<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bağırsak Hastalıkları &#8211; Kadın.Net</title>
	<atom:link href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/bagirsak-hastaliklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.xn--kadn-nza.net</link>
	<description>Anne Bebek Çocuk Kadın Sağlığı Kadınlara Dair Her Şey</description>
	<lastBuildDate>Mon, 09 Jun 2025 13:09:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>
	<item>
		<title>Apandisit</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/apandisit/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/apandisit/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Berfu Keskinkılıç]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Jul 2019 08:46:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bağırsak Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[İç Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Z - Editörün Seçtikleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/apandisit/</guid>

					<description><![CDATA[APANDİS NEDİR ? APANDİSİT NEDEN OLUR? Karnımızın sağ alt kısmında kalın bağırsağa bağlı 6-9 cm uzunluğundaki ince organımıza apandis adı verilir. Apandiste oluşan ağrılı şişme ve iltihaplanma durumuna ise apandisit denir. Vücudumuzda böyle bir organın neden var olduğu ise gizemini korumaktadır. Bazı bilim adamlarına göre sindirim için gereken iyi bakterileri barındırmakla görevli olduğu söylenmektedir. Kesinliği [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>APANDİS NEDİR ? APANDİSİT NEDEN OLUR?</strong></h2>
<p>Karnımızın sağ alt kısmında kalın bağırsağa bağlı 6-9 cm uzunluğundaki ince organımıza <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/apandisit/">apandis</a> adı verilir. Apandiste oluşan ağrılı şişme ve iltihaplanma durumuna ise <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/apandisit/">apandisit</a> denir. Vücudumuzda böyle bir organın neden var olduğu ise gizemini korumaktadır. Bazı bilim adamlarına göre sindirim için gereken iyi bakterileri barındırmakla görevli olduğu söylenmektedir. Kesinliği olan bir şey söylememiz gerekirse ; apandis alındıktan sonra vücudumuzda apandisin olmamasından dolayı hiçbir sorunla karşılaşmamamızdır.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/sindirim-sistemi-ve-hastaliklari/">Sindirim sistemi</a>nde enfeksiyon ya da apandisin ağzında tıkanıklık oluşması iltihaplanmaya yani apandisite neden olur. Apandisit genelde 10 ile 30 yaşları arasında insanlarda görülür ancak her yaştaki insanlarda da ortaya çıkabilmektedir. Böyle bir durumdan şüphelenildiğinde acilen hastaneye götürülmelidir. Çok sık karşımıza çıkan bu rahatsızlıktan korkmamızın nedeni ; tıkanan apandise vaktinde müdahale edilmezse apandis patlayarak vücuda enfeksiyon saçılır ve enfeksiyon nedeniyle önemli sorunlarla karşılaşabiliriz.</p>
<h3><strong>Apandis Neden Tıkanır?</strong></h3>
<p>Apandis genel olarak yabancı cisim, dışkı ve çok az bir olasılıkla da tümör sebebiyle tıkanabilir. Parmağa benzeyen bir kese olarak düşünürsek apandisi kesenin tıkanması orada bulunan bakterilerin çoğalmasına neden olması sonucu apandiste şişme ve iltihaplanma olur. Bağırsaklarımızda olduğu gibi apandis içerisinde de bir çok mikroorganizma vardır ve bu sorun olmaz. Fakat tıkanıklık sonrasında apandisten çıkamayıp çoğaldıkları için bir zaman sonra bu durum iltihaplanmaya neden olur. Bu iltihabın artması apandiste şişme ve bazı durumlarda patlamaya neden olur. Bu iltihabın patlama sonucunda organlara yayılması ölüm gibi ciddi bir soruna yol açar.</p>
<p>İlk olarak apandis patladıktan sonra bir rahatlama olur. Fakat enfeksiyon yayılmaya başladıktan bir kaç saat sonra apandisin belirtileri öncesinden daha kötü bir şekilde hissedilmeye başlar. Apandisit hastaları artık günümüzdeki modern tıp sayesinde zamanında müdahale edilebilme şansları biraz daha yüksektir.</p>
<h3><strong>Apandisin tıkanma ve iltihaplanma nedenleri :</strong></h3>
<p>• Parazitler, dışkı ve yiyecek artıkları,<br />
• Karnımıza yapılan şiddetli bir darbe,<br />
• Bağırsak iltihabı hastalıkları ( Kron ve ülseratif kolit gibi )<br />
• Sindirim sistemi veya vücudun herhangi bir bölümünde oluşmuş enfeksiyondan dolayı apandisitteki lenf dokusunun büyümesi<br />
<img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignright" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2019/04/apandisit-1.jpg" width="329" height="238" /></p>
<h3><strong>Apandisitin Belirtileri Nelerdir ?</strong></h3>
<p>Apandisitten korunmanın kesin bir yolu yoktur ancak <a title="sağlık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a>lı beslenmek ve bolca taze sebze meyve tüketmek apandisit riskini epey düşürür. <a href="https://www.kadın.net/apandisit/" target="_blank" rel="noopener">Apandisit belirtileri</a> ise farklı şekillerde ortaya çıkabilir:<br />
Apandisitin olmaması için kesin bir yöntem yoktur fakat sağlıklı ve doğru beslenmek, taze meyve sebzeyi bol tüketmek bu riski azaltır.</p>
<h3><strong>Apandisit belirtileri değişik şekillerde ortaya çıkar :</strong></h3>
<p>• İlk belirtisi göbek deliğinin etrafında oluşan ağrıdır. İlk önce hafif birkaç saat sonra ise şiddetli bir ağrıya dönüşür. Apandisin şişmesiyle ağrı karnın sağ alt tarafına doğru yönelir. Doktor tarafından karnın sağ alt bölümüne bastırıldığında ters bir biçimde baskı hafifler fakat şiddetli bir ağrı hissedilir.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/oksuruk/">Öksürük</a> ve yürümek gibi hareketler ağrının daha da şiddetlenmesine neden olur. Zamanında müdahale edilmez ise <a href="https://www.kadın.net/apandisit/" target="_blank" rel="noopener">apandis patlaması</a> ve karın boşluğuna yayılan enfeksiyondan kaynaklı önemli sorunlar ortaya çıkarır. Şiddetli ağrı, bulantı ve karında şişlik olur. Karnın sağ alt bölümünde böyle bir ağrı varsa ağrıyı ilaç içerek geçirmeye çalışmak bir hataya neden olabilir. Ağrı kesiciler ağrıyı azaltabilir fakat teşhisin gecikmesine neden olacağı için başka tehlikelere yol açar. Apandisten şüphelendiğiniz an hemen doktora başvurulması daha doğru olacaktır.</p>
<p>• Apandisteki enfeksiyon nedeniyle iltihaplanmaya ve şişmeye sebep olur. Karnınıza dokunduğunuzda şişlik ve hassasiyet olduğunu fark edersiniz. En küçük dokunuş bile şiddetli ağrı hissetmenize neden olur.</p>
<p>• <a href="https://www.kadın.net/apandisit/" target="_blank" rel="noopener">Apandisit nedeni</a>yle kalın bağırsakta da enfeksiyon olabilir. Bu da midenin bozulması sonucu yaşanan belirtilerin aynısına neden olur. Bunlar ; bulantı, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/kusma/">kusma</a>, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/ishal-diare/">ishal</a>, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/kabizlik-nedir/">kabızlık</a>, iştahsızlık, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/karin-agrisi/">şiddetli karın ağrısı</a> gibi belirtilerdir. Enfeksiyon çoğaldıkça belirtilerinde buna bağlı olarak şiddeti artar.</p>
<p>• Apandisteki enfeksiyondan dolayı vücutta yüksek ateş de ortaya çıkabilir. Bağışıklık sistemimiz bu enfeksiyonun vücuda yayılmasını önlemek için enfeksiyonu yok etmeye çalışır. Bu da vücutta <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/ates/">yüksek ateşe</a> neden olur. Bazı kişilerde ise <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/ates/">ateş yükselmesi</a>yle beraber ürperme ve titremede görülebilir. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/ates/">Ateş</a>, <a href="https://www.kadın.net/karin-agrisi/" target="_blank" rel="noopener">karın ağrısı</a> ve şişlik belirtilerinden sonra görülür. Vücuttaki ateş enfeksiyon düzelmedikçe artar ve <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/bas-agrilari/">baş ağrısı</a>, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/asiri-terlemeye-cozum/">aşırı terleme</a> ve sersemleşme gibi durumlarda ortaya çıkabilir.</p>
