<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tedavi Yöntemleri ve İncelemeler &#8211; Kadın.Net</title>
	<atom:link href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/tedavi-yontemleri-ve-incelemeler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.xn--kadn-nza.net</link>
	<description>Anne Bebek Çocuk Kadın Sağlığı Kadınlara Dair Her Şey</description>
	<lastBuildDate>Mon, 09 Jun 2025 13:10:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>
	<item>
		<title>Vajinismus</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/vajinismus/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/vajinismus/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Demet Akturna]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Nov 2021 07:44:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[Ruhsal Hastalıklar - Sinir Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi Yöntemleri ve İncelemeler]]></category>
		<category><![CDATA[Z - Editörün Seçtikleri]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[terapi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=60</guid>

					<description><![CDATA[Vajinismus Hastalığı Nedir Nasıl Teşhis Edilir? Vajinismus vajen girişinde bulunan kasların istem dışında kasılması ve kadının hiçbir şekilde içeriye girmesine izin vermemesi durumudur. Kadının bu kasılmalara engel olamaması tamamen psikolojik bir durumdur. Bu nedenle çiftin jinekolog yerine bir psikoloğa gitmesi gereklidir. Kontrol dışı ve bilinç dışı kasılmalardır. Kaslarını kişinin serbest bırakması demek kendisini tamamen rahat [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #ff0000;">Vajinismus Hastalığı Nedir Nasıl Teşhis Edilir?</span></h2>
<p>Vajinismus vajen girişinde bulunan kasların istem dışında kasılması ve kadının hiçbir şekilde içeriye girmesine izin vermemesi durumudur. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net">Kadın</a>ın bu kasılmalara engel olamaması tamamen psikolojik bir durumdur. Bu nedenle çiftin jinekolog yerine bir psikoloğa gitmesi gereklidir. Kontrol dışı ve bilinç dışı kasılmalardır. Kaslarını kişinin serbest bırakması demek kendisini tamamen rahat bırakması ve cinselliği yaşamak istemesiyle alakalıdır. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/vajinismus/"><strong>Vajinismus</strong></a> çoğunlukla penise karşı olan korkuların neden olduğu bir durumdur.</p>
<p>Kadının kendi vajinasını ilk etapta tanıyıp kabul etmesi gereklidir. Daha sonra penis korkusunun ortadan kalkması gereklidir. Vajinismus penis korkusuyla oluşan bir cinsel fobi haline gelmiştir. Vajinismusun alt yapısında bulunan psikolojik sorunlar bir uzman yardımı ile belli bir sürede çözümlenebilmektedir. Psikolojik bir sorun olan vajinismus için jinekologların yapacağı bir yardım söz konusu değildir. Bu durumu yaşayan çiftlerin doğru bir uzman seçerek yardım alması gereklidir.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinismus-.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinismus--300x189.jpg" alt="Vajinismus" width="400" height="289" /></a></p>
<p><strong>Doğru bir uzman nasıl seçilir işte size kriterler..</strong></p>
<div> &#8211; Uzmanın <strong>cinsel terapi</strong> ve psikoloji eğitimleri almış olmasına dikkat edin ve psikolog yada psikiyatr olduğundan emin olmalısınız.</div>
<p>&#8211; Gittiğiniz uzmanın kesinlikle cinsel terapi eğitimi almış olması gereklidir.</p>
<p>&#8211; Hipnoz yöntemi uygulayan uzmanlarının eğitiminin nereden aldığı sorgulanmalı ve temelinde psikoloji olup olmadığı sorularak öğrenilmelidir.</p>
<p>&#8211; Size tek seansta kesin çözüm vadeden yerlerden uzak durmalısınız. Size garantili çözüm veya parmak uygulaması yaptırmıyoruz gibi bilimden uzak hin pazarlamacılık yapmak isteyenlerden uzak durun. insan ruh sağlığını tehdit eden bu yerlerin açtığı psikolojik travmalar sonradan düzeltilmesi zor işlere neden oluyor.</p>
<p>&#8211; Vajinismus için tedavi eden uzmanın psikolojik sorunlar için diğer gelen hastalara uyguladığı tarife sizin içinde geçelidir. Çok fazla istenen ücretlerde sorgulayın. Vajinismusun özel bir konu olduğunu ve bu nedenle yüksek fiyat olduğunu söyleyenlerin palavralarına inanmayın.</p>
<p>&#8211; Cinsel terapi iki kişinin arasında yaşanılan mahremiyete önem vermektedir. Çiftin yaşayacağı cinsel deneyimler her durumda özel olmalıdır. Bilime yakışan çiftin cinsel yaşamanı kendi özelinde yaşamasıdır. Size farklı uygulamalar yapmak isteyenlerin etik dışı davranış sergilediğinin farkına varmalısınız ve buna müsade etmemelisiniz. Böyle bir uygulama travmatize edicidir.</p>
<h3>Vajinismus Nedenleri (Sebepleri) Nelerdir?</h3>
<p>Vajinismus yaşayan kişilerin üniversite mezunlarında lise ve ilkokul mezunlarına kıyasla daha sık görülen cinsel işlev bozukluğudur. Tıp fakülteleri de dahil olmak üzere hiçbir üniversitenin eğitim programında cinsel eğitim dersleri yoktur. Ailenin rahat olması veya üniversite okumak alınması gereken cinsel eğitim çoğunlukta mümkün değildir. Vajinismus&#8217;un asıl bilinç altında çocuklukta verilmeyen cinsel eğitim ve kulak dolma saçma sapan hurafeler <a href="https://www.kadın.net/cinsel-saglik-kadin-cinsel-islev-bozuklugu/" target="_blank" rel="noopener">kadın cinsel işlev bozuklukları</a>na neden olmaktadır. Yanlış ve abartılı anlatılan bazı hikayelerde genç kızlarda veya çocuklarda cinsellik bilinç altına oldukça kötü ve zor bir durum olarak çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinusmusun-Temelinde-Yatanlar.jpg"><img decoding="async" class="alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinusmusun-Temelinde-Yatanlar-210x300.jpg" alt="Vajinusmusun Temelinde Yatanlar" width="272" height="389" /></a><br />
Özelliklede kadınların çocukların yanında onlara belli etmeden saçma sapan cinsellik konuşmaları yapmalarıda doğru değildir. İki komşu veya arkadaş eskiden bir araya geldiği zaman eşleriyle yaşadıkları cinsel ilişkileri konuşmaları ve birde çocukların duymaması için sesin kısılması durumları çok yanlıştır. Zaten burada en başta yapılan yanlış cinsellik bir mahremiyettir ve kimseyle konuşulmaması gereklidir. Herhangi bir sorun yaşayan kadının sadece uzmana giderek durumunu anlatması gereklidir. Komşunuz veya arkadaşanız jinekolog veya psikolog ise zaten böyle bir konuşmayı muayenehanesinde yapacağınızı düşünüyoruz. Yeni nesil aslında çocukları için daha özverili ve çocuklarının psikolojisini düşünerek daha doğru hareket ediyor.</p>
<p>Çocukların  henüz hiç bir şey bilmediğini unutmayın ve yanlarında uygunsuz yatak hikayeleriniz anlatmayın. Çocuk onun içinden çıkardığını bilinçaltına yerleştirir. Unutmayın ki sessiz konuştuğunuz şeyleride çocukların duyması ve ilgisini çekmesi için yeterli olacaktır. Yapılan yanlış konuşmalar ve uydurma hikayelerle vaktini boşa geçirmeyin ve bilinçli bir toplum olmak için kendinizi geliştirmeye çalışın. İyi ebeveyn olabilmek çocuğunun duymaması gereken konuşmaları yanında yapılmasına engel olur ve onu doğru bilinçlenmesi için yardımcı olur.</p>
<h3>Vajinismus Tedavisi Var mıdır? Evde Vajinismus Tedavi Edilebilir mi?</h3>
<p>Vajinismus tedavi süresi ve neler yapıldığına dair sorulan sorulara yönelik hazırladığımız makale sizi bilgilendirmeye yardımcı olacaktır. Böyle bir sorun yaşıyorsanız veya yaşamaktan korkuyorsanız zaman kaybetmeden uzmana gidip yardım almanız gereklidir. Cinsel terapi seansları eşler birlikteyken yapılır.</p>
<p>Cinsellik, cinsel yaşamda duyuların ve iletişimin önemi, vajinismus sorunu yaşayan kadınların ve erkeklerin yanlış inançları, kontrolsüz kasılmaların nasıl olduğu, vajinismus tedavi teknikleri, cinsel anatomi ve fizyoloji bilgisi ile birlikte zihni olumluya programlamanın önemi nasıldır gibi konular çalışılır. Tedavi süresinde bilinçsel ve davranışçı teknikler kullanılarak yardımcı olunur. Kadının cinsellik korkularıyla ve bu korkular nedeniyle cinsellikten kaçması gibi sorunların giderilmesi yönünde çalışmalar yapılır. Cinsel terapi sürecinde kadının gizli kalmış ve çözemediği kaygılarıyla baş etmesi konusunda yardımcı olunur.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinismus-Tedavisi.jpg"><img decoding="async" class="alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinismus-Tedavisi-300x214.jpg" alt="Vajinismus Tedavisi" width="400" height="314" /></a></p>
<p>Bu kaygıların giderilmesiyle kadının cinselliğe karşı oluşturduğu fobiyle baş etmesiyle cinselliğe yaklaşarak tam olarak başarmaya doğru ilerler. Cinsellikte yaşanılan vajinismus kadının penise karşı yaşadığı tedirginlik cinsel fobi haline gelmekte ve ilişkide zihnin tamamen kasları yöneterek kasılmalara neden olur.</p>
<p>Kadının istem dışı yaşadığı bilinçaltı korkuların çözümlenmesi ve kadının bu korkusuyla baş etmeyi öğrenmesi gereklidir. Bu süreci çiftler kendi başlarına yapamazlar ve işler daha güç bir hal almadan doğru bir uzmandan yardım alınması gereklidir. Vajinismus tedavisinde seanslar kadının tedaviye cevap vermesine göre değişiklik gösterir.Bu seansların ortalama 4-8 seans arasında cinsel işlev bozukluğunun yada başka psikolojik sorunların düzeltilmesine yönelik yapılan tedavilere göre daha kısa sürede sorun çözüme ulaşmaktadır.</p>
