<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Estetik &#8211; Kadın.Net</title>
	<atom:link href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/estetik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.xn--kadn-nza.net</link>
	<description>Anne Bebek Çocuk Kadın Sağlığı Kadınlara Dair Her Şey</description>
	<lastBuildDate>Mon, 05 Jan 2026 20:56:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>
	<item>
		<title>Botoks Mucizesi</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/botoks-mucizesi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/botoks-mucizesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ruken Rollas]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Oct 2025 00:01:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Botoks]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Estetiği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=471</guid>

					<description><![CDATA[Botoks botox nedir Botoks botox anaerobik bir tür bakteri olan clostridium botulinum dan üretilmiş nörotoksindir. Genelde yüz estetiğinde kırışıklık tedavisi için kullanılan botoks, aynı zamanda terleme önleyici tedavi yöntemi, göz tikleri önleyici, şaşılık tedavisi için olarak da kullanılmaktadır. Ancak ülkemizde çoğunlukla estetik amaçlı yaptırılmaktadır. Botoks nasıl uygulanır Kozmetik amaçlı kullanılan botoks doğru ve güvenilir bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Botoks botox nedir</h2>
<p>Botoks botox anaerobik bir tür bakteri olan clostridium botulinum dan üretilmiş nörotoksindir. Genelde <a href="https://www.kadın.net/saglik/estetik/yuz-estetigi/" target="_blank" rel="noopener">yüz estetiği</a>nde kırışıklık tedavisi için kullanılan botoks, aynı zamanda terleme önleyici tedavi yöntemi, göz tikleri önleyici, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/sasilikta-ilk-teshis/">şaşılık tedavisi</a> için olarak da kullanılmaktadır. Ancak ülkemizde çoğunlukla <strong><a href="https://www.kadın.net/saglik/estetik/" target="_blank" rel="noopener">estetik</a></strong> amaçlı yaptırılmaktadır.</p>
<h3>Botoks nasıl uygulanır</h3>
<p>Kozmetik amaçlı kullanılan <a href="https://www.kadın.net/guzellik-ve-bakim/cilt-bakimi/botoks/" target="_blank" rel="noopener">botoks</a> doğru ve güvenilir bir merkezde, uzman kişiler tarafından yapıldığında son derece kolay ve güvenilir bir yöntemdir. Botoks çok ufak ince uçlu iğne ile yüzün belli noktalarına enjekte edilir. <a href="https://www.kadın.net/guzellik-ve-bakim/cilt-bakimi/botoks/" target="_blank" rel="noopener">Botox</a> şeffaf bir madde görünümlü, serum fizyolojik ile sulandırılan bir yapıda hazırlanır. Sulandırma işlemini uygulama yapan doktor belirler. Genelde 2.5 ml serum fizyolojik sulandırma yeterli olmaktadır. Zira fazla oranda çözücü kullanılırsa botoks maddesi yan kaslara ulaşarak istenmeyen durumlara sebep olabilir.</p>
<h3>Botoks acı, ağrı verir mi</h3>
<p>Botoks acısız ve ağrısız bir tedavi yöntemidir. Kişiler botoks işlemi sırasında sinek ısırığı kadar bir etki hisseder. Herhangi bir anestezi veya uyutma işlemi gerektirmeyen <a href="https://www.kadın.net/guzellik-ve-bakim/cilt-bakimi/botoks/" target="_blank" rel="noopener">botox işlemi</a> kısa sürede tamamlanır ve kişi işlem sonrasında da herhangi bir acı veya ağrı duymadan günlük yaşamına dönülüyor.</p>
<h3>Botox uygulandığı bölgeyi felç eder mi ?</h3>
<p>Botoks maddesi enjekte edilen bölgedeki kaslara sinirler vasıtasıyla kasılma yetisini bloke eder ve geçici bir süre bölgede kasların kasılmasını engeller. Sonuç itibariyle botoks kesinlikle uygulandığı bölgede felç etkisi göstermez.</p>
<h3>Botoks ne kadar sürede uygulanır ve etkisi ne kadar sürer</h3>
<p>Botoks uygulaması son derece kolay olan ve ortalama 5 dakika süren bir yöntemdir. Botoks ile istenilen sonuç ortalama 1 hafta içinde elde edilir. Ortalama 6 ay da botoks etkisi devam eder. Ancak 6 aydan sonra botoks yavaş yavaş etkinliğini yitirir. Lakin arzu edilirse tekrar botoks yapılabilir.</p>
<h3>Botoks nerelere uygulanabilir</h3>
<p>Botoks çoğunlukla alın bölgesindeki <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/guzellik-ve-bakim/cilt-bakimi/kirisiklik/">kırışıklıklar</a>ı, çizgiler için, üst dudak ve boyun bölgesindeki çizgiler için, göz çevresindeki kırışıklıklar ve çizgiler için, koltuk altı, el ve ayak terlemelerinin önlenmesi için kullanılmaktadır.</p>
<h3>Botoksun yan etkileri var mıdır</h3>
<p>Botoksun herhangi bir yan etkisi yoktur. Ancak uygulama esnasında botoks iğnesine bağlı olarak hafif kızarıklıklar oluşmakta ancak bu kızarıklıklar bir günde kendiliğinden geçebiliyor. Ortalama 24 saat içinden vücuttan kendiliğinden atılan botoks maddesi, etkisi 6 ay kadar sürdükten sonra 6 ayın sonunda tekrar uygulanmasında da herhangi bir zarar yoktur.</p>
<h3>Sahte botoks var mıdır?</h3>
<p>Botoks maddesi oldukça pahalı bir maddedir bu sebeple <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/botoks-mucizesi/">uygun fiyata botoks işlemi yapan merkezler</a>den kesinlikle uzak durulması gerekir. Botoks maddesi belli bir doz ile uygulanmalıdır. Belli bir kalitede ve belli doz ile uygulanması gereken botoks, anatomi bilgisine sahip bir doktor tarafından yapılmalıdır. Ne olduğu belli olmayan maddeleri, çok ucuz fiyatlarla, dozlarına dikkat etmeden uygulayan botok maddeleri hiç istenemeyen sonuçlara sebep olabilir. Bu sebeple kesinlikle alanında uzman, anatomi bilgisi olan bir doktorun olduğu, sayısız referansları olan bilinen ve güvenilir bir merkeze giderek botoks yaptırmalısınız.</p>
<h3>Botoks kremleri gerçekten işe yarar mı?</h3>
<p>Botoks kremi, botoks losyonu adı altında satılan ürünlerin asla botoks uygulaması ile hiçbir alakası yoktur. Zira botoks maddesi asla kremlere veya losyonlara katılarak yüz bölgesine sürülebilecek bir madde değildir. Botoks maddesi sadece enjekte edilerek kullanılabilen bir maddedir ve direk kaslara ulaşarak etki eder. Krem veya losyonlar gibi cilt üzerine sürülerek kaslara ulaşması gibi bir etkisi söz konusu değildir. Bu tip kremler sadece cilt yüzeyinde geçici bir gerginlik yaşatır ve birkaç saat sonra etki yok olur. Asla botoks maddesi gibi direk kaslara nüfus etmez ve kırışıklıkları yok etmez.</p>
<h3>El ayak, koltuk altı terlemesi için botoks nasıl yapılır?</h3>
<p>Kadın, erkek fark etmeden bir çok kişi el terlemesi, ayak terlemesi, koltuk altı terlemesi şikayetleri ile botoks yaptırmaktadır. Zira koltukaltı terlemesi özellikle yoğun iş hayatındaki kişiler için kıyafetlerde ıslak koltuk altı görüntüsü, kötü ter kokusu gibi etkenler yüzünden büyük sosyal ve psikolojik problemlere sebep olmaktadır. Bunun yanında çok fazla terleyen ayaklar kişilerde hem ayak kokusu yapması sebebiyle, hemde mantar gibi sorunlara sebep olması ile kişileri çok zor durumda bırakmaktadırlar. Botoks koltuk altına, el ve ayaklara belli noktalar belirlenerek enjekte edilir ve birkaç dakika süren bu işlem sonunda kişi 6 ay ile 1 yıl süre içinde kesinlikle el, ayak terlemesi, koltuk altı terlemesi sorunu yaşamazlar. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/botoks-mucizesi/">Terlemeyi önleyici botox işlemi</a> kolayca birkaç dakikada yapılabilen ve uygulamanın ardından hemen günlük hayatınıza dönebileceğiniz ağrısız, acısız bir yöntemdir. 6 ay 1 yıl sonra botoksun etkisi geçtiğinde kişi tekrar istediği bölgelere botoks yaptırarak terlemeyi önleyebilir.</p>
<h3>Botoks uygulamasında yaş sınırı var mıdır?</h3>
<p>Botoks tedavisinin herhangi bir yaş sınırı yoktur. Ancak tedavi dışında kozmetik amaçlı yapılacak olan botoks uygulamasının ergenlik dönemine girmemiş kişiler için uygulanamaz veya anne ve babasının izni alınarak yapılabilir.</p>
<h3>Botoks fiyatı ne kadardır</h3>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/botoks-mucizesi/">Botoks ücreti</a>, uygulanacak bölgeye göre, kullanılacak botoks maddesinin oranına göre, botoks maddesinin markasına göre, botoks uygulaması yapan merkeze göre değişmektedir. Botoks maddesi toz halinde iken bir flakon içinde saklanır ve bu flakonlar derin dondurucuya konularak, kullanılmak istediğinde derin dondurucudan çıkarılarak gereken miktarda içine serum karıştırılır. Serum karıştırıldıktan sonra 24 saat içinde kullanılması gerekir.</p>
<p>Zira önceden derin dondurucudan çıkarılmış botoks maddesi asla 24 saatten sonra başka bir kişiye kullanılmamalıdır. Bu sebeple güvenilir olmayan bir yere botoks yaptırırsanız daha önceden artmış bir botoks maddesi uygulanabilir ve buda ucuz bir fiyat olarak karşınıza çıkabilir. Ancak bu tamamen riskli ve <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a>sız bir sonuç doğurur. Gerçek botoks oldukça maliyetli bir yöntemdir. Zira tek kullanımlıktır ve ertesi gün uygulanamaz.</p>
<p>BAŞKA BİR KAYNAK</p>
<p>Botoks, kasları gevşetmek amacıyla kullanılan bir ilaçtır. Yılar süren mimikler sonucu gözle görülen kırışıklıklar meydana gelir. Yaşlanma sonucunda da meydana gelen kırışıklıklar yüzde pek sevecen karşılanmaz. Kırışıklıklar yılların getirdiği sinir, ve stresten de meydana gelir,sinir,stres kişilerde erken yaşlanmaya sebebiyet verir. Kullandığımız alkol ve sigara gibi maddeler de erken yaşlanmaya doğal olarakta ciltteki kırışıklanmalara sebep olur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Botoks-Mucizesi.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-472 alignright" title="Botoks , botoks yapımı" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Botoks-Mucizesi.jpg" alt="Botoks , botoks yapımı" width="290" height="218" /></a></p>
<p>Botoks kişilerde kasların gevşemesine sebep olur ve kişinin gençleşmeyi sağlar. Zaman içinde oluşan kırışıklıkları giderir ve kırılşıklıkların olmamasını sağlar. Botoks tercih edilen bir yöntemdir, kim cildinde kırışık,buruşuk bir cilt ister ki.. Botoksun etkisi yapıldıktan 48 saat sonra etkisini göstermeye başlar. Botoks kullanımı ilk aylarda 4  ayda bir yapılır, tekrar eden uygulamalarda ise 6 ayda bir yapılır. Düzenli olarak yapılan botokslardan  sonra yılda bi kere uygulanan botoks yeterli olacaktır.</p>
<p>Botoks daha çok boyun kırışıklıkları, göz yanlarındanki karışıklıklar, kaş arasındaki kırışıklıklar, çene ve ağız bölgesindeki kırışıklıklar için uygulanır. Botoks mimikleri etkiler mi ? sıkça sorulan sorudur. Bu enjeksiyon uygulanan bölgeye verilen ilaç miktarına bağlıdır, ayrıca botoksu yapan kişinin profesyonelliğine de bağlıdır. Daha çok botoks alın ve kaşlardaki mimikleri engeller.</p>
<p>Botoks tedavisi 10 dakika gibi kısa bi sürede gerçekleşir, işlem uygulandıktan sonra 1-2 saat dik bir pozisyonda kalınmalıdır. Ayrıca bu sürede ilacın verildiği yere egzersiz uygulanmalıdır. Botoks bitiminde kişi ağrı ve sızı yaşamaz, ağrı botokstan sonra çok nadir görünen bir durumdur. Botoksun yan etkileri yok denilecek kadar azdır, hafif bir baş ağrısı olabilir. Bir de botokstan sonra Birkaç güne iyileşen morarmalar görülebilir.</p>
<p>Botoks hamile kadınlara uygulanmaz, deri hastalıkları olan insanlara da botoks işlemi yapılamaz. Botoks öncesinde 1 hafta kadar alkol almayınız, aspirin gibi ilaçlarda botokstan önce kullanmayınız. Botoks <a title="Kadın, Kadınca, Kadınlar, Kadın.Net" href="https://www.xn--kadn-nza.net">kadınlar</a>ın cildini yenileyecek, daha genç bir görünüme sahip olmalarını sağlayacaktır. Ünlülerin bir çoğu botoks yöntemiyle genç bir cilt sağlamaktadır.Botoks günümüz dünyasında Çok kullanılan anti-yaşlanma formülüdür!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/botoks-mucizesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ben Aldırma Estetik Ameliyatı</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/ben-aldirma-estetik-ameliyati/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/ben-aldirma-estetik-ameliyati/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Nov 2021 07:45:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Lazerli Estetik Uygulamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Ameliyatsız Estetikler]]></category>
		<category><![CDATA[Z - Editörün Seçtikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Görünme]]></category>
		<category><![CDATA[Lazer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=98</guid>

					<description><![CDATA[Ben Aldırma Ben aldırma estetik ameliyatı, ben çıkartma ameliyatı olarak da ifade edilebilen, hem estetik görünümdeki rahatsızlık amacıyla hemde kanser riski olabileceği için cerrahi yollarla veya başka metotlarla yapılabilen ameliyat türleridir. İnsan vücudunda benler her yerde çıkabilir. Benler genelde 20 ila 80 arasında çıkabilir. Kişi vücudundaki benlerden estetik görünüm açıdan rahatsız olduğu için veya kanser [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Ben Aldırma</h2>
<p><a title="Ben aldırma estetik ameliyatı" href="https://www.xn--kadn-nza.net/ben-aldirma-estetik-ameliyati/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Ben aldırma estetik ameliyatı</strong></span></a>, ben çıkartma ameliyatı olarak da ifade edilebilen, hem <a title="Estetik" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/estetik/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>estetik</strong></span></a> görünümdeki rahatsızlık amacıyla hemde <a title="Kanser" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/kanser/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>kanser</strong></span></a> riski olabileceği için cerrahi yollarla veya başka metotlarla yapılabilen ameliyat türleridir. İnsan vücudunda benler her yerde çıkabilir. Benler genelde 20 ila 80 arasında çıkabilir. Kişi vücudundaki benlerden estetik görünüm açıdan rahatsız olduğu için veya <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/kanser/"><strong>kanser</strong></a> riskinden korktuğu için aldırmak isteyebilir.</p>
