<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Deri (Cilt) Hastalıkları &#8211; Kadın.Net</title>
	<atom:link href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/deri-cilt-hastaliklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.xn--kadn-nza.net</link>
	<description>Anne Bebek Çocuk Kadın Sağlığı Kadınlara Dair Her Şey</description>
	<lastBuildDate>Mon, 15 Nov 2021 19:07:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>
	<item>
		<title>Güneş Lekelerine Mucize Çözüm</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/gunes-lekelerine-mucize-cozum/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/gunes-lekelerine-mucize-cozum/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Berfu Keskinkılıç]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jul 2019 01:17:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bitkisel Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Bakım Ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[Deri (Cilt) Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Lekeleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=1811</guid>

					<description><![CDATA[Esas olan güneş yanıkları ve cilt soyulmalarına karşı baştan her türlü önlemi almaktan geçer. İlk olarak güneşe çıkmadan önce mutlaka güneş koruyucu krem kullanılmalıdır. Özelikle tatillerde ve plaj gibi yerlerde güneşlenirken sık sık güneş koruyucu krem veya güneş sütü kullanın. Bunlara ek olarak şapka ve gözlük takmak ihmal edilmemelidir. Denize girip çıktıktan hemen sonra da [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Esas olan güneş yanıkları ve cilt soyulmalarına karşı baştan her türlü önlemi almaktan geçer. İlk olarak güneşe çıkmadan önce mutlaka güneş koruyucu krem kullanılmalıdır. Özelikle tatillerde ve plaj gibi yerlerde güneşlenirken sık sık güneş koruyucu krem veya güneş sütü kullanın. Bunlara ek olarak şapka ve gözlük takmak ihmal edilmemelidir.</p>
<p>Denize girip çıktıktan hemen sonra da güneş koruyucu krem kullanın. Deniz sonrasında ise hemen duş alın. Eğer dışarıda çok vakit geçirmeyi planlıyorsanız daha gölge yerleri tercih edebilirsiniz. ( Güneşe Karşı Cilt Koruması )</p>
<p>Hafif ve kaşındırıcı etkisi olmayan mineral bazlı bazı engelleyiciler (titanyum dioksit ya da çinko oksit gibi) içeren ve özelliklede bebekler için üretilmiş formülleri tercih etmelisiniz. Hirsch “çocukların güneşe ne kadar maruz kaldığını küçümsememek gerektiğini” söylemektedir. Bir kaç saatliğine parka gitseniz bile, çocukların bir şapkaya ve güneş kremine ihtiyacı olacaktır.</p>
<p>Yazın en büyük problemlerinden olan <a title="güneş lekeleri" href="https://www.xn--kadn-nza.net/gunes-lekelerine-mucize-cozum/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>güneş lekeleri</strong></span></a> hemen hemen herkesin başına gelebilir. Bronz bir ten için saatlerce güneşin altında kalıp, sürdüğümüz yakıcı yağ ve kremler, u v ışınları buna neden olabilir. Güneş lekeleri, sıklıkla koyu tenli kişilerde görülür. Özellikle yanak, alın, burun ve kollarda görülür. Bu lekeler görünüş açısından oldukça rahatsız edicidir. Bu lekelerden kurtulmak için son zamanlarda oldukça fazla yöntemler bulunmuştur. Kimyasal maddeler, pahalı tedaviler size göre değilse vereceğim tariflerle bu lekelerden kolayca kurtulabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/gunes-lekelerine-cozum.jpg"><img decoding="async" class="alignright" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/gunes-lekelerine-cozum.jpg" alt="güneş lekelerine çözüm" width="276" height="179" /></a></p>
<p>&#8211; Taze nohudu haşlayarak bir çatal yardımı ile eziyoruz. Macun kıvamına getirip lekeli bölgelere sürüyoruz. Nohut kuruyana kadar bekletip bol su ile duruluyoruz. Her gün aynı işlemi yapıyoruz on gün sonra lekelerin kaybolduğunu göreceksiniz.</p>
<p><strong>LEKELER İÇİN OLDUKÇA ETKİLİ MASKE</strong></p>
<p>&#8211; Bir parça kavunun yarısı<br />
&#8211; 1 elma<br />
&#8211; 1 kahve fincanı kırmızı şarap<br />
&#8211; 3 yemek kaşığı toz şeker</p>
<p>Yarım kavunu ve elmayı rendeleyin. Üzerine şekeri ve şarabı ilave edip iyice karıştırın. Bu karışımı bir kavona koyup güneş gören bir yerde 12 gün bekletin. Daha sonra bu karışımı bez yardımı ile cildinize sürün. Bir süre sonra lekelerinizin kaybolduğuna inanamayacaksınız</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/gunes-lekelerine-mucize-cozum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siğil</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/sigil-nedir-nasil-olusur/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/sigil-nedir-nasil-olusur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jul 2019 05:35:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bulaşıcı Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Deri (Cilt) Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Vücut Estetiği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15222</guid>

					<description><![CDATA[Siğil Nedir? Nasıl Belirti Verir? Genellikle görünüşüyle can sıkıcı olan siğil zararsız bir oluşumdur. Tedaviyle, bazen de kendiliğinden geçer. Siğiller,  daha çok çocuklarda görülür. Yetişkinlerde ve gençlerde daha az görülürler. Tırnaklarını yiyen çocuklar risk altındadır. Bazı kişiler nasıl sık uçuk çıkıyorsa, bazı insanlar da siğile daha sık yakalanır. Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde siğil görülme olasılığı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #0000ff;">Siğil Nedir? Nasıl Belirti Verir?</span></h2>
<p>Genellikle görünüşüyle can sıkıcı olan <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/sigil-nedir-nasil-olusur/"><strong>siğil</strong></a> zararsız bir oluşumdur. Tedaviyle, bazen de kendiliğinden geçer. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/sigil-nedir-nasil-olusur/">Siğiller</a>,  daha çok çocuklarda görülür. Yetişkinlerde ve gençlerde daha az görülürler. Tırnaklarını yiyen çocuklar risk altındadır. Bazı kişiler nasıl sık uçuk çıkıyorsa, bazı insanlar da siğile daha sık yakalanır. Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde siğil görülme olasılığı daha fazladır.</p>
<p>Bazı kişilerde siğiller, sıklıkla virüsle karşılaşıldığına bağlı olarak çıkar. Virüs derideki herhangi bir yaralanma  sonucunda deriye girer.  Genellikle zararsızdırlar. Deri üstünde, küçük, yuvarlak çıkıntılar yaparlar. Her bölgede ortaya çıkabilirler, ama daha çok el, diz, yüz ve genital bölgede bulunurlar. Siğiller ağrısızdır ve birkaç ay ya da yıl içinde iz bırakmadan yok olurlar.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/siğiller-1.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-13270 alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/siğiller-1.jpg" alt="siğiller" width="400" height="255" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/siğiller-1.jpg 400w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/siğiller-1-300x191.jpg 300w" sizes="(max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a></p>