<p>Vajinismus sorunu için uzman yardımı alan çiftler cinsel ilişkiye girebilmeyi başarmalarının yanı sıra doğru cinsellik yaşamayı, cinsellikten sevk alınmasını ve keyif alınmasınıda sağlar. Vajinismus sorunu çözümlenme aşamasında çiftlerin birbirlerine olan dayanışmasıda gözle görülür oranda yükselir. Vajinismus tedavisinde çiftler cinsel birleşmeye ulaşırken bu cinsel birleşmenin meydana getirdiği hazzı ve doyuma nasıl ulaşacaklarının yollarınıda öğrenmiş ve kendilerini keşfetmiş olurlar.</p>
<p>Cinsel eğitim bu alanda oldukça önemlidir. Çiftlerin vajinismus sorunu yaşaması önemli değildir her hangi bir sorun olmadanda doğru cinsellik için uzman yardımı alınması gereklidir. Erkeklerin bu konuda uyumlu olmayacağı bilinsede eşini seven ve onunda zevk aldığından emin olmak isteyen herkesin mutlaka bir kaç seans cinsel terapi alması iyi olacaktır.</p>
<h4>Vajinismus Tedavisine Çift Olarak Başvurmak Önemli mi</h4>
<p>Kadınların tamamen kendilerini suçladıkları vajinismus tedavisinde sorun benim sorunum eşim neden terapiye geliyor diye sorgulamasıdır. Bu soru her vajinismus tedavisi için gelen kadının sorusudur. Bu sorunun cevabı çok nettir. Cinsel ilişki terapisi mutlaka eşle yapılmalıdır. Bu bilimsel ve evrensel bir kuraldır. En kısa sürede en iyi sonucu almak için eşle terapinin yapılması şarttır. Tedavinin en iyi sonuçları birbirine destek olan çiftlerin birlikte adım atarak yapılan girişimin en iyi sonucu vermesini sağlıyor. Çiftlerin vajinismus yaşamasındaki sebep her ne olursa olsun tarafların birbirini suçlamaması ve sadece birbirlerine destek olması en iyi ve en doğru sonuca ulaşılmasına yardımcı olur.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinismus-Tedavisinde-Çift-Olunmasının-Önemi.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinismus-Tedavisinde-Çift-Olunmasının-Önemi-300x200.jpg" alt="Happy couple" width="400" height="300" /></a></p>
<p>Vajinismus tedavisinde çiftler hem sorunlarını çözerken hemde kendilerini tanıma ve cinsellikten zevk alma yollarını keşfetmiş olurlar. Doğru bir cinsel ilişki yaşayabilmeleri için sorun terapi sırasında çözülürken ileride yaşayacakları cinsel hayatlarınıda olumlu etkilemekte. Cinselliğin karşılıklı ulaşılan doyum ve haz olduğunu çiftler daha iyi anlıyor ve ilişki daha <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a>lı olarak yaşanıyor. bu nedenle çiftlerin birlikte terapiye katılması çok önemlidir. Vajinismus sorunu yaşayan kadınların sorunu tamamen psikolojik olup doğru bir uzmandan destek alındığı zaman çok iyi sonuçlar elde edilebilmektedir.</p>
<p>Vajinismus tedavi edilmesi zor bir hastalık değildir. Diğer psikolojik rahatsızlıklara ve cinsel işlev bozukluklarına göre daha kısa sürede çözümlenmektedir. Ortalama 4-8 seans süren tedavinin ücreti diğer psikolojik desteklerden farksız değildir. Bu nedenle sizden fahiş fiyatlar isteyen yerleri sorgulayın. Size durumunuzun özel olduğunu bu nedenle çok yüksek fiyatı olduğunu söyleyenlere sakın inanmayın. Normal psikolojik sorunlar nasıl ücretlendiriliyorsa bu tedavide de aynı ücret alınmaktadır. Vajinismus sorunu yaşayan kadınların eşlerinin desteğine ve sevgisine ihtiyacı olacaktır. Sevgi ve ilgi gören bir kadın bütün sorunların üstesinden gelecektir.</p>
<p><strong>Vajinismus tedavi süresi</strong>nce çiftlerin birbirlerine olan desteği aralarındaki bağın kuvvetlenmesine yardımcı olmaktadır. Çiftlerin birbirlerine daha sıkı sarılmasına yardımcı olur. Aile mahremiyeti söz konusu olduğu için sadece çift özel hayatını kendi içinde yaşamalıdır. Böyle bir sorun yaşayan çift ailede psikolog yok ise kimseye bu durumdan bahsetmeyebilir ve çiftler birbirlerine destek olarak sorunun üstesinden gelebilirler. Uzman yardımı alındığı zamanda aile mahremiyeti cinsel birleşme sadece çiftin özelinde olmalı ve kimse buna şahit olmamalıdır. Uzmanların böyle bir öneri sunması etik olarak doğru değildir böyle bir uygulamayı kesinlikle kabul etmemelisiniz.</p>
<h4>Vajinismus Tedavi Edilmeden Gebe (Hamile) Kalınır mı? Kalınırsa Ne Olur</h4>
<div>Vajinismus tedavisini olmadan anne sahibi olmak isteyenleri kesinlikle zor bir süreç beklemektedir. Aşılama veya tüp bebek tedavisi uygulanarak yapılan operasyonlarda hem maliyetli hemde oldukça meşakkatli bir iştir. Cinsel ilişki olmadığı zaman anne olma olasılığı oldukça güçleşir. Aile olabilmek birlikte eşle bir hayatı paylaşmak için cinsellik olmazsa olmazlardandır. Cinsellik sadece erkeğin ihtiyacı değil karşılıklı giderilmesi gereken bir ihtiyaçtır. Uzun süre yaşanılmayan cinsel ilişkiden sonra çiftlerin arasında sorunlar oluşmaya başlar ve eşler birbirine karşı sabırsız ve anlayışsız olabilirler. Bu durumda çok çok normal karşılanmalı cinsel birleşme çiftleri birbirine yakınlaştırır ve bağlar.</div>
<div></div>
<div><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinimus-Çözülmeden-Gebe-Kalmak.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft" title="Vajinimus nedenleri sebepleri tedavisi" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinimus-Çözülmeden-Gebe-Kalmak-300x203.jpg" alt="Vajinimus nedenleri sebepleri tedavisi" width="400" height="303" /></a></div>
<div></div>
<div>İki kişi arasında kurulan en önemli bağdır. Cinsellik yaşamadan hakkında duyulan hurafe şeyler kadınların cinsellikten uzak kalmasına neden olmaktadır. Bu  gibi durumlarda gözü açık olunmalı ve dünyadaki en büyük zevklerden olan cinsel birleşmeyi ertelememeli ve ondan korkmalıdır.</div>
<div></div>
<div>Kadınların psikolojik bir yardım alması ve bununla birlikte kendisinin kendi vücuduyla barışması, tanıması gereklidir. Cinsel birleşme olmadan çocuk sahibi olmak çok yanlış bir durumdur. Sadece çocuk yapmak için evlilik olmaz. Sağlıklı evlilik için doğru ve sağlıklı cinsellik şarttır. Ciddi hastalıklar ve cinsel birleşmeye engel özür olan durumlarda aşk ve sevgi çiftleri birbirlerine bağlamak için yeterli olacaktır. Sadece psikolojik bir durumdan ve korkulardan dolayı cinselliğin yaşanmaması üzücü bir durumdur.</div>
<div></div>
<div>Kadınlar gerçek ve doğru cinselliği yaşadıkları zaman eşine hiçbir zaman karşı koymayacak ve hatta kadın sürekli isteyen taraf olacaktır. Burda önemli olan kadının zevk alacağını bilmesidir. 4-8 seansta çözülecek vajinismus sorununu düzeltmek için yıllarınızı geçirmeden uzman yardımı alın. Vajinismus tedavi edilmeden gebe kalmak isteyenlere uygulanacak olan tüp bebek veya aşılama tedavisinin maliyeti ve süresi düşünüldüğü zaman sağlıklı bir yaşam için cinsel işlev bozukluklarının tedavi edilmesi daha doğrudur. Belki yıllarca sürecek bir tedavi olan tüp bebek tedavisi sonucunda gebe kalma durumuda kesin değildir. Vajinismus tedavi süresi çok zor ve meşakkatli görülsede bir o kadar kolay ve kısa sürede çözülür. Kendinizi daha iyi hissetmek için suçluluk psikolojisinden çıkmak için mutlaka yardım alın ve yardım almakta geç kalmayın.</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/vajinismus/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zatürre (Pnömokok) Aşısı Nedir, Kimlere Yapılır?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/zaturre/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/zaturre/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jul 2019 03:09:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Akciğer Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık Bilimi ve Organ Nakilleri]]></category>
		<category><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[İlaç Bilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi Yöntemleri ve İncelemeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15373</guid>

					<description><![CDATA[Zatürre sıklıkla bakteri ve virüslerin daha nadir de olarak mantar ve parazitlerin neden olduğu akciğer enfeksiyonuna verilen isimdir. Tıp dilinde pnömoni halk dilinde zatürre olarak bilinen hastalık genelde kişiden kişiye temasla geçen bir hastalıktır. Öksürme, hapşırma, aksırma gibi sıklıkla görülme yolları bu olmakla beraber nadir de olsa konuşma sırasında havaya yayıla damlacıkların sağlıklı kişilere hasta [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Zatürre sıklıkla bakteri ve virüslerin daha nadir de olarak mantar ve parazitlerin neden olduğu akciğer enfeksiyonuna verilen isimdir. Tıp dilinde pnömoni halk dilinde zatürre olarak bilinen hastalık genelde kişiden kişiye temasla geçen bir hastalıktır. Öksürme, hapşırma, aksırma gibi sıklıkla görülme yolları bu olmakla beraber nadir de olsa konuşma sırasında havaya yayıla damlacıkların <a title="sağlık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a>lı kişilere hasta kişilerden bulaşması, nadir de olarak havaya yayılan bu damlacıkların kapı kolu, asansör gibi eşyalara bulaşmasıyla da hastalarda ortaya çıkar. Bu mikroplar üst solunum yollarına yerleşir ve üst solunum yollarından da akciğerlerde hava kesecikleri olarak bilinen alveollerin içerisine yerleşir. Zamanla alveollerin içerisinin iltihap ve serumla dolması ve enfeksiyonun ortaya çıkması solunum sıkıntısıyla da kendini gösterir.</p>
