<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Haberleri &#8211; Kadın.Net</title>
	<atom:link href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/saglik-haberleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.xn--kadn-nza.net</link>
	<description>Anne Bebek Çocuk Kadın Sağlığı Kadınlara Dair Her Şey</description>
	<lastBuildDate>Mon, 15 Nov 2021 01:53:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>
	<item>
		<title>Güneş Lekelerine Mucize Çözüm</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/gunes-lekelerine-mucize-cozum/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/gunes-lekelerine-mucize-cozum/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Berfu Keskinkılıç]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jul 2019 01:17:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bitkisel Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Bakım Ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[Deri (Cilt) Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Lekeleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=1811</guid>

					<description><![CDATA[Esas olan güneş yanıkları ve cilt soyulmalarına karşı baştan her türlü önlemi almaktan geçer. İlk olarak güneşe çıkmadan önce mutlaka güneş koruyucu krem kullanılmalıdır. Özelikle tatillerde ve plaj gibi yerlerde güneşlenirken sık sık güneş koruyucu krem veya güneş sütü kullanın. Bunlara ek olarak şapka ve gözlük takmak ihmal edilmemelidir. Denize girip çıktıktan hemen sonra da [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Esas olan güneş yanıkları ve cilt soyulmalarına karşı baştan her türlü önlemi almaktan geçer. İlk olarak güneşe çıkmadan önce mutlaka güneş koruyucu krem kullanılmalıdır. Özelikle tatillerde ve plaj gibi yerlerde güneşlenirken sık sık güneş koruyucu krem veya güneş sütü kullanın. Bunlara ek olarak şapka ve gözlük takmak ihmal edilmemelidir.</p>
<p>Denize girip çıktıktan hemen sonra da güneş koruyucu krem kullanın. Deniz sonrasında ise hemen duş alın. Eğer dışarıda çok vakit geçirmeyi planlıyorsanız daha gölge yerleri tercih edebilirsiniz. ( Güneşe Karşı Cilt Koruması )</p>
<p>Hafif ve kaşındırıcı etkisi olmayan mineral bazlı bazı engelleyiciler (titanyum dioksit ya da çinko oksit gibi) içeren ve özelliklede bebekler için üretilmiş formülleri tercih etmelisiniz. Hirsch “çocukların güneşe ne kadar maruz kaldığını küçümsememek gerektiğini” söylemektedir. Bir kaç saatliğine parka gitseniz bile, çocukların bir şapkaya ve güneş kremine ihtiyacı olacaktır.</p>
<p>Yazın en büyük problemlerinden olan <a title="güneş lekeleri" href="https://www.xn--kadn-nza.net/gunes-lekelerine-mucize-cozum/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>güneş lekeleri</strong></span></a> hemen hemen herkesin başına gelebilir. Bronz bir ten için saatlerce güneşin altında kalıp, sürdüğümüz yakıcı yağ ve kremler, u v ışınları buna neden olabilir. Güneş lekeleri, sıklıkla koyu tenli kişilerde görülür. Özellikle yanak, alın, burun ve kollarda görülür. Bu lekeler görünüş açısından oldukça rahatsız edicidir. Bu lekelerden kurtulmak için son zamanlarda oldukça fazla yöntemler bulunmuştur. Kimyasal maddeler, pahalı tedaviler size göre değilse vereceğim tariflerle bu lekelerden kolayca kurtulabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/gunes-lekelerine-cozum.jpg"><img decoding="async" class="alignright" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/04/gunes-lekelerine-cozum.jpg" alt="güneş lekelerine çözüm" width="276" height="179" /></a></p>
<p>&#8211; Taze nohudu haşlayarak bir çatal yardımı ile eziyoruz. Macun kıvamına getirip lekeli bölgelere sürüyoruz. Nohut kuruyana kadar bekletip bol su ile duruluyoruz. Her gün aynı işlemi yapıyoruz on gün sonra lekelerin kaybolduğunu göreceksiniz.</p>
<p><strong>LEKELER İÇİN OLDUKÇA ETKİLİ MASKE</strong></p>
<p>&#8211; Bir parça kavunun yarısı<br />
&#8211; 1 elma<br />
&#8211; 1 kahve fincanı kırmızı şarap<br />
&#8211; 3 yemek kaşığı toz şeker</p>
<p>Yarım kavunu ve elmayı rendeleyin. Üzerine şekeri ve şarabı ilave edip iyice karıştırın. Bu karışımı bir kavona koyup güneş gören bir yerde 12 gün bekletin. Daha sonra bu karışımı bez yardımı ile cildinize sürün. Bir süre sonra lekelerinizin kaybolduğuna inanamayacaksınız</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/gunes-lekelerine-mucize-cozum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Selülit&#8217;ten Kurtulmak için Neler Yapılmalı ve Nasıl Beslenilmelidir</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/selulitten-kurtulmak-icin-neler-yapilmali-ve-nasil-beslenilmelidir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/selulitten-kurtulmak-icin-neler-yapilmali-ve-nasil-beslenilmelidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gülümser Akdoğan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jul 2019 21:36:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Selülit]]></category>
		<category><![CDATA[Rejim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=13575</guid>

					<description><![CDATA[Selülit cildin hemen altında ve yağ dokusunun çevresinde ağrı veren modüllerle meydana gelir. Bizler selüliti, ciltte portakal kabuğu görünümünde fark ederiz. Hormon bozuklukları, kan dolaşımında ki sorunlar, yanlış beslenme, kahve, alkol, kola, hareketsiz bir yaşam tarzı gibi nedenlerden dolayı ortaya çıkar. Zayıf ya da kilolu hiç fark etmeyen kadınların çoğunda baş gösteren selülit problemi, ciltte [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Selülit cildin hemen altında ve yağ dokusunun çevresinde ağrı veren modüllerle meydana gelir. Bizler selüliti, ciltte portakal kabuğu görünümünde fark ederiz. Hormon bozuklukları, kan dolaşımında ki sorunlar, yanlış beslenme, kahve, alkol, kola, hareketsiz bir yaşam tarzı gibi nedenlerden dolayı ortaya çıkar. Zayıf ya da kilolu hiç fark etmeyen kadınların çoğunda baş gösteren <a href="https://www.kadın.net/saglik/estetik/selulit/" target="_blank" rel="noopener"><strong>selülit</strong></a> problemi, ciltte portakal kabuğu gibi kıvrımlı ve pütür pütür görünümüyle, kişi de fiziksel ve psikolojik güvensizliğe, mutsuzluğa neden olur. Her <a href="https://www.kadın.net" target="_blank" rel="noopener">kadın</a> bu problemle baş etmek istemekte, çaba göstermekte. Bu problemle savaşmayı mevsimsel olarak görüp kabul edenler hayal kırıklığına uğrarken, her mevsim, her zaman bu konuda emek sarf edenler sadece selülitten kurtulmakla kalmayıp, vücutları nice sürprizler de yapmaktadır&#8230;</p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #ff0000;"><strong>Peki bu problemin çözümü nedir? Hangi yollar izlenmeli? Ne yapılmalı? Nasıl beslenilmeli?</strong></span></p>