<h3><strong>Apandisit Şüphesiyle Doktora Ne Zaman Başvurmalıdır?</strong></h3>
<p>Karnınızın sağ alt köşesinde ağrı varsa ve yukarıda söylediğimiz belirtileri de yaşıyorsanız doktora hemen başvurulmalıdır. Bunlar dışında :<br />
• Karnınızdaki ağrı şiddetli ve aniden ortaya çıkıyorsa,<br />
• Ateşiniz varsa,<br />
• Kanlı ishal gördüyseniz veya kan kusuyorsanız,<br />
• Sertlik ve hassasiyet gibi karnınızda belirtiler varsa,<br />
• Ağrıyla beraber iştah kaybı ve bulantı varsa,<br />
• Bir haftadan fazla karın ağrınız varsa,<br />
• İdrara sık çıkıyorsanız ve idrarda yanma varsa,<br />
• İstemsiz kilo kaybı varsa,<br />
• Yemek yedikten sonra veya mide ilacını aldıktan sonra ağrı şiddetleniyorsa</p>
<h3><strong>Apandisit Ameliyatından Sonra Dikkat Edilmesi Gerekenler:</strong></h3>
<p><a href="https://www.kadın.net/apandisit/" target="_blank" rel="noopener">Apandisitin tedavisi</a> genel olarak <a href="https://www.kadın.net/apandisit/" target="_blank" rel="noopener">iltihaplı apandis</a>in ameliyat ile alınması demektir. Hastaların durumuna göre tedavi yöntemleri değişebilir. Ameliyat olduktan sonra tam anlamıyla iyileşebilmek için birkaç hafta beklememiz gerekir. <a href="https://www.kadın.net/apandisit/" target="_blank" rel="noopener">Apandistin patlaması</a> durumunda ise iyileşme süresi biraz daha uzar.</p>
<h3><strong>Apandisit Ameliyatı iyileşmenin tam olması için dikkat edilmesi gerekenler :</strong></h3>
<p>• Yorucu aktivitelerden uzak durun. Normal hayatınıza dönmeden en az 3 günden 2 haftaya kadar olan süre içerisinde vücudu yoracak hareketlerden uzak durulması gerekir. Doktor ameliyat türüne göre bu sürecin nasıl geçmesi nelere dikkat edilmesi gerektiğini söyleyecektir. Doktorun önerilerine tamamen uyun.<br />
• Öksürürken, gülerken veya benzer hareketler yaparken karnınız ağrımaması için karnınızı destekleyin. Bunu karnınızın üzerine yumuşak bir yastık koyarak ve hafifçe bastırarak yapabilirsiniz.<br />
• Ağrı vücuda daha fazla yük bindirebilir ve iyileşme sürecini yavaşlatır. Eğer doktorun verdiği ağrı kesici ilaçların faydası olmuyorsa doktoru bu durumla ilgili bilgilendirin.<br />
• Hareket etmek için aceleci davranmayın. Hazır olduğunuz zaman ayağa kalkıp hareketinizi edin. Öncelikle kısa yürüyüşler yaparak başlayın ve ne kadar hazırsanız o kadar hareket edin. Kendinizi ve vücudunuzu zorlamayın.<br />
• İyileşme sürecinde uykulu hallere girmeniz normal olup yorgun hissederseniz uyuyarak dinlenin.<br />
• Kendinizi hazır hissedip işe veya okula dönmek için doktorla görüşüp ilk önce doktorunuzun onayını alın. Çocuklar bir hafta içerisinde okula başlayabilir fakat beden dersi gibi aktivitelere 2-4 hafta katılmaları önerilmez.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/apandisit/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kabızlık</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/kabizlik-nedir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/kabizlik-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jul 2019 15:10:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bağırsak Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=619</guid>

					<description><![CDATA[Kabızlık kişinin tuvalet eylemini kolaylıkla yapamamasıdır. Birçok kişi tarafından özellikle hastalar tarafından farklı tanınır. Genelde tuvalet eyleminin az sıklıkla yapılması kabızlık olarak bilinir. On günden beri, bir haftadan beri tuvalete çıkamıyorum gibi cümleler kullanılınca insanların aklına kabızlık gelir. Ama doktorlar açısından bakıldığında bir sürü tanımı vardır. Kişi her günde tuvalete çıkabilir ama kabız olabilir. Kriterlere [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Kabızlık kişinin tuvalet eylemini kolaylıkla yapamamasıdır. Birçok kişi tarafından özellikle hastalar tarafından farklı tanınır. Genelde tuvalet eyleminin az sıklıkla yapılması kabızlık olarak bilinir. On günden beri, bir haftadan beri tuvalete çıkamıyorum gibi cümleler kullanılınca insanların aklına <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/kabizlik-nedir/"><strong>kabızlık</strong></a> gelir. Ama doktorlar açısından bakıldığında bir sürü tanımı vardır. Kişi her günde tuvalete çıkabilir ama kabız olabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kriterlere bakılacak olursa; haftada üç kezden az tuvalete çıkmak, tuvaleti yaparken zorlanmak, ıkınarak yapmak, tuvaletin dışkıyı çıkartmanın kişi tarafından zor olması, dışkı eylemi var tuvaletini yapabiliyor ama dışkı kıvamı hep sert tam bir bütün şeklinde olabilir, dışkının sertleşmesi küçük küçük parçalar şeklinde olabilir. Bu kriterlerden en az ikisinin olması kabızlık demeye yeterli olacaktır.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;"><strong>Kabızlık Neden Olur ?</strong></span></h2>
<p>Kabızlığın en belirgin sebepleri karın ağrıları ve karında meydana gelen şişliklerdir. Sürekli çay ve kahve içmek, spor yapmamak, vücudun su ihtiyacını karşılamamak ya da rahatsızlıklarınızdan dolayı kullandığınız ilaçlar kabızlığa neden olabilmektedir. Vücut içerisinde bağırsaklarımızın hareketinde yavaşlamalar ve azalmalar varsa bu durum kabızlığa neden olmaktadır. Bağırsak hareketlerimizin azlığı ya da çokluğu kişiden kişiye değişmektedir. Tuvalete gidememe gibi faktörler kabızlığa sebebiyet vermezler.</p>
<p>Dışkınızı hafta içerisinde bir ya da iki kere yapıyorsanız kabız oldunuz demektir. Kabızlık hastalık olarak adlandırılamaz. Kendine dikkat etmeyen her bireyin başına kabızlık gibi sorunlar gelmektedir. Bağırsakların düzeninde bir aksaklık varsa kabızlık başlamış demektir. Kabız olmanıza neden olan pek çok faktör bulunmaktadır.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Kabızlığın Başlıca Nedenleri Nelerdir</strong></span></h3>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Yeterince Su İçmemek</strong></span><br />
Vücut içerisinde parçalanan yiyeceklerin suyu bağırsaklar tarafından çekilmektedir. Bu yiyecekler sindirim esnasında parçalanmaya uğrarlar. Vücut içerisinde gerektiği kadar suyun olmaması kabızlığa sebep olmaktadır. Bu yüzden bol bol su tüketmeliyiz. Ayrıca sıvılar mümkün olduğunca alkolsüz ve kafeinsiz olmalıdır. Bu şekilde kabızlık yavaşlar ve dışkılama işlemleri kolaylık kazanır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Beslenme Düzeninin Bozulması</strong></span><br />
Bazı dönemlerde beslenme düzenimiz çok bozulur ve toparlayamayız. Vücut alışılmışın dışına çıktığımız zaman sindirim sistemlerimizde hareketlenmeler olmaktadır. Vücudun dengesi bozulduğu zaman gaz sorunuyla ve kabızlık sorunuyla karşılaşabiliriz. Eğer çalışma saatlerinizde aniden uzamalar olursa yemek yeme saatinizin vaktini geçireceğinizden hazımsızlık sorunu yaşayabilirsiniz. Uzun yolculuklara çıkıyorsanız ya da yabancı bir yerde kalacaksanız beslenme alışkanlığınıza dikkat etmeniz gerekmektedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Hareketsizlik</strong></span><br />
Tıpta hareketsiz insanların daha çok kabız olacağı kabul edilmiş bir durumdur. Rahatsızlığından dolayı uzun süre yatağa mahkum kalan insanların fiziksel hareketleri sınırlandığı için kabızlık oluşur. Eğer düzenli olarak spor yapıyorsanız o zaman sindirim sisteminizin düzelmesine de yardımcı oluyorsunuz demektir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Lifli Yiyecekleri Az Tüketmek</strong></span><br />
Lifli yiyecekler yememek her zaman sindirim sistemini hızlandırmaz. Lifli olmayan fakat fazla yağlı olan peyniri fazla tüketiyorsanız sindirim sisteminiz yavaşlar. Aynı zamanda sürekli et tüketimi de buna sebep olmaktadır. Eğer bu yiyecekleri devamlı tüketiyorsanız az lifli yiyecekleri de yanında tüketmeniz gerekebilir. Bu besinlerin yanında salata ve yeşillik tüketimi, brokoli ve bezelye gibi sebzeleri yemeniz yararınıza olacaktır. Lif içeren yiyecekleri çok fazla tüketmezseniz kabızlık problemiyle karşı karşıya kalabilirsiniz. Lifler bağırsak içlerinde katı dışkıların oluşmasına engel olur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Depresyon</strong></span><br />
