<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kalp Damar &#8211; Kadın.Net</title>
	<atom:link href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/kalp-damar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.xn--kadn-nza.net</link>
	<description>Anne Bebek Çocuk Kadın Sağlığı Kadınlara Dair Her Şey</description>
	<lastBuildDate>Mon, 15 Nov 2021 19:07:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>
	<item>
		<title>Yüksek Tansiyon Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/yuksek-tansiyon/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/yuksek-tansiyon/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Aug 2019 11:10:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Damar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Damar]]></category>
		<category><![CDATA[Kan Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kan Ve Damar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15130</guid>

					<description><![CDATA[Yüksek tansiyon hastalığı, kan basıncının ölçülmesiyle teşhis edilir. Bu nedenle özellikle gençlik çağlarından itibaren, hatta pediatrik muayenelerden itibaren çocukların, daha sonra da erişkin yaşlarında kan basıncının rutin olarak ölçülmesi doktorlar tarafından öneriliyor. Belirli aralıklarla ölçülmesi mutlaka gereklidir. Özellikle otuz yaş sonrası senede bir, tansiyon rakamları normal dahi olsa, kırk yaş sonrası en azından altı ayda [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Yüksek tansiyon hastalığı, kan basıncının ölçülmesiyle teşhis edilir. Bu nedenle özellikle gençlik çağlarından itibaren, hatta pediatrik muayenelerden itibaren çocukların, daha sonra da erişkin yaşlarında kan basıncının rutin olarak ölçülmesi doktorlar tarafından öneriliyor. Belirli aralıklarla ölçülmesi mutlaka gereklidir. Özellikle otuz yaş sonrası senede bir, <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/yuksek-tansiyon/"><strong>tansiyon</strong></a> rakamları normal dahi olsa, kırk yaş sonrası en azından altı ayda bir ölçtürülmesi ve izlenmesi tavsiye edilir. Bazen küçük anormalliklerle, yani hafif <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/yuksek-tansiyon/">yüksek tansiyon</a> ile karşılaştırıldığında çok daha sık aralıklarla hastalara ölçülmesi tavsiye edilir. Doktor muayenelerinde yapılan ölçümler her zaman standarttır. Ancak bazen doktorlar, hastalardan kendilerinin takip etmesini isterler ya da çok sık olmasa da özellikle tansiyon holteri denilen veya ambulatüar kan basıncı izlemi denilen yöntemi kullanabilirler. Esasında küçültülmüş kan basıncı aleti örneğidir. Hastalara takılır yirmi dört, kırk sekiz saat boyunca bu cihaz, tansiyonlarını belirli periyotlarla ölçer ve kaydeder daha sonra uzmanlar bilgisayar sistemine analiz ederek bir kan basıncı profili çıkartırlar.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Yüksek Tansiyon İle Beslenme Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Yüksek tansiyon ve <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/beslenme/">beslenme</a> arasında çok net ve direkt bir ilişki vardır. Öncelikle eğer tükettiğinizden fazla kalori alıyorsanız, mutlaka kilo alırsınız ve kilo aldığınız zaman da kan basıncı değerleri yavaş yavaş yükselmeye başlar. Kilo üzerinden olan etkisi haricinde beslenme içeriğinin kan basıncıyla çok yakın ilişkisi vardır. Yeşil sebze ve meyvelerden, dolayısıyla potasyumdan zengin bir beslenme içeriğinde kan basıncı daha düşük oluyor. Hayvansal gıdalar, donmuş yağlar ne kadar fazla ise <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/diyet/">diyet</a>imizde kan basıncındaki yükselme eğilimi daha fazla oluyor. Hayvansal gıdalar denildiğinde sadece et kısmı kastedilmemektedir. Peynir grupları, tam yağlı süt ürünleri, yoğurt bu grupta yer alır. Bunları fazla tüketen bireylerde de kan basıncı yükselme eğiliminde oluyor. Son zamanlardaki karbonhidrat tüketimindeki artışla kan basıncı arasında bir ilişki olduğu gözlemlenmeye başlanmıştır. Tabii tuz burada parantez açılması gereken bir noktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Yüksek-Tansiyon-Hastalığı-Nasıl-Teşhis-Edilir-1.