<p>Benler genelde iyi huylu benler ve kötü huylu benler olarak iki şekilde incelenir. Aldırılmak istenen benler iyi huylu mu kötü huylu mu olduğu aldırmadan önce kesinlikle tespit edilmelidir. Zira ben kötü huylu ise ameliyat öncesinde ileride bir <a title="sağlık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a> sorunu ortaya çıkmaması için tedbir alınır.</p>
<h3><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/lazerle-ben-aldirma.jpg"><img decoding="async" class="alignleft" title="Ben Aldırma" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/lazerle-ben-aldirma.jpg" alt="Ben Aldırma" width="348" height="348" /></a><br />
Ben aldırma ameliyatı nasıl yapılır?</h3>
<p>Nevüs olarak tabir edilen ben aldırma ameliyatı, benin çevresinden benin çapının 2 kat büyüklüğünden bir kesi ile açılır. Açılmış olan bu kesiden benin tüm kökü ve katmanları iyice temizlenerek kalınır.İnsan bedenindeki benler genelde 2 cm civarındadır ve açılan kesi 3-3,5 cm kadar olacaktır. Ancak bunlardan daha büyük veya daha küçük ebatlarda benler oluşabilir.</p>
<h3>Bu ameliyat sonrasında iz kalır mı?</h3>
<p>Bu ameliyatta çok ufak da olsa bir kesi izi mutlaka kalır. Bu cerrahi operasyonların kaçınılmaz kuralıdır. Ancak ben alındıktan sonraki iz, benin görünmesi halindeki daha iyi bir görüntü olduğu için genelde ben ameliyatı izi kişiler için sorun yaratmaz.</p>
<h3><a title="Ben Aldırma Ameliyatı" href="https://www.xn--kadn-nza.net/ben-aldirma-estetik-ameliyati/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Ben aldırma ameliyatı</strong></span></a> sonrası bakım nasıl olmalıdır?</h3>
<p>Ameliyat sonrası ben alınınca kişi o kesi bölgesini bir gün süre ile koruması gerekir. Benin alındığı bölgeye 2 gün boyunca su değdirmemek gerekir. Yanlışlıkla su değdiğinde ise hemen kurulanmalı ve gün boyunca daha dikkatli olunmalıdır. Pansuman genelde 1 gün ila 1 hafta arasında ben ameliyatının durumuna göre değişir.Eğer alınan ben kanser riski oluşturuyorsa ameliyat sonrasında patolojiye gönderilir.</p>
<h3>Ben ameliyatı riskli bir ameliyat mıdır?</h3>
<p>Ben ameliyatlarında toplum içinde özellikle iki konuda yanlış kanı vardır. Bunlardan biri lazerle ben aldırılırsa iz kalmayacağı, biri de ben ameliyatı olunursa kanser olunacağı gibi iki yanlış kanı vardır. Ben ameliyatı öncesi ben tamamen incelenir ve gerekli tedbirler alınırsa herhangi bir risk taşımayan bir ben ameliyatı gerçekleşmiş olur. Bu aşamada en önemli faktör doktorun seçimidir. Doktorun ben aldırma konusunda tecrübeli ve bilgi sahibi olması gerekir.</p>
<h4>Lazerle ben aldırma hakkında bilgi</h4>
<p>Lazerle ben aldırma tedavisi koyu renkli benler üzerinde çok başarılı sonuçlar verir. Ben rengi cilt ile aynı renklerde ise lazerle ben aldırma işlemi hiç bir sonuç vermez yada çok uzun süre tedavi gerektirir.Lazer ile ben aldırmadaki en büyük kaygı, büyük bir ön yargı olan kanser riskidir. Bu işlem asla kanser yapmaz. Tam tersine benin tedavi edilmesi, ileride benin kanser riskini ortadan kaldırır. Lazerle ben aldırdığınızda tekrar ben çıkmaz. lazerle ben aldırmanın akabinde hiç iz kalmaz, cilt rengiyle ayırt edilemeyecek kadar bir renk farkı olabilir ancak çok yakından dikkatli bakılmadığı sürece fark edilmez.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/ben-aldirma-estetik-ameliyati/"><strong>Lazerle ben aldırma fiyatları</strong></a> en çok merak edilen sorular arasında yer alıyor. Koyu renkli ve kabarık olmayan benler, ben sayısına göre ve seans sayısına göre farklı fiyatlarla karşınıza çıkabilir. Ancak ortalama fiyat olarak bir ben için 100 dolar gibi bir fiyat söz konusu oluyor. Ben sayısı fazla ise 50 dolar gibi bir fiyat ortaya çıkabiliyor.Bu tür benler ortalama 2 ila 5 seans sonra lazerle yok edilebiliyor. Lazerle yapılan ben aldırma lokal anestezi yöntemi ile yapılıyor ve dikiş gibi herhangi bir operasyon olmadan tedavi gerçekleştiriliyor. Tedavinin ardından 6 gün içinde ciltte oluşmuş olan hafif pembelik geçiyor ve istenilen sonuca ulaşılıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/ben-aldirma-estetik-ameliyati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lazer Epilasyon</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/lazer-epilasyon/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/lazer-epilasyon/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Nov 2021 21:11:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Lazerli Estetik Uygulamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=102</guid>

					<description><![CDATA[Lazer Epilasyon Nedir? Vücut üzerindeki tüyler hem kadınlar için hem de erkekler için genel itibariyle rahatsızlık verici bir etkendir. Lazer epilasyon bu evrede araya girerek, istenmeyen tüyleri lazer enerjisi ile kalıcı olarak yok edebilen mucize bir yöntemdir. Epilasyon, vücuttaki bütün istenmeyen tüylere uygulanabiliyor. Bölgeye ve kıl yoğunluğuna, kıl rengine farklı seans sayıları ile uygulanan lazer [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #ff0000;"><strong><a title="Lazer Epilasyon nedir" href="https://www.xn--kadn-nza.net/lazer-epilasyon/">Lazer Epilasyon Nedir</a>?</strong></span></h2>
<p>Vücut üzerindeki tüyler hem kadınlar için hem de erkekler için genel itibariyle rahatsızlık verici bir etkendir. <a title="Lazer Epilasyon" href="https://www.xn--kadn-nza.net/lazer-epilasyon/"><strong>Lazer epilasyon</strong></a> bu evrede araya girerek, istenmeyen tüyleri lazer enerjisi ile kalıcı olarak yok edebilen mucize bir yöntemdir. Epilasyon, vücuttaki bütün istenmeyen tüylere uygulanabiliyor. Bölgeye ve kıl yoğunluğuna, kıl rengine farklı seans sayıları ile uygulanan lazer epilasyon, hem erkekler hem kadınlar için çok başarılı sonuçlar sergiliyor. İnsanlara <a href="https://www.kadın.net/saglik/" target="_blank" rel="noopener"><strong>sağlık</strong></a> açısından hiç bir zararı olmayan lazer epilasyon, 1960 lı yıllardan bu yana üzerinde araştırmalar yapılan 1990 lı yıllarda kullanılmaya başlayan son derece kaliteli bir yöntemdir. İstenmeyen tüylerde kalıcı yok olma etkisi ile en çok tercih edilen epilasyon yöntemlerden biridir.</p>
<p>Lazer epilasyon esnasında kıl köküne temas ediliyor ve kıl kökü tahrip edilerek tüyler tamamen yok oluyor. Seans esnasında cilt üzerine gaz ve soğutma işlemleri yapılabildiği için kıl kökü yanarken cildin yanması veya cildin zarar görmesi engellenmiş oluyor.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Lazer epilasyon kimlere yapılamaz?</strong></span></h3>
<p>Epilasyon <a title="Akne tedavisi,akne" href="https://www.xn--kadn-nza.net/guzellik-ve-bakim/cilt-bakimi/akne/"><strong>akne tedavisi</strong></a> için ilaç alanlara, <strong>kalp</strong> rahatsızlığı sebebiyle <a title="Kalp Pili" href="https://www.xn--kadn-nza.net/kalp-pili/"><strong>kalp pili</strong></a> takılı olanlara, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/sara/"><strong>epilepsi</strong></a> hastalarına, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/anne-bebek/hamilelik/">gebelik dönemi</a>nde olanlara, tüy rengi beyaz olanlara uygulanmaz.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Seansa gitmeden öne neler yapmak gerekir?</strong></span></h3>
<p>Epilasyona gitmeden önce dikkat etmeniz gereken bir kaç nokta var. Seans öncesi yapmanız gerekenlere dikkat gösterirseniz tüylerden kalıcı olarak kurtulmanız daha kolay ve daha hızlı olur. Seans saatinizden bir kaç saat önce epilasyonun uygulanacağı bölgede tüyleri jilet ile deri üstünde kıl kalmayacak şekilde kesin. Çünkü lazer ışınları deri üzerinde kalmış tüyler yüzünden tüylerin köküne kadar ulaşamayabilir ve bu yüzden kıl kökleri tam yanmadığı için tüyler tekrar çıkabilir. Gitmeden bir kaç saat önce tüyleri jilet ile tamamen kestikten sonra cildi temiz su ile yıkayın ve kurulayın. Cilde kesinlikle parfüm, krem gibi ürünler sürmeyin. Bu şekilde gittiğinizde lazer ışıkları direk ve doğrudan etki edecektir.</p>
<p>Diğer önemli bir detaya değinmek istiyorum. Kesinlikle tüyleri jilet dışında hiç bir şey ile almamanız gerekiyor. Örneğin ağda, cımbız, ip, epilatör gibi epilasyon yöntemleri tüyleri kökünden aldığı için, lazer ışınları kıl kökünü göremeyeceğinden hiç bir faydası olmayacaktır. Ancak epilasyon yapılacak bölge yüz bölgesi ise ve bayansanız yüzünüzü tıraş edemeyeceğiniz için tüylere hiç müdahale etmeden <strong>lazer epilasyon merkezi</strong>ne gitmelisiniz, oradaki uzman gerekli şekilde yüz bölgenizdeki tüylere müdahale ediyor. Şayet kazara da olsa tüyleri bu şekilde kökten alan bir şekilde aldıysanız 2-3 hafta bekleyip, tüylerin çıkmasını bekleyin ve tıraş edip öyle gidin.</p>
<p>Bunun yanında tüyleri sarartma, boyatma işlemlerine maruz kalmaması lazım. Çünkü en iyi lazer ışınları koyu renkli tüyleri görür, tüy renginin açık olması başarılı sonucu bir miktar geciktirir. Eğer cilt soyucu etkisi olan peeling ürünleri kullanıyorsanız, bu ürünleri epilasyondan 2 hafta önce bırakmalısınız. Bu detaylar epilasyondan istediğiniz verimi daha kısa sürede almanızı sağlar.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Lazerden Epilasyon Nasıl Yapılır ?</strong></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Lazer epilasyon</strong></span>, saniyelik atışlarla cilde zarar vermeden, cildi geçerek kıl köküne yoğunlaşır. Burada sıcaklık oluşturur ve kıl kökünü öldürür. Cilde bir zarar vermez lazerin işi kıl köküyledir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Neden Birden Fazla Seans Uygulanır ?</strong></span></p>
<p>Tek seansta tüylerin tamamen yok olması mümkün değil maalesef. Çünkü birkaç seansta tam olarak tüylerin köküne ulaşıp yok edebiliyoruz. Ayrıca bölge bölge de bu seanslar değişiyor. Normalde 6 seansta tamamen kurtuluyorsunuz. Yüz çevresinde bu oran 10 seansa kadar  çıkabiliyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Lazer Epilasyon Nasıl Uygulanır ?</strong></span></p>
<p>Öncelikle lazer uygulanacak bölge temizlenir. Bu bölgedeki uzun olan kıllar kısaltılır. Cildin  içinden kıl köklerine doğru ulaşır ve orayı etkisiz hale getirir. Tedaviden bir kaç hafta  sonra kıllar kendiliğinden dökülür.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Yaz Aylarında Uygulama Yapılmalı Mıdır ?</strong></span></p>
<p>Tedavi öncesinde bronzlaşmamak, bronz olmamak gerekmektedir. Ayrıca tedaviden sonrada bronzlaşmamak şartıyla ve güneş koruyucuları kullanarak yaz aylarında uygulama yapılabilir.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Lazer-Epilasyon-Hakkında-En-Sık-Sorulan-Sorular.jpg"><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-744" title="lazer epilasyon, epilasyon resmi" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Lazer-Epilasyon-Hakkında-En-Sık-Sorulan-Sorular.jpg" alt="lazer epilasyon, epilasyon resmi" width="483" height="308" /></a></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><br />
Tedaviden Sonra İz Kalıyor Mu ?</strong></span></p>
<p>Lazer sonrasında hafif kızarıklık oluşur, bu da gün içerisinde ya da 2 günde geçicek birşeydir. Lazerden sonra solaryuma gitmek, güneşlenmek vb uygularsanız deride lekelenmeler oluşur. Ancak bu da geçicidir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong><br />
Seanslar Hangi Aralıklarda Olmalıdır ?</strong></span></p>
<p>Seans aralıkları kişiye göre ve lazer uygulanacak bölgeye göre değişim gösterir. Yüz bölgesinde yaklaşık 5 hafta ve diğer bölgelerde ise 6-8 hafta kadar olabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Neden Lazer ?</strong></span></p>
<p>Lazer günümüzde ve dünyaca kullanılan bir yöntemdir. Neden lazeri seçiyoruz.. Çünkü kalıcı bir etkiye sahip olması ve cilde zarar vermemesi baş nedenlerden bir tanesi. Lazerle kıllardan kurtulmak çok kolay..</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Seans sırasında veya Epilasyon sonrasında iz kalır mı?</strong></span></h3>
<p>Epilasyon işlemi yapılmasının ardından cilt üzerinde kişiden kişiye göre değişen nadir kızarıklıklar olur. Ancak bu endişe edilecek bir durum değildir ve bir iki günde geçer.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Lazer epilasyon can acıtır mı?</strong></span></h3>
<p>Epilasyon esnasında duyulan acı miktarı kişiden kişiye değişmekle yok denecek kadar azdır. Çoğu kişi sinek ısırığı kadar bir his duyduğunu ifade eder.</p>
<h3><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/lazer-epilasyon.jpg"><img decoding="async" class="alignright" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/lazer-epilasyon.jpg" alt="lazer epilasyon" /></a><span style="color: #ff0000;"><strong>Epilasyon kaç seansta sonuç verir?</strong></span></h3>
