<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kanser ve Tedavisi &#8211; Kadın.Net</title>
	<atom:link href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/kanser/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.xn--kadn-nza.net</link>
	<description>Anne Bebek Çocuk Kadın Sağlığı Kadınlara Dair Her Şey</description>
	<lastBuildDate>Mon, 15 Nov 2021 19:59:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>
	<item>
		<title>Prostat Kanseri Nedir; Nasıl Belirti Verir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/prostat-kanseri-nedir-nasil-belirti-verir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/prostat-kanseri-nedir-nasil-belirti-verir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Oct 2015 19:18:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Erkek Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser ve Tedavisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15337</guid>

					<description><![CDATA[Prostat kanseri her erkekte bulunan, prostat dediğimiz organda bulunan bir kanserdir ve erkeklerde yüzeysel deri kanserlerinden sonra görülen en sık kanser türüdür. Prostat kanseri erken evrede genelde hiç bir belirti ve bulgu vermezken, ileri evrelerinde idrar çıkışındaki engellemeye bağlı olarak idrar yapmada güçlük, kesik, kesik işeme, idrarda yanma, idrarda kanama gibi belirtiler verebilir. Daha ileri [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Prostat kanseri her erkekte bulunan, prostat dediğimiz organda bulunan bir kanserdir ve erkeklerde yüzeysel deri kanserlerinden sonra görülen en sık kanser türüdür. Prostat kanseri erken evrede genelde hiç bir belirti ve bulgu vermezken, ileri evrelerinde idrar çıkışındaki engellemeye bağlı olarak idrar yapmada güçlük, kesik, kesik işeme, idrarda yanma, idrarda kanama gibi belirtiler verebilir. Daha ileri evrelerde yaygın kemik metastazları nedeniyle kemik ağrıları gibi semptomlarla karşımıza çıkabilir.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Prostat Kanserinde Erken Tanının Önemi Nedir?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Prostat kanseri belli bir yaşın üzerindeki erkek hastalarda görülen, erken tanındığında da neredeyse tamamen tedavi edilebilir bir hastalıktır. Bunun için gerekli testlerin yapılması çok önemlidir. Prostat ile ilgili  ve prostat kanseri ile ilgili şu an doktorların elinde olan en önemli belirteç prostat spesifik antijen denilen ve kandan bakılan bir testtir. Bu testle beraber prostat kanseri artık daha erken aşamalarda farkedilip tedavi edilmektedir. Bununla ilgili yapılan tarama çalışmaları göstermiştir ki, erken aşamalarda bu hastalığı yakalamak mümkündür. İlerleyen aşamalarda gene tedavi olmakla beraber hastalık çevre dokulara yayıldığında ve özellikle kemiğe yayıldığında artık hastalık, tedavi edilmesi daha zor bir aşamaya geçmektedir. Dolayısıyla erken aşamada bu hastalığı yakalamak için, Psa taramaları ve düzenli üroloji muayeneleri yapılmalı ve bu muayenelerle organa sınırlı olduğunda, bu hastalık yakalandığında neredeyse yüzde yüze varan tedavi imkanları da mümkün olmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/06/Prostat-Kanseri-Nedir-Nasıl-Belirti-Verir-1.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15338" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/06/Prostat-Kanseri-Nedir-Nasıl-Belirti-Verir-1.jpg" alt="Prostat Kanseri Nedir; Nasıl Belirti Verir" width="700" height="467" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/06/Prostat-Kanseri-Nedir-Nasıl-Belirti-Verir-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/06/Prostat-Kanseri-Nedir-Nasıl-Belirti-Verir-1-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Prostat Kanseri Tedavisinde Uygulanan Yöntemler Nelerdir?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Prostat kanseri tedavisinde uygulanan yöntemler, tamamen hastaya göre bireyselleştirilmelidir. Bu kriterler arasında hastanın yaşı, hastanın eşlik eden diğer hastalıklarının durumu, hastanın mevcut yaşındaki yaşam beklenti süresi, hastalığının derecesi, evresi ve mevcut tümörün prostata sınırlı olup olmama durumudur. Bu kriterler sonucunda seçilebilecek tedavi alternetifleri aktif izlem olabilir. Hastaya cerrahi yedavi uygulanabilir ya da radyoterapi tek başına ya da hormon tedavisiyle beraber uygulanabilir.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Prostat Kanserinin Görülme Sıklığı Ve Toplum Sağlığı Açısından Önemi Nedir?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Prostat kanseri batılı toplumlarda her yıl, her yüz bin hastanın iki yüzünde artan görülme sıklığıyla ortaya çıkan ve en fazlada yetmiş yaş üzeri hastalarda görülen bir kanser tipidir. Bu kanser kabaca, her yedi erkeğin birinde görülmekle beraber, prostat kanseri olan her otuz erkeğin biri de hayatını bu hastalık nedeniyle kaybetmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/prostat-kanseri-nedir-nasil-belirti-verir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prolaktinoma Hastalığının Belirtileri Nelerdir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/prolaktinoma-hastaliginin-belirtileri-nelerdir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/prolaktinoma-hastaliginin-belirtileri-nelerdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2015 14:41:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kanser ve Tedavisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15144</guid>