<p style="text-align: justify;">Zatürre genel olarak ikiye ayrılır. Toplum kökenli ve hastane kökenli olarak. Hastane kökenli zatürre; bağışıklığı normal olup hastanede yatan hastalarda ortalama 48-72 saat sonra ortaya çıkan zatürre tipidir. Toplumsal kökenli zatürre; toplumda yaşayan sağlıklı bireylerin hasta kişilerden aldıkları zatürre enfeksiyonuna verilen isimdir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-2-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-14238" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-2-1.jpg" alt="zatürre (2)" width="700" height="481" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-2-1.jpg 448w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-2-1-300x206.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Zatürrenin bulaşma yolları yakın temas ve eşyalar olabileceğini söylemiştik. Özellikle yeni doğanlar, ileri yaş grubundaki hastalar, aids gibi bağışıklığı zayıf hastalar, dalağı olmayan bağışıklığı zayıf hastalar, sigara, alkol, uyuşturucu kullanan kişiler, kronik kalp hastaları, kronik böbrek yetersizliği olan, kemoterapi, radyoterapi gibi bağışıklığı zayıflatacak tedavi altında olan kişiler yüksek risk altındadırlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Zatürre sıklıkla kendini derin hızlı ve nefes alıp verme, ateş, balgamlı, balgamsız öksürük, göğüs ağrısı, sırt ağrısı, bulantı, kusma, bilinç bulanıklığıyla gösterir. Bu risk faktörü olan kişilerde zatürrenin yaygınlığına ve şiddetine göre de ileri derecede solunum sıkıntısı ve ölümle de sonuçlanabilen bir hastalıktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-3-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-14239" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-3-1.jpg" alt="zatürre (3)" width="700" height="395" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-3-1.jpg 620w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-3-1-300x169.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Zatürrenin risk gruplarında korunma çok önemlidir. Tanısı genel olarak doktorun fizik muayenesi dışında hastanın şikayetleri, kan tahlilleri, akciğer görüntüleme yöntemleri ve bazen de balgam incelemesiyle konuluyor. Zatürre tedavisi yapıldıktan 2 hafta sonra hasta iyileşse de kırgınlık, halsizlik gibi şikâyetleri aylarca sürebiliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Zatürrede tedaviden çok korunmak çok önemlidir. Tedavide yatak istirahatı, beslenme ve bol sıvı tüketmek ilaçlar başta antibiyotikler olmak üzere tedavide yeri vardır. Aynı zamanda risk faktörü olan kişilerde kronik hastalıklara ve risk faktörlerine göre destekleyici tedavilerde ilaç tedavisi içerisinde yer alıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-4-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-14240" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-4-1.jpg" alt="zatürre (4)" width="700" height="465" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-4-1.jpg 1700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-4-1-300x199.jpg 300w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-4-1-768x510.jpg 768w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-4-1-1024x680.jpg 1024w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/11/zatürre-4-1-1568x1041.jpg 1568w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Korunmanın önemli olmasının nedeni ölümcül bir hastalıksa eğer riskleri oldukça azaltıyoruz. Özellikle kronik hastalığı olan kişilerin uygun tedavi takip yaptırmaları, yakın temastan kaçınılması, maske takması, hijyenik ortamlarda bulunması önemli korunma yöntemlerindendir. Grip ve zatürre aşıları risk faktörü olan kişilerde çok önemlidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kapalı alanlar zatürrenin sıklığının artmasında önemlidir. Özellikle huzur evleri, yurtlar, askeriye, okullar gibi buralarda yaşayan kişilerin korunma yöntemleriyle hastalığı almalarını mümkün olduğunca engellemek gerekiyor.</p>
<p style="text-align: justify;">65 yaş üstü, ileri yaş grubu hastalar, kronik kalp rahatsızlığı olanlar, kronik akciğer hastalığı olanlar, kroni böbrek yetersizliği olanlar, diyaliz hastaları, kemoterapi, radyoterapi görenler, alkol, sigara, uyuşturucu madde kullanan kişiler, dalağı olmayan, aids gibi bağışıklığı zayıf kişiler, kapalı ve kalabalık alanda yaşayan kişilerin zatürre aşısı yaptırarak önlem almaları gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;">Zatürre pnomoni bizlerin akciğer enfeksiyonu olarak bildiğimiz durum oldukça sık olarak gördüğümüz ve aşı ile oldukça fazla koruma sağlayabildiğimiz bir hastalıktır. Genel olarak vardığımıza yargı hep 65 yaş üzerindeki hastalara pnömokok aşısı rutin bir şekilde yapılıyor. Ancak 65 yaş öncesinde de oldukça sık bir şekilde pnömokok aşısının gerektirdiği durumlar karşımıza çıkıyor. 65 yaş öncesindeki hastalarda özellikle dalakları alınmış ise böbrek hastalığı, kalp hastalığı gibi kronik hastalıklara eşlik ediyorsa alkolizm, diyabet varsa pnömokok aşısını uyguluyoruz. Bunun dışında 19 yaş ile 65 yaş arasındaki yaş grubunda tek başına sadece sigara içiyor olmak bile pnömokok aşısı için bir gereklilik oluşturmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Zatürre-Pnömokok-Aşısı-Nedir-Kimlere-Yapılır-3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15374" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Zatürre-Pnömokok-Aşısı-Nedir-Kimlere-Yapılır-3.jpg" alt="Zatürre (Pnömokok) Aşısı Nedir, Kimlere Yapılır" width="700" height="477" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Zatürre-Pnömokok-Aşısı-Nedir-Kimlere-Yapılır-3.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Zatürre-Pnömokok-Aşısı-Nedir-Kimlere-Yapılır-3-300x204.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Diyabet Hastalarına Hangi Aşılar Önerilir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Diyabet tüm dünyada olduğu gibi bizim ülkemizde de çok sık bir şekilde karşımıza gelmektedir. Endokrin polikliniklerine başvuran hastaların yarısı diyabet hastalarıdır. Diyabetin getirmiş olduğu bir sıkıntı ne yazık ki immün sistemdeki yetmezliğe bağlı olarak hem enfeksiyonlara daha kolay ulaşıyoruz hem de enfeksiyonları daha uzun sürede geçirmemize neden olmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Dünya <a title="sağlık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a> Örgütü’nün hastalıkları Kontrol Ve Koruma Derneği’nin aynı zamanda Türkiye’de ki Türk Endokrinoloji Ve Metabolizma Derneği’nin ortak öngörüsü tüm diyabet hastalarına influenza dediğimiz grip aşısının, pnömokok dediğimiz zatürre aşısının ve hepatit b aşısının rutin olarak uygulanması şeklindedir. Diyabet hastalarında influenza aşısı bizim ülkemiz için gribin sık gözüktüğü dönemler olan kasım ayında başlayarak nisan ayına kadar yılda bir kere rutin olarak yapılması şeklindedir.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Zatürre-Pnömokok-Aşısı-Nedir-Kimlere-Yapılır-1-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15375" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Zatürre-Pnömokok-Aşısı-Nedir-Kimlere-Yapılır-1-1.jpg" alt="Zatürre (Pnömokok) Aşısı Nedir, Kimlere Yapılır (1)" width="700" height="506" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Zatürre-Pnömokok-Aşısı-Nedir-Kimlere-Yapılır-1-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Zatürre-Pnömokok-Aşısı-Nedir-Kimlere-Yapılır-1-1-300x217.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Pnömokok aşısında ise 65 yaş üzerinde yine rutin eğer ki 5 yaş üzerinde ilk dozundan sonra beş yıl geçmiş ise beş yıldan sonra bir tekrar dozunu daha uygulamak şeklinde önerisi olmaktadır. HPV Human papillomavirus rahim ağzı kanserine yol açtığı gösterilmiş olan bir virüstür. Oldukça yaygın bir şekilde görmekteyiz. Dolayısıyla rahim ağzı kanseri sıklığını azaltmak için üreme çağındaki bayanlarda rutin olarak aşılama programına almaktayız. Sadece bayanlarda değil cinsel ilişkiyle bulaştırıcılık riskinden dolayı erkeklerde aynı kadınlardaki gibi HPV aşısıyla aşılanmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Zatürre-Pnömokok-Aşısı-Nedir-Kimlere-Yapılır-2-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15376" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Zatürre-Pnömokok-Aşısı-Nedir-Kimlere-Yapılır-2-1.jpg" alt="Zatürre (Pnömokok) Aşısı Nedir, Kimlere Yapılır (2)" width="700" height="464" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Zatürre-Pnömokok-Aşısı-Nedir-Kimlere-Yapılır-2-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/08/Zatürre-Pnömokok-Aşısı-Nedir-Kimlere-Yapılır-2-1-300x199.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/zaturre/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Baş Dönmesinin Nedenleri Nelerdir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/bas-donmesi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/bas-donmesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Jun 2019 10:36:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beyin Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Damar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[İç Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi Yöntemleri ve İncelemeler]]></category>