<p>• İlk önce şunu belirtmek gerekir ki selülit, sadece şortun, mayonun giyileceği mevsimde akla gelmemeli. Sadece yaz mevsiminde önerilere dikkat etmek, sonbaharın gelmesiyle selüliti meydana getiren alışkanlıklara geri dönmek, yaz boyunca verdiğiniz emekler boşa gidecek ve geriye sadece hayal kırıklığı kalacaktır. Vereceğiniz emekler sadece selülitten kurtulmak için bir anahtar değil, <a title="sağlık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a>lı yaşamın, güzel bir fiziğin, mutlu ve huzurlu günlerin de anahtarı olacaktır.<br />
• Selülitten kurtulmak için mutlaka bolca su tüketmeliyiz. Vücudumuz için en önemli besin kaynaklarından biri olan suyu tüketmek için susamayı beklemeyin ve günde 2- 2,5 litre su tüketin. Tabi diğer sıvı içecekler hariç.<br />
• Tuz alışkanlığınızdan kurtulun. Selülitin dostu olan tuz aynı zamanda böbrek problemlerine, hipertansiyona ve buna bağlı olarak kalp ve damar hastalıklarına yol açmaktadır.<br />
• Alkol tüketimi selüliti tetikleyen nedenlerden biri. Alkolü tüketiminizi kontrol altına alın.<br />
• Kahve sevenler, kahvenin fazla tüketimi vücudun suyu hızlı kaybetmesi anlamına geliyor. Kahve tüketimini azaltmanız ve kafeinsiz kahveyi tercih etmelisiniz.<br />
• Yağlı yiyeceklerden uzak durun. Unutmayın deri altında ki yağ dokusu selülite neden olmaktadır.<br />
• Fazla kilolarınızdan kurtulmanız gerekiyor. Kontrollü bir şekilde mutlaka spor yaparak kilo verin. Spor kilo vermenize yardımcı olurken, kilo sonrasında ki deforme olmuş cildin sıkılaşmasını yardımcı olacak, güzel ve sağlıklı bir vücuda sahip olmanızı sağlayacaktır.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/07/indir-1.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignright wp-image-13576 " src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/07/indir-1.jpg" alt="indir" width="332" height="249" /></a><br />
• Portakal, greyfurt baş tacı edeceğiniz besinler. İçerdikleri yüksek C vitaminleriyle sadece selülite değil, grip ve nezleye iyi gelirken, sinirlerinizi kuvvetlendirir, bağırsak hareketlerinizi düzenler, kaslarınızı düzenler, bedeninize kuvvet verir..<br />
• Kayısı, bal kabağı, havuç, kavun gibi turuncu renkli yiyecekleri de portakal ve greyfurdun yanından ayırmayın.<br />
• Selülitle en önemli savaşçılarımızdan biri maydanoz. Her sabah kahvaltıda bolca maydanoz tüketin.<br />
• Soğan ve sarımsak, mutlaka yemeklerinizde ve salatalarınızda olması gerekenlerden. Unutmayalım, bilim adamları bol bol soğan ve sarımsak tüketenlerin daha az kalp ve kanser hastalıklarına yakalandıklarını belirtmişlerdir.<br />
• Omega-3 bakımından zengin olan keten tohumu, kan dolaşımının daha rahat olabilmesi için damarları genişletiyor. Her gün 2-3 tatlı kaşığı öğütülmüş keten tohumu tüketin. Yoğurtla karıştırarak ayrı bir lezzet elde edebilirsiniz.<br />
• Kanı incelterek kan dolaşımını rahatlatan zencefil çayını keyifle tüketin.<br />
• İçerdiği yüksek potasyumla en sevilen besinlerden biri olan muzun faydaları saymakla bitmiyor. Her gün bir adet tüketiniz.<br />
• Domates ve domates suyu vücudu toksinlerden arındırıyor. Günde 2-3 domates tüketiniz.<br />
• Her gün en az 1 saat tempolu yürüyün, çeşitli spor aktivitelerine katılın, yüzün, bisiklet sürün, koşun, zıplayın ve kocaman gülümseyin&#8230;</p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #ff0000;"><strong>Günlük örnek diyet:</strong></span></p>
<p>Güne 1-2 tatlı kaşığı keten tohumu ( yoğurtla tüketebilirsiniz) , bir bardak su ile başlayın.<br />
Kahvaltıda; 1 dilim az tuzlu ve az yağlı peynir, 1 adet haşlanmış yumurta, 1 dilim tam buğday ekmeği, bolca maydanoz, nane, roka, salatalık, domates ve biber ( yağsız ve tuzsuz olacak)<br />
Ara öğün; bir orta boy elma ve bir bardak yağsız süt ya da iki kayısı 2-3 adet ceviz ya da bir adet portakal veya greyfurt<br />
Öğle yemeği; herhangi bir sebze yemeği, bir kase yağsız yoğurt, iki dilim tam buğday ekmeği<br />
Ara öğün; bir orta boy elma ve bir bardak yağsız süt ya da iki kayısı 2-3 adet ceviz ya da bir adet portakal veya greyfurt<br />
Akşam yemeği; Izgarada pişirilmiş balık ya da kırmızı et. (porsiyonlarınızı küçük tutunuz), yağsız salata ve bir dilim tam buğday ekmeği..<br />
Sağlıcakla kalın..</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/selulitten-kurtulmak-icin-neler-yapilmali-ve-nasil-beslenilmelidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Baş Dönmesinin Nedenleri Nelerdir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/bas-donmesi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/bas-donmesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Jun 2019 10:36:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beyin Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Damar Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[İç Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi Yöntemleri ve İncelemeler]]></category>
		<category><![CDATA[Tümör Bilimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=14066</guid>