					<description><![CDATA[Prolaktinoma hipofiz bezindeki iyi huylu tümör anlamına gelir. Prolaktinoma hastalığının kadında ve erkekte farklı belirtileri vardır. Kadınlarda adet düzensizlikleri, adetin gecikmesi, adet miktarının azalması, göğüslerden süt gelmesi, göğüslerde ağrı gibi belirtilerle başlar. Eğer daha ilerlerse tümör büyürse, tümörün bası etkilerine bağlı baş ağrıları, görme bozuklukları ortaya çıkabilir. Daha da ilerlerse eğer başka hormon eksiklikleri ortaya [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Prolaktinoma hipofiz bezindeki iyi huylu tümör anlamına gelir. Prolaktinoma hastalığının kadında ve erkekte farklı belirtileri vardır. Kadınlarda adet düzensizlikleri, adetin gecikmesi, adet miktarının azalması, göğüslerden süt gelmesi, göğüslerde ağrı gibi belirtilerle başlar. Eğer daha ilerlerse tümör büyürse, tümörün bası etkilerine bağlı baş ağrıları, görme bozuklukları ortaya çıkabilir. Daha da ilerlerse eğer başka hormon eksiklikleri ortaya çıkabilir. Ama prolaktinomaya özgü belirtiler, adet düzensizliği ve göğüslerden süt gelmesidir. Her prolaktinoma da göğüslerden süt gelmesi şart değildir. Adet düzensizliklerinden sonra adetin kesilmesinde ortaya çıkar. Yani önce adet miktarı ve sıklığı azalır, daha sonrada adetler kesilir. Genç birinde iki ay, üç ay adet görememe prolaktinoma olmanın en önemli belirtisidir. Mutlaka doktora başvurulması gerekmektedir. Basit bir kan testi ile hastalık teşhis edilebilir. Ayrıca prolaktinoma kadınlarda düşüklere de neden olabilir. Cinsel isteksizliğe de neden olabilir. Erkeklerde ise belirtileri daha çok cinsel isteksizlik ve cinsel güçsüzlükle başlar. Erkeklerde genelde tanı konduğunda daha büyük tümörler görülmektedir. Bunun nedeni hala tam olarak bilinmiyor. Yani kadın, erkek tümörünün boyutunda gerçekten bir farklılık mı var yoksa erkekler bu belirtileri daha çok psikolojik nedenlere bağlayıp daha mı geç doktora başvuruyorlar. Bu konu doktorlar tarafından tam olarak bilinmemektedir. Erkekte cinsel isteksizlik, cinsel güçsüzlük, sperm miktarında düşme gibi belirtilerle ortaya çıkar, erkeklerde de göğüsler büyüyebilir. Yine göğüslerde ağrı, süt gelmesi, büyüme gibi şikayetler ortaya çıkabilir. Ancak prolaktinoma daha çok kadınlarda görülen bir hastalıktır, erkeklerde daha nadir görülmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Prolaktinoma-Hastalığının-Belirtileri-Nelerdir-1.png"><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15145" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Prolaktinoma-Hastalığının-Belirtileri-Nelerdir-1.png" alt="Prolaktinoma Hastalığının Belirtileri Nelerdir" width="700" height="219" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Prolaktinoma-Hastalığının-Belirtileri-Nelerdir-1.png 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Prolaktinoma-Hastalığının-Belirtileri-Nelerdir-1-300x94.png 300w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Prolaktinoma Hastalığı Nasıl Tedavi Edilir?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Prolaktinoma hastalığının birinci basamak tedavisi ilaç tedavisidir. Dopamin agonisti denilen ilaçlardan, haplardan, doktorunun uygun görebileceği dozlarla kullanan bir hastada hastalık tedavi edilebilir. Ancak çok nadir olarak yüz hastadan belki bir ya da ikisinde ilaca direnç söz konusudur. Yani ilaca rağmen prolaktin değeri düşmeye bilir ya da tümör boyutu küçülmeyebilir. Bu gibi durumlarda cerrahi gündeme gelir. Cerrahi tedavisinde yetersiz kaldığı durumlarda ışın tedavisi üçüncü basamak tedavi olarak gündeme gelebilir.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Prolaktinoma Hastalığı Sadece Kadınlarda Mı Görülür?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Prolaktinoma hastalığı daha çok kadınlarda görülür. Genç, erişkin hastalığıdır. Ancak erkeklerde de görüldüğü olur. Erkeklerde görülen prolaktinomalar genellikle daha büyük boyutta tümörlerdir. Daha agresif seyrederler ama kadın, erkek her ikisinde de görülebileceği unutulmamalıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/prolaktinoma-hastaliginin-belirtileri-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lynch Sendromu Nedir? Toplumsal Önemi Nedir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/lynch-sendromu-nedir-toplumsal-onemi-nedir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/lynch-sendromu-nedir-toplumsal-onemi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2015 17:23:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bağırsak Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser ve Tedavisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15052</guid>

					<description><![CDATA[Lynch sendromu genetik olarak Dna kırıklarını düzeltememe ile sonuçlanan bir hastalık grubudur. Otozomal dominant olarak geçer, aileler içerisinde kansere baskın bir yatkınlık olduğu görülür. Otozomal dominant geçiş gösteren kanserdir. Bu geni taşıyan ebeveynden çocuklara geçme olasılığı yüzde ellidir. Bu geni taşıyanlar özellikle toplumda, hem hastalar tarafından, hem hekimler tarafından hastaların soy geçmişi sorgulanırken çok dikkat [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Lynch sendromu genetik olarak Dna kırıklarını düzeltememe ile sonuçlanan bir hastalık grubudur. Otozomal dominant olarak geçer, aileler içerisinde kansere baskın bir yatkınlık olduğu görülür. Otozomal dominant geçiş gösteren kanserdir. Bu geni taşıyan ebeveynden çocuklara geçme olasılığı yüzde ellidir. Bu geni taşıyanlar özellikle toplumda, hem hastalar tarafından, hem hekimler tarafından hastaların soy geçmişi sorgulanırken çok dikkat edilmesi gereken bir noktadadır. Bu atlandığı takdirde, bir ailedeki kanser yığılmayı göz ardı edildiği zaman, yeni kanser vakaları erken teşhis şansını kaybedebilmekteler. Dolayısıyla Lynch Sendrom’u olup olmadığı yönüyle hastalar sorgulanırken çok dikkatli olunmalı, ailede bir tane bile kanser olduğu zaman hemen diğer kanserler sıkı bir şekilde sorgulanmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Lynch-Sendromu-Nedir-Toplumsal-Önemi-Nedir-1.jpg"><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15054" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Lynch-Sendromu-Nedir-Toplumsal-Önemi-Nedir-1.jpg" alt="Lynch Sendromu Nedir Toplumsal Önemi