<p>Tüylerden kurtulmak için yaptıracağınız işlem bölgeye göre değişik seans sayıları içerir. Örneğin koltuk altı , bikini bölgeleri 5-6 seans da biterken, bacak bölgesi 4-5 seans da bitebilir, yüz bölgesi ise 8-12 seansa kadar çıkabilir. Çünkü yüz bölgesindeki tüyler daha açık renk ve ince tüyler olduğu için lazer ışınlarının etkisi biraz daha süre alabilir.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Seans sonrası tüylerin dökülmesi ne kadar sürer?</strong></span></h3>
<p>Seansa gittiğinizde size uygulanan epilasyondan sonra evinize gittiğinizde ilk 1 hafta içinde deri altındaki tüyler çıkar ve kendiliğinden bir iki günde dökülür. Tüyleri parmak uçlarınızla tutup çektiğinizde elinize gelir. Tüyler tamamen döküldükten ortalama 20-30 gün sonra kalan tüyler çıkmaya başlar ve siz bunları jilet ile keserek bir diğer seansa gidebilirsiniz.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>İki seansı arasındaki süre ne kadardır?</strong></span></h3>
<p>Genelde seans arasındaki süreler 45 gün ila 50 gün arasındadır. Siz bu işlemi yaptırdıktan ortalama 10 gün sonra tüm tüyler düşünce 30 gün kadar hiç tüy olmaz ve 30 gün sonra çıkmaya başlar. Ancak bu süreler kişiden kişiye, tüylerin yoğunluğuna, rengine, yapısına göre değişir.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Epilasyon işlemlerinden sonra nelere dikkat etmek gerekir?</strong></span></h3>
<p>Epilasyon yaptırdığınızda o bölgenin güneş ışınlarından korunması gerekir. Bölgeye bepanten krem kullanabilirsiniz. Lazer yapılan bölgeyi kesinlikle keselememeli, peeling türü cilt soyucu ürünlerden uzak durmalı, sıcak kaynar su ile bölgeyi yıkamamalısınız.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Erkeklerde epilasyon</strong></span></h3>
<p>Epilasyon denildiğinde genelde akla ilk gelen kadınlar olsa da erkeklerde istenmeyen tüylerden oldukça şikayetçidir. Özellikle vücut geliştirme ile veya benzer sporlarla uğraşan erkekler, vücut bölgelerindeki tüylerden son derece şikayetçidir. Erkekler genelde sırt, göğüs, koltuk altı, karın, ense, elmacık kemikleri ve boyun bölgelerindeki tüylerden kurtulmak için bu işlemi tercih ettikleri görülür.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Seans süresi ne kadardır?</strong></span></h3>
<p>Bir seansın süresi genelde bölgenin genişliğine, tüylerin miktarına göre değişir. Örneğin koltuk altı bölgesindeki tüylerin seans süresi tek koltuk altında 5 dakika sürerken, bacaklar tek bacak olarak 20-30 dakika sürebilmekte, omuzlar sırt bölgesi 40 dakika sürebilmekte, göğüs karın bölgesi 30 dakika sürerken, elmacık kemikleri 5-10 dakika, yüz bölgesi 15-20 dakika sürebilmektedir.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Lazer epilasyon güvenli midir?</strong></span></h3>
<p>Kesinlikle güvenli bir yöntemdir, sağlık açısından hiç bir sakıncası yoktur. Doğru bir merkezde eğitimli uzman kişiler tarafında yapıldığında asla cilt yanığı veya başka bir sağlık sorunu olmaz. Bu işlem, asla kanser yapmaz, hiç bir sağlık tehlikesi yoktur.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/lazer-epilasyon/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fue Saç Ekimi</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/fue-sac-ekimi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/fue-sac-ekimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 Jul 2021 09:30:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Saç Estetiği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=13563</guid>

					<description><![CDATA[Fue saç ekim yöntemi, herhangi bir kesi yapılmadan saç adalarının tek tek alınarak uygulanması yöntemidir. Fue saç ekim yönteminde saçlı derinin üzerinden 1 mm den daha ufak çaıpı olan cihazlarla saç adalarının yuvarlak biçimde alınmasıdır. Fue motoru olara tabir edilen bu saç ekim yöntemini önceki saç ekim metotlarından ayıran en büyük etken uzmanın folliküler üniteyi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Fue saç ekim</strong></span> yöntemi, herhangi bir kesi yapılmadan saç adalarının tek tek alınarak uygulanması yöntemidir.<br />
Fue saç ekim yönteminde saçlı derinin üzerinden 1 mm den daha ufak çaıpı olan cihazlarla saç adalarının yuvarlak biçimde alınmasıdır. Fue motoru olara tabir edilen bu saç ekim yöntemini önceki saç ekim metotlarından ayıran en büyük etken uzmanın folliküler üniteyi manueş sistemle çıkarmak zorunda olmayışıdır. Eski saç ekim yöntemi ile fue saç ekim yönteminin temel mantığı aslında aynıdır. Sadece fue saç ekim yönteminde ciddi bir zaman kazancı söz konusudur. Bunun yanında fue saç ekim yönteminin bir diğer avantajı ise doku derinliği <strong>fue</strong> motorunun sayesinde gerekli olan standart sağlanarak doku derinliğinin kontrol edilmesi mecburiyetini ortadan kaldırmasıdır. Ayrıca çoklu saç köklerinin parçalanma riskinin daha az olacak şekilde uygulanabilmesi fue saç ekim sistemlerinin avantajlarından biridir.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/07/fue-saç-ekimi-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-13564 " src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/07/fue-saç-ekimi-1.jpg" alt="fue saç ekimi" width="357" height="225" /></a><br />
<strong>Fue saç ekim yöntemi</strong> kesinlikle alanında uzman kişiler tarafından yapılmalıdır. Zira detaylı bir çalışma gerektiren <a title="Fue Saç Ekimi" href="https://www.xn--kadn-nza.net/fue-sac-ekimi/">fue saç ekimi</a>, saçın çıkış yönüne dikkat edilmesi, alınmış olan saç kökünün hiç bekletilmeden hemen gerekli olan saçsız bölgeye nakledilmesi gerekir. Saç ekimi öncesinde ve sonrasında yapılması gerekenlerin, hastanın uyması gereken noktaların hastaya detaylı şekilde anlatılması gerekir.  <a title="Fue Saç Ekimi" href="https://www.xn--kadn-nza.net/fue-sac-ekimi/">Fue saç  ekim yöntemi</a> oldukça tıbbi donanım gerektiren bir saç ekim işlemi olduğu için yapılacak olan saç ekim merkezinin çok araştırılarak seçilmesi gerekir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong><a title="Fue saç ekimi sonrası yapılacak olanlar" href="https://www.xn--kadn-nza.net/fue-sac-ekimi/">Fue saç ekimi sonrası yapılacak olanlar</a></strong></span><br />
Fue saç ekimi için gelen hasta eğer yurt dışından gelmiş ve otelde kalmak yerine hastanede kalmak istiyorsa bir gece hastanede hasta misafir edilebilir. Onun dışında normal şartlarda fue saç ekim yöntemi sonrası hastanın hastanede kalmasına gerek yoktur ve aynı gün taburcu edilir.  Fue saç ekiminin hemen akabinde bölgeye özel bir tür sargı sarılır ve bu şekilde saç ekilen bölgenin dış temaslarla bağlantısı kesilir.<br />
Fue saç ekimi sonrası istenilen başarıya ulaşılması için operasyon günü ve ertesi günü hastanın dışarı çıkmaması ve evde dinlenmesi çok önemlidir. Hastanın başını öne eğmeden hareket etmesi, yorucu beden gücü gerektiren işlerden uzak durması mümkünse yatak istirahati yapması gerekir.<br />
Fue saç ekimini sonra ilk saç yıkama işleminin hastanede veya klinikte uzmanlar tarafından kontrol edilip akabinde yapılması gerekir. Fue saç ekiminin ardından en erken 1 gün en geç 3 gün içinde saçın yıkanması gerekir. Saç yıkanmadan önce saç ekiminin yapıldığı alan bir miktar yumuşatıcı bir losyon dökülmeli ve ortalama 45 dakika bekletilmelidir. Bu yumuşatıcı losyon kurumuş olan kanları yumuşatır. Ardından ılık su ile iyice yıkanmalı ve losyondan kafa iyice arındırılmalı. Hemen akabinde özel medikal şampuanlarından biriyle bastırmadan nazikçe köpürterek baş yıkanır. Yıkama esnasında asla tırnak kullanılmaması, parmak uçları ile nazik hareketler yaparak yıkanması gerekir. Saç yıkama bittikten sonra yine hiç ovalamadan çok nazik bir şekilde kağıt havlu ile kurulanmalıdır. Her gün bu şekilde yıkama işlemi tekrarlanmalı ve ortalama 10 gün sonra fue saç ekimi yapılan bölgede kabuklanma, toru, kurumuş olan kanlar kalmamalıdır. Gün içinde birden fazla kez saç yıkanmamalı ve şampuanlanmamalıdır.<br />
<a title="Fue yönteminden sonra saçların çıkma süreci" href="https://www.xn--kadn-nza.net/fue-sac-ekimi/"><span style="color: #ff0000;"><strong>Fue yönteminden sonra saçların çıkma süreci:</strong></span></a><br />
Fue saç ekimi operasyonunun ardından ilk 3 hafta içinde saç kökleri saç derisi altında kalacak şekilde bir etap saç dökülmesi yaşanır. Bu saç dökülmesinden çok saç kırılması olarak tabir edilebilir. Saç ekiminin ardından ortalama 3 ay sonra yeni saçlar çıkmaya başlar. Hemen hemen her gün yeni saçlar kısım kısım çıkmaya başladığı için görüntü <a title="Saç Estetiği" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/estetik/sac-estetigi/">saç estetiği</a> bakımından oldukça doğal ve abartısızdır. Ortalama tüm süreç en geç 8 ila 10 ay arasında tamamlanır ve fue yöntemi ile yapılan saç ekimi yöntemi <a title="Estetik" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/estetik/">estetik</a> açısından en başarılı şekilde tamamlanmış olur.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/fue-sac-ekimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çene Estetiği ve Ortognatik Cerrahi</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/cene-estetigi-ve-ortognatik-cerrahi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/cene-estetigi-ve-ortognatik-cerrahi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 Aug 2019 21:08:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yüz Estetiği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=10418</guid>

					<description><![CDATA[Vücudun hastalıklı, zarar gör­müş ya da şekil bozukluğu olan dokularını onarmak ya da çıkarmak amacı ile daha çok elle girişimlerde bulunan tıp dalı Za­manla cerrahi, çok daha karmaşık hale gelmiş ve birçok dallara ayrılmıştır: Genel cerrahi; oftalmoloji( Göz Hekimliği); kulak-boğaz-burun cerrahisi; Doğum Hekim­liği kadın hastalıkları, yani Jineko­loji Ortopedi Kolon ve Rek­tum cerrahisi; Ürolojik cerrahi; Plastik Cerrahi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>V</b>ücudun hastalıklı, zarar gör­müş ya da şekil bozukluğu olan dokularını onarmak ya da çıkarmak amacı ile daha çok elle girişimlerde bulunan tıp dalı Za­manla cerrahi, çok daha karmaşık hale gelmiş ve birçok dallara ayrılmıştır: Genel cerrahi; oftalmoloji( Göz Hekimliği); <a title="Kulak burun boğaz" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/kulak-burun-bogaz/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>kulak-boğaz-burun</strong></span></a> cerrahisi; Doğum Hekim­liği <a title="Kadın Hastalıkları" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/kadin-hastaliklari/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>kadın hastalıkları</strong></span></a>, yani Jineko­loji <a title="Ortopedi" href="https://www.xn--kadn-nza.net/ortopedi/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Ortopedi</strong></span></a> Kolon ve Rek­tum cerrahisi; Ürolojik cerrahi; Plastik Cerrahi Nöroşirurji, yani sinir ve beyin cerrahisi; cerrahinin günümüzdeki başlıca dallarıdır. Kulak-bogaz-burun has­talıkları, adından da anlaşılacağı üzere ku­lak, gırtlak (ses kutusu) ve üst solunum yollarının cerrahi girişimleriyle yükümlü­dür. Bademcik ameliyatı, bu daim en sık yapılan uygulamalarındandır. Kolon ve rektum cerrahisi, kalın barsak-la ilgilenir. Ürolojik cerrahi, idrar yolu sis­temi (böbrekler, üreterler (idrar boruları), mesane, üretra (idrar yolu) ve erkek üre­me sistemiyle ilgilidir. Nöroşirurji sinir sistemi (beyin, omurilik, sinirler) cerrahisidir.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/06/ene-Estetiği.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-13859" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/06/ene-Estetiği.jpg" alt="Çene Estetiği" width="645" height="263" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/06/ene-Estetiği.jpg 1124w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/06/ene-Estetiği-300x122.jpg 300w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/06/ene-Estetiği-768x313.jpg 768w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/06/ene-Estetiği-1024x417.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 645px) 100vw, 645px" /></a></p>
<h2><strong>Çene Estetiği Ve Ortognatik Cerrahi </strong><strong> </strong></h2>
<p>Genelde 14-15 yaşlarına gelindiğinde, alt çene veya üstü çeneden birbirinden orantısız görüntü veren ileri ya da arkada veya birbirinden uzun veya kısa olan bir çene şekil bozukluğu netleşir. 20 li yaşlara gelindiği ise özellikle alt çene gelişimini tamamlar ve artık son şeklini almış olur.<br />
20 yaşına gelmiş iseniz ve çene gelişim süreciniz tamamlanmasına rağmen alt veya üst çenenin birbirinden orantısız görünümü hala devam ediyorsa ameliyat ile alt çenenin düzeltilmesi gerekecektir.</p>
<h3><strong>Çene estetiği hakkında tüm merak edilenler</strong></p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/06/Estetik-Cerrahi-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-13861" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/06/Estetik-Cerrahi-1.jpg" alt="Estetik Cerrahi" width="572" height="250" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/06/Estetik-Cerrahi-1.jpg 572w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/06/Estetik-Cerrahi-1-300x131.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 572px) 100vw, 572px" /></a></h3>
<h3><strong>Ortognatik cerrahi tam olarak nedir? </strong></h3>