					<description><![CDATA[Baş dönmesinde üç temel grup vardır. Bir tanesi beyin sapı ve beyincik dediğimiz denge sisteminin merkezini oluşturan yapılardır. Bu bölgelerdeki hastalıklar baş dönmesi ve denge bozukluğu hissinin ortaya çıkmasına neden olurlar. Örnek vermek gerekire,  beyin sapındaki veya beyindeki damar tıkanıklığı veya  bu bölgelerdeki kanamalardır  bunlar aniden ortaya çıkan şikâyetlere neden olabiliyor. Örneğin; bu bölgelerdeki tümörler, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a title="Baş dönmesi" href="https://www.xn--kadn-nza.net/bas-donmesi/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Baş dönmesi</strong></span></a>nde üç temel grup vardır. Bir tanesi beyin sapı ve beyincik dediğimiz denge sisteminin merkezini oluşturan yapılardır. Bu bölgelerdeki hastalıklar baş dönmesi ve denge bozukluğu hissinin ortaya çıkmasına neden olurlar. Örnek vermek gerekire,  beyin sapındaki veya beyindeki damar tıkanıklığı veya  bu bölgelerdeki kanamalardır  bunlar aniden ortaya çıkan şikâyetlere neden olabiliyor. Örneğin; bu bölgelerdeki <a title="Tümörler" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/tumor-bilimi/">tümörler</a>, sinir dokusunun yangı şeklindeki  hastalıklarıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"> İkincisi ise; iç kulakla ilgili nedenlerde vardır. İç kulakta sıvı toplanması ya da denge kanallarındaki kristallerin oynamasından kaynaklanan bazı hastalıklar olabilir. Bu hastalıklar <a title="Baş dönmesinin nedenleri" href="https://www.xn--kadn-nza.net/bas-donmesi/">baş dönmesinin nedenleri</a> arasına girer.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-3-1.jpg"><img decoding="async" class="alignnone wp-image-14070" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-3-1.jpg" alt="Baş Dönmesinin Nedenleri Nelerdir (3)" width="476" height="286" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-3-1.jpg 2960w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-3-1-300x181.jpg 300w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-3-1-768x462.jpg 768w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-3-1-1024x616.jpg 1024w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-3-1-1568x943.jpg 1568w" sizes="(max-width: 476px) 100vw, 476px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Üçüncü büyük grupta yer alan çevresel sinirlerin rahatsızlıklarında olan baş dönmesi ve denge bozukluğu hisleridir. Bunlarda daha çok denge bozukluğuyla karşılaşıyoruz. Çünkü; çevresel sinirler bacaklarımızdaki, gövdemizdeki sinirler bizim denge hissimizi, denge duyumuzu beyinciğe ve beyin sapına taşıyan sinirlerdir. Bu sinirler hastalanınca dengeyle ilgili bilgiler beyin sapına ve beyinciğe gidemedikleri için hastalarda denge bozukluğu hissi ortaya çıkar. Özetlememiz  gerekirse beyin sapı ve beyincik dediğimiz merkezdeki bu bölgeleri etkileyen hastalıklar, iç kulağı etkileyen ve çevresel sinirleri etkileyen hastalıklar baş dönmesi ve denge bozukluğu hissini ortaya çıkarır.</p>
<h2>Baş Dönmesi Nedenleri?</h2>
<p>Baş dönmesi sıklıkla karşılaştığımız hemen hepimizde olan bir rahatsızlıktır. Hemen hemen birbirimize söylediğimiz ‘’Bir an başım döndü’’ cümlesi kimseyi, tedirgin etmez. Ve bunun uzun süre aç kalmaktan, derin bir üzüntüden yaşandığını veya yorgunluktan olduğunu düşünürüz. Baş dönmesinin de çeşitleri vardır. Etrafımızda bulunan tüm maddelerin eşyaların dönüyormuş gibi olması veya yer yerinden kayıyormuşcasına hissetmek baş dönmesidir.Tıpta bu tür baş dönmesine vertigo denilmektedir. Sersem gibi olma, sarhoşluk hissi,sanki itiliyormuş gibi hissetme gibi benzeri şekillerde tarif edilen baş dönme hareketinin ilk planda olmadığı durumlarda’’ dizziness’’ adı verilen baş dönme tipidir.<br />
Hangi farklı türde olursa olsun baş dönmesi başlı başına bir hastalık değildir. Baş dönmesi farklı bir rahatsızlığın habercisidir. Baş dönmesi anlıkta olabilir , gün içerisinde tekrar tekrar yaşanabilir veya aylarca sürerek yaşam kalitesini tamamen bozabilir. Baş dönmesinin nedenini bulmak için bazı verilerin olması gerekir. Bunlar ne kadar sıklıkla tekrarlandığı.ne kadar süre devam ettiği ve bu dönme esnasında veya sürede beraberinde başka rahatsızlıklar görülüyor mu bilinmesi gerekir.</p>
<h3>İç Kulaktan Kaynaklanan Sorunlar</h3>
<p>Baş dönmesinin başka bir sebebi yoksa vertigo iç kulaktan kaynaklanan bir sorun olabilir.İç kulak ; vücudumuzun duruşunu,yönünü belirleyerek beynimize doğru sinyaller göndererek pozisyonumuzun dengemizin yönümüzün doğruluğunu kontrol etmemizi sağlar. Yani iç kulaktan kaynaklı bir problem baş dönmesine yol açabilir. Bu rahatsızlık üst solunum yolları enfeksiyonundan kaynaklanır. Stres,sigara bağımlılığı , alkol bağımlılığı gibi durumlar hastalığa yakalanma riskini arttırmaktadır. Labirentit belirtilerinde baş dönmesine kulak ağrısı ve ateş eşlik eder.</p>
<h3>Meniere</h3>
<p>Meniere hastalığı yaygın görülmemekle birlikte iç kulakta sıvı birikmesidir. Bu rahatsızlık anlık nöbetler şeklinde baş dönmesine yol açar. Bu hastalığın başlıca belirtileri kulaklarda çınlama, kulakta baskı basınç, İşitmede güçlük çekilmesidir.</p>
<p>Meniere hastalığından kaynaklanan baş dönmesi 20 dakika da sürebilir gün boyu sürdüğü de görülür. Bu rahatsızlık sırasında kulaklarda görülen çınlamanın şiddeti zamanla artabilir. İşitme kaybı son derece artarak tamamen duyma yetisinin kaybına neden olur.</p>
<h3>Vestibüler Bozukluklar</h3>
<p>Tıp dilinde vestibüler adını alan hastalık halk arasında denge siniri olarak tabir edilir, Görevi denge sinyallerinin iç kulaktan geçerek beyne iletilmesini sağlamaktır. Eğer bu düzende de bir bozukluk oluşursa bu da baş dönmesine neden olabilmektedir. Örneğin viral enfeksiyon gibi durumlarda bu sinirde oluşabilecek rahatsızlık veya yine bu sinire baskı,basınç oluşturacak tümör gibi ciddi durumlarda da baş dönmesi oluşur.</p>
<p>Migren</p>
<p>Günlük işlerimizi bile yapamayacak şiddette yaşam kalitesi düşüren bir baş ağrısıdır. Başın herhangi bir yanında genelde ön kısmında olmakla birlikte sanki zonklama gibi gelen bir ağrıdır. Şiddetli baş ağrısına mide bulantısı, kusma veya baş dönmesi de eşlik edebilir. Vertigonun sebeplerinden birsinin de migren olduğu belirtilir.<br />
Kronik Oitis Media (KOM)<br />
Orta kulak iltihabının uzun süreli devam etmesi kornikleşmesine neden olur. İşte bu kronikleşen orta kulak iltihabına kronik oitis media da denmektedir. Hlak arasında müzminleşen orta kulak da denir. KOM baş dönmesi yapmakla birlikte kulakta akıntıya ve ağrıya da neden olur. Ayrıca işitme kaybının nedenlerinden biridir.</p>
<h3>İlaçlar Baş Dönmesi Yapar mı?</h3>