		<category><![CDATA[Tümör Bilimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=14066</guid>

					<description><![CDATA[Baş dönmesinde üç temel grup vardır. Bir tanesi beyin sapı ve beyincik dediğimiz denge sisteminin merkezini oluşturan yapılardır. Bu bölgelerdeki hastalıklar baş dönmesi ve denge bozukluğu hissinin ortaya çıkmasına neden olurlar. Örnek vermek gerekire,  beyin sapındaki veya beyindeki damar tıkanıklığı veya  bu bölgelerdeki kanamalardır  bunlar aniden ortaya çıkan şikâyetlere neden olabiliyor. Örneğin; bu bölgelerdeki tümörler, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a title="Baş dönmesi" href="https://www.xn--kadn-nza.net/bas-donmesi/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Baş dönmesi</strong></span></a>nde üç temel grup vardır. Bir tanesi beyin sapı ve beyincik dediğimiz denge sisteminin merkezini oluşturan yapılardır. Bu bölgelerdeki hastalıklar baş dönmesi ve denge bozukluğu hissinin ortaya çıkmasına neden olurlar. Örnek vermek gerekire,  beyin sapındaki veya beyindeki damar tıkanıklığı veya  bu bölgelerdeki kanamalardır  bunlar aniden ortaya çıkan şikâyetlere neden olabiliyor. Örneğin; bu bölgelerdeki <a title="Tümörler" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/tumor-bilimi/">tümörler</a>, sinir dokusunun yangı şeklindeki  hastalıklarıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"> İkincisi ise; iç kulakla ilgili nedenlerde vardır. İç kulakta sıvı toplanması ya da denge kanallarındaki kristallerin oynamasından kaynaklanan bazı hastalıklar olabilir. Bu hastalıklar <a title="Baş dönmesinin nedenleri" href="https://www.xn--kadn-nza.net/bas-donmesi/">baş dönmesinin nedenleri</a> arasına girer.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-3-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-14070" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-3-1.jpg" alt="Baş Dönmesinin Nedenleri Nelerdir (3)" width="476" height="286" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-3-1.jpg 2960w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-3-1-300x181.jpg 300w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-3-1-768x462.jpg 768w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-3-1-1024x616.jpg 1024w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-3-1-1568x943.jpg 1568w" sizes="auto, (max-width: 476px) 100vw, 476px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Üçüncü büyük grupta yer alan çevresel sinirlerin rahatsızlıklarında olan baş dönmesi ve denge bozukluğu hisleridir. Bunlarda daha çok denge bozukluğuyla karşılaşıyoruz. Çünkü; çevresel sinirler bacaklarımızdaki, gövdemizdeki sinirler bizim denge hissimizi, denge duyumuzu beyinciğe ve beyin sapına taşıyan sinirlerdir. Bu sinirler hastalanınca dengeyle ilgili bilgiler beyin sapına ve beyinciğe gidemedikleri için hastalarda denge bozukluğu hissi ortaya çıkar. Özetlememiz  gerekirse beyin sapı ve beyincik dediğimiz merkezdeki bu bölgeleri etkileyen hastalıklar, iç kulağı etkileyen ve çevresel sinirleri etkileyen hastalıklar baş dönmesi ve denge bozukluğu hissini ortaya çıkarır.</p>
<h2>Baş Dönmesi Nedenleri?</h2>
<p>Baş dönmesi sıklıkla karşılaştığımız hemen hepimizde olan bir rahatsızlıktır. Hemen hemen birbirimize söylediğimiz ‘’Bir an başım döndü’’ cümlesi kimseyi, tedirgin etmez. Ve bunun uzun süre aç kalmaktan, derin bir üzüntüden yaşandığını veya yorgunluktan olduğunu düşünürüz. Baş dönmesinin de çeşitleri vardır. Etrafımızda bulunan tüm maddelerin eşyaların dönüyormuş gibi olması veya yer yerinden kayıyormuşcasına hissetmek baş dönmesidir.Tıpta bu tür baş dönmesine vertigo denilmektedir. Sersem gibi olma, sarhoşluk hissi,sanki itiliyormuş gibi hissetme gibi benzeri şekillerde tarif edilen baş dönme hareketinin ilk planda olmadığı durumlarda’’ dizziness’’ adı verilen baş dönme tipidir.<br />
Hangi farklı türde olursa olsun baş dönmesi başlı başına bir hastalık değildir. Baş dönmesi farklı bir rahatsızlığın habercisidir. Baş dönmesi anlıkta olabilir , gün içerisinde tekrar tekrar yaşanabilir veya aylarca sürerek yaşam kalitesini tamamen bozabilir. Baş dönmesinin nedenini bulmak için bazı verilerin olması gerekir. Bunlar ne kadar sıklıkla tekrarlandığı.ne kadar süre devam ettiği ve bu dönme esnasında veya sürede beraberinde başka rahatsızlıklar görülüyor mu bilinmesi gerekir.</p>
<h3>İç Kulaktan Kaynaklanan Sorunlar</h3>
<p>Baş dönmesinin başka bir sebebi yoksa vertigo iç kulaktan kaynaklanan bir sorun olabilir.İç kulak ; vücudumuzun duruşunu,yönünü belirleyerek beynimize doğru sinyaller göndererek pozisyonumuzun dengemizin yönümüzün doğruluğunu kontrol etmemizi sağlar. Yani iç kulaktan kaynaklı bir problem baş dönmesine yol açabilir. Bu rahatsızlık üst solunum yolları enfeksiyonundan kaynaklanır. Stres,sigara bağımlılığı , alkol bağımlılığı gibi durumlar hastalığa yakalanma riskini arttırmaktadır. Labirentit belirtilerinde baş dönmesine kulak ağrısı ve ateş eşlik eder.</p>
<h3>Meniere</h3>
<p>Meniere hastalığı yaygın görülmemekle birlikte iç kulakta sıvı birikmesidir. Bu rahatsızlık anlık nöbetler şeklinde baş dönmesine yol açar. Bu hastalığın başlıca belirtileri kulaklarda çınlama, kulakta baskı basınç, İşitmede güçlük çekilmesidir.</p>
<p>Meniere hastalığından kaynaklanan baş dönmesi 20 dakika da sürebilir gün boyu sürdüğü de görülür. Bu rahatsızlık sırasında kulaklarda görülen çınlamanın şiddeti zamanla artabilir. İşitme kaybı son derece artarak tamamen duyma yetisinin kaybına neden olur.</p>
<h3>Vestibüler Bozukluklar</h3>
<p>Tıp dilinde vestibüler adını alan hastalık halk arasında denge siniri olarak tabir edilir, Görevi denge sinyallerinin iç kulaktan geçerek beyne iletilmesini sağlamaktır. Eğer bu düzende de bir bozukluk oluşursa bu da baş dönmesine neden olabilmektedir. Örneğin viral enfeksiyon gibi durumlarda bu sinirde oluşabilecek rahatsızlık veya yine bu sinire baskı,basınç oluşturacak tümör gibi ciddi durumlarda da baş dönmesi oluşur.</p>
<p>Migren</p>
<p>Günlük işlerimizi bile yapamayacak şiddette yaşam kalitesi düşüren bir baş ağrısıdır. Başın herhangi bir yanında genelde ön kısmında olmakla birlikte sanki zonklama gibi gelen bir ağrıdır. Şiddetli baş ağrısına mide bulantısı, kusma veya baş dönmesi de eşlik edebilir. Vertigonun sebeplerinden birsinin de migren olduğu belirtilir.<br />
Kronik Oitis Media (KOM)<br />
Orta kulak iltihabının uzun süreli devam etmesi kornikleşmesine neden olur. İşte bu kronikleşen orta kulak iltihabına kronik oitis media da denmektedir. Hlak arasında müzminleşen orta kulak da denir. KOM baş dönmesi yapmakla birlikte kulakta akıntıya ve ağrıya da neden olur. Ayrıca işitme kaybının nedenlerinden biridir.</p>
<h3>İlaçlar Baş Dönmesi Yapar mı?</h3>
<p>Başka hastalıkların tedavisi için kullanılan ilaçlar da yan etki olarak baş dönmesi yapabilir. Sürekli ve düzenli olarak kullandığınız ilaçlar varsa bunların kullanımdan kaynaklı şiddetli baş dönmesi yaşıyorsanız doktorunuza bu şikayeti dile getirmeniz gerekir. Bazı ilaçlar baş dönmesine neden olur. Bunlardan başlıcaları aspirin,aminolikosit gurubundan olan antibiyotikler veya idrar söktürücüler de baş dönmesine neden olmaktadır.</p>
<p><strong>Baş Dönmesinin Nadir Görülen Nedenleri</strong></p>
<p>Multipl Skleroz (MS)<br />
Beyinde oluşan urlar<br />
İnme felç veya kriz geçirme<br />
Olarak söylenebilir. sağlıklı günler dilerim..</p>
<p><strong><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-14067 alignright" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-4.jpg" alt="Klima Ve Ba? A?r?s?" width="308" height="205" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-4.jpg 2016w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-4-300x200.jpg 300w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-4-768x512.jpg 768w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-4-1024x683.jpg 1024w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-4-1568x1045.jpg 1568w" sizes="auto, (max-width: 308px) 100vw, 308px" /></a>Travmalar</strong></p>
<p>Vücudumuzda hastalık dışında da meydana gelen sorunlar vardır. Bir iş kazası veya trafik kazası, düşmek gibi sebepler de kafa travmalarına yol açar. Bunlar da iç kulak zedelenmesine yol açarak baş dönmesine neden olur. Çarpma,düşme , başa sert darbe veya trafik kazaları gibi çoğaltabileceğimiz şansız durumlar sonucunda oluşan kafatasında oluşabilecek kırıklar iç kulağa zarar verir.</p>
<p><strong>BPPV ( Bening Paragsismal Pozisyonel Vertigo )</strong></p>