Nedir" width="700" height="467" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Lynch-Sendromu-Nedir-Toplumsal-Önemi-Nedir-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Lynch-Sendromu-Nedir-Toplumsal-Önemi-Nedir-1-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Lynch Sendromu’nda aile içerisin de kural olarak söyleyecek olursak amsterdam kriterleri vardır. Yani eğer en az üç tane kanser olan vaka olmalı, bunlardan bir tanesi en az elli yaşın altında olmalı ve en az iki tanesi de birer jenerasyon atlamalı. Bu şekilde en az üç tane kanserin kümelendiği bir aile varsa bunlar da Dna kırıklarını düzeltememeyle ilgili bir gen bozukluğu olabilir ve bunlar toplumda ki diğer kişilere göre on ile otuz yıl öncesinden aynı tip kanserlere yakalanmaya meyilli halde olurlar. Dolayısıyla bu kişilerin tespit edilmesi gerekir. Taramalarını diğer insanlar ihmal etse bile bu kişilerin asla ihmal etmemeleri gerekir. Kansorejen maddelerden ve çevresel faktörlerden şiddetle korunmaları gerekir. Örneğin, böyle bir kanser kümelenmesi olan ailede, yani Lynch Sendromu olan bir aileden biriyseniz asla sigara içmemeniz lazım. Çünkü sigara ile ilgili herkeste olabilecek kanserler bu kişilerde otuz yıl öncesinden karşımıza çıkabilir. Kesinlikle en ufak ağrı ya da şikayeti değerlendirip doktora kontrole gidip testlerinizi yaptırmanız gerekmektedir en ufak ihmal sizin zararınızadır. Kadın ve erkeklerde önerilen tarama yaklaşımı şöyledir: kadınlarda, yıllık mamografi, yıllık kadın doğum muayenesi ve Pap Smear testi, bir, iki yılda bir gastroskopi, beş, on yılda bir kolonoskopi. Erkeklerde: bir, iki yılda bir gastroskopi, beş, on yılda bir kolonoskopi şeklindedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/lynch-sendromu-nedir-toplumsal-onemi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Paranazal Sinüs Ve Burun Kanserlerinin Belirtileri Nelerdir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/paranazal-sinus-ve-burun-kanserlerinin-belirtileri-nelerdir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/paranazal-sinus-ve-burun-kanserlerinin-belirtileri-nelerdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jun 2015 22:51:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kanser ve Tedavisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15042</guid>

					<description><![CDATA[Paranazal sinüs ve burun kanserleri, sıklıkla burun tıkanıklığıyla hastaların doktorlara gitmesine neden olur. Bu burun tıkanıklığının en önemli nedeni tek taraflı olması ve uzun sürmesidir. Burun tıkanıklığına sebep sadece kanser değildir, bir çok neden olabilir. Uzun süren, tek taraflı olan ve özellikle kanla karışık salgıyla birlikte olan burun tıkanıklıkların da mutlaka burun ve paranazal sinüs [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Paranazal sinüs ve burun kanserleri, sıklıkla burun tıkanıklığıyla hastaların doktorlara gitmesine neden olur. Bu burun tıkanıklığının en önemli nedeni tek taraflı olması ve uzun sürmesidir. Burun tıkanıklığına sebep sadece kanser değildir, bir çok neden olabilir. Uzun süren, tek taraflı olan ve özellikle kanla karışık salgıyla birlikte olan burun tıkanıklıkların da mutlaka burun ve paranazal sinüs kanserleri akla getirilmelidir.  Bunun dışında burun ve sinüslerin alt kısmından kaynaklanan kanserlerin bir kısmı diş sorunlarına ve ağız içi sorunlarına neden olabilir. Bu sebepten diş hekimlerinin de çok dikkatli olması gerekir. Burunun üst yan kısmı, paranazal sinüslerin üst yan kısmından kaynaklanan kanserler, göz ile ilgili şikayetlere neden olabilir. Gözde itilme, çift görme, görme bozuklukları olabilir. Bu açıdan da göz ardı edilmemesi gereken bir kanser grubudur. Daha ender olarak da ileri aşamalarda yüzün ön kısmında şişliklere ve kafa içine beyin dokularına ilerlemeyle baş ağrısı ve diğer sinir sistemi şikayetlerine de neden olabilir.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Paranazal-Sinüs-Ve-Burun-Kanserlerinin-Belirtileri-Nelerdir-1.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15043" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Paranazal-Sinüs-Ve-Burun-Kanserlerinin-Belirtileri-Nelerdir-1.png" alt="Paranazal Sinüs Ve Burun Kanserlerinin Belirtileri Nelerdir" width="700" height="525" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Paranazal-Sinüs-Ve-Burun-Kanserlerinin-Belirtileri-Nelerdir-1.png 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Paranazal-Sinüs-Ve-Burun-Kanserlerinin-Belirtileri-Nelerdir-1-300x225.png 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h1><span style="color: #0000ff;">Paranazal Sinüs Ve Burun Kanserlerinin Tedavisi Nasıl Olur?</span></h1>
<p>Paranazal sinüs ve burun kanserleri ne yazıkki gidişatları biraz kötü kanserler olduğu için doktorlar üç tedavi yöntemini tercih ediyorlar. Bunlar cerrahi, radyoterapi ve kemoterapinin birlikte kullanıldığı kanserler grubudur. Genellikle tedavi cerrahiyle başlar, buna ek olarak radyoterapi ve kemoterapi eklenir. Bazı durumlarda radyoterapi ve kemoterapiyle başlanıp gerekirse cerrahi de buna eklenir.</p>
<h1><span style="color: #0000ff;">Sinüs Ve Burun Kanseleri Tedavisinin Başarı Oranı Nedir? Tekrarlama Riski Var mıdır?</span></h1>
<p>Ne yazık ki paranazal sinüs ve burun kanserleri gidişatı çok iyi olmayan kanserlerdir. Bu kanserler tüm tedavi yöntemlerinin kullanılmasına rağmen belli oran da nükseden, tekrarlayan kanserlerdir. Sıklıkla da tekrarlama kanserin köken aldığı bölgede, burun boşluğu veya sinüslerde olur. Bu kanserler ender olarak, boyun bezelerine ve vücudun diğer bölgelerine sıçrar. Ancak burun ve paranazal sinüslerin kendi bulunduğu bölge çok kritik bir bölge olduğu, yanda göz kürelerine, üstte ve arkada beyin dokularına çok yakın bir bölgede olduğu için bu hastaların hem kendi orijinal kanserler, hem de nükslerinde tedavi şansı çok yüksek değildir. Kabaca evresine göre değişmek kaydıyla, yüzde otuzla, yetmiş, yetmiş beşler arasında söylenebilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/paranazal-sinus-ve-burun-kanserlerinin-belirtileri-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rahim Ağzı Kanseri</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/rahim-agzi-kanseri/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/rahim-agzi-kanseri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2015 19:58:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kanser ve Tedavisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=14863</guid>