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-15131 alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Yüksek-Tansiyon-Hastalığı-Nasıl-Teşhis-Edilir-1.jpg" alt="Yüksek Tansiyon Yükselmesi" width="575" height="383" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Yüksek-Tansiyon-Hastalığı-Nasıl-Teşhis-Edilir-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Yüksek-Tansiyon-Hastalığı-Nasıl-Teşhis-Edilir-1-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 575px) 100vw, 575px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/"><strong>sağlık</strong></a>lı bireylerde önerilen günlük tuz tüketim miktarı beş gram civarındadır. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/yuksek-tansiyon/">Tansiyon yüksekliği</a> olanlarda tansiyonu kontrol altına alabilmek için, bu üç gram, hatta iki gram bile olabilir. Toplumumuzda ortalama kişi başına düşen günlük tuz tüketimi, on sekiz gram civarında, pek çok sanayileşmiş batı ülkesinin bile üzerinde olduğumuzu söyleyebiliriz bu rakamla. Büyük hatta korkunç denebilecek bir fark söz konusu. Tuz tüketimi derken tuzluk kullanma alışkanlığından söz etmek gerekir. Çoğumuz daha yemeğin tadına bakmadan tuz atabiliyoruz, bu çok yanlış bir alışkanlık. İkincisi yemekleri pişirirken kullandığımız tuz miktarına da dikkat etmek gerekir. Üçüncüsü turşu, tuzlu peynir, tuzlu zeytin, salamura gıdaları da sık tüketen bireylerde tansiyonun hızlı bir biçimde yükseldiği görülmektedir.</p>
<blockquote><p><strong>Murat Bey:</strong> Sayın hocam, 56 yaşındayım, sporu ve yürümeyi seven daha önceleri 25 yıl amatör olarak futbol oynamış biriyim.bende 2-3 aydır ayda bir olmak üzere yürüyüşten sonra dinlendiğimde, en son sabah saat 9.00′ da yürüyüşe çıktığımda 1 mayıs 2013 günü havanın çok sıcak olmasındanmı nedir eve 300-400 metre kala baş dönmesi göz kararması aşırı halsizlik gibi durum meydana geldi yere uzandım dinlendim doktor arkadaşımı çağırdım geldi tansiyona bağlı dedi.1,5 ay öncede aynı şekilde yürüyüşten sonra evimizin önünde yeşil alanda hareket yaparken aynı durum meydana geldi.akabinde ertesi gün kardiyoloji doktoruna gittim tüm testler (EKG-Efor-Ultrason ve kan tahlili) yapıldı sonuçlar normal çıktı.daha sonra Samsun 19 Mayıs Tıp Fakültesinde kalp sindigrafisi yapıldı ordada herşeyin normal olduğu bildirildi.Nöroloji doktorunada gittim tetkikler yapıldı bir şeyimin olmadığı psikolojik olabileceğini ……… verdi şimdi onu kullanıyorum, acaba benim bu şikayetlerimin sebebini öğrenebilirmiyim bilgilendirirseniz çok mutlu olacağım şimdiden teşekkür ederim.</p></blockquote>
<blockquote><p><strong>Deniz</strong>: iyi günler hocam. dün babam amcamı doktora götürdü. orda halsizleşti göz kapakları ağırlaştı. tansiyonunu öldürdük 24/14 çıktı doktor bey beyin kanaması geçirecekmişin felan dedi. en sonunda 17 ye düşürmeyi başardılar. bu tansiyon çok tehlikeli bir şey mi hocam sizin bilgilerinize ihtiyacım var korkuyorum. babam için nelerden kaçınmalıyız neler yememeli beni aydınlatırsanız çok mutlu olurum hocam. allahım herkeze sağlık sıhat versinn. </p></blockquote>
<blockquote><p><strong>Gülten</strong>: Selamlar .Benim büyük tansiyonum 140 ve üzerine çıksada kendiliğinden düşüyor ,çıkıyor tekrar düşüyor fakat küçük tansiyonum çok sık 88-90-92-94 gibi ,daha aşağı rakamlara nadir düşüyor. Büyük ihtimal stresle alakalı olduğu söylendi. &#8230; ilacını kullandım çok iyi düşürdü (110-150/75-80 gibi)fakat baş dönmesi de yapıyor acaba düşük mü geliyor .Sabahları ölçtüğümüzde 130/88 gibi alıyoruz…Benim sorum şu yukarıda yazdığım tansiyon sonuçlarıma göre ilaç kullanmalı mıyım? Başka bir hastalığım yok , kilo normal.Teşekkürler</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/yuksek-tansiyon/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gizli Kalp Hastalığı</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/gizli-kalp-hastaligi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/gizli-kalp-hastaligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2015 19:33:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kalp Damar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=14930</guid>