<p>Başımızla belirli hareketler yaptığımızda başı öne arkaya ve ya sağa sola çevirme gibi ani durumlarda anlık belki 1-2 saniye süren bir baş dönmesi yaşanır. Bu baş dönmesi hemen hemen herkeste görülür. BPPV’nin oluşmasını tetikleyen durumlar da mevcuttur. Mesela yatakta yatarken sağa sola dönüş esnasında veya başlarını yukarıya kaldırdıklarında BPPV nin oluştuğunu belirtir. Bunun nedeni içkulakta meydana gelen bir sorundur. Dengemizi sağlamak için iç kulakta kristaller mevcuttur. Bunların oldukları yerden kopmaları, beyninize gönderilen sinyallerde bir karmaşaya neden olur. Bu karmaşaya vücut baş dönmesi olarak tepki verir. Baş dönmesine mide bulantısı ve kusma da eşlik eder.</p>
<p><strong>Labirentit</strong></p>
<p>Baş dönmesinin bir sebebi de virüslerdir. Bu virüsler içkulağa yerleşir ve buranın labirent adı da verilen yerde tahriş ve iltihaplanmasına yol açarak labirentit denilen hastalığa yol açabilir. Labirantit rahatsızlığı da baş dönmesine neden olur.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>BAŞKA BİR KAYNAK:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-1-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-14068" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-1-1.jpg" alt="Baş Dönmesinin Nedenleri Nelerdir (1)" width="493" height="328" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-1-1.jpg 1278w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-1-1-300x199.jpg 300w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-1-1-768x510.jpg 768w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-1-1-1024x680.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 493px) 100vw, 493px" /></a></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Baş Dönmesini Azaltmak İçin Ne Yapmalıyız?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Baş dönmesini arttıran en önemli nedenlerden bir tanesi baş ve vücudun hareketleridir. Eğer baş ve vücudu fazla hareket ettirmezsek baş dönmesi hissini en azından azaltabiliriz. Çünkü baş dönmesi hastalığının en çok gözlenen nedenlerinden bir tanesi de denge kanallarındaki kristallerin oynamasıdır. Bu hastalığın en temel başlangıcı; başın hareketleri ve gövdenin hareketleriyle ortaya çıkar. Örneğin; sabah yataktan kalkar kalmaz çok şiddetli başınız döner. Biraz bekleyip sabit durup karşıya bakarsanız 15-20 sonra saniye başınız döner. Başınızı öne eğdiğinizde ya da banyoya gidip yüzünüzü tekrar yıkadığınızda yeniden başlar. Hastalar bu durumu hemen fark ederler. Başlarını çok fazla hareket ettirmeden robot gibi doktora gitmeyi tercih ederler. Bu bir tedavi değildir ancak o anda baş dönmesinin tekrar etmesini önlemek için uygulayacağınız basit bir yöntemdir. Doktora gidene kadar pozisyonu sabitlemek baş dönmesinin tekrarını (kristallere bağlıysa) engellemek mümkündür.</p>
<p style="text-align: justify;">
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/bas-donmesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sülük Tedavisi</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/suluk-tedavisi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/suluk-tedavisi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Apr 2017 18:03:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tedavi Yöntemleri ve İncelemeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=12131</guid>

					<description><![CDATA[Sülük tedavisi, tek başına bir tedavi yöntemi olmasa da destekleyici bir tedavi yöntemi olarak kabul ediliyor. Yılda bir kez yapılacak olan sülük tedavisinin güçlü antioksidan etkisi ile kişiyi bütün yıl grip gibi enfeksiyon hastalıklarından koruduğu belirtiliyor. Uzman kişiler tarafından hijyenik koşullarda uygulanması gereken sülük tedavisi hakkında merak edilen tüm soruların cevaplarını sizler için derledik. Sülük tedavisi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sülük tedavisi, tek başına bir tedavi yöntemi olmasa da destekleyici bir tedavi yöntemi olarak kabul ediliyor. Yılda bir kez yapılacak olan sülük tedavisinin güçlü antioksidan etkisi ile kişiyi bütün yıl grip gibi <a title="Enfeksiyon Hastalıkları" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/enfeksiyon-hastaliklari/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>enfeksiyon hastalıkları</strong></span></a>ndan koruduğu belirtiliyor. Uzman kişiler tarafından hijyenik koşullarda uygulanması gereken <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/suluk-tedavisi/">sülük tedavisi</a> hakkında merak edilen tüm soruların cevaplarını sizler için derledik.</p>
<h3>Sülük tedavisi hangi hastalıkların tedavisinde etkilidir?</h3>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/04/sülük-1.jpg"><img decoding="async" class="alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/04/sülük-1.jpg" alt="Sülük Tedavisi" /></a><br />
Toplardamar tıkanıklıkları<br />
Atar damar tıkanıklıkları<br />
Varis<br />
Eklem romatizmaları<br />
İktidarsızlık<br />
Kısırlık<br />
Sara (Epilepsi)<br />
Yumuşak doku romatizmaları<br />
Felç<br />
Egzama<br />
Meniere<br />
<a title="Sedef" href="https://www.xn--kadn-nza.net/sedef-hastaligi/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Sedef</strong></span></a><br />
<a title="Saç Dökülmesi" href="https://www.xn--kadn-nza.net/guzellik-ve-bakim/sac-bakimi/sac-dokulmesi/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Aşırı saç dökülmesi</strong></span></a><br />
Hemoroid (Basur)<br />
Göz tansiyonu ve görme kayıpları<br />
<a title="Migren" href="https://www.xn--kadn-nza.net/migren/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Migren</strong></span></a><br />
Baş ağrısı<br />
Yüksek tansiyon<br />
Trioid sebebi ile oluşan şişmanlık<br />
<a title="Astım" href="https://www.xn--kadn-nza.net/astim/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Astım</strong></span></a> ve Bronşit<br />
Yanık izleri, ameliyat izleri<br />
Kangren<br />
Bazı işitme kayıpları</p>
<h3>Sülük tedavisi ile cilt sorunları giderilir mi?</h3>
<p>Sülük, yüz bölgesindeki bazı özel tetikleyici bölgelere yerleştirildiğinde cildi gençleştiri, canlandırır. Aynı zamanda siyah noktalara, sivilcelere, deri iltihaplarına, cilt lekelerine, cilt kırışıklıklarına çözüm getirir.</p>
<h3>Sülük iz bırakır mı?</h3>
<p>Sülük ısırırken sinek ısırığı gibi bir his uyandırır ve bölgede çok az yara izi gibi bir iz bırakır ancak bu iz bir haftada 10 gün içinde kendiliğinden geçeceği için endişe duymaya gerek yoktur.</p>
<h3>Sülük tedavisi sonuçlarını ne zaman gösterir?</h3>
<p>Tedavinin ne amaçla yapıldığına bağlı olarak tek seans veya bir kaç seansla hemen etkilerini göstermeye başlayan sülük tedavisi ortalama en geç 1 ay ila bir buçuk ay arasında sonuca ulaşır.</p>
<h3>Bir sülük farklı iki hastada kullanılır mı?</h3>
<p>Kesinlikle hayır. Zira bir sülük bir hastadan alındıktan sonra başka bir hastaya uygulanırsa kan yoluyla geçebilecek hastalıkları ikinci hastaya bulaştırabilir. Ayrıca bir sülük bir kişiden alındıktan sonra aynı kişiye veya başka kişiye yerleştirildiğinde ilk kullanımda üretmiş oldukları salgıyı boşalttıkları için, ikinci kullanımda aynı sülük tedavi edici özellik taşımayacaktır. Bu sebeple sülük kullanıldıktan sonra hemen uygun şekilde imha edilmelidir.</p>
<h3>Sülük hangi bölgelere konamaz?</h3>
<p>Göz kapağı ve çevresi<br />
Avuç içi<br />
Ayak tabanı<br />
Boyun, çene altı, koltuk altı, kasık</p>
<h4>Sülük tedavisi hangi durumlarda uygulanmaz?</h4>
<p>Anemi (kansızlık) hastalığı olanlarda<br />
Kan sulandırıcı ilaçlar kullananlarda<br />
Kanın pıhtılaşmasını engelleyen bir hastalık söz konusu olduğunda<br />
Son aylarda mide kanaması, bağırsak kanaması geçirilmesi durumlarında<br />
Diyalize giren hastalarda<br />
kalp yetmezliği olan hastalarda<br />
Kontrolsüz diyabet hastalığında<br />
Emziren annelerde<br />
Cerrahi ameliyat öncesi ve hemen sonrasında</p>
<h4>Sülük tedavisinin yan etkileri nelerdir?</h4>
<p>Sülük tedavisinin en önemli yan etkisi sülüğün ısırdığı bölgede şiddetli kaşıntı hissidir. Bunu engellemek için bölgeye 2 gün soğuk uygulama yapmanız yeterlidir. Bölgeyi kaşımaktan uzak durmalısınız. Bunun yanında ender de olsa baş dönmesi, tansiyon düşmesi gibi yan etkiler görülebilir.</p>
<h4>Sülük bölgeden acil olarak çıkarılmak gerekirse ne yapmak gerekir?</h4>
<p>Sülük tedavisi bitmeden sülüğü çıkarmanız gereken bir durum olduğunda kesinlikle sülüğü tutup çekmeyin. Evde iseniz sigara dumanı veya bir ısı kaynağı ile sülüğün ısırdığı bölgeyi bırakmasını sağlayın.</p>
<h4>Sülük ısırdığı bölgede ne kadar kalmalıdır?</h4>
<p>Sülük doyması halinde kendiliğinden ısırdığı bölgeyi bırakacaktır bu süre 20 dakika ila 45 dakika arasında sürebilir.</p>
<h4>Sterilize edilmiş sülük kullanılmaz ise neler olabilir?</h4>
<p>Sterizlize edilmemiş sülüklerin kullanılması enfeksiyon kapma riskinin çok fazla olması sebebiyle çok sakıncalıdır.</p>
<h4>Sülük tedavisinden dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?</h4>
<p>Sülük tedavisi bittikten sonra kan sulandırıcı ilaçların kullanılmaması, çok sıcak veya çok soğuk ortamlarda durulmaması ve bol bol sıvı tüketilmesi gerekir.</p>
<h4>Sülükler nasıl tedavi ediyor?</h4>