					<description><![CDATA[Rahim Ağzı Kanseri (Servikal Kanser) Nedir? Rahim ağzı rahmi dış ortama bağlayan ince bir boyun kısmıdır. Direkt olarak dış ortamla ilişkilidir. Dışarıdan gelen her türlü mikrobik ve kimyasal ajanlara karşı direk ilişki içerisindedir. Bu nedenden dolayı dışarıdan gelebilecek herhangi bir enfeksiyon burada birtakım değişikliklere yol açabilir. Asıl görevi dışarıdan gelen enfeksiyonların yukarıya, rahme ulaşmasını engellemek [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Rahim Ağzı Kanseri (Servikal Kanser) Nedir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Rahim ağzı rahmi dış ortama bağlayan ince bir boyun kısmıdır. Direkt olarak dış ortamla ilişkilidir. Dışarıdan gelen her türlü mikrobik ve kimyasal ajanlara karşı direk ilişki içerisindedir. Bu nedenden dolayı dışarıdan gelebilecek herhangi bir enfeksiyon burada birtakım değişikliklere yol açabilir. Asıl görevi dışarıdan gelen enfeksiyonların yukarıya, rahme ulaşmasını engellemek aynı zamanda da gebelik esnasında kapalı kalarak bebeğin rahmin içerisinde tutulmasını, durmasını sağlamaktır. HPV denilen cinsel yolla bulaşan bir virüs cinsel ilişki sonrasında gelip, rahmin ağzındaki hücrelere yerleşebilir. Hücreler içinde birtakım kontrolsüz büyümeye yol açabilir. Rahim ağzı kanseri bu virüs tarafından meydana getirilen buradaki kontrolsüz büyümedir.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Rahim Ağzı Kanserinin Görülme Sıklığı Nedir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Rahim ağzı kanseri kadınlar arasında dünyada 2. Sıklıkla görülen kanserdir. Her sene 500.000 yeni olgu ortaya çıkmaktadır. 250.000 civarında bu kanserden ölüm meydana gelmektedir. Özellikle dünyada gelişmemiş ülkelerin hastalığıdır. Orta Afrika, Orta Amerika ve Uzak Doğu ülkelerinde sık görülmektedir. Türkiye’de ise durum bu kadar kötü değildir. Kanserler arasında sekizinci sıradadır. Her sene 1.500 ve 2.000 civarında bu kanserden dolayı Türkiye’de ölüm meydana gelmektedir. Rahim ağzı kanserinin nedeni HPV denilen virüstür. Amerika’da her sene altı milyon yeni HPV enfeksiyonu ortaya çıkmaktadır. Rahim ağzı kanseri önlenebilir bir kanserdir. Özellikle tarama ve aşı programları sayesinde bu kanserden korunmak mümkündür.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Rahim-Ağzı-Kanseri-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14867" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Rahim-Ağzı-Kanseri-1.jpg" alt="Rahim Ağzı Kanseri" width="700" height="467" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Rahim-Ağzı-Kanseri-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Rahim-Ağzı-Kanseri-1-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Rahim Ağzı Kanserinin Belirtileri Nelerdir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Rahim ağzı kanserinin erken dönemlerinde herhangi bir belirti görülmez. Genellikle erken dönem rahim ağzı kanserlerini yapılan smear testi sonrasında tesadüfü olarak tespit edilir. Eğer smear testi yaptırmıyorsanız rahim ağzı kanserlerini erken dönemde tespit edemeyebiliriz. İlerlemiş rahim ağzı kanserlerinde ise semptomlar genellikle akıntı ve kanama şeklinde olur. Kanamalar ilişki sonrasında damla tarzında kanama şeklinde olabilir veya kötü kokulu bir akıntıyla birlikte gelen kanama şeklinde de olabilir. Kanser eğer çevre dokulara yayılmış ise o zaman da idrar ve dışkılama bozuklukları, bacak ağrıları, şiddetli bel ve kasık ağrıları meydana gelebilir.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Rahim Ağzı Kanseri Risk Faktörleri Nelerdir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Rahim ağzı kanserinin nedeni HPV virüsüdür. HPV enfeksiyonuna yol açabilecek her türlü risk faktörü aynı zamanda rahim ağzı kanserinde risk faktörünü oluşturur. Örneğin; çok eşlilik, birlikte olduğunuz kişinin çok sayıda partnerinin olması, erken yaşta cinsel ilişkiye girmek gibi. Bu durumların hepsi HPV virüsünün alınma riskini arttıran faktörlerdir. Bunun dışında rahim ağzı özellikle doğum kontrol hapı ve sigara sayesinde dışarıdan gelecek mikroorganizmalara karşı daha duyarlı hale gelebilir. Geriye dönük çalışmalara bakıldığında rahim ağzı kanseri meydana gelen kadınların son 10 yıl içerisinde hiç smear testi yaptırmadığını görürüz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/rahim-agzi-kanseri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KANSERDEN KORUNMA</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/kanserden-korunma/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/kanserden-korunma/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2015 15:28:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kanser ve Tedavisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=14825</guid>

