniz. Kamburluk eğer bel kaslarının zayıf olmasından kaynaklanıyorsa ters mekik hareketi bel kaslarının çalışması için çok etkili bir egzersizdir. Bir gün içinde ters mekik hareketini 1 dk arayla 3 erli etaplar halinde yapabilirsiniz. Bu hareketi belinizin yorulduğunu hissettiğiniz anda bırakıp, sonra tekrar edebilirsiniz.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/05/kamburluk-1.jpg"><img decoding="async" class="alignnone" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/05/kamburluk-1.jpg" alt="kamburluk" /></a><br />
Bunun yanında kamburluktan kurtulmak için yapacağınız bir diğer etkili yöntem ise günde 15 dakika kollarınızı sırtınıza çekip dirseklerinizden ellerinizle kavrayarak bu pozisyonda yürümektir. Kollarınızı sırtınızda dirseklerinizden yakalayarak 15 dakika yürümeniz sırtınızı dümdüz tutarak kolayca yürümenizi sağlar.<br />
Ayrıca plates omurganın düzelmesi için çok etkili bir yöntemdir. Ancak platesi mutlaka bir uzman öncülüğünde yapmalısınız. Aksi takdirde kamburluğu düzeltemediğiniz gibi bazı sakatlıklara da sebep olabilirsiniz.<br />
Bel kemiğindeki eğriliği düzeltebilen herhangi bir ameliyat şuan için yoktur. Bu sebeple kaburgaların esnekliğini devam ettirmeleri için kasları çalıştıran yüzme koşma gibi egzersizleri düzenli olarak yapmalısınız.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/kamburluk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Temizlik Hastalığı</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/temizlik-hastaligi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/temizlik-hastaligi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 May 2013 10:16:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ruhsal Hastalıklar - Sinir Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=12138</guid>

					<description><![CDATA[Temizlik takıntısı olarak tabir edilen temizlik hastalığı, hemen hemen her 100 kişiden 2 kişide görülür hale gelen bir hastalık. Sürekli el yıkamak, kıyafetlerin yeterince temiz olduğuna bir türlü inanamamak, bulaşık makinesinin, çamaşır makinesinin yeterince iyi temizlemediğini düşünmek, kapı kollarına çıplak elle dokunamamak, başkalarının evlerinde tuvalete girememek gibi alışkanlıklar temizlik hastalığının belirtileri arasında yer alıyor. Halk [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a title="Temizlik takıntısı" href="https://www.xn--kadn-nza.net/temizlik-hastaligi/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Temizlik takıntısı</strong></span></a> olarak tabir edilen <a title="Temizlik Hastalığı" href="https://www.xn--kadn-nza.net/temizlik-hastaligi/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>temizlik hastalığı</strong></span></a>, hemen hemen her 100 kişiden 2 kişide görülür hale gelen bir <a title="Hastalıklar,Hastalık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>hastalık</strong></span></a>.<br />
Sürekli el yıkamak, kıyafetlerin yeterince temiz olduğuna bir türlü inanamamak, bulaşık makinesinin, çamaşır makinesinin yeterince iyi temizlemediğini düşünmek, kapı kollarına çıplak elle dokunamamak, başkalarının evlerinde tuvalete girememek gibi alışkanlıklar <a title="Temizlik Hastalığının Belirtileri" href="https://www.xn--kadn-nza.net/temizlik-hastaligi/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>temizlik hastalığının belirtileri</strong></span></a> arasında yer alıyor.<br />
Halk arasında temizlik hastası denilen durumun tıp dilindeki adı obsesif kompulsif kişilik bozukluğu olarak tabir edilir. Temizlik hastalığı hem kişinin kendisini hem de çevresindeki kişileri rahatsız eder.<br />