<p>Sülük kanı emerken vücuda bir salgı gönderir. Bu salgı 100 den fazla biyoaktif madde içerir. Bu faydalı biyoaktifler de kişideki hastalıkların tedavi edilmesini sağlar.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/suluk-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kemoterapi Nedir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/kemoterapi-nedir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/kemoterapi-nedir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Apr 2016 14:41:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tedavi Yöntemleri ve İncelemeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15780</guid>

					<description><![CDATA[Hastaların tedavisi için uygulanan ve kanseri yok etmeye yönelik ilaçlardır. Bunlar hastalara damar yoluyla verilebilir veya kanserli bölgeye lokal bir bölgeye bir katater aracılığıyla infüzör edilebilir. Kemoterapi ilaçları özel olarak çalışılmış ve deneylerle etkinlikleri kanıtlanmış ilaçlardır. Ayrıca bu ilaçlar devletler ve sağlık sistemleri tarafından incelenerek belirli regülasyonlara tabi olarak piyasaya sunulurlar. Kemoterapi Uygulama Sıklığı Ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Hastaların tedavisi için uygulanan ve kanseri yok etmeye yönelik ilaçlardır. Bunlar hastalara damar yoluyla verilebilir veya kanserli bölgeye lokal bir bölgeye bir katater aracılığıyla infüzör edilebilir. Kemoterapi ilaçları özel olarak çalışılmış ve deneylerle etkinlikleri kanıtlanmış ilaçlardır. Ayrıca bu ilaçlar devletler ve <a title="sağlık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a> sistemleri tarafından incelenerek belirli regülasyonlara tabi olarak piyasaya sunulurlar.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Kemoterapi Uygulama Sıklığı Ve Süresi Nedir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Kemoterapi uygulama sıklığı ve süresi hastanın koşullarına, tümörün evresine ve hastanın ne şekilde ilaçları tolere edebileceğine değişmektedir. Genel belirlenmiş standartlar vardır. Bu standartlar protokollerde belirtilmiştir. Örneğin bir protokolde ilaç uygulaması 3 haftada bir olabilir. o zaman hastamızın 3 haftada bir kemoterapi ünitesine gelmesi ve bir koltukta oturarak bu ilaçların sistematik olarak infüze edilmesi gerekir. Bir diğer protokolde ise ilaç kullanım sıklığı haftada bir olabilir. Fakat biz her uygulama öncesinde hastamızı muayene ederek, kan değerlerine bakarak tedaviye uygun olup olmadığını kontrol ederiz. Bu kontrol sırasında eğer tedavinin ertelenmesinin gerekliliğini düşünürsek o zaman sıklık değişebilir ve hastanın onkoloğu tarafından kemoterapi protokolü modifiye edilebilir. Bu şekilde hastanın tedaviyi daha iyi tolere edebilmesi, hastanın tedaviyi tamamlayabilmesi ve hasta konforu da dikkate alınmış olmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2016/01/Kemoterapi-Nedir.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15781" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2016/01/Kemoterapi-Nedir.jpg" alt="Kemoterapi Nedir" width="563" height="350" /></a></p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Kemoterapi Nerede Ve Nasıl Uygulanır?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Kemoterapi; kemoterapi ünitelerinde uygulanır. Kemoterapi üniteleri; kanser merkezlerinde, onkoloji merkezlerinde, hastanelerde bulunmaktadır. Kemoterapi ünitesi hastanın tedaviyi aldığı süre içerinde oturabileceği, rahat koltukların bulunduğu ayrıca televizyon, internet bağlantılarının bulunduğu veya müzik dinleyebileceği kabinlerden oluşmaktadır. Bunun haricinde tam teşekküllü ve tam donanımlıdır. Bir acil ihtiyaç durumunda müdahale imkanı sağlayabilecek bütün imkanlara sahiptir. Burada çalışan hemşireler kemoterapi konusunda bilgilendirilmiş, eğitimli, uzman kişilerdir. Hastaya bilgilendirme yaptıktan sonra hastanın damar yolunu açıp bu ilaçları infüze etmeye başlarlar. Bu ilaçların infüzyonu da hastanın protokolüne göre bir saatten birkaç saate kadar uzayabilir veya daha kısa olabilir. Buna hastanın ve tedavi protokollerinin özellikleri belirlemektedir.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Kemoterapi Uygulamasında Amaç Nedir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Kemoterapi uygulamasında amaç kanserli hücrelerin vücuttan temizlenmesidir. Kemoterapi uygulaması hastanın kanser özelliklerine göre seçilir. Belirli bir protokol uygulanarak hasta tedavisini alır. Kemoterapinin seçimi hastanın özellikleri ve hastanın tümörünün patolojisine göre değişmektedir. Gelişen teknolojilerle tümörü daha yakından tanıyabilmekteyiz. Tümör özelliklerini moleküler genetik incelemelerle daha iyi belirleyebilmekteyiz ve hastanın özelliklerini de bu denkleme katarak hastaya uygun tedaviler sunmaktayız.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/kemoterapi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Truebeam Tedavisi Nedir, Nasıl Uygulanır?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/truebeam-tedavisi-nedir-nasil-uygulanir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/truebeam-tedavisi-nedir-nasil-uygulanir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Oct 2015 16:50:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tedavi Yöntemleri ve İncelemeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15445</guid>

					<description><![CDATA[Radyoterapide kullandığımız linear accelerator cihazlarının en yeni modelidir. Normal ışın akışının biraz daha derine biraz daha az saçılmalı ve biraz daha hızlı verilmesini sağlıyor. Bu yüzden de son dönemde artık birtakım tedavilerin daha hızlı yapılması önem kazandığı için ve özellikle radyocerrahi ya da hipofraksiyone dediğimiz az sayıdaki gün içindeki yüksek doz verilmesinin yöntemi uzadığında hastalar [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Radyoterapide kullandığımız linear accelerator cihazlarının en yeni modelidir. Normal ışın akışının biraz daha derine biraz daha az saçılmalı ve biraz daha hızlı verilmesini sağlıyor. Bu yüzden de son dönemde artık birtakım tedavilerin daha hızlı yapılması önem kazandığı için ve özellikle radyocerrahi ya da hipofraksiyone dediğimiz az sayıdaki gün içindeki yüksek doz verilmesinin yöntemi uzadığında hastalar birtakım olumsuzluklar yaşıyorlar. Bunu halletmeye çalışan bir teknolojidir. Bu teknoloji sayesinde hastaların tedavi masasındaki kalış süresi azalıyor. Ama bir yandan da ışınların daha ve etraftaki dokuları daha iyi koruyarak verilmesi mümkün hale geliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Truebeam aslında eskiden beri kullandığımız cihazların aynısının ışın veriliş şeklinin ve ışın doz hesaplarının farklılığıdır. Yani; bir nevi eskiden beri kullandığımız cihazların yenilenmiş, modernize edilmiş halidir. Günün şartlarına isteğimize göre biraz daha düzeltilmiş hali diyebiliriz. Çünkü bu cihazlarla zaten yapmakta olduğumuz birçok tedaviyi yani radyoterapi veya onkoloji alanında radyasyonun gerektirdiği bütün edavileri aynen uygulayabiliyoruz. Ama verdiğimiz ışını biraz daha derine ve etrafa saçılmaksızın ve hızlı süre içinde verme gibi bir yenilikle karşı karşıyayız.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/Truebeam-Tedavisi-Nedir-Nasıl-Uygulanır-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15446" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/Truebeam-Tedavisi-Nedir-Nasıl-Uygulanır-1.jpg" alt="Truebeam Tedavisi Nedir, Nasıl Uygulanır" width="700" height="467" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/Truebeam-Tedavisi-Nedir-Nasıl-Uygulanır-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/Truebeam-Tedavisi-Nedir-Nasıl-Uygulanır-1-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><strong>Truebeam Tedavisi Kimlere Uygulanabilir?</strong> </span></h3>
<p style="text-align: justify;">Truebeam gerektiğinde bütün radyasyon onkolojisinin ilgi alanındaki hastalara uygulanabilir. Uygulanamadığı kısıtlamaları söylemek belki daha uygun olabilir. O da radyasyonla büyük bir reaksiyon vereceği düşünülen alerjik bünyesi olan, tam nedenini bilemediğimiz bazı reaktif cilt hastalıkları olan, radyasyonla bağlantılı ciddi bir yan etki beklediğimiz çok küçük bir hasta grubu dışında ve tabii ki hamile olduğu bilinen kişilerde çok gerekmedikçe uygulanmaz. Onun dışında neredeyse gerekli olduğu bütün hallerde herkese uygulanabilir.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><strong>Truebeam Tedavisi Hangi Hastalıklar İçin Uygulanır?</strong></span></h3>
<p style="text-align: justify;">Onkoloji alanında radyasyonla tedavi gerektiği bütün olgularda truebeam kullanılabilir. Zaten var olan kullanım şekillerinin biraz daha iyi şekilde verilmesini amaçladığımız için endikasyonlarda bir değişiklik yok. Ama uygulanış, veriliş şekillerinde bir değişiklik var. Yani eskiden beri kullandığımız tedavileri belli bir amaca yönelik verirken bunun daha kısa süre içinde ve daha derine gidecek şekilde verilmesi mümkün. O yüzden de diyebilirz ki truebeam teknolojisiyle bildiğimiz bütün onkoloji tedavilerde bir yeriniz var.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/truebeam-tedavisi-nedir-nasil-uygulanir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Brakiterapi Nedir, Nasıl Uygulanır?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/brakiterapi-nedir-nasil-uygulanir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/brakiterapi-nedir-nasil-uygulanir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 2015 19:05:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tedavi Yöntemleri ve İncelemeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15228</guid>