<p>Ancak ayak tabanında ortaya çıkan bir siğil genellikle ağrılıdır ve tedavi gerektirir. Yüzde ve genital bölgedeki siğiller rahatsızlık verebilirler ve yıllarca geçmeyebileceklerinden tedavi edilmeleri şarttır.</p>
<p>Yüzyıllardan bu yana siğillerin tedavisi için sayısız çare aranmıştır. Büyü , okuyup üfleme, siğilleri bitkilerle geçirme  gibi birçok yöntem denenmiştir. Siğilleri yok eden büyülü güçleri olduğunu iddia eden kişiler bile vardır. Üstelik bazen bu tedaviler işe yarayabilmektedir. Bu durumun bir açıklaması, siğilin zaten geçmek üzere olmasıdır. Buna karşılık bir doktora gitmek daha olumlu bir yaklaşımdır. Siğillerle kesinlikle oynanmamalıdır. Ve koparılmamalıdır. Mutlaka doktor yardımı almalıyız.</p>
<h3><span style="color: #0000ff;">Genital Siğil Nedir Nasıl Oluşur?</span></h3>
<p>Genital siğiller cinsel yolla bulaşan HPV enfeksiyonunun genital bölgedeki belirtisidir. Bu hpv virüsünün yüzlerce tipi bulunmaktadır. Bu tiplerden bazıları genital bölgeye yerleşmektedir. Genital siğilin nedeni  hpv virüsünün altı ile on bir tipidir. Bunlar düşük riskli hpv tipleridir, kanser yapan tipler değildir. Yani siğillerin kansere neden olmadığı bilinmelidir. Bu siğiller genellikle vulva da, vajinanın girişinde, anüsün etrafında, bazen vajinanın içinde ve rahim ağzında da bulunabilir.</p>
<p>Bu siğiller aynı zamanda erkeklerde de görülebilir. Erkeklerde de yine skrotum üzerinde ya da penis üzerinde görülebilir ve ciltten hafif kabarık lezyonlardır, bazen kaşıntı yapabilirler. Bu konu iyice bilinmelidir ki hpv&#8217;nin altı ve on bir tipleri hastada bulunduğu için genital siğil nedeniyle, diğer tiplerinde  bulunabileceği ve kanser yapan tiplerinde rahim ağzına yerleşmiş olabileceği bilinip genital siğil olan hastaların mutlaka smear testi ile rahim ağızlarınıda kontrol ettirmeleri ve taratmaları gerekmektedir.</p>
<h3><span style="color: #0000ff;">Genital Siğil Neden Oluşur, Bulaşıcı Mıdır?</span></h3>
<p>Genital siğil cinsel yolla bulaşan bir hpv enfeksiyonunun belirtisidir. Cinsel yolla bulaştığı için bulaşıcıdır. Hem kadından erkeğe, hem de erkekten kadına bulaşabilir. Ancak sağlam ciltten genellikle teorik olarak bulaşmadığı düşünülür, bulaşma esnasında ciltte mikro yaralanmalar, mikro yırtıkların olması gerekir. Dolayısıyla oranlara bakıldığında bir ilişkide hpv virüsü taşıyan bir partner ile beraber oluyorsak yüzde yetmiş oranında hpv enfeksiyonunu kapma ihtimalimiz var. Hpv enfeksiyonunu kaptığımız zaman ortaya çıkma süresi değişkendir. Bazen hiçbir zaman ortaya çıkmaz, bazen hiçbir lezyon yapmadan da durabilir, bazen de hpv tipine göre kanser ya da kanser öncesi lezyon oluşturabilir.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/GENİTAL-SİĞİL-NEDİR-NASIL-BELİRTİ-VERİR-1.jpg"><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15223" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/GENİTAL-SİĞİL-NEDİR-NASIL-BELİRTİ-VERİR-1.jpg" alt="GENİTAL SİĞİL NEDİR, NASIL BELİRTİ VERİR" width="700" height="462" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/GENİTAL-SİĞİL-NEDİR-NASIL-BELİRTİ-VERİR-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/GENİTAL-SİĞİL-NEDİR-NASIL-BELİRTİ-VERİR-1-300x198.jpg 300w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h3><span style="color: #0000ff;">Genital Siğilin Tedavisi Nasıl Yapılır?</span></h3>
<p>Genital siğil tedavisinde farklı yöntemler kullanılabilir. Siğili ortadan yok etmeye yönelik koterizasyon, kriyoterapi gibi farklı yöntemler uygulanabilir, ya da lokal tedaviler kullanılabilir. Bunu belirleyen, hastanın lezyonunun küçük ya da büyük olması, yaygın olması, daha önce kullandığı tedaviler de gözden geçirilerek karar verilir. Şunu unutmamak gerekir tedaviler yapılsada hpv virüsü her zaman deri içinde kalmaktadır. Dolayısıyla siğillerin tedaviden sonra nüksetme şansı mevcuttur. Tedavi sonrasında doktorlar, bazı hastalarda siğilin tekrar nüksetme şansını azaltmak için, derinin lokal bağışıklık sistemini uyaran, harekete geçiren lokal tedavileride seçebilmektedirler.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/sigil-nedir-nasil-olusur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Egzama</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/egzama-nedir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/egzama-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Apr 2018 14:10:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deri (Cilt) Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=12893</guid>

					<description><![CDATA[Egzama Hastalığı Nedir Hakkında Kısaca Bilgi Egzama bir cilt hastalığıdır.Genelde yılların birikimi olarak yani sinir ve stresten beliren yara görünümlü bir deri hastalığıdır. Egzama bulaşıcı bir hastalık değildir ancak korunması gereken bir hastalıktır. En büyük tedavi yöntemi halk dilinde &#8221;kafaya tokadan başka bir şey takmamak&#8221; olarak belirginleşir. Egzama Hastalığı Nedenleri Sinir, stres, her olayı kafaya [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Egzama Hastalığı Nedir Hakkında Kısaca Bilgi</h2>
<p><a title="Egzama" href="https://www.xn--kadn-nza.net/egzama-nedir/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Egzama</strong></span></a> bir <a title="cilt hastalığı" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/deri-cilt-hastaliklari/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>cilt hastalığı</strong></span></a>dır.Genelde yılların birikimi olarak yani sinir ve stresten beliren yara görünümlü bir <a title="deri hastalığı" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/deri-cilt-hastaliklari/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>deri hastalığı</strong></span></a>dır. Egzama bulaşıcı bir hastalık değildir ancak korunması gereken bir hastalıktır. En büyük tedavi yöntemi halk dilinde &#8221;kafaya tokadan başka bir şey takmamak&#8221; olarak belirginleşir.</p>
<h3>Egzama Hastalığı Nedenleri</h3>
<p>Sinir, stres, her olayı kafaya takmak egzamayı azdırır. Egzama insanın çeşitli bölgelerinde çıkar. Egzama herkeste çıkar mı? Tabikide hayır. İnsanlar sinir, stresten yılların birikimini içine atmaktan dolayı bu sıkıntılar günün birinde fiziksel olarak geri döner bize. Kimileri bunu başka fiziki olarak gösterirken bazılarında egzama olarak belirginleşir. En büyük avantajı bulaşıcı olmamasıdır. Kişilerin ellerinde, ayaklarında, kafasında ve yüzünde çıkar çoğunlukla. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/egzama-nedir/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Egzamanın belirtileri</strong></span></a> nelerdir? İlk önce ellerinizde ya da ayaklarınızda küçük kabarcıklar belirir. Bunları genelde su toplamış diye aldırmayız, ancak daha sonra anlarız ki bu basit bir su toplaması değildir. Sonra bu yaralar kaşınmaya başlar deli gibi kaşınır içinizi parçalayasınız gelir. Egzama kişinin görünümünü bozar ve kaşıntıya sebep olur.<br />
