<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Enfeksiyon Hastalıkları &#8211; Kadın.Net</title>
	<atom:link href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/enfeksiyon-hastaliklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.xn--kadn-nza.net</link>
	<description>Anne Bebek Çocuk Kadın Sağlığı Kadınlara Dair Her Şey</description>
	<lastBuildDate>Mon, 05 Jan 2026 20:56:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>
	<item>
		<title>Belsoğukluğu</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/belsoguklugu/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/belsoguklugu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Aug 2019 11:22:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=12398</guid>

					<description><![CDATA[Belsoğukluğu,ivegen sidikyolu ya da dölyolu iltihaplarıyla yansıyan cinsel hastalık. Neisseria gonorfhoeae adlı bakterinin yol açtığı belsoğukluğu , en sık rastlanan cinsel hastalıklardan biridir. Hastalık etkeni bakteri, hastaların büyük çoğunluğunda cinsel ilişki yoluyla aktarılır; ama ender olmakla birlikte, annesinde enfeksiyon bulunan çocuklara, doğum sırasında döl yolundan geçerlerken bulaşabilir. 3-5 gün süren kuluçka döneminden sonra, sidik çıkarırken [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a title="Belsoğukluğu" href="https://www.xn--kadn-nza.net/belsoguklugu/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Belsoğukluğu</strong></span></a>,ivegen sidikyolu ya da dölyolu iltihaplarıyla yansıyan <a title="Cinsel Hastalıklar" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/cinsel-hastaliklar-hastaliklar/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>cinsel hastalık</strong></span></a>. Neisseria gonorfhoeae adlı bakterinin yol açtığı belsoğukluğu , en sık rastlanan <a title="Cinsel Hastalıklar" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/cinsel-hastaliklar-hastaliklar/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>cinsel hastalıklar</strong></span></a>dan biridir. Hastalık etkeni bakteri, hastaların büyük çoğunluğunda cinsel ilişki yoluyla aktarılır; ama ender olmakla birlikte, annesinde enfeksiyon bulunan çocuklara, doğum sırasında döl yolundan geçerlerken bulaşabilir. 3-5 gün süren kuluçka döneminden sonra, sidik çıkarırken ağrı ve üreme organlarından akıntı, ilk belirtileri oluşturur. Bununla birlikte, hastalığa yakalanan kadınların yarısından çoğunda hiçbir belirti görülmez. Zamanında tedavi edilirse zarar vermeyen bel soğukluğu , tedavi edilmezse kısırlığa kadar varan sorunlara yol açabilir. Tedavide penisilinlere ve sülfamitlere başvurulur.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/belsoguklugu-1.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/belsoguklugu-1.jpg" alt="belsoguklugu" width="390" height="260" /></a></p>
<h2><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>Diğer Bir Kaynaktan Bilgi</strong></span></h2>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Bel Soğukluğu </span></strong><br />
Tıp dilinde Gonore diye bilinen, halk arasında bel soğukluğu olarak bilinen hastalık, cinsel ilişki ile bulaşan ve genelde idrar yolları, üreme organlarının mukoza kısmına yerleşen bir hastalıktır. Bel soğukluğu hastalığı, ilk önce üreme organları mukoza kısmına yerleşirken zamanla kanla vücuda yayılabilir.<br />
Bel soğukluğu teşhisi koymak için en güvenilir metot irinli akıntıda gonokoklann aranması metodudur. Kişiden akıntı alınır ve lamın üzerinde konularak sabitleştirilir. Ardından akıntı boyanır ve opak olan bir mikroskopla incelenmeye başlanır ve inceleme sonucunda kesin sonuca ulaşılır.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bel Soğukluğu Sebepleri </strong></span><br />
Bel soğukluğu hastalığına kapılmanın en net sebebi hastalığı taşıyan bir kişi ile girilen cinsel ilişkidir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bel Soğukluğu Belirtileri </strong></span><br />
Bel soğukluğu hastalığı genelde 48 saat ile 72 saat kadar bir sürede kuluçka dönemini atlatır ve klinik belirtiler ortaya çıkmaya başlar. Bel soğukluğu yaşayan kişi siyeğin dış ucunda yanma hissi başlar. Bakıldığında da siyenin ucunda kızarıklık ve şişme meydana gelir. Aradan geçen birkaç saat içinde yeşile kaçan bir renkte irinli akıntı gelmeye başlar. Var olan bu akıntı kendiliğinden de gelebilir veya kişi kendi penisi sıkarsa da gelebilir. Kişi idrarını yaparken yanma hissi duyar ve idrar yapmakta zorlanır. Sürekli baş ağrısından, aşırı yorgunluktan ve halsizlikten şikâyet eder. Bel soğukluğu kadınlarda erkeklere nazaran daha sessiz ilerler. Kadınlarda çok fazla akıntı ile kendi belli etse de kadınlar bunu normal bir durum sayarak önemsemezler. Bel soğukluğu, kadınlarda rahim boynu kanalına yerleşmektedir. Kadınlarda da bel soğukluğu erkeklerdeki gibi yorgunluk ve halsizliğin eşliğinde baş ağrısı ile kendisi gösterebilir. Bunun yanında kadın jinekolojik muayene olduğunda döl yoluna açılmış olan ağzında ödem, kan toplaması, kızarıklıklar ve şişlikler göze çarpar.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bel Soğukluğu Tedavisi</strong></span><br />
Belsoğukluğu tedavisinde, günümüzde sülfamitler gibi eski ilaçların yerini artık antibiyotikler almıştır. İlk başlarda etkili olabilen sülfamitler, bazı bakterilerin direnç göstermesiyle tedavi edici özelliklerini zamanla kaybetmiştir.<br />
Hemen hemen bütün antibiyotiklerin tedavide yeterli olduğu gonokok enfeksiyonunda yine dirençli bakteri çeşitlerinin meydana gelmesi ile penisilin kullanımı da azalmaya başlamıştır. Penisilin kullanımı yerine genelde spektinomisin, seftriakson ve sefoksitin gibi ilaçlar kullanılmaya başlanmıştır.<br />
Antibiyotik tedavisinin en olumlu tarafı, bu tedavi yönteminin yeni yakalanılan frengiyi kamufle edebilme olasılığıdır.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bel Soğukluğundan Korunma Yöntemleri </strong></span><br />
Bel soğukluğu bulaşmadan önce veya bulaşma şüphesi olduğu anda antibiyotik tedavisi almaya başlanmalıdır. Cinsel ilişki sonrasında cinsel organ sabunlu su ile iyice temizlenmeli ve enfeksiyon riski azaltılmalıdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Ziyaretçilerimizden Seçtiğimiz Yorumlar:</strong></span></p>
<p>Ahmet: enim penisimin ucunda yalnız iç kısmında 8 ay önce kaşıntı başladı ve şuan iç kısmında içi tahriş olmuş kabuklanma ve yara mı siğil mi bilmiyorum doku da bayağı sertlik oluşmuş ve idrar yolu bayağı daralmış peniste akıntı olmuyor ucunu sıktığımda bazen şeffaf akıntı oluyor ama az miktarda. bakteri ilacı, mantar ve antibiyotik gibi ilaçlar almama rağmen bir çok testler yapmama rağmen bir şey çıkmadı benim hayatımı bayağı etkiliyor psikolojim bozulmuş bana yardımcı olursanız hayatım boyunca dua edeceğim.</p>
<p><strong>Alican:</strong> sahilde kız arkadaşımla oturuyordum kasıklarım öle şişiştiki ayağa kalktıgımda birden kasıklarıma sancılar girdi yerimde duramıyordum sancıdan ve daha sonra cinsel isteksizli başladı nedeni ne olabilir?</p>
<p><strong>Çetin:</strong> Bir ilişki sonrası yaklaşık bir hafta aradan sonra organımın (kamış içinde)içinde müthiş kaşınma başladığını hissettim.bir akşam bu kaşıntıyı gidermek için ovalamaya başladım bir an açık sıvı halinde sadece bir kaç damla kan geldiğini fark ettim.bu kanama sonrası kaşıntı durdu ama ben bir tür enfeksiyon kapmış olmamdan şüphe ediyorum.çünkü partnerimin akut sistit adında bir tedavisinin olduğunu ama bulaşıcı olmadığını öğrendim. bu ne kadar doğru sağlığımdan endişe etmeli miyim?</p>