Depresyona giren insanların vücut sistemlerinde anormallikler görülmektedir. Bağırsaklar da bundan payını almaktadır. Eğer depresyona giriyorsanız kabızlık sorunuyla karşı karşıya kalabilirsiniz. Doktorunuzun bu durum için size yazacağı ilaçlar bile kabız olmasına neden olmaktadır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Stres</strong></span><br />
Strese giren insanlar genelde ne yediğini bilmezler. Vücut stres altındaysa hormonal bozukluklar ortaya çıkabilir. Bunun yanında sinir sistemini etkileyen bu durum sindirim sistemine kadar yansımaktadır. Tüm bunların birleşmesi ile kabızlık sorunu oluşur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Dışkılamayı Ertelemek</strong></span><br />
Dışarıya çıktığımız zaman çoğumuz bulunduğumuz yerdeki tuvaletleri kullanmak istemeyiz. Dışkılama süresinin geçmesiyle birlikte vücut kendi işini kendi görür. Bunun sonucunda da kabızlık meydana gelir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Laksatif ilaçlar</strong></span><br />
Laksatif ilaçların kullanımı dışkılamada zorluk çekmenizi engellemektedir. Laksatif ilaçların bazıları dışkılamanızı kolaylaştırırken bazı durumlarda da bağırsakları çalıştırır. Fakat bu ilaç uzun süre kullanılırsa bağırsaklarınız kendi işleyişini unutacak size bağımlı kalacaktır. Böyle ilaçların kullanımında doktorunuzun size önerdiği sürenin dışına çıkmamalısınız.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İlaçlar</strong></span><br />
Her ağrı çektiğinizde ağrı kesici haplar içiyorsanız ve vücudunuzun demir takviyesini gerçekleştiren haplar kullanıyorsanız kabızlığa kapı açıyorsunuz demektir. İlaçlar sindirim yoluna girdiği zaman mide bağırsak işlevleri ile emilmektedir. Doktorunuzun kontrollerinde kullanacağınız her türlü yüksek tansiyon hapları ve mide ilaçları kabızlığa neden olur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Hipotiroid</strong></span><br />
Hipotiroid rahatsızlığı sonucunda tiroit bezleri yeteri kadar hormon üretmemektedir. Vücudun metabolizma sistemini gerileten bu hormonlar kabızlık sorununa da işaret etmektedir. Fakat her zaman kabızlık sorunu yaşanacak diye bir kural yoktur. Eğer kabızlık problemini sürekli yaşıyorsanız doktorunuza bu durumun neyden kaynaklandığını tespit ettirmelisiniz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Nörolojik Hastalıklar</strong></span><br />
Nörolojik rahatsızlıklardan biri de parkinson rahatsızlığıdır. Nörolojik rahatsızlıkların yaşanması sindirim sistemine büyük oranda etki etmektedir. Bu rahatsızlık sonucunda yürüyüşlerde bozukluklar da meydana gelebileceği gibi kabızlık sorunu da yaşanabilmektedir. Diyabet hastalığına yakalanmış kişilerin sinir sisteminde oluşan bozukluklar yenilen yiyeceklerin sindirilmesinde zorluk çıkarabilir. Devamlı olarak kabızlık problemini yaşıyorsanız kan şekerinizi ölçen testleri uygulamalısınız.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Huzursuz ( İrritabl) Bağırsak Sendromu</strong></span><br />
Bu sendromun daha hangi koşullarda meydana geldiği ne bir şekilde bilinmemektedir. Bağırsak da meydana gelen enfeksiyonların sebebi doğrudan gözlenebileceği gibi bireylerin yaşadığı sinirsel problemler bu durumu daha fazla tetikler. Karnınız ağrıyorsa ve bağırsaklarınızın kaynadığını düşünüyorsanız bu sendromu yaşıyor olabilirsiniz. Bu durumda bir anda kabız olabileceğiniz gibi ishalde olabilirsiniz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Hamilelik</strong></span><br />
Hamile olan bayanların rahim bölgesi bağırsakların üzerine baskı uygulamaktadır. Bu durumda hamilelik döneminde kabızlığın görülmesi çok normaldir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Doğum Yapmak</strong></span><br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/anne-bebek/hamilelik/">Hamilelik dönemi</a>nde kabızlık sorununu yaşayan bayanlar bu duruma doğumdan sonrada katlanmak zorunda kalabilirler. Doğumdan sonra <a href="https://www.xn--kadn-nza.net">kadınlar</a>ın karın kaslarındaki yavaş hareketlilik, doğum esnasında ya da doğumdan sonra verilen ilaçlar bu durumu tetiklemektedir. Bazı bayanlarda doğum sonrası perineal sancıları görülmektedir. Bu durum dışkılamayı zorlaştırmaktadır. Bu durum sizin için katlanılmaz seviyeye geldiyse doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Kabızlık-Nedir-1.jpg"><img decoding="async" class="alignnone wp-image-15204 size-full" title="Kabızlık Nedir, Kabızlık nedenleri sebepleri tedavisi" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Kabızlık-Nedir-1.jpg" alt="Kabızlık Nedir" width="700" height="467" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Kabızlık-Nedir-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Kabızlık-Nedir-1-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Kabızlık Neden Olur?</span></h3>
<p style="text-align: justify;">Kabızlığın sebeplerine bakacak olursak ilk önce bağırsağın hareketlerinde bir yavaşlık var mı yok mu? Yavaş bir bağırsak iletimi varsa eğer dışkının ince bağırsaktan kalın bağırsağa geçip daha sonra anüs kadar gitmesi bir zaman alıyor. Bu zamanda bazı kişilerde sınırlama, kısalık oluyor. Buna yavaş transitli kabızlık diyoruz. Bu kabızlığın sebeplerinden bir tanesi olabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">İkinci bir sebep ise eğer tümörleri ya da dışkının dışarı çıkmasını engelleyen tümörleri dışladığımızda, organik sebepleri dışladığımızda, fonksiyonel sebeplere baktığımızda kabızlığın diğer sebebi de makatta gelen dışkının çıkartılamaması. Kişinin doğru ıkınamamasına bağlı olarak tuvaleti doğru yapamamasından dolayı kabızlık olabiliyor. Dışkı birikiyor, var ama çıkamıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Kalın bağırsağın sebeplerine bağlı kabızlık olabiliyor. Kalın bağırsak dışı metabolik sebepler olabilir. Kabızlık şikayetiyle başvuran hastalarda öncelikle kansızlık var mı, kabızlık yapan ilaçlar alıyor mu, kabızlık yapabilecek metabolik hastalıklar var mı? Guatr ile ilgili sıkıntı var mı, diyabetik hasta mı, nörolojik birtakım sıkıntılar var mı, bağırsağın hareketini engelleyecek hastalıklar var mı? Bunları sorguladıktan ve olmadığını gördükten sonra fonksiyonel sebepleri düşünüyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunlarında iki ana sebebi var. Ya kalın bağırsağın dışkının içinde geçirdiği süre uzun olabiliyor ya da dışkı doğru bir sürede makata kadar ulaşabiliyor ama çıkış zorluğu oluyor. Dışkı rahatlıkla makattan çıkamayınca kişi kabızlıkla karşılaşıyor. Kabızlık her zaman kalın bağırsağa ait sorunlardan çıkmayabilir. Ama her zamanda metabolik sebeplerden de değildir. Bir sürü sebebi vardır.</p>
<h3 style="text-align: justify;">Çocuklarda ve Bebeklerde Kabızlık Sorunu</h3>
<p>Kabızlık bebeklerde çocuklarda sık karşılaşılan bir rahatsızlık olmakla birlikte bebeğin bağırsaklarının çalışma düzenine göre de farklılık gösterir.Bazı bebekler hergün kakasını yapmayabilir.Eğer bebeğinizin kakası yumuşak olmakla birlikte her gün düzenli olarak kakasını yapıyor ve kilo alma düzenli  normal ise endişelenmenize gerek yoktur. Eğer bebeğiniz normal sıklığının dışında bir kaç gün kakasını yapmadıysa ve kakası sert çakıl taşına benzer bir durumdaysa kakasını yaparken zorlanıyor ve kakasında kan görülmüş ise bebeğiniz kabız olmuş demektir.böyle bir durumda hemen doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.</p>
<p>Anne sütü ile beslenen bebeklerde genel olarak kabızlık görülmez.İnek sütü ve formül mama ile beslenen bebeklerde kabızlık daha sık görülen bir rahatsızlıktır.Bebeğiniz kakasını yaparken suratı kızarabilir ama bu durum normal olmakla birlikte kabız olduğu anlamına da gelmez. Bebek anne sütüyle beslenmesine rağmen kabız oluyorsa anne diyetinde kabızlık önleyici besinlere yer vermesi gerekmektedir. Eğer formül mama ile besleniyorsa kabızlığı önleyen mamalar tercih edilmelidir.</p>