Kaşındıkça da yaralar acımaya başlar ve bu da sizin acı çekmenize sebep olur. Egzama ayaklarda çıktığı zaman tırnaklarda da rahatsızlık verir. Çünkü tırnak kenarlarında da çıkar ve bu tırnağın ete batmasını ya da tırnağın çıkmasını sağlar bu da bizim canımızı çok acıtır.<br />
<img decoding="async" class="alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/egzama-1.png" alt="egzama" /></p>
<h3>Egzama Tedavisi</h3>
<p>Egzama kaşıntıya sebep verdiği için bazı yiyeceklerden de uzak durmak gerekir. Çünkü kaşıntıyı azdırıcı besinler tüketmememiz gerekmektedir. Egzamalı bölgelere mikrop kapmamasına dikkat ediniz. Dediğimiz gibi sinir ve stresten uzak bir hayat yaşayın, çünkü stres ve sinir egzamanın yayılmasına sebep verir ve egzamalı olmayan bölgeniz kalmaz. O yüzden kafanıza sıkıntıları takmayıp daha rahat bir hayat sürmeyi denemenizi öneriyoruz.. Egzama sıkıntısı çeken kişiler domatesten uzak durması gerekmektedir. Çünkü egzama hastası olan kişiler, domates tüketiminden sonra egzamalarında artış olduğunu söylemektedirler.</p>
<h4><span style="font-family: Times New Roman TUR; font-size: large;"><strong>Egzamaya Hastalığına Karşı Dut Panzehiri</strong></span></h4>
<p>Uzun yıllar boyu insanlarda bulunan ve kimi zaman sosyal yaşamlarını engelleyen <a title="Egzama hastalığı" href="https://www.xn--kadn-nza.net/egzama-nedir/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>egzama<i></i> hastalığı</strong></span></a>, yaşayanların en büyük belası olmuştur. Ellerde oluşan egzamaya bağlı yaralar yüzünden, çevrelerinde istedikleri gibi hareket edemez olmuşlardır. Egzama nedeniyle ellerin ve yüzün sürekli çatlaması açık yaralar oluşması egzamanın en belirgin özellikleridir. Ayrıca kimi egzama yaraları, hastalara sürekli acı çektirebilir. Egzamaya karşı kullanılan tıbbi kremler ve ilaçlar kimi zaman çaresiz olmuştur. Bu yüzden egzama sorunu olanların tercih etmesi gereken <span style="font-family: Times New Roman TUR;">dut meyvesinin önemini bilmelidir</span>. İçinde bulundurduğu kimyasallarda ve asitle egzamaya karşı güçlü bir panzehir görevi görmektedir. Egzama hastaları dutu kaynatarak yapabilecekleri tedavi yöntemiyle olumlu sonuç alabilirler.<br />
3 su bardağı içme suyunu kaynatın ve içine bir avuç dolusu kurutulmuş beyaz dut atın. Altını kıstıktan sonra 5-6 dakika kadar kaynattıktan sonra ateşten alın. Ellerinizin dayanabileceği sıcaklığa gelene kadar bekleyin. Ilık dut kurusu suyunun içine ellerinizi sokun ve 8-10 dakika kadar bu suyun içinde bekletin. Ellerinizi çıkarttıktan sonra yaklaşık bir saat kadar yıkamayın ve 1 saatin sonunda temiz su ile durulayın. Haftada 3-4 defa yapacağınız bu yöntem sayesinde egzama hastaları ellerinde egzamalarda iyileşme göreceklerdir. Aynı yöntemi ayaklarınıza ya da vücudunuzun diğer bölgelerine de uygulayabilirsiniz. Bir kap yardımıyla sorunlu bölgeye dut kurusu suyunu dökerek de aynı sonucu almanız mümkündür.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/egzama-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kol Sarkmasının Nedenleri</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/kol-sarkmasinin-sebepleri/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/kol-sarkmasinin-sebepleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 May 2016 17:38:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deri (Cilt) Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Vücut Estetiği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15889</guid>

					<description><![CDATA[Kol Sarkması Neden Olur Ve Önlemek İçin Neler Yapılabilir? Kol iç ve arka bölgesindeki deri aynen uyluk iç bölgesindeki deri gibi ince ve elastikiyeti az bir deridir. Kişinin genetik olarak deri elastikiyetinin daha az olması durumunda sık olarak kilo alıp verme veya aşırı kilo almalarda ve yaşlanma ile kolda sarkmalar meydana gelebilir. En önemli önlem [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Kol Sarkması Neden Olur Ve Önlemek İçin Neler Yapılabilir?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Kol iç ve arka bölgesindeki deri aynen uyluk iç bölgesindeki deri gibi ince ve elastikiyeti az bir deridir. Kişinin genetik olarak deri elastikiyetinin daha az olması durumunda sık olarak kilo alıp verme veya aşırı kilo almalarda ve yaşlanma ile kolda sarkmalar meydana gelebilir. En önemli önlem tabii ki küre dengesinin korunmasıdır. Dengeli beslenme, güneşten korunma ve egzersiz gergin bir deri için gereklidir.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Kol Sarkmaları Liposuction İle Önlenebilir Mi?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Fazla kilo deriye yük oluşturur. Zaten ince ve elastikiyeti az olan kolun iç bölge derisi bu yük nedeniyle iyice gevşer. Kolda yağlanması olan kişilerde deri gevşemeden önce yapılacak bir liposuction ameliyatı bu yükü azaltabilecek ve sarkmayı önleyecektir. Deride bir gevşeklik mevcut ise eğer liposuction ile yine yükün fazlası alınabilir. Yağ yükü azaltılabilir. Bunun üzerine fazla deri eksizyon dediğimiz kesiyle çıkartılabilir.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Kol Sarkmaları Ameliyatsız Olarak Tedavi Edilebilir Mi?</span></h3>
<p style="text-align: justify;">Ameliyatsız olarak radyo frekans ultrason yardımlı deri sıkılaştırıcı tedaviler hafif vakalarda kullanılabilir. Fakat belirgin bir yağ ve deri fazlalığı olan durumların tek tedavisi cerrahidir. Egzersiz kol kas yapısındaki fazla incelik olan kişilerde biraz azalmış yağ hacminin yerini doldurmak üzere, kas hacmini arttırmak şeklinde faydası olabilir. Ama temelde derinin elastikiyetini arttırmak için çok faydalı bir süreç değildir.</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15891" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2016/04/Kol-Sarkmasının-Sebepleri-1.jpg" alt="Kol Sarkmasının Sebepleri" width="700" height="488" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2016/04/Kol-Sarkmasının-Sebepleri-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2016/04/Kol-Sarkmasının-Sebepleri-1-300x209.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Kol Germe Ameliyatı Öncesi Ve Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?</span></h3>