<p><strong>Kenan:</strong> Ben rusyadayım ve burda partnerimden gonore hastalığı kaptım 10 gün önce birlikte olduk ve üç gün önce belirtiler başladı bu gün doktora gittim bana 4 tane antibiyotik ve bir tane igne yazdı birde temizlik için su.. Şimdi merak ettigim 20 gün kullanıcam ve tekratr kontrole gidicem ama kana bulaşmış ola bilir oral iliskiyede girdik bunun testini yaptırmadım sadece kültür çubuğu testi yaptırdım. Bu ilaçlar ile kanda mikrop varsa onuda atabilir miyim yoksa ayrı bir ilaç mı kullanıcam?</p>
<p><strong>Özgür:</strong> Bir arkadaşımla birlikte oldum başta idrar yaparken uc tarafta yanma oluyordu hastaneye gittim muayene oldum lükosit 250 çıktı 4 te erotrosit çıktı fakat üreme saptanmadı dendi ve ilaç olarak……. kullandım fakat meniden akıntı gelmeye başladı sizce hastalığımın adı nedir ve nasıl bir tedavi yada ilaç kullanmam gerekir saygılarımla.</p>
<p><strong>Dilaver:</strong> Hocam ben soyle sormak istiyorum kiz arkadasimla iliskiden sonra bel soguklulugu kaptim tabi 3 gun doktora gitmedim gecer diye agrilardan sonra mecbur…. vs antibiyotik verdi gecti ama sonrasinda ne bileyim bazen mastürbasyon cekince yada idrara cikinca sanki penisimde tikaniklik olustu menide azalmalar ve idrardada sanki zorladigimda geliyor ve bu yuzdende kasiklarim gunde 1 defa kesinlikle agiriyor ve bu agri belime atiyor is yerinde bazen oturuyorum kasiklar agirmasi nedeniyle … kullaniyorum aslinda hemen hemen 5 yildir cipro kullaniyorum kasikta agrim olunca kesiyo hemen simdi sorunum bu sizce ben ne yapmaliyim tedavim nedir?</p>
<p><strong>Emre:</strong> Iyi günler benimde penisi in ucunda yanma ve akıntı var.2-3 gün oluyor. Ben şu an yurt dışındayım. Benim hangi ilacı kullanmam gerekiyor. 20 gün sonra Türkiye’ye döneceğim. Tedavi için geç kalırmıyım. Prezervatifsiz ilişkiye girmedim. Gene böyle bir durum var ne yapmalıyım.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/belsoguklugu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Grip</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/grip/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/grip/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gülümser Akdoğan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jul 2019 05:04:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Z - Editörün Seçtikleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=12419</guid>

					<description><![CDATA[Grip grip virüsünün çeşitli türleriyle bulaşan enfeksiyon hastalığı. Salgınlara yol açan virüs türü çok sık değişimlere uğradığından, bir önceki salgının virüsünü almış olmak daha sonraki salgınlarda bağışıklık sağlamaz. Bu yüzden her grip salgınında yeni bir aşının hazırlanması gerekir. Grip, bronş mukozasına zarar vererek bakterilerin bedene girmesini kolaylaştırır; bu yüzden, 1918-1919 yıllarında Avrupa&#8217;daki büyük grip salgınları [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Grip</strong></span> grip virüsünün çeşitli türleriyle bulaşan <a title="Enfeksiyon Hastalıkları" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/enfeksiyon-hastaliklari/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>enfeksiyon hastalığı</strong></span></a>. Salgınlara yol açan virüs türü çok sık değişimlere uğradığından, bir önceki salgının virüsünü almış olmak daha sonraki salgınlarda <a title="Bağuışıklık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/bagisiklik/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>bağışıklık</strong></span></a> sağlamaz. Bu yüzden her grip salgınında yeni bir aşının hazırlanması gerekir. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/grip/"><strong>Grip</strong></a>, bronş mukozasına zarar vererek bakterilerin bedene girmesini kolaylaştırır; bu yüzden, 1918-1919 yıllarında Avrupa&#8217;daki büyük grip salgınları çok sayıda ölüme yol açmış, ama sonradan bakterilere karşı geliştirilen ilaçlar, gripten ölüm oranını büyük ölçüde azaltmıştır.</p>
<p><strong>Gribi Hafif Almayınız!</strong></p>
<p>Toplumumuzda onlarca insanın bu salgına yakalanması gribin hafife alınacak bir yanının olmadığını gösterir. Bir hastalığa her yıl binlerce kişinin maruz kalması umursanmayacak bir durum olamaz. Amerika Hastalık Kontrol Merkezinin yapmış olduğu araştırmalar sonucu her yıl gribe yakalanan insan sayısında bir artış gözlendiği görülmüştür. Aynı zamanda bu artışların her gün 20 kişinin ölümüne yol açtığı ve ölümcül hastalığa kapılma riskinin günden güne arttığı kanısına da varmıştır.</p>
<p>İnsanlar arasında da bulaşıcı etkene de sahip olan bu hastalığın yayılmasına doğal etkenlerde yardımcı olur. Bu olaydan ötürü basit bir gribe yakalanmayan insanın bağışıklık sisteminin yerine gelmediğinin göstergesi olacağı için daha dikkatli davranmaları gerekir. Genelde gribe yakalanan kişiler de aşırı titreme, gözlerin yaşarması, vücut kırgınlığı, burun akıntısı, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/oksuruk/">kuru öksürük</a> ve burun tıkanıklıkları oldukça sık yaşanmaktadır. Hem vücut sistemi hem de solunum sisteminde ki yakınmalar atağa kalkarak kısa zaman içerisinde vücutta ateş meydana gelerek kuru öksürük sinyalleri de ortaya çıkmaktadır.</p>
<p>Gribin ilerlemesi sonucu daha kötü sonuçlara tekabül etmesi de kaçınılmazdır. Farklı evreler yaşatan gribin en tehlikeli sonuçlarından biriside <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/zaturre/">zatürre</a>dir. Direk olarak solunum ve dolaşım sistemlerini etkilediği için <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/anne-bebek/hamilelik/">gebelik dönemi</a>nde ki anneler için bet sonuçlar doğurur. Annenin nefes düzeni buna bağlı olarak kalp atışı bebeğin ritimlerini de belirleyeceği için çok dikkatli davranması gerekir. Kısacası hamilelik döneminde ki annelerin <a href="https://www.kadın.net/grip/" target="_blank" rel="noopener">grip salgını</a>na yakalanması bebek üzerinde de zararlı sonuçlara yol açması olağandır.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/11/grip-1.jpg"><img decoding="async" class="size-full wp-image-13743 alignright" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/11/grip-1.jpg" alt="grip" width="250" height="250" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/11/grip-1.jpg 250w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/11/grip-1-150x150.jpg 150w" sizes="(max-width: 250px) 100vw, 250px" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Hamileliğin Risk Altına Girmesi</strong></p>
<p>Anne adaylarının en çok korktuğu durumlardan biri <a href="https://www.kadın.net/anne-bebek/hamilelik/" target="_blank" rel="noopener"><strong>hamilelik dönemi</strong></a>nde hasta olmasıdır. Bu durum adına ne kadar önlemler alınsa da bazen kaçınılmaz bir hale gelebiliyor. Hastalıkların artması ile anne adaylarının bir hayli korkması da olağan bir durumdur. Son dönemlerde yaşanan kuş gribi bunun en güzel örneklerinden birisidir. Böyle bir duruma yakalanmak istemeyen anne adayları hasta olma riskini dahi göze alamazlar. Anne adaylarının bu durum karşısında tıbbi müdahale alması olağan bir durum olsa da geçtiği söylenemez. Bu durumlar akabinde ne yapılması gerektiğini uzman doktorunuz aracılığı ile öğrenmek en güvenilir çözüm olacaktır.</p>