					<description><![CDATA[Göğüs ağrısı, göğüste baskı hissi, yanma bir damar tıkanıklığı bulgusu. Fakat bu bulgular her zaman kalp damar tıkanıklığını ifade etmez. Bu bulguların özellikle yürürken, merdiven çıkarken, yokuş çıkarken ortaya çıkması önemlidir. Eğer ağrınız; merdiven, yokuş çıkarken veya herhangi bir efor sarf ederken ortaya çıkıyorsa, istirahatla geçiyorsa bu bizim için önemlidir. Bunların araştırılmasında fayda vardır. Eğer [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Göğüs ağrısı, göğüste baskı hissi, yanma bir damar tıkanıklığı bulgusu. Fakat bu bulgular her zaman kalp damar tıkanıklığını ifade etmez. Bu bulguların özellikle yürürken, merdiven çıkarken, yokuş çıkarken ortaya çıkması önemlidir. Eğer ağrınız; merdiven, yokuş çıkarken veya herhangi bir efor sarf ederken ortaya çıkıyorsa, istirahatla geçiyorsa bu bizim için önemlidir. Bunların araştırılmasında fayda vardır. Eğer ağrılarınız istirahatla varsa,  eforla geçiyorsa bunu çok fazla dikkate almaya gerek yoktur. Ama eforla oluyorsa çok önemlidir. Göğsünüzde baskı hissi, sıkıştırır tarzda bir ağrı veya yanma tarzda bir ağrı şeklindeyse birtakım testlerden geçmeniz gerektiği anlamına geliyor. Bu testlerde de en önemli testler kalbin ultrasonografik görüntüsü ekokardiyografi ve bununla birlikte bir efor testidir. Tabii bütün bu testlere başlamadan önce EKG’nizin çekilmesinde de fayda vardır. Biz ilk olarak tüm hastalarımızda EKG görmek istiyoruz. Daha sonra ekokardiyografiyle değerlendirip eğer her şey uygunsa bir efor testine alıyoruz. Eğer efor testi sonucunda bir damar tıkanıklığı bulgusu varsa veya efor testi sırasında göğsünüzde ağrı hissi, baskı ve yanma, sıkıştırma şekli varsa bu bir damar tıkanıklığı bulgusu olabiliyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Gizli-Kalp-Hastalığı-2-1.png"><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14933" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Gizli-Kalp-Hastalığı-2-1.png" alt="Gizli Kalp Hastalığı (2)" width="700" height="466" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Gizli-Kalp-Hastalığı-2-1.png 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Gizli-Kalp-Hastalığı-2-1-300x200.png 300w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Her Hastada Damar Tıkanıklığı Bulgusu Oluyor Mu?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Hayır. Bazı hastalarda damar tıkanıklığı olsa dahi, kalp krizi geçirseler dahi hiçbir ağrı hissetmeyebilirler. Bunun sebebi ağrı bir alarm mekanizmasıdır. Her hastada alarm mekanizması çalışmaz. Bazı hastaların alarm mekanizması çalışmadığı için ağrıları olmazlar. Bazı hastalar bize hiçbir şikayetim yok diye gelirler ama EKG’lerde damar tıkanıklığı bulguları ortaya çıkar. Hatta anjiyolar sonucunda by-pass kararı bile veririz. Buna <span style="color: #0000ff;"><strong>gizli kalp hastalığı</strong></span> diyoruz. O yüzden ailesinde damar tıkanıklığı hikayesi olan insanlar belli bir periyotlarda cheeck-up yaptırmaları gerekir. Ekokardiyografi, efor testi, EKG gibi testlerden geçmelerinde fayda vardır. Bu testler özellikle gizli kalbi ortaya çıkartmak için çok önemli testlerdir. Bunları belli periyotlarla35-40 yaş arasında 2 senede 1, 40 yaşın üzerinde senede 1 bu testlerden geçmelerini tavsiye ediyoruz.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><strong>Kimler Bu Testlerden Geçecekler?</strong></span></h1>
<p style="text-align: justify;">Özellikle ailesinde damar tıkanıklığı hikayesi olan hastalarımız. Annesinde, babasında ve kardeşlerinde anjiyo yapılmış, damar tıkanıklığı tespit edilmiş stent takılmış, bypass olmuş hastaların bu testlerden rutin olarak geçmelerini tavsiye ediyoruz. Şeker hastası, tansiyon hastası, yüksek tansiyonu, yüksek kolesterolü olan hastaların da bu testlerden senelik rutin kontroller veya 2 senelik rutin kontrollerden geçmesi gerekir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/gizli-kalp-hastaligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalp Kapağı Nedir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/kalp-kapagi-nedir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/kalp-kapagi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jan 2015 09:27:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kalp Damar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=14570</guid>