<p style="text-align: justify;">Ameliyata hazırlık aşamasında aspirin gibi kanamayı uzatacak ilaçların kesilmesi, deri kanlanmasını ve yara iyileşmesini bozan sigara kullanımına en azından ara verilmesi uygundur. Cerrah ameliyatı planlarken kapatımı zorlayacak kadar fazla deri almamaya, kesi hatlarının kontraktür dediğimiz bant şeklinde çekiler oluşturmamasına dikkat edilmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yara bölgesine kan, serum birikimi, ödem, enfeksiyon gibi iyileşmeyi etkileyebilecek durumlara karşı uyanık olunmalıdır. Ödemi azaltmak için kolu bir çorap gibi saran elastik kol korseleri kullanımı tavsiye edilir.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Kol Germe Ameliyatı Nasıl Uygulanır?</span></h3>
<p style="text-align: justify;">Kol germe ameliyatı genellikle genel anestezi altında yapılır. Deri altında fazla yağ birikimi varsa yağ fazlası liposuction ile deri fazlası da kesilerek atılır. Ameliyat öncesi çizimlerle atılacak fazla deri alanı işaretlenir. Kolun hem boylamasına hem de enlemesine deri fazlalığı vardır. enlemesine fazlalık kola paralel yapılacak bir kesiyle alınır ve bu kesi kolun iç veya arka yüzünde gizlenir. Boylamasına fazlalık ise koltuk altına gelen yatay bir kesiyi gerektirir. Bu ameliyat bazen küçültme, göğüs yan duvardaki fazla derinin alınması ile kombine edilebilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/kol-sarkmasinin-sebepleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Makatta Bölgesindeki Kaşıntıların Nedeni Nedir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/makatta-bolgesindeki-kasintilarin-nedeni-nedir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/makatta-bolgesindeki-kasintilarin-nedeni-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Aug 2015 18:17:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deri (Cilt) Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15213</guid>

					<description><![CDATA[Makat bölgesindeki kaşıntı, kişinin istemediği zamanlarda, bazen gece uykudan bile uyandıran çok şiddetli kaşıntılardır. Hastalar bazen anal bölgeyi çıldırırcasına kaşımak isterler. Bu hastalığın sebepleri farklı farklıdır. O bölgeden herhangi bir akıntı geliyorsa ki, bu akıntının sebepleri hemoroitler olabilir, oradaki basur, yani bağırsağın sıvısı dışarı çıkıyor olabilir, makat çatlakları olabilir, kısaca bu akıntılara bağlı makat bölgesinde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Makat bölgesindeki kaşıntı, kişinin istemediği zamanlarda, bazen gece uykudan bile uyandıran çok şiddetli kaşıntılardır. Hastalar bazen anal bölgeyi çıldırırcasına kaşımak isterler. Bu hastalığın sebepleri farklı farklıdır. O bölgeden herhangi bir akıntı geliyorsa ki, bu akıntının sebepleri hemoroitler olabilir, oradaki basur, yani bağırsağın sıvısı dışarı çıkıyor olabilir, makat çatlakları olabilir, kısaca bu akıntılara bağlı makat bölgesinde kaşıntılar olabilir. Hassas bağırsak sendromu denilen hastalıklarda yine bir takım akıntılar gelebilir. Mukus denilen sümüksü akıntılar, onlar da kaşıntı yapabilir. Parazitoslar, kıl kurdu özellikle geceleri sabaha karşı yumurtalarını makat dışına bıraktıkları için, yumurtlama döneminde sabaha karşı kaşıntılar yapabilir.  O bölgenin egzamaları, cilt hastalığı da varsa kaşıntılar olabilir. Uzun süren ishallerde, asidik dışkı makatı tahriş edeceği için yine o bölgede kaşıntılar olabilir. Çok nadirde olsa anal bölgenin kanserleri ilk başta kaşıntıyla başlayabilir. Kişinin günlük hayatını çok bozan bir sıkıntıdır ama, bir çok sebebi olmasına rağmen araştırılırsa sebebi bulunur ve sebep bulununca ona göre tedavi uygulanır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/MAKAT-BÖLGESİNDEKİ-KAŞINTILARIN-NEDENİ-NEDİR-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15214" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/MAKAT-BÖLGESİNDEKİ-KAŞINTILARIN-NEDENİ-NEDİR-1.jpg" alt="MAKAT BÖLGESİNDEKİ KAŞINTILARIN NEDENİ NEDİR" width="700" height="516" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/MAKAT-BÖLGESİNDEKİ-KAŞINTILARIN-NEDENİ-NEDİR-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/MAKAT-BÖLGESİNDEKİ-KAŞINTILARIN-NEDENİ-NEDİR-1-300x221.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Makat Bölgesindeki Kaşıntılar Tedavi Edilebilir Mi?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Makat bölgesindeki kaşıntıların altta yatan sebebi bulunduktan sonra tedavisi mümkündür. Parazitlerse, mantar enfeksiyonlarıysa ona yönelik kişinin hem kendisine, hem de ailesine verilen parazit ve mantar ilaçlarıyla bu durumun üstesinden gelinebilir. Hemoroide bağlı, basura bağlı, anal çatlaklara bağlı ya da akıntılara bağlı bir kaşıntıysa eğer yine ona yönelik makattan konulan fitiller, o bölgeye beraberinde sürülen kremlerle kaşıntının üstesinden gelinebilir. Strese bağlı kaşıntılar oluyorsa, bazen anti depresan ilaçlarla da bu durum çözülebiliyor. Dermotolojiden de yardım istenerek egzamaya bağlı cilt kaşıntılarında, özel cilt kremleriyle bu kaşıntıların önüne geçilebiliyor. Hastanın kişisel hijyenine dikkat etmesi doktorlar tarafından hastaya söylenerek, özellikle ishal dönemlerinde bu durum çok önemli olduğundan sık, sık tuvalete çıktığı zamanlarda hastanın kişisel hijyenine özel tedaviler verilerek, kaşıntının üstesinden gelinebiliyor.  Bazen bu hastalara kaşıntıyı önleyici antihistaminiklerde verilebiliyor. Tümörel bir oluşum söz konusu ise, ona yönelik erken cerrahi tedavilerde kaşıntının üstesinden gelebilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/makatta-bolgesindeki-kasintilarin-nedeni-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kıl Dönmesi Nedir, Kıl Dönmesi Neden Olur?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/kil-donmesi-nedir-kil-donmesi-neden-olur/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/kil-donmesi-nedir-kil-donmesi-neden-olur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 May 2015 16:18:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deri (Cilt) Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=14975</guid>

					<description><![CDATA[Kıl dönmesi, deri altı kistinin deri artıklarıyla dolup, iltihaplanması ve daha sonra bunu boşaltmak için deriye, bir takım yollarla kendini açması diye tanımlanan bir cilt hastalığıdır. Genelde bu tablo ortaya çıktıktan sonra, yani kist oluştuktan sonra bunun içerisinde biriken deri artıkları, bunun içerisinde kıl, yağ, diğer epitel doku, bir sürü deri dokusunu buna ekleyebiliriz ki, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kıl dönmesi, deri altı kistinin deri artıklarıyla dolup, iltihaplanması ve daha sonra bunu boşaltmak için deriye, bir takım yollarla kendini açması diye tanımlanan bir cilt hastalığıdır. Genelde bu tablo ortaya çıktıktan sonra, yani kist oluştuktan sonra bunun içerisinde biriken deri artıkları, bunun içerisinde kıl, yağ, diğer epitel doku, bir sürü deri dokusunu buna ekleyebiliriz ki, bunların içeride birikmesiyle orada iltihabi bir doku oluşur. Bu doku, kendini deriye direne etmek ister ve bu sebeple de bir sürü yolaklar oluşturur. İltihaplanma akıntı, ağrı gibi tablolarla kendini gösterir.</p>