<p>Başka hastalıkların tedavisi için kullanılan ilaçlar da yan etki olarak baş dönmesi yapabilir. Sürekli ve düzenli olarak kullandığınız ilaçlar varsa bunların kullanımdan kaynaklı şiddetli baş dönmesi yaşıyorsanız doktorunuza bu şikayeti dile getirmeniz gerekir. Bazı ilaçlar baş dönmesine neden olur. Bunlardan başlıcaları aspirin,aminolikosit gurubundan olan antibiyotikler veya idrar söktürücüler de baş dönmesine neden olmaktadır.</p>
<p><strong>Baş Dönmesinin Nadir Görülen Nedenleri</strong></p>
<p>Multipl Skleroz (MS)<br />
Beyinde oluşan urlar<br />
İnme felç veya kriz geçirme<br />
Olarak söylenebilir. sağlıklı günler dilerim..</p>
<p><strong><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-14067 alignright" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-4.jpg" alt="Klima Ve Ba? A?r?s?" width="308" height="205" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-4.jpg 2016w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-4-300x200.jpg 300w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-4-768x512.jpg 768w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-4-1024x683.jpg 1024w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-4-1568x1045.jpg 1568w" sizes="auto, (max-width: 308px) 100vw, 308px" /></a>Travmalar</strong></p>
<p>Vücudumuzda hastalık dışında da meydana gelen sorunlar vardır. Bir iş kazası veya trafik kazası, düşmek gibi sebepler de kafa travmalarına yol açar. Bunlar da iç kulak zedelenmesine yol açarak baş dönmesine neden olur. Çarpma,düşme , başa sert darbe veya trafik kazaları gibi çoğaltabileceğimiz şansız durumlar sonucunda oluşan kafatasında oluşabilecek kırıklar iç kulağa zarar verir.</p>
<p><strong>BPPV ( Bening Paragsismal Pozisyonel Vertigo )</strong></p>
<p>Başımızla belirli hareketler yaptığımızda başı öne arkaya ve ya sağa sola çevirme gibi ani durumlarda anlık belki 1-2 saniye süren bir baş dönmesi yaşanır. Bu baş dönmesi hemen hemen herkeste görülür. BPPV’nin oluşmasını tetikleyen durumlar da mevcuttur. Mesela yatakta yatarken sağa sola dönüş esnasında veya başlarını yukarıya kaldırdıklarında BPPV nin oluştuğunu belirtir. Bunun nedeni içkulakta meydana gelen bir sorundur. Dengemizi sağlamak için iç kulakta kristaller mevcuttur. Bunların oldukları yerden kopmaları, beyninize gönderilen sinyallerde bir karmaşaya neden olur. Bu karmaşaya vücut baş dönmesi olarak tepki verir. Baş dönmesine mide bulantısı ve kusma da eşlik eder.</p>
<p><strong>Labirentit</strong></p>
<p>Baş dönmesinin bir sebebi de virüslerdir. Bu virüsler içkulağa yerleşir ve buranın labirent adı da verilen yerde tahriş ve iltihaplanmasına yol açarak labirentit denilen hastalığa yol açabilir. Labirantit rahatsızlığı da baş dönmesine neden olur.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>BAŞKA BİR KAYNAK:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-1-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-14068" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-1-1.jpg" alt="Baş Dönmesinin Nedenleri Nelerdir (1)" width="493" height="328" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-1-1.jpg 1278w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-1-1-300x199.jpg 300w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-1-1-768x510.jpg 768w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/10/Baş-Dönmesinin-Nedenleri-Nelerdir-1-1-1024x680.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 493px) 100vw, 493px" /></a></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Baş Dönmesini Azaltmak İçin Ne Yapmalıyız?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Baş dönmesini arttıran en önemli nedenlerden bir tanesi baş ve vücudun hareketleridir. Eğer baş ve vücudu fazla hareket ettirmezsek baş dönmesi hissini en azından azaltabiliriz. Çünkü baş dönmesi hastalığının en çok gözlenen nedenlerinden bir tanesi de denge kanallarındaki kristallerin oynamasıdır. Bu hastalığın en temel başlangıcı; başın hareketleri ve gövdenin hareketleriyle ortaya çıkar. Örneğin; sabah yataktan kalkar kalmaz çok şiddetli başınız döner. Biraz bekleyip sabit durup karşıya bakarsanız 15-20 sonra saniye başınız döner. Başınızı öne eğdiğinizde ya da banyoya gidip yüzünüzü tekrar yıkadığınızda yeniden başlar. Hastalar bu durumu hemen fark ederler. Başlarını çok fazla hareket ettirmeden robot gibi doktora gitmeyi tercih ederler. Bu bir tedavi değildir ancak o anda baş dönmesinin tekrar etmesini önlemek için uygulayacağınız basit bir yöntemdir. Doktora gidene kadar pozisyonu sabitlemek baş dönmesinin tekrarını (kristallere bağlıysa) engellemek mümkündür.</p>
<p style="text-align: justify;">
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/bas-donmesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Als Hastalığı Hakkında Bilmediklerimiz</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/als-hastaligi-hakkinda-bilmediklerimiz/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/als-hastaligi-hakkinda-bilmediklerimiz/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Aug 2017 11:05:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İskelet Sistemi ve Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kaslar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=6509</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Als Hastalığı(Kas Erimesi)(Amiyotrofik Lateral Skleroz) Eğer bu belirli bir şikayetin sebebi ise buna semptom denir. Eğer bu şikayet hekimin bir bulgusuysa, o zaman o bir işarettir. Kas hastalıkların neredeyse hepsi, kas erimesine sebep olabilir düzeydedir. Çok farklı durumlar nedeniyle bu şikayetler, hastalıklar oluşmaktadır. İlerleyici bir sinir sistemi hastalığıdır. Kas Erimesinde Ne Görülür? 1)    Vücudun belirli [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Als Hastalığı(Kas Erimesi)(Amiyotrofik Lateral Skleroz)</strong></span><br />
Eğer bu belirli bir şikayetin sebebi ise buna <span style="color: #ff0000;">semptom</span> denir. Eğer bu şikayet hekimin bir bulgusuysa, o zaman o bir işarettir. Kas hastalıkların neredeyse hepsi, kas erimesine sebep olabilir düzeydedir. Çok farklı durumlar nedeniyle bu şikayetler, hastalıklar oluşmaktadır. İlerleyici bir sinir sistemi hastalığıdır.<br />