<p>Kişinin diz diziliminde sorunlar yüzünden ısırma ve yeme zorluğu çekmesi durumunda sorunun çözümü için çeneye yapılan cerrahi müdahaledir.</p>
<h3><strong>Diş dizilimindeki bozukluk sebebiyle ameliyat olunması şart mıdır? </strong></h3>
<p>Tabii ki hayır. Dişlerinin diziliminde sorun olan birçok insan var. Ameliyat olmadan diş telleri taktırarak da dişlerinde dizilim bozukluğu yok edilebiliyor.</p>
<h3><strong>Çeneye yönelik ne gibi ameliyatlar yapılabilir? </strong></h3>
<p>Bazı insanların sadece alt çenesinde, bazı insanların sadece üst çenesinde, bazı insanların her iki çenesinde sorunlar olabilir. Kişideki çene şeklinin sorunu her ne ise o soruna göre çene şekillenilerek öne, arkaya alınarak sorunun çözüm yoluna gidilir.</p>
<h3><strong>Ameliyat öncesi bilinmesi gerekenler nelerdir? </strong></h3>
<p>Çene ameliyatı öncesi mutlaka alanında uzman bir diş hekimi ile ön görüşme ve ön muayene süreci yaşanır. Bu süreçte çene ameliyatı ihtiyacı olan bölge tespit edilir ve çenede soruna göre tedavi şekline yani çene ameliyatına karar verilir. Ardından dişlere tel takılarak çene ameliyatı öncesindeki hazırlıklar tamamlanmış olur. Artık birkaç ay sürecek bir bekleme dönemine geçilmiş olur.</p>
<h3><strong>Estetik çene ameliyatında neler yapılır? </strong></h3>
<p><a title="Estetik çene ameliyatı" href="https://www.xn--kadn-nza.net/cene-estetigi-ve-ortognatik-cerrahi/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Estetik çene ameliyatı</strong></span></a> yapılırken, sorunlu çene hangisi ise o çene kemiği uygun noktalardan kırılır. Alanında uzman diş hekiminiz tarafından kalıplar hazırlanır ve dişlerin ideal şekli çeneye verilir. Elde edilen şeklin korunması için kemik uygun noktalardan vida ve plaklar aracılığı ile sabitlenir.</p>
<h3><strong>Ameliyat sonrası dönem nasıl geçer? </strong></h3>
<p><a title="Estetik" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/estetik/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Estetik</strong></span></a> çene ameliyatından sonra, yeni çene şeklinin sabitliğini korumak amacıyla alt ve üst dişler birbirine tutturulduğu için bir süre sadece sıvı gıdalar ile beslenirsiniz.<br />
<a title="Çene ameliyatı" href="https://www.xn--kadn-nza.net/cene-estetigi-ve-ortognatik-cerrahi/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Çene ameliyatı</strong></span></a>nın ardından mutlaka bir süre hafifi şişlikler ve morluklar olacaktır ancak bu geçici bir durumdur.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/cene-estetigi-ve-ortognatik-cerrahi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siğil</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/sigil-nedir-nasil-olusur/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/sigil-nedir-nasil-olusur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jul 2019 05:35:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Deri (Cilt) Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Vücut Estetiği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15222</guid>

					<description><![CDATA[Siğil Nedir? Nasıl Belirti Verir? Genellikle görünüşüyle can sıkıcı olan siğil zararsız bir oluşumdur. Tedaviyle, bazen de kendiliğinden geçer. Siğiller,  daha çok çocuklarda görülür. Yetişkinlerde ve gençlerde daha az görülürler. Tırnaklarını yiyen çocuklar risk altındadır. Bazı kişiler nasıl sık uçuk çıkıyorsa, bazı insanlar da siğile daha sık yakalanır. Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde siğil görülme olasılığı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #0000ff;">Siğil Nedir? Nasıl Belirti Verir?</span></h2>
<p>Genellikle görünüşüyle can sıkıcı olan <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/sigil-nedir-nasil-olusur/"><strong>siğil</strong></a> zararsız bir oluşumdur. Tedaviyle, bazen de kendiliğinden geçer. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/sigil-nedir-nasil-olusur/">Siğiller</a>,  daha çok çocuklarda görülür. Yetişkinlerde ve gençlerde daha az görülürler. Tırnaklarını yiyen çocuklar risk altındadır. Bazı kişiler nasıl sık uçuk çıkıyorsa, bazı insanlar da siğile daha sık yakalanır. Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde siğil görülme olasılığı daha fazladır.</p>
<p>Bazı kişilerde siğiller, sıklıkla virüsle karşılaşıldığına bağlı olarak çıkar. Virüs derideki herhangi bir yaralanma  sonucunda deriye girer.  Genellikle zararsızdırlar. Deri üstünde, küçük, yuvarlak çıkıntılar yaparlar. Her bölgede ortaya çıkabilirler, ama daha çok el, diz, yüz ve genital bölgede bulunurlar. Siğiller ağrısızdır ve birkaç ay ya da yıl içinde iz bırakmadan yok olurlar.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/siğiller-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-13270 alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/siğiller-1.jpg" alt="siğiller" width="400" height="255" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/siğiller-1.jpg 400w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/siğiller-1-300x191.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a></p>
<p>Ancak ayak tabanında ortaya çıkan bir siğil genellikle ağrılıdır ve tedavi gerektirir. Yüzde ve genital bölgedeki siğiller rahatsızlık verebilirler ve yıllarca geçmeyebileceklerinden tedavi edilmeleri şarttır.</p>
<p>Yüzyıllardan bu yana siğillerin tedavisi için sayısız çare aranmıştır. Büyü , okuyup üfleme, siğilleri bitkilerle geçirme  gibi birçok yöntem denenmiştir. Siğilleri yok eden büyülü güçleri olduğunu iddia eden kişiler bile vardır. Üstelik bazen bu tedaviler işe yarayabilmektedir. Bu durumun bir açıklaması, siğilin zaten geçmek üzere olmasıdır. Buna karşılık bir doktora gitmek daha olumlu bir yaklaşımdır. Siğillerle kesinlikle oynanmamalıdır. Ve koparılmamalıdır. Mutlaka doktor yardımı almalıyız.</p>
<h3><span style="color: #0000ff;">Genital Siğil Nedir Nasıl Oluşur?</span></h3>
<p>Genital siğiller cinsel yolla bulaşan HPV enfeksiyonunun genital bölgedeki belirtisidir. Bu hpv virüsünün yüzlerce tipi bulunmaktadır. Bu tiplerden bazıları genital bölgeye yerleşmektedir. Genital siğilin nedeni  hpv virüsünün altı ile on bir tipidir. Bunlar düşük riskli hpv tipleridir, kanser yapan tipler değildir. Yani siğillerin kansere neden olmadığı bilinmelidir. Bu siğiller genellikle vulva da, vajinanın girişinde, anüsün etrafında, bazen vajinanın içinde ve rahim ağzında da bulunabilir.</p>
<p>Bu siğiller aynı zamanda erkeklerde de görülebilir. Erkeklerde de yine skrotum üzerinde ya da penis üzerinde görülebilir ve ciltten hafif kabarık lezyonlardır, bazen kaşıntı yapabilirler. Bu konu iyice bilinmelidir ki hpv&#8217;nin altı ve on bir tipleri hastada bulunduğu için genital siğil nedeniyle, diğer tiplerinde  bulunabileceği ve kanser yapan tiplerinde rahim ağzına yerleşmiş olabileceği bilinip genital siğil olan hastaların mutlaka smear testi ile rahim ağızlarınıda kontrol ettirmeleri ve taratmaları gerekmektedir.</p>
<h3><span style="color: #0000ff;">Genital Siğil Neden Oluşur, Bulaşıcı Mıdır?</span></h3>
<p>Genital siğil cinsel yolla bulaşan bir hpv enfeksiyonunun belirtisidir. Cinsel yolla bulaştığı için bulaşıcıdır. Hem kadından erkeğe, hem de erkekten kadına bulaşabilir. Ancak sağlam ciltten genellikle teorik olarak bulaşmadığı düşünülür, bulaşma esnasında ciltte mikro yaralanmalar, mikro yırtıkların olması gerekir. Dolayısıyla oranlara bakıldığında bir ilişkide hpv virüsü taşıyan bir partner ile beraber oluyorsak yüzde yetmiş oranında hpv enfeksiyonunu kapma ihtimalimiz var. Hpv enfeksiyonunu kaptığımız zaman ortaya çıkma süresi değişkendir. Bazen hiçbir zaman ortaya çıkmaz, bazen hiçbir lezyon yapmadan da durabilir, bazen de hpv tipine göre kanser ya da kanser öncesi lezyon oluşturabilir.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/GENİTAL-SİĞİL-NEDİR-NASIL-BELİRTİ-VERİR-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15223" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/GENİTAL-SİĞİL-NEDİR-NASIL-BELİRTİ-VERİR-1.jpg" alt="GENİTAL SİĞİL NEDİR, NASIL BELİRTİ VERİR" width="700" height="462" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/GENİTAL-SİĞİL-NEDİR-NASIL-BELİRTİ-VERİR-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/GENİTAL-SİĞİL-NEDİR-NASIL-BELİRTİ-VERİR-1-300x198.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h3><span style="color: #0000ff;">Genital Siğilin Tedavisi Nasıl Yapılır?</span></h3>
<p>Genital siğil tedavisinde farklı yöntemler kullanılabilir. Siğili ortadan yok etmeye yönelik koterizasyon, kriyoterapi gibi farklı yöntemler uygulanabilir, ya da lokal tedaviler kullanılabilir. Bunu belirleyen, hastanın lezyonunun küçük ya da büyük olması, yaygın olması, daha önce kullandığı tedaviler de gözden geçirilerek karar verilir. Şunu unutmamak gerekir tedaviler yapılsada hpv virüsü her zaman deri içinde kalmaktadır. Dolayısıyla siğillerin tedaviden sonra nüksetme şansı mevcuttur. Tedavi sonrasında doktorlar, bazı hastalarda siğilin tekrar nüksetme şansını azaltmak için, derinin lokal bağışıklık sistemini uyaran, harekete geçiren lokal tedavileride seçebilmektedirler.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/sigil-nedir-nasil-olusur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kepçe Kulak Estetik Ameliyatı</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/kepce-kulak-estetigi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/kepce-kulak-estetigi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jul 2019 22:33:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yüz Estetiği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=147</guid>

					<description><![CDATA[Kepçe Kulak Estetik Ameliyatı Operasyonu Kepçe kulak ameliyatları bugün artık su içmek kadar basit ve pratik bir hale gelmiş durumda. Cerrahlar bu basit operasyonu farklı şekillerde yapabilseler bile bu operasyonun temel olarak yapılma şekli net ve açıktır. Bu ameliyatlar kulaklarında kepçelik olan her kişide uygulanabilir. Bu fiziksel durum genellikle genlerden kaynaklanır. Yani hiçbir insanoğlu sonradan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #ff0000;"><strong>Kepçe Kulak Estetik Ameliyatı Operasyonu</strong></span></h2>
<p>Kepçe kulak ameliyatları bugün artık su içmek kadar basit ve pratik bir hale gelmiş durumda. Cerrahlar bu basit operasyonu farklı şekillerde yapabilseler bile bu operasyonun temel olarak yapılma şekli net ve açıktır. Bu ameliyatlar kulaklarında kepçelik olan her kişide uygulanabilir. Bu fiziksel durum genellikle genlerden kaynaklanır. Yani hiçbir insanoğlu sonradan <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/kepce-kulak-estetigi/"><strong>kepçe kulak</strong></a> olma korkusuyla yaşamak zorunda değil. Ancak tabi ki düşük oranlarda sonradan kepçe kulaklı olan insanlar da mevcut. Bunun sebebi pek de doğal değil ancak yine de var. Bu ameliyatlar için hiçbir yaş kısıtlaması yoktur. Hatta bu <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/kepce-kulak-estetigi/">kepçe kulak ameliyatı</a>nın küçük yaşta yapılması, hastanın psikolojik gelişim bakımından daha rahat bir dönem geçirmesine yardımcı olur.</p>
<p>Ameliyatlar genelde iki şekilde gerçekleşir. Bir tanesi <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/kepce-kulak-estetigi/">ip ile acısız kepçe kulak ameliyatı</a> diğeri ise klasik bir ameliyat ile kulak kıkırdağının çekilmesidir. İki ameliyat şeklinin de uygulandığı hasta grupları farklıdır. Hastanın hangi şekilde ameliyat olacağı preoperatif dönemde (operasyon öncesi dönem) belirlenir ve hasta yönteme uygun bir şekilde operasyona alınır. Bu basit operasyon sonrasında hasta kepçe kulaklarından kurtulmuş olur.</p>
<p>Bu ameliyata girmiş bir hasta, kesinlikle kalan izlerden şikayet etmez. Çünkü bu ameliyattan arda kalan izler yok denecek kadar azdır. Ayrıca ameliyat kulağın arkasından yapıldığı için siz <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/kepce-kulak-estetigi/">kepçe kulak operasyonu</a> geçirmiş biri ile normal birini ilk görüşte asla ayırt edemezsiniz. Bu arada eğer hasta ip ile kepçe kulak ameliyatı olmuş ise ameliyat esnasında hastanın kulak çevresinde bir çizik bile olmayacağı için kesik izi olması ve kepçe kulak ameliyatı olduğunun anlaşılması neredeyse imkansızdır. Bu sebepten dolayı her hastada öncelikli olarak ip ile ameliyat yönteminin olup olmayacağı araştırılır. Klasik teknik ikinci plandadır.</p>
<p>Kepçe kulak ameliyatlarından sonra hastanın belirli bir süre bandaj takması gerekmektedir.2 haftalık bu süre hastadan hastaya uzayabilir veya kısalabilir. Kulak su, travma ve darbelere karşı korunmalıdır. Ayrıca genelde bu ameliyat sonrasında, bazı küçük ilaçlar ve öneriler verilebilir. Bunlara uyulduğu takdirde ameliyat çok kolay bir şekilde atlatılacaktır.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Bu ameliyattan sonra kulağım tekrar açılır mı? Eski haline geri döner mi?</strong></span></h3>
<p>Kepçe kulak ameliyatlarından sonra kulakta şekil bozuklukları oluşması, tekrar eski haline dönmesi veya ameliyat yerinin açılması çok düşük bir olasılıktır. Genel olarak böyle sorunlarla karşılaşılmaz. Ancak ola ki karşılaşırsanız bu durumu doktorunuzla konuşmanız gerekmektedir. Çünkü girdiğiniz her ameliyat doktorunuzun garantisi altındadır.</p>