					<description><![CDATA[Kanserden Korunmak İçin Yapılacak Yaşam Tarzı Değişiklikleri Nelerdir? Kanserden korunmak için öncelikle düzenli egzersiz yapmak,  ideal kilomuzu korumak ve besinlerimize özen göstermemiz gerekiyor.  Besinlere özen göstermemiz gerekiyor derken bizim çok şanslı bir coğrafyada yaşadığımızı akılda tutmamız lazım. Çünkü kanserden koruyucu olarak verilen diyet aslında “Akdeniz Diyeti”. Bu diyet bol miktarda sebze, meyve, zeytinyağlı yiyecek, salata [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Kanserden Korunmak İçin Yapılacak Yaşam Tarzı Değişiklikleri Nelerdir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Kanserden korunmak için öncelikle düzenli egzersiz yapmak,  ideal kilomuzu korumak ve besinlerimize özen göstermemiz gerekiyor.  Besinlere özen göstermemiz gerekiyor derken bizim çok şanslı bir coğrafyada yaşadığımızı akılda tutmamız lazım. Çünkü kanserden koruyucu olarak verilen diyet aslında “Akdeniz Diyeti”. Bu diyet bol miktarda sebze, meyve, zeytinyağlı yiyecek, salata ve balığın tüketilmesiyle gerçekleşir. Bu diyeti uyguladığımız, düzenli egzersiz yaptığımız takdirde ve ideal kilomuzu koruduğumuz takdirde önemli oranda çevresel faktörleri belirlemiş oluyoruz.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><strong>Kanserden Korunmada Beslenmenin Rolü Nedir?</strong></span></h1>
<p style="text-align: justify;">Beslenmeyle alakalı iki yanlı düşünmemiz gerekir. Birincisi; kanser yapıcı olduğunu bildiğimiz gıdalardan ve yapıcı faktörlerden uzak durmamız gerekir. Örneğin; sigara içmemek, alkolü fazla tüketmemek, çok tuzlanmış gıdalardan uzak durmak, işlenmiş gıdalardan uzak durmak, beyaz şekeri çok fazla tüketmemek, hayvansal yağlardan uzak durmak ve <strong>Akdeniz Diyeti</strong>’ne yönelme yapmamız lazım. Akdeniz diyeti derken kastettiğimiz şey de bildiğiniz gibi bol miktarda sebze, meyve, salata, zeytinyağlı yiyecek, balık tüketilmesidir. Bunlar zaten bizim mutfağımızda olan şeylerdir. Eğer bunlara özen gösterirsek kanserden koruyucu bir diyet yapmış oluruz.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Kanserden Korunmada Sporun Rolü Nedir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Egzersiz ve ideal kilonun korunması son yıllarda kanserden korunmada giderek önem kazanıyor. Bununla alakalı n önemli bilgiler meme kanserli hastalarda düzenli egzersiz yapmanın ve ideal kiloyu korumanın kanserin nüks riskini azaltacağı yönünde yapılan klinik çalışmalardır. Ama biz bugün bütün kanser türlerinde (sindirim sistemi kanseri, prostat kanseri, meme kanseri) biliyoruz ki düzenli egzersiz yapmak vücudun bağışıklık sistemini daha güçlü hale getirerek kansere karşı koruyucu etki yapıyor. Düzenli egzersiz yapmak derken de kastettiğimiz şey; günde en az 30-40 dakika tempolu yürüyüş yapmak, haftada bir ya da iki gün bundan daha yoğun olarak çalışmak. Eğer bunu düzenli yaşam tarzı haline getirirseniz kanserden koruyucu önlem almışsınız demektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Kanserden-Korunma-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14826" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Kanserden-Korunma-2.jpg" alt="Kanserden Korunma" width="700" height="467" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Kanserden-Korunma-2.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Kanserden-Korunma-2-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Kanserin Erken Belirti Ve Bulgularını Bilmek Kanserden Korunmada Etkili Midir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Kanserin erken belirti ve bulgularını bilmek elbette kansere karşı bir koruyuculuk sağlar. Ama bundan daha önemli bir şey var. Hiçbir belirti ve bulgu olmaksızın tarama programlarına gitmek. Eğer siz kanserin belirti vermesini beklerseniz zaten gecikmiş olabiliyorsunuz. Bu nedenle hiçbir yakınmanız, şikayetiniz yokken tarama programlarına girmeniz gerekiyor. Örneğin; 40 yaşındaki bir bayanın mutlaka mamografisini çektirmesi gerekiyor. Cinsel aktif dönemdeki her bayanın mutlaka jinekolojik muayenelerini yaptırmaları gerekiyor. 45-50 yaşındaki her erkeğin prostat açısından takip edilmesi gerekiyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/kanserden-korunma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gırtlak Kanseri</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/girtlak-kanseri/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/girtlak-kanseri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2015 13:39:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kanser ve Tedavisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=14705</guid>

					<description><![CDATA[Gırtlak Kanseri Nasıl Teşhis Edilir? Gırtlak kanserinin bir ön tanısı bir de kesin tanısı vardır. Ön tanı için hastanın şikayetlerle hekime başvurmasından sonra standart muayenenin yanında endoskopiyle gırtlağa bakılmasıdır. Endoskopiyle gırtlağa bakılma işlemi ya çubuklarla, açılı endoskoplarla yapılabileceği gibi kıvrılabilir endoskoplarla da yapılabilir. Burada gırtlağa bakıldığında bir şüphelenme durumu söz konusu olur. Kanseri düşündüren bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Gırtlak Kanseri Nasıl Teşhis Edilir?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Gırtlak kanserinin bir ön tanısı bir de kesin tanısı vardır. Ön tanı için hastanın şikayetlerle hekime başvurmasından sonra standart muayenenin yanında endoskopiyle gırtlağa bakılmasıdır. Endoskopiyle gırtlağa bakılma işlemi ya çubuklarla, açılı endoskoplarla yapılabileceği gibi kıvrılabilir endoskoplarla da yapılabilir. Burada gırtlağa bakıldığında bir şüphelenme durumu söz konusu olur. Kanseri düşündüren bir muayene bulgusu vardır. Bu aşamadan sonra teşhis iki yoldan ilerler. Birincisi; hastalığın evresini, aşamasını değerlendirmek için bazı tomogrofi, Mr gibi tetkiklere başvururuz. Dünyanın her yerinde kesin tanı çoğu kanser hastalığında olduğu gibi biyopsidir. Ya yine muayene odası koşullarında veya ameliyathanede genel anestezi altında gırtlaktan parça alma işlemi yani biyopsi. Bunun patalojik incelenmesiyle de kesin tanı konur.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Gırtlak Kanseri Tedavisinin Başarı Oranı Nedir? Tekrarlama Riski Var Mıdır?