<p>Eğer bunlara rağmen bebeğiniz kabız oluyorsa bu durum yetersiz beslenmesinden kaynaklanmaktadır.Bu yüzden bebeğinizin yeterli miktarlarda anne sütü  ya da mama verilmesi gerekmektedir . Kabızlık, kalın bağırsağın sonundaki kaslar sertleştiği için dışkının geçişini önlediği zamanlarda  meydana gelir.</p>
<p>Kaka bağırsakta ne kadar uzun süre kalırsa, o kadar sıkılaşıp kurur vücuttan atılması zorlaşır. Sertleşmiş kaka kalın bağırsağın son kısmından geçerken yırtılmalara çatlaklara sebep olur. Bu da çocuklarda kasılmalara ve acıya neden olmaktadır. Kabızlığın birçok nedeni vardır. Genelde düzensiz beslenme alışkanlıklarından dolayı olur. Bazı enfeksiyon hastalıkları, metabolik rahatsızlıklar ve kullanılan ilaçlar da kabızlığa neden olan etkenlerdendir.</p>
<p>Çocuğun lifli gıdalar alması bol sıvı tüketmesi, düzenli dışkılama amaçlı tuvalete gitmesini sağlamak alınacak önlemlerdir. Yanlış beslenmenin yanında, bebekteki ve çocuklardaki hareketsizlik de kabızlığa neden olabilir. Ek besinlere geçilmiş çocuklarda beslenme sekli lif kaynağı zengin olan besinlerden yana tercih edilmelidir. Bunlar; sebze, meyve baklagiller, yulaf, kepekli ekmek  olarak sıralanabilir.</p>
<p>Artı olarak bebek diyetinde  kuru erik, kuru kayısı, kuru üzüm, bezelye, fasulye, brokoli, yulaflı ekmek tüketilmesi önerilir. Özellikle. sürekli kabızlık yaşayan çocuklar genelde az yiyen ve çabuk doyan ana yemeklerden  çok ara öğünlerde abur cubur atıştıran çocuklardır.Böyle durumlarda çocuğun düzenli olarak yemek yeme alışkanlığına geçirilmesi gerekmektedir.</p>
<p>Bu konuyla alakalı olarak bir uzmandan da yardım almanız gerekebilir.Söz konusu kabızlık olduğunda doktorunuza danışmadan kesinlikle müshil, fitil da lavma kullanılmamalıdır.Kabızlık tedavilerinde genel amaç kalın bağırsağı ilk aşamada boşaltmak bağırsağın  normal çalışmasını sağlamaktır.Bunun için düzenli ve kontrollü bir diyetle birlikte çocuğunuzun tuvalette yeterli süre kalması konusunda alışkanlık kazandırılması gerekmektedir.Tuvalet eğitimi kazanmış çocuklar kahvaltıdan 5-10 dakika  süreyle tuvalette oturtulmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/kabizlik-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bağırsak Fıtığı Nedir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/bagirsak-fitigi-nedir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/bagirsak-fitigi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2015 19:14:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bağırsak Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Fıtık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15334</guid>

					<description><![CDATA[Bağırsak fıtığı doktorların deyimiyle, tıpta rektosel diye adlandırılan, makat bölgesindeki bağırsağın kadınlarda ön tarafta vajinaya doğru fıtıklaşması, bazen de o bağırsağın arka taraftaki organlara doğru fıtıklaşması olarak tanımlanır. Kişinin tuvalete çıkmasında zorluğa sebep olur. Kişinin tuvaleti geldiğinde, tuvaletini yaparken dışkısının farklı bir yere baskı yaptığı hissi ile doktorların karşısına çıkan organik bir bozukluktur. Bağırsak Fıtığı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bağırsak fıtığı doktorların deyimiyle, tıpta rektosel diye adlandırılan, makat bölgesindeki bağırsağın kadınlarda ön tarafta vajinaya doğru fıtıklaşması, bazen de o bağırsağın arka taraftaki organlara doğru fıtıklaşması olarak tanımlanır. Kişinin tuvalete çıkmasında zorluğa sebep olur. Kişinin tuvaleti geldiğinde, tuvaletini yaparken dışkısının farklı bir yere baskı yaptığı hissi ile doktorların karşısına çıkan organik bir bozukluktur.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Bağırsak Fıtığı Tanısı Nasıl Konur?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Bağırsak fıtığının tanısı ilk başta kişinin doktora kabızlık yakınmasıyla gitmesiyle başlar. Hastalar tuvaletlerinin bir yere takıldığını hissettiklerini söylerler. El ya da parmak yardımıyla tuvaletlerini ancak yapabildiklerini, bu parmak yardımıyla vajinalarına ya da rektumlarına, parmak yardımıyla dışkıyı çıkartabildiklerini söylerler. Tanıyı koyarken de o bölgeyi doktorlara muhakkak göstermek gerekiyor. Birinci tanıda doktorlar, çok basit bir muayene ile makat muayenesi ile bu bağırsak fıtığının olup olmadığını ilk planda anlayabiliyorlar. Bu bağırsak fıtığının eğer elle muayenesi ile şüphelenildiyse ya da atlandığı düşünüldüyse o bölgeyi görüntüleme yöntemleriyle de bağırsak fıtığının tanısı konulabiliyor. Dekografi denilen işlem yapılıyor. Konvansiyonel işlem yapılabiliyor. X ışınları altında ya da belli merkezlerde MR dekografi yapılabiliyor. Makat bölgesine kişinin opak bir madde yerleştiriliyor ve hastadan daha sonra tuvalet eylemini yapması, makat kaslarını belli şekillerde komutlarla sıkması, bırakması, rahatlaması, öksürmesi gibi eylemlerde hastaya söylenerek hastanın yalancı tuvalet yapması sağlanarak bağırsak fıtığının yeri, tespiti, büyüklüğü bu yöntemlerle bulunup daha sonra tanısı konulabiliyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/06/Bağırsak-Fıtığı-Nedir-1.jpg"><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15335" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/06/Bağırsak-Fıtığı-Nedir-1.jpg" alt="Bağırsak Fıtığı Nedir" width="700" height="438" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/06/Bağırsak-Fıtığı-Nedir-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/06/Bağırsak-Fıtığı-Nedir-1-300x188.jpg 300w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Bağırsak Fıtığı Nasıl Tedavi Edilir?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Bağırsak fıtığının tanısını koyduktan sonra doktorlar hastanın şikayeti ile tekrar bir değerlendirme yaparlar. Kişinin kararına göre tedaviden ziyade bir cerrahi ekip ile görüşüp, cerrahi gerekir mi, gerekmez mi onlara karar verilir. Hastanın bir kabızlık hikayesi varsa öncelikle kabızlığına yönelik tedaviler yapılır. Sadece bazı kabızlık ilaçlarıyla hasta rahatlıyorsa eğer cerrahi gerekmediği hastaya anlatılır. Her türlü kabızlığa yönelik ya da tuvalet eylemini rahat yapabilmesine rağmen kişinin belli büyüklükte rektöseli varsa, belli büyüklükte baskı hissiyatı varsa o zaman cerrahi müdahalelerle çeşitli yaklaşımlarla bağırsak fıtığının tedavisi yapılabilmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/bagirsak-fitigi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hemoroid Nedir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/hemoroid-nedir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/hemoroid-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Jul 2015 10:17:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bağırsak Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=14972</guid>