					<description><![CDATA[Brakiterapi, radyoterapinin bir uygulama şeklidir. Genellikle dıştan uygulanan radyoterapi yanı sıra, içten uygulanan radyoterapiye, brakiterapi adı verilmektedir. Brakiterapi radyoaktif kaynaklarla, bunların vücut içerisine, vücut yakınına ya da direkt üstüne konarak uygulanmasıyla gerçekleştirilir. Bölgelere göre farklı tekniklerle uygulanmaktadır. Baş, boyun bölgesi, akciğer bölgesinde direkt vücut boşluğuna yerleştirilirken, meme gibi, dil gibi bazı bölgelerde ise radyoaktif kaynakların, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Brakiterapi, radyoterapinin bir uygulama şeklidir. Genellikle dıştan uygulanan radyoterapi yanı sıra, içten uygulanan radyoterapiye, brakiterapi adı verilmektedir. Brakiterapi radyoaktif kaynaklarla, bunların vücut içerisine, vücut yakınına ya da direkt üstüne konarak uygulanmasıyla gerçekleştirilir. Bölgelere göre farklı tekniklerle uygulanmaktadır. Baş, boyun bölgesi, akciğer bölgesinde direkt vücut boşluğuna yerleştirilirken, meme gibi, dil gibi bazı bölgelerde ise radyoaktif kaynakların, direkt tümör içine yerleştirilmesiyle uygulanmaktadır. Diğer yaygın olarak kullanılan brakiterapi yöntemi ise, prostata uygulanan prostat brakiterapi yöntemidir. Burada prostat içerisine anestezi altında yerleştirilen ve hayat boyu hasta üzerinde kalan radyoaktif kaynaklarla hastalığın yok edilmesi amaçlanmaktadır. Bir diğer yaygın uygulama şekli brakiterapinin ise jinekolojik tümörlerde olan uygulamadır. Anestezi altında bu bölgeye yerleştirilen özel bazı aplikatörlerin uygulanmasından sonra, uzaktan kumandalı olarak radyoaktif kaynakların, bu aplikatörler içine gönderilmesi ve bu bölgenin ışınlanması amaçlanır.</p>
<h2><span style="color: #0000ff;">Brakiterapi Hangi Hastalıkların Tedavisinde Uygulanır?</span></h2>
<p>Brakiterapi günümüzde en sık prostat kanserinin tedavisinde kullanılmaktadır. Jinekolojik kanserlerde  oldukça sık kullanıldığı yerlerden bir tanesidir. Bunun dışında meme kanserleri, baş, boyun kanserleri de brakiterapinin uygulama alanları içerisindedir.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/BRAKİTERAPİ-NEDİR-NASIL-UYGULANIR-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15229" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/BRAKİTERAPİ-NEDİR-NASIL-UYGULANIR-1.jpg" alt="BRAKİTERAPİ NEDİR, NASIL UYGULANIR" width="700" height="567" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/BRAKİTERAPİ-NEDİR-NASIL-UYGULANIR-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/BRAKİTERAPİ-NEDİR-NASIL-UYGULANIR-1-300x243.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h2><span style="color: #0000ff;">Brakiterapi Kaç Seans Uygulanır?</span></h2>
<p>Brakiterapi uygulanan yönteme, tekniğe ve uygulanan bölgeye göre, seans sayısı farklılık göstermektedir. Örneğin, prostat kanserinde bir kerede yerleştirilen radyoaktif kaynaklar vücutta kalır ve hayat boyu hasta tarafından taşınır. Dolayısıyla bu durumda bir seans söz konusu değildir. Bir kerede yerleştirilir ve hasta aynı gün içinde evine gidebilir. Diğer uygulamalarda, meme kanseri ve jinekolojik kanserlerde ise genellikle üç ile beş seans arası değişen sayıda uygulama yapılmaktadır.</p>
<h2><span style="color: #0000ff;">Brakiterapinin Yan Etkileri Var Mıdır?</span></h2>
<p>Brakiterapinin yan etkileri uygulanan bölgelere göre değişiklik gösterir. Baş, boyun bölgesinde uygulanan brakiterapilerde mukozit diye adlandırılan lokal reaksiyonlar meydana gelebilirken, prostat brakiterapisi uygulamalarında idrarda yanma, büyük abdestte ağrı ya da basınç hissi gibi bazı yakınmalar olabilmektedir. Jinekolojik kanserlerde ise benzer şekilde idrarda yanma ve büyük abdestte ağrı gibi yan etkileri olabilmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/brakiterapi-nedir-nasil-uygulanir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Laparoskopik Cerrahi Nedir, Nasıl Uygulanır?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/laparoskopik-cerrahi-nedir-nasil-uygulanir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/laparoskopik-cerrahi-nedir-nasil-uygulanir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Jul 2015 10:56:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ameliyatsız Estetikler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi Yöntemleri ve İncelemeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15122</guid>

					<description><![CDATA[Laparoskopik cerrahide hastanın karnı özel gazlar kullanılarak şişirilir. Daha sonra beş ya da on milimetrelik kesiler yapılır karın bölgesine. Buradan yerleştirilen trokar dediğimiz özel boru ve özel laparoskopik aletler ile operasyon gerçekleştirilir. En önemli özelliği hastanın standart kesisi olmuyor. Kesisi olmadığı içinde hasta çok erken ayağa kalkıyor. Ameliyat gününün akşamı ya da ertesi gün yatarak taburcu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Laparoskopik cerrahide hastanın karnı özel gazlar kullanılarak şişirilir. Daha sonra beş ya da on milimetrelik kesiler yapılır karın bölgesine. Buradan yerleştirilen trokar dediğimiz özel boru ve özel laparoskopik aletler ile operasyon gerçekleştirilir. En önemli özelliği hastanın standart kesisi olmuyor. Kesisi olmadığı içinde hasta çok erken ayağa kalkıyor. Ameliyat gününün akşamı ya da ertesi gün yatarak taburcu oluyor. Hastada minimal travma oluşturur.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Laparoskopik Cerrahi, Kanser Cerrahisinde De Uygulanabilir Mi?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Laparoskopik cerrahi karın içerisindeki tüm kanser olgularında uygulamak mümkündür. İlk yıllarda bunların birtakım yan etkileri olsa da artık günümüzde laparoskopik cerrahide bütün kalın bağırsak tümörlerinde, ince bağırsak tümörlerinde, böbrek tümörlerinde, böbrek üstü tümörlerinde, karaciğer ve pankreas tümörlerinde laparoskopik cerrahi uygulamaktayız.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Laparoskopik Cerrahide Hangi Gazlar Kullanılır; Bunların Yan Etkisi Var Mıdır?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Laparoskopik cerrahide değişik gazlar denenmiş fakat günümüzde tek bir gaz karbondioksit gazının bu iş için en uygun olduğu ortaya konulmuştur. Hem ucuz olması hem yanıcı ve patlayıcı olmaması nedeniyle laparoskopik cerrahide karbondioksit gazı kullanılmaktadır. Hiçbir yan etkisi yoktur.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Laparoskopik-Cerrahi-Nedir-Nasıl-Uygulanır-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15123" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Laparoskopik-Cerrahi-Nedir-Nasıl-Uygulanır-1.jpg" alt="Laparoskopik Cerrahi Nedir, Nasıl Uygulanır" width="700" height="394" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Laparoskopik-Cerrahi-Nedir-Nasıl-Uygulanır-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Laparoskopik-Cerrahi-Nedir-Nasıl-Uygulanır-1-300x169.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Laparoskopik Cerrahiden Sonra Yara İzi Kalır Mı?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Laparoskopik cerrahiden sonra çok az da olsa yara izi kalmaktadır. Bunlar girilmiş olan portların yerlerindeki yara izleridir. Çok büyük olmamakla birlikte ya yarım santim ya da bir santim boyutlarındadır. Özellikle laparoskopik cerrahideki yara yerlerinden bir tanesi göbek bölgesindeki ilk trokarın girdiği yerdir. Genellikle buna ilave olarak diğer yerlerden iki veya üç tane daha trokar girilir ve hastalar ameliyat sonrası dönemde göbek bölgesindeki yarayı göremezler. Dolayısıyla göbek bölgesindeki yara hemen hemen hiç görünmez. Ama bunun yanında diğer bölgelerden girilen yara yerleri azda olsa görülebilir.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Hangi Ameliyatlar Laparoskopik Olarak Yapılabilmektedir?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Günümüzde hemen hemen bütün karın ameliyatları laparoskopik olarak yapılmaktadır. En sık yapılan ameliyatlar; safra kesesi ameliyatları, apandisit ameliyatları, kalın ve ince bağırsak ameliyatları, reflü ameliyatları, böbrek üstü bezi, böbrek, dalak, pankreas ve karaciğer ameliyatları laparoskopik olarak yapılmaktadır. Bunun yanı sıra karın duvarını ilgilendiren fıtıklar; kasık fıtıkları da laparoskopik olarak yapılmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/laparoskopik-cerrahi-nedir-nasil-uygulanir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anjiyografi Nedir, Anjiyografi Nasıl Yapılır?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/anjiyografi-nedir-anjiyografi-nasil-yapilir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/anjiyografi-nedir-anjiyografi-nasil-yapilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2015 17:26:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kalp Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi Yöntemleri ve İncelemeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15057</guid>