<p>Bu tip kulak ameliyatları genellikle lokal anestezi altında yapılmaktadır. Bilirsiniz ki lokal anestezi sadece istenilen bölgede his kaybı oluşturur. Ancak bazı durumlarda(aşırı anksiyete ve kaygı gibi durumlar) genel anesteziye de yönelinebilir. Ameliyat kısa bir sürede gerçekleştirilir. Ortalama 1 saatlik bir süreç içerisinde olur ve biter. Hasta isteğine göre bir gün hastanede konaklayabilir ancak aynı gün evine dönen hastalar da vardır. Bu isteğe göre belirlenir. Ameliyatın önemli hiçbir riski yoktur. Hayatınızı tehlikeye sokmaz, vücudunuzda kalıcı hiçbir hasara neden olmaz.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Peki Kepçe Kulak Estetik ameliyatı </strong></span><span style="color: #ff0000;"><strong>Fiyatları </strong></span><span style="color: #ff0000;"><strong>ne kadardır?</strong></span></h3>
<p>Bu soru, sorunun karşısında gereksiz bir soru gibi geliyor kulağa. Çünkü sorun dış görünümünüz ve bu sizi psikolojik rahatlığa kavuşturacak bir ameliyat. Ancak içerisinde <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/estetik/"><strong>estetik</strong></a> kelimesi geçtiği için ücret konusunda önyargılı yaklaşılan bir ameliyat olduğu da söylenebilir.</p>
<p><strong>Kepçe kulak ameliyatları</strong>nın ücretinin belirlenmesinde hastanenin, anestezi yönteminin ve de kullanılan ameliyat tipinin etkisi vardır. Ancak genelde lokal anestezi ile yapıldığı için küçük ameliyat kategorisine girer ve bu sebepten dolayı ameliyathane masrafları bir burun veya göğüs estetiğine göre oldukça düşüktür.</p>
<p>Ameliyatın fiyatını etkileyen bir diğer etken ise hastanın kulağının anatomik yapısının ne kadar büyük olduğudur. Çünkü daha bozuk bir yapı daha çok uğraştırır, daha çok uğraşılan ameliyat daha uzun sürelere taşar. Bu şekilde de ameliyatın ücreti bir nebze daha artabilir.</p>
<p>Bu ameliyatın ücreti ortalama olarak 3000 ile 6000 TL arasındadır. Tabi ki de bundan daha az veya daha çok bir değerde ameliyat yapan hastaneler bulabilirsiniz. Ancak ortalama eğrilikte olan bir kulak için normal fiyat budur. Hasta ameliyat olacağı hastaneyi ve doktoru seçme hakkına sahiptir. O yüzden biraz araştırıp en ucuz doktoru değil de alanında iyi bir kariyeri olan bir doktor ile anlaşmanızı öneririm.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>İp ile kepçe kulak estetiği ameliyatı nasıl yapılır?</strong></span></h3>
<p>İp ile yapılan bu ameliyat genellikle 15 dk’lik kısa bir süre zarfında gerçekleştirilir. Standart olarak lokal anestezi ile gerçekleştirilmesine rağmen eğer hasta isterse genel anestezi ile de yapılabilir.</p>
<p>Bu estetik türünde tüm olay hastanın kulağının arkasında sarkmış vaziyette duran kıkırdağı askıya almaktır. Basit bir dille anlatılmak gerekilirse kulağın arkasında bir kıkırdak bulunur ve bu kıkırdağın görevi kulağınıza gerekli açıyı vererek duyma oranınızı en yükseğe çıkarmaktır. Ayrıca alışılmış görüntüsü ile bir kulağa şekil vermektir. Ancak bazı insanlarda bu kıkırdak sarkmış vaziyette durur. Bu ameliyatta da o kıkırdak gerdirilerek öyle durması sağlanır.</p>
<p>Neşter, törpüleme ve bunun gibi deri bütünlüğünün bozulduğu bir durum olmadığı ve de gayet kesin sonuçlar elde edildiği için bu ameliyat türü kepçe kulak ameliyatları arasında en çok tercih edilen türdür. İp ile gerçekleşen bu ameliyat türü hiçbir <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a> sıkıntısına yol açmaz. Hatta <strong>lokal anestezi</strong> almazsanız bu bir ameliyat bile sayılmaz. Ancak biraz acı çekebilirsiniz.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Peki bu ameliyat bu kadar kolay ve acısız ise neden klasik türde ameliyat da kullanılıyor?</strong></span></h3>
<p>Tabi ki de diğer ameliyat türüne de ihtiyaç duyulmakta. Çünkü bazı durumlarda kıkırdağı gerdirmek bir sonuç vermeyecektir. Böyle durumlarda kulak arkasının açılarak kıkırdağın cerrahi bir operasyon ile geriye çekilmesi gerekmektedir. Böyle durumlarda hiç riske girilmeden direkt olarak klasik türe geçiş yapılmalıdır.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Kepçe kulağın deforme olması</strong></span></h3>
<p><strong>Kepçe kulak sorunu</strong> genetik bir sorundur. Yani eğer sizin annenizde babanızda <strong>kepçe kulak</strong> geni yok ise bu sizde de olmadığı anlamına gelmez. Çünkü kepçe kulak geni çekinik bir gendir. Yani ikisi de olmayabilir ama siz olmuşsanız bu garip bir durum değildir. Gen ağacının daha da yukarılarına çıkılarak bu durumu daha iyi anlayabilirsiniz. Çünkü eğer sizde var ise soy ağacınızdaki kan bağınızı bulunan diğer bir aile üyesinde de bulunması normaldir.</p>
<p>Doğum esnasında vakum kullanılması ve de sürekli kulak üzerine yatırılması kulağınızın şeklini bozmayacaktır. Dediğim gibi kepçe kulaklık genetik bir sorun olup tek çaresi ameliyattır.</p>
<p>Ancak sadece genlerle ilgili olacak diye bir durum yok. Eğer fiziksel bir kaza geçirilmiş ise kulakta veya vücudun başka yerlerinde şekil bozuklukları oluşması olağandır. Ancak böyle durumlar genetik olmadığı için eğer genotipinizde yok ise çocuğunuzun kepçe kulak doğması biraz düşük oranlı bir olaydır. Ancak bu olay için de size emin olarak söyleyebileceğim tek sistem ameliyattır.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Gireceğim ameliyat sonrası göze batar bir iz kalacak mı?</strong></span></h3>
<p>Göze batmayı geçin eğer girdiğiniz ameliyat iple yapılan türden ise, bir çizik bile kalmayacaktır. Ancak klasik türde ufak bir çizik kalsa bile bu iz kulak arkasında olup pek fazla dikkat çekmeyecek türde hatta başarılı bir cerrahın emeği geçmiş ise birisi kulağınızı detaylı bir şekilde incelemeden sizin böyle bir ameliyat geçirdiğinizi anlamayacaktır. Küçük bir çizik gibi kulağınızın arkasında saklı kalacaktır.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Çocuklarda kepçe kulak ameliyatının yapılması önerilir mi?</strong></span></h3>
<p>Bu durum biraz sıkıntılıdır. Özellikle ilkokul çağındaki arkadaş çevresi biraz acımasız olacağından çocuğunuzu psikolojik bakımdan bir iç sıkıntıya sürükleyebilir. Bu dönemlerde çocuklarda yaşanan iç sıkıntılar onun karakterini belirleyeceği için çok dikkatli olunması gerekir. Bir insanın kulak gelişimi ortalama olarak 7 yaşında tamamlanır. Bu yaşa kadar olan <strong>anatomik bozukluklar</strong> eğer değişmedi ise o zaman ameliyata başlanılabilir.</p>
<p>Hatta bu ameliyat için en uygun dönem hem psikolojik hem de anatomik açıdan bu dönemdir. Ancak en uygun dönem diye sadece 7’li yaşlarda yapılacak diye bir şey yok. Siz eğer 60 yaşında iseniz yine de bu ameliyatı yaptırabilirsiniz. Anestezi yönünden bir sıkıntı oluşmayacak ise bu ameliyatın hiçbir sağlık sorunu teşkil etmeyeceğinden emin olabilirsiniz.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Kepçe kulak sorunumu ameliyat olmadan düzeltebilir miyim? Kendiliğinden geçer mi?</strong></span></h3>
<p>Bu sorunun kesin bir yanıtı tabi ki de var. Çünkü kulak kepçeliği sorunu kendiliğinden geçmeyen bir sorundur. Başka bir çözümü olsa veya kendiliğinden geçse her cümlede ısrarla tek çaresi ameliyat diyemezdim. Ancak ne yazık ki bu problem kendiliğinden geçmez. Ayağınız kırılmış gibi düşünebilirsiniz. Siz onu alçıya almaz iseniz iyileşir mi? İyileşse bile yamuk kaynar. Bütün anatomik bozukluklar için ameliyat gerekir.</p>
<p>Bazı hastalar kafalarına çok takıp psikolojileri bozuk bir şekilde durumu kendi kendine çözmeye çalışabilirler. Özellikle yüksek etkili bir yapıştırıcı ile kulağını yapıştırmaya çalışabilirler. Ancak bu yöntem kesinlikle uygulanmaması gereken bir yöntemdir. İçerisindeki kimyasallar yüzünden deride kalıcı yanıklar, hasarlar ve hatta kulak kayıbına kadar gidebilir. Böyle yöntemlerin kesinlikle ve kesinlikle denenmemesi gerekmektedir. Bu yöntemin dışında da küçük bebek anneleri, çocuklarının kulaklarının kepçe olduğunun anladıktan sonra bu durumun çocuklarının ilerideki psikolojisini bozacağını düşünerek saç bandı gibi şeylerle çocuğun kulağını düzeltmeye çalışırlar. Ancak böyle hiçbir yöntem kepçe kulak problemine bir çözüm yolu değildir. Böyle bir durumda yapılacak tek şey uygun yaşın gelmesini bekleyip ameliyata almaktır. Unutmayın ki saç bandı gibi şeylerle bebeğinizi sıkmanın çocuğunuzu rahatsız etmekten başka hiçbir işe yaramayacaktır.</p>
<p>Ameliyat istememesinin nedeni korku olan hastalar için demek istediğim bir şey var ise bu hastaların korkmamalarına yardımcı olacak birkaç söz söylemeliyim. Bu ameliyatta korkulacak hiçbir şey yoktur. Ameliyatta uyanık olacaksınız ve her adım size teker teker anlatılacaktır. İple yapılanı 15 dakika klasiği ise 45 dakika sürecektir. Korkulacak hiçbir şey olmayacaktır ve bu uygulamada hiçbir şey hissetmeyeceğinize dair size garanti verebilirim. Yalnızca klasik uygulama sonrası bir süre sızlayabilir ancak bu sızlama korkulacak kadar büyük bir acı uyandırmayacaktır.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Kepçe kulak ameliyatından sonra kulağım eski haline döner mi?</strong></span></h3>
<p>Ameliyat öncesinde yapılan dikkatli ve ufak testlerin ardından bu ameliyatın başarılı geçmesi mutlaktır. Ancak kulağın tamamen eski haline dönmesi imkansız kadar düşük bir orandadır. Lakin kulak eski haline dönmediği ancak yine bir nebze olarak açıldığı vakalar görülmüştür. Bu vakalar klasikte %1-2 ipli teknikte ise %5-10 civarında seyir etmektedir. Ameliyat başarısının yanında ameliyat sonrası istirahat dönemi de önemlidir. Hastanın da bu dönemde normal yaşantısından biraz daha dikkatli yaşaması gerekmektedir. Bu dönem en fazla 1 hafta sürecektir.</p>
<p><strong>BAŞKA BİR KAYNAK:</strong></p>
<p>Kulağın doğuştan tek yada çift taraflı olarak kafatasından geniş bir açıyla ayrılmasına kulak deformitesi denir. Halk arasında kepçe kulak olarak da bilinen bu probleminin bir diğer nedeni kulağın kıvrımlarının olmamasıdır. Bu sıklıkla görülen bir durumdur ve doğumsal kulak anomalilerine çok rastlanılmaktadır. Bunların içinde en sık görüleni de kepçe kulaktır. “constricted ear” deformitesi, yani kulağın kepçesinin büzülmüş ve sıkışmış olması yada kulağın hiç olmaması, kulak önünde fazladan bir çıkıntı olması, kulak çıkıntısının olması sıklıkla rastlanılan diğer anomalilerdir.</p>
<p>Hiç oluşmamış kulaklar beraberinde işitme bozukluğu ve ya işitme engelini de getirebilirler. Bu sorunların tümü doğuştan gelmektedir. İlkokul çağında çocuklar bu problemden çok rahatsız olabilirler. Arkadaşları arasında alay konusu çocuklar psikolojik olarak da pek çok sorun yaşayabilir hatta tamamen içine kapanıp hayata bile küsebilir. Böyle bir psikolojik travmaya neden olmaması için daha en başından kepçe kulaklı çocukların aileleri, çocuklarının okuldaki bu durumunu yakından takip etmelidir. Ve en kısa sürede bir plastik cerrahla görüşüp tedavi için uzman görüşü almalılar. Olması gerekenden daha büyük kulak kepçe kulak olarak algılanır. Aslında normal kulakları olan bir insan ile kepçe kulakları olan bir insanın kulak büyüklüğü aynıdır. Esas fark kulak kıkırdaklarının şeklinin birbirinden farklı olmasıdır. Kepçe kulakta kulak kıvrımları çift taraflı veya tek taraflı olarak oluşmamıştır.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Kepçe-kulak-estetiği.jpg"><img decoding="async" class="alignnone" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Kepçe-kulak-estetiği.jpg" alt="Kepçe kulak estetiği" /></a></p>
<p>Kepçe kulak vakalarında kafa ile kulağın yaptığı açı olması gerekenden daha geniş olabilir. Bu durumda da kulağı dışa doğru açık görünmektedir ki bu durum kişinin arkadan görünüşünden çok daha keskin bir şekilde fark edilebilir. Kulak dümdüz gözükür ve kulağın üst yarısında olması gereken kıvrımlar oluşmamıştır. Eğer kepçe kulak çocuğun doğumdan hemen sonra fark edilirlerse ameliyatsız olarak çözümü mümkündür.</p>
<p>Bebekler 2-3 ay aileleri tarafından günlük uygulanan kulak bandajıyla tedavi edilebilirler fakat öncesinde mutlaka bir plastik cerrahla görüşüp, onun talimatı doğrultusunda bandajın yapılması gerekmektedir. Ailelerin kendi kafalarına göre bandaj yapması doğru değildir ve fayda etmeyecektir. Kepçe kulaklar bu basit tedavi sonrasında düzelirler bir daha eskisi gibi kepçe kulak vakası tekrarlanmaz.</p>
<p>İlerleyen yaşlardaki çocuklar için cerrahi müdahale gerekir ki bu ameliyat ilkokul çağından itibaren yapılabilir. Hatta en küçük yaşta yapılabilen estetik ameliyat kulak ameliyatıdır. Ameliyatın ilkokul çağında yapılabiliyor olması, psikolojik olarak çocukların bazen kepçe kulaklı olmaktan çok etkilenmelerinin de erken zamanda önüne geçmesini mümkün hale getirmektedir. Fakat operasyon öncesinde çocukla konuşmak ve çocuğun durumun farkında olmasını sağlamak çok önemlidir.</p>
<p>Çocuklarda genel anestezi (narkoz) ile yapılan kepçe kulak ameliyatı yetişkinlerde lokal anestezi ve sedasyon (yarı uyku hali) anestezisi ile yapılır. Ameliyatın ameliyathane ortamında yapılması gerekir. Operasyonda hedef kepçe kulak sorunun giderilmesi ve hastanın normal ve estetik bir görünüme kavuşmasını sağlamaktır. Hedefin her operasyonda aynı olduğu kepçe kulak ameliyatı için bugün kullanılan bir çok teknik mevcuttur.</p>