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Gırtlak kanserlerine genel olarak bakıldığında kür diye adlandırdığımız hastalığı tamamen ortadan kaldırma oranları %50-60 oranlarındadır. Yani ne yazık ki iki hastadan biri kaybedilir. Ancak bu oran hastalığın evresine göre çok değişiklik gösterir. Erken evrede yakalanan glottik diye adlandırılan ses telleri seviyesinden kaynaklanan kanserlerde bu başarı oranı %95’lere kadar çıkar. Dolayısıyla tekrarlanma riski %3-5 gibi çok düşük orandadır. Ancak ses tellerinin altından veya üst kısmından kaynaklanan ve bizim evre 4 diye adlandırdığımız ileri aşamada saptadığımız hastalarda ne yazık ki tüm tedavi seçeneklerini kullanmamıza rağmen başarı oranları %30-40’lara kadar düşebilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Gırtlak-Kanseri-1-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14707" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Gırtlak-Kanseri-1-1.jpg" alt="Gırtlak Kanseri (1)" width="600" height="375" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Gırtlak-Kanseri-1-1.jpg 600w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Gırtlak-Kanseri-1-1-300x188.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Gırtlak Kanserinin Belirtileri Nelerdir?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Gırtlak kanserlerinin üç temel belirtisi vardır. Ses kısıklığı, nefes darlığı, yutma güçlüğü. Tabii bu şikayetler diğer birçok hastalıkta da görülebilir. Ancak erişkin bir kişide iki haftayı geçen bu üç sorundan yani ses kısıklığı, yutma güçlüğü, nefes darlığından biri varsa mutlaka gırtlak kanseri ekarte edilmelidir. Ayrıca gırtlak kanserinde bu üç temel şikayetlerin dışında kulağa vuran ağrı, boyunda şişlik, ağızdan kanlı salgı, tükürük, balgam gelmesi gibi şikayetler de görülebilir.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Gırtlak Kanserinin Tedavisi Nasıl Olur?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Gırtlak kanserleri tedavisi hastalığın aşamasına ve evresine göre değişir. Erken aşamada yakalanan gırtlak kanserlerinde ya cerrahi ya da radyoterapi tek başına kullanılır. Ama ileri aşamada yakalanan hastalarda ise kombine tedaviler mutlaka kullanılır. Ya ilk tedavi olarak radyoterapi ya da kemoterapi kullanılır. Bunda başarısız olunduğunda cerrahi eklenir. İlk tedavi olarak cerrahiyle de başlanabilir. Ameliyattan sonra bu tedaviye radyoterapi ve kemoterapi eklenebilir.</p>
<p style="text-align: justify;"> <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Gırtlak-Kanseri-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14706" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Gırtlak-Kanseri-2.jpg" alt="Gırtlak Kanseri" width="700" height="350" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Gırtlak-Kanseri-2.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Gırtlak-Kanseri-2-300x150.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/girtlak-kanseri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lenfoma</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/lenfoma/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/lenfoma/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2015 12:44:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kanser ve Tedavisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=14609</guid>

					<description><![CDATA[Lenfoma Nasıl Teşhis Edilir? Lenfomanın teşhisinde hasta genellikle doktora boynunda, koltukaltında veya kasığında olan bir şişlikle başvurur. Doktor tarafından muayenede bu şişlik bir lenf bezi olarak fark edilir. Eğer lenfoma şüphesi varsa buradan biyopsi alınarak bunun lenfoma olduğu ve çeşidi saptanır. Ancak burada en önemli faktör; lenf bezi büyümelerinin büyük bir çoğunluğu aslında lenfomaya değil, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #008000;"><strong>Lenfoma Nasıl Teşhis Edilir?</strong></span></h2>
<p style="text-align: justify;">Lenfomanın teşhisinde hasta genellikle doktora boynunda, koltukaltında veya kasığında olan bir şişlikle başvurur. Doktor tarafından muayenede bu şişlik bir lenf bezi olarak fark edilir. Eğer lenfoma şüphesi varsa buradan biyopsi alınarak bunun lenfoma olduğu ve çeşidi saptanır. Ancak burada en önemli faktör; lenf bezi büyümelerinin büyük bir çoğunluğu aslında lenfomaya değil, basit virüs, bakteri enfeksiyonlarına bağlıdır. Örneğin; boğazınızda olabilecek bir bakteri veya virüs enfeksiyonu boyunda lenf bezlerinin şişmesine neden olabilir. Antibiyotik tedavisi verildiğinde veya virüs enfeksiyonu ise hiçbir şey verilmeden de 1-2 hafta içerisinde düzelir. Lenfomalarda önemli olan bir şişliğin çıkması ve bu şişliğin zaman içerisinde geçmemesi aksine büyümesidir.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #008000;">Lenfomanın Türleri Var Mıdır?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Lenf bezi tümörü olarak bilinen lenfomaların 2 türü vardır. Birincisi; hodgkin lenfoma ikincisi; non-hodgkin lenfomadır. Ancak non-hodgkin lenfomada hız olarak üç ayrı türe ayrılır. Birincisi; oldukça yavaş ilerleyen non-hodgkin lenfoma tipi. İkincisi hızlı ilerleyen lenfoma tipi. Üçüncüsü de oldukça hızlı ilerleyen non-hodgkin lenfoma tipidir. Bu grubun hızı akut lösemi hızına yakındır. Bu üç ayrı grubun içerisinde de onlarca çeşit lenfoma vardır. Bunların tedavisi de birbirinden oldukça farklı olabilir. Bu nedenle başta lenfomanın çeşidinin doğru teşhisini koymak çok önemlidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Lenfoma-1-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14612" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Lenfoma-1-1.jpg" alt="Lenfoma (1)" width="600" height="399" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Lenfoma-1-1.jpg 600w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/01/Lenfoma-1-1-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #008000;"><strong>Lenfoma Nasıl Tedavi Edilir?</strong></span></h2>