<div id="attachment_6512" style="width: 570px" class="wp-caption alignnone"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Als-Hastasi.png"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-6512" class=" wp-image-6512" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Als-Hastasi.png" alt="Als Hastası" width="560" height="316" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Als-Hastasi.png 641w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Als-Hastasi-300x169.png 300w" sizes="auto, (max-width: 560px) 100vw, 560px" /></a><p id="caption-attachment-6512" class="wp-caption-text">Als Hastası</p></div><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Kas Erimesinde Ne Görülür?</strong></span><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>1) </strong></span>   Vücudun belirli yerlerindeki kasın incelmesi ve hacim kaybı olarak belirlenir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>2) </strong></span>   Birçok hastalık nedeniyle ortaya çıkabileceği gibi sinir sisteminde meydana gelen problemler de sebep olabilir.<br />
Vücutta görülebilen bu hastalığa (kas erimesi), bedendeki çeşitli yerlerindeki hastalıklarda veya tutulmalarda kaslarda erimeye sebep olabilir.<br />
<div id="attachment_6513" style="width: 578px" class="wp-caption alignnone"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Als-Hastaligi.png"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-6513" class=" wp-image-6513" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Als-Hastaligi.png" alt="Als Hastalığı" width="568" height="379" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Als-Hastaligi.png 639w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Als-Hastaligi-300x200.png 300w" sizes="auto, (max-width: 568px) 100vw, 568px" /></a><p id="caption-attachment-6513" class="wp-caption-text">Als Hastalığı</p></div><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong> Ünlüler Neden Als Hastalığı Hakkında Birbirlerine Meydan Okuyor?</strong></span><br />
Bu hastalığın dünyaca tanınması istenerek yapılır ve adı da &#8216;<span style="color: #ff0000;">Bir Kova Buz &#8216;</span> dur. Bu hastalığa ilgi, özen göstermek isteyen, bütün dünya birbirlerine meydan okuyarak kafalarından aşağı buzlu su döküyorlar. Gittikçe büyüyen bu akımın tepki olarak doğmasıyla birlikte, çoğu insanın Als Hastalığı hakkında bilgili olması sağlandı. Dünya&#8217; da olduğu kadar tüm Türkiye&#8217;de de bunun ile beraber meydan okuyan birçok sanatçımız vardır. Bu akımın bir müddet şok yaşatması ile als hastalarını bir anlıkda olsa anlamalarını sağlıyor. Başkası tarafından meydan okunan şahısın 24 saat boyunca 3 kişiye meydan okuması gerekiyor. Bunu yapmaması ile birlikte, 100 doları bağış yapması zorundalığı vardır.<br />
<div id="attachment_6511" style="width: 577px" class="wp-caption alignnone"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/ALS.png"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-6511" class=" wp-image-6511" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/ALS.png" alt="ALS- Buzlu Su Mücadelesi" width="567" height="379" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/ALS.png 667w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/ALS-300x201.png 300w" sizes="auto, (max-width: 567px) 100vw, 567px" /></a><p id="caption-attachment-6511" class="wp-caption-text">ALS- Buzlu Su Mücadelesi</p></div><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu Akımı Kim Başlattı?</strong></span><br />
Arkadaşı için bu akımı başlatan ve bu akımı üstlenmiş olan Corey Griffi, dünyayı sarmaya devam ettiren büyük akımı başlattıktan bir süre sonra, bir deniz kazasında ne kadar çabaladıysada hayatını ka<span style="color: #444444;">ybetti.</span><br />
<div id="attachment_6519" style="width: 572px" class="wp-caption alignnone"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Corey-Griffi1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-6519" class=" wp-image-6519" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Corey-Griffi1.jpg" alt="Corey Griffi" width="562" height="514" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Corey-Griffi1.jpg 570w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2014/08/Corey-Griffi1-300x274.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 562px) 100vw, 562px" /></a><p id="caption-attachment-6519" class="wp-caption-text">Corey Griffi</p></div></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/als-hastaligi-hakkinda-bilmediklerimiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsülin Direnci Nedir, Sağlık İçin Neden Önemlidir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/insulin-direnci-nedir-saglik-icin-neden-onemlidir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/insulin-direnci-nedir-saglik-icin-neden-onemlidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Jul 2015 11:17:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hormon]]></category>
		<category><![CDATA[İlaç Bilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15133</guid>

					<description><![CDATA[Temel anlamda söylemek gerekirse insülin direnci, insülün hormonuyla ilgili bir bozukluktur aslında. İnsülün hormonu bir anabolizan madde ve çok önemlidir. Eksikliğinde birçok hastalık meydana gelebilir. Hatta insülin eksikliğinde bir tedavi gerçekleşmezse ölümler dahi meydana gelebilir. Bunun tam tersi olarak insülin varlığında, insülin etkisiz ise bu duruma insülin direnci denir. Aslında insülinin pek çok etkisi vardır. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Temel anlamda söylemek gerekirse insülin direnci, insülün hormonuyla ilgili bir bozukluktur aslında. İnsülün hormonu bir anabolizan madde ve çok önemlidir. Eksikliğinde birçok hastalık meydana gelebilir. Hatta insülin eksikliğinde bir tedavi gerçekleşmezse ölümler dahi meydana gelebilir. Bunun tam tersi olarak insülin varlığında, insülin etkisiz ise bu duruma insülin direnci denir. Aslında insülinin pek çok etkisi vardır. Bunlardan bir tanesi şekeri kontrol etmektir. Şekeri kontrol eden basamaklarda, mekanizmalarda, enzimlerde, moleküllerde, bir ya da birden fazla eksiklik meydana geldiğinde insülin şekeri kontrol etmek noktasında yeteneksiz hale geliyor. Bu durumun ismine insülin direnci denilmektedir. Etkin olduğu hastalıklar aslında çok sayıdadır, sadece bilineni diyabet olabilir ama daha çok hiper tansiyon, obezite, karaciğer yağlanması, lipit bozuklukları, bir takım damar sertlikleri, kanserler, insülin direnci sendromunun aslında başlattığı hastalıklar olarak söylenebilir.