<p>Sonucun ne denli başarılı olacağı cerrahın tecrübesi ve hastanın deformasyonunun derecesi ile doğru orantılıdır. Bazı operasyon tekniklerde kulak ön tarafından kesilirken uygulanan diğer tekniklerde tam kulak arkasında bir kesi yapılmaktadır. Kulağın ön yüzünden yapılan ameliyatlarda cerrahi işlem daha kolay uygulanabilirken kulak arkasından gerçekleştirilen operasyonlarda iz daha kolay gizlenebiliyor. Operasyonun her ikisinin de avantaj ve dezavantajları bulunuyor.</p>
<p>Kepçe kulak problemi olan kişilerin yaklaşık yarısında problem sadece kıvrımların az olması şeklindedir. Esasen kulak ile saçlı deri arasındaki açılanma normaldir. Bu tür vakalara plastik cerrahlar modifiye kaye tekniğini uygulamaktadır. Ciltte geniş kesi yapılmadan 2mm&#8217;lik delikler açılarak yapılan operasyon deliklerden gerçekleşmektedir. 2 ile 4 gün içinde sargılar açılıp yıkanabilecek ve aktif sosyal hayatlarına geri dönebilecek olan hastaların çoğu ameliyat günü akşam evlerine gidebilmektedir. Uygun görülmesi durumunda bazı hastaların saç bandı ya da tenisçi bandı takmaları gerekebilecektir. Bu koruyucu bir önlemdir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/kepce-kulak-estetigi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Küçültme Estetik Ameliyatı</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/meme-kucultme-estetik-ameliyati/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/meme-kucultme-estetik-ameliyati/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Berfu Keskinkılıç]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jul 2019 07:02:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göğüs Estetiği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=24321</guid>

					<description><![CDATA[Amacı, aşır büyük ve sarkık memelere biçim vermek ve boyutlarını ayarlamak olan meme küçültme işlemi çeşitli alt dallara ayrılabilir. Bunlardan biri deri, süt bezi ve yağ dokusunun fazla olan kısmının çıkarılması olur iken, diğeri memenin “areola” denilen renkli kısımları ve ortasındaki meme başının daha yukarıda bir yere taşınması işlemidir. Daha büyük memelerde areola denilen bu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Amacı, aşır büyük ve sarkık memelere biçim vermek ve boyutlarını ayarlamak olan <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/meme-kucultme-estetik-ameliyati/"><strong>meme küçültme</strong></a> işlemi çeşitli alt dallara ayrılabilir. Bunlardan biri deri, süt bezi ve yağ dokusunun fazla olan kısmının çıkarılması olur iken, diğeri memenin “areola” denilen renkli kısımları ve ortasındaki meme başının daha yukarıda bir yere taşınması işlemidir. Daha büyük memelerde areola denilen bu renkli kısım gerilimden dolayı genişlemiştir. Uygun bir görüntü oluşturmayan bu memeler, areolanın çapı azaltılarak uygun pozisyona getirilir. Meme bu işlemlerden sonra yuvarlaklık, hacim ve projeksiyon (gövdeden çıkıntı, diklik) kazanırken aynı zamanda doğal ve güzel bir görünüme de kavuşur. Hasta küçültme operasyonu öncesinde orantısız memelere sahip iken bu işlem sonrasında daha orantılı memelere sahip olacaktır. Ayrıca kıyafetleri de vücuduna daha rahat oturacaktır. Hasta spor yaparken daha rahat edecek, vücudunu kullanması gereken aktivitelerden kaçmak yerine bu tür aktivitelere katılmak için can atacaktır. Ayrıca, meme küçültme ameliyatları estetik cerrahi ameliyatları içerisinde hastanın memnuniyetinin en fazla olduğu ameliyatlar arasındadır.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net">Kadın</a>ın güzel görünmesinde önemli olan etkenlerden en önemlisi, vücutta bir bütün, bir uyum olmasıdır. Bu uyum ise meme büyüklüğü ile kadının genel vücut yapısı, göğüs kafesinin genişliği ve belinin darlığı arsındaki uyumdur. Büyük memeler zamanla yerçekiminin etkisiyle aşağı sarkar. Ergenlik döneminde belirginleşmeye başlayan memelerin genç yaşlarda gereğinden büyük olması kişinin sosyal yaşantısı için birtakım olumsuzlukları da beraberinde getirir. Memelerinin büyüklüklerinden dolayı rahat giyinemezler, sürekli bol kıyafetler seçmek zorunda kalırlar. Aşırı büyük memelere sahip genç kızlar genelde kiloludurlar. Sosyal ilişkileri bozulabilir ve zamanla içine kapanabilirler. Büyük memeler insanı yaşça daha büyük gösterir. <a href="https://www.kadın.net/anne-bebek/hamilelik/" target="_blank" rel="noopener">Gebelik dönemi</a> ve sonrası, kilo alıp verme gibi olaylar sonucu memeler daha da büyüyüp sarkacaktır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright size-full wp-image-13676" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/01/meme-diklestirme-1.jpg" alt="" width="480" height="288" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/01/meme-diklestirme-1.jpg 480w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/01/meme-diklestirme-1-300x180.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 480px) 100vw, 480px" /></p>
<p>Büyük memeler yapacağı gereksiz ağırlıktan dolayı zamanla omurgada kalıcı bozukluklara yol açabilir. Ayrıca sık sık sırt ve boyun ağırlarına neden olur. Memelerin altı sürekli havasız kaldığından zamanla biriken ter tahrişlere ve pişik yaralarına yol açar. Aşağı verilen ağırlıktan dolayı uzun süre takılan sütyen askılarının izi omuzlarda kalır. Ancak yapılan <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/meme-kucultme-estetik-ameliyati/">meme küçültme operasyonu</a> sonrasında tüm şikâyetler son bulacaktır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Meme küçültme ameliyatına uygun bir aday mısınız?</span></strong></p>
<p>Burada sıralı cümlelerden en az birini kurduysanız, evet uygun bir adaysınız;<br />
-Memelerim vücut yapıma oranla çok iri duruyor.<br />
&#8211; Memelerim ağır ve sarkık, uçları aşağıya bakıyor veya çok genişlemiş durumda.<br />
&#8211; Bir memem diğerinden daha büyük.<br />
&#8211; Memelerin altında kalan kısımdaki cildimde tahriş mevcut.<br />
&#8211; Memelerimin ağırlığından dolayı sırt, boyun ve omuz ağrılarım var.<br />
&#8211; Omuzlarımda sütyenlerin izleri kalıyor.<br />
&#8211; Memelerimin büyüklüğü ve ağırlığından dolayı sportif aktivitelerde kısıtlama yapmam söz konusu.<br />
&#8211; Memelerimin büyüklüğünden rahatsızlık ve memnuniyetsizlik hissi duyuyorum.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Meme küçültme ameliyatları hangi yaşlarda ve ne zaman yapılır?</span></strong></p>
<p>Herhangi bir yaşta yapılabilen, meme küçültme ameliyatları için meme büyümesinin durduğu boyutlarının değişmediği ergenlik sonrası dönem daha uygundur. 18 yaşında sonra yapılması her açıdan uygundur. Ancak memelerin kontrolsüz büyüdüğü (virginal hipertrofi )durumlarda daha erken de uygulanabilir. Bu ekstrem durum dışında, meme küçültme işlemi her yaştaki kadına rahatlıkla uygulanabilir. <a href="https://www.kadın.net/anne-bebek/hamilelik/" target="_blank" rel="noopener">Hamilelik dönemi</a> ve sonrası memelerde süt vermeden dolayı bazı değişiklikler meydana gelir. Hasta, çocuk doğurmadan meme küçültme işlemi yaptırmışsa, ilerleyen yıllarda yapacağı doğum sonrasında memelerinde meydana gelecek değişimlere (sarkmalara) katlanmak zorundadır.</p>
<p>Hasta bir diyet planlamışsa ve belirli bir sürede belirli bir miktar kilo vermek istiyorsa, bu diyetin bitmesini beklemelidir. Operasyona gerek kalmadan memeleri kilo verince küçülmüş olabilir. Bu durumu da cerrahına bildirmelidir. Ameliyat, gebelik döneminde yapılamaz. Sütten kesilip memeler küçülünce, sarkma olacağı için bu zamanın geçmesi beklenir. Kanama döneminde ise hem hijyeni sağlamak için hem de memelerde bir miktar dolgunluk ve büyüklük olması gerektiği için yapılmaması daha doğrudur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Meme küçültme ameliyatı süt vermeyi etkiler mi?</strong></span></p>
<p>Yapılan incelemelere göre, meme küçültme işlemi yapılmış kadınların, diğer normal memelere sahip kadınlara yakın ölçüde süt verdiği tespit edilmiştir. Bununla birlikte tam garanti etmek de mümkün değildir. Aşırı büyük memelere sahip kadınlarda süt verme miktarında bir azalma meydana gelebilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Meme küçültme ameliyatından sonra his kaybı olur mu?</strong></span></p>
<p>Geçici bir his kaybı meydana gelebilir ancak bu durum zamanla düzelir ve memeler eski duyarlılıklarına kavuşur. Ameliyat sonrası memelerinin küçülmesi ve çok daha düzgün bir şekil almasına bağlı olarak, çok daha duyarlı olduğunu söyleyen çoğunluğun yanında, nadiren memelerinin duyarlılıklarında bir azalma meydana gelen kadınlar da vardır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Meme boyutları ve hacmi istediğim oranda küçülebilir mi?</strong></span><br />
Hastalar istedikleri meme boyutunu sütyen ölçüleriyle bildirir. Hasta memelerinde düzelmesini istediği noktaları da cerrahına bildirmelidir. Sütyen ölçüleri markadan marka değişmesine karşın genel olarak formülize edilirse 00X şeklindedir. Yani iki rakama ve bir de harften oluşur. 80, 85, 90 gibi ölçüler göğüs kafesinin çevresidir. Harfler ise memeye ait ölçülerdir. (Kup hacmi) Boyut ile harf ve rakam doğru orantılıdır. (Meme büyüdükçe harf veya rakam da artar.) Meme küçültme operasyonları sonucu değişen rakamlarla ifade edilen göğüs kafesinizin boyutu değil, harflerle ifade edilen memenizin boyutudur. Örneği ameliyat öncesi 85D boyutuna sahipseniz, ameliyat sonrası 75 veya 70’e düşmek yerine 85C veya 85B’ye düşebilirsiniz. Hasta, ameliyat sonucu maksimum 2 harf altına düşebilir. Daha fazlasını garanti etmek sadece hayal kurmak olacaktır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Ameliyat öncesinde nasıl bir değerlendirme yapılıyor?</strong></span></p>
<p>Operasyon öncesinde memeler her açıdan muayene edilir ve fotoğraflanır. Bazı ölçümler yapılmasının ve boyut ve şekline bakılmasının yanı sıra derinin kalitesi ve meme yumuşak dokusunun yoğunluğu da muayene edilir. Meme ucu ve çevresindeki renkli kısım da kontrol edilir. Tüm bu değerlendirmelerden sonra yapılacak cerrahiye karar verilir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Meme küçültme operasyonundan önce neler yapılmalı, neler yapılmamalı?</span></strong></p>
<p>Operasyondan önce bazı tıbbi tahliller yapılır. Anestesi hazırlığı için de gerekli olan bu tahliller ile hastanın genel sağlık durumu, kullandığı ve kullanmakta olduğu ilaçlar (kortizon, doğum kontrol ilaçları, antihipertansif, antikoagulan, diabet ilaçları, antibiyotik, yatıştırıcı ve uyku ilaçları…), ilaç alerjileri, daha önce yapılmış meme biyopsileri sorgulanır. Ameliyattan önce hastanın yanşa göre meme ultrasonu ve mamografisi istenirken, operasyondan 6ay &#8211; 1yıl sonra yine aynı tetkikler istenir. Böylece ameliyata bağlı değişiklikler tespit edilir. Bu tetkikler, sonraki değerlendirmelere temel oluşturur.</p>
<p>Bütün ameliyatlarda olduğu gibi operasyondan en az 3 hafta önce sigarayı kesmek gerekir. Sigara, dokuların dolaşımını bozacağından zararlıdır. Aynı şekilde aspirin alımı da en az 3 hafta önceden kesilmelidir. Çünkü aspirin kanamayı artırır. Son bir haftada ise, kanı sulandıracak ilaç ve benzeri maddelerden uzak durmak gerekir. Ayrıca, Apranaks, Vermidon, Volteren gibi ağrı kesiciler (Ağrı kesici gerekirse Minoset ve Novalgin kullanılabilir), yeşil çay, keten tohumu, domates çekirdeği gibi bitkisel ürünler, Ginseng gibi bazı multivitaminler ve her türlü zayıflama ürünleri. Eğer hasta östrojen-progesteron hormon tedavisi görüyorsa, cerrahiden 1 ay önce bu tedavi kesilip tromboembolik riskler azaltılır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Meme küçültme ameliyatı ağrılı mıdır?</span></strong><br />
İlk birkaç gün küçük ağrılar meydana gelebilir ancak bu ağrılar da küçük ağrı kesicilerle geçer. Zaten meme, vücutta deri eki şeklinde olduğu için hemen hemen hiç ağrı yapmaz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Meme küçültme ameliyatı nasıl bir anestezi gerektirir?</strong></span><br />
Ameliyathane koşullarında gerçekleştirilen genel anestezi yapılır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Meme küçültme ameliyatı ne kadar sürer?</strong></span><br />
Süre, memenin büyüklüğüne göre değişirken, genellikle 2-4 saat arasındadır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Meme küçültme ameliyatının meme kanseri ile ilişkisi var mıdır?</strong></span><br />
Meme küçültme ameliyatı ile meme kanseri arasında bir ilişki yoktur. Meme kanseri riski, meme küçültme operasyonu ile artmaz, aksine azalır. Meme kanseri riskini yarı yarıya azalttığı iddia edilebilir. Operasyon esnasında çıkarılan parçaların patolojik incelemeye gönderilmesiyle elde edilen bilgiler ile hastaya yönelik takip bilgisi oluşturulur. Kanserli bölge varsa bu çalışmalar esnasında ortaya çıkar.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Meme küçültme ameliyatından sonra izler kalır mı?</span></strong><br />
Uygulanan tekniğe bağlı olarak memede birtakım izler kalır. Bu tekniğin seçiminde memenin boyutları ve kıvamı, cerrahın tercihi göz önüne alınırken; hastanın isteği de önemli bir unsurdur. Meme küçültme operasyonları her zaman izli bir operasyondur; izler başlangıçta pembe veya kırmızı renkli olurken zaman ilerledikçe iyice silikleşir. 2 veya 3 kesiden yapılacak olan kesiler memenin büyüklüğüne bağlıdır. Bunlardan birincisi memenin başını içeren renkli kısım çevresindeki dairesel iz, ikincisi bu renkli kısmın alt noktasından meme alt kıvrımına doğru uzanan dikine iz ve üçüncüsü çok iri memelere eklenen, kısa veya memenin alt kıvrımının eğikliği boyunca olabilen yatay izdir.</p>