					<description><![CDATA[Kalp kapak yetmezliğinde önemli olan kalbin kaç odacıklı olduğu ve bu odacıklar arasında da kanın birbirine geçmemesi gerekiyor. Yani tek yönlü geçmesi gerekiyor. Normalde kalpte 4 tane odacık bulunur. Bu iki taraflı sağ taraf ve sol tarafta kirli kan dediğimiz oksijenlenmemiş, vücuttan gelen kan toplanır. Sol tarafta da akciğerlerden gelen temizlenmiş, oksijenli kan vücuda basılıyor. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Kalp kapak yetmezliğinde önemli olan kalbin kaç odacıklı olduğu ve bu odacıklar arasında da kanın birbirine geçmemesi gerekiyor. Yani tek yönlü geçmesi gerekiyor. Normalde kalpte 4 tane odacık bulunur. Bu iki taraflı sağ taraf ve sol tarafta kirli kan dediğimiz oksijenlenmemiş, vücuttan gelen kan toplanır. Sol tarafta da akciğerlerden gelen temizlenmiş, oksijenli kan vücuda basılıyor. Bu bölgeler arasında yani 4 odacık arasında kapaklar bulunur. Bu kapaklar odacıkları ayırıyor. Bu sayede de her iki tarafa geçiş tek taraflı oluyor. Kapacıkların görevi budur. Odacıkların tek yönlü olarak çalışmasını sağlamaktır. Kan akışını, odacıkları birbirinden ayırmak.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/12/Kalp-Kapağı-Nedir-2-1.jpg"><img decoding="async" class="alignnone  wp-image-14571" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/12/Kalp-Kapağı-Nedir-2-1.jpg" alt="Kalp Kapağı Nedir (2)" width="515" height="462" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/12/Kalp-Kapağı-Nedir-2-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/12/Kalp-Kapağı-Nedir-2-1-300x270.jpg 300w" sizes="(max-width: 515px) 100vw, 515px" /></a></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #3366ff;">Kalp Kapak Hastalıkları Nasıl Belirti Verir?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Kalp kapak hastalığı hastalarda en çok nefes darlığı, çarpıntı ve çabuk yorulma olarak belirti verir. Hastalar bazen bu şikayetlerin ilk çarpıntıyla başladığını söylüyorlar. Genellikle de bu çarpıntı, nefes darlığı, çabuk yorulma şikayeti hastalığın şiddeti arttıkça şikayetinde şiddeti artıyor. Kalp kapakçıklarında sorun olan hastalar genellikle 1 seneye kadar bu durumu idare edebildiklerini söylüyorlar. Herkese ameliyat yapılmıyor. Takip edilen hastalarda da zaman içerisinde git gide arttığı belirtiliyor. Takipler sırasında yapılan ekolarda da kapaktaki olayların da gitgide daha da arttığı görülüyor.  Birazcık hastalığın şiddetinin artışıyla şikayetlerin artışı eş zamanlı oluyor. Ama en çok olan şikayet; nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulmadır. Özellikle geceleri ağır iş yaptıktan sonra çok çok yorulma hissi oluyor. Bu durumun 1 hafta sürdüğünü söyleyen hastalara bile rastlanılıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/12/Kalp-Kapağı-Nedir-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-14572" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/12/Kalp-Kapağı-Nedir-1.jpg" alt="Kalp Kapağı Nedir" width="305" height="177" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/12/Kalp-Kapağı-Nedir-1.jpg 400w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/12/Kalp-Kapağı-Nedir-1-300x174.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 305px) 100vw, 305px" /></a><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/12/Kalp-Kapağı-Nedir-1-1.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-14573" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/12/Kalp-Kapağı-Nedir-1-1.jpeg" alt="Kalp Kapağı Nedir (1)" width="359" height="198" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/12/Kalp-Kapağı-Nedir-1-1.jpeg 410w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/12/Kalp-Kapağı-Nedir-1-1-300x165.jpeg 300w" sizes="auto, (max-width: 359px) 100vw, 359px" /></a></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #3366ff;">Kalp Kapak Hastalıkları Ne Zaman Cerrahi Yöntemlerle Tedavi Edilir?