<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Solunum Sistemi ve Hastalıkları &#8211; Kadın.Net</title>
	<atom:link href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/solunum-sistemi-ve-hastaliklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.xn--kadn-nza.net</link>
	<description>Anne Bebek Çocuk Kadın Sağlığı Kadınlara Dair Her Şey</description>
	<lastBuildDate>Sat, 14 Sep 2019 21:34:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>
	<item>
		<title>Nefes Darlığı</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/nefes-darligi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/nefes-darligi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Sep 2019 14:12:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Solunum Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Solunum Sistemi ve Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=13319</guid>

					<description><![CDATA[Nefes darlığı, burundan nefes almayı zorlaştıran ve burunda eğriliğe sebep olan bir problemdir.  Burunun orta bölmesi olan septum adı verilen yapının eğri olmasıdır. Septum eğrilikleri, nadir olarak doğuştan olabileceği gibi ,sonradan da oluşabilir. Burunda özellikle de tek taraflı tıkanıklıklar, zaman içerisinde burun deliklerinin simetrisini de bozmakta ve asimetrik burun delikleri meydana gelebilmektedir. Bazı durumlarda da nefes [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nefes darlığı, burundan nefes almayı zorlaştıran ve burunda eğriliğe sebep olan bir problemdir.  Burunun orta bölmesi olan septum adı verilen yapının eğri olmasıdır. Septum eğrilikleri, nadir olarak doğuştan olabileceği gibi ,sonradan da oluşabilir. Burunda özellikle de tek taraflı tıkanıklıklar, zaman içerisinde burun deliklerinin simetrisini de bozmakta ve asimetrik burun delikleri meydana gelebilmektedir. Bazı durumlarda da nefes alma problemleri estetik rhinoplasti ameliyatlarından sonra oluşabilir. İhtiyaca göre revizyon ameliyatları yapılarak bu sorun giderilmeye çalışılır.  Septumdaki  eğrilikler dışarıdan anlaşılabileceği gibi, kimi zamanda ilerki dönemlerde burun içi mukoza yapılarında birleşiklik meydana gelebilir. Bu da nefes almada yarattığı problem nedeniyle bir cerrahi işlemle halledilmesi gerekmektedir.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/05/nesefes-darlığı2-1.png"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-13321 alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/05/nesefes-darlığı2-1.png" alt="nesefes darlığı2" width="277" height="182" /></a>Septorinoplasti ameliyatında <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/estetik/burun-estetigi/">burun estetiği</a> ile birlikte <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/nefes-darligi/">nefes darlığı</a> problemi de  giderildiği için; 18 yaşından itibaren ameliyat yapılabilir. Nefes alma durumu ve burun iç yapılarını değerlendirmek için hastaya endoskopik muayenesi yapılır. Hastanın fotoğrafları çekilerek bilgisayar üzerinde ameliyat sonrası oluşacak olası burun şekli gösterilir. Bazı hastalarda ek tetkikler  ve konsültasyonlarda yapılması istenilebilir.</p>
<p><strong>Ameliyat tekniği;</strong> burundan nefes alma problemlerini çözmeye hedefli müdahaleler (septoplasti ) ile birlikte estetik amaçlı olarak da burun kemeri düzeltilir, boyutu değiştirilebilir, burun ucu şekillendirilebilir,  burun delikleri küçültülüp simetrik hale getirilebilir. Burun içindeki kesiler kendiliğinden eriyen iplerle kapatılır. Burun dışına özel bantlar yapıştırılır ve bir hafta kalacak plastik atel yerleştirilerek yapılır.</p>
<p>Ameliyat sonrası verdiği rahatsızlıktan dolayı tampon kullanılmaz. Ameliyat süresi ve anestezi türü, ortalama 2-2,5 saat sürer. Ameliyat sonrası iyileşme,  ameliyat sonrası ilk gün yüze buz uygulama ve basit ağrı kesici ilaçlar hastadaki ağrıyı azaltır. Hasta 1 gece hastanede kalıp ertesi gün eve dönebilir. En fazla ameliyattan 2-3 gün sonra görülen hafif bir ödem  ve morluk oluşabilir, bu da sonraki günlerde azalacaktır. İyileşme döneminizde, yüzünüzde özellikle üst dudakta, burun ucunda şişlikler ve uyuşukluklar olabilir, bunlar zaman içinde gerileme gösterecektir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Ziyaretçilerimizden Seçtiğimiz Yorumlar:</strong></span></p>
<p><strong>Fatma:</strong> merhaba.ben 30 yaşındayım 5 seneden beri derin nefes alamıyorum sadece esnerken derin nefes alabiliyorum ve sürekli esneme ihtiyacı duyuyorum.ve boğazıma sanki biri sıkıca tutuyormuş gibi hissediyorm boğuluyormuş gibi oluyorm. doktora gittim astım dedi ilaç kullanıyorm ama değişen bişe yok.ne yapmalıyım başka doktora mı gitsem bilmiyorum yardımcı olursaız sevinirim.</p>
<p><strong>Şuayip:</strong> iyi günler, ben de nefes alırken ve nefes alırken kendimi zorluyorum, sanki nefes alıp verme otomatik olarak olmuyor ben yapmaya çalışıyorum. nefes darlığı çekiyorum ama nefes alıp vermeyi ben zorluyorum gibi. bir de en önemlisi gün içinde ara ara tükürdüğümde kanlı tükürüyorum. mide için tetkik te yaptırdım, orada da bişey çıkmadı. acaba kalptemi sorun?. uyuyunca sorun kalmıyor uyanık olduğumda oluyor.strese bağlı karın kaslarımın kasılıyor. öksürük yok, fazla terliyorum bu arada. akciğer tetkikleri yaptırdım bir şey çıkmadı. acaba nasıl bir tedaviye ihtiyacım var?</p>
<p><strong>Okan:</strong> merhaba benimde yutkunma sorunum vardı. çok takıntı yapmıştım. insanlar arasında yutkunamıyorum. gerçekten benimde çok kilo kaybım olmuştu. bir utangçlık gibi hissediyordum yutkunmayı.yukardaki iki arkadaşın psikolojisini anlayabiliyorum.benim onlara önerim takıntı yapmasınlar. ve toplumdan uzak kalmasınlar. şuan düşünüyorumda ne kadar çok kasıntı yapmışım. olay sadece kasıntı yapmak. bir doktordan tedavi almaktan çok. bir psikoloji doktoruna danışmalarını tavsiye ederim.</p>
<p><strong>Seren:</strong> Burda tüm yazdıklarınızı okudum.%89’unuzun ki psikolojik.Bir doktora görünün bence.Bende de 7 senedir panik atak var ve anlattıklarınızın aynısını şu anda bile! yaşıyorum.Aslında bi ….. içsem yarım saate geçecek ama…… bağımlısı olmak istemiyorum. Bir psikiyatra görünmelisiniz bence-ciğerlerinizi gösterip temiz olduğunu öğrenip mental olarak rahatlayınca tabi.</p>
<p><strong>Nebahat:</strong> merhaba arkadaşlar ben 23 yaşındayım kendimi bildim bileli bu sorunu yaşıyorum her durumda olabiliyor önce nefesim kesiliyor hissi sonra sesli rahatsız edici bir şekilde nefes alma yine geçmezse esneme… inanın bunun dünya üstünde sadece bende olduğunu düşünüyordum ama demek ki öyle değilmiş nasıl geçecek bilmiyorum.</p>
<p><strong>Mustafa:</strong> Esneme ihtiyacı veya derin nefes alma ihtiyacı hissetmenin NEDENİ : Tamamı ile bu sorunun iki bileşeni var : Kilo + Kaygı/stress. Özellikle siz hissetmesenizde vucüt kilo vermeye başladığında ve uzun vadeli olarak (1-2 hafta) içerisinde stress veya kaygılı bir dönemde iseniz bu sorun ortaya çıkıyor. Nefes alma ihtiyacı kesinlikle ciğerlerle ilgili değil. Diyafram ile ilgili..Uzun süre spor yapmıyorsanız ve bir anda vücuda yükleniyorsanız – Örneğin 6 ay boyunca hiçbir şey yapmayıp 1 hafta veya 10 gün boyunca bir anda her gün çok fazla yürümeye/koşmaya başlamak gibi – diyafram kafayı yiyor. Fark ederseniz derin nefesi bu durumda ciğerlerinize değil karın bölgesine almaya çalışıyorsunuzdur. Panik yapmaya gerek yok. Vücut bu ritme kendisini alıştırdığında kendiliğinden sorun ortadan kalkıyor.</p>
<p><strong>Ali:</strong> merhaba ben geceleri uyurken arada bir düz yattığımda tıkanıyorum uyandığım zaman ağzımın içinde zehir gibi az bir su oluşuyor.bazende gırtlağımda yırtılma oluşuyor o suyla birlikte hafif kan geliyor.sigara içiyorum.</p>
<p><strong>Necla:</strong> bende de böyle bir şey olmuştu genellikle ya panik atak yada b12 vitamini eksikliği vardır demektir eğer panik atak varsa kendinizi sakinleştirin nefes alamayacağım demeyin nefes alırken normal nefes alıyomuş gibi hissedin panik böylece atağınız geçer fakat b12 eksikliği varsa salatalık , havuç , et ,süt , balık b12 vitamini eksikliğine yardımcı olur.</p>
<p><strong>İbrahim:</strong> Arkadaşlar benimde nefes darlığı sıkıntım vardı üç gün oldu kbb doktoruna gittim kardiyoloji Dr a yönlendirdi sırtımı dinledi öldürmemi istedi felan göğüsten dinledi sıkıntım yoktu ama nefes darlığım vardı bademcik ameliyatı olmuştum 11. Gün önce ardından bu başladı verdiği ilaçlar birinci gün etki etti nefesim yüzde 50 oranında düzeldi bende nefes alırken göğüste hırıltı ses filan yok .şükür biraz daha iyiyim.</p>
<p><strong>Emre</strong>: nefes alıp verirken derin nefes alma isteği duyuyorum.bazen alabiliyorum bazen yarıda kesiliyorum.Bazı dönemlerde ise karın bölgemde göğüs bölgemde sancılanmalar oluyor.Bunun nedeni ne olabilir.hangi bölüme görünmem gerekir.</p>