<p>İlk iki iz zamanla kaybolur ve fark edilmeyecek hal alır. Ancak yatay iz kaybolmaz. Meme kıvrımında kaldığı için hasta çıplakken fark edilmez. Memede ve başı çevresindeki renkli kısmın üst tarafındaki ciltte (dekolte bölgesinde ) hiçbir zaman iz bırakılmaz. Hastanın dış görünüşüne zarar verilmez. Ancak şu da belirtilmelidir ki, nadiren de olsa bazı hastalarda “hipertrofik skar” denilen iz kalmaya eğilim gözlenebilir. Bu hastalarda izler daha belirgin kalır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Meme küçültme ameliyatında hangi teknikler uygulanır?</strong></span><br />
Sarkan alttaki deri fazlalığının çıkarılmasının yanında, meme kitlesinin oluşturan yağ dokusu ve süt bezleri azaltılır. Memenin iriliğinden dolayı gerilerek genişlemiş olan meme başı ve çevresindeki aerolanın çapı olması gereken normal boyutlara küçültülür. Aerola, memedeki en çıkıntılı yere taşınır. Normal olarak olması gereken de budur. Tüm bu işlemler sırasında meme başı ve çevre dokuları gövdeye bağlı ve sinir damarlarını içeren bir şekilde olduğu için hasta süt verme şansını kaybetmez. Bu işlemler sonrasında farklı üç yere dikiş konulabilir;<br />
1- Meme başı çevresindeki renkli dokunun (areola) etrafında dairesel dikiş (periareolar)<br />
2- Areola alt kenarından meme alt kıvrımına uzanan dikine konulan dikiş (vertikal)<br />
3- Memenin alt kıvrımı içine yerleştirilen, kısa ya da boylu boyunca uzanan yatay dikiş (horizontal)</p>
<p>İki tip meme küçültme işlemi vardır. Memelerin şekil ve boyutuna, sarkan derinin miktarına ve deri ve yumuşak dokularının kıvamına bağlıdır. Birincisi, ilk iki dikişi içeren “vertikal” meme küçültme işlemi iken diğeri ise 3. kesiyi de dâhil eden ters T biçimindeki meme küçültme işlemidir. Bazen areola meme dokusundan tamamen ayrılır. (aşırı iri memelerde) Meme küçültüldükten sonra areola yeni yerine yerleştirilir. Bu nadir hastalarda meme başı his kaybı oluşabileceği gibi süt erme şansı da olmaz. Liposuction işlemi ise özellikle memenin dış taraflarına, meme küçültme cerrahisiyle birlikte uygulanabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Ameliyat sonrasında hastada dren oluyor mu?</strong></span><br />
Hastalarda ameliyat sonrasında genellikle dren olmaz. Eğer konulursa da birkaç gün içinde alınır.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Vertikal mammaplasti nedir?</strong></span><br />
Meme başı ve çevresinde buradan aşağıya doğru uzanan bir iz söz konusudur. Zamanla fark edilmeyecek hale gelecektir. Memeler daha dik görünü kazanır. Operasyon sonrası üstü dolgun altı kesik görünümlü olan memelerin görüntüsü 1,5 &#8211; 3 ay içinde tabanı dar ve dik bir görünüm kazanır. Bazı nadir hastalarda görülen meme altında küçük bir potlu veya çukur oluşumu ise 3. Ayda lokal anestezi yapılarak düzeltilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Ters T şeklinde iz hangi durumlarda kalır?</strong></span><br />
Sık uygulanan bu yöntemde her üç iz de memede bulunur. Bu yöntem daha çok ileri yaştaki hastalarda görülür. Nedeni ise, ileri yaştaki hastaların memelerinin çok büyük veya asimetrilerinin çok, deri elastikliğinin fazla olmasıdır. Diğer yöntemlere göre bu yöntem ile daha büyük kitleler çıkarılabilir. Ameliyat sonrası vertikal yöntemlere göre memeler daha basık görünümde olacağından ikincil düzeltmelere pek gereksinim olmaz.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Liposuction uygulanıyor mu?</span></strong><br />
Uygulanabileceği hastalar, genç ve deri elastikiyeti olmayan sarkıklığı olmayan ve meme başları meme tepesinde bulunan hastalardır. Vertikal küçültmeler de memelerin yan tarafına uygulanabilmektedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Meme küçültme ameliyatı sonrası neler yaşanır?</strong></span><br />
Operasyondan sonra 4-6 saat geçince yemek yenilebilir. Hasta ayağa kaldırılır eğer herhangi bir problemi yoksa 1-2 saat içinde taburcu edilir. Hastanın kesi yerlerinde küçük pansumanlar vardır ve sütyen korse giydirilmiştir. İlk birkaç gün basit ağrı kesiciler alınabilir. Ağrı göğüs kafesi üzerinde olduğundan göğüs kaslarını çalıştıran hareketlerden uzak durulmalıdır. Hastanın, 2 yastıkla baş ve gövdesini yüksekte tutacak biçimde istirahat etmesi istenir.</p>
<p>Hasta birkaç gün içinde rahat hareket eder hale gelecektir. Ameliyattan sonraki ilk haftada sigara kullanılması kesinlikle yasaktır. Öksürük göğüste ağrıya neden olurken aynı zamanda kanama riski de taşır. Hastanın operasyon sonrasındaki ilk hafta antibiyotik kullanması istenebilir. Ameliyattan 2 gün geçtikten sonra duş alabilir. Üç gün sonra kontrole gelmek zorundadır. İlk 3 hafta gece gündüz korse sütyen veya sporcu sütyeni takar. Meme başı etrafındaki dikişler bir hafta içinde alınır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Ameliyatın komplikasyonları nelerdir? Ne gibi sorunlar yaşanabilir?</strong></span><br />
Meme küçültme ameliyatlarının ağır komplikasyonları yoktur. Ancak her türlü ameliyatta görülebilecek olan kanama, hematom, dikiş açılması, enfeksiyon, tromboemboli gibi komplikasyonlar görülebilir. Deride kayıp, areola ve meme başının kaybı, yağ nekrozu gibi komplikasyonlar ise oldukça nadir olarak görülür, çoğunlukla sigara içenlerde görülür.<br />
Bazı asimetriklikler ise en sık görülen geç sorunlardandır. Örneğin, memelerin yeterince küçülmemesi, meme başlarının daha yukarıda veya yanlarda kalması bazı asimetrilerdendir. Ayrıca kötü yara izleri de en sık görülen geç sorunlar arasında sayılabilir. Özenli bir cerrahi ve düzenli bir planlama ile bu sorunlar çözülür.</p>
<p>Vertikal meme küçültmede dikey izin en alt kısmında deride kalan potluk, 3. Ayda lokal anestezi ile düzeltilir. Vertikal meme küçültmelerde memeler başlangıçta üstleri çok dolgun altları kesilmiş gibi görünürken, zamanla yerçekiminin etkisiyle üstteki doygunluk alta kayarak 1,5 &#8211; 3 ay içerisinde memeler normal dik şekline kavuşur. Ters T küçültmelerde biraz daha basık görünümde olan memelerde, hem iç ve hem de dış kısmında “dog ear” denilen küçük potluklar oluşma olasılığı vardır. Bu da yine lokal anestezi ile düzeltilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Meme küçültme ameliyatı kalıcı mı?</strong></span><br />
Çok belirgin bir kilo alımı, ya da kaybı olmadığı veya gebelik süreci geçirilmediği sürece memeler şeklini ve hacmini korurlar. Yer çekiminin ve yaşlanmanın da etkisiyle her memede olduğu gibi küçültülmüş memelerde de küçük bir sarkma olabilir. Yıllar sonra hasta memelerinden hoşnut olmayacak duruma gelirse bu küçültülmüş memelere “mastopeksi” adı verilen kaldırma işlemi yapılır. Başlangıçta memeler sık, şiş (ödemli) ve gergin iken 6 aya kadar iner ve son şeklini alır. 6 ay ve 1 yıl sonunda kontroller gereklidir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Meme küçültme ameliyatı sonrası günlük aktivitelere ve sportif aktivitelere ne zaman başlanır?</strong></span></p>
<p>Operasyon sonrası 3-4 gün içerisinde kendi işlerini kolaylıkla yapabilecek hale gelir. Yaptığı işin ağrılığına göre işine başlaması 1- 2 haftayı alır. İlk hafta araba kullanmamalıdır. İlk 3 hafta yürüyüş harici spor yapılmamalıdır. Kuvvetli kol ve göğüs hareketleri ve ağırlık kaldırma yapılmamalıdır. Bir süre hafif ağırlıklar kaldırabilir ancak cerrahına danışmalıdır. İlk günlerde yapılması sakıncalı olabilir. 1,5 aydan sonra artık her türlü fiziksel aktiviteyi yapabilir. İlk ay saunaya gidilmemesi gerekirken ilk iki hafta seksual aktivitelerden uzak durması önerilir. Daha sonrasında ise ameliyat edilen memeler açısından ameliyat sonrası 6 haftaya dek dikkatli olunması önerilir. İlk altı ay gebe kalınmamalıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/meme-kucultme-estetik-ameliyati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Selülit&#8217;ten Kurtulmak için Neler Yapılmalı ve Nasıl Beslenilmelidir</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/selulitten-kurtulmak-icin-neler-yapilmali-ve-nasil-beslenilmelidir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/selulitten-kurtulmak-icin-neler-yapilmali-ve-nasil-beslenilmelidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gülümser Akdoğan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jul 2019 21:36:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Selülit]]></category>
		<category><![CDATA[Rejim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=13575</guid>

					<description><![CDATA[Selülit cildin hemen altında ve yağ dokusunun çevresinde ağrı veren modüllerle meydana gelir. Bizler selüliti, ciltte portakal kabuğu görünümünde fark ederiz. Hormon bozuklukları, kan dolaşımında ki sorunlar, yanlış beslenme, kahve, alkol, kola, hareketsiz bir yaşam tarzı gibi nedenlerden dolayı ortaya çıkar. Zayıf ya da kilolu hiç fark etmeyen kadınların çoğunda baş gösteren selülit problemi, ciltte [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Selülit cildin hemen altında ve yağ dokusunun çevresinde ağrı veren modüllerle meydana gelir. Bizler selüliti, ciltte portakal kabuğu görünümünde fark ederiz. Hormon bozuklukları, kan dolaşımında ki sorunlar, yanlış beslenme, kahve, alkol, kola, hareketsiz bir yaşam tarzı gibi nedenlerden dolayı ortaya çıkar. Zayıf ya da kilolu hiç fark etmeyen kadınların çoğunda baş gösteren <a href="https://www.kadın.net/saglik/estetik/selulit/" target="_blank" rel="noopener"><strong>selülit</strong></a> problemi, ciltte portakal kabuğu gibi kıvrımlı ve pütür pütür görünümüyle, kişi de fiziksel ve psikolojik güvensizliğe, mutsuzluğa neden olur. Her <a href="https://www.kadın.net" target="_blank" rel="noopener">kadın</a> bu problemle baş etmek istemekte, çaba göstermekte. Bu problemle savaşmayı mevsimsel olarak görüp kabul edenler hayal kırıklığına uğrarken, her mevsim, her zaman bu konuda emek sarf edenler sadece selülitten kurtulmakla kalmayıp, vücutları nice sürprizler de yapmaktadır&#8230;</p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #ff0000;"><strong>Peki bu problemin çözümü nedir? Hangi yollar izlenmeli? Ne yapılmalı? Nasıl beslenilmeli?</strong></span></p>
<p>• İlk önce şunu belirtmek gerekir ki selülit, sadece şortun, mayonun giyileceği mevsimde akla gelmemeli. Sadece yaz mevsiminde önerilere dikkat etmek, sonbaharın gelmesiyle selüliti meydana getiren alışkanlıklara geri dönmek, yaz boyunca verdiğiniz emekler boşa gidecek ve geriye sadece hayal kırıklığı kalacaktır. Vereceğiniz emekler sadece selülitten kurtulmak için bir anahtar değil, <a title="sağlık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a>lı yaşamın, güzel bir fiziğin, mutlu ve huzurlu günlerin de anahtarı olacaktır.<br />
• Selülitten kurtulmak için mutlaka bolca su tüketmeliyiz. Vücudumuz için en önemli besin kaynaklarından biri olan suyu tüketmek için susamayı beklemeyin ve günde 2- 2,5 litre su tüketin. Tabi diğer sıvı içecekler hariç.<br />
• Tuz alışkanlığınızdan kurtulun. Selülitin dostu olan tuz aynı zamanda böbrek problemlerine, hipertansiyona ve buna bağlı olarak kalp ve damar hastalıklarına yol açmaktadır.<br />
• Alkol tüketimi selüliti tetikleyen nedenlerden biri. Alkolü tüketiminizi kontrol altına alın.<br />
• Kahve sevenler, kahvenin fazla tüketimi vücudun suyu hızlı kaybetmesi anlamına geliyor. Kahve tüketimini azaltmanız ve kafeinsiz kahveyi tercih etmelisiniz.<br />
• Yağlı yiyeceklerden uzak durun. Unutmayın deri altında ki yağ dokusu selülite neden olmaktadır.<br />
• Fazla kilolarınızdan kurtulmanız gerekiyor. Kontrollü bir şekilde mutlaka spor yaparak kilo verin. Spor kilo vermenize yardımcı olurken, kilo sonrasında ki deforme olmuş cildin sıkılaşmasını yardımcı olacak, güzel ve sağlıklı bir vücuda sahip olmanızı sağlayacaktır.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/07/indir-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-13576 " src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/07/indir-1.jpg" alt="indir" width="332" height="249" /></a><br />
• Portakal, greyfurt baş tacı edeceğiniz besinler. İçerdikleri yüksek C vitaminleriyle sadece selülite değil, grip ve nezleye iyi gelirken, sinirlerinizi kuvvetlendirir, bağırsak hareketlerinizi düzenler, kaslarınızı düzenler, bedeninize kuvvet verir..<br />
• Kayısı, bal kabağı, havuç, kavun gibi turuncu renkli yiyecekleri de portakal ve greyfurdun yanından ayırmayın.<br />
• Selülitle en önemli savaşçılarımızdan biri maydanoz. Her sabah kahvaltıda bolca maydanoz tüketin.<br />
• Soğan ve sarımsak, mutlaka yemeklerinizde ve salatalarınızda olması gerekenlerden. Unutmayalım, bilim adamları bol bol soğan ve sarımsak tüketenlerin daha az kalp ve kanser hastalıklarına yakalandıklarını belirtmişlerdir.<br />
• Omega-3 bakımından zengin olan keten tohumu, kan dolaşımının daha rahat olabilmesi için damarları genişletiyor. Her gün 2-3 tatlı kaşığı öğütülmüş keten tohumu tüketin. Yoğurtla karıştırarak ayrı bir lezzet elde edebilirsiniz.<br />
• Kanı incelterek kan dolaşımını rahatlatan zencefil çayını keyifle tüketin.<br />
• İçerdiği yüksek potasyumla en sevilen besinlerden biri olan muzun faydaları saymakla bitmiyor. Her gün bir adet tüketiniz.<br />