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">İnsülin Direnci Nasıl Kontrol Altına Alınabilir?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">İnsülin direncinin oluş mekanizmaları aslında çok açık değildir. İnsülin direncinin nasıl geliştiğine dair,  günümüzde devam eden daha önceden var olduğunu bildiğimiz birçok bilimsel sonuçlar vardır. Ama henüz tam mekanizma bilinmemektedir. Bu nedenle mekanizması tam bilinmeyen bir konuda bunun nasıl kontrol altına alınacağı hakkında açık ve net fikirler henüz bilinmemektedir. Ama iyi bilinen bir şey varsa eğer, kişi iyi bir spor yaparsa, tuz alımını kısarsa, bir beslenme programı uygularsa insülin direncini kırabilir. Tabi uyguladığı beslenme programının kalorisi düşük olmalı, özellikle karbonhidrat içeriği düşük olmalıdır. Karbonhidratların da glisemik indeksi yüksek ve düşük olmak üzere iki ayrı alt grubu vardır. Eğer glisemik indeksi yüksek karbonhidratları tanıyıp beslenmeden uzaklaştırıp, iyi bir spor ve tuzu kısarsanız insülin direncini kırarsınız. Bunun yanı sıra bazı ilaçlarda vardır, ama ilaçlarda tek başına bir beklenti çok azdır. Bütün bu hayat tarzı değişikliklerini yerine koyup eğer başarılı olunmazsa ilaç tedavisi de eklendiğinde insülin direncini kırma konusunda başarılı olabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/nsülin-Direnci-Nedir-Sağlık-İçin-Neden-Önemlidir.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15134" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/nsülin-Direnci-Nedir-Sağlık-İçin-Neden-Önemlidir.jpg" alt="İnsülin Direnci Nedir, Sağlık İçin Neden Önemlidir" width="700" height="324" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/nsülin-Direnci-Nedir-Sağlık-İçin-Neden-Önemlidir.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/nsülin-Direnci-Nedir-Sağlık-İçin-Neden-Önemlidir-300x139.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">İnsülin Direnci Tedavi Edilmezse Nelere Yol Açar?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">İnsülin direnci tedavi edilmezse pek çok önemli hastalıklara yol açar. İnsülin anabolizan bir hormondur, vücuttaki tüm sentezleri arttırır. Özelliklede büyüme hormonudur aslında, hücreleri tetikleyen, hücrelerin bölünmesini, parçalanmasını ve çoğalmasını tetikleyen bir hormondur. İnsülin normal düzeylerdeyken bu özelliği aslında gizlidir. Ama insülin direnci demek insülin düzeyinin çok yüksek olması demektir ve bu hücreyi tetikleyen onun çoğalmasına yol açan, büyüten etkinlik çok ön plana çıkar. Dolayısıyla hastalarda çok önemli kanserlere yol açabilmektedir. Erkeklerde kalın bağırsak, prostat, pankreas kanserleri. Kadınlarda meme ve rahim kanserleri insülin direncinin tetiklemiş olduğu kanserlerdir. Bunun yanı sıra karaciğer yağlanması, karaciğer sirozuna doğru gidiş, bir takım damar hastalıkları, damar sertlikleri, diyabet, hiper tansiyon, obezite, safra kesesi hastalıkları, bir takım pıhtılaşma kusurları gibi çok önemli hastalıkları tetikleyen faktörlerin içinde yer alan bir faktördür insülin direnci.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/insulin-direnci-nedir-saglik-icin-neden-onemlidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Laparoskopik Cerrahi Nedir, Nasıl Uygulanır?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/laparoskopik-cerrahi-nedir-nasil-uygulanir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/laparoskopik-cerrahi-nedir-nasil-uygulanir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Jul 2015 10:56:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ameliyatsız Estetikler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi Yöntemleri ve İncelemeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15122</guid>

					<description><![CDATA[Laparoskopik cerrahide hastanın karnı özel gazlar kullanılarak şişirilir. Daha sonra beş ya da on milimetrelik kesiler yapılır karın bölgesine. Buradan yerleştirilen trokar dediğimiz özel boru ve özel laparoskopik aletler ile operasyon gerçekleştirilir. En önemli özelliği hastanın standart kesisi olmuyor. Kesisi olmadığı içinde hasta çok erken ayağa kalkıyor. Ameliyat gününün akşamı ya da ertesi gün yatarak taburcu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Laparoskopik cerrahide hastanın karnı özel gazlar kullanılarak şişirilir. Daha sonra beş ya da on milimetrelik kesiler yapılır karın bölgesine. Buradan yerleştirilen trokar dediğimiz özel boru ve özel laparoskopik aletler ile operasyon gerçekleştirilir. En önemli özelliği hastanın standart kesisi olmuyor. Kesisi olmadığı içinde hasta çok erken ayağa kalkıyor. Ameliyat gününün akşamı ya da ertesi gün yatarak taburcu oluyor. Hastada minimal travma oluşturur.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Laparoskopik Cerrahi, Kanser Cerrahisinde De Uygulanabilir Mi?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Laparoskopik cerrahi karın içerisindeki tüm kanser olgularında uygulamak mümkündür. İlk yıllarda bunların birtakım yan etkileri olsa da artık günümüzde laparoskopik cerrahide bütün kalın bağırsak tümörlerinde, ince bağırsak tümörlerinde, böbrek tümörlerinde, böbrek üstü tümörlerinde, karaciğer ve pankreas tümörlerinde laparoskopik cerrahi uygulamaktayız.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Laparoskopik Cerrahide Hangi Gazlar Kullanılır; Bunların Yan Etkisi Var Mıdır?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Laparoskopik cerrahide değişik gazlar denenmiş fakat günümüzde tek bir gaz karbondioksit gazının bu iş için en uygun olduğu ortaya konulmuştur. Hem ucuz olması hem yanıcı ve patlayıcı olmaması nedeniyle laparoskopik cerrahide karbondioksit gazı kullanılmaktadır. Hiçbir yan etkisi yoktur.