<p><strong>Ertan:</strong> Selam bu yazılanların hepsi bende de var arkadaslar bundan en az 10-12 yıl önce başladı.İlk zamanlar bu kadar zorlanmıyordum ama artık yasım gereği sanıyorum iyice zorlanıyorum.sabahları kalktığımda hiçbir şey hissetmiyorum, ama günün ilerleyen saatlerinde sıkıntılarım artmaya başlıyor ve esnemeden nefes alamaz duruma geliyorum. Birçok doktora gıttım filmler çekildi. Ciğerlerimde bir sorun olmadığı söylendi efor testlerine girdim solunum testi yapıldı ama bir sonuç çıkmadı ve en son psikolojik denildi birkaç sakinleştirici hap verildi ama onlarında pek bir faydasını göremedim su an sadece uyuyabilmek için 0.5 mg …. kullanıyorum ama onunda tehlikeli olduğunu söylüyorlar ne yapacağımı bilemiyorum.</p>
<p><strong>Servet:</strong> Merhaba ben devamlı esnemek istiyorum bazende o esnemeyi yapamıyorum bu yaklaşık 1 haftadır böyle simdi ise her iki nefesin birinde esnemeye çalışıyorum yapamıyorum denizde oldugum icin tedavi olamıyorum kalbim sıkışıyor.</p>
<p><strong>Ahmet:</strong> Rahatsiz olan herkeze allah sifalar versin. yaklasik 1 senedir nefes darligi yasiyorum. gitmedigim doktor kalmadi son iki ayda yutdugum hap veya aldigim ilacin hatdi hesabi yok. Ayrica buna baglantili karnimin sag tarafinda cok kötü sanci olusuyor bundan dolayi üc defa hastahaneye kaldirildim. Bana denen safra kesesinde tas oldugundan nefes darligi oluyor.</p>
<p><strong>Zeki:</strong> 65 yaşındayım. Bundan 45 yıl önce Trabzon’da bir otel odasında duş alarak yatmıştım. Hatırladığım kadarı ile odanın camını da açık bırakmıştım. Sabahleyin uyandığımda nefes alıp vermekte çok anormal derecede rahatsızlık yaşadım. Ertesi günü Ankara’da bir doktora gittim. Dr. sırtımın çeşitli yerlerinden iğne yaptı. İğneye bağlı olarak mı bilemiyorum iyi olmuştum. Bir yıl önce zatürre başlangıcı geçirdim. İyiydim. Yaklaşık bir ay önce havaların soğuk olması münasebetiyle yatak odasının kapısını da kapatarak uyumuştum. Şimdi bir aydır nefes alıp vermekte zorlanıyorum.Göğüs doktoruna gittim ilaç yazdılar ilaçları kullanıyorum ama ilaçlardan yararlanamıyorum. Belki yararlanıyorum kullanmamış olsam daha kötü olabilirim diyede düşünüyorum.Nefes darlığı esneme şeklin de geliyor. iki üç defa esniyorum dışarı nefes veremiyorum. Arada bir nefes verdiğimde oldukça rahatlamış oluyorum. Arkasından yine esneme oluyor. Bu durumda daralıyorum. Nefes alırken mide kaslarım bile harekete geçiyor. Kendi kendime ölüm yakama yapıştı diyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/nefes-darligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sinüzit Nedir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/sinuzit-nedir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/sinuzit-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jul 2019 01:32:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[baş ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[Solunum Sistemi ve Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=14101</guid>

					<description><![CDATA[Sinüzit sıklıkla basit solunum enfeksiyonları sonrasında karşımıza çıkan bir hastalıktır. Normalde kafamızın içerisinde kemik boşluklar vardır. Yüzümüzde ve kafatasının ön tarafında bunlara biz sinüs diyoruz. Sinüsün kendisini ve içini kaplayan iltihabına sinüzit diyoruz. Sıklıkla sık tekrar eden üst solunum yolu enfeksiyonundan sonra oluşur. Çocuklarda ise bir gribal enfeksiyondan sonra oluşur. Sinüzit oluşmasının nedenleri kişiden kişiye [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sinüzit sıklıkla basit solunum enfeksiyonları sonrasında karşımıza çıkan bir hastalıktır. Normalde kafamızın içerisinde kemik boşluklar vardır. Yüzümüzde ve kafatasının ön tarafında bunlara biz sinüs diyoruz. Sinüsün kendisini ve içini kaplayan iltihabına sinüzit diyoruz. Sıklıkla sık tekrar eden üst solunum yolu enfeksiyonundan sonra oluşur. Çocuklarda ise bir gribal enfeksiyondan sonra oluşur.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Sinüzit-Nedir-3-1.jpg"><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14105" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Sinüzit-Nedir-3-1.jpg" alt="Sinüzit Nedir (3)" width="620" height="246" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Sinüzit-Nedir-3-1.jpg 620w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Sinüzit-Nedir-3-1-300x119.jpg 300w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></a></p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/sinuzit-nedir/">Sinüzit oluşmasının nedenleri</a> kişiden kişiye göre değişiyor ama lokal olarak kafanın ıslak tutulması, soğuk hava, kişinin alerjisi varsa ve bağışıklık sistemi de çok güçlü değilse basit bir üşütmeyle bile <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/sinuzit-nedir/"><strong>sinüzit</strong></a> görülebiliyor. Yazın da, kışın da ıslak saçla dışarıya çıkmamaya özen göstermek gerekir.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Sinüzit-Nedir-2-1.jpg"><img decoding="async" class="size-full wp-image-14104 aligncenter" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Sinüzit-Nedir-2-1.jpg" alt="Sinüzit Nedir (2)" width="519" height="306" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Sinüzit-Nedir-2-1.jpg 519w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Sinüzit-Nedir-2-1-300x177.jpg 300w" sizes="(max-width: 519px) 100vw, 519px" /></a></p>
<h3><span style="color: #3366ff;"><strong>Sinüzit ve Kulak Tıkanıklığı</strong></span></h3>
<p>Sinüsleriniz ve kulaklarınız birbiriyle baş bölgesinin bulunduğu yerde birbiriyle bağlantı halindedir. Kulakların içerisindeki basıncı sinüslerin tıkanması büyük ölçüde etkilemektedir. Bu yüzden tıkalı kulakların açılmasında sinüzit tedavisinde kullanılan yöntemler tercih edilmektedir.</p>
<p>Kurumayan ve sürekli nemli tutulan sinüsler kulak tıkanıklığına yol açmaz. Aklınıza geldikçe yüzünüze nemli bez sürmeniz aynı zamanda elinizin altında bulunan burun damlasından bir iki damla kullanmanız baş ağrınızı azaltacağı gibi sinüzitin sebep verdiği ağrıları ve baskıları da yok etmektedir. Şişe içerisine su koyarsanız gün içerisinde elinizin altında olduğundan sürekli içme ihtiyacı hissedersiniz su içmenizde yararlı olacaktır.</p>
<p>Burnunuza sıktığınız spreyler ve tıkanıklıkları rahatlatmaya yarayan ilaçlar ise sinüslerin ve kulak tıkanıklıklarının düşmanlarından bir tanesidir. Fakat sprey kullanacaksanız bunu doktorlarınızın kontrolünde yapmanız gerekmektedir.<br />
Havaların aşırı sıcak ya da aşırı soğuk olduğu durumlarda kendinizi muhafaza ederseniz sinüziti engellemiş olursunuz. Bu tarz problemleriniz varsa sıcak ve soğuk dengenizi iyi sağlamanız gerekmektedir.</p>
<p>Tıkalı olan sinüslerin başa zarar vermesini sağlamak için başınızı daima öne doğru eğmekten kaçınmanız gerekmektedir. Eğer başınızın öne eğilmesine sebep olan spor aktiviteli yapıyorsanız bunu bırakmanız gerekebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Sinüzitler kronik ve akut sinüzit olarak genel anlamda ikiye ayrılırlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir hastalığın başlangıcından 15 güne kadar devam eden sinüzitler akut sinüzit olarak adlandırılır. 15 gün ile 3 aya kadar devam edenler yarı taze sinüzitlerdir. Kronik sinüzitler ise üç aydan sonra devam edenlere denilmektedir. Burun eti şişliği, burun kemik eğriliği, alerjik yapı ya da burun içerisinde anatomik bozukluklar kronik sinüziti kolaylaştıran faktörlerdir.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="color: #3366ff;">Sinüzit Burun Kemiği Eğriliklerine Neden Olur Mu?</span></h3>
<p style="text-align: justify;">Sinüzit genel anlamda burun kemik eğriliğine neden olmaz. Ancak küçük yaşlarda geçirilen ciddi sinir enfeksiyonları hemotoma ya da burun kemiğinin, burun kıkırdağının iltihabına neden olabilirse çok karşılaşılan bir durum değildir. Bunlar hem burun yapısında bozulmaya hem kemik eğriliğine neden olur. Bunun tam tersi olarak burun kemik eğrilikleri sinüzit oluşumunu kolaylaştırır.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Sinüzit-Nedir-4-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-14106 aligncenter" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Sinüzit-Nedir-4-1.jpg" alt="Sinüzit Nedir (4)" width="615" height="328" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Sinüzit-Nedir-4-1.jpg 615w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Sinüzit-Nedir-4-1-300x160.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 615px) 100vw, 615px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Çocuk ya da yetişkinlerdeki burun hava pasajını daraltan hadiseler özelliklerde çocuklarda büyük bademcik, geniz eti, yetişkinlerde konka dediğimiz alt ya da ortadaki burun etlerinin büyüklüğü, alerjik yapısı sinüzit oluşumunu kolaylaştırır.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="color: #3366ff;">Sinüzit Burun Kanamalarına Neden Olur Mu?</span></h3>