• Domates ve domates suyu vücudu toksinlerden arındırıyor. Günde 2-3 domates tüketiniz.<br />
• Her gün en az 1 saat tempolu yürüyün, çeşitli spor aktivitelerine katılın, yüzün, bisiklet sürün, koşun, zıplayın ve kocaman gülümseyin&#8230;</p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #ff0000;"><strong>Günlük örnek diyet:</strong></span></p>
<p>Güne 1-2 tatlı kaşığı keten tohumu ( yoğurtla tüketebilirsiniz) , bir bardak su ile başlayın.<br />
Kahvaltıda; 1 dilim az tuzlu ve az yağlı peynir, 1 adet haşlanmış yumurta, 1 dilim tam buğday ekmeği, bolca maydanoz, nane, roka, salatalık, domates ve biber ( yağsız ve tuzsuz olacak)<br />
Ara öğün; bir orta boy elma ve bir bardak yağsız süt ya da iki kayısı 2-3 adet ceviz ya da bir adet portakal veya greyfurt<br />
Öğle yemeği; herhangi bir sebze yemeği, bir kase yağsız yoğurt, iki dilim tam buğday ekmeği<br />
Ara öğün; bir orta boy elma ve bir bardak yağsız süt ya da iki kayısı 2-3 adet ceviz ya da bir adet portakal veya greyfurt<br />
Akşam yemeği; Izgarada pişirilmiş balık ya da kırmızı et. (porsiyonlarınızı küçük tutunuz), yağsız salata ve bir dilim tam buğday ekmeği..<br />
Sağlıcakla kalın..</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/selulitten-kurtulmak-icin-neler-yapilmali-ve-nasil-beslenilmelidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PRP Uygulaması</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/prp-nedir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/prp-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Berfu Keskinkılıç]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Jul 2019 20:19:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Canlı Ciltler]]></category>
		<category><![CDATA[Parlak Cilt]]></category>
		<category><![CDATA[Yüz Estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=14843</guid>

					<description><![CDATA[Ciltte PRP Uygulaması Nedir Nasıl Yapılır? Cilt yaşlanarak veya herhangi bir yaralanma durumunda fiziksel bazı özelliklerini yitirir. Bu sebeple cilt gençleştirmek için yapılan bir takım yöntemler, hasarlı bölgedeki cildin iyileşme aşamasında uygulanan metotlarla aynıdır. Lazer veya peeling türü yöntemlerle, cilt üzerinde oluşan hafif çaplı hasarlar ve büyüme faktörlerinin iyileşmesi hızlanır. Dermokozmetik olarak üretilen ürünler de [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Ciltte PRP Uygulaması Nedir Nasıl Yapılır?</h1>
<p>Cilt yaşlanarak veya herhangi bir yaralanma durumunda fiziksel bazı özelliklerini yitirir. Bu sebeple cilt gençleştirmek için yapılan bir takım yöntemler, hasarlı bölgedeki cildin iyileşme aşamasında uygulanan metotlarla aynıdır. Lazer veya <a href="https://www.kadın.net/guzellik-ve-bakim/cilt-bakimi/peeling/" target="_blank" rel="noopener"><strong>peeling</strong></a> türü yöntemlerle, cilt üzerinde oluşan hafif çaplı hasarlar ve büyüme faktörlerinin iyileşmesi hızlanır.</p>
<p>Dermokozmetik olarak üretilen ürünler de aynı şekilde deriyi tekrar yapılandıran maddeler içererek iyileşme gösterir. P.R.P cilt üzerindeki sorunu en hızlı ve en güvenli şekilde çözen yöntemlerden biridir. P.R.P ile cilt yenileme aşamasında ilk önce kişiden kan alınır. Ardından alınan bu kan özel bir filtreleme aşamasından geçirilir. Bu şekilde kanın platelet yönünden zengin olan bölümü elde edilir. İşlem gören kanın zengin kısmı tedavi edilmesi gereken cildin sorunlu bölgesine enjeksiyon ile aktarılır. Akabinde sorunlu bölgede hızla iyileşme başlar ve akne izleri, <a href="https://www.kadın.net/guzellik-ve-bakim/cilt-bakimi/kirisiklik/" target="_blank" rel="noopener">kırışıklıklar</a> gibi cilt sorunları giderilerek cildin yenilenmesi sağlanır.</p>
<p>P.R.P dolgu enjeksiyonu şeklinde uygulanabildiği gibi mezoterapi şeklinde de uygulanabilir. Bu işlemlerin yanında maske ve krem biçiminde de hazırlanabilir. <a href="https://www.kadın.net/prp-nedir/" target="_blank" rel="noopener">PRP işlemi</a> ile cilt yenileme seansı ortalama yarım saat sürer. Yüz bölgesinde, kollarda, ellerde, bacak içlerinde ve dekolte bölgesinde uygulanabilir. Cilt lekeleri, cilt kırışıklıkları, saç dökülmesi, yara izi, cilt çatlakları, sivilce izleri gibi bir çok cilt sorununun tedavisinde kullanılır.</p>
<p>Son derece güvenli bir yöntem olan P.R.P cilt yenileme yönteminde istenilen sonuçlar 3-4 seans sonrası görülmeye başlanır. 15 günde bir yapabilen seanslar sonunda elde edilen sonuç 1 yıl kadar kalıcılığını korur. Tekrar aynı sorunlara sebep olacak güneş ışınlarına çıkma sonucu oluşan cilt lekeleri, hızlı kilo alıp verme sonucu oluşan cilt çatlakları gibi sorunlara tekrar fırsat vermezseniz tedavisi yapılan cilt sorunlar tekrar etmez. <a href="https://www.kadın.net/prp-nedir/" target="_blank" rel="noopener">PRP cilt yenileme tedavisi</a> platelet sayısı yeterli olan herkese uygulanabilir.</p>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong>BAŞKA BİR KAYNAK:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Prp biyolojik bir tedavi yöntemidir. Yaşayan hücrelerinin kullanıldığı tamamen yeni jenerasyon bir tıbbı işaret eden bir tekniktir. Bu yöntemi estetik amaçlı veya yara iyileşmesinde hızlandırma amacıyla ve saç ekiminde kullanabiliyoruz. Prp’nin içerisindeki madde aslında kandan alınan trombosit dediğimiz hücrelerdir. Bu hücreler yara iyileşmesinde de rol oynuyorlar ve içlerinde 7 çeşit büyüme faktörü var. Hastadan 9 cc kadar kan alıp belli bir kit içerisinde santrifüj edip içinde ayrılmış hücre fraksiyonunu şırıngayla istediğimiz bölgeye enjekte ediyoruz. Bu hücreler enjekte edildikleri yerde de 7-10 gün arasında yaşamlarına devam ediyorlar. Hem iyileştirici görevlerini yapıyorlar hem de içindeki büyüme faktörlerini salgılıyorlar. Bu şekilde hücre konsantrasyonun arttırıp, enjekte edilmesiyle yapılan bir tedavi şeklidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14840" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Nedir-1-1.jpg" alt="Prp Nedir (1)" width="700" height="394" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Nedir-1-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Nedir-1-1-300x169.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Prp Nasıl Uygulanır?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Prp için hastadan 9 cc kadar kan alınıyor. Bu bir özel enjektör kitinin içerisinde santrifüj ediliyor. Yaklaşık 3 dakikalık santrifüjden sonra tüpün üzerinde belli bir segment ortaya çıkıyor ve oradaki segmenti enjektörle alıp hastanın istediğimiz yerine enjekte ediyoruz. Bu enjeksiyon sistemi çoğu zaman normal bildiğimiz enjektörler ve çok ince botoks iğneleriyle yapılabildiği gibi eşit dozlu dağıtmak ve ağrıyı azaltmak için otomatik pompalı bir tabanca sistemleri vardır. Hastanın kafasına çok ufak dozları çok sık aralıklarla kendisi uygun aynı deliğe batırarak verebiliyor. Bu daha güzel bir yöntemdir. Uygulanan yerde genellikle deri altı, derinin üstü olabilir. Derinin üzerine birtakım işlemler yapıyoruz. Ondan sonra Prp’yi üzerine koyduğumuz zaman yapılan işlemin açtığı deliklerden Prp’nin emilmesi sağlanabiliyor. Napaj dediğimiz yüzeyden iğneyle hafif batırışlarla uygulanan bir teknik vardır. Direkt cildin altına enjekte edilen teknikler vardır. Saç ekiminde olduğu gibi. Eklemin içerisine de enjekte edilen durumlar vardır. Yaraların etrafına, cilt altına, daha derin bölgelere enjekte edilen tekniklerde vardır. Pek çok şekilde uygulanabiliyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Nedir-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14839" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Nedir-2.jpg" alt="Prp Nedir" width="700" height="357" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Nedir-2.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Nedir-2-300x153.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Bir başka uygulaması da yüz gençleştirmede Prp daha katılaşan bir formuyla dolgu maddesine dönüştürülüp uygulanabiliyor. Dolgu maddesi, cildinizin dolgu alanlarına yani yanaklarına, kaş çevresine uygulanıyor. Bu şekilde amaç katılaşmış form içerisinde hücrelerin belli bir bölgede daha uzun süre tutulmasını sağlıyor. Bu başlangıçta bir dolgu gibi etki etse de 15 gün sonra erimesi ortaya çıkıyor. Zaten Prp’nin bir uygulama sıklığı vardır. En az 15 gün ve 3 hafta sıklıklarla uygulanması gerekir.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Prp İle Cilt Gençleştirme Nasıl Olur?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Prp cilt gençleştirmede tek başına da kullanılabiliyor. Fraksiyonel karbondioksit lazer uygulamalarıyla da gündeme gelmiştir. Tek başına uygulanmasında amacımız cildin özellikle kolajen tabakasını uyarmak ve burada hücresel destek sağlamaktır. Bunun uygulama yöntemi direkt cildin üzerine napaj dediğimiz çok hafif iğne batırma şeklinde olabileceği gibi hafif el hareketleriyle tık tık tık şeklinde batırılıyor. Burada küçük delikler açılıyor ve Prp buradan içeri doğru emiliyor. Bu şekilde olabileceği gibi belli bölgelerin altına özellikle kırışık bölgelerin altına veya derinin kırışıklıklarının altına direkt enjeksiyon şeklinde yapılabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Uygulaması-2-1.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14853" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Uygulaması-2-1.png" alt="Prp Uygulaması (2)" width="700" height="448" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Uygulaması-2-1.png 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Uygulaması-2-1-300x192.png 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Prp’nin bir başka uygulaması katılaştırılarak bir dolgu maddesi şeklinde uygulanmasıdır. Aynı dolgu gibi bir doldurma etkisi gösteriyor. Fakat 15 süren bir etkidir. Buradaki amaç Prp’nin içindeki hücrelerin belli bir yerde lokalize olarak daha uzun kalmasını sağlamaktır. Yani; bölgesel etkiyi arttırmak için yapılan bir yöntemdir. Fraksiyonel karbondioksitle de kullanıldığında da güzel bir kombinasyon oluyor. Fraksiyonel karbondioksit ciltte çok küçük lazer ışınlarıyla her seferinde kolajen tabakasına kadar minik minik delikler açıyor. Kolajeni ısıtıp, bir travma yaratıyor. Bizim verdiğimiz hücrelerde aslında yara iyileşmesini başlatan, sağlayan trombosit hücrelerdir. Dolayısıyla cilde bir anda hem hasar verip hem de onaracak elemanları bir araya getirip yoğun bir değişim sağlayabiliyorsunuz. Buradaki uygulamada lazer ışınları birtakım delikler açtığı için yüzeyden bir maske gibi uygulanması yeterli olabiliyor.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Prp Uygulaması Ağrılı Bir İşlem Midir?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Prp uygulaması ağrılı bir işlem değildir. Çünkü Prp çok incecik Yeni jenerasyon iğnelerle uygulanıyor. Bu iğneler sayesinde ağrıyı, iğnenin girip çıktığını biz hissetmiyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Uygulaması-1-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14852" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Uygulaması-1-1.jpg" alt="Prp Uygulaması (1)" width="700" height="648" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Uygulaması-1-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Uygulaması-1-1-300x278.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">İkinci nedense Prp çok doğal bir solüsyondur. Kendi vücut sıvılarımızdan hazırlanıyor. Dolayısıyla Ph’ı çok uygun. Diğer uygulamaların aksine burada madde enjekte edildiğinde ortaya çıkacak o yanma duygusu gibi şeyler de hissedilmiyor. O yüzden oldukça kolay bir uygulamadır.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Prp Tedavisi Ne Kadar Sürer?</span></h3>
<p style="text-align: justify;">Prp tedavisi ortalama 4 veya 5 seanstan oluşuyor. Her seans yaklaşık 2 veya 3 hafta arayla uygulanıyor. Bunun amacı Prp yapılırken taşıdığımız trombosit denen hücrelerin yaşam süreleriyle ilgili. Yaklaşık 10 gün sonra hayatlarını tamamlıyorlar. Dolayısıyla after etkisinin de 3-5 gün sonra bittiğini düşünürsek yaklaşık 15 gün sonra bir seferin etkisi bitmiş oluyor. Kalıcı bir tedavi değildir. Bir kür gibidir. Kürün süresini 2-3 aya yayabilmek için 15-20 gün aralıklarla 4-5 sefer yaptığımız zaman uzun bir dönemi etki altında gerçekleştirmiş oluyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Uygulaması-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14851" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Uygulaması-2.jpg" alt="Young female with clean fresh skin" width="700" height="372" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Uygulaması-2.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Prp-Uygulaması-2-300x159.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">15 günlük sürelerde her seferinde kan alınıyor. Bu kan santrifüj ediliyor. Bu işlem yaklaşık 3 dakika kadar sürüyor. Uygulaması da 10 dakika kadar sürüyor. Her bir işlem çok uzun tedavi süresi gerektirmiyor. Bu şekilde yaptırmak istemeyenler için olabilecek başka bir 1 seferde 50 cc kan alıp buradan hazırladığımız Php’yi dondurarak her seferinde hiç kan almadan buzluktan çıkarıp dondurduğumuz maddeyi sulandırarak da kullanabiliyoruz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/prp-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