Takıntılı bir şekilde temizlik düşkünlüğü, herşeyin kirli olduğunu sanmak, sürekli yıkama, sürekli silkme, sürekli silme gibi işlerin tekrar edilmesi dikkat çeker. Bunun altında saplantılı düşünceler, anksiyete bozukluğu, şüphecilik, emin olamama, tatmin olamama gibi hisler yatar. Temizlik hastası olan kişi yaptıklarının çok mantıksız olduğunu bildiği halde kendinizi engelleyemez. İstemsiz olarak bu davranışları devamlı tekrar eder durur. Her ne kadar bu saplantılı hareketlerinden kurtulmaya çalışsada başarılı olamaz. Temizlik hastalığı tedavi edilebilir bir hastalıktır ve tedavi edilmezse ciddi <a title="Sağlık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>sağlık</strong></span></a> sorunlarına sebep olabilir.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/05/temizlik-hastalığı-1.jpg"><img decoding="async" class="alignnone" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/05/temizlik-hastalığı-1.jpg" alt="temizlik hastalığı" /></a><br />
Temizlik hastalığının net belirtileri nelerdir?<br />
Kişi devamlı ellerini yıkar.<br />
Sürekli evini temizlemekle meşguldür.<br />
Evine misafir geldikten sonra ardından misafirin elinin değdiği, oturduğu her şeyi yıkar, siler, temizler.<br />
Vaktinin çoğunu temizlik yapmakla harcar.<br />
Kirli olduğunu düşündüğü herşeyi yıkar.<br />
Temizlik hastalığının altında yatan etkenler nelerdir?<br />
Sebebi tam olarak bilinmese de biyolojik sebepler, fizyoljik sebepler, psikolojik sebepler etkili olabilir. Ailesi çok disiplinli, çok düzenli, katı kuralları olan kişilerin temizlik hastalığına daha çok maruz kaldığı görülmektedir. Bunun yanında vefat, boşanma, kaza gibi ağır travmalar yaşayan kişilerinde olaydan sonra temizlik hastalığına aniden yakalandığı görülmektedir.<br />
Temizlik hastalığı kişinin yaşam tarzını nasıl etkiliyor?<br />
Temizlik hastalığı kişinin öncelikle kendi hayatını zorlaştırır. Sosyal hayatı ve iş hayatı kademe kademe bozulmaya başlanır. Aşırı derecede temizlik takıntısı arkadaşlarıyla, ailesiyle ilişkilerini zorlaştırır. Kişinin arkadaşlarını, akrabaları, aile bireyleri evine gelmek istemez. Vaktinin çoğunu temizliğe ayırdığı için diğer bütün faktörlere konstresi bozulur. İş performansında düşüş başlar. Evli ise eşi ile ciddi sorunlar yaşamaya başlar. Gün boyu temizlik yaptığı için gün sonunda yorgun bitap düşer. Bir süre sonra sürekli temizlik yaptığı için bel, kas, eklem ağrıları oluşmaya başlar. Bu fiziksel rahatsızlıkların yanında psikolojik sorunlarda yükselir. Temizlik hastalığının yanında takıntılı bazı hareketler başlar. Örneğin ütünün fişini çekmiş miydim, ocağın altını kapatmış mıydım, kapıyı kitlemiş miydim diye takıntılı sorular kafasında üremeye başlar. Akabinde eşyalarını atamama, biriktirme, günah işlemekten korkma gibi ilerleyen bir hal alır.<br />
Nasıl tedavi ediliyor?<br />
Birtakım araştırmalara göre beynin ön tarafında olan frontal kortex ile iç yapısından bazal ganglionlar arasındaki iletişim kopukluğunu öne sürerler. Tedavide ilk amaç var hastalığı tedavi etmek, ardından da tekrar nüksetmesini önlemek gerekir. Temizlik hastalığı tedavisinde şu üç aşamadan geçilir.<br />
Seçici serotonin geri alım inhibitörleri, antidepresan ilaçlar<br />
Bilişsel davranışçı terapi uygulamaları<br />
TMS (Transkranial Manyetik Stimülasyon)<br />
Şunu unutmamak gerekir bu hastalık tedavi edilebilen bir hastalıktır. Ancak sabırlı olmak gerekir zira uzun bir süreçtir. Terapi ve ilaç tedavisi ikisi birlikte uygulandığında olumlu sonuçlar verir. Bu aşamada hastanın ailesine de büyük görev düşer. Hastaya bu tedavi aşamasında destek olunması tedavinin daha kısa sürede sonuçlanmasına fayda sağlar. Düzenli ilaç kullanımı, özellikle terapilere düzenli olarak gidilmesi, tedavi sürecinin ne kadar uzun olursa olsun pes etmemek hastalıktan kalıcı olarak kurtulmak için çok etkilidir. Bu sebeple bu uzun ve sabır gerektiren yolda, tedaviyi kesinlikle yarı yolda bırakmamak gerekir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/temizlik-hastaligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bi Polar (Manik Depresif)</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/bi-polar-manik/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/bi-polar-manik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Mar 2013 16:46:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ruhsal Hastalıklar - Sinir Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=12034</guid>