<p style="text-align: justify;">Sinüzit bir enfeksiyon, burun içi ve kemik içi boşluklara yönelik bir iltihaptır. Mukoza dediğimiz burun döşemesindeki hassasiyete ve damarların zedelenmesine bağlı kanamaya yol açabilir. Bu kanama da diğer burun kanamalarından çok farklı değildir. Hastayı çok rahatsız etmeyen, evde kendi kendine durabilen, burun ön ya da arka bölgesinde karşımıza çıkan kanama olarak karşımıza çıkabilir. Burun ön bölgesindeki kanamalarda genel olarak yapmamız gerek soğuk su ile burun içerisindeki pıhtıları temizlemelisiniz. Burun ön bölümünü sıkıp, başımız önde 15 dk. Bekleyerek bu kanamayı durdurabilirsiniz. Burun arka bölgesindeki kanama daha çok yaşlı ve hiper tansiyonu olan kişilerde karşımıza çıkar. Burun üstü ve enseye soğuk su ve buz uygulaması yapılmalıdır. Tansiyon problemi varsa en yakın <a title="sağlık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a> kuruluşuna gidilmesi gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Sinüzit-Nedir-1-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-14103" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Sinüzit-Nedir-1-1.jpg" alt="Sinüzit Nedir (1)" width="520" height="292" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Sinüzit-Nedir-1-1.jpg 609w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Sinüzit-Nedir-1-1-300x168.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 520px) 100vw, 520px" /></a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/sinuzit-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Astım</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/astim/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/astim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jul 2019 01:08:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Solunum Sistemi ve Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=13061</guid>

					<description><![CDATA[ASTIM (asıma), birdenbire ortaya çıkan soluk kesilmeleri ve sık sık yineleyen hı­rıltılı solunum krizleriyle kendini gösteren kronik bir solunum hastalığı. Bronşların aşırı duyarlı oluşundan kaynaklanır. Çoğu zaman ev tozlarına, çiçek tozlarına, man­tarlara; kürklere ve böyle bir krizi başla-tabilen diğer maddelere karşı meydana gel­miş bir alerji durumuyla bağlantılı olur. Göğüs enfeksiyonları, aşın beden faaliyeti veya ruhsal [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a title="ASTIM" href="https://www.xn--kadn-nza.net/astim/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>ASTIM</strong></span></a> (asıma), birdenbire ortaya çıkan soluk kesilmeleri ve sık sık yineleyen hı­rıltılı solunum krizleriyle kendini gösteren kronik bir <a title="Solunum Hastalıkları" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/solunum-hastaliklari/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>solunum hastalığı</strong></span></a>. Bronşların aşırı duyarlı oluşundan kaynaklanır. Çoğu zaman ev tozlarına, çiçek tozlarına, man­tarlara; kürklere ve böyle bir krizi başla-tabilen diğer maddelere karşı meydana gel­miş bir alerji durumuyla bağlantılı olur. Göğüs <a title="Enfeksiyon Hastalıkları,Enfeksiyonlar" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/enfeksiyon-hastaliklari/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>enfeksiyonlar</strong></span></a>ı, aşın beden faaliyeti veya ruhsal yorgunluk, böyle bir krizi da­vet edebilir. Ortaya çıkan <a title="Hastalıklar" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>hastalık</strong></span></a> belirti­lerin nedeni, bronşçuklardaki (Bronş­lar) daralmalar ve buralarda koyu kıvam­da mukus birikmesidir. Şiddetli krizlerde hasta morarabilir Siyanoz). <a title="Alerji" href="https://www.xn--kadn-nza.net/alerji/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Alerji</strong></span></a> ya pan maddeye karşı olan aşın duyarlığı gidermek için zerkler (iğne ile enjeksiyon) ve kromoglikat, steroid türü ilaçlar ile bronş­ları genişleten ilaçlar kullanılarak, astım krizinden korunmak olasıdır. Birdenbire or­taya çıkan çok şiddetli krizlerde hastaya oksijen solutulması, aminofilin veya adre­nalin ile steroidler verilmesi gerekebilir.</p>
<p>Astım akciğerlerden hava taşıyan hava yollarının etkileyen bir hastalıktır. Astım hastaları bu kronik durumdan (uzun süreli veya tekrarlayan) her zaman müzdarip olmuşlardır. Bir astım hastasının solunum yollarının iç duvarları şiş ya da iltihaplıdır. Bu şiş veya iltihabın verdiği tahribat nedeniyle hava almak son derece güç hale gelir ve alerjik bir reaksiyon için duyarlılık artar.</p>
<p>İltihap akciğerdeki hava yollarının dar hale gelmesine neden olduğu için akciğerlere daha az hava ulaştığı gibi astım hastalarının nefes alıp vermeleri bir hayli güç hale gelmektedir. Akciğerlerdeki daralma belirtileri şu şekilde gözlemlenir. Nefes alıp verirken güçlük çekme ve bir tıslama sesi ile gelişen hırıltı, göğüste sıkışma hissi, solunum problemleri ve beraberinde seyreden öksürük. Astımın en sık belirtileri genellikle gece veya sabah erken saatlerde yaşanmaktadır.<br />
Astım ne yazık ki bugün hala tam olarak tedavisi olan bir hastalık değildir ama bununla birlikte doğru ve sıkı bir tedavi sayesinde astım olan bir kişinin normal ve aktif bir hayat yaşaması için hiçbir engel yoktur. Bir astım atağı veya astım krizi, belirtileri her zamankinden daha kötü olduğunda ortaya çıkabilir. Krizin belirtileri aniden gelebilir ve hafif, orta veya şiddetli olabilir.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/04/astım-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/04/astım-1.jpg" alt="astım" width="304" height="283" /></a></p>
<h3>Astım atakları sırasında neler olur?</h3>
<p>Akciğerlerde hava yolları çevresindeki kaslarda ve hava yollarında daralma ve gerginlik<br />
Hava yollarındaki iltihabın artması ile gelişen nefes alma güçlüğü ve daralma hissi</p>
<p><strong>Burundan daha fazla mukus gelmesi</strong></p>
<p>Bazı astım atakları, solunum yollarını tamamen tıkayarak oksijenin akciğerlere girmesini engelleyebilir. Bu, aynı zamanda, kan akışını engelleyerek vücudun hayati organlara yeteri kadar oksijen girmesini de engeller. Bu tip astım atakları ölümcül olabilir ve hastanın acil yatışını gerektirebilir. Astım atakları, hafif, orta, şiddetli ve çok şiddetli olabilir.</p>
<p>Başlangıcında, bir astım krizi akciğerlere yeterli hava almaya için izin verir, ancak karbondioksitin yeterince hızlı oranda akciğeri terk etmesine izin vermez. Karbondioksit oksijen miktarını düşürücü sınırda ise uzun bir karbondioksit saldırısı sırasında akciğerlerde ve kanda zehir birikebilir. Eğer siz de astımdan muzdaripseniz o halde mutlaka doktorunuza başvurmalısınız. Doktorunuz astım belirtilerini tetikleyecek şeylerden kaçınmanın yolları bulmak için size yardımcı olacaktır. Ayrıca doktorunuz astımla mücadele edebilmenize yardımcı olacak ilaçlar da tavsiye edecektir.</p>
<p>Astım konusunda uzman bir doktor size hava yollarınızı tahriş edecek şeylerden uzak durmanızı öğretecektir. Ve doğru ilaçlarla astım hastalığını kontrol altına almanızı sağlayacaktır. Etkili bir astım kontrolü ve tedavisi normal günlük faaliyetlerinizi yerine getirebilmenizi sağlayacaktır. Eğer astımı kontrol altına almazsanız günlük aktivitelerinizden olan okula gitmemekten veya işe gitmekten geri kalabileceğiniz gibi size zevk veren bazı etkinliklere katılmak için de sıkıntı duyabilir hatta bu etkinlikleri yerine bile getiremeyebilirsiniz. ABD ve Batı Avrupa&#8217;da, astım okul devamsızlığı için önde gelen en önemli nedenlerinden biridir.</p>
<p>Norveç, araştırmacıları astım dahil olmak üzere bir kadının solunum semptomları, gün içinde daha da kötüye gittiği taktirde onun adet döngüsünün 10 ile 22 gün arasında gecikme gösterdiğini ortaya koymuştur. Uzmanlar hırıltı semptomunun şiddetinin yumurtlamayı (gün 14 ila 16) geciktirdiğini de sözlerine ekledi. Astım, düzenli sigara içen ve<br />
vücut kitle indeksi 23 BMI olan hastaların yumurtlama sonrasından hemen sonra daha fazla öksürük krizine tutulduklarını da bilimsel çalışmalarla ortaya koymuştur.</p>
<p>Yani bilinmesi gereken en önemli şey şudur ki; sigara tüketimi ve fazla kilo astımı tetikleyen en önemli nedenlerdendir. Astım hastalarının sigaradan tamamen uzak durmaları hatta sigara içilen ortamlarda bile durmamaları gerekmektedir. Ayrıca kilolarına da dikkat etmeleri şarttır. Astım hastalığının tedavisi mutlaka doktor kontrolünde olmalıdır. Ve doktorun tüm tavsiyelerine uyulmalıdır. Aksi taktirde ne yazık ki astım üzücü sonuçlar doğurabilir.</p>
<h3>Çocuklarda Astımın Önemi ve Önlemleri</h3>
<p>Astım, hava yollarının çeşitli uyaranlara karşı normalin üstünde yanıt vermesi sonucu ortaya çıkan, kronik tekrarlayıcı nefes darlığı atakları ile karakterize bir solunum yolu hastalığıdır. Hayatın ilk 2 yılında tekrarlayan solunum sıkıntısı atakları, reflü hastalığı, doğumsal bronş anormallikleri, yabancı cisim aspirasyonu, tekrarlayan bronşiyolit, tekrarlayan zatürre ve kistik fibroz gibi hastalıklara bağlı olabilir. Bunlar çeşitli tanı yöntemleri ile ekarte edildikten sonra astım tanısına ulaşılır.</p>