<h2><span style="color: #0000ff;"> Kıl Dönmesinin Belirtileri Nelerdir?</span></h2>
<p>Kıl dönmesi hastalığının olabilmesi için, deri altında bir kist ve bu kistin deri artıklarıyla dolması ve bunun deriye bir şekilde açılabilmesi ya da açılamadığı için şişip iltihaplanması hastalığıdır. Bu rahatsızlık kendini ağrı, akıntı, kaşıntı ve o bölgede yanma hissiyle gösterebilir.  Daha çok kalça arası bölgede olabilen, ama göbekte, koltuk altında ve kasıkta da bazen bu tablolar kendini gösterebilir.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Kıl-Dönmesi-Nedir-Kıl-Dönmesi-Neden-Olur-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-14976 alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Kıl-Dönmesi-Nedir-Kıl-Dönmesi-Neden-Olur-1.jpg" alt="Kıl Dönmesi Nedir, Kıl Dönmesi Neden Olur" width="346" height="195" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Kıl-Dönmesi-Nedir-Kıl-Dönmesi-Neden-Olur-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Kıl-Dönmesi-Nedir-Kıl-Dönmesi-Neden-Olur-1-300x169.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 346px) 100vw, 346px" /></a></p>
<h2><span style="color: #0000ff;">Kıl Dönmesi Nasıl Tedavi Edilir?</span></h2>
<p>Kıl dönmesi iltihabı, kistik bir rahatsızlık olduğu için cerrahi olarak, kıl dönmesi kistinin olduğu gibi çıkarılması gerekmektedir. İlaçla ya da birtakım başka yöntemlerle tedavisi söz konusu değildir. Kıl dönmesi, bulunduğu yere göre cerrahi tedavide farklılık gösterebilir. Eğer göbek çevresinde, koltuk altı ya da kasık bölgesinde ki kıl kistleri çıkarılıp deri dikilebilir. Kalça arası kıl dönmesinde cerrahi tedavisinde oluşan defekti kapatmak için bir takım filepler kullanılabilir.</p>
<h3><span style="color: #0000ff;">Kıl Dönmesi Tedavi Edildikten Sonra Tekrarlar Mı?</span></h3>
<p>Kıl dönmesinin değişik tedavi seçenekleri vardır. Konservatif yöntem diye bilinen bir takım yöntemlerde, oradaki apsenin boşaltılması, içindeki kılların temizlenmesi, bir takım maddelerin oraya enjekte edilmesi şeklinde bir sürü tedavi yöntemi vardır. Ama bunların hiçbiri, etkin tedavi yöntemi değil, geçici rahatlatılma yöntemidir. Mutlaka, o bölgenin tam olarak çıkartılması ve boşluğun kapatılması gerekmektedir. Hangi yöntemi uygularsak uygulayalım kuyruk sokumu bölgesindeki kıl dönmesinin tekrarlaması mümkündür ve bu oran dünyanın hiçbir merkezinde sıfır ya da sıfıra yakın değildir. Değişik tekniklerle yüzde yirmilere kadar varan tekrarlama söz konusu olabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/kil-donmesi-nedir-kil-donmesi-neden-olur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Behçet Hastalığı Nedir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/behcet-hastaligi-nedir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/behcet-hastaligi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 May 2015 22:31:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deri (Cilt) Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=14968</guid>

					<description><![CDATA[Deride Nasıl Belirti Verir? Behçet hastalığı 1940’lı yıllarda bir Türk dermatologun Prof. Dr. Hulusi BEHÇET tarafından tanımlanan bir tür genetik hastalıktır. Çeşitli bağışıklık sistemi mekanizmalarının bozulmasından dolayı oluşan bir tür damarlanma iltihaplanmasıdır. Bu hastalıkta özellikle coğrafi dağılım açısından tarihi İpekYolu’nu takip etmekte. Genç erkek hastalarda oldukça agresif, kötü seyredebilmekte. Erken tanısı çok önemlidir. Özellikle deride [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Deride Nasıl Belirti Verir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Behçet hastalığı 1940’lı yıllarda bir Türk dermatologun Prof. Dr. Hulusi BEHÇET tarafından tanımlanan bir tür genetik hastalıktır. Çeşitli bağışıklık sistemi mekanizmalarının bozulmasından dolayı oluşan bir tür damarlanma iltihaplanmasıdır. Bu hastalıkta özellikle coğrafi dağılım açısından tarihi İpekYolu’nu takip etmekte. Genç erkek hastalarda oldukça agresif, kötü seyredebilmekte. Erken tanısı çok önemlidir. Özellikle deride bir takım özgün lezyonlar yaratabilmekte. En çok yılda üçten fazla geçirilen ağız içi aftlar oldukça önemlidir. Bu şekilde başlayıp 6-8 yıl bu şekilde seyredip, daha sonra hastalık ortaya çıkabilmektedir. Ağız içi aftlar dediğimiz zaman ortası beyaz, kenarları kırmızı lezyonlardır. 1cm ve üzeri boyutlara kadar ağrılı bir şekilde çıkabilmektedir. Bunun dışında genital bölgede ülserler olabilir. Bunlar da çok ağrılı iz bırakan lezyonlardır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Behçet-Hastalığı-Nedir-1-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14970" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Behçet-Hastalığı-Nedir-1-1.jpg" alt="Behçet Hastalığı Nedir (1)" width="500" height="334" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Behçet-Hastalığı-Nedir-1-1.jpg 500w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Behçet-Hastalığı-Nedir-1-1-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 500px) 100vw, 500px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Bir diğeri de akne benzeri özellikle adolesan çağı geçmiş erişkinlerde sivilcemsi oluşumlar görebilmekteyiz. Özellikle üst gövdede. Özellikle diğer deri lezyonları bacaklarda ağrılı eritema nodosum dediğimiz modüllerdir. Bu hastalığa özgü bir lezyonlar bütünüdür. Diğer yapabileceği bulgular sweet hastalığı benzeri yine ağrılı, kırmızı, şiş lezyonlar oluşturabilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Deri bulgusu olarak tanıda da kullanıyoruz. Paterji testi dediğimiz bir testin pozitifliği de deride özellikle nötrofil ağırlıklı bir iltihaplanmanın olduğunu açıklayan bir testtir. Deride bu bulguları yaratıyor.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Behçet Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Behçet hastalığında 1990 yılında bir sınıflandırma yapılmıştır. Özellikle yılda üçten fazla tekrarlayan ağız içi aftlar ve buna eşlik edebilecek biraz sonra yazacağım dört bulgudan iki tanesinin pozitif olmasıdır. Tekrarlayan genital ülserler, deride eritema nodosum, papülopüstüler lezyon dediğimiz sivilce benzeri oluşumlar, göz tutulumu özellikle uvea ve retina tabakası oldukça sıkıntılı tutulumlar, yapışıklıklar yapabilmektedir. Sonunda da körlüğe kadar gidebilmektedir. Göz tutulumu oldukça önemlidir. Ayrıca paterji testi pozitifliği, paterji testi dediğimiz test kola uygulanan, steril iğnelerle bir tür travmatizasyon sağlamaktır. Kol iç testlerde uygulanan bu test 48 saat sonra okuduğumuzda eğer sivilcemsi oluşumlar oluşturuyorsa buna biz paterji testi pozitifliği diyoruz. Bu tanıyı koydurtmuyor ama tanıyı destekliyor. Özellikle bunun da pozitif olması bu sayılan dört bulgudan tekrarlayan iki tanesi ağız içi aftlarına eşlik ediyorsa behçet tanısı koyulabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/behcet-hastaligi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sedef Hastalığı</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/sedef-hastaligi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/sedef-hastaligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2015 22:07:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deri (Cilt) Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=14955</guid>

					<description><![CDATA[SEDEF HASTALIĞI Sık rastlanan ve kırmı­zı, kalınlaşmış, pul pul dökülen bir deri ile kendini belirleyen bir deri hastalıklarından biridir. Çoğu kez dirseklerde, dizlerde ve saçlı de­ride görülür, başka yerlerde de bulunabi­lir. Birçok çeşidi vardır ve belirtiler her za­man değişiklik gösterebilir. Tedavide taş­kömürü katranı preparatları yararlıdır, an­cak steroidli kremler ve sitotoksik Kemoterapi uygulanması gerekebilir. Has­talarda genellikle [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a title="SEDEF HASTALIĞI" href="https://www.xn--kadn-nza.net/sedef-hastaligi/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>SEDEF HASTALIĞI</strong></span></a> Sık rastlanan ve kırmı­zı, kalınlaşmış, pul pul dökülen bir deri ile kendini belirleyen bir <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/deri-cilt-hastaliklari/">deri hastalıkları</a>ndan biridir. Çoğu kez dirseklerde, dizlerde ve saçlı de­ride görülür, başka yerlerde de bulunabi­lir. Birçok çeşidi vardır ve belirtiler her za­man değişiklik gösterebilir. Tedavide taş­kömürü katranı preparatları yararlıdır, an­cak steroidli kremler ve sitotoksik <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/kemoterapi-nedir/">Kemoterapi</a> uygulanması gerekebilir. Has­talarda genellikle Eklem İltihabı da vardır.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;"><strong>SEDEF HASTALIĞI NEDİR?</strong></span></h2>
<p>Psoriasis ismiyle de bilinen sedef, rahatsızlığın olduğu kısımda kızarma biçiminde kendisini göstererek, ara sıra meydana gelen, kalıcı <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/deri-cilt-hastaliklari/">cilt hastalıkları</a>ndandır. Derinin üst kısmının kalınlaşarak, büyümesi sonucunda sedefin renginde kabuklaşma olur. Deri bir iki gün içerisinde kendisini yeniler. Derinin üst kısmında ölen hücre tabakasında artma olur.<br />
Bedenin her kısmında belirtisi olsa da, en çok dirsek, diz, saç derisi, belde ve de tırnakta meydana gelir. Kimi hastada şiddetsiz, kimisinde de ağır seyretmektedir. Bedenin hemen her kısmında sedef kızarıklığı ile kabukları olabilir. Tedavisi mümkün olan bir rahatsızlıktır. Halkın yaklaşık %2’ sinde rastlanır. Buda rahatsızlığın çok fazla olduğunun göstergesidir. Gençken meydana gelmesinin olasılığı yüksektir. Ailenizde bu rahatsızlığın var olması, sedef rahatsızlığına yakalanmanın olasılığını arttırmaktadır. Birde sedef, mikrobik bir rahatsızlık değildir ve de bulaşıcılığı yoktur.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>SEDEF HASTALIĞININ SEBEPLERİ VE TETİKLEYİCİLERİ</strong></span></h3>
<p>Rahatsızlığın, net olarak nedeni bilinmediği gibi, beyaz kan hücrelerinin normal olmamasının neticesinde oluştuğu düşünülüyor. İltihaplanma olur ve de deride döküntü olur. Deride oluşan kesikler, kaşıntı, fazla güneşte yanma neticesinde meydana gelebilir. Rahatsızlık mikrobik ve de açık yara biçiminde değildir. Öbür kişilere bulaşıp, onlarda herhangi bir probleme yol açmaz.<br />
Yaralanma, tramva, kimi rahatsızlıklar( eklemlerdeki romatizmalar, mikrobik rahatsızlıklar, boğazlarda enfeksiyon) ve de kanser şeklindeki rahatsızlıklarda kullanılmakta olan bağışıklığı azaltmakta olan hapların kullanılması sedefin tehlikesini arttırmaktadır. Genellikle de streptokok türündeki bakterilerin sebep olduğu enfeksiyonların neticesinde meydana gelmektedir. Bunlardan başka streste mühim bir faktörüdür. Şok, psikolojik rahatsızlıklar sedef rahatsızlığının şiddetinin artmasına sebep olur. Sedef rahatsızlığının meydana gelmesi ve ya şiddetini arttırmasında kimi haplar önemli rol oynarlar. Birde kalsiyumun az olması, hormon problemleri sedef rahatsızlığının ortaya çıkmasında etki göstermektedir.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>SEDEF HASTALIĞININ BELİRTİLERİ</strong></span></h3>
<p>Sedef rahatsızlığının farklı tipleri bulunmaktadır. Sedeflerin her biri birbirisinin aynı olmamaktadır. Çocukta, erişkinde, yaşlı kişilerde farklı özellik göstermektedir. Çocukta kırmızı renkte, kepek şeklinde belirtisi olur. Erişkinlerdeyse rahatsızlığın tüm belirtileri görülmektedir. Kabarmalar git, gide genişleme yapar ve de kabuklanma meydana gelir. Yaşlı kişilerde büyük çaplı belirti olur. Deride kalınlaşma vardır.<br />
Deri; sınırı belirli, pembe bir plak, yüzeyi gümüş renkli kabarcık şeklindedir. Oluşum kuru olur ve de kazınır ise kanama yapar. Eli deriye sürtünce toz haline gelir. Önceden bahsettiğimiz kısımlarda sıkça oluşur. Tırnağın yüzeyinde ufak çukurlaşma olur ve de tırnak yatağından ayrılma yapar. Tırnakta kalınlaşma ve ya değişim olur. Sararmada olabilir. Tedavisi basit olmaz.<br />
Birde, kasıkta, koltuk altlarında, genital kısımda rahatsızlık oluşabilir. Sedef rahatsızlığı olan kişilerde, eklem iltihabı probleminin de oluşması olasılığı fazladır. Kimi kişilerde bu iltihap, hareketlerinde kısıtlama da yapabilir. Yani eklem ağrıları şikayetler içerisinde yer alır. Guttat sedef rahatsızlığı; deri üzerinde ufak, kırmızı renkli ve de kabuk şeklinde kabarcıklar meydana gelir. Boğazların iltihaplanmasının ardından olması neden çocuklarda olduğunu açıklamaktadır.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>SEDEF HASTALIĞI TANISI / TEŞHİSİ</strong></span></h3>
<p>Tanısının konulabilmesi için ilk olarak cilt hastalıkları uzmanının muayenesi gereklidir. Yapılacak fiziki muayeneyle rahatsızlığın teşhisi konur. Rahatsızlığın ender olarak tanısının konulması ozr olabilir. Böyle hallerde deriden parçanın alınmasıyla yapılacak incelemeler neticesinde tanısı konulmaktadır. Genellikle kan testleri yapılmamaktadır.<br />
Rahatsızlığın şiddeti, seyredişi, görüldüğü kısım rahatsızlığın çeşidi ve de yapılacak tedavinin biçimi için yol göstericidir. Uygun tedavinin yapılması ile kontrol altına alınsa bile kronik bir rahatsızlıktır ve de hasta kişinin yaşantısını etkilemektedir.</p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>SEDEF TEDAVİSİ</strong></span></h3>
<p>İlk olarak tedavisinin nasıl yapılacağının kararı verilmelidir. Hasta kişinin yaşı, yaşam stili, rahatsızlığın seyredişi ve de şiddeti göz önüne alınmalıdır. Bu rahatsızlığın tedavisinde hedef; deri döküntülerine engel olmak ve de iltihabın oluşmasını azaltmaktır. Kullanılacak olan losyon ile krem, kaşıntı ile derideki kabarıklıkların yok edilmesini amaçlamaktadır. Birde hekiminiz, derinin üstüne sürebileceğiniz ilaçlar verir. Buna kati olarak uymalısınız. Gerekli görürse bu ilaçların yanında fototerapi denilmekte olan güneş ışığı kullanılır. Bunları hastane ortamında hekim kontrolü altında yapmalısınız. Aksi halde güneş ışığının çoğu zarar verir ve de rahatsızlığın şiddetini arttırır.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>IŞIK TEDAVİSİ</strong></span><br />
<a title="Sedef Rahatsızlığı" href="https://www.xn--kadn-nza.net/sedef-hastaligi/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Sedef rahatsızlığı</strong></span></a>nda bölgesel ışık tedavisi uygulanır. Yalnızca sedefin olduğu kısma yapılır ve de bu sayede derinin diğer kısımlarında olabilecek yan etkileri ortadan kaldırır. Rahatsızların çoğunluğu tedaviye dirençlidir ama sedefinin sayısı azdır. Bu rahatsızlıkta kullanılmakta olan ışık, ultraviole B. Bu yol çoğu rahatsız kişide etkili olur ve de başarılı neticeler verir. İlaçla ve ya kremle olan tedavi yapılıp bırakılırsa rahatsızlık yeniden tekrarlar.<br />
Bölgesel ışık tedavisi uygulanırken sedef olan kısma 1-2 dakika ultraviole B verilir. Bu yöntem uygulanırken ilaç kullanmaya gerek olmaz, ama iyileşmenin hızlanması için kimi zaman krem ve ya orak yolla alınabilecek ilaçlar beraberinde kullanılabilir. Seansın sayısı insandan, insana değişeceği gibi hemen, hemen 8 ila 10 sefer uygulanmaktadır. Tedavinin ardından uygulanan yerde kızarma olsa bile hasta günlük hayatını sürdürebilir. Son senelerde Avrupa’ da oldukça fazla kullanılmakta olan bir yöntemdir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>BAŞKA BİR KAYNAK:</strong></span></p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><strong>Sedef Hastalığı Nedir Nasıl Belirti Verir?</strong></span></h3>
<p style="text-align: justify;">Sedef hastalığı aslında çok değişik deri belirtileriyle ortaya çıkmakla birlikte en klasik yerlerde ortaya çıkabilir. Diz ve dirseklerde bazen sadece diz bazen sadece dirsekte çıkabilir. Kırmızı, üzeri daha kalın daha yapışık kepekli ve kepeklerin rengi nedeniyle sedefimsi olmasından dolayı sedef ismini kullanıyoruz. Özellikle diz ve dirsekte sık gördüğümüz bir hastalık. Saçlı derilerde de çok sık yerleşir ama buralarda bazen egzamayla karıştırılabiliyor. Enteresan olarak yüzde çok nadir görülür bazen hiç görülmez. Gövde yerleşimi, kalçalar, kuyruk sokumu bölgesinde kırmızı, üzeri kalınca beyaz kepekli olabiliyor. Sedefin şiddeti kabuğun kalınlığı ile ilişkilidir ve tabi sedef döküntülerinin yaygınlığıyla. Aslında toplumda çokta seyrek görülen bir hastalık değil sedef hastalığı, yüz kişiden bir ya da üçünde görüyoruz bu hastalığı. Kişilerin bazılarının önemsemediği, bazılarının çok önemsediği ama aslında o kadar da seyrek görülen bir hastalık değildir. Asıl sedef hastalığını daha hastalık gibi algılatan daha yaygın olandır. Çünkü görünüşümüzü daha çok etkiliyor ve kaşıntı çok sık görülen bir belirti değildir. Bu hastalıkta belki daha sonra kabukların görülmesi ile psikolojik olarak kaşıntı hissi olabiliyor ama bazıları da kaşınabiliyor. Genel klasik öğretide sedef hastalığı kaşıntısız bir hastalık olarak bilinmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Sedef-Hastalığı-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-14956 alignright" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Sedef-Hastalığı-1.jpg" alt="Sedef Hastalığı" width="307" height="154" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Sedef-Hastalığı-1.jpg 545w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Sedef-Hastalığı-1-300x150.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 307px) 100vw, 307px" /></a></p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><strong>Sedef Hastalığının Tamamen Ortadan Kalkması Mümkün Müdür?</strong></span></h3>
<p style="text-align: justify;">Sedef hastalığını aynen <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/yuksek-tansiyon/">yüksek tansiyon hastalığı</a> gibi kesinlikle ortadan kaldırmak mümkün değildir. Ama bazı tedavilerle kontrol altına almak mümkündür. Sedefin tipine göre değişir. Eğer hafif bir sedefse sürülecek ilaçlarla kontrol altına alınabilir ama eklemleri tutan ya da vücudun daha geniş kısımlarını tutan sedefte hap tedavileri tercih edilebilir. Hastane ortamında yapılan tedaviler sedefte güzel sonuç verebilir. Son dönemde <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/kanser/">kanser tedavisi</a>nde kullanılan bazı ilaçlar sedef hastalığında da kullanılıyor tabi daha düşük dozlarda bunlarda da çok güzel sonuçlar alınır. Ama öncelikle hastayı doğru seçmek gerekir. Çünkü her hastada aynı yöntem sonuç değildir. Bazılarında daha yalın daha basit tedaviler seçmek gerekirken bazılarında daha zor daha karmaşık yan etkileri fazla tedavileri tercih etmek gerekebilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/sedef-hastaligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yanık İzi</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/yanik-izi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/yanik-izi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2015 13:43:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deri (Cilt) Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=14834</guid>

					<description><![CDATA[Yanık İzi Nedir, Çeşitleri Nelerdir? Yanık izinde çeşitli tipte izler kalabiliyor. Bunun hangi tipte kalacağı yanığın derecesine ve nasıl tedavi edildiğine bağlıdır. En sık rastlanan yanıklar çocuklardaki haşlanma, kaynar suyun dökülmesiyle oluşan, üzerinde baloncuk gelişen yanıklardır. Bunlara 2. Derece yanıklar diyoruz. Bu yanıklar zamanında tedavi edilirlerse hemen hemen hiç iz bırakmadan iyileşebiliyor veya çok hafif [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Yanık İzi Nedir, Çeşitleri Nelerdir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Yanık izinde çeşitli tipte izler kalabiliyor. Bunun hangi tipte kalacağı yanığın derecesine ve nasıl tedavi edildiğine bağlıdır. En sık rastlanan yanıklar çocuklardaki haşlanma, kaynar suyun dökülmesiyle oluşan, üzerinde baloncuk gelişen yanıklardır. Bunlara 2. Derece yanıklar diyoruz. Bu yanıklar zamanında tedavi edilirlerse hemen hemen hiç iz bırakmadan iyileşebiliyor veya çok hafif bir kızarıklık kalıyor. Bu olabilecek en kötü sonuç hiperpigmentasyon yani ciltte renklendirme, koyulaşma olmasıdır. Bunun içinde güneşten korumak yeterli oluyor. Bu tür yanık izinin iyileşmesi 20 günden uzun sürmüşse o zaman hipertrofik skar dediğimiz yara izi çeşidi ortaya çıkıyor. Bu yara izi; kalın, kabarık ve serttir. Bununla ilgili çeşitli medikal tedaviler yapabiliyoruz. Daha derin yanıklarda ise tam tabaka doku kaybolduğu için kendiliğinden bir iyileşme yani pansumanla bir iyileşme sağlanamıyor. Bunlarda cerrahi tedavilerle onarım yapmak gerekiyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Yanık-İzi-1-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14835" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Yanık-İzi-1-1.jpg" alt="BRITAIN -Archie Lloyd-Bennett" width="500" height="306" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Yanık-İzi-1-1.jpg 500w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Yanık-İzi-1-1-300x184.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 500px) 100vw, 500px" /></a></p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Yanık İzinde Medikal Tedaviler Nelerdir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Yanık izindeki ilk medikal tedavi seçeneği silikon cerrahi kremlerdir. Silikonun tropikal bir jel uygulaması vardır. Bu şeffaf bir krem şeklinde eskiden biraz daha yapışkan şekildeydi şimdi gayet emilen bir krem olarak gözüküyor aslında emilmiyor. Sadece yüzeye kontakla çalışan bir etkisi var. Yaptığı etkiyi elde edebilmek için en az birkaç ay kullanılması gerekiyor. Elde ettiği etki de bir yanık izinin yumuşatılması ve yüksekliğinin azaltılması şeklindedir. Diğer bir medikal tedavi daha kalın, daha kabarık yara izleri için veya keloit dediğimiz hastanın bünyesinin yarattığı aşırı yara iyileşmesin reaksiyonlarında çok büyük kabaran kitleler için uygulanan bir yöntemdir. Burada da lezyonun içerisine kortizonlu bir sıvıyı enjekte ediyoruz. Bunu ayda bir kez üç ay şeklinde uyguluyoruz. Yapılan enjeksiyonun hem kimyasal hem de basınç etkisiyle bu kabarık kitle çökmeye başlıyor. Bu çökme olayı bir aya kadar devam ettiği için ilk sonucu görmeden ikinciyi uygulamıyoruz. Hatta daha sonra çukurlaşma bile olabiliyor. Dolayısıyla bu da etkili bir yöntemdir. Üçüncü bir yöntem ise; diğer ikisiyle de kombine edilebilir yani silikon jeller veya enjeksiyonlarla basınç tedavisi kabarmış yara izlerini yumuşatmak ve indirmek gibi bir etkisi vardır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/yanik-izi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cilt Kanseri Artık Çok Yaygınlaşıyor</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/cilt-kanseri/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/cilt-kanseri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Jul 2014 18:03:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deri (Cilt) Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=13486</guid>

					<description><![CDATA[Günümüzde en yaygın görülen kanser türlerinden olan cilt kanseri, ölümcül bile olabilmektedir. Cildinizdeki değişikliği en yaygın işaretidir. Bu yeni bir büyüme, iyileşmeyen bir yara veya bir değişiklik olabilir. Hemen hemen her hastalıkta olduğu gibi cilt kanserinde de erken teşhisin büyük önemi vardır. Cilt kanserinde erken teşhis oranı diğer kanser türlerine göre daha yüksektir çünkü kanserin [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde en yaygın görülen kanser türlerinden olan cilt kanseri, ölümcül bile olabilmektedir. Cildinizdeki değişikliği en yaygın işaretidir. Bu yeni bir büyüme, iyileşmeyen bir yara veya bir değişiklik olabilir. Hemen hemen her hastalıkta olduğu gibi cilt kanserinde de erken teşhisin büyük önemi vardır. <a title="cilt kanseri" href="https://www.xn--kadn-nza.net/cilt-kanseri/">Cilt kanseri</a>nde erken teşhis oranı diğer kanser türlerine göre daha yüksektir çünkü kanserin sebep olduğu belirtiler cilt yüzeyinde, gözle görülebilir. Ve bunun yanında cilt yüzeyinde yeni oluşan lekelerin ve et benlerinin düzenli olarak bir doktor tarafından kontrol edilmesi, kanserin ilerlemeden kontrol altına alınabilmesi için oldukça önemlidir.<br />
<strong><a title="cilt kanseri belirtileri" href="https://www.xn--kadn-nza.net/cilt-kanseri/">CİLT KANSERİNİN BELİRTİLERİ</a></strong><br />
Cilt kanseri ciltte çıkan ve 4 hafta içinde geçmeyen lekeler veya yaralar olarak kendini belli edebilir. Bu lekeler kaşınabilir, acıyabilir, pullanabilir veya kabuk bağlayabilir. Cildin çatladığı bölgelerde, nedenini tam olarak belirleyemediğiniz küçük ülserler baş gösterebilir.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/05/CİLT-KANSERİ-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-13487 " src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/05/CİLT-KANSERİ-1.jpg" alt="CİLT KANSERİ" width="430" height="238" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/05/CİLT-KANSERİ-1.jpg 302w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/05/CİLT-KANSERİ-1-300x166.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 430px) 100vw, 430px" /></a><br />
<strong><a title="cilt kanseri belirtileri" href="https://www.xn--kadn-nza.net/cilt-kanseri/">CİLT KANSERİNDEN KORUNMA YOLLARI</a></strong><br />
• Özellikle öğle saatlerinde, gölgede kalın.<br />
• Kollarınızı ve bacaklarınızı kapsar giysiler giyin.<br />
• Geniş bir şapka kullanın<br />
• UVA ve UVB ışınlarını engelleyecek güneş gözlüğü takın.<br />
• SPF 15 veya daha yüksek UVA ve UVB koruması hem de güneş koruyucu kullanın.<br />
• Bronzlaşmaktan kaçının<br />
<strong>Ultraviyole (UV) KANSER ETKİSİ</strong><br />
Ultraviyole (UV) ışınları güneş, solaryum ve güneş lambaları gelen radyasyon görünmez bir türüdür. UV ışınları cilt hücrelerine nüfuz ederek değiştirebilirsiniz.<br />
UV ışınlarının üç tip ultraviyole A (UVA) olan, ultraviyole B (UVB) ve ultraviyole C (UVC) &#8211;<br />
• UVA yeryüzünün güneş ışığı en yaygın türüdür ve insan derisinin üst tabakası ötesine ulaşır. Bilim adamları UVA ışınları zarar inanıyoruz bağ dokusu ve deri kanseri riskini artırmaktadır.<br />
• Çoğu UVB ışınları ozon tabakası tarafından emilir, böylece UVA ışınlarının daha dünya yüzeyinde daha az yaygındır.Deride üretmek D vitamini yardımcı UVB ışınları, UVA ışınları gibi deri içine kadar ulaşmak değil, ama yine de zararlı olabilir.<br />
• UVC ışınları çok tehlikeli, ancak ozon tabakası tarafından emilir ve yere ulaşmak değil.<br />
Güneş yanığı yanı sıra, UV ışınlarına çok fazla maruz kalma, cilt dokusunu değiştirmek erken yaş cilt neden ve cilt kanserine yol açabilir olabilir. UV ışınları aynı zamanda, katarakt gibi göz hastalıkları ile bağlantılı olmuş</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/cilt-kanseri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