					<description><![CDATA[Anjiyografi bir tanı yöntemidir. Damarların görüntülenmesi demektir. Kesinlikle bir ameliyat değildir. Hangi damarın görüntülenmesi isteniyorsa örneğin, kalp damarlarının görüntülenmesi isteniyorsa, koroner anjiyografi görüntülenmesi yapılır. Böbrek damarları görüntülenmesi isteniyorsa, buna böbrek damar anjiyografisi ya da boyun damarlarının anjiyografisi denmektedir. Anjiyografi ile damarlar da bir darlık, tıkanıklık var mı diye tespit edilir, yani tedaviye karar verilir. İlaç [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Anjiyografi bir tanı yöntemidir. Damarların görüntülenmesi demektir. Kesinlikle bir ameliyat değildir. Hangi damarın görüntülenmesi isteniyorsa örneğin, kalp damarlarının görüntülenmesi isteniyorsa, koroner anjiyografi görüntülenmesi yapılır. Böbrek damarları görüntülenmesi isteniyorsa, buna böbrek damar anjiyografisi ya da boyun damarlarının anjiyografisi denmektedir. Anjiyografi ile damarlar da bir darlık, tıkanıklık var mı diye tespit edilir, yani tedaviye karar verilir. İlaç tedavisi, stent, balon tedavisi ya da ameliyat önermek için hastaya anjiyografi uygulanır. Anjiyografi, bir anjiyo cihazının bulunduğu laboratuvarlar da yapılır. Bir hemşire, bir teknisyen mutlaka gereklidir. Yarı steril bir ortamdır, hasta da gelmeden önce hazırlığında zaten kasık bölgesi ya da el bileğinden yapılacaksa eğer hasta kasık bölgesini traş eder ve o bölge tamamen steril hale getirilerek, üzerine steril örtüler örtülür ve steril bir ortamda anjiyografi yapılır. Anjiyografiyi mutlaka hekim ve bu işle uğraşan kardiyoloji hekimleri yapar. Girişim yeri hazırlandıktan sonra, kasık ya da kola, el bileğine küçük bir iğne ile lokal olarak anestezi yapılır. Hasta kesinlikle uyutulmaz ve hastaya bazı sorular sorulması gerekebilir ya da nefes alması istenebilir. Girişim yeri uyuşturulduktan sonra, küçük bir iğne ile, hasta çok az bir ağrı hisseder. Bazı hastalar bu ağrıyı hissetmeye biliyorlar. Katater denilen küçük borucuklarla kalbe kadar gidilip, dışarıdan bir opak madde denilen ilaç verilmektedir ve koroner damarların ağzından, bu enjekte edildikten sonra röntgen ışınları altında hareketli görüntüler alınmaktadır. Sonrasında da tedaviye karar verilmektedir.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Anjiyografi-Nedir-Anjiyografi-Nasıl-Yapılır-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15058" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Anjiyografi-Nedir-Anjiyografi-Nasıl-Yapılır-1.jpg" alt="Anjiyografi Nedir, Anjiyografi Nasıl Yapılır" width="700" height="296" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Anjiyografi-Nedir-Anjiyografi-Nasıl-Yapılır-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Anjiyografi-Nedir-Anjiyografi-Nasıl-Yapılır-1-300x127.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a><br />
<span style="color: #0000ff;">Anjiyo Riskli Bir İşlem Midir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Her türlü tıbbi girişimin mutlaka küçükte olsa bir riski vardır. Anjiyonun da elbetteki riski vardır. Ama son yıllarda deneyimin ve teknolojinin gelişmesi ile risk, son derece düşüktür. Bu riskler anjiyografi sırasında ani ölüm, kalp krizi ve inme olabilir. Bunun oranı onbinde beş ile binde birdir. Ancak şunu belirtmek gerekir bir bilinmeyenle yaşamak çok daha fazla risklidir. Son zamanlarda el bileğinden yapılan anjiyografi ile, özellikle şişman hastalarda kasıktan yapıldığında ortaya çıkan kanama, hematom riski artık görülmemektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/anjiyografi-nedir-anjiyografi-nasil-yapilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sedasyon Nedir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/sedasyon-nedir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/sedasyon-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2015 03:20:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tedavi Yöntemleri ve İncelemeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15030</guid>

					<description><![CDATA[Sedasyon bir anestezi yöntemidir. Genel anesteziyi bir uçta düşünüp, sedasyonu diğer bir uçta yelpaze şeklinde düşünebiliriz. Sedasyon hafif sedasyondan, derin sedasyona kadar uygulanabilir. Hafif bir uyku halinden, hafif bir rahatlama halinde, ama bilincimiz açıkken, çok derin bir uyku halin de, neredeyse ağrılı uyaranlara cevap veremiycek düzeyde bir uyku haline kadar geniş bir yelpazede sedasyonu düşünebiliriz. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Sedasyon bir anestezi yöntemidir. Genel anesteziyi bir uçta düşünüp, sedasyonu diğer bir uçta yelpaze şeklinde düşünebiliriz. Sedasyon hafif sedasyondan, derin sedasyona kadar uygulanabilir. Hafif bir uyku halinden, hafif bir rahatlama halinde, ama bilincimiz açıkken, çok derin bir uyku halin de, neredeyse ağrılı uyaranlara cevap veremiycek düzeyde bir uyku haline kadar geniş bir yelpazede sedasyonu düşünebiliriz.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Sedasyon Hangi Durumlarda Uygulanır?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Uygulama alanları da, aynı bu yelpazede olduğu gibi geniş. Bir endoskopi işleminde sedasyon uygulaması yapılabiliyor, eğer heyecanlı, MR çekimine giremeyen erişkin bir hastaysanız, o gürültülü çekim ve kapalı ortam sizi rahatsız ediyorsa yine hastaya sedasyon yöntemi uygulanabiliyor. Aynı şekilde bebeklerin hareketsiz kalması gerekiyor, MR veya tomografi çekimin de bebekleri hareketsiz kılarak kaliteli çekimler sağlanabiliyor. Radyolojik ünitelerde, endoskopilerde, diş ünitelerinde çok geniş bir yelpazede hastalar rahatlatılarak, bazen uyku hali sağlanarak, eğer işlemler ağrılıysa bazen ağrı kesiciler eklenerek ağrısızlık hali sağlanarak işlemlerin konforlu bir şekilde yapılması sağlanabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Sedasyon-Nedir-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15031" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Sedasyon-Nedir-1.jpg" alt="Sedasyon Nedir" width="700" height="375" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Sedasyon-Nedir-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Sedasyon-Nedir-1-300x161.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Sedasyonun Riskleri Var Mıdır?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Sedasyon bir anestezi tipidir dolayısıyla her anestezi tipin de olduğu gibi sedasyonun da kendine ait riskleri vardır. Sedasyonda en çok endişe duyulan, en çok kontrol edilmeye çalışılan, gözlemlenen hava yolu ve solunum sistemidir. Uykuya başlayan hastanın, gevşeme haliyle, uyku haliyle en kolay kaybettiği refleksi hava yolu refleksidir. Dolayısıyla riskler hava yollu ve solunuma ait risklerdir. Uzmanlar aynı genel anestezi uygular gibi ya da bölgesel anestezi uygular gibi, her anestezi uygulamasın da olduğu gibi hastalara çok yakın izlem altında tutarlar. Hayati fonksiyonlarını, vital bulgular denilen kan basıncını, kan, oksijen değerini, kalp elektrosunu takip ederek hastaların dolaşım sistemini, solunum sistemini takip ederek güvenli konforlu bir uygulama sağlanır.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Sedasyonun Genel Anesteziden Farkı Nedir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Sedasyon ve genel anestezi çok sık kullanılan anestezi yöntemidir. Uyku hali ve hastanın uzmana verdiği tepkiler, cevaplar çok önemlidir. Hafif sedasyonda hasta sözlü uyarılara, dokunma uyarılarına çok rahatlıkla cevap verebilir. Uyku hali derinleştikçe, hiçbir komuta cevap veremez hale gelir bunu da genel anestezi olarak tanımlayabiliriz. Burada önemli olan sedasyonda, hastanın hava yolu ve solunum reflekslerini kendilerinin koruyabiliyor olmaları. Genel anestezi de hasta bu refleksleri kendi koruyamıyor, burada devreye anestezi uzmanları giriyor. Çoğu zaman genel anestezi de hastalar solunum cihazına bağlanıyorlar. Sedasyon ve genel anesteziyi bir yelpaze şeklinde düşünürsek,  her ikisinin de hastanın eşlik eden problemlerine, ameliyatın tipine, laboratuvar değerlerine, fizik tedaviye ve hastanın seçimine göre, birçok faktör etkilemek üzere doktorlar tarafından anestezi yöntemi seçilir. Her anestezi yönteminde aynı tetkik donanım, aynı bilgi donanımı, hastayla iletişim ve bilgilendirme olarak temel prensip her ikisinde de aynıdır. Hiç bir zaman küçük ya da hafif anestezi yoktur. Anestezi tipi vardır. Doktorlar hastanın durumuna göre anestezi tipini belirler.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/sedasyon-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