<p>Çocukluk çağında astım tanısı alan hastaların yaklaşık %50-60′ı ergenlik döneminde iyileşirler.İlk 2 yaş bebeklerde astımın en sık sebebi %80 oranında tekrarlayan viral enfeksiyonlar ve sigara dumanına maruz kalmak iken %20’si alerjiktir. Bu %20’lik grupta <a title="Egzama nedir?" href="https://www.xn--kadn-nza.net/egzama-nedir/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>egzama</strong></span></a>, besin <span style="text-decoration: underline;"><strong>alerji</strong></span>si veya alerjik rinit gibi eşlik eden bir alerjik hastalık veya testlerinde alerji saptanır. Bu gruba giren hastaların ileride erişkin tipi astım geliştirme olasılığı alerjisi olmayanlara göre daha yüksektir (%50-70). İlk 2 yaş sonrasında astım tanısı konanlarda ise sebep %90 alerjidir. Alerjik çocukluk çağı astımı çocuklarda en sık 4-5 yaşlarında başlar.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/ocuklarda-Astım.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/ocuklarda-Astım.jpg" alt="Çocuklarda-Astım" width="406" height="225" /></a>Dr. Ayşe Sokullu, “Çocukluk çağı astımında en önemli risk faktörü ebeveyn veya kardeşlerde astım hastalığı öyküsünün olmasıdır. Ebeveynlerinden birinde astım/alerji öyküsü olan çocuklarda %30, her ikisinde de olanlarda %50-60 oranında astım gelişme riski vardır. Bebekliğinde egzama, alerjik burun ya da göz bulguları, gıda alerjisi veya kurdeşeni olanlarda alerjik <span style="text-decoration: underline;"><strong>astım</strong></span> geliştirme riski bu <a title="Hastalıklar" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>hastalıklar</strong></span></a>ı olmayanlara göre daha yüksektir” diyor.</p>
<p>Astımda akciğer fonksiyonlarının ölçülmesi 5 yaş üstü çocuklarda uygulanabilir. Spirometre adı verilen bir cihazla soluk alma ve verme kapasiteleri <a title="sağlık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a>lı bireylerle kıyaslanır ve bronş genişletici ilaçlar sonrası bu ölçümlerdeki düzelme kaydedilir.</p>
<p>Astım atağı geçiren çocuklar sık soluk alıp verir, soluk verme süresi alma süresinden daha uzundur, soluk verirken tipik vızıltı sesi duyulabilir. Nöbetler çoğunlukla gece ve sabaha karşı başlama eğilimindedir. Şiddetli atak sırasında soluk alındığında kaburgalar arasında içe doğru çekilmeler ve nefes açlığı görülür. Okul çağındaki astım hastası çocuklarımız için alınabilecek önemli önlemler;</p>
<p>&#8211; Çocuğun öğrencisi olduğu okulun binasının ve çevresinin tanınarak, astımı tetikleyebilecek alerjik etkilere karşı çocuk uyarılmalı.<br />
&#8211; Çocuk ile ilişki halinde olan tüm öğretmenler çocuğun durumu hakkında detaylı olarak bilgilendirilmeli.<br />
&#8211; Acil durumlarda ihtiyaç duyulabilecek tüm telefon numaraları (doktor, anne-baba, ilgili sağlık kuruluşu vb.) çocuğa ve öğretmenine bildirilmeli.<br />
&#8211; Öğretmene çocuğun ilaçlarının ve yardım gerekirse nasıl kullanılacağı anlatılmalı.<br />
&#8211; Çocuk hastalığı ve kriz anları ile ilgili olarak bilinçlendirilmeli.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/astim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Evde Öksürük Giderme</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/oksuruk/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/oksuruk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jul 2019 00:57:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Solunum Sistemi ve Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=14040</guid>

					<description><![CDATA[Öksürük tedavisinde ilaç dışında neler yapılabilir. Onu anlatmakla başlayalım yazımıza. Öncelikle dikkat etmemiz gereken şey çevre koşullarıdır evin sıcaklığından başlarsak genelde bizim karşılaştığımız sık problemlerden bir tanesi annenin babanın endişesi dolayısıyla evin ısısının normalde gerektiğinden daha fazla sıcaklıklara taşınması oluyor. Yani bir evde sıcaklık 27-28 derece oluyorsa kışın bu çocuğun öksürüğünü geçiremeyiz çok zorlanırız o [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Öksürük tedavisi</strong>nde ilaç dışında neler yapılabilir. Onu anlatmakla başlayalım yazımıza. Öncelikle dikkat etmemiz gereken şey çevre koşullarıdır evin sıcaklığından başlarsak genelde bizim karşılaştığımız sık problemlerden bir tanesi annenin babanın endişesi dolayısıyla evin ısısının normalde gerektiğinden daha fazla sıcaklıklara taşınması oluyor. Yani bir evde sıcaklık 27-28 derece oluyorsa kışın bu çocuğun öksürüğünü geçiremeyiz çok zorlanırız o yüzden çevre koşullarından öncelikle ısı çözülmelidir. Önerdiğimiz ısı 21-23 derece arasında yani bunun üstündeki sıcaklık değerinde nem oranını kontrol etmek zor olacak hem de sıcaklıktan dolayı üst solunum yolları kuruduğu için öksürük tedavisi zor hale geliyor. İkincisi ise deminde söylediğim gibi nemdir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="alignright" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/04/ksuruk-1.jpg" /></p>
<p style="text-align: justify;">Evdeki nem oranını % 60’ ın altında tutmak lazım tabii ki bunu ölçmeniz mümkün olmadığı için özellikle önerimiz şu kışın kalorifer yandığında mutlaka evde ya kalorifer üzerine bir su bardağı su koymak ya da nemlendirici varsa belli sürede çalıştırıp nemlendirmek. Ama burada da yine sık yapılan hatalardan bir tanesi hem evi ısıtıp hem de nemlendiriciyi çalıştırdığınız takdirde o zaman tropik bir ortam yaratıyoruz ve öksürük çok daha sıkıntılı bir hal alabiliyor. En popüler olan öksürükte ilaç dışı tedavilerden bir tanesi de doğal tedavidir. Bunlarda ne yazık ki şunu alırsanız çok iyi olur diyebileceğimiz bir madde ya da bir çay yok ama hani rahatlatıcı olarak almak isterseniz ıhlamur adaçayı gibi rahatlatıcılar kullanılabilir ama bunların etkinliği konusunda hiçbir veri yok sadece anne ve baba da mutlu olsun diye bizde kullanmayın demiyoruz. Ama çok fazla bir rahatlama beklemiyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">En önemlisi dediğim gibi çevre koşullarını iyi tutabilmek ısı ve nemi kontrol edebilmek bunun dışında diğer doğal çaylardan özellikle onlarda dikkat etmenizi istediğim şey normalde tüketmediğimiz şeyleri <strong>öksürük</strong> için kullanmayalım. Yani ıhlamur içilebilir adaçayı zaten içilebiliyor içilebilir ama ne bileyim bir ısırgan otunu çok miktarda tüketmek ya da deniz kadayıfı denilen bir madde var onun aktarlardan alındığını görüyoruz ama bunun mesela hamilelerde düşüğe neden olduğu gösterilmiştir. O yüzden bilmediğimiz maddeleri ya da doğal olarak kullanmadığımız maddeleri öksürük için kullanmamanızı öneririm ama hani herkes tarafından bilinen bitkisel çaylardan bir miktar fayda görülebilir ama yinede önem sırasına bakarsak kesinlikle evdeki ısı ve nem çok daha önemli</p>
<p>Öksürüğe karşı evde yapılacak en önemli şey halkta bilinen bitki çaylarından da en önemlisi şey bol bol sıvı almaktır. Çünkü ne kadar bol sıvı alırsanız öksürüğünüzün şiddeti ve kuruluğu ortadan kalkacaktır. Su bilinen en iyi balgam cözücüdür. Dolayısıyla bol bol su alıyoruz. Ihlamur, <a title="Ada çayı faydaları" href="https://www.xn--kadn-nza.net/adacayinin-genel-faydalari/">ada çayı</a> gibi bitkisel çayları içmenin hiçbir sakıncası yoktur. Eğer burnunuz kapalıysa burnunuzu açacak buğuseptil, tuzlu su gibi uygulamaları yapabilirsiniz.<br />
Eğer bu öksürük evdeki bir nedenden dolayı oluşuyorsa örneğin;  eğer evinize boya yaptırdıktan sonra gelişen öksürüğünüz varsa hemen o mekanı terk etmenizde fayda var. Bu belirtiler alerjik öksürüğün en önemli nedenidir.</p>
<h2><span style="color: #3366ff;"><a title="Öksürük Nasıl Tedavi Edilir" href="https://www.xn--kadn-nza.net/oksuruk/">Öksürük Nasıl Tedavi Edilir</a>?</span></h2>
<p>Basit öksürüklerde tedaviyi hiç düşünmeyiz öncelikle takip etmek isteriz. 1-2 gün geçmeyen öksürüklerde ise ne olduğunu anlamak isteriz. Bu bir <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/oksuruk/">kuru öksürük</a> mü yoksa sekresyonlu öksürük mü ya da irritatif mi?  Dışarıdan gelen kimyasal bir maddenin yarattığı bir öksürük mü (irritatif ) Örneğin boya, temizlik maddesi kokusu mu öksürüğü tetikliyor anlamak isteriz. Eğer bu kuru öksürükse kuru öksürüğün nedenlerini araştırırız. Kuru öksürük nedenleri birkaç çeşittir. Özellikle geniz akıntısı kuru öksürüklerin en önemli nedenlerinden bir tanesidir. Bir de <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/oksuruk/">balgamlı öksürük</a>ler vardır. Sekresyonlu öksürükler önemli hastalıkların tanıları olabilirler. Tabii bunu anladıktan sonra tedaviye geçmek gerekir. Tedavisi her biri için ayrı ayrıdır.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Evdeki-İmkanlarla-Öksürüğe-Karşı-Neler-Yapılabilir-4-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14045" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Evdeki-İmkanlarla-Öksürüğe-Karşı-Neler-Yapılabilir-4-1.jpg" alt="öksürük" width="571" height="313" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Evdeki-İmkanlarla-Öksürüğe-Karşı-Neler-Yapılabilir-4-1.jpg 571w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Evdeki-İmkanlarla-Öksürüğe-Karşı-Neler-Yapılabilir-4-1-300x164.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 571px) 100vw, 571px" /></a><br />