					<description><![CDATA[Hemoroid, büyük abdestin çıkışı esnasında bağ dokularının zedelenmesinden kaynaklanan bir tür rahatsızlıktır. İç ve dış hemoroid olmak üzere ikiye ayrılır. Anüsün, yani makatın bağırsakla birleştiği bölgedeki, dişli çizgi denilen anatomik bölgenin üst tarafında kalan, yani bağırsağın içinde kalan hemoroid dokusuna iç hemoroid diyoruz. Makatın dışındaki hemoroid dokusu ki bu normalde cilt altındadır ve görünmez buna [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Hemoroid, büyük abdestin çıkışı esnasında bağ dokularının zedelenmesinden kaynaklanan bir tür rahatsızlıktır. İç ve dış hemoroid olmak üzere ikiye ayrılır. Anüsün, yani makatın bağırsakla birleştiği bölgedeki, dişli çizgi denilen anatomik bölgenin üst tarafında kalan, yani bağırsağın içinde kalan hemoroid dokusuna iç hemoroid diyoruz. Makatın dışındaki hemoroid dokusu ki bu normalde cilt altındadır ve görünmez buna da dış hemoroid dokusu diyoruz.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Hemoroid Hastalığı Olanlar Nelere Dikkat Etmeli?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Hemoroid yakınması olan hastalara önerilen şunlardır.  Birincisi, beslenme son derece önemli, bol sıvı almaları, günde minimum iki üç litre öneriliyor. Bol meyve, sebze yemelerini az rafine gıda tüketmeleri öneriliyor. Bunun dışında, yaşam şeklinin düzenlenmesi de önemli, hareket ve spor arttırıldıkça bağırsak hareketide düzene gireceği için, kabızlığın önüne geçmiş olunuyor, o yüzden, mutlaka hareketin arttırılmasını ve mutlaka spor yapılması öneriliyor. Alkol, özellikle de mayalı alkoller, yani bira ve şarap hemoroid yakınmalarını arttıran etkenler ve bunlardan kesinlikle kaçınılması öneriliyor. Asitli gıdalardan ve mutlaka baharattan da kaçınılması öneriliyor. Tuvalet alışkanlığının düzenlenmesi, iyileştirilmesi çok önemli, o yüzden hastalara önerilen şudur ki her kahvaltıdan sonra mutlaka gidip tuvalete oturmaları gerekiyor. Bu refleks kaybolmuş olsa da tekrar kazanılabilen bir refleks o yüzden bunu yapmak lazım ve tuvalet süresini beş dakikayla kısıtlamak lazım.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Hemoroid-Nedir-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14973" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Hemoroid-Nedir-1.jpg" alt="Hemoroid Nedir" width="700" height="420" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Hemoroid-Nedir-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Hemoroid-Nedir-1-300x180.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Hemoroid Hastalığının İlaçla Tedavi Yöntemleri Nelerdir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Hemoroid yakınması yeni başlamış hastalarda öncelikle ilaç tedavisi yapılıyor. İlaç tedavisinde kullanabileceğimiz bir kaç grup ilaç var. Bunlardan birincisi, kortizon içeren ilaçlar, bunlar özellikle ağrı ve kaşınma yakınması olan kişilerde lokal olarak, yerel olarak kullanılan krem ve fitil şeklinde olan ilaçlar. Bunlar kısa süreli olarak kullanıyor ve çoğu kez de kullanıldığı zaman hastaları rahatlatıyor. Ama uzun dönemde sakınca yaratabileceği için sürekli kullanımları hiçbir şekilde önerilmiyor. Bu bölgedeki toplardamar sisteminin basıncını azaltan tablet formundaki ilaçlarda vardır. Bunlar kullanıldığı sürece etkili ilaçlar, yani aldığınız süre de buradaki toplardamar basıncını azaltacağı için hemoroidin şişkinliğini azaltacaktır. Böylece ağrı ve kanama yakınmalarında azalmaya neden olacaktır. Ağrı yakınması ön planda olan kişilerde, yalnızca ağrı kesici özelliği olan jel formundaki ilaçlar kullanılabilir. Bunların dışında dışkıyı yumuşatan ve hastanın rahat dışkılayabileceğini sağlayan şuruplar var bunları da çok üzün bir süre kullanılması tavsiye edilmiyor. Çünkü uzun süreli kullanımda tölerans gelişeceği için bir süre sonra etkisiz hale geliyorlar.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/hemoroid-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çölyak Nedir, Nasıl Belirti Verir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/colyak-nedir-nasil-belirti-verir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/colyak-nedir-nasil-belirti-verir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2015 10:14:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bağırsak Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15097</guid>

					<description><![CDATA[Çölyak hastalığı, bazı besin maddelerinde bulunan glutein adlı bir proteine karşı, bağışıklık sistemimizde oluşan tepki ile, ince bağırsaklarda hasar gelmesiyle karakterize bir hastalıktır. Kalıtsal bir hastalıktır, çevresel faktörlerinde etkisiyle zaman içerisinde ince bağırsaklarda villus denilen küçük, milimetrik, parmaksı çıkıntılar mevcuttur ve emilimle ilişkili bu yüzeyde giderek gelişen hasar,  bazı besin maddelerinin emilimini güçleştirerek çölyağın tipik, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Çölyak hastalığı, bazı besin maddelerinde bulunan glutein adlı bir proteine karşı, bağışıklık sistemimizde oluşan tepki ile, ince bağırsaklarda hasar gelmesiyle karakterize bir hastalıktır. Kalıtsal bir hastalıktır, çevresel faktörlerinde etkisiyle zaman içerisinde ince bağırsaklarda villus denilen küçük, milimetrik, parmaksı çıkıntılar mevcuttur ve emilimle ilişkili bu yüzeyde giderek gelişen hasar,  bazı besin maddelerinin emilimini güçleştirerek çölyağın tipik, klinik tablosunun oluşmasına neden olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Belirtileri yaşa göre değişkenlik göstermekle birlikte, erişkin dönemde daha çok karın ağrısı, karında şişlik, kilo kaybı gibi belirtilerle başlayıp, zaman içerisinde emilemeyen besin maddelerine bağlı gelişen, ek semptomlarla birlikte daha geniş bir klinikle karakterizedir. Özellikle yağda eriyen vitaminlerin emilmemesi sonucu gelişen kemik erimesi, buna bağlı bel ağrıları, eklem ağrıları söz konusu olabilir. Yine potasyumla ilişkili sorunlar nedeniyle kas ağrıları, kas krampları gelişebilir. En önemli belirtilerinden bir tanesi zaman içerisinde gelişen demir eksikliğine bağlı kansızlığın ve kansızlığa bağlı halsizlik, çarpıntı, çabuk yorulma gibi semptomların gelişmesi.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/lyak-Nedir-Nasıl-Belirti-Verir-e1430749121620-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15098" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/lyak-Nedir-Nasıl-Belirti-Verir-e1430749121620-1.jpg" alt="Çölyak Nedir, Nasıl Belirti Verir" width="700" height="467" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/lyak-Nedir-Nasıl-Belirti-Verir-e1430749121620-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/lyak-Nedir-Nasıl-Belirti-Verir-e1430749121620-1-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Saç dökülmesi ve beraberinde bulunan diğer hastalıklara ait belirtilerle çok geniş bir yelpazeye yayılabilir. Çölyak hastalığının belirtileri çok geniş bir spektruma yayılır aslında. En sık karşılaşılan karın ağrısı, ishal ya da zaman zaman gelişen ishal atakları ve dirençli bir karın şişkinliğidir. Bunun yanı sıra kilo kaybı söz konusu olabilir. Tabloya zaman içerisinde gelişen, emilemeyen besinlerin, vitaminlerin, minerallerin oluşturduğu klinik tablo hakim olabilir. Örneğin kalsiyum emilmesinde ki sorunlar nedeniyle kemik erimesi meydana gelir ve buna bağlı bel ağrıları olabilir. Yine bazı mineraller sonucunda gelişen kas ağrıları, saç dökülmesi ağız içerisinde gelişen yaralar, kas krampları bunun dışında zaman içerisinde vitaminlerin eksiklikleri sonucu gelişen diğer belirtiler klinik tabloya eklenebilir ama en sıklıkla görülen karın ağrısı, ishal atakları, kilo kaybı gibi semptomlardır.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Çölyak Hastalarının Yememesi Gereken Gıdalar Nelerdir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Çölyak hastalarına tanı koyulduktan sonra sıkı bir diyet uygulanmaktadır. Özellikle hastanın buğday ürünleri, arpa, çavdar, yulaf tüketmemesi gerekmektedir. Çölyak hastaları doğal gıdalardan faydalanabilirle. Bunların başında mısır, pirinç, soya gelmektedir. Kuru baklagilleri rahatlıkla tüketebilirler, meyve, sebze yiyebilirler,  bunlara ek olarak kuruyemiş tüketebilirler. Kahvaltıların da zeytin, peynir, bal gibi besinleri tüketebilirler. Dikkat etmeleri gereken besinler ise makarna çeşitleri, içerisinde yulaf bulunan peynirler ve bunlara ek olarak tabiî ki buğday, arpa, çavdar ekmekleri tüketiminden muhakkak uzak durmaları gerekmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/colyak-nedir-nasil-belirti-verir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Duyarlı Bağırsak Sendromu Nedir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/duyarli-bagirsak-sendromu-nedir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/duyarli-bagirsak-sendromu-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2015 10:08:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bağırsak Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15094</guid>