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Laparoskopik-Cerrahi-Nedir-Nasıl-Uygulanır-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15123" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Laparoskopik-Cerrahi-Nedir-Nasıl-Uygulanır-1.jpg" alt="Laparoskopik Cerrahi Nedir, Nasıl Uygulanır" width="700" height="394" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Laparoskopik-Cerrahi-Nedir-Nasıl-Uygulanır-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Laparoskopik-Cerrahi-Nedir-Nasıl-Uygulanır-1-300x169.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Laparoskopik Cerrahiden Sonra Yara İzi Kalır Mı?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Laparoskopik cerrahiden sonra çok az da olsa yara izi kalmaktadır. Bunlar girilmiş olan portların yerlerindeki yara izleridir. Çok büyük olmamakla birlikte ya yarım santim ya da bir santim boyutlarındadır. Özellikle laparoskopik cerrahideki yara yerlerinden bir tanesi göbek bölgesindeki ilk trokarın girdiği yerdir. Genellikle buna ilave olarak diğer yerlerden iki veya üç tane daha trokar girilir ve hastalar ameliyat sonrası dönemde göbek bölgesindeki yarayı göremezler. Dolayısıyla göbek bölgesindeki yara hemen hemen hiç görünmez. Ama bunun yanında diğer bölgelerden girilen yara yerleri azda olsa görülebilir.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Hangi Ameliyatlar Laparoskopik Olarak Yapılabilmektedir?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Günümüzde hemen hemen bütün karın ameliyatları laparoskopik olarak yapılmaktadır. En sık yapılan ameliyatlar; safra kesesi ameliyatları, apandisit ameliyatları, kalın ve ince bağırsak ameliyatları, reflü ameliyatları, böbrek üstü bezi, böbrek, dalak, pankreas ve karaciğer ameliyatları laparoskopik olarak yapılmaktadır. Bunun yanı sıra karın duvarını ilgilendiren fıtıklar; kasık fıtıkları da laparoskopik olarak yapılmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/laparoskopik-cerrahi-nedir-nasil-uygulanir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sırt Neden Ağrır?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/sirt-neden-agrir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/sirt-neden-agrir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2015 15:18:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İç Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[İskelet Sistemi ve Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kaslar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Sinir sistemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15078</guid>

					<description><![CDATA[Sırt ağrısının en büyük nedenlerinden bir tanesi duruş ve pozisyon bozukluğundan kaynaklanmaktadır. Ama sırt ağrıları genelde yanlış yapılan sporlardan, oturma bozukluklarından, birtakım genetik hastalıklardan veya birtakım dahili problemlerden dolayı ağrıyabilecek nedenler arasında sayılabilir. En büyük neden pozisyon bozukluğudur. Postür bozukluğunu düzelttiğiniz zaman çoğunlukla sırt ağrılarının önüne geçme şansınız olacaktır. Sırt Ağrısını Engellemek İçin Egzersizin Önemi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sırt ağrısının en büyük nedenlerinden bir tanesi duruş ve pozisyon bozukluğundan kaynaklanmaktadır. Ama sırt ağrıları genelde yanlış yapılan sporlardan, oturma bozukluklarından, birtakım genetik hastalıklardan veya birtakım dahili problemlerden dolayı ağrıyabilecek nedenler arasında sayılabilir. En büyük neden pozisyon bozukluğudur. Postür bozukluğunu düzelttiğiniz zaman çoğunlukla sırt ağrılarının önüne geçme şansınız olacaktır.</p>
<h1><span style="color: #0000ff;">Sırt Ağrısını Engellemek İçin Egzersizin Önemi Nedir?</span></h1>
<p>Sırt ağrısındaki en büyük neden postür bozukluğudur. Postür bozukluğunu yendiğiniz takdirde sırt ağrılarınız daha az gözükmeye başlayacaktır. Tamamen geçmeyecektir. Nedendi ise; sırt ağrıları zaman içerisinde birtakım kireçlenmeler, vücudun yıpranması ve yaşlanması nedeniyle zaten beklenen şeylerden birisidir. Ama siz genel anlamda oluşan kas ağrılarını veya bu kireçlenmenin vereceği etkileri uzun dönemde daha ileri atabilmek için egzersiz yaptığınız takdirde özellikle sırt kaslarınızda boynunuzdan, kalçanıza kadar olan kaslarınızı güçlendirdiğinizde ve dik durmanıza yardımcı olduğu zaman birincisi; sırt ağrıları daha az gözükecektir. İkincisi ileride yaşayacağınız problemleri daha da ileriye atmaya yardımcı olacaktır. Yani <a title="sağlık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a>lı bir yaşlanmaya neden olacaktır. O yüzden egzersiz mutlaka yapılması gereken şeylerden bir tanesidir.</p>
<h1><span style="color: #0000ff;">Sırt Ağrısında Teşhis Nasıl Konur?</span></h1>
<p>Sırt ağrısında teşhisin en önemli özelliği muayeneden geçmektir. Çünkü tetkiklerden önce muayenesini yapmanız gerekiyor ki sırt ağrısındaki esas nedenin ne olduğunu ortaya koyabilmeniz lazım. Muayene sonucunda çıkabilecek şeylerden bir tanesi bazen romatolojik problemler çıkabiliyor. Bazen sadece basit bir kas ağrısı çıkabiliyor bazen omurganızdaki eğrilikler çıkabiliyor. Ama basit bir kas ağrısı teşhisi koyduğunuz zaman tetkikler yaptığınız zaman bu tetkiklerde hiçbir şey çıkmıyor. Burada en önemli şey muayene olmaktır.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Sırt-Neden-Ağrır-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15079" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Sırt-Neden-Ağrır-1.jpg" alt="Sırt Neden Ağrır" width="700" height="438" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Sırt-Neden-Ağrır-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/05/Sırt-Neden-Ağrır-1-300x188.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h1><span style="color: #0000ff;">Sırt Ağrısı Nasıl Tedavi Edilir?</span></h1>
<p>Sırt ağrısının tanısı konduktan sonra eğer altta yatan başka bir hastalık yoksa bu problemin omurgadan veya kas grubundan kaynaklandığını düşünüyorsanız ilk başta postürü düzeltmek, sıcak uygulamalar yapmak, gerekiyorsa yanında birtakım medikal tedaviler verilerek yapılmaktadır. Ama postürünüzü düzelttiğiniz zaman şikayetler biraz uzun sürmekle birlikte beraber yaklaşık 2-3 haftalık bir süreçte toparlamaya gidecektir.</p>