Basit öksürüklerde öncelikle semptomatik tedaviler veriyoruz. Geniz akıntısı ise buna bağlı akıntıyı azaltacak basit ilaç tedavileri. Göğüs yumuşatacak sıvı alımları (<em>Bunlar bitki çayları, bol miktarda sıvı içmek olabilir</em>). Burun tıkanıklığına bağlı öksürükler oluşmuşsa burun açıcı ilaçlar kullanırız. Eğer uzamış bir öksürükse inhaler dediğimiz birtakım tedaviler vardır. Yani alerjik bronşit, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/astim/">alerjik astım</a>larda inhalerı kullanırız. Hepsinin genellikle tedavisi ilaç tedavisidir.</p>
<h2><span style="color: #3366ff;">Öksürük Bulaşıcı Mıdır?</span></h2>
<p>İlk başlarda gelişen öksürüklerden hemen korkup, paniğe kapılıp doktora gitmenin anlamı yoktur. 2-3 gün öksürüğün takibi yapılması gerekir. Bu öksürük zaman içerisinde hafifliyor ve şiddetini azaltıyorsa, sıvı akıntıları  gelişmiyorsa, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/ates/">yüksek ateş</a>, balgam, balgamda kan gözükmesi veya <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/nefes-darligi/">nefes darlığı</a> gibi insanı endişeye düşürecek  semptomlar devreye girmiyorsa basit bir tedaviyle geçiştirilir.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Evdeki-İmkanlarla-Öksürüğe-Karşı-Neler-Yapılabilir-3-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14044" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Evdeki-İmkanlarla-Öksürüğe-Karşı-Neler-Yapılabilir-3-1.jpg" alt="Evdeki İmkanlarla Öksürüğe Karşı Neler Yapılabilir (3)" width="472" height="265" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Evdeki-İmkanlarla-Öksürüğe-Karşı-Neler-Yapılabilir-3-1.jpg 472w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Evdeki-İmkanlarla-Öksürüğe-Karşı-Neler-Yapılabilir-3-1-300x168.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 472px) 100vw, 472px" /></a><br />
Genel  olarak hastanın durumu  ağırlaşıyorsa 3-4 gün içerisinde düzelmemişse doktora başvurmak gerekir. Başvurduğumuz dönemdeki semtomlarımızı takip etmek çok önemlidir. Yani başlangıcı nasıl olmuştu, sonrasında nasıl gelişti? <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/ates/">Ateş yükselmesi</a> oldumu? Sırta vuran ağrılar tabloya eklendi mi?  Bunları söylerseniz doktorunuz sizi çok daha iyi yönlendirmiş olur.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/oksuruk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Horlama</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/horlama/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/horlama/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Jun 2019 05:46:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Solunum Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Solunum Sistemi ve Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=12025</guid>

					<description><![CDATA[Horlama Nedir Erkeklerin kötü özellikleri sayılacak olursa ilk sırada gelen horlama partnerleri ciddi derecede rahatsız eden bir durumdur. Horlama kişinin uyku kalitesini bozar ve buda günlük yaşamın daha zor geçmesine neden olur. Horlama yüksek sesli olduğu zaman solunumda bir hastalık olup olmadığına bakılması gerekmektedir. Solunum yollarında bulunan hava pasajının yeteri kadar açık olmaması durumunda gerçekleşir. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Horlama Nedir</h2>
<p>Erkeklerin kötü özellikleri sayılacak olursa ilk sırada gelen horlama partnerleri ciddi derecede rahatsız eden bir durumdur. Horlama kişinin uyku kalitesini bozar ve buda günlük yaşamın daha zor geçmesine neden olur. Horlama yüksek sesli olduğu zaman solunumda bir hastalık olup olmadığına bakılması gerekmektedir.</p>
<p>Solunum yollarında bulunan hava pasajının yeteri kadar açık olmaması durumunda gerçekleşir. Bu durumda kişiye oldukça büyük eziyete neden olur. Hem kişinin kendi yaşam kalitesi hem de birlikte yaşadığı insanların yaşam kalitesine olumsuz etkisi olan horlama kesinlikle araştırılması gereken bir durumdur.</p>
<p>Hava geçişleri zorlanarak yapıldığı takdirde horlamanın ses düzeyi oldukça yüksek olmaktadır. Yetişkinlerin %10 ile %30’unda horlama görülmektedir. Bu horlama oranının içinde bulunan yüksek bir kesimde basit horlama denilen sağlık açısından bir risk oluşturmaz. Öte yandan diğer kısımda 100 kişiden 5’inde görülen şiddetli horlama uyku apne denilen hastalığın olduğu söylenmektedir.</p>
<h2>Horlama Nasıl Olur?</h2>
<p>Çevrenizde pek çok kişinin uyurken horladığını söylediğini durmuşsunuzdur. Belki de en yakınlarınız bile sizi rahatsız eder derecesinden horladığına şahit oldunuz. Horlayan kişinin de bu durumdan pekte hoşnut olduğu söylenemez çünkü horlama bir nefes alma problemidir. Bu söze ita fen horlayan kişinin sağlık durumunun da ve rahat bir uyku uyuyamadığımda anlaşılabilmektedir. Kimi zaman nefes alıp verirken az duyulan ses ile kimi zamanda gürültü duyulan yansımalı ses ile karşımıza çıkan horlama deresi her ne kadarda farklı olsa nihayetinde bu durum horlama problemi yaşayanların uyku düzenine yansımaktadır. Horlamamak için yatışınızda bazı değişiklikler yapabilirsiniz. Örneğin yan pozisyonda yatmanız, Beslenmenize dikkat ederek kilo almamaya çalışmanız ve alkol kullanımından uzak durmanız size yardımcı olacaktır.</p>
<h3>Horlamaya Etki Eden Bazı Nedenler</h3>
<p>Horlamanızı sağlayan baş düşmanlardan biride aşırı kilolardır. Aşırı kilo yağlanmaya sebep olduğu için fazla yağlarda solunum yollarının sıkışmasına neden olmaktadır. Bu nedenle boğazlara baskı yaparak uyurken nefes alıp vermeyi güçleştirir ve boğazdan ses çıkmasına yol açar. Hormona etki eden başka bir sorun yoksa derhal kilo vermelisiniz. Horlama uyku esnasında olduğu için en önem vermeniz gereken bir diğer konuda yatış pozisyonunuzdur. Düz yatmaktan kaçınarak sağ ve sol yan yatış pozisyonlarını tercih ediniz. Yatmadan önce alkol kesinlikle almamalısınız. Alkolün vücutta rahatlatma ekişi vardır ve hormon arttırıcıdır. Bunların yanı sıra doğuştan horlamaya neden olan küçük dil, dar solunum gibi anatomik yapıdan ve burun eğrilmesinden kaynaklanan bazı nedenler olabilmektedir. Sinüzit ve uyku apnesi olanlarında horlama sorunu yaşadığını görebilirisiniz.</p>
<p><strong>HORLAMAK: </strong> Bazı belirli kimselerin uyku sırasında çıkardıkları ve yumuşak damağın titremesi nedeniyle meydana gelen gürültü. Uyuma pozisyonu ve yutağın biçimi, hor­lamada etkili faktörlerdir.<br />
Horlama şikayeti yetişkin kişilerin neredeyse yarısında, hayatın bir kaç bölümünde şikayet ettiği bir <a title="Sağlık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>sağlık</strong></span></a> sorunudur. Hastaların yarısı genelde sürekli horlama şikayetinde bulunurken kalan yarısı hayatının belli dönemlerinde, farklı sebeplere bağlı olarak <a title="Horlama" href="https://www.xn--kadn-nza.net/horlama/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>horlama</strong></span></a> şikayetinde bulunurlar. Genelde şişman erkeklerin yaşının ilerlemesi ile birlikte horlama sorunu yaşadığı görülür. Horlamayı önlemek için bir çok farklı cihazlar üretilse de bu ilaçlar genelde hastanın rahat uyumasını sağlayıp, horlamayı gidermemektedir.<br />
<em id="__mceDel"> Horlama,ağız ve burun ardında buluna hava yolunun daralması durumunda çıkan gürültülü ses olarak ifade edilir. Horlayan kişi muayene edildiğinde burun, dil arkası, yumuşak damak, küçük dilin genizle birleştiği kısım incelenir ve bunlardan en az birinde bir sorun olduğu tespit edilir.</em><br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/03/horlama-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-12026 alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/03/horlama-1.jpg" alt="horlama" width="250" height="174" /></a><br />
Horlama, kişinin etrafındakileri rahatsız etmesi gibi büyük bir sorun olarak görülse de asıl büyük sorun horlayan kişinin ilerde yaşayabileceği sağlık sorunlarıdır. Zira horlama bir süre sonra kişide kalp ritim bozuklukları, yüksek tansiyon, kalp büyümesi gibi ciddi sağlık sorunları yaratabilir. <a title="Horlama Tedavisi" href="https://www.xn--kadn-nza.net/horlama/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Horlama tedavisi</strong></span></a> için öncelikle kişi fazla kilosunu yok etmelidir. Düzenli olarak bedeni yormayan egzersizleri her gün yapmalıdır. Uyku ilaçları, sakinleştiriciler, alerji ilaçları yatmadan önce kesinlikle alınmamalıdır. Uyku saatinden e az 4 saat alkolü bırakmak gerekir. Uyku saatinden en az 4 saat önce ağır yemek yemeği bırakmış olmak gerekir. Bedeni aşırı yoracak fiziksel aktivitelerden uzak durmak gerekir. Yatarken yan yatmaya özen gösterilmelidir. Yatak başı 10 cm kadar yukarıda olmalıdır. Doktorunuza muayene olduğunuzda horlamanın altında yatan sağlık sorununuz tespit edilerek, o hastalığın tedavisi ile horlama sorununuz ortadan kalkacaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/horlama/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beta Bakterisi</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/beta-bakterisi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/beta-bakterisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 May 2019 01:55:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Solunum Sistemi ve Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=16170</guid>

					<description><![CDATA[Beta Bakterisi Nedir Hakkında Kısaca Özet Bilgi Öncelikle beta virüsünü anlatmakla başlayalım yazımıza sizlere beta bir virüs değil bakteridir. Genellikle boğaz çevresinde görülür ve boğaz ağrısı ve tedavi edilmediği takdirde ağır sonuçları olan hastalıklara kadar sizi sürükleyebilir. Bu mevsimde görülen solunum yolları enfeksiyonlarının % 90’ ı üst solunum yolu hastalıkları bunların da çok büyük bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/beta-bakterisi/">Beta Bakterisi Nedir Hakkında Kısaca Özet Bilgi</a></h2>
<p>Öncelikle beta virüsünü anlatmakla başlayalım yazımıza sizlere beta bir virüs değil bakteridir. Genellikle boğaz çevresinde görülür ve boğaz ağrısı ve tedavi edilmediği takdirde ağır sonuçları olan <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/">hastalıklar</a>a kadar sizi sürükleyebilir.<br />
Bu mevsimde görülen solunum yolları enfeksiyonlarının % 90’ ı üst <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/solunum-sistemi-ve-hastaliklari/">solunum yolu hastalıkları</a> bunların da çok büyük bir kısmı virüslerle ortaya çıkıyor ama her bir virüs farklı klinik tablolar yapıyor çok değişik isimleri farklı farklı virüsler var biliyorsunuz çok ağırca bir hastalık olan grip hepimizin korktuğu grip ve grip salgınları yıllarca hepimizi endişelendirdi hele de bir anne baba olarak gripten her zaman için korkarız grip ateşli bir hastalık 4-5 gün kadar süren çok güçlü bir ateş yapıyor bazı beyne kadar atlıyor <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/bagisiklik/">bağışıklık sistemi</a>ni kırıyor <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/oksuruk/">öksürük</a> zatüreye kadar varabiliyor paçavra gibi yapıyor insanı yerinden kalkamıyor. Hatta bağlar eklemler hepsi etkileniyor gerçek grip budur ama biliyoruz ki biraz burnu akanda ben grip oldum diyor aslında gerçek grip apayrı bir şey dir.<br />
<img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-16171 alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/04/ure-1.jpg" alt="" width="420" height="315" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/04/ure-1.jpg 545w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/04/ure-1-300x225.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 420px) 100vw, 420px" /><br />
&nbsp;</p>
<h3><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/beta-bakterisi/"><strong>Beta Bakterisi</strong></a></h3>
<p>Çocukları seviyor: mikrobu tüm yaş gruplarında görüleceği gibi çoğunluk oranda ise 5-15 yaş aralığındaki çocuklarda sıklıkla görülür. Bunun nedeni ise çocukların bu yaş grubunda genelde okul gibi kalabalık ortamlarda olmasıdır bu sayede birbirine geçme olasılığı oldukça yüksektir. Beta mikrobu genelde hava yolu ile diğer bir kişiye bulaşır  bu mikrobu kapmış kişilerin <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a>lı kişilere yakın durması sonucunda da hava yoluyla geçmektedir.<br />
Beta mikronunda belirtiler genellikle aşağıda sayacağımız tiplerde olacaktır.</p>
<ul>
<li><strong>Halsizlik</strong></li>
<li><strong>Üşüme</strong></li>
<li><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/ates/"><strong>Yüksek Ateş</strong></a></li>
<li><strong>Boğaz ağrısı</strong></li>
</ul>
<p>işte bu yukarıda saydığımız olasılıklar doğrultusunda hastanın ağzında bademcikleri üzerinde beyaz bir zar oluşuyor. Genelde doktorlar bu beyazlamayı gördükleri zaman beta virüsünden şüphe ederler. Burada tedavi yöntemi ise hastaya boğaz kültürü yapmaktır. Bu sayede hastalık konusunda kesin bir teşhis konulabilir. Bunun yanı sıra ise kan testi için örnekler alınabilir bu sayede tam olarak hastalık saptanmış olacaktır.<br />
Bizden size bir uyarı genellikle beta mikrobu mevsim itibariyle sonbahar ve ilkbahardır bu mevsimlerde sıcaklıklardaki değişkenlik mikrobun dağılımı konusunda etkin bir rol oynar.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/beta-bakterisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Solunum Güçlüğü</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/solunum-guclugu/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/solunum-guclugu/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Mar 2019 23:42:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Solunum Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Solunum Sistemi ve Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=16160</guid>

					<description><![CDATA[Akciğer hastalıklarında, solunum güçlüğünün anlamı nedir? Solunum güçlüğü ya da nefes darlığı, akciğer işlevlerinin ileri derecede bozul­masının bir ifadesidir ve her olguda tehlikeli bir işarettir. Soluma güçlüğü lunumun az ya da çok yetersiz olduğunu belirten bir belirtidir. Öncelikle sizlere nefes darlığı hakkında biraz bilgi verelim ardından nefes darlığı tipleri, nasıl korunmalısınız ve dereceleri hakkında açıklama yapalım. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Akciğer hastalıklarında, solunum güçlüğünün anlamı nedir?</strong></h2>
<p>Solunum güçlüğü ya da nefes darlığı, akciğer işlevlerinin ileri derecede bozul­masının bir ifadesidir ve her olguda tehlikeli bir işarettir. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/solunum-guclugu/">Soluma güçlüğü</a> lunumun az ya da çok yetersiz olduğunu belirten bir belirtidir.<br />
Öncelikle sizlere nefes darlığı hakkında biraz bilgi verelim ardından <span style="text-decoration: underline;"><strong><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/nefes-darligi/">nefes darlığı tipleri</a>,</strong></span> nasıl korunmalısınız ve dereceleri hakkında açıklama yapalım.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/nefes-darligi/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Nefes darlığı</strong></span></a> dediğimizde aklımıza ilk gelen şey solunum güçlüğüdür insanlar nefes darlığı çekerken soluk alamıyorum derler. Genellikle hastalar bu darlık sırasında boğulduklarını sanırlar. Boğuluyormuş hissi verirler.  Nefes darlığı sırasında kişi daha hızlı bir şekilde ve derin derin nefes almaktadır bunun nedeni ise havanın yeteri kadar vücuda girmemesidir. Hasta bu esnada bunun farkındadır  fakat bazı sıra dışı durumlar vardır bunlar bilinç kaybı olabilir bu esnada hiçbir şey hissetmez çünkü kendinde değildir. Kısaca şu şekilde açıklayabiliriz normal solumanın engellenmesine ya da kandaki oksijen gereksiniminin artmasına bağlı olarak solunumun zorlamalı hale gelmesidir.<br />
<img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-16161 alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/04/solunum-guclugu-1.jpg" alt="" width="402" height="220" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/04/solunum-guclugu-1.jpg 620w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/04/solunum-guclugu-1-300x165.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 402px) 100vw, 402px" /></p>
<h3><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/solunum-guclugu/"><strong>Solunum Güçlüğü Çeşitleri</strong></a></h3>
<p>Solunum güçlüğü yani nefes darlığını iki grupta ele alıp inceleyebiliriz. Birincisi nöbetler şeklinde gelen darlık ikincisi ise sürekli çekilen nefes darlığı.<br />
Solunum güçlüğü sırasında soluk alışı ile soluk verişi arasındaki düzen bozulmuş demektir ve bu gibi durumlarda soluk alma süresi uzamaktadır. Ve soluk almak gürültülü bir hal kazanmıştır. Soluk alımının güçlenmesi durumunda boyun göğüs ve karın kasları da olaya dahil olurlar ve solunuma yardımcı olmaya çalışırlar işte bu yardımlaşma sadece bu dönemde olmaktadır vücut kendi kendini onarmaya zorlamaktadır. İsterseniz size nöbetler halinde gelen darlıklarla ilgili bir açıklama yapalım</p>
<h3><strong> Nöbetler halinde gelen Solunum Güçlüğü</strong></h3>
<p>Bu darlıklar kişinin normal bir şekilde soluma dönemleri sırasında aniden ortaya çıkarlar. Bunların en belirgin örneği ise bronş <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/astim/">astım</a>ı olarak soralayabiliriz. Bu hastalarda bu rahatsızlıklar genellikle gece ortaya çıkar süresi ise 10 dakikadan tutun da bir saate kadar devam eder.</p>
<h3><strong>Sürekli olan darlık </strong></h3>