					<description><![CDATA[Duyarlı bağırsak sendromu, kalın bağırsağın; karın ağrısı, bağırsakta şişkinlik, fazla gazlanma ve dışkılama alışkanlığında değişmelerle giden bir durumudur. Özellikle durumu diye belirtilmiştir çünkü hastalık değil sendromdur. Hastalıklardan ayıran en önemli özelliği, kalın bağırsağın gözle görülen her hangi bir rahatsızlığının olmamasıdır. Çünkü ne bağırsak duvarlarında bir tümöral yapı, ne bağırsak duvarlarında yara ya da iltihaplanma söz [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Duyarlı bağırsak sendromu, kalın bağırsağın; karın ağrısı, bağırsakta şişkinlik, fazla gazlanma ve dışkılama alışkanlığında değişmelerle giden bir durumudur. Özellikle durumu diye belirtilmiştir çünkü hastalık değil sendromdur. Hastalıklardan ayıran en önemli özelliği, kalın bağırsağın gözle görülen her hangi bir rahatsızlığının olmamasıdır. Çünkü ne bağırsak duvarlarında bir tümöral yapı, ne bağırsak duvarlarında yara ya da iltihaplanma söz konusudur. Dışarıdan baktığınız zaman bağırsaklar tamamen normaldir. Duyarlı bağırsak sendromu esasında en kısa şekilde bağırsakların haritmesi olarak tarif edilebilir. Bazı kişilerde bağırsakların hızı artmıştır dolayısıyla alınan, yenilen içecekler normale göre daha çabuk şekilde kalın bağırsağa ulaşır ve orada sindirim proseslerinden yararlanılmadığı için, kalın bağırsakta farklı etkiler yaratır. Başka türlü bir duyarlı bağırsak sendromu da vardır. O da hızlanmanın aksine yavaşlamaktır burada da hastalar daha çok kendilerini kabız hissederler. Duyarlı bağırsak sendromu çok sıklıkla hastaların kendi kendilerini tedavi ettikleri, idare edebildikleri bir durumdur. Nadiren doktora gelirler. Çünkü zaten çok yaygın bir durumdur. Daha çok gençlerin hastalığıdır ve kadınlar daha çok yakalanır bu hastalığa. Duyarlı bağırsak sendromunu kökünden kazıyacak sihirli bir ilaç yoktur. Ancak semptomlara dayalı tedaviler ve müdahaleler yapılır. Duyarlı bağırsak sendromunda genellikle bir komplikasyon veya ileriye yönelik bir tehdit yoktur. Hiç bir şekilde kanserleşme riski yoktur, fakat hayat kalitesi bozuktur.</p>
<h1><span style="color: #0000ff;">Hangi Durumlar Duyarlı Bağırsak Sendromunu Tetikler?</span></h1>
<p>Bazı gıdalar, stres, bağırsak enfeksiyonları bu durumu tetikleyebilir, ya da hiç sebep yokken de bu durum ortaya çıkabilir. Bir kişi doktora karın ağrısı, karın şişliği, ishal, kabızlık ya da değişken ishal ve kabızlık ile başvurduğu zaman duyarlı bağırsak sendromu diyebilmek için bu durumun en az on iki haftadan beri devam ediyor olması gerekmektedir. Yani geçmişinin uzun olması gerekmektedir. Bir başka şart ise arada normal dönemlerinin de olmasıdır.  Her hangi bir kişi elli yaşından sonra başlayan bağırsak şikayetleri, bağırsakta kanama, zayıflama, sabit bir yerde karın ağrısı gibi şikayetler ile doktora başvurursa eğer, bunlar alarm semptomları olup çok dikkatle kanser ve iltihabi bağırsak hastalıkları açısından dikkatle incelenmelidir.</p>
<h1><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Duyarlı-Bağırsak-Sendromu-Nedir-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15095" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Duyarlı-Bağırsak-Sendromu-Nedir-1.jpg" alt="Duyarlı Bağırsak Sendromu Nedir" width="620" height="350" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Duyarlı-Bağırsak-Sendromu-Nedir-1.jpg 620w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Duyarlı-Bağırsak-Sendromu-Nedir-1-300x169.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></a><br />
<span style="color: #0000ff;">Duyarlı Bağırsak Sendromunda Hangi Testler Yaptırılmalıdır?</span></h1>
<p>Esasında duyarlı bağırsak testine spesifik herhangi bir tanı testi yoktur. Hastanın geçmişi ve dikkatli muayene çok önemlidir. Endoskopik tetkiklere başta kolonoskopi olmak üzere çoğunlukla gerek yoktur. Ancak kanama, dışkıda tamamen durma, hiç geçmeyen karın ağrıları gibi özel durumlar varsa tabii ki kolonoskopi yapılmaktadır. Belli gıdalar özellikle laktoz içilen sütlü gıdalar, sorbitollü tatlandırıcılar, kafein duyarlı bağırsak sebdromunu tetikleyebilir. Bu gıdalardan uzak durmak lazım fakat her kişinin kendi tetikleyicisi farklıdır, en doğrusu bu tetikleyicilerden uzak durmak gerekir. Kabızlık ile seyreden duyarlı bağırsak sendromunda tüketilen günlük lif miktarını, posa miktarını arttırmak, çok su içmek yararlıdır. Duyarlı bağırsak sendromu olan hastaların bir kısmında gizli depresyon olduğu dikkati çekmiştir, onun için anti-depresanların kullanımı zaman zaman ihtiyaç haline gelir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/duyarli-bagirsak-sendromu-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lynch Sendromu Nedir? Toplumsal Önemi Nedir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/lynch-sendromu-nedir-toplumsal-onemi-nedir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/lynch-sendromu-nedir-toplumsal-onemi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2015 17:23:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bağırsak Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser ve Tedavisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15052</guid>

					<description><![CDATA[Lynch sendromu genetik olarak Dna kırıklarını düzeltememe ile sonuçlanan bir hastalık grubudur. Otozomal dominant olarak geçer, aileler içerisinde kansere baskın bir yatkınlık olduğu görülür. Otozomal dominant geçiş gösteren kanserdir. Bu geni taşıyan ebeveynden çocuklara geçme olasılığı yüzde ellidir. Bu geni taşıyanlar özellikle toplumda, hem hastalar tarafından, hem hekimler tarafından hastaların soy geçmişi sorgulanırken çok dikkat [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Lynch sendromu genetik olarak Dna kırıklarını düzeltememe ile sonuçlanan bir hastalık grubudur. Otozomal dominant olarak geçer, aileler içerisinde kansere baskın bir yatkınlık olduğu görülür. Otozomal dominant geçiş gösteren kanserdir. Bu geni taşıyan ebeveynden çocuklara geçme olasılığı yüzde ellidir. Bu geni taşıyanlar özellikle toplumda, hem hastalar tarafından, hem hekimler tarafından hastaların soy geçmişi sorgulanırken çok dikkat edilmesi gereken bir noktadadır. Bu atlandığı takdirde, bir ailedeki kanser yığılmayı göz ardı edildiği zaman, yeni kanser vakaları erken teşhis şansını kaybedebilmekteler. Dolayısıyla Lynch Sendrom’u olup olmadığı yönüyle hastalar sorgulanırken çok dikkatli olunmalı, ailede bir tane bile kanser olduğu zaman hemen diğer kanserler sıkı bir şekilde sorgulanmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Lynch-Sendromu-Nedir-Toplumsal-Önemi-Nedir-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15054" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Lynch-Sendromu-Nedir-Toplumsal-Önemi-Nedir-1.jpg" alt="Lynch Sendromu Nedir Toplumsal Önemi Nedir" width="700" height="467" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Lynch-Sendromu-Nedir-Toplumsal-Önemi-Nedir-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Lynch-Sendromu-Nedir-Toplumsal-Önemi-Nedir-1-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Lynch Sendromu’nda aile içerisin de kural olarak söyleyecek olursak amsterdam kriterleri vardır. Yani eğer en az üç tane kanser olan vaka olmalı, bunlardan bir tanesi en az elli yaşın altında olmalı ve en az iki tanesi de birer jenerasyon atlamalı. Bu şekilde en az üç tane kanserin kümelendiği bir aile varsa bunlar da Dna kırıklarını düzeltememeyle ilgili bir gen bozukluğu olabilir ve bunlar toplumda ki diğer kişilere göre on ile otuz yıl öncesinden aynı tip kanserlere yakalanmaya meyilli halde olurlar. Dolayısıyla bu kişilerin tespit edilmesi gerekir. Taramalarını diğer insanlar ihmal etse bile bu kişilerin asla ihmal etmemeleri gerekir. Kansorejen maddelerden ve çevresel faktörlerden şiddetle korunmaları gerekir. Örneğin, böyle bir kanser kümelenmesi olan ailede, yani Lynch Sendromu olan bir aileden biriyseniz asla sigara içmemeniz lazım. Çünkü sigara ile ilgili herkeste olabilecek kanserler bu kişilerde otuz yıl öncesinden karşımıza çıkabilir. Kesinlikle en ufak ağrı ya da şikayeti değerlendirip doktora kontrole gidip testlerinizi yaptırmanız gerekmektedir en ufak ihmal sizin zararınızadır. Kadın ve erkeklerde önerilen tarama yaklaşımı şöyledir: kadınlarda, yıllık mamografi, yıllık kadın doğum muayenesi ve Pap Smear testi, bir, iki yılda bir gastroskopi, beş, on yılda bir kolonoskopi. Erkeklerde: bir, iki yılda bir gastroskopi, beş, on yılda bir kolonoskopi şeklindedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/lynch-sendromu-nedir-toplumsal-onemi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Crohn Hastalığı Nedir? Crohn Hastalığı Belirtileri Nelerdir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/crohn-hastaligi-nedir-crohn-hastaligi-belirtileri-nelerdir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/crohn-hastaligi-nedir-crohn-hastaligi-belirtileri-nelerdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2015 19:20:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bağırsak Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15049</guid>

					<description><![CDATA[Crohn hastalığı ağızdan anüse kadar tüm bağırsakları, gastro ishal, mide bağırsak kanalını tutan iltihabi bir hastalıktır. Tuttuğu yere ve tipine göre değişik bulgular verebilir. Bu bulgular ishal, karın ağrısı, bazen kabızlık, karın da şişme, bazen de hiç bir semptom vermeden kansızlıkla ortaya çıkabilir. Makattan akıntı olabilir, ağızda ufak aftlar, yaralar çıkabilir. Şiddetli karın ağrıları, bazen [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Crohn hastalığı ağızdan anüse kadar tüm bağırsakları, gastro ishal, mide bağırsak kanalını tutan iltihabi bir hastalıktır. Tuttuğu yere ve tipine göre değişik bulgular verebilir. Bu bulgular ishal, karın ağrısı, bazen kabızlık, karın da şişme, bazen de hiç bir semptom vermeden kansızlıkla ortaya çıkabilir. Makattan akıntı olabilir, ağızda ufak aftlar, yaralar çıkabilir. Şiddetli karın ağrıları, bazen apandisitle karışıp ilk cerrahiye gider hasta ve cerrahiyle tanı konulabilir. Eklem ağrıları eşlik edebilir, bulantılar, kusmalar olabilir, kilo kaybı olabilir. Bütün bunlar Crohn Hastalığı içinde olan bulgular. Bazen de bağırsağın içinden dışarıda başka organlara ya da ciltten dışarıya yollar açılır. Buna fistül denilir. Bunlara bağlı akıntılar ve dışkının dışarıya kaçmasıyla ilişkili enfeksiyonlar, apseler oluşabilir. Bunlar oldukça ciddi, ağır tablolardır. Sık olmasa da bunları da görmek mümkündür.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Crohn Hastalığı Vücutta Ne Gibi Değişikliklere Yol Açar?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Crohn hastalığı tuttuğu yere tipine seyrine göre vücutta farklı değişikliklere yol açabiliyor. En sık görülen aslında, hastanın uzun süren ishalleri varsa, kanaması varsa, kansızlık ve buna bağlı halsizlik, yorgunluk olabiliyor. Bunun dışında emilim bozukluğu yaptıysa, B vitamini emilimi bozukluğu yaptıysa ona bağlı semptomlar, folik asit emilim bozukluğu yapabiliyor. Kalsiyum emilimini bozup kemik erimelerine yol açabiliyor genç yaşta, yani kısacası tüm vitaminlerin emilimini etkileyebiliyor. Bunun dışında eklemleri tuttuysa artrit, ona bağlı hareket kısıtlığı yapabiliyor. Bazen karaciğerle ilgili yan etkileri olduysa bununla ilgili enzim yükselmeleri yapabiliyor. Bunun dışında sadece hastanın kendisi değil, kimi zaman hastalığı tedavi ettirmek için verilen, bağışıklığı baskılayan ilaçların yan etkileri de vücutta bir takım değişiklikler kansızlık, karaciğer enzim yükselmeleri, pankreasla ilgili sıkıntılar yapabiliyorlar.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Crohn-Hastalığı-Nedir-Crohn-Hastalığı-Belirtileri-Nelerdir-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15050" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Crohn-Hastalığı-Nedir-Crohn-Hastalığı-Belirtileri-Nelerdir-1.jpg" alt="Crohn Hastalığı Nedir Crohn Hastalığı Belirtileri Nelerdir" width="700" height="525" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Crohn-Hastalığı-Nedir-Crohn-Hastalığı-Belirtileri-Nelerdir-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Crohn-Hastalığı-Nedir-Crohn-Hastalığı-Belirtileri-Nelerdir-1-300x225.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Crohn Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Crohn hastalığı tanısında öncelikle, hastanın öyküsünü dikkate almak ve tam fizik muayene yapmak çok önemlidir. Bunun dışında kan tahlilleri sonucu çok önemlidir. Kesin tanı için öncelikle, endoskopik işlemlerden faydalanılıyor. Kolonoskopi özellikle hastalığın en çok tutmayı sevdiği ince bağırsakla ve kalın bağırsağın birleştiği yere hedefleyerek yapılıyor. Eğer burada lezyon, patolojik bir şey görülürse biyopsi alınarak tanı komfirme edilebiliyor. Bunun dışında üst tutulum varsa gastroskopi, ince bağırsak pasaj filmi, tomografi, MR gibi değişik yöntemlerde de tanıda faydalanabiliniyor. Tanı, kimi zaman inatçı oluyor, zor oluyor enteroskopi gibi çift balon enteroskopi, tek balon enteroskopi, bazen kapsül endoskopi gibi yöntemlere de başvurulabiliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/crohn-hastaligi-nedir-crohn-hastaligi-belirtileri-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İltihabi Bağırsak Hastalıkları</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/iltihabi-bagirsak-hastaliklari/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/iltihabi-bagirsak-hastaliklari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Feb 2015 14:04:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bağırsak Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=14717</guid>

					<description><![CDATA[İltihabi Bağırsak Hastalıklarının Nedeni Nedir? İltihabi bağırsak hastalıkları iki hastalıktan oluşmaktadır. Bir tanesi ülseratif kolit hastalığı. Bir tanesi de corona hastalığıdır. Bu iki hastalığın aslında belirli bir nedeni yoktur. Fakat birtakım hipotezler vardır. Bunlardan bir tanesi bağırsak içindeki baterilerin kötü ve iyi bakterilerin oranının değişmesidir. İkincisi; genetik faktörlerdir. Üçüncüsü; çevresel nedenler. Dördüncüsü de bağışıklık sistemi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">İltihabi Bağırsak Hastalıklarının Nedeni Nedir?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">İltihabi bağırsak hastalıkları iki hastalıktan oluşmaktadır. Bir tanesi ülseratif kolit hastalığı. Bir tanesi de corona hastalığıdır. Bu iki hastalığın aslında belirli bir nedeni yoktur. Fakat birtakım hipotezler vardır. Bunlardan bir tanesi bağırsak içindeki baterilerin kötü ve iyi bakterilerin oranının değişmesidir. İkincisi; genetik faktörlerdir. Üçüncüsü; çevresel nedenler. Dördüncüsü de bağışıklık sistemi gibi nedenlerden oluştuğu söyleniyor. Ama kesinlikle tek bir neden olduğundan bahsedilmiyor.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">İltihabi Bağırsak Hastalıklarının Tedavisi Ne Şekilde Yapılır?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">İltihabi bağırsak hastalıklarından ülseratif kolit ve corona hastalığının tedavisi birbirinden farklıdır. Genellikle her iki hastalıkta da tedavi seçeneği ilaç tedavisidir. Bu ilaç tedavisini düzenleyen, bu konuda uzman gastroenterologlardır. Bu hastalara bazen cerrahi tedavi gerekebilir. Corona hastalığında cerrahi tedavi birtakım komplikasyonlar çıktığında gerekmektedir. Corona hastalığının maalesef tek bir tedavisi yoktur. Tedaviler sonrası tekrarlayabilir. Cerrahiyi sadece komplikasyonlar geliştiğinde öneriyoruz. Bu komplikasyonlardan bir tanesi değişik yollar oluşan fistül dediğimiz fistülüzan hastalıkta mesaneye, mideye, cilde açılan fistüllerde bazen cerrahi tedavi uygulanır. Karın içi apseler geliştiğinde cerrahi öncesi bu apseleri boşaltıp daha sonrasında bu hastalara bazen cerrahi tedavi uygulamak gerekebiliyor. Bazen de tıkanıklık yapan hastalıkta cerrahi tedavi gerekebiliyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/ltihabi-Bağırsak-Hastalıkları.