<h1><span style="color: #0000ff;">Sırt Ağrısı Şikayeti İçin Ne Zaman Doktora Başvurmak Gerekir?</span></h1>
<p>Sırt ağrısı şikayeti için doktora başvuru süresi genellikle ikinci, üçüncü günden sonra olması gerekmektedir. Nedenine bakıldığı zaman insanların sırtı yanlış pozisyonda durmaktan, yanlış oturmaktan, yapacağı ters bir hareketten veya hafif bir rüzgar aldığı zaman kas spazmı nedeniyle 2-3 günlük ağrılar beklenebilen ağrılardır. Eğer bu ağrı 2-3 günden fazla sürüyorsa, şiddeti gittikçe artan pozisyonda olmaya başlıyorsa o zaman doktora başvurmak gerekecektir.<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/sirt-neden-agrir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlık Kontrolleri</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/saglik-kontrolleri/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/saglik-kontrolleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2015 06:18:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi Yöntemleri ve İncelemeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15025</guid>

					<description><![CDATA[Kadınlar Hangi Yaşta Hangi Periyodik sağlık Kontrollerini Yaptırmalıdır? Kadınların, kırk yaşından önce her üç yılda bir mutlaka fizik muayene olmaları gerekir. Kırk elli yaş arasında her iki yılda bir, elli yaştan sonra her yıl fizik muayene yaptırılması doktorlar tarafından öneriliyor. Aynı şekilde kan ve idrar tetkiklerini de, kırk yaşından önce üç yılda bir, kırk elli [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Kadınlar Hangi Yaşta Hangi Periyodik <a title="sağlık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a> Kontrollerini Yaptırmalıdır?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Kadınların, kırk yaşından önce her üç yılda bir mutlaka fizik muayene olmaları gerekir. Kırk elli yaş arasında her iki yılda bir, elli yaştan sonra her yıl fizik muayene yaptırılması doktorlar tarafından öneriliyor. Aynı şekilde kan ve idrar tetkiklerini de, kırk yaşından önce üç yılda bir, kırk elli yaş arası iki yılda bir, elli yaş üstünün her yıl yaptırılması öneriliyor. Bunun haricinde özellikle mamografi tetkikini kırk yaşından sonra, kırk, elli yaş arasın da iki yıl da bir, ya da yılda bir yapılması gerekir. Elli yaşından sonra mutlaka yılda bir tetkik ettirilmesi gerekir. Meme ultrasonu tetkiki ise, daha erken yaşlar da otuzlu yaşlar da başlanarak yılda bir veya iki yılda bir olarak uygulanabilir. Bunun haricinde akciğer grafisi, EKG ( Elektro Kardiyografi ) kırklı yaşlardan itibaren her yıl mutlaka tekrar edilmelidir. Aynı şekilde kan basıncı ölçümleri her yıl yapılmalıdır. Gaitada gizli kan taraması, kolonoskopi tetkikleri yine belirli periyotlarla yapılmalıdır. Gaitada gizli kan yılda bir, kolonoskopi elli yaşından sonra her beş senede bir tekrar edilmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/SAĞLIK-KONTROLLERİ-1-1.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15027" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/SAĞLIK-KONTROLLERİ-1-1.jpeg" alt="SAĞLIK KONTROLLERİ (1)" width="600" height="338" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/SAĞLIK-KONTROLLERİ-1-1.jpeg 600w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/SAĞLIK-KONTROLLERİ-1-1-300x169.jpeg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Erkekler Hangi Yaşta Hangi Periyodik Sağlık Kontrollerini Yaptırmalıdır?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Erkekler kırk yaşından önce her üç yılda bir, kırk elli yaş arasında her iki yılda bir ve elli yaş üzerinde her yıl normal fizik muayenelerini ve bununla birlikte kan ve idrar tetkiklerini yaptırmaları gerekmektedir. Kan basıncı ölçümü otuzlu yaşlardan sonra her yıl mutlaka düzenli kontrol edilmelidir. EKG ölçümleri de kırklı yaşlardan itibaren her yıl yapılabilir. Aynı şekilde akciğer grafisi de yapılmalıdır. Gaitada gizli kan tetkiki kırklı yaşlardan sonra her yıl mutlaka yapılması öneriliyor. Aynı şekilde kolonoskopi tetkikleri de özellikle ellili yaşlardan sonra en geç beş yılda bir, ideali üç, dört yılda bir olmak üzere yapılmalıdır. Prostatla ilgili rektal muayene kırklı yaşlardan sonra iki yılda bir, ellili yaşlardan sonra her yıl da bir yapılmalıdır. PSA tetkiki de yine ellili yaşlardan sonra her yıl mutlaka kontrol edilmelidir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/saglik-kontrolleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kasık Fıtıkları</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/kasik-fitiklari/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/kasik-fitiklari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 May 2015 13:25:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İskelet Sistemi ve Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kaslar]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sinir sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Fıtık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=14978</guid>

					<description><![CDATA[Vücudumuzun çok değişik yerlerinde fıtıklar olabilir. Bel fıtığından tutunda, insanın beyninde ki fıtıklaşmaya veya vücudun başka yerlerine kadar fıtıklaşmalar olabilir. Fıtık dediğimiz hastalık, vücuttaki mevcut,  normal anatomik bir yapının, yine vücudumuzdaki normal bir anatomik yapıya doğru hareket etmesi, yer değiştirmesinden oluşuyor. Kasık fıtıkları, her iki kasıkta da herhangi bir özel sebebi olmadan ortaya çıkan şişliklerdir. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Vücudumuzun çok değişik yerlerinde fıtıklar olabilir. Bel fıtığından tutunda, insanın beyninde ki fıtıklaşmaya veya vücudun başka yerlerine kadar fıtıklaşmalar olabilir. Fıtık dediğimiz hastalık, vücuttaki mevcut,  normal anatomik bir yapının, yine vücudumuzdaki normal bir anatomik yapıya doğru hareket etmesi, yer değiştirmesinden oluşuyor. Kasık fıtıkları, her iki kasıkta da herhangi bir özel sebebi olmadan ortaya çıkan şişliklerdir. Burada şişlikler oluştuktan sonra, zaman zaman içeri girebilir, zaman zaman dışarı çıkabilir. Bu durum fıtığın en belirgin özelliklerinden birisidir. Bunlar, daha çok genç yaşