<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kan Hastalıkları &#8211; Kadın.Net</title>
	<atom:link href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/kan-hastaliklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.xn--kadn-nza.net</link>
	<description>Anne Bebek Çocuk Kadın Sağlığı Kadınlara Dair Her Şey</description>
	<lastBuildDate>Mon, 15 Nov 2021 19:07:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>
	<item>
		<title>Yüksek Tansiyon Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/yuksek-tansiyon/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/yuksek-tansiyon/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Aug 2019 11:10:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Damar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Damar]]></category>
		<category><![CDATA[Kan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kan Ve Damar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15130</guid>

					<description><![CDATA[Yüksek tansiyon hastalığı, kan basıncının ölçülmesiyle teşhis edilir. Bu nedenle özellikle gençlik çağlarından itibaren, hatta pediatrik muayenelerden itibaren çocukların, daha sonra da erişkin yaşlarında kan basıncının rutin olarak ölçülmesi doktorlar tarafından öneriliyor. Belirli aralıklarla ölçülmesi mutlaka gereklidir. Özellikle otuz yaş sonrası senede bir, tansiyon rakamları normal dahi olsa, kırk yaş sonrası en azından altı ayda [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Yüksek tansiyon hastalığı, kan basıncının ölçülmesiyle teşhis edilir. Bu nedenle özellikle gençlik çağlarından itibaren, hatta pediatrik muayenelerden itibaren çocukların, daha sonra da erişkin yaşlarında kan basıncının rutin olarak ölçülmesi doktorlar tarafından öneriliyor. Belirli aralıklarla ölçülmesi mutlaka gereklidir. Özellikle otuz yaş sonrası senede bir, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/yuksek-tansiyon/"><strong>tansiyon</strong></a> rakamları normal dahi olsa, kırk yaş sonrası en azından altı ayda bir ölçtürülmesi ve izlenmesi tavsiye edilir. Bazen küçük anormalliklerle, yani hafif <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/yuksek-tansiyon/">yüksek tansiyon</a> ile karşılaştırıldığında çok daha sık aralıklarla hastalara ölçülmesi tavsiye edilir. Doktor muayenelerinde yapılan ölçümler her zaman standarttır. Ancak bazen doktorlar, hastalardan kendilerinin takip etmesini isterler ya da çok sık olmasa da özellikle tansiyon holteri denilen veya ambulatüar kan basıncı izlemi denilen yöntemi kullanabilirler. Esasında küçültülmüş kan basıncı aleti örneğidir. Hastalara takılır yirmi dört, kırk sekiz saat boyunca bu cihaz, tansiyonlarını belirli periyotlarla ölçer ve kaydeder daha sonra uzmanlar bilgisayar sistemine analiz ederek bir kan basıncı profili çıkartırlar.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Yüksek Tansiyon İle Beslenme Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Yüksek tansiyon ve <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/beslenme/">beslenme</a> arasında çok net ve direkt bir ilişki vardır. Öncelikle eğer tükettiğinizden fazla kalori alıyorsanız, mutlaka kilo alırsınız ve kilo aldığınız zaman da kan basıncı değerleri yavaş yavaş yükselmeye başlar. Kilo üzerinden olan etkisi haricinde beslenme içeriğinin kan basıncıyla çok yakın ilişkisi vardır. Yeşil sebze ve meyvelerden, dolayısıyla potasyumdan zengin bir beslenme içeriğinde kan basıncı daha düşük oluyor. Hayvansal gıdalar, donmuş yağlar ne kadar fazla ise <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/diyet/">diyet</a>imizde kan basıncındaki yükselme eğilimi daha fazla oluyor. Hayvansal gıdalar denildiğinde sadece et kısmı kastedilmemektedir. Peynir grupları, tam yağlı süt ürünleri, yoğurt bu grupta yer alır. Bunları fazla tüketen bireylerde de kan basıncı yükselme eğiliminde oluyor. Son zamanlardaki karbonhidrat tüketimindeki artışla kan basıncı arasında bir ilişki olduğu gözlemlenmeye başlanmıştır. Tabii tuz burada parantez açılması gereken bir noktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Yüksek-Tansiyon-Hastalığı-Nasıl-Teşhis-Edilir-1.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-15131 alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Yüksek-Tansiyon-Hastalığı-Nasıl-Teşhis-Edilir-1.jpg" alt="Yüksek Tansiyon Yükselmesi" width="575" height="383" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Yüksek-Tansiyon-Hastalığı-Nasıl-Teşhis-Edilir-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Yüksek-Tansiyon-Hastalığı-Nasıl-Teşhis-Edilir-1-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 575px) 100vw, 575px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/"><strong>sağlık</strong></a>lı bireylerde önerilen günlük tuz tüketim miktarı beş gram civarındadır. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/yuksek-tansiyon/">Tansiyon yüksekliği</a> olanlarda tansiyonu kontrol altına alabilmek için, bu üç gram, hatta iki gram bile olabilir. Toplumumuzda ortalama kişi başına düşen günlük tuz tüketimi, on sekiz gram civarında, pek çok sanayileşmiş batı ülkesinin bile üzerinde olduğumuzu söyleyebiliriz bu rakamla. Büyük hatta korkunç denebilecek bir fark söz konusu. Tuz tüketimi derken tuzluk kullanma alışkanlığından söz etmek gerekir. Çoğumuz daha yemeğin tadına bakmadan tuz atabiliyoruz, bu çok yanlış bir alışkanlık. İkincisi yemekleri pişirirken kullandığımız tuz miktarına da dikkat etmek gerekir. Üçüncüsü turşu, tuzlu peynir, tuzlu zeytin, salamura gıdaları da sık tüketen bireylerde tansiyonun hızlı bir biçimde yükseldiği görülmektedir.</p>
<blockquote><p><strong>Murat Bey:</strong> Sayın hocam, 56 yaşındayım, sporu ve yürümeyi seven daha önceleri 25 yıl amatör olarak futbol oynamış biriyim.bende 2-3 aydır ayda bir olmak üzere yürüyüşten sonra dinlendiğimde, en son sabah saat 9.00′ da yürüyüşe çıktığımda 1 mayıs 2013 günü havanın çok sıcak olmasındanmı nedir eve 300-400 metre kala baş dönmesi göz kararması aşırı halsizlik gibi durum meydana geldi yere uzandım dinlendim doktor arkadaşımı çağırdım geldi tansiyona bağlı dedi.1,5 ay öncede aynı şekilde yürüyüşten sonra evimizin önünde yeşil alanda hareket yaparken aynı durum meydana geldi.akabinde ertesi gün kardiyoloji doktoruna gittim tüm testler (EKG-Efor-Ultrason ve kan tahlili) yapıldı sonuçlar normal çıktı.daha sonra Samsun 19 Mayıs Tıp Fakültesinde kalp sindigrafisi yapıldı ordada herşeyin normal olduğu bildirildi.Nöroloji doktorunada gittim tetkikler yapıldı bir şeyimin olmadığı psikolojik olabileceğini ……… verdi şimdi onu kullanıyorum, acaba benim bu şikayetlerimin sebebini öğrenebilirmiyim bilgilendirirseniz çok mutlu olacağım şimdiden teşekkür ederim.</p></blockquote>
<blockquote><p><strong>Deniz</strong>: iyi günler hocam. dün babam amcamı doktora götürdü. orda halsizleşti göz kapakları ağırlaştı. tansiyonunu öldürdük 24/14 çıktı doktor bey beyin kanaması geçirecekmişin felan dedi. en sonunda 17 ye düşürmeyi başardılar. bu tansiyon çok tehlikeli bir şey mi hocam sizin bilgilerinize ihtiyacım var korkuyorum. babam için nelerden kaçınmalıyız neler yememeli beni aydınlatırsanız çok mutlu olurum hocam. allahım herkeze sağlık sıhat versinn. </p></blockquote>
<blockquote><p><strong>Gülten</strong>: Selamlar .Benim büyük tansiyonum 140 ve üzerine çıksada kendiliğinden düşüyor ,çıkıyor tekrar düşüyor fakat küçük tansiyonum çok sık 88-90-92-94 gibi ,daha aşağı rakamlara nadir düşüyor. Büyük ihtimal stresle alakalı olduğu söylendi. &#8230; ilacını kullandım çok iyi düşürdü (110-150/75-80 gibi)fakat baş dönmesi de yapıyor acaba düşük mü geliyor .Sabahları ölçtüğümüzde 130/88 gibi alıyoruz…Benim sorum şu yukarıda yazdığım tansiyon sonuçlarıma göre ilaç kullanmalı mıyım? Başka bir hastalığım yok , kilo normal.Teşekkürler</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/yuksek-tansiyon/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kansızlık</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/kansizlik/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/kansizlik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Jun 2019 08:04:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kan Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=10745</guid>

					<description><![CDATA[Kan içerisinde farklı, farklı tipteki hücrelerin barındığı hayatsal sıvıdır. Alyuvarlar kana kırmızı rengini veren hücrelerdir be bu hücreler kanda en fazla bulunan hücrelerdir. Vücudun her noktasına oksijeni dağıtmak alyuvarın görevidir. Vücuda oksijeni taşımakta olan bu hücrelerin sayısında azalma ve ya oksijeni taşımasındaki yeteneğinde bozulma meydana gelmesi anemiyi (kansızlık) meydana getirir. Alyuvarlarımızın ömürleri hemen, hemen yüz [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kan içerisinde farklı, farklı tipteki hücrelerin barındığı hayatsal sıvıdır. Alyuvarlar kana kırmızı rengini veren hücrelerdir be bu hücreler kanda en fazla bulunan hücrelerdir. Vücudun her noktasına oksijeni dağıtmak alyuvarın görevidir.</p>
<p>Vücuda oksijeni taşımakta olan bu hücrelerin sayısında azalma ve ya oksijeni taşımasındaki yeteneğinde bozulma meydana gelmesi anemiyi (<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/kansizlik/"><strong>kansızlık</strong></a>) meydana getirir. Alyuvarlarımızın ömürleri hemen, hemen yüz gün olur. Bu nedenle vücudumuzun hiç durmaksızın yeni kan hücresi yapar ve ölenin yerine koyması gerekir. Erişkin kişilerde kemik iliğiyle üretilen kan üretiminde düşüş görülürse kansızlığın başta gelen sebeplerindendir.</p>
<h2><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2010/10/kansizlik.jpg"><img decoding="async" class="wp-image-10746 alignright" title="kansizlik" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2010/10/kansizlik.jpg" alt="" width="293" height="293" /></a><br />
Kansızlığın Nedenleri</h2>
<p>B12 vitamini eksikliği, folik asit ile demir eksikliğinden kaynaklanmış olan kansızlığın tedavisi yapılmazsa tehlikeli sonuçlara sebep olabilir. Kanda bulunan hemoglobin oranı yaşa ve cinsiyete göre kabul edilmiş değerlerin altına düşerse bu kansızlık diye tanımlanmaktadır.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/kemik-iligi-nakli-nedir/">Kemik iliği</a>mizdeki kan yapımında olan azalma ve ya çeşitli nedenler sebebiyle kan kaybı yaşanması kansızlık nedenlerindendir. Kanın yapımının azalmasında en fazla karşılaşılan nedenler B12 vitaminin eksilmesi, folik asit eksilmesi ve de demir eksikliğidir.</p>