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14718" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/ltihabi-Bağırsak-Hastalıkları.jpg" alt="İltihabi Bağırsak Hastalıkları" width="700" height="680" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/ltihabi-Bağırsak-Hastalıkları.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/ltihabi-Bağırsak-Hastalıkları-300x291.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Ülseratif kolitte ise genelde medikal tedavi yani ilaç tedavisi ön planda olmakla birlikte ilaç tedavisinden fayda alamayan hastalarda ve hastalığın birtakım komplikasyonları geliştiğinde bu hastalarda yine cerrahi tedavi gündeme gelebilir. Cerrahi tedavide tüm kalın bağırsağı ve kalın bağırsağın son kısmı olan rektumu çıkartarak ince bağırsaktan bir rezervuar oluşturuyoruz. Bu rezervuarla hasta kabul edilebilir düzeyde dışkılama yapabiliyor. Bu da yaklaşık 6 ile 8 dışkılama sayısı oluyor. Zaten bu hastalarda da ameliyat öncesi dönemde de yüksek dışkılama sayısı olduğundan dolayı hastalar bu kabullenebiliyor ve kansız bir dışkılama olduğu için daha konforlu bir hayat sağlıyor.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">İltihabi Bağırsak Hastalıkları Ne Gibi Belirtiler Verir?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">İltihabi bağırsak hastalıklarından ülseratif kolit daha çok dışkılamada artış, kanlı dışkılama ve karın ağrısı gibi belirtiler vermektedir. Ülseratif kolit hastalarında bazen acil durumlarda hastalar doktora başvurabiliyorlar. Bunlar; bağırsak delinmesi, şiddetli karın ağrısı ve ateşle birlikte bağırsak iltihabı ve kanama olabiliyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/ltihabi-Bağırsak-Hastalıkları-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14719" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/ltihabi-Bağırsak-Hastalıkları-1.jpg" alt="İltihabi Bağırsak Hastalıkları (1)" width="700" height="350" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/ltihabi-Bağırsak-Hastalıkları-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/ltihabi-Bağırsak-Hastalıkları-1-300x150.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Corono hastalığı ise yine daha çok karın ağrısı, dışkılama alışkanlıklarında değişiklikler, kilo kaybı, emilim bozuklukları ve tıkanıklık gibi semptomlar vermektedir. İleri evrelerde karına açılan birtakım bağırsakla ilişkili yollar, apselerle bu tür şikayetlerle hastalar doktora başvurmaktadırlar. Corona hastaları da acil durumlarda doktora başvurabiliyorlar. Bunlar; şiddetli bulantı, kusma, tıkanıklığa bağlı veya birtakım elektrolit bozuklukları ve karın içi apseye bağlı yüksek ateş olabiliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/iltihabi-bagirsak-hastaliklari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bağırsak Kanseri Hakkında Bilmemiz Gerekenler</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/bagirsak-kanseri-hakkinda-bilmemiz-gerekenler/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/bagirsak-kanseri-hakkinda-bilmemiz-gerekenler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Apr 2014 20:25:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bağırsak Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=13280</guid>

					<description><![CDATA[Bağırsak kanseri dünyada oldukça yaygın görülen kanser türüdür. Bu kanserin oluşmasında beslenme alışkanlığı ve genetik faktörler oldukça büyük rol oynuyor. Barsak kanseri ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer alıyor. Belirti vermeyen ve yavaş ilerleyen hastalık özellikle 60 yaş ve üzerindekileri risk altına alıyor. Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde kadın ya da erkeklerde yaşam boyu kolon kanserine yakalanma [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a title="Bağırsak kanseri" href="https://www.xn--kadn-nza.net/bagirsak-kanseri-hakkinda-bilmemiz-gerekenler/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Bağırsak kanseri</strong></span></a> dünyada oldukça yaygın görülen kanser türüdür. Bu <a title="Kanser" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/kanser/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>kanser</strong></span></a>in oluşmasında beslenme alışkanlığı ve genetik faktörler oldukça büyük rol oynuyor. Barsak kanseri ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer alıyor. Belirti vermeyen ve yavaş ilerleyen hastalık özellikle 60 yaş ve üzerindekileri risk altına alıyor. Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde kadın ya da erkeklerde yaşam boyu kolon kanserine yakalanma riski yüzde 7 civarındadır. &#8220;Acıbadem-Harvard Tıp Günleri 4&#8221; kapsamında gerçekleştirilen &#8220;Barsak Kanseri ve Riskleri&#8221; konulu toplantıda Acıbadem Hastanesi Kozyatağı Gastroentereoloji Bölüm Sorumlusu Prof. Dr. Nurdan Tözün ve Massachusetts General Hospital Yüksek Gastrointestinal Kanser Riski Kliniği Direktörü Dr. Daniel C. Chung barsak kanseriyle ilgili tüm sorulara yanıt verdi.<br />
-Herkes kolon kanseri riski altındadır ancak 50 yaş ve üstündeki kişiler için risk dahada artar. 60 yaşın üzerindekiler alkol kullanıyorsa, kırmızı eti çokça tüketiyorsa, sigara kullanıyorsa ve şişmansa onlar açısından tehdit daha da büyür. Genetik olarak barsak kanserine eğilimli olanların yüzde 75&#8217;i riskli grubuna girer.<br />
&nbsp;<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/bagirsak_kanseri_tedavisi-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-13281" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/bagirsak_kanseri_tedavisi-1.jpg" alt="bagirsak_kanseri_tedavisi" width="444" height="333" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/bagirsak_kanseri_tedavisi-1.jpg 444w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/bagirsak_kanseri_tedavisi-1-300x225.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 444px) 100vw, 444px" /></a><br />
&#8211; Kalın bağırsağın tümünün incelenmesini içeren bir yöntem Kolonoskopidir. Hasta bu işlem sırasında uyutulduğu için sanıldığının aksine korkulacak bir işlem olmayacaktır. Polip saptandığında işlem sırasında çıkartılır ve incelenmek üzere patolojiye gönderilir. Bir kez polip alınan kişinin daha sonra kolonoskopi ile düzenli olarak izlenmesi gerekmektedir.<br />
&#8211; Folik asit, selenyum, kalsiyum ve D vitamini kullanmak, günde 1200 mg kalsiyum almak, egzersiz yapmak, yağlı gıdalardan kaçınarak liften zengin besinler ,sebze – meyve tüketmek kolon kanserini önleyici faktörler arasındadır. Sigara barsak kanseri riskini arttıran etmenlerin başında gelir. Bu açıdan riski azaltmak için sigara içilmemelidir.<br />
&#8211; Hastalığın evresine göre tedavi şekilleri değişir. Tedavi gastroenterolog, cerrah ve radyasyon onkolok  tarafından planlanır. Ameliyat, barsak kanserinin başlıca tedavisini oluşturur ve en çok kullanılan metotların başında gelir. Ameliyatla tüm kanserli dokunun temizlenmesi esas amaçtır. Kemoterapi ve radyoterapi ile gözden kaçabilecek kanser hücrelerinin de yok edilmesi hedeflenir.<br />
Doğal ilaçların vücuda yararlı veya zararlı olduğu bilinmemektedir. Bu ilaçların yapılan tıbbi tedavinin etkisini azaltma, engelleme ihtimali de bulunmaktadır. Bu açıdan önerilmemektedir. Özellikle karaciğere ekstra yük getirebilmesi nedeniyle ısırgan otu , aloe vera ya da uzak doğu kökenli karışık çaylardan ve etkisi bilimsel açıdan sınanmamış çeşitli otlardan uzak durmak gerekmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/bagirsak-kanseri-hakkinda-bilmemiz-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