<p>Hamilelik döneminde bağışıklık sisteminizi çift taraflı kullandığınız için<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/grip/"><strong> grip enfeksiyonu</strong></a>na yakalanma riskiniz daha yüksektir. Risk altında olduğunuz düşüncesinde hareket etmeniz yakalanma oranınızı daha da azaltacaktır. Gıda ve topluluk seçimlerinizi buna göre ayarlamanız sizin adınıza daha rahat bir hamilelik geçirmenizi sağlayacaktır. Bebeğin gelişimi de baz alındığında hamileliğin 6. ayında kalp ve akciğer sorunlarından hastaneye yatmak normal bir durumdur. Üstelik hamileliğin daha ileriki safhasında ise risk faktörü daha da artış göstermeye başlıyor. Hastaneye yatma evrimleri daha çok 37-42 haftalık hamile bayanlar da fazlası ile görülse de doğum sonrası bu tür hastalığı geçiren bayanlar da ise bu durumun 5 kat daha fazla olarak görüldüğünü söylemek mümkün. Astımı olan hamile bayanlar da hastaneye yatma durumu ile ne yazık ki karşı karşıya.</p>
<p><img decoding="async" class="alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/04/hamilelikte-grip-olmak-1.jpeg" /></p>
<h3><strong>Grip Bebeğe Zarar Verir mi?</strong></h3>
<p>Anne karnını çevreleyen tabakalar doğrusunda virüsün bebeğe ulaşması zor bir durumdur. Fakat ateşin 39 derece civarına yükselmesi ve gribin safhalarının ilerlemesi sonucu bir takın sıkıntılar doğurabilir. Bu durum altındaki anne adaylarının ateşi kontrol altına alması gerekir. Kontrol altına alınamayan ateş karşısında da hemen bir doktora başvurulmalıdır. Hamilelik döneminde ki anne adaylarının gribe ve ya nezleye yakalanması sonucu bu durum <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/sinuzit-nedir/">sinüzit</a>, kuru <a href="https://www.kadın.net/oksuruk/" target="_blank" rel="noopener"><strong>öksürük</strong></a> vb. sorunlara dönüşmesi mümkündür. Hastalık altında ki anne adaylarının doktorları ile irtibat haline geçmesi gerekir. Kendi başlarına ilaç kullanmaması da önemli bir husustur.</p>
<h3><strong>Hamile Bayanlara Grip Aşısı Yapılır mı?</strong></h3>
<p>Grip aşılarının içinde cansız virüsler bulunur. Bu virüsler bireyin bağışıklık sistemini güçlendirerek salgın enfeksiyonuna yakalanmalarını önler. Anne adaylarına <strong><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/grip/">grip aşısı</a></strong> yapılabilir. Bu durum ne bebeğin ne de annenin sağlığını olumsuz yönde etkiler. Hamile kadınların dikkat etmesi gereken diğer bir olayda; sürekli dışarıdan takviye almamaları gerçeğidir. Dışarıdan alınan grip aşıları, ilaçlar bir süre sonra vücutta ters etki yaratır. Vücuttan dışarıdan alınan takviyeler uyum sağladığı için kesildiği zaman kendini bitkin ve yorgun bırakır bu da virüsün vücuda rahatlıkla girmesini sağlar. Şayet bu durum altında iseniz doktorunuza başvurmanız önerilir.</p>
<p>Doktor kontrolünde alınan dozlar daha güvenilir ve sağlıklıdır. Anne adaylarının herhangi bir ilaç alımı ve ya grip aşısı durumu gerçekleşecek ise bebeğin gelişim durumu ön plana alınarak yapılması gerekir. Bebek gelişimi öncesi alınan takviyeler embriyonun yeterli besinleri almasını engelleyebilir. İlk 3 ay bebek gelişimin yaşanması adına çok önemlidir. Düşük riskinin arttığı bu dönemde sorunların yaşanması belki de kaçınılmazdır. Tamamlanan bebek gelişimi sonrası dışardan alınan takviyelerin herhangi bir sıkıntı oluşturması beklenmez. Genelde grip aşısı gribe karşı korunmada son derece etkili olduğundan dolayı anne adaylarının da başvurmasına yol açıyor. Ayrıca yumurta alerjisi sorunu olan anne adaylarının grip aşısından uzak durmaları önerilir. Bununla beraber emziren anneler de risk faktöründen uzaklaşmak adına grip aşısı yaptırabilmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/grip/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zatürre (Pnömokok) Aşısı Nedir, Kimlere Yapılır?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/zaturre/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/zaturre/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jul 2019 03:09:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Akciğer Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık Bilimi ve Organ Nakilleri]]></category>
		<category><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[İlaç Bilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi Yöntemleri ve İncelemeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15373</guid>

					<description><![CDATA[Zatürre sıklıkla bakteri ve virüslerin daha nadir de olarak mantar ve parazitlerin neden olduğu akciğer enfeksiyonuna verilen isimdir. Tıp dilinde pnömoni halk dilinde zatürre olarak bilinen hastalık genelde kişiden kişiye temasla geçen bir hastalıktır. Öksürme, hapşırma, aksırma gibi sıklıkla görülme yolları bu olmakla beraber nadir de olsa konuşma sırasında havaya yayıla damlacıkların sağlıklı kişilere hasta [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Zatürre sıklıkla bakteri ve virüslerin daha nadir de olarak mantar ve parazitlerin neden olduğu akciğer enfeksiyonuna verilen isimdir. Tıp dilinde pnömoni halk dilinde zatürre olarak bilinen hastalık genelde kişiden kişiye temasla geçen bir hastalıktır. Öksürme, hapşırma, aksırma gibi sıklıkla görülme yolları bu olmakla beraber nadir de olsa konuşma sırasında havaya yayıla damlacıkların <a title="sağlık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a>lı kişilere hasta kişilerden bulaşması, nadir de olarak havaya yayılan bu damlacıkların kapı kolu, asansör gibi eşyalara bulaşmasıyla da hastalarda ortaya çıkar. Bu mikroplar üst solunum yollarına yerleşir ve üst solunum yollarından da akciğerlerde hava kesecikleri olarak bilinen alveollerin içerisine yerleşir. Zamanla alveollerin içerisinin iltihap ve serumla dolması ve enfeksiyonun ortaya çıkması solunum sıkıntısıyla da kendini gösterir.</p>
<p style="text-align: justify;">Zatürre genel olarak ikiye ayrılır. Toplum kökenli ve hastane kökenli olarak. Hastane kökenli zatürre; bağışıklığı normal olup hastanede yatan hastalarda ortalama 48-72 saat sonra ortaya çıkan zatürre tipidir. Toplumsal kökenli zatürre; toplumda yaşayan sağlıklı bireylerin hasta kişilerden aldıkları zatürre enfeksiyonuna verilen isimdir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-2-1.jpg"><img decoding="async" class="alignnone wp-image-14238" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-2-1.jpg" alt="zatürre (2)" width="700" height="481" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-2-1.jpg 448w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-2-1-300x206.jpg 300w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Zatürrenin bulaşma yolları yakın temas ve eşyalar olabileceğini söylemiştik. Özellikle yeni doğanlar, ileri yaş grubundaki hastalar, aids gibi bağışıklığı zayıf hastalar, dalağı olmayan bağışıklığı zayıf hastalar, sigara, alkol, uyuşturucu kullanan kişiler, kronik kalp hastaları, kronik böbrek yetersizliği olan, kemoterapi, radyoterapi gibi bağışıklığı zayıflatacak tedavi altında olan kişiler yüksek risk altındadırlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Zatürre sıklıkla kendini derin hızlı ve nefes alıp verme, ateş, balgamlı, balgamsız öksürük, göğüs ağrısı, sırt ağrısı, bulantı, kusma, bilinç bulanıklığıyla gösterir. Bu risk faktörü olan kişilerde zatürrenin yaygınlığına ve şiddetine göre de ileri derecede solunum sıkıntısı ve ölümle de sonuçlanabilen bir hastalıktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-3-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-14239" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-3-1.jpg" alt="zatürre (3)" width="700" height="395" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-3-1.jpg 620w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-3-1-300x169.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Zatürrenin risk gruplarında korunma çok önemlidir. Tanısı genel olarak doktorun fizik muayenesi dışında hastanın şikayetleri, kan tahlilleri, akciğer görüntüleme yöntemleri ve bazen de balgam incelemesiyle konuluyor. Zatürre tedavisi yapıldıktan 2 hafta sonra hasta iyileşse de kırgınlık, halsizlik gibi şikâyetleri aylarca sürebiliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Zatürrede tedaviden çok korunmak çok önemlidir. Tedavide yatak istirahatı, beslenme ve bol sıvı tüketmek ilaçlar başta antibiyotikler olmak üzere tedavide yeri vardır. Aynı zamanda risk faktörü olan kişilerde kronik hastalıklara ve risk faktörlerine göre destekleyici tedavilerde ilaç tedavisi içerisinde yer alıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-4-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-14240" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-4-1.jpg" alt="zatürre (4)" width="700" height="465" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-4-1.jpg 1700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-4-1-300x199.jpg 300w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-4-1-768x510.jpg 768w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-4-1-1024x680.jpg 1024w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-4-1-1568x1041.jpg 1568w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Korunmanın önemli olmasının nedeni ölümcül bir hastalıksa eğer riskleri oldukça azaltıyoruz. Özellikle kronik hastalığı olan kişilerin uygun tedavi takip yaptırmaları, yakın temastan kaçınılması, maske takması, hijyenik ortamlarda bulunması önemli korunma yöntemlerindendir. Grip ve zatürre aşıları risk faktörü olan kişilerde çok önemlidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kapalı alanlar zatürrenin sıklığının artmasında önemlidir. Özellikle huzur evleri, yurtlar, askeriye, okullar gibi buralarda yaşayan kişilerin korunma yöntemleriyle hastalığı almalarını mümkün olduğunca engellemek gerekiyor.</p>
<p style="text-align: justify;">65 yaş üstü, ileri yaş grubu hastalar, kronik kalp rahatsızlığı olanlar, kronik akciğer hastalığı olanlar, kroni böbrek yetersizliği olanlar, diyaliz hastaları, kemoterapi, radyoterapi görenler, alkol, sigara, uyuşturucu madde kullanan kişiler, dalağı olmayan, aids gibi bağışıklığı zayıf kişiler, kapalı ve kalabalık alanda yaşayan kişilerin zatürre aşısı yaptırarak önlem almaları gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;">Zatürre pnomoni bizlerin akciğer enfeksiyonu olarak bildiğimiz durum oldukça sık olarak gördüğümüz ve aşı ile oldukça fazla koruma sağlayabildiğimiz bir hastalıktır. Genel olarak vardığımıza yargı hep 65 yaş üzerindeki hastalara pnömokok aşısı rutin bir şekilde yapılıyor. Ancak 65 yaş öncesinde de oldukça sık bir şekilde pnömokok aşısının gerektirdiği durumlar karşımıza çıkıyor. 65 yaş öncesindeki hastalarda özellikle dalakları alınmış ise böbrek hastalığı, kalp hastalığı gibi kronik hastalıklara eşlik ediyorsa alkolizm, diyabet varsa pnömokok aşısını uyguluyoruz. Bunun dışında 19 yaş ile 65 yaş arasındaki yaş grubunda tek başına sadece sigara içiyor olmak bile pnömokok aşısı için bir gereklilik oluşturmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Zatürre-Pnömokok-Aşısı-Nedir-Kimlere-Yapılır-3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15374" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Zatürre-Pnömokok-Aşısı-Nedir-Kimlere-Yapılır-3.jpg" alt="Zatürre (Pnömokok) Aşısı Nedir, Kimlere Yapılır" width="700" height="477" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Zatürre-Pnömokok-Aşısı-Nedir-Kimlere-Yapılır-3.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Zatürre-Pnömokok-Aşısı-Nedir-Kimlere-Yapılır-3-300x204.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Diyabet Hastalarına Hangi Aşılar Önerilir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Diyabet tüm dünyada olduğu gibi bizim ülkemizde de çok sık bir şekilde karşımıza gelmektedir. Endokrin polikliniklerine başvuran hastaların yarısı diyabet hastalarıdır. Diyabetin getirmiş olduğu bir sıkıntı ne yazık ki immün sistemdeki yetmezliğe bağlı olarak hem enfeksiyonlara daha kolay ulaşıyoruz hem de enfeksiyonları daha uzun sürede geçirmemize neden olmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Dünya <a title="sağlık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a> Örgütü’nün hastalıkları Kontrol Ve Koruma Derneği’nin aynı zamanda Türkiye’de ki Türk Endokrinoloji Ve Metabolizma Derneği’nin ortak öngörüsü tüm diyabet hastalarına influenza dediğimiz grip aşısının, pnömokok dediğimiz zatürre aşısının ve hepatit b aşısının rutin olarak uygulanması şeklindedir. Diyabet hastalarında influenza aşısı bizim ülkemiz için gribin sık gözüktüğü dönemler olan kasım ayında başlayarak nisan ayına kadar yılda bir kere rutin olarak yapılması şeklindedir.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Zatürre-Pnömokok-Aşısı-Nedir-Kimlere-Yapılır-1-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15375" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Zatürre-Pnömokok-Aşısı-Nedir-Kimlere-Yapılır-1-1.jpg" alt="Zatürre (Pnömokok) Aşısı Nedir, Kimlere Yapılır (1)" width="700" height="506" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Zatürre-Pnömokok-Aşısı-Nedir-Kimlere-Yapılır-1-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Zatürre-Pnömokok-Aşısı-Nedir-Kimlere-Yapılır-1-1-300x217.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Pnömokok aşısında ise 65 yaş üzerinde yine rutin eğer ki 5 yaş üzerinde ilk dozundan sonra beş yıl geçmiş ise beş yıldan sonra bir tekrar dozunu daha uygulamak şeklinde önerisi olmaktadır. HPV Human papillomavirus rahim ağzı kanserine yol açtığı gösterilmiş olan bir virüstür. Oldukça yaygın bir şekilde görmekteyiz. Dolayısıyla rahim ağzı kanseri sıklığını azaltmak için üreme çağındaki bayanlarda rutin olarak aşılama programına almaktayız. Sadece bayanlarda değil cinsel ilişkiyle bulaştırıcılık riskinden dolayı erkeklerde aynı kadınlardaki gibi HPV aşısıyla aşılanmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Zatürre-Pnömokok-Aşısı-Nedir-Kimlere-Yapılır-2-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15376" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Zatürre-Pnömokok-Aşısı-Nedir-Kimlere-Yapılır-2-1.jpg" alt="Zatürre (Pnömokok) Aşısı Nedir, Kimlere Yapılır (2)" width="700" height="464" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Zatürre-Pnömokok-Aşısı-Nedir-Kimlere-Yapılır-2-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Zatürre-Pnömokok-Aşısı-Nedir-Kimlere-Yapılır-2-1-300x199.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/zaturre/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Suçiçeği</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/sucicegi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/sucicegi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Jul 2019 23:25:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15369</guid>

					<description><![CDATA[Sıklıkla görüldüğü yaş aralığı 5 ile 10 yaşlarıdır. Genellikle kışın sonlarına doğru ve ilkbahar aylarında sıklıkla görülmektedir. Hastalık tamamen bulaşıcı bir hastalıktır ve temas eden herkese bulaşabilir. Oldukça ateşli ve de döküntülü bir şekildedir kısacası viral bir enfeksiyon hastalığı da diyebiliriz. Direk olarak bulaşacağı gibi su çiçeğine maruz kalmış hastadan salgılananlar hava yolu ile de [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Sıklıkla görüldüğü yaş aralığı 5 ile 10 yaşlarıdır. Genellikle kışın sonlarına doğru ve ilkbahar aylarında sıklıkla görülmektedir. Hastalık tamamen bulaşıcı bir hastalıktır ve temas eden herkese bulaşabilir. Oldukça ateşli ve de döküntülü bir şekildedir kısacası viral bir <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/enfeksiyon-hastaliklari/">enfeksiyon hastalığı</a> da diyebiliriz.</p>
<p style="text-align: justify;">Direk olarak bulaşacağı gibi <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/sucicegi/">su çiçeği</a>ne maruz kalmış hastadan salgılananlar hava yolu ile de bulaşabilir bu nedenle hasta ile teması olan kişilerde 15-20 günün sonunda hastalık bulaşmış olarak görülür ve başlar. Genellikle <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/sucicegi/"><strong>suçiçeği</strong></a> olan hastaların 3’ te 1’ inde ateş sıklıkla görülür. Döküntüler ise kırmızı kımızı kabarıklık şeklinde görülmektedir. Kırmızılıklar olduktan yaklaşık olarak 1- 2 saat sonra bu kırmızılıkların içerisi su ile dolmaya başlar ve su dolu kabarcıklar şeklini alır. Daha sonrasında ise bu sıvılar bulanık bir hal alır sonuç olarak da kabuklanarak kurumaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Genellikle kızarıklıklar vücuttan itibaren başlar. Son olarak ise baş kısmına doğru ilerler yüz bölgesine doğru yayılır. Kollar ve bacaklarda genelde döküntü görülmez bazı hastalarda olabilir. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/sucicegi/">Suçiçeği belirtisi</a> aynı anda birkaç faklı evredeki döküntülerin bir arada olması şeklindedir. Döküntüler 7 gün süresince bulaşıcıdır. Yani en son kızarıklığı gördüğümüz andan 7 gün sonrasına kadar bulaşma tehlikesi vardır.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/04/su-cicegi-1.jpg" /></p>
<p style="text-align: justify;">Döküntüler sadece bir su toplaması değildir bunlar aşırı derecede kaşıntılıdırlar. Eğer ki kaşıntı önlenemez ise hızla diğer bölgelere de yayılabilir bu da ikinci bir enfeksiyon demektir. Kısacası kaşınma durmazsa hastalık başka arızalara yol açacaktır. Örneğin orta <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/kulak-iltihabi/">kulak iltihabı</a> ya da <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/zaturre/">zatürree</a> ya da beyin iltihabı şeklinde tehlikeli ve de öldürücü sonuçlar doğurabilir. Hastalığa maruz kalmış kişilerde dikkat edilmesi gereken durum şöyledir. Eğer ki hastalıkta ateş 4 gün boyunca geçmemişse nefes almada bir artış olmuş ise <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/oksuruk/">öksürük</a> kulak ağrısı ve sürekli bir uyku hali bunların yanında dengesiz olarak yürüme yürürken tekleme gibi durumlar varsa hiç vakit kaybetmeden mutlaka doktora başvurmak gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Tedavi süreci ise doktorun size verdiği ateş düşürücü sayesinde başlayacaktır. Ardından kaşıntının durdurulmamsı için bir krem takviyesi olabilmektedir. Ancak genellikle bu dönemde aspirin kullanmak yasaklanmıştır. Çünkü bir akciğer komasına neden olabilmektedir. Duş, hastalıkta rahatlatıcı bir durumdur</p>
<p>Suçiçeği genellikle 2-7 yaşlar arasındaki çocuklarda görülen, bulaşıcı enfeksiyon hastalığı. Aynı zamanda zona hastalığına da neden olan suçiçeği virüsünün (Poxvirus varicellae) yolaçtığı hastalık, küçük, kırmızı, düz lekeler halinde niteleyici bir döküntü ve sıvı dolu keseciklerle gelişir.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/11/Suçiçeği-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-13680 alignright" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/11/Suçiçeği-1.jpg" alt="Suçiçeği" width="244" height="369" /></a><br />
4.-5. günlerde keseciklerin üstü kaşıntı isteği uyandıran bir kabukla Örtülür. 10. gün, çocuk hiç kaşımamışsa, kabuk hiçbir iz bırakmadan kahverengi pullar halinde dökülür; kaşımışsa, kabukların yerinde küçük bozunlar kalır. Suçiçeği bağışıklık kazandıran bir hastalıktır; yani, ikinci kez yakalanılmaz. Suçiçeği virüsü bazen bedende yıllarca hastalığa neden olmadan barındıktan sonra, apansızın etkinleşerek zona hastalığına yol açabilir.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Suçiçeği (Variselle) Aşısı Nedir Kimlere Önerilir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Suçiçeği (Variselle) çocukluk döneminde sık rastlanılan viral bir enfeksiyondur. Çocukluk dönemiyle sık ilişkide olan erişkinlerde de, öğretmenler, kreşler, çocuk bakıcıları gibi hasta popülasyonunda variselle aşısı önerilmektedir. Bunun dışında askeri koğuşlarda olanlarda yine variselle aşısı sık olarak yapılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir önemli konu gebelikte, planlı gebelikten önce kişinin eğer ki geçirilmemiş ise, suçiçeğine karşı bağışıklığı yok ise variselle aşısının uygulanması önerilmektedir. Eğer ki <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/anne-bebek/hamilelik/">gebelik</a> oldu ve immünizasyon yoksa gebelik bittikten sonra hastaneden ayrılmadan önce ilk dozunu daha sonra 4 ya da 8 hafta arkasından suçiçeği aşısının ikinci dozu uygulanmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Suçiçeği-Variselle-Aşısı-Nedir-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15371" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Suçiçeği-Variselle-Aşısı-Nedir-1.jpg" alt="Suçiçeği (Variselle) Aşısı Nedir" width="700" height="394" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Suçiçeği-Variselle-Aşısı-Nedir-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Suçiçeği-Variselle-Aşısı-Nedir-1-300x169.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Hepatit A Ve Hepatit B Aşıları Nedir, Hepatit A Ve Hepatit B Aşıları Kimlere Önerilir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Hepatit A aşısı; Hepatit A virüsüne karşı erişkinlerde rutin aşılama programının içerisindedir. Pediatrik dönemde çocuklarımıza Hepatit A aşısı uygulanmaktadır. Çocukluk döneminde Hepatit A virüsü geçirilse bile görmüş olduğumuz hafif klinik erişkin dönemde oldukça ağır seyretmektedir. Dolayısıyla erişkin popülasyonunda Hepatit A virüsüne karşı olan aşılanmayı da önermekteyiz. Kan ürünü kullanan rekombinant kan pıhtılaşmasıyla alakalı birtakım kan ürünleri kullanan hastalarda, kronik <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/karaciger-hastaliklari/">karaciğer hastalıkları</a>nda, Hepatit A virüsü ile yakın teması olan kişilerde Hepatit A virüsü aşısı rutin uygulama içerisindedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Hepatit-A-Ve-Hepatit-B-Aşıları-Nedir-Hepatit-A-Ve-Hepatit-B-Aşıları-Kimlere-Önerilir-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15370" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Hepatit-A-Ve-Hepatit-B-Aşıları-Nedir-Hepatit-A-Ve-Hepatit-B-Aşıları-Kimlere-Önerilir-1.jpg" alt="Hepatit A Ve Hepatit B Aşıları Nedir, Hepatit A Ve Hepatit B Aşıları Kimlere Önerilir" width="700" height="457" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Hepatit-A-Ve-Hepatit-B-Aşıları-Nedir-Hepatit-A-Ve-Hepatit-B-Aşıları-Kimlere-Önerilir-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Hepatit-A-Ve-Hepatit-B-Aşıları-Nedir-Hepatit-A-Ve-Hepatit-B-Aşıları-Kimlere-Önerilir-1-300x196.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Hepatit B virüsü Türkiye’de ki Hepatitlerin en sık nedeni, en sık bulaş kaynağı olarak da ne yazık ki HBV virüsü pozitif olan annelerden doğum sırasındaki çocuklara geçiş görülmektedir. Dolayısıyla Hepatit B virüsü çocuklar, daha sonrasından kronik hepatitli yetişkinler olarak karşımıza gelmektedir. Buradaki kısır döngüyü baştan kırmak için biz Hepatit B virüsünün rutin aşılamasını şiddetle önermekteyiz.</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye’de ki hepatitlerin en sık nedeni hepatit B virüsüdür. Bir diğer önemli kısmıysa bu kronik hepatitler ileriki dönemlerde siroza ve daha sonra da karaciğer kanserine dönüşmektedir. Bizim ülkemizde de yine karaciğer kanserlerinin en sık nedenlerinden bir tanesi de Hepatit B virüsüdür. Dolayısıyla Hepatit B virüsünü en aktif olan aşılamasıyla biz kronik hepatit, siroz ve karaciğer kanserlerinin büyük bir kısmının önüne geçmiş olmaktayız.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/sucicegi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Grip Aşısı Nedir, Grip Aşısı Kimlere Önerilir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/grip-asisi-nedir-grip-asisi-kimlere-onerilir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/grip-asisi-nedir-grip-asisi-kimlere-onerilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Sep 2015 20:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[İlaç Bilimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15389</guid>

					<description><![CDATA[İnfluenza bizlerin grip dediği durum çok sık karşılaştığımız bir hastalıktır. Bugün için önerilen yılda bir kere Türkiye’de özellikle kasım ayından nisan ayına kadarki süreçte rutin olarak uygulanmasıdır. Eski zamanlarda yumurta alerjisi olanlarda ya da gebelerde grip aşısını yapmaktan çekiniyorduk. Nedeni de grip aşısının canlı bir virüs aşısı olmasıdır. Aynı zamanda da embryonen tavuk yumurtasının içerisinde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">İnfluenza bizlerin grip dediği durum çok sık karşılaştığımız bir hastalıktır. Bugün için önerilen yılda bir kere Türkiye’de özellikle kasım ayından nisan ayına kadarki süreçte rutin olarak uygulanmasıdır. Eski zamanlarda yumurta alerjisi olanlarda ya da gebelerde grip aşısını yapmaktan çekiniyorduk. Nedeni de grip aşısının canlı bir virüs aşısı olmasıdır. Aynı zamanda da embryonen tavuk yumurtasının içerisinde üretilmesidir. Dolayısıyla ne kadar saflaştırılırsa saflaştırılsın bir şekilde yumurtanın proteinleri aşının içerisinde olabiliyordu. Bugün için geldiğimiz noktada şöyle bir durum var. Rekombinant formu ya da inaktive aşılar geliştirilmiş durumda. Dolayısıyla gebelerde de bugün için rutin olarak influenza aşısı önerilmektedir. İnaktive, influenza aşısı şeklinde gebelerde de rutin kullanmaktayız. Bunun dışında eğer ki yumurta alerjisi olduğu bilinen bir durumda rekombinant teknolojiyle geliştirilmiş olan bir influenza aşısı hangi şiddette olursa olsun yumurta alerjisi olan bir hastaya da rahat bir şekilde uygulanmaktadır. Bunların dışında eğer ki gebelik gibi bir durum yoksa bir alerji durumumuz yoksa aktive, canlı, yaşayan virüs aşıları hastalara uygulanmaktadır. Dolayısıyla gebelik gibi bir durum varsa ya da yumurta alerjisi olan durumlarda kişinin hekime bunu ifade etmesi gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/Grip-Aşısı-Nedir-Grip-Aşısı-Kimlere-Önerilir-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15391" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/Grip-Aşısı-Nedir-Grip-Aşısı-Kimlere-Önerilir-2.jpg" alt="Grip Aşısı Nedir, Grip Aşısı Kimlere Önerilir" width="700" height="350" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/Grip-Aşısı-Nedir-Grip-Aşısı-Kimlere-Önerilir-2.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/Grip-Aşısı-Nedir-Grip-Aşısı-Kimlere-Önerilir-2-300x150.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Kızamıkçık Aşısı Nedir, Kızamıkçık Aşısı Kimlere Önerilir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Kızamıkçık pediatrik dönemde kızamık, kabakulak aşılarıyla beraber yapılmaktadır. MMR ismi ile kısalmaktadır. Erişkin dönemde ise özellikle üreme dönemindeki bayanlarda gebelik öncesindeki kızamıkçık aşısı oldukça şiddetli bir şekilde önerilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/Grip-Aşısı-Nedir-Grip-Aşısı-Kimlere-Önerilir-1-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15390" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/Grip-Aşısı-Nedir-Grip-Aşısı-Kimlere-Önerilir-1-1.jpg" alt="Grip Aşısı Nedir, Grip Aşısı Kimlere Önerilir (1)" width="700" height="438" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/Grip-Aşısı-Nedir-Grip-Aşısı-Kimlere-Önerilir-1-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/Grip-Aşısı-Nedir-Grip-Aşısı-Kimlere-Önerilir-1-1-300x188.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Planlı gebeliklerden öncesinde mutlaka bir gebenin kızamıkçık ile immunize, bağışık olmasını önermekteyiz. Eğer ki gebelik oldu ve kızamıkçığa yönelik bir bağışıklığımız yok. O zaman gebelikten sonrasında, doğumdan sonra, gebelik sonlandıktan sonra tıp merkezinden ayrılmadan önce ve daha sonrasında kızamıkçığa yönelik olarak immunizasyon sağlamak amacıyla aşıyı önermekteyiz. Ayrıca neomisin ve streptomisin etken maddelerine aşırı duyarlılığı olan bayanlar bunları hekimlerine ifade etmeleri gerekmektedir. Neomisin ve streptomisin etken maddelerine karşı olan aşırı duyarlılık aynı şekilde kızamıkçık aşısına karşı da reaksiyon göstermektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/grip-asisi-nedir-grip-asisi-kimlere-onerilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vajinal Mantar Enfeksiyonu Nedir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/vajinal-mantar-enfeksiyonu-nedir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/vajinal-mantar-enfeksiyonu-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2015 19:35:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15285</guid>

					<description><![CDATA[Vajinal mantar enfeksiyonlarının en önemli belirtisi kaşıntı dır. Vulva ve vajinada bir kızarıklık meydana gelebilir. Aynı zamanda beyaz, peynirimsi, partiküllü bir akıntıya yol açabilir. Vajinanın hem içinde hem dışında kaşıntıya yol açabilir. Onun dışında idrar da yanmaya yol açabilir. İlişki esnasında hassasiyet çok fazla olduğu için cinsel ilişkide zorluk ve ağrıya yol açabilir. Mantar enfeksiyonları [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Vajinal mantar enfeksiyonlarının en önemli belirtisi kaşıntı dır. Vulva ve vajinada bir kızarıklık meydana gelebilir. Aynı zamanda beyaz, peynirimsi, partiküllü bir akıntıya yol açabilir. Vajinanın hem içinde hem dışında kaşıntıya yol açabilir. Onun dışında idrar da yanmaya yol açabilir. İlişki esnasında hassasiyet çok fazla olduğu için cinsel ilişkide zorluk ve ağrıya yol açabilir. Mantar enfeksiyonları cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon olarak kabul edilmez, çünkü vajinada mantar zaten mevcuttur. Yaklaşık vajen florasının yüzde onunu mantarlar oluşturur. Ancak vajen florasının bozulduğu bazı durumlarda bu oran artmaktadır. Arttığı zaman o bölgede hastaya kaşıntı ön planda olacak şekilde diğer bulguların hepsini yapabilir.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Vajinal Mantar Enfeksiyonları Nasıl Tedavi Edilir?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Bir vajinal mantar enfeksiyonu meydana geldiğinde bu durum, mantara karşı kullanılan bazı ilaçların kullanılmasıyla tedavi edilir. Bu ilaçlar ağız yoluyla da alınabilir, vajinal fitil şeklinde de uygulanabilir. Ancak en önemlisi, bu vajinal enfeksiyonu ortaya çıkartan nedenleri ortadan kaldırmaktır. Normalde zaten vajinada bulunan, vajinanın bir parçası olan yani ordaki ortamın bir parçası olan mantarların normal şartlarda tedavi edilmesi gerekmiyor. Ancak immün sistemin düştüğü, immünsüpresif ajanların kullanıldığı, antibiyotiklerin uzun süreli kullanımından sonra, tampon ya da prezervatif kullanımı gibi vajinal ortamı bozan durumlarda bu mantar enfeksiyonları oranları artabiliyor ve mantar enfeksiyonları görülebiliyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/06/VAJİNAL-MANTAR-ENFEKSİYONLARI-NEDİR-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15286" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/06/VAJİNAL-MANTAR-ENFEKSİYONLARI-NEDİR-1.jpg" alt="VAJİNAL MANTAR ENFEKSİYONLARI NEDİR" width="700" height="506" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/06/VAJİNAL-MANTAR-ENFEKSİYONLARI-NEDİR-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/06/VAJİNAL-MANTAR-ENFEKSİYONLARI-NEDİR-1-300x217.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a><br />
Bundan dolayı bu predispozan faktörleri tedavi etmek lazım, çünkü mantar enfeksiyonu olduğunda bir antifungan tedaviyle, buna spesifik ilaçlarla tedavi edildiğinde, hasta doktor karşısına bir kaç hafta sonra buna neden olan ortam, ortadan kaldırılmadığı için tekrar gelecektir. Bu nedenden dolayı sık mantar enfeksiyonu geçiren kadınların, mutlaka immünsüpresyon açısından bir dahili muayenesinin yapılması ve analizinin iyi alınması, buna yol açan diğer faktörlerin ortadan kaldırılması gerekir ki hasta bir daha doktora aynı nedenden dolayı gitmesin. Senede dört beş kere bir mantar enfeksiyonu geçirmek, cinsel ilişkisi olan insanlarda normal olarak kabul edilir. Yine söylemek gerekir ki, mantar zaten vajinanın bir parçası olduğundan dolayı, cinsel yolla bulaşan bir hastalık olarak kabul edilmez ve bu nedenden dolayı da eş tedavisi mantar enfeksiyonlarında gerekmez.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/vajinal-mantar-enfeksiyonu-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sistit Nasıl Belirti Verir, Sistit Neden Olur?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/sistit-nasil-belirti-verir-sistit-neden-olur/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/sistit-nasil-belirti-verir-sistit-neden-olur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Sep 2015 19:23:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15277</guid>

					<description><![CDATA[Sistit mesane mukozasının iltihabına denir. En önemli nedeni bakteriyeldir. Bakteriyel olmanın dışında özellikle, ışın tedavisi alan kişilerde mesane iritasyonu nedeniyle sistit tablosu oluşabilir. Bazı mesaneyi irite eden kimyasal ajanların kullanılması, ilaçların kullanılması, özellikle kanser ilaçlarının bazıları, mesane iritasyonu yapıp, sistit tablosu yaratabilirler. Bunun dışında başka hastalıkların varlığında da sistit tablosu görülebilir. Vajinal enfeksiyonların varlığında, endometriozisin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sistit mesane mukozasının iltihabına denir. En önemli nedeni bakteriyeldir. Bakteriyel olmanın dışında özellikle, ışın tedavisi alan kişilerde mesane iritasyonu nedeniyle sistit tablosu oluşabilir. Bazı mesaneyi irite eden kimyasal ajanların kullanılması, ilaçların kullanılması, özellikle kanser ilaçlarının bazıları, mesane iritasyonu yapıp, sistit tablosu yaratabilirler. Bunun dışında başka hastalıkların varlığında da sistit tablosu görülebilir. Vajinal enfeksiyonların varlığında, endometriozisin varlığında sistit tablosu olabilir. Bunun dışında, spermisit gibi koruma amaçlı kullanılan jellerin varlığında ya da diyafram kullanımında sistit tablosu olabilir. Özellikle cinsel ilişkiye giren aktif kadınlarda sistit riski daha fazladır. Korunmak amaçlı diyafram kullananlarda daha fazladır. Gebeler daha fazla sistite maruz kalabilirler ve uzun süreli idrar katateri kullanan kişilerinde sistit tablosuyla karşılaşmaları daha fazladır. En önemli bulgu sık ve aniden idrara gitme hissidir. Bunun dışında idrar yaparken yanma son derece rahatsızlık verici bir bulgudur. Kanlı idrar olabilir, koku olabilir, mesane bölgesine doğru baskı olabilir ve bir miktar ateş olabilir.</p>
<h2><span style="color: #0000ff;">Sistit Nasıl Tedavi Edilir?</span></h2>
<p>Sistitin en sık nedeni bakteriyeldir. Dolayısıyla bakteriyel olan sistitlerin, spesifik antibiyotik tedavi yöntemiyle tedavileri mümkündür. Hastanın tedaviye eşlik etmesi bakımından, antibiyotikle birlikte bol sıvı alması gerekir. Nedenlerin hepsi bakteriyel değildir, diğer nedenleri ortadan kaldırmak gerekmektedir. Özellikle neden bir kanser ise ve diğer neden endometriozis gibi bir hastalıksa, o hastalıkların tedavisinin yapılması gerekir ya da mesane içindeki varsa, bir lökoplaki veya tümör gibi oluşumların ortadan kaldırılması gerekir. Ayrıca sistite yol açabilen vajinal enfeksiyon ya da korunmak amaçlı bir diyafram kullanımı, sipermisit kullanımı gibi ya da uzun süreli katater kullanımı gibi durumlarında sistitin tedavisi için ortadan kaldırılması gerekir.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/06/Sistit-Nasıl-Belirti-Verir-Sistit-Neden-Olur-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-15278 alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/06/Sistit-Nasıl-Belirti-Verir-Sistit-Neden-Olur-1.jpg" alt="Sistit Nasıl Belirti Verir, Sistit Neden Olur" width="409" height="230" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/06/Sistit-Nasıl-Belirti-Verir-Sistit-Neden-Olur-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/06/Sistit-Nasıl-Belirti-Verir-Sistit-Neden-Olur-1-300x169.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 409px) 100vw, 409px" /></a></p>
<h2><span style="color: #0000ff;">Sistit Tanısı Nasıl Konur?</span></h2>
<p>Sistit tanısını koyarken, hastanın hikayesinden nedenini ortaya çıkartmak mümkün olabilir. Örneğin ilk ilişki sonrasında meydana gelen sistit tablosu genelde bakteriyel bir sistittir. Tanıyı koyabilmek için idrar tetkiki gerekir. Eğer bir üriner enfeksiyon tespit edilirse, bunun tedavisi spesifik olarak yapılabilir. Bunun dışında, bazı yabancı maddeler yada mesane mukozası içindeki bazı lökoplaki veya kanser oluşumları sistite yol açabildiğinden, sistoskopi denilen mesane duvarının bir kamerayla gözlenmesi yöntemi uygulanmak zorunda kalınabilir. Bazen de sistite neden olan kanserler, pelvik enfeksiyonlar ya da endometriozis gibi nedenleri ortaya çıkartmak içinde, bazı görüntüleme metodları kullanılabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/sistit-nasil-belirti-verir-sistit-neden-olur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Grip İken Beslenmenin Önemi</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/grip-iken-beslenmenin-onemi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/grip-iken-beslenmenin-onemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Apr 2014 05:47:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=13077</guid>

					<description><![CDATA[Kış aylarında ve şu günlerde yaşanan soğuk hava etkisi nedeniyle başta küresel grip salgını olmak üzere soğuk algınlığı ve enfeksiyon hastalıklarının görülme sıklığında da artış olmaktadır. Bu hastalıklardan korunmak için aşılanma, kişisel hijyen kurallarına dikkat etme gibi önlemlerin yanında bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için sağlıklı beslenme de oldukça önemli yer tutar. Yetersiz ve dengesiz beslenme alışkanlığı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/grip1-1.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/grip1-1.jpg" alt="grip" /></a>Kış aylarında ve şu günlerde yaşanan soğuk hava etkisi nedeniyle başta küresel grip salgını olmak üzere soğuk algınlığı ve enfeksiyon <a title="Hastalıklar" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>hastalıklar</strong></span></a>ının görülme sıklığında da artış olmaktadır. Bu hastalıklardan korunmak için aşılanma, kişisel hijyen kurallarına dikkat etme gibi önlemlerin yanında <a title="Bağışıklık Sistemi" href="https://www.xn--kadn-nza.net/bagisiklik/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>bağışıklık sistemi</strong></span></a>nin güçlendirilmesi için sağlıklı <a title="Beslenme" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/beslenme/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>beslenme</strong></span></a> de oldukça önemli yer tutar. Yetersiz ve dengesiz beslenme alışkanlığı olan bireylerin soğuk algınlığı ve <a title="Enfeksiyon Hastalıkları" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/enfeksiyon-hastaliklari/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>enfeksiyon hastalıkları</strong></span></a>na yakalanma riski daha yüksektir.<br />
Son günlerde yoğun yaşanan grip vakaları nedeni ile yazılı ve görsel basında beslenme konusunda çok çeşitli önerilerde bulunulmakta özellikle bazı besinlerin mucizevi olarak koruyucu etkilerinden sıklıkla bahsedilmektedir. Oysaki besin çeşitliliğinin sağlanması, doğru seçimlerin yapılması, yeterli ve dengeli beslenme konusunda sürekliliğin sağlanması hastalıklardan korunmada çok daha etkindir.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/grip_beslenme-1.jpg"><img decoding="async" class="aligncenter" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/grip_beslenme-1.jpg" alt="grip_beslenme" /></a><strong>Size yeterli ve dengeli beslenme ile önerilerimiz olucak;</strong><br />
*Gerek C vitamini ihtiyacının karşılanması gerekse sıvı alımına katkı sağlaması yönünden taze sıkılmış meyve suları da içilebilir. Meyve sularının tüketiminde önemli olan bekletilmemesi, sıkıldıktan hemen sonra tüketilmesidir.<br />
*Meyve ve sebzelerin tüketilmeden önce mutlaka bol su ile iyice yıkanmalı gerekirse yıkama fırçası kullanılmalı ancak sebze ve meyveleri yıkarken deterjan veya sabun kesinlikle kullanılmamalıdır.<br />
*Yumurta, protein kalitesi en yüksek olan besindir. Alerji veya hastalık nedeniyle tüketilmemesi gereken durumlar haricinde her gün iyi pişmiş olarak 1 adet tüketilmesi yararlıdır.<br />
*Boya ve yaşa uygun vücut ağırlığı hedeflenmelidir. Kilolu olma durumunda zayıflama amacı ile yanlış/<a title="sağlık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a>sız ve hızlı kilo vermeyi amaçlayan diyet uygulamalarından kaçınılmalıdır. Bu tarz diyet uygulamaları, bağışıklık sistemini zayıflatarak, daha kolay hastalanmaya zemin hazırlar, hastalığın uzun sürmesine neden olabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/grip-iken-beslenmenin-onemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Septisemi</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/septisemi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/septisemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Oct 2013 03:25:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kan Ve Damar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=12361</guid>

					<description><![CDATA[SEPTİSEMİ Enfeksiyona yol açan bakteri­lerin ve onlarla savaşan akyuvarların kan dolaşımında bulunması; kan zehirlenmesi. Normalde bakteriler, geçici olarak kana karışır, ancak Retiküloendoteliyal Sistem  tarafından hemen kandan uzaklaştırılırlar. Eğer bu sistem İş göremez ve bak­teriler dolaşımda varlıklarını devam ettirirlerse, bunların ve akyuvarların ürünleri şo­ka kadar yol açabilen ve el ve ayaklarda yanma duygusu, ateş yükselmesi ya [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>SEPTİSEMİ Enfeksiyona yol açan bakteri­lerin ve onlarla savaşan akyuvarların kan dolaşımında bulunması; kan zehirlenmesi. Normalde bakteriler, geçici olarak kana karışır, ancak Retiküloendoteliyal Sistem  tarafından hemen kandan uzaklaştırılırlar. Eğer bu sistem İş göremez ve bak­teriler dolaşımda varlıklarını devam ettirirlerse, bunların ve akyuvarların ürünleri şo­ka kadar yol açabilen ve el ve ayaklarda yanma duygusu, ateş yükselmesi ya da vücut sıcaklığının düşmesine yol açabilen bir dizi reaksiyona neden olurlar.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/septisemi-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-13784" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/septisemi-1.jpg" alt="septisemi" width="460" height="306" /></a><br />
Septim Embolizm  gelişebilir ve yaygın absele-re yol açabilir. Gram boyası ile negatif re­aksiyon veren bakteriler (genellikle idrar yollarından ve mide-barsak kanalından ge­lir} ve stafilokok, ağır septisemi tabloları meydana getirebilir. Tedavide antibiyotik­ler ve şoka karşı hayat kurtarıcı yaşam desteği önlemleri uygulanır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/septisemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nevrit (Sinir iltihabı)</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/nevrit/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/nevrit/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Oct 2013 05:08:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=12308</guid>

					<description><![CDATA[NEVRİT Çevresel (periferik) Sinir Sistemin duyusal İletimi, kasların sinirsel kontrolünü ya da her ikisini birden olum­suz yönde etkileyen herhangi bir hastalık; periferik nöropati; sinir iltihabı. Nedenleri arasında ilaçlar, ağır metaller (altın), en­feksiyon, enfeksiyon alerjisi {cüzzamda, difteride olduğu gibi), iltihaplı hastalıklar (romatoid aririt;) (vücutla ilgili) ve metabolik rahatsızlıklar (şeker hastalığı, porfiri)- vitamin noksan­lıkları (beriberi), organ yetmezlikleri [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>NEVRİT Çevresel (periferik) Sinir Sistemin duyusal İletimi, kasların sinirsel kontrolünü ya da her ikisini birden olum­suz yönde etkileyen herhangi bir hastalık; periferik nöropati; sinir iltihabı.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/Sinir-iltihabı-1.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-13837" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/Sinir-iltihabı-1.jpeg" alt="Sinir iltihabı" width="251" height="201" /></a><br />
Nedenleri arasında ilaçlar, ağır metaller (altın), en­feksiyon, enfeksiyon alerjisi {cüzzamda, difteride olduğu gibi), iltihaplı hastalıklar (romatoid aririt;) (vücutla ilgili) ve metabolik rahatsızlıklar (şeker hastalığı, porfiri)- vitamin noksan­lıkları (beriberi), organ yetmezlikleri (ka­raciğer ya da böbrek yetmezliği), kalıtsal bozukluklar ve uzak bir bölgedeki kanse­rin metastaz dışı etkileri sayılabilir. Hissiz­lik, karıncalanma, dermansızlık ve felç gi­bi durumlar Önce üyelerde (kol, bacak, el, ayak) olmak üzere, meydana gelir. Teşhis­te sinirlerin elektriksel özellikleri ölçülüp incelenir ve sinir biyopsisinden yararlanılır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/nevrit/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