					<description><![CDATA[Bi polar nedir? Diğer adıyla manik depresif olarak anılan bu hastalık ortalama 50 kişiden birinde görülen, ani duygu değişiklikleri ve ani duygu iniş çıkışları olarak belirtilen bir psikolojik hastalıktır. Kimler bi polar riski altındadır? Bi polar hastalığı genelde ergenlik döneminde veya ergenlik dönemi sonrasındaki yetişkinlik döneminde ortaya çıkar.  Erkek ve kadınlarda eşit oranda görülür ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a title="Bi Polar Nedir?" href="https://www.xn--kadn-nza.net/bi-polar-manik/"><strong>Bi polar nedir</strong></a>?<br />
Diğer adıyla <a title="Manik Depresif" href="https://www.xn--kadn-nza.net/bi-polar-manik/"><strong>manik depresif</strong></a> olarak anılan bu hastalık ortalama 50 kişiden birinde görülen, ani duygu değişiklikleri ve ani duygu iniş çıkışları olarak belirtilen bir <a title="Psikoloji" href="https://www.xn--kadn-nza.net/psikoloji/"><strong>psikoloji</strong></a>k hastalıktır.<br />
Kimler bi polar riski altındadır?<br />
Bi polar hastalığı genelde ergenlik döneminde veya ergenlik dönemi sonrasındaki yetişkinlik döneminde ortaya çıkar.  Erkek ve kadınlarda eşit oranda görülür ve melek, ırk gibi ayrımları yoktur. Genelde genetik etkenlere bağlı olarak gelişir ve <a title="Depresyon" href="https://www.xn--kadn-nza.net/depresyon/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>depresyon</strong></span></a>a girmiş kişilerin tedavi edilmemesi durumunda ortaya çıkar.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/03/bi-polar-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-12035" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/03/bi-polar-1.jpg" alt="bi polar" width="400" height="400" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/03/bi-polar-1.jpg 400w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/03/bi-polar-1-150x150.jpg 150w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/03/bi-polar-1-300x300.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a><br />
Bi polar belirtiler nelerdir?<br />
Kişinin ani duygu değişkenlikleri bi polar hastalığının ilk belirtisidir. Kişi birden çok üzgün birden çok neşeli bir ruh haline bürünebilir. Fiziksel ve zihinsel açıdan daha aktif bir hal alabilir. Fazla enerjik hali, çabuk sinirlenmesi, çok az uyku ile gününü idame etmesi, kendisini normalden çok önemsemesi ve egoist bir karaktere bürünmesi, her koşulda kendini haklı görmesi, çok fazla konuşmaya başlaması dikkat çekici belirtiler arasındadır. Genelde 21 yaşından sonra ortaya çıkar ve erkekler mani belirtileri ile kadınlar depresyon belirtileri hastalığı yaşamaya başlarlar. Alkol veya bağlımlılık yapıcı maddeler kullanan kişilerde sık görülen bi polar, kişiyi olduğundan daha sosyal bir hale sokar. Sürekli dışarıda olmak, arkadaşlarıyla vakit geçirmek, çok fazla para harcama isteği, artan cinsel istek, ani saldırganlık tavırları, üzüntü verici olaylar karşısında bile gereksiz ve abartılı bir neşe, umursamazlık, rahat tavırlar sergilerler. Sonbahar ve kış mevsiminde bi polar atakları azalırken, ilkbahar döneminde ataklarda artış görülür.<br />
Bi polar tedavisi<br />