<p style="text-align: justify;">Lenfomanın tedavisinde etkili olan üç yöntem vardır. Birincisi; kemoterapi, ikincisi; radyoterapi, üçüncüsü; yeni geliştirilen hedefe yönelik biyolojik tedavi yöntemleridir. Var olan lenfoma çeşitlerine göre farklılık gösterir. Çok sayıda lenfoma olduğu için tedavi yöntemleri de son derecede değişkendir. Kemoterapiler çeşit olarak çok değişkendir ve bunlar birçok lenfoma çeşidinde kombine edilirler. Radyoterapi de genellikle bu kemoterapi kürleri verildikten sonra yapılır. Kemoterapi kürlerinin sayısı lenfomanın yaygınlığıyla sıklıkla ilgilidir. Küçük bölgede olan lenfomalara daha az miktarda kemoterapi verilmesi uygun olacaktır. Oldukça yaygın kemik iliğini, karaciğeri tutan lenfomalarda daha çok sayıda kemoterapi verilir. Kemoterapide sıklıkla daha yeni, biyolojik, hedefe yönelik tedavilerle karıştırılarak verilir. Örneğin; büyük hücreli lenfomalarda klasik kemoterapinin yanında mabthera dediğimiz cd20 pozitif olan hücrelere yönelen  ayrı biyolojik kemoterapi ajanıyla birlikte verilirler. Normalde %40 olan kurtulma şansını %60’lara kadar yükseltebilir. Yine bir lenfoma çeşidi olan multiple myeloma hastalığında biyolojik, etkili ilaçlar vardır. bu ilaçlar tümörlerin gelişmesini, ilerlemesini önler. Oldukça başarılı sonuçlar elde etmemizi sağlarlar.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/lenfoma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karın Zarı Kanseri (Peritoneal Yüzey Kanseri)</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/karin-zari-kanseri-peritoneal-yuzey-kanseri/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/karin-zari-kanseri-peritoneal-yuzey-kanseri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2014 09:23:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kanser ve Tedavisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=14288</guid>

					<description><![CDATA[Karın Zarı Kanseri Nasıl Belirti Verir? Karın zarı kanseri karın içi bir tümörün ileri aşamasıdır. Bazen sadece karın zarından kaynaklanan tümörler de bu karın zarı kanserine sebep olur ama genellikle karın içi bir organın yayılması sonrası karın zarında kanserlerin görülmesidir. Hastalar genellikle karında şişkinlik, bağırsak tıkanıklıkları ve ele gelen kitlelerle doktora başvururlar. Daha sonra yapılan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Karın Zarı Kanseri Nasıl Belirti Verir?</span></h2>
<p style="text-align: justify;"><a title="Karın zarı kanseri" href="https://www.xn--kadn-nza.net/karin-zari-kanseri-peritoneal-yuzey-kanseri/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Karın zarı kanseri</strong></span></a> karın içi bir tümörün ileri aşamasıdır. Bazen sadece karın zarından kaynaklanan tümörler de bu karın zarı <a title="Kanser" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/kanser/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>kanser</strong></span></a>ine sebep olur ama genellikle karın içi bir organın yayılması sonrası karın zarında kanserlerin görülmesidir. Hastalar genellikle karında şişkinlik, bağırsak tıkanıklıkları ve ele gelen kitlelerle doktora başvururlar. Daha sonra yapılan incelemelerde karın zarı kanseri olduğu ortaya çıkar ve bu karın zarı kanserine sebep olan organların incelenmesi gerekir. Bu organların incelenmesi sonrasında bu kanserin hangi organdan kaynaklandığı veya peritondan mı kaynaklandığı tanısı konulur. Tanı konulduktan sonra tedavi yöntemleri gündeme getirilir.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Karın Zarı Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Karın zarı kanserinin tedavisinin multidisipliner bir ortamda yapılması gerekir. Öncelikle kemorterapi bazen gündeme gelebilir. Ama bazen de cerrahi özelliği kazanabilir. Bu <a title="Tümör" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/tumor-bilimi/"><span style="text-decoration: underline;">tümör</span></a>ün cinsine göre değişmekle birlikte karın zarına sebep olan organın hangi organ olduğu, direkt karın zarından mı veya yumurtalıklardan mı kaynaklandığına göre tedavi belirlenir. Karın zarındaki bütün tümörlerin çıkarılması, gözle görülür bir tümör kalmaması hedeflenir. Bunun dışında eğer bu yapılamıyorsa tümörlerin 1 milimetreden daha büyük bırakılmaması tercih edilmelidir. Bunun sonrasında da karın ısıtılarak yapılan bir kemoterapiyle yıkanır ve sonrasında hastalar yoğun bakımda izlenip servise alınmaktadırlar. Bu ameliyatlar çok büyük ve çok uzundur. Ameliyat sonrasında ve ameliyat sırasında birtakım komplikasyonlarla karşılaşabilir. Hastanın yaşama süresini ciddi oranda birtakım tümörlerde özellikle mezotelyoma veya apendikse yani apandiste bağlı tümörlerde hastanın yaşam süresini uzatmaktadırlar. Bazen kalın bağırsak tümörlerinde hastanın yaşam süresini iki katına çıkarmaktadır. Mezotelyoma dediğimiz mesleki bir hastalığa bağlı gelişen tümörlerde yaşam süresini bazen 5 yıla bazen 7 yıla kadar uzatmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/12/Karın-Zarı-Kanseri-1-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-14292" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/12/Karın-Zarı-Kanseri-1-1.jpg" alt="Karın Zarı Kanseri (1)" width="700" height="394" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/12/Karın-Zarı-Kanseri-1-1.jpg 425w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/12/Karın-Zarı-Kanseri-1-1-300x169.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Karın Zarı Kanserinde Erken Teşhis Mümkün Müdür?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Karın zarı kanserinin erken teşhisi mümkün olabilmektedir. Karın içi kanser oluşmadan bu tedavi altına alınabilir. Karın zarı kanserinin gelişmemesi için bu kanserlerin evresi ilerlemeden tedavi edilmelidir. Çünkü lokal olarak bir kanser ilerlediği zaman bir süre sonra karın zarının hepsine yayılacaktır. Dolayısıyla bu kanserlerin tedavisinin yayılmadan yapılması karın zarı kanserinin oluşmasını engelleyecektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/12/Karın-Zarı-Kanseri-Peritoneal-Yüzey-Kanseri-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-14289" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/12/Karın-Zarı-Kanseri-Peritoneal-Yüzey-Kanseri-1.jpg" alt="Karın Zarı Kanseri (Peritoneal Yüzey Kanseri)" width="700" height="394" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/12/Karın-Zarı-Kanseri-Peritoneal-Yüzey-Kanseri-1.jpg 640w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/12/Karın-Zarı-Kanseri-Peritoneal-Yüzey-Kanseri-1-300x169.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/karin-zari-kanseri-peritoneal-yuzey-kanseri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yemek Borusu Kanseri</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/yemek-borusu-kanseri/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/yemek-borusu-kanseri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Dec 2014 08:35:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kanser ve Tedavisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=14294</guid>

					<description><![CDATA[Yemek Borusu Kanseri Nasıl Belirti Verir? Yemek borusu kanseri olan hastalar genellikle yutma güçlüğüyle doktora başvururlar. Yutkunma şu demek; normalde biz yutkunurken yutkunduğumuzu hissetmeyiz ama eğer bunu hissediyorsak bu ağrılıysa o zaman bu duru yutma güçlüğüdür. Bu tip şikayeti olan hastalarda mutlaka yemek borusunun incelenmesi gerekmektedir. Yemek borusu kanseri olan hastalar yutma güçlüğünün yanı sıra [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Yemek Borusu Kanseri Nasıl Belirti Verir?</span></h2>
<p style="text-align: justify;"><a title="Yemek borusu kanseri" href="https://www.xn--kadn-nza.net/yemek-borusu-kanseri/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Yemek borusu kanseri</strong></span></a> olan hastalar genellikle yutma güçlüğüyle doktora başvururlar. Yutkunma şu demek; normalde biz yutkunurken yutkunduğumuzu hissetmeyiz ama eğer bunu hissediyorsak bu ağrılıysa o zaman bu duru yutma güçlüğüdür. Bu tip şikayeti olan hastalarda mutlaka yemek borusunun incelenmesi gerekmektedir. Yemek borusu <a title="Kanser" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/kanser/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>kanser</strong></span></a>i olan hastalar yutma güçlüğünün yanı sıra bir takım belirtilerle de doktora başvururlar. Bunlar; aşırı kilo kaybı, beslenememe ve kusma şikayetleridir. Bu şikayetleri olan hastalardan da yine yemek borusu kanserinden şüphelenmek gerekir.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Yemek Borusu Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Yemek borusu kanseri tanısı konduktan sonra genellikle endoskopiyle tanı konulup parça alınır. Bu parça sonrasında tanı konmuş olunur. Tümörün cinsine göre tedavi seçenekleri vardır. İlk olarak tümör cinsi belirlendikten sonra tümörün yayılımı ve başka bir organ tutulumu var mı yok mu bu araştırılır. Bu araştırıldıktan sonra tedaviye başlanır. Genellikle yemek borusu kanserlerinin tanısı koyulduktan sonra maalesef ileri evrededirler. Çoğunlukla ilk tedavi seçeneği ışın ve ilaç tedavisi olmaktadır. Ama erken evre yemek borusu kanserlerinde ilk tedavi seçeneği cerrahi tedavidir. Cerrahi tedavide yapılan işlem yemek borusunun hepsinin çıkarılmasıdır. Hepsinin çıkarılmasının sebebi yemek borusu kanserlerinde yayılım yemek borusunun bütün uzunluğu boyunca olmaktadır. Dolayısıyla tüm yemek borusu mutlaka çıkarılmalıdır. Yemek borusu çıkarıldıktan sonra bu bölgeye mide getirilir. Mide tüp şekline getirildikten sonra boyna doğru çekilip burada gırtlağın alt kısmına dikilmektedir. Böylece yol tamamlanmış olur. Hastalar bundan sonraki hayatlarında bu şekilde beslenmeye devam ederler.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/12/Yemek-Borusu-Kanseri-2-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-14295" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/12/Yemek-Borusu-Kanseri-2-1.jpg" alt="Yemek Borusu Kanseri (2)" width="700" height="350" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/12/Yemek-Borusu-Kanseri-2-1.jpg 600w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/12/Yemek-Borusu-Kanseri-2-1-300x150.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Yemek Borusu Kanserinden Korunmak İçin Nelere Dikkat Edilmesi Gerekir?</span></h2>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/12/Yemek-Borusu-Kanseri-3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-14296 alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/12/Yemek-Borusu-Kanseri-3.jpg" alt="Yemek Borusu Kanseri" width="309" height="363" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/12/Yemek-Borusu-Kanseri-3.jpg 398w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/12/Yemek-Borusu-Kanseri-3-256x300.jpg 256w" sizes="auto, (max-width: 309px) 100vw, 309px" /></a>Yemek borusu kanserinden korunmak için birtakım alışkanlıklardan vazgeçmek gerekiyor. Bunlardan en önemlisi sigara tüketimidir. Sigarayı mutlaka bırakmak, alkolü azatlamak ve mümkünse bırakmak gerekiyor. Bunların dışında beslenme alışkanlıkları önemlidir. Meyve tüketimi riski azaltmaktadır. Birtakım sıcak gıdaların hızlı bir şekilde yenmesi riski arttırmaktadır.  Yemek borusu kanserinin diğer bir nedeni reflü hastalığıdır. Reflü hastalığının ileri dönemlerinde yemek borusundaki iltihap sonrası meydana gelen kanser riskini azaltmak için mide koruyucu ilaçlar kullanılması önerilir. Eğer ciddi bir yemek borusu iltihabı varsa bunun tedavi edilmesi gerekir. Yemek borusunu korumak için mide asidini azaltıcı birtakım ilaçlar vardır. Bu ilaçların mutlaka kullanılması gerekir ya da hastaların ameliyatla reflü hastalığından kurtulması sağlanır. Böylece hastalar yemek borusu kanserinden korunmuş olurlar.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/yemek-borusu-kanseri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