<p>Bu tür ağır bir hastalık türüdür genelde ağır <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/kalp-yetmezligi-nedir/">kalp yetmezliği</a> dolaşım ve <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/solunum-guclugu/">solunum yetmezliği</a> sırasında görülür.</p>
<h3><strong>Solunum Güçlüğünden Nasıl Korunmalısınız ?</strong></h3>
<p>Burada ilk yapmanız gereken eğer sigara içiyorsanız mutlaka sigarayı bırakmalısınız bunun yanı sıra tozlu ortamlardan uzak durmalısınız. Gün içerisinde sürekli molalar halinde dinlenmelisiniz. Genellikle havalandırılmış ortamlarda bulunun açık ortamlarda vaktinizi geçirmeye gayret edin. Eğer kilolu iseniz mutlaka zayıflamalısınız. Düzenli olarak spor yapmaya çalışın.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/solunum-guclugu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>7</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BURUN ETİ</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/burun-eti/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/burun-eti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 May 2015 18:56:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Solunum Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Solunum Sistemi ve Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=14985</guid>

					<description><![CDATA[Burun Eti (Konka) Nefes Darlığına Yol Açar Mı? Burun eti nefes darlığına yol açar. Çünkü solunum yoluna giren havanın ilk karşılaştığı en önemli direnç merkezi burun etidir. Burun eti iklimsel nedenlerden, alerjik nedenlerden, iltihabi nedenleren, stres ya da hormonal nedenlerden büyümüşse, giren havayı olması gerekenden de yüksek bir dirençle karşılar ve çok ciddi nefes darlığına [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Burun Eti (Konka) Nefes Darlığına Yol Açar Mı?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Burun eti nefes darlığına yol açar. Çünkü solunum yoluna giren havanın ilk karşılaştığı en önemli direnç merkezi burun etidir. Burun eti iklimsel nedenlerden, alerjik nedenlerden, iltihabi nedenleren, stres ya da hormonal nedenlerden büyümüşse, giren havayı olması gerekenden de yüksek bir dirençle karşılar ve çok ciddi nefes darlığına neden olur. Üst solunum yollarındaki pek çok darlıkta da bu vardır,  ama burun etinin darlığı bir özellik arz eder. Burnumuzda nazal siklus dediğimiz ritmik bir solunum vardır. Hiçbir zaman iki burun deliği aynı anda simetrik çalışmazlar. Bir taraf burun eti büyür,  su sentezler karşı taraf burun eti tıpkı bir terazi gibi küçülür, sentezlediği suyu havaya verir. Yani nemlenmeyi,  ısıtmalı, vasıflı havayı sağlar akciğer için. Bu bir ritimdir,  günde altı kere ile on kere arasında değişir. Burun etine bağlı burun tıkanıklıkların da bu ritmi hasta hisseder, sağ tarafım tıkandı ya da sol tarafım tıkandı şeklinde hisseder. Normal de bu ritim hepimiz de vardır, ama solunum yolu yani, burun yeteri kadar açıksa burun etine bağlı olarak bunu hissetmeyiz. Hissedilmesi aslında burun etlerinin şiştiğini ve nedeninin incelenmesini, tedavisinin yapılıp yapılmaması gerektiğini ortaya çıkarır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/BURUN-ETİ-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14986" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/BURUN-ETİ-1.jpg" alt="BURUN ETİ" width="700" height="504" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/BURUN-ETİ-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/BURUN-ETİ-1-300x216.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Yeterli Nefes Alınmaması Nelere Yol Açar?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Yeterli nefes alınmamasının, kısa vadede uzun vadeli sonuçları vardır. Kısa vadeli sonuçlar daha çok solunum sisteminden,  az oksijen alınmasına bağlı dolaşım sisteminde zorlanmaya girmesidir. Yani,  az oksijen aldığın zaman açığı kapatmak isteyen kalbin, aşırı çalışması gibi. Sindirim sistemine gaz kaçmasına bağlı olarak, sindirim sistemine bağlı hazım güçlükleri olabilir. Santral sisteminin,  yani beyin ve omurilik sisteminin az kan almasına bağlı olarak öğrenme gibi, konsantrasyon gibi fonksiyonlarda azalmalar olur. Kısa vade de kolay yorgunluklar olur. Fakat en önemlisi uzun vadeli sorunlardır. Uzun vadeli sorunlar da örneğin,  kalbimizin oksijensizlik karşısın da verdiği tepki hızlı çalışmadır. Hızlı çalıştıkça kalbin pompa gücü artar ve kas miktarı artar. Kas miktarı artar ama bu daha fazla oksijen talebi demektir. Kalp tarafından bu sırada az oksijen girdiği için ve kanımızda ki yağ yanmadığı için vücutta yağ birikmesi de olmaktadır. Bu sadece organda değil, organı besleyen damarlarda da olur. Örneğin kalp açısından düşünürsek, korenel damarlarda da yağlanma vardır. Kalp oksijen talep ederken daha az oksijen alır. Hem kas kitlesi artar bunun için, oksijen talebi artmıştır ama öbür taraftan damarı yağ birikmesi yüzünden daralıyordur. Gelen oksijen miktarı gitgide azalıyordur. Kısacası yağlanma süreci kalp gibi bütün organlarda çıkar zamanla ve bu oksijensiz kalma süresi arttıkça erken yaşlanmaya giden bir süreç başlar. Onun için olayın tespit edildiği anda süratle çözülmesinde büyük fayda vardır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/burun-eti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOAH Nedir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/koah-nedir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/koah-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2015 10:28:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Solunum Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Solunum Sistemi ve Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=14805</guid>

					<description><![CDATA[KOAH hastalığı Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı’nın baş harflerinin kısaltılmışıdır. Tıp dilinde kronik tıkayıcı hava yolu hastalığı anlamına gelir. Başlıca sigaranın neden olduğu, kronik, ilerleyici ve ölümcül bir hastalıktır. 40 yaşından sonra özellikle sigara içenlerde nefes darlığıyla kendini belli eden, gitgide ilerleyen, kısmen tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. KOAH Hastalığının Belirtileri Nelerdir? KOAH’ın başlıca belirtileri özellikle [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">KOAH hastalığı Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı’nın baş harflerinin kısaltılmışıdır. Tıp dilinde kronik tıkayıcı hava yolu hastalığı anlamına gelir. Başlıca sigaranın neden olduğu, kronik, ilerleyici ve ölümcül bir hastalıktır. 40 yaşından sonra özellikle sigara içenlerde nefes darlığıyla kendini belli eden, gitgide ilerleyen, kısmen tedavisi mümkün olan bir hastalıktır.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">KOAH Hastalığının Belirtileri Nelerdir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">KOAH’ın başlıca belirtileri özellikle nefes darlığıdır. Hastalığın başlıca şikayeti; öksürük, balgam çıkarma ve nefes darlığıdır. KOAH’ın başlangıç aşamasında öksürme ve balgam söktürmede artış söz konusudur. Hatalık akciğerleri etkiler. Akciğerlerin yapısına zarar verirse akciğerin işlevinde fark edilir bir düşme olur. Nefes darlığının gelişebilmesi için solunum fonksiyonlarının belirli bir oranda düşmesi gerekir. Solunum fonksiyonları nefes darlığı hissedecek şekilde düşmesine kadar insanlar, hastalar herhangi bir bulguya rastlayamayabilirler. Özellikle sigara içenlerin, risk faktörü altında olanların nefes darlığı, öksürük, yolda yürürken, merdiven çıkarken hafif tıkanma hissetmeleriyle KOAH başlayabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/02/KOAH-Nedir-2-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14808" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/02/KOAH-Nedir-2-1.jpg" alt="KOAH Nedir (2)" width="600" height="343" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/02/KOAH-Nedir-2-1.jpg 600w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/02/KOAH-Nedir-2-1-300x172.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">KOAH Hastalığı Neden Oluşur?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">KOAH hastalığın günümüzde en önemli etkeni sigaradır. Sigara içenlerin büyük bir oranında KOAH hastalığına rastlanır. KOAH hastalığı birçok farklı evreden oluşmaktadır. Başlangıç evresinden ağır KOAH’a kadar giden süreçte gelişebiliyor. KOAH hastalığının gelişme süreci kişinin genetik yatkınlığı, genetik faktörleri, mesleği, sigara içme yoğunluğu gibi faktörlere bağlıdır. Sigara içenler risk faktörü altındadır. Bunun yanı sıra tozlu dumanlı işlerde çalışanlar, hava kirliliği yoğun olan bölgelerde yaşayanlar da KOAH için risk grubu oluşturmaktadır. Ev içi kirliliği dediğimiz bir kavram daha bulunmaktadır. Özellikle köylerde tandırla veya ocak başında yemek pişiren bayanlarda gelişen KOAH hastalığından da söz etmek mümkündür.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/02/KOAH-Nedir-3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14806" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/02/KOAH-Nedir-3.jpg" alt="KOAH Nedir" width="600" height="400" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/02/KOAH-Nedir-3.jpg 600w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/02/KOAH-Nedir-3-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">KOAH Hastalığı Nasıl Tedavi Edilir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">KOAH hastalığının tedavisinde öncelikle etkenlerden uzaklaşmak birinci faktördür. Yani sigarayı bırakmak gerekir. Sigarayı bırakmadıkça herhangi bir medikal tedavi yöntemi, herhangi bir önlem KOAH hastalığının gelişimini engelleyemez veya ilerlemesini durduramaz. Sigarayı bıraktıktan sonra KOAH’ın derecesine, bulgularına, ağırlığına göre ve yan etkileri diğer organlara oluşturduğu hasarlara göre tedavi çeşitliliği mevcuttur. Daha çok nefes açıcı bronkodilatör dediğimiz ilaçların yanında düşük doz kortizonlu inhaler ilaçlar, akciğerleri destekleyici balgam sökülmesini kolaylaştırıcı ilaçlar da tedavide verilmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/koah-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Grip İle Soğuk Algınlığı Arasındaki Farklar Nelerdir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/grip-ile-soguk-alginligi-arasindaki-farklar-nelerdir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/grip-ile-soguk-alginligi-arasindaki-farklar-nelerdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Dec 2014 12:14:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Solunum Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Solunum Sistemi ve Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=14229</guid>

					<description><![CDATA[Halk arasında soğuk algınlığı ve grip aynı hastalık olarak düşünülmektedir. Ancak her ikisi de virüslerle meydana gelmesine rağmen virüs türleri birbirinden farklıdır. Soğuk algınlığı; nezle, burun akıntısı, geniz akıntısı, balgam gibi vücudu çok etkilemeyen burun ve boğazda şikâyet yapan hastalıklardır. Hâlbuki grip çok daha ağır bir hastalıktır. Çok yüksek ateş, titremeyle seyreder ve sonunda ciddi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Halk arasında soğuk algınlığı ve grip aynı hastalık olarak düşünülmektedir. Ancak her ikisi de virüslerle meydana gelmesine rağmen virüs türleri birbirinden farklıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Soğuk algınlığı; nezle, burun akıntısı, geniz akıntısı, balgam gibi vücudu çok etkilemeyen burun ve boğazda şikâyet yapan hastalıklardır. Hâlbuki grip çok daha ağır bir hastalıktır. Çok yüksek ateş, titremeyle seyreder ve sonunda ciddi riskler doğurabilecek bir hastalık grubudur.</p>
<p style="text-align: justify;">Soğuk algınlığı çeşitli virüslerin sebebiyet verdiği üst solunum yollarında hafif belirtilerle giden bir hastalıktır. Kuluçka süresi 24-72 saat arasında değişebilir. İlk belirtisi kuru kaşıntılı bir boğaz ağrısıdır. Ateş normaldir veya yüksek olabilir. Burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırma, öksürük ve boğaz ağrısı en sık rastlanılan belirtilerdir. Koku ve tat duyusunda azalma, kulaklarda basınç hissi ve ses kalitesindeki değişiklikler daha sık rastlanan belirtiler olabilir. Soğuk algınlığının tedavisinde antibiyotiklerin yeri yoktur.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/Grip-İle-Soğuk-Algınlığı-Arasındaki-Farklar-Nelerdir-2-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-14232" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/Grip-İle-Soğuk-Algınlığı-Arasındaki-Farklar-Nelerdir-2-1.jpg" alt="Grip İle Soğuk Algınlığı Arasındaki Farklar Nelerdir (2)" width="700" height="259" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/Grip-İle-Soğuk-Algınlığı-Arasındaki-Farklar-Nelerdir-2-1.jpg 670w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/Grip-İle-Soğuk-Algınlığı-Arasındaki-Farklar-Nelerdir-2-1-300x111.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Grip; yüksek ateş, boğaz ağrısı, kas ağrısı, halsizlik ve aynı zamanda öksürük ile giden bir hastalıktır. Grip ve soğuk algınlığının bulaşma şekilleri ve belirtileri genellikle benzerdir. Fakat gripte; ateş, kas ağrısı ve baş ağrısı ön plandadır. Grip virüs dediğimiz mikroplardan oluştuğu için tedavisinde antibiyotiğin etkisi yoktur. Antibiyotikler virüsleri öldürmezler. Sadece bakteri türü mikroplara karşıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bazen gripte ve soğuk algınlığında antibiyotik verilmesinin nedeni koruyucu anlamdadır. Yani başka bir hastalığa dönüşümü önlemek, bakterilerin yeniden bir hastalık oluşturmasına engel olmak amaçlı verilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/Grip-İle-Soğuk-Algınlığı-Arasındaki-Farklar-Nelerdir-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-14230" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/Grip-İle-Soğuk-Algınlığı-Arasındaki-Farklar-Nelerdir-1.jpg" alt="Grip İle Soğuk Algınlığı Arasındaki Farklar Nelerdir" width="700" height="464" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/Grip-İle-Soğuk-Algınlığı-Arasındaki-Farklar-Nelerdir-1.jpg 1120w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/Grip-İle-Soğuk-Algınlığı-Arasındaki-Farklar-Nelerdir-1-300x199.jpg 300w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/Grip-İle-Soğuk-Algınlığı-Arasındaki-Farklar-Nelerdir-1-768x509.jpg 768w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/Grip-İle-Soğuk-Algınlığı-Arasındaki-Farklar-Nelerdir-1-1024x679.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><strong>Virüs Vücuda Nasıl Girer?</strong></span></h2>
<p style="text-align: justify;">Hastaların yaydığı mikroplar aynı ortamda bulunan bir başkası tarafından solunduğu zaman bu mikroplar o kişide de hastalık yapar. Bu virüsler burun ve boğazdan solunum yoluyla girerler.</p>
<p style="text-align: justify;">Hava sıcaklığındaki ani değişimler de soğuk algınlığı ve grip oluşumunu arttırır. Bunun nedeni burun ve boğazda mikroplarla savaşan hücrelerin, salgıların etkilenmesine yol açar. Soğuk hava, soğuk yiyecek ve içecek vücudun savunma mekanizmalarında bozulmalara neden olur. Bu nedenle mikrobun yerleşmesi ve hastalık yapma ihtimali daha da artar.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/Grip-İle-Soğuk-Algınlığı-Arasındaki-Farklar-Nelerdir-3-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-14233" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/Grip-İle-Soğuk-Algınlığı-Arasındaki-Farklar-Nelerdir-3-1.jpg" alt="Grip İle Soğuk Algınlığı Arasındaki Farklar Nelerdir (3)" width="700" height="404" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/Grip-İle-Soğuk-Algınlığı-Arasındaki-Farklar-Nelerdir-3-1.jpg 1768w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/Grip-İle-Soğuk-Algınlığı-Arasındaki-Farklar-Nelerdir-3-1-300x173.jpg 300w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/Grip-İle-Soğuk-Algınlığı-Arasındaki-Farklar-Nelerdir-3-1-768x443.jpg 768w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/Grip-İle-Soğuk-Algınlığı-Arasındaki-Farklar-Nelerdir-3-1-1024x591.jpg 1024w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/Grip-İle-Soğuk-Algınlığı-Arasındaki-Farklar-Nelerdir-3-1-1568x905.jpg 1568w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><strong>Nezle ve Gripten Korunmak Mümkün Mü?</strong></span></h2>
<p style="text-align: justify;">Nezle ve gripten korunmak için hastalardan uzak durmak, kalabalık ortamlarda biraz daha dikkat etmek gerekir. Ev ortamında hasta varsa maske kullanmak faydalı olacaktır. Diğer bir korunma yolu da vücut direncinin artırılmasıdır. Vücut direncinin artırılması için mutlaka iyi beslenmek, uyku düzeninin iyi olması, dinlenmek, spor yapmak faydalıdır. Bunların yanı sıra vücut direncini arttıran bir takım vitaminler, mineraller, bitkisel ilaçlar kullanılabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/Grip-İle-Soğuk-Algınlığı-Arasındaki-Farklar-Nelerdir-4-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-14234" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/Grip-İle-Soğuk-Algınlığı-Arasındaki-Farklar-Nelerdir-4-1.jpg" alt="fruits and juice" width="700" height="442" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/Grip-İle-Soğuk-Algınlığı-Arasındaki-Farklar-Nelerdir-4-1.jpg 1735w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/Grip-İle-Soğuk-Algınlığı-Arasındaki-Farklar-Nelerdir-4-1-300x189.jpg 300w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/Grip-İle-Soğuk-Algınlığı-Arasındaki-Farklar-Nelerdir-4-1-768x485.jpg 768w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/Grip-İle-Soğuk-Algınlığı-Arasındaki-Farklar-Nelerdir-4-1-1024x646.jpg 1024w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/Grip-İle-Soğuk-Algınlığı-Arasındaki-Farklar-Nelerdir-4-1-1568x990.jpg 1568w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/grip-ile-soguk-alginligi-arasindaki-farklar-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