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Kalp kapak hastalıklarında iki çeşit olarak düşünmek gerekir. Birincisi; ani olarak ve zaman içerisinde gelişenlerdir. Ani olarak gelişenler daha çok aortun yırtılması, diseksiyon denilen hastalıklar veya ani geçirilen kalp krizi sonrasında kapağın ileri derecede kaçırılması sonucu olan durumlarda gerçekleşir. Bunlarda hastalar çok şiddetli şikayetlerle geldiği, hayatı tehdit edici durumlar olduğu için bunlarda beklenmeden ameliyat çoğunlukla gerekli oluyor. Ama zaman içerisinde gelişmiş olan kapak hastalıklarında hastanın şikayetleriyle ameliyata karar veriyoruz. Hastanın şikayetleri arttıysa o zaman ameliyata daha çok karar veriliyor. Hastanın şikayetinin artmış olması tek başına yeterli değildir. Bu arada kontrollerde yapılan ekolarda da belli kriterleri vardır. Hastalar ne zaman ameliyat edilmeli? Çünkü her hasta ameliyat olacak değil. Her kapak hastasının ameliyat olması gerekmiyor. Buradaki en önemli şey hastanın şikayeti ve eko bulgularının onunla uyumlu olmasıdır. Bunun üzerine ameliyata karar veriliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/kalp-kapagi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lazer ile Varise SON!</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/lazer-ile-varise-son/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/lazer-ile-varise-son/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 May 2014 23:25:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Damar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Damar]]></category>
		<category><![CDATA[Lazerli Estetik Uygulamaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=13455</guid>

					<description><![CDATA[VARİS NEDİR? Bacak bölgemizde ki toplardamarların genişlemesine varis adı verilir. Fakat varis vücudumuzdaki bütün toplar damarlarda görülebilir. Temiz kan kalbimizin pompa görevi  ile atardamarlar aracılığı ile vücuda kolayca dağılır, fakat pis kanın toplanması daha pasif bir sistemle olur ve bu sistem en çok bacaklarımız da görülür. Bu sistemin en önemli elemanı bacak kaslarının kasılmasıdır. Ve toplardamarların [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff00ff;">VARİS NEDİR?</span><br />
Bacak bölgemizde ki toplardamarların genişlemesine varis adı verilir. Fakat varis vücudumuzdaki bütün toplar damarlarda görülebilir. Temiz kan kalbimizin pompa görevi  ile atardamarlar aracılığı ile vücuda kolayca dağılır, fakat pis kanın toplanması daha pasif bir sistemle olur ve bu sistem en çok bacaklarımız da görülür. Bu sistemin en önemli elemanı bacak kaslarının kasılmasıdır. Ve toplardamarların içindeki kapakçık sistemi ve atardamar basıncının kılcal damarlara yansımasıda kanın geri dönüşünü basitleşir. Bu nedenle hareket, toplardamarların boşaltılmasında en önemli nedenlerindendir.<br />
&nbsp;<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/05/varis-ile-lazer-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-13456 alignright" alt="varis ile lazer" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/05/varis-ile-lazer-1.jpg" width="259" height="194" /></a><br />
<span style="text-decoration: underline; color: #ff00ff;">VARİS NEDEN OLUŞUR?</span><br />
Varisin sebebi tam olarak bulunmasa da bazı faktörler variste rol oynar.<br />
-40 yaşın üzerindeki kadınların toplardamarları ve kapakçıklarının zayıflamasıyla varise daha fazla neden olur.<br />
-Hamileliğin ilk aylarında oluşan hormonal değişikliklerden ortaya çıkabilir.<br />
-Uzun süre ayakta kalmak varis nedenlerinin başında gelir.<br />
&#8211; Fazla şişman insanlarda varis daha fazla görülebilir.<br />
<span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff00ff;">LAZER İLE VARİS TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?</span></span><br />
Lazer ile varis probleminizden kolayca kurtulabilirsiniz. Lazer  ile 4 mm.ye kadar olan varislere cilt üstünden müdahale yapılabilir.  Cihazın soğutma özelliği sayesinde lazer ışığı enerjisi hemen  dokuya verildiğinden  ağrısız bir yöntemdir. İşlemden önce cilt hissiyatını azaltan kremler kullanılır. Yaklaşık bir saat kadar sürer. Mutlaka işini bilen bir uzman tarafından yapılmalıdır. Son teknolojik lazerler ile varisli bölgede tedavi sonrasında iz kalmaz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/lazer-ile-varise-son/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