<h2><strong><span style="color: #ff0000;">Kansızlığın belirtileri</span></strong></h2>
<p>Halsizlik hissi, yorgunluk ve hemen yorulma, üşüme hissi, baş dönmesi, iştah azalması, saçlarda dökülme, çarpıntı, konsantrasyon da bozukluk, çalışma kapasitesinin düşmesi. Kansızlık gebelerde erken doğuma, bebeğin az kiloda doğmasına ve de bebeğin ölümüne sebep olabilir.</p>
<p>Kansızlık problemi olan çocuklarda ise büyüme geriliği, çok sık rahatsızlanma, dikkat dağınıklığı, öğrenme ile algılama fonksiyonunun azalmasına sebep olur. Erişkinlerde kansızlık sürekli yorgunluk ve halsizlik hissine, daha çok rahatsızlanmaya ve de iş gücünde düşüşe sebep olmaktadır.</p>
<p>Kolay yapılan bir kan sayımı ile kansızlık teşhis edilmektedir. Altındaki sebebi öğrenebilmek için kan testinin yapılması gerekmektedir. Müzmin kansızlık tedavisi için, kansızlığa sebep olan hastalığın iyileştirilmesi gerekmektedir.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>Demir Eksikliğinden Kaynaklanan Kansızlık</strong></span></h3>
<p>Demirin gıdalardan az alımı, bağırsakta emiliminin az olması ile aybaşı kanamaları, idrar yolundaki kanamalar, ülser ve de kanser kanaması şeklindeki kronik kanamaların demir eksikliğine neden olduğu bilinmektedir.<br />
Kırmızı renkli kan hücrelerinin içerisinde bulunan ve de oksijeni taşıma görevi olan hemoglobin molekülünün azalması da kansızlığın sebebidir. Bu moleküller çoğalmak için demire ihtiyaç duyarlar.<br />
Kansızlık kalbinizin boşa çalışmasına sebep olduğu gibi, dokuların ihtiyacı olan oksijenin de tam karşılanmamasına neden olmasından dolayı kesinlikle tedavisi yapılmalıdır.<br />
Üreme dönemindeki bayanlarda farklı nedenlerden dolayı ortaya çıkan çok fazla aybaşı kanaması tedavi edilirse kansızlık çabuk bir şekilde düzelir. Aybaşı kanamalarının azaltılabilmesiyle birlikte boşalan demir depolarını da doldurmak amacıyla genellikle oral yoldan alınacak tabletler ve ya şuruplar, kimi hallerde iğneyle verilmekte olan demir takviyesiyle kansızlığı düzeltmek daha da hızlı olur.<br />
Kansızlıkta en sık görülen belirtilerden biri olan çarpıntıdır, kansızlık sebebiyle dokulardaki oksijenin azlığını giderebilmek için kalp atım hızı artar ve her atımında pompaladığı kanın miktarı da artar bu sebeple de çarpıntı meydana gelir. Buna rağmen de dokulara yeterli olan oksijeni sağlayamıyor ise solunumun artmasına ve de nefesin daralması meydana gelir.</p>
<p>Aybaşı kanamaları sebebiyle bayanlarda demir deposu daha azdır. Sıkça yapılan doğum, çoğul hamileliklere bayanlarda kansızlık sebeplerindendir. Bebeklere anne sütünün değil de inek sütünün verilmesi, ek gıdalara geç başlanmış olması da kansızlık sebeplerindendir. Et yemeden beslenmek, sağlıksızca yapılan diyetler ve de yeme bozukluğu da kansızlığın sebepleri arasında yer alır. Demir eksikliğinin sebep olduğu kansızlıkta yapılması gerekli olan tetkikler şöyledir, tam kan sayımının yapılması, serum demiri ile serum demiri bağlama kapasitesi ölçümü ve ya serum ferritini. Sindirim sistemindeki bozukluk, uzun süreli ishal, kronik enfeksiyon alınmakta olan demir emiliminin bozulmasına sebep olup kansızlığa yol açabilir. Demirin gereksinimi bayanlarda, bebekliklerinde, hamileliklerinde, ağır hastalıklar geçirdiklerinde ve de emzirirken artmaktadır. Demirin emilimine engel olan maddeleri içeren çayı yemeğin hemen ardından içmemelisiniz. Süt ile süt ürünleri de demirin emilimini engelleyen etkiler göstermesinden dolayı demir ilaçları ile birlikte almayınız.</p>
<h3><strong><span style="color: #ff0000;">Folik Asit Eksikliğinden Kaynaklanan Kansızlık</span></strong></h3>
<p>Alyuvar üretimi açısından folik gerekmektedir. Folük asit yeterince bulunmazsa kan hücrelerinin üretiminde azalma olur ve de kansızlık meydana gelir. Folik asit vücudunuz açısından oldukça mühimdir. Kan yapımı ve de DNA sentezi içinde gerekir.<br />
Alkol kullanımı folik asitin emilimde negatif etki göstermesinden dolayı, bu tipteki kansızlıklara en fazla alkolik olanlarda rastlanmaktadır. Doğum kontrol hapları, sara hapları, bağırsak rahatsızlıkları dafolik asit yetmezliğine neden olur.<br />
Folik asitin eksikliğiyle oluşan kansızlıklarda dil şiş ve de kırmızı görümünde olur. Depresyona girilip, amelde görülmektedir.<br />
Asabiyet, hafıza sorunları, depresyon, zayıflama, halsizlik, güç kaybı folik asitin eksikliğinin belirtisidir.<br />
Folik asitin emiliminin olumsuz yönde etkileyen alkol, folik asitin vücuttan atılmasına neden olur. Folik asitin eksikliği ile makrositik kansızlık görülür. Bu durumlarda vücutta bulunan alyuvar hücreleri büyür ve de hücre sayıları azalır.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>B12 Vitamininin Eksikliğinin Sebep olduğu Kansızlık</strong></span></h3>
<p>B12 vitamini kemik iliğinde alyuvarların üretilmesi için gerekli olur. Bu vitaminin yeterli miktarda bulunmaması sonucunda kansızlık meydana gelir. Besinlerden alınacak olan B12 vitaminin emiliminin yapılabilmesi için midenin, pankreasın ve de ince bağırsakların fonksiyonunun normal olması gerekmektedir. Bu organların birisinde bozukluğun olması B12 vitamini eksikliğine sebep olur.</p>
<p>Kırmızı renkli kan hücrelerinin üretilmesi için B12 vitaminine gerek vardır. Yeteri kadar alınmadığı zaman B12 vitamininin eksikliğinden dolayı nefes de daralma, çarpıntı ve de halsizlik şeklinde sorunlara sebep olacak bir kansızlık problemine sebep olur. Bu şekiledi kansızlıkla çoğunlukla et yemeyerek beslenen kişilerde(vejeteryan), mide problemi olanlarda ve de ince bağırsaklara bağlı olan emilim bozukluğunun olduğu kişilerde görülmektedir.</p>
<p>Zihin fonksiyonlarının azalması, ellerin ve de ayakların uyuşması, bacaklarda ve kollarda his kaybının olması, cildin sararması, acılı ve hassaslaşan dil, bitkinlik, unutkanlık gibi belirtiler vitamin B12 eksikliğinin belirtilerindendir. Vücudun depoları tamamen bitene kadar 5-6 sene kendisini belli etmeyebilir. Bu sebeple B12 vitaminini almaya dikkat etmelidir her zaman. Gereken oranda aldığınızdan emin olmazsanız kan testini yaptırmalısınız.</p>
<p>İnek eti, karaciğer, böbrek, yumurta, süt, peynir ve balıkta vitamin B12 bol olan gıdalardan bazılarıdır.<br />
Vitamin B12 bulunan besinlerin yeterli olarak yenmemesi, yeterli tüketildiği halde vücutta emiliminin bozul olması sebebiyle faydalanılamaması, alkol alımı, kimi hapların uzun süre kullanılması eksikliğe sebep olur. Et yemeyenler, ileri yaştakiler, sürekli rejim yapan kişiler de B12 vitamini eksikliği tehlikesiyle karşılaşabilirler. Vitamin B12 eksikliğinin tedavisi için B12 vitamini iğnesi ya da B12 vitamini ilaçları kullanılmalıdır. Bir de dilaltı olarak alınan türü de bulunur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Başka Bir Kaynaktan Kansızlık ile İlgili Makale</strong></span></p>
<p>Kansızlık, kanda alyuvar sayısının azalmasına bağlı olarak hemoglobin miktarının azalması (anemi). En sık rastlanan kansızlık nedenleri, hemoglobinin önemli bileşenlerinden olan demir eksikliği ile ikisi de anormal hemoglobinlerin oluşmasına yol açan orak hücre kansızlığı ve Akdeniz hastalığı gibi kalıtsal hastalıklardır. Orak hücre kansızlığında alyuvarlar, oksijen eksikliğinden ötürü orak biçimini alır (hastalığın adı buradan kaynaklanır). B12 vitamini emilimindeki bir eksiklikten kaynaklanan bir büyük alyuvarlı (alyuvar dizisi anormal ölçüde büyüktür) kansızlık olan Addison hastalığının (pernisiyöz anemi) evrimi, tedavinin bütün yaşam boyunca sürdürülmesi ve midenin düzenli biçimde gözlenmesi koşuluyla, oldukça iyidir. kanda alyuvar sayısının azalmasına bağlı olarak hemoglobin miktarının azalması (anemi). En sık rastlanan kansızlık nedenleri, hemoglobinin önemli bileşenlerinden olan demir eksikliği ile ikisi de anormal hemoglobinlerin oluşmasına yol açan orak hücre kansızlığı ve Akdeniz hastalığı gibi kalıtımsal hastalıklardır. Orak hücre kansızlığında alyuvarlar, oksijen eksikliğinden ötürü orak biçimini alır (hastalığın adı buradan kaynaklanır). B12 vitamini emilimindeki bir eksiklikten kaynaklanan bir büyük alyuvarlı (alyuvar dizisi anormal ölçüde büyüktür) kansızlık olan Addison Biermer hastalığının (pernisiyöz anemi) evrimi, tedavinin bütün yaşam boyunca sürdürülmesi ve midenin düzenli biçimde gözlenmesi koşuluyla, oldukça iyidir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/kansizlik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sarılık</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/yeni-dogan-bebeklerde-sarilik-normal-sarilik-disindaki-sariliklar/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/yeni-dogan-bebeklerde-sarilik-normal-sarilik-disindaki-sariliklar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Apr 2019 12:29:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kan Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=13074</guid>

					<description><![CDATA[Bir anne bebek sahibi olacağı zaman onun sağlığını daha anne karnında düşünmeye başlar. Bunun için ise gerekli ne test varsa yaptırmaya çalışır.Bu yüzden bir bebek doğduğu zaman hekimlerin ilk yaptıkları kontrollerden birisi de bebeğin ten rengidir. Bebeğin sağlıklı ten renginde olması organlarının uygun çalıştığını ve bebeğin yeterince oksijen aldığını belirtmektedir. Bazen yeni doğan bebekler sarılık [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir <a title="Anne Bebek" href="https://www.xn--kadn-nza.net/anne-bebek/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>anne bebek</strong></span></a> sahibi olacağı zaman onun sağlığını daha anne karnında düşünmeye başlar. Bunun için ise gerekli ne test varsa yaptırmaya çalışır.Bu yüzden bir bebek doğduğu zaman hekimlerin ilk yaptıkları kontrollerden birisi de bebeğin ten rengidir. Bebeğin <a title="sağlık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a>lı ten renginde olması organlarının uygun çalıştığını ve bebeğin yeterince oksijen aldığını belirtmektedir. Bazen yeni doğan bebekler <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/yeni-dogan-bebeklerde-sarilik-normal-sarilik-disindaki-sariliklar/"><strong>sarılık</strong></a> olarak bilinen sarımsı bir tende de olabilirler. Bu durum yaygın ve bebeğin vücudundaki bilirubin birikiminden kaynaklanır.</p>
<p>Yeni doğan bebeklerde sarılık çok sık görülür fakat her sarılık bebekte bir hastalık olarak görülmez. Çünkü en basit sarılık daha anne karnındayken bebeğin plasenta aracılığıyla gerçekleşen bilirubin maddesinin bebeğin vücudundan atılmasında ve yeni doğan bebeğin ciğerlerinin tam anlamıyla işlevini gerçekleştirememesiyle alakalıdır. Bebeğin ilk zamanlarda ciğerlerinin dengeyi kurması biraz zordur. Atılamayan bilirubin fazlası kan ve dokularda birikir ve bundan dolayı ciltte ve göz aklarında sarı bir renk belirir.</p>
<p>Yeni doğan bebeklerin %97 sinde bu rahatsızlık görülür. Fakat sarılığa neden olan bilirubin belli bir seviyeye ulaşmaz ise görülür bir halden çıkar ve kendiliğinden geçer.Karaciğerin henüz tam olarak olgunlaşmamasına bağlı sarılıklar fizyolojik sarılık ya da normal sarılık olarak adlandırılır ve doğumdan sonraki ilk 24 saatin ardından genellikle 2. veya 3. günlerde ortaya çıkar. Yaklaşık bir hafta içinde kalıcı bir etki bırakmadan normale döner. Prematüre bebeklerde ise bu süreçler daha farklı seyreder; belirtilerin daha geç ve şiddetli görülmesi, iyileşme sürecinin uzaması olasıdır.</p>
<div><strong>Sarılık çeşitlerini şöyle sıralayabiliriz;</strong></div>
<p><strong>Anne sütü sarılığı: </strong>Anne sütü ile beslenen bebeklerde mama ile beslenen bebeklere göre daha yüksek oranda sarılık gözlemlenmektedir. Bazı annelerin sütlerindeki özel bir madde, bebeğin kanındaki bilirubin miktarını fazlalaştırabilir. Normal sarılığa göre birkaç gün daha geç başlar ve 3. haftadan 10. haftaya kadar sürebilir. Genellikle zararsızdır fakat yine de mutlaka doktor kontrolünde olması gerekir.</p>
<div><strong>Kan uyuşmazlığına bağlı sarılık: </strong>Anne ve bebek arasında kan uyuşmazlığı olduğunda annenin bebeğin kan grubuna karşı geliştirdiği antikorların plasenta yoluyla bebeğe geçmesi, bebeğin bilirubin miktarını etkiler ve sarılığa neden olur. Söz konusu uyuşmazlık Rh uyuşmazlığıysa (anne Rh-, bebek Rh+ ise) sarılık oldukça tehlikeli boyutlara ulaşabilir. Diğer bir kan grubu uyuşmazlığı yani ABO uyuşmazlığında (annenin kan grubu 0, bebeğinki A, B veya AB ise) sarılık Rh uyuşmazlığına nazaran daha hafif seyreder. Doğum yapacak annelerin kan gruplarına bakılarak Rh (-) ve 0 grubu annelerin belirlenmesi ve bebeklerin kan uyuşmazlığı yönünden takip edilmesi son derece hayati bir konudur.</div>
<p>Bebeğinizi doğumundan itibaren sarılık açısından sık sık kontrol edin. Sarılığın ilk 24 saatte görülüp görülmemesi tanı açısından çok önemlidir. Bebeğinizi soyup gün ışığında bir pencere kenarında çıplak gözle kontrol edin. Ateş yükselmesi, susuzluk belirtileri, halsizlik ve sarılık belirtileri gördüğünüz an acilen doktorunuzla görüşün. Bilirubin seviyesi riskli düzeydeki bebekler; özellikle de kan uyuşmazlığının bulunduğu sarılıklarda ışın, özel ilaç tedavisi ve hatta kan değişimi gerekebileceğinden mutlaka doktor kontrolünde olmalıdır.</p>
<p>Bebeğinizdeki sarılık sorunu için evde uygulayabileceğiniz bazı çözümler:</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/yenidogan-bebek-1.jpg"><img decoding="async" class="alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/yenidogan-bebek-1.jpg" alt="yenidogan-bebek" width="368" height="209" /></a>*Bebeğinizi gün ışığına bol bol çıkarın. Güneş ışığı bebeğin vücudunun bilirubinin kimyasal bağlarını doğal yollarla yıkmasına yardımcı olur. Bazı hekimler de şiddetli sarılık vakalarında özel ışık lambalarıyla fototerapi önermektedir. Güneş ışığı bu tür bir tedaviye alternatif doğal bir yoldur.</p>
<p>*Bebeğinizin gıda alımını önemli bir şekilde artırın. Artan gıda alımı yeni doğan <span style="text-decoration: underline;"><strong>bebeklerde sarılık tedavisi</strong></span> için önemli bir faktördür. Bebeğinizi sık sık emzirin. Sık sık beslenen bebeğin boşaltım sistemi daha iyi çalışacak ve katı dışkısını ve idrarını daha sık yapmasını sağlayacaktır. Böylelikle biriken fazla bilirubin dışkılama yoluyla vücuttan atacaktır. Eğer bebeğinize formül besin veriyorsanız bir süre için emzirmeyi deneyin. Çünkü formül besinler anne sütünden daha yavaş sindirilirler. Anne sütünün sindirimi daha iyidir ve bağırsak hareketlerine önemli ölçüde yardımcı olur.</p>
<p>* Bebeğinizin semptomlarını sık sık kontrol edin ve ettirin. Sıklıkla sarılık belirtilerine dikkat edin. Bebeğinizin baş kısmına ve gözlerindeki beyazlıklara belli aralıklarda bakın.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/yeni-dogan-bebeklerde-sarilik-normal-sarilik-disindaki-sariliklar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dolaşım Bozukluğu</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/dolasim-bozuklugu/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/dolasim-bozuklugu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Oct 2018 16:24:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Damar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kan Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=16147</guid>

					<description><![CDATA[Dolaşım Sistemi Nedir? Oksijen ve besinlerin kan yoluyla tüm vücuda ulaşmasını sağlayan sistemdir. Oksijeni tüm hücrelere ulaştırmasının yanı sıra, hücrelerde oluşan karbondioksit ve tüm zararlı maddeleri arındırarak vücuttan atılmasını ve kalbin düzenli kan pompalamasını sağlar. Dolaşım Bozukluğu Sebepleri Kötü bir genetik miras olabildiği gibi, düzensiz ve yanlış beslenme alışkanlığı, aşırı kilo alımı, hamilelik, sigara ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Dolaşım Sistemi Nedir?</h2>
<p>Oksijen ve besinlerin kan yoluyla tüm vücuda ulaşmasını sağlayan sistemdir. Oksijeni tüm hücrelere ulaştırmasının yanı sıra, hücrelerde oluşan karbondioksit ve tüm zararlı maddeleri arındırarak vücuttan atılmasını ve kalbin düzenli kan pompalamasını sağlar.</p>
<h3>Dolaşım Bozukluğu Sebepleri</h3>
<p>Kötü bir genetik miras olabildiği gibi, düzensiz ve yanlış <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/beslenme/">beslenme</a> alışkanlığı, aşırı kilo alımı, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/anne-bebek/hamilelik/">hamilelik</a>, sigara ve alkol kullanımı, hareketsizlik, stres, yanlış ayakkabı kullanımı, yanlış kıyafet seçimi gibi faktörler işlevsel <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/dolasim-bozuklugu/">kan dolaşımı bozuklukları</a>nda büyük rol oynar. Alınacak bazı ufak önlemler doğrultusunda hastalığın seyrini yavaşlatabilir hatta durdurabilirsiniz.</p>
<h3>Dolaşım Bozukluğu Belirtileri</h3>
<p>Halsizlik, yorgunluk hissi, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/guzellik-ve-bakim/sac-bakimi/sac-dokulmesi/">saç dökülmesi</a>, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/yuksek-tansiyon/">düşük tansiyon</a>, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/bas-donmesi/">baş dönmesi</a>, düzensiz kalp atışı, el ve ayaklarda kaşıntı, ciltte pullanma ve ciltte döküntü, el ve ayaklarda sürekliliği olan üşüme hissi, ısınmama durumu, ayaklar ve bacak bölgesindeki şişlik, ödem ve belirginleşen yeşil renkteki damarlar (varis oluşumu) başlıca belirtiler arasında yer alır.<br />
<img loading="lazy" decoding="async" class="alignright  wp-image-16610" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2018/10/dolasim-bozuklugu-1.jpeg" alt="" width="368" height="184" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2018/10/dolasim-bozuklugu-1.jpeg 646w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2018/10/dolasim-bozuklugu-1-300x150.jpeg 300w" sizes="auto, (max-width: 368px) 100vw, 368px" /></p>
<h3><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/dolasim-bozuklugu/">Kan Dolaşımını Hızlandırmak İçin Yapılması Gerekenler</a></h3>
<p>Düzenli beslenme ve düzenli yapılacak egzersizler kan dolaşımınızın hızlandırılmasına yardımcı olur. Nefes egzersizleri yapmak vücuttaki oksijen miktarını arttırmaya yardımcı olacağı gibi özellikle kol ve bacaklara yapılacak rutin masajlar kasları serbest bırakarak vücuttaki kanın kalbe doğru yükselmesine ve kan dolaşımının hızlanmasına yardımcı olur. Dar kıyafetler kan akışını yavaşlattığı için her zaman bol kıyafetler tercih edilmeli sıkı çoraplar, korse ve dar kemerlerden mümkün oldukça kaçınılmalıdır. Aralıklı olarak ayakları kalp hizasının üzerinde kalacak şekilde dinlendirmekte kan dolaşımını hızlandırmakta bizlere yardımcı olacaktır. Mümkün oldukça hamam, sauna gibi mekanlardan kaçınmalı ve orta sıcaklıkta su ile duş alınmalıdır. Aşırı sıcak damarları genişlettiği için tıkalı olan damarın içinde bulunan pıhtıyı damardan ayırarak kan dolaşımına karıştırması durumlarda hasta felç geçirebilir veya pıhtı sıçrayacağı her hangi bir organa zarar verebilir. İlerlemiş dolaşım bozukluklarında kandaki pıhtılaşmayı önlemek amacıyla kan sulandırıcı ilaçların yanı sıra kan basıncını dengelemek için uygun basınçlı varis çorapları da doktor tavsiyesi doğrultusunda kullanılabilir.</p>
<h4><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/varis/">Varis Nedir</a>?</h4>
<p>Toplardamarların kalıcı olarak genişlemesi ya da uzaması durumunda genellikle bacaklarda görülen görüntü bozukluğunu ağrı ile destekleyen, ilerleyen durumlarda ciltte yara ve kanamalara kadar gidebilen, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/estetik/">estetik</a> bozukluğun yanı sıra kontrol altına alınmaması durumunda bacaklarda açık yaraların oluşmasına neden olan ciddi <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/">hastalıklar</a>dan biridir. Tedavinin geciktirilmesi, damarlarda oluşan pıhtıların artması, kangrene kadar gidip uzuv kaybına bile neden olabilir. İlerlemiş varisler ameliyat tedavisini gerektirse de, az ve orta düzeyde yani başlangıç aşamasında olan varisler <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/estetik/lazer-uygulamalari/">lazerli estetik tedavisi</a> ve köpük tedavisi (skleroterapi) gibi yöntemlerle estetik bozukluğun minimum düzeye indirilmesi, yok olması ve ağrıların azalması açısından sık kullanılan güvenli yöntemler arasındadır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/dolasim-bozuklugu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kan Kanseri</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/kan-kanseri/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/kan-kanseri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Nov 2013 18:27:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kan Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=12442</guid>

					<description><![CDATA[Kan kanseri, akyuvarların yapıldığı dokulardaki anormal gelişmeler sonucu kanda çok sayıda olgunlaşmamış akyuvar ortaya çıkmasına yol açan hastalıkları belirten genel ad (lösemi). Kan kanserlerinin, her biri akyuvarların başka bir cinsini etkileyen çeşitli türleri vardır. Söz gelimi lenfosit yapan hücreleri etkileyen kan kanserlerine lenfositli kan kanseri (lenfatik lösemi) adı verilir. Kan kanserlerinin çeşitli türleri, farklı yaş [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kan kanseri, akyuvarların yapıldığı dokulardaki anormal gelişmeler sonucu kanda çok sayıda olgunlaşmamış akyuvar ortaya çıkmasına yol açan hastalıkları belirten genel ad (lösemi). Kan kanserlerinin, her biri akyuvarların başka bir cinsini etkileyen çeşitli türleri vardır.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/11/Kan-Kanseri-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-13705" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/11/Kan-Kanseri-1.jpg" alt="Kan Kanseri" width="240" height="240" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/11/Kan-Kanseri-1.jpg 240w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/11/Kan-Kanseri-1-150x150.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 240px) 100vw, 240px" /></a><br />
Söz gelimi lenfosit yapan hücreleri etkileyen kan kanserlerine lenfositli kan kanseri (lenfatik lösemi) adı verilir. Kan kanserlerinin çeşitli türleri, farklı yaş gruplarında ortaya çıkar ve farklı hızla ilerlerler. Daha çok 2-7 yaş arası çocuklarda görülen lenfoblastlı ivegen kan kanserinde, alyuvarların, kan pulcuklannm ve normal akyuvarların yerini kanserli hücreler almaya başlar; kanamalar, kansızlık sonucunda genel durum gün geçtikçe bozulur ve enfeksiyon tehlikesi artar. Hastalık eskiden 3 ay içinde ölümle sonuçlanırken, günümüzde uzun süreli ışın ve ilaç tedavisi sonucunda, yaşam süresi önemli ölçüde artmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/kan-kanseri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kan Olmazsa Olmazımız</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/kan/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/kan/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Nov 2013 18:26:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kan Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=12440</guid>

					<description><![CDATA[Kan, ilkel birkaç omurgasız canlı dışında, bütün canlıların bedeninde dolaşan ve belirli hücreler içeren sıvı. Dokulara oksijen ve besin taşıyan kan, artıkları da boşaltım sistemine iletir. Omurgasızların çoğunda kan, dokuları içine alan yarın bir besin maddeleri çözeltisidir. Bu canlıların gereksinimi besinlerin hücre içine, artıkların da hücrenin dışına yaylmasıyla sağlandığından, etkin bir kan akımına gerek duymazlar. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kan, ilkel birkaç omurgasız canlı dışında, bütün canlıların bedeninde dolaşan ve belirli hücreler içeren sıvı. Dokulara oksijen ve besin taşıyan kan, artıkları da boşaltım sistemine iletir. Omurgasızların çoğunda kan, dokuları içine alan yarın bir besin maddeleri çözeltisidir. Bu canlıların gereksinimi besinlerin hücre içine, artıkların da hücrenin dışına yaylmasıyla sağlandığından, etkin bir kan akımına gerek duymazlar. Yengeçler ve böcekler gibi daha büyük omurgasızlarda kalp, kanı bedenin bir ucundan öbür ucuna pompalayan yalın bir borudur: Bu yapı, açık bir sistem oluşturur. Omurgasızlarda kanın öbür işlevleri, solucanların ilerlemesinde olduğu gibi, kuvveti iletmek ve ısının bedenin bir yanından öbürüne taşınmasını sağlamaktır.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/11/Kan-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-13708" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/11/Kan-1.jpg" alt="Kan" width="600" height="358" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/11/Kan-1.jpg 600w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/11/Kan-1-300x179.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a><br />
Bedenin boyutları büyüdükçe, yayınma etkisiz kalmaya başladığından, daha etkin bir dolaşım sistemi gereksinimi doğar. Bu gereksinimi, omurgalılardaki atardamarlar ve toplardamarlar ile bunlara kan pompalayan kalpten oluşan sistem karşılar. Omurgasızlarda kan, artıkları, besinleri ve &#8220;hormon&#8221; adı verilen kimyasal haberci molekülleri taşır. Memelilerdeyse, alyuvarları, akyuvarları ve kan plazmasında yer alan cisimcikleri (kan pulcukları) içerir. Akyuvarlardan bazıları hastalıklarla doğrudan savaşırken, bir bölümü de, istenmeyen yabancı proteinlere karşı bedenin bağışıklığını sağlayan antikorları üretirler. Alyuvarlarsa, dokulara oksijen almasını sağlarlar. Kan plazması, dokulara besin ile, artıkların boşaltılmasını sağlar. Atardamarlarla alpten bedene dağılan oksijenli kan, oksijenini bırakıp arbondioksit yüklendikten sonra, toplardamarlar ara-lığıyla kalbe ve akciğere geri döner. En küçük kan damarları olan kile al dam arlar, atardamarların ince olarını toplardamarlarla birleştiren ayrıntılı bir ağ Oluştururlar. Erişkin omurgalılarda kan, kemik iliğinde yapılır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/kan/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Septisemi</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/septisemi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/septisemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Oct 2013 03:25:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kan Ve Damar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=12361</guid>

					<description><![CDATA[SEPTİSEMİ Enfeksiyona yol açan bakteri­lerin ve onlarla savaşan akyuvarların kan dolaşımında bulunması; kan zehirlenmesi. Normalde bakteriler, geçici olarak kana karışır, ancak Retiküloendoteliyal Sistem  tarafından hemen kandan uzaklaştırılırlar. Eğer bu sistem İş göremez ve bak­teriler dolaşımda varlıklarını devam ettirirlerse, bunların ve akyuvarların ürünleri şo­ka kadar yol açabilen ve el ve ayaklarda yanma duygusu, ateş yükselmesi ya [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>SEPTİSEMİ Enfeksiyona yol açan bakteri­lerin ve onlarla savaşan akyuvarların kan dolaşımında bulunması; kan zehirlenmesi. Normalde bakteriler, geçici olarak kana karışır, ancak Retiküloendoteliyal Sistem  tarafından hemen kandan uzaklaştırılırlar. Eğer bu sistem İş göremez ve bak­teriler dolaşımda varlıklarını devam ettirirlerse, bunların ve akyuvarların ürünleri şo­ka kadar yol açabilen ve el ve ayaklarda yanma duygusu, ateş yükselmesi ya da vücut sıcaklığının düşmesine yol açabilen bir dizi reaksiyona neden olurlar.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/septisemi-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-13784" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/septisemi-1.jpg" alt="septisemi" width="460" height="306" /></a><br />
Septim Embolizm  gelişebilir ve yaygın absele-re yol açabilir. Gram boyası ile negatif re­aksiyon veren bakteriler (genellikle idrar yollarından ve mide-barsak kanalından ge­lir} ve stafilokok, ağır septisemi tabloları meydana getirebilir. Tedavide antibiyotik­ler ve şoka karşı hayat kurtarıcı yaşam desteği önlemleri uygulanır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/septisemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lösemi</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/losemi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/losemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Oct 2013 08:02:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hücre]]></category>
		<category><![CDATA[Kan Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=12304</guid>

					<description><![CDATA[LÖSEMİ Kan kanseri, kandaki veya kemik ingindeki akyuvarların kötü huylu olarak çoğalması. Hem granulositer, hem de Ien-fositer şekillerin şiddetli {akut) ve süre­ğen (kronik) tipleri vardır. Şiddetli şekil­lerde ortama ilkel hücreler egemendir ve Kansızlık, deride bereler, enfeksiyon gibi ‘olaylarla haetahk hızlı seyreder. Daha çok. çocuklarda görülür. Süreğen şekil ise erişkinlerde görülür. Vücudu etkileyen ha­fif belirtilerle, enfeksiyona [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a title="LÖSEMİ" href="https://www.xn--kadn-nza.net/losemi/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>LÖSEMİ</strong></span></a> Kan kanseri, kandaki veya kemik ingindeki akyuvarların kötü huylu olarak çoğalması. Hem granulositer, hem de Ien-fositer şekillerin şiddetli {akut) ve süre­ğen (kronik) tipleri vardır. Şiddetli şekil­lerde ortama ilkel hücreler egemendir ve <a title="Kansızlık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/kansizlik/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Kansızlık</strong></span></a>, deride bereler, enfeksiyon gibi ‘olaylarla haetahk hızlı seyreder.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/Lösemi-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-13843" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/Lösemi-1.jpg" alt="Lösemi" width="273" height="294" /></a><br />
Daha çok. çocuklarda görülür. Süreğen şekil ise erişkinlerde görülür. Vücudu etkileyen ha­fif belirtilerle, enfeksiyona yatkınlıkla ve lenf düğümlerinde (lenfatik lösemi) ya da dalak ve karaciğerde büyüme ile (granülositik lösemi) kendini gösterir. Kanser ke-moterapisi ve <a title="antibiyotikler" href="https://www.xn--kadn-nza.net/antibiyotikler/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>antibiyotikler</strong></span></a>, hastaların öm­rünü büyük ölçüde uzatmıştır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/losemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