Tedavi yolunda ilk önce duygu dizginleyici, düzenleyici ilaç tedavisi uygulanır. İlaç tedavisi hastanın durumuna göre belli bir dönem veya ömür boyu kullanılacak şekilde belirlenir. Kullanılan ilaçlardan biri olan lityum ilacı kişide mide bulantısı, kusma, çok sık su içme, ellerde titreme, kilo alma gibi yan etkiler görülebilir. Kişi tedavi süresince alkol ve bağımlılık yapan maddeler kullanmamalı, gece uykusunu en az 8 saat almalı, stresli ortamlarda bulunmamalıdır. İlaç tedavisinin yanı sıra psikolog tedavisi alarak terapilerle tedavi sürecini hızlandırmalıdır.<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/bi-polar-manik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aşırı Uyuma</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/asiri-uyuma/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/asiri-uyuma/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Mar 2013 11:53:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ruhsal Hastalıklar - Sinir Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=12030</guid>

					<description><![CDATA[Yeterli uyku, kişinin günlük hayatını hem fiziksel hemde ruhsal açıdan en doğru şekilde tamamlayabilmesi için gereklidir. Yeterli uyku süresi kişiden kişiye değişmekle birlikte ortalama 8 saatlik bir uyku yeterli uyku süresi olarak tanımlanmaktadır. Yeterli uyku süresi her ne kadar 8 saat olarak bilinse de kaliteli uyku, uyku süresinden daha önemlidir. Bazı kişiler 6 saat uyusa [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeterli uyku, kişinin günlük hayatını hem fiziksel hemde ruhsal açıdan en doğru şekilde tamamlayabilmesi için gereklidir. Yeterli uyku süresi kişiden kişiye değişmekle birlikte ortalama 8 saatlik bir uyku yeterli uyku süresi olarak tanımlanmaktadır.<br />
Yeterli uyku süresi her ne kadar 8 saat olarak bilinse de kaliteli uyku, uyku süresinden daha önemlidir. Bazı kişiler 6 saat uyusa bile uykudan kalktığında son derece dinlenmiş, sakin, mutlu hissetsede kendisini, bazı kişiler 8 saatten fazla uyumasına rağmen uykudan kalktığında çok sinirli, mutsuz, yorgun hissedebilir kendini. İşte bu kişiler ne kadar çok uyusa da kalitesi uyku süreci geçirdiği için kendisini yorgun, sinir, mutsuz hissederek uyanmaktadır. Sık sık uyanarak uykusunun bölünmesi yüzünden kişi uyku süresini istemsiz şekilde uzatmaktadır. Bu tür durumlarda genelde uyunulan yerin rahat olmadığı, olması gerekenden daha sıcak olduğu görülür.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/03/aşırı-uyku-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-12031" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/03/aşırı-uyku-1.jpg" alt="aşırı uyku" width="295" height="230" /></a><br />
Yetersiz uyku kişinin fiziksel gücünde eksilmeye, sinirli ruh haline, yorgun ve mutsuz ruh haline bürünürken, <a title="Aşırı uyku sorunu" href="https://www.xn--kadn-nza.net/asiri-uyuma/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>aşırı uyku sorunu</strong></span></a> olan kişiler sürekli yorgun, halsiz, dalgın, dikkat eksikliği gibi şikayetlerle dikkat çeker. Kişi günde 10-12 saatten fazla uyumasına rağmen hala uyku isteği duyuyorsa kişide aşırı uyku hastalığı olduğu anlamına gelir. Bazı kişilerde <a title="Genetik" href="https://www.xn--kadn-nza.net/genetik/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>genetik</strong></span></a> <a title="Hastalıklar" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>hastalıklar</strong></span></a>ın akabinde ortaya çıkan aşırı uyku sorunu görülürken, bazı kişilerde sonradan gelişen bazı sorunların akabinde aşırı uyku sorunu ortaya çıkabilir. Örneğin psikolojik sebepler kişiyi istemsiz olarak aşırı uykuya sevk eder. Özellikle <a title="Depresyon" href="https://www.xn--kadn-nza.net/depresyon/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>depresyon</strong></span></a>a girmiş kişiler günde 15-16 saat uyuyabilmektedir.<br />
Aşırı uyku sorunu tedavi edilmesi gereken bir sorundur. Uzman bir doktora giderek aşırı uyku isteğinin altında yatan asıl sebeplere ulaşmak ve bu yönde tedavi yolunu seçmek gerekir. Aşırı uyku tedavisinde kullanılan ilaçlar son derece başarılı sonuçlar vermektedir. Doktor kişinin ihtiyacı oranda ve sürede kullanacağı ilaçları belirler ve bir kaç gün ila bir kaç ay sürecek tedavi sürecini belirler.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/asiri-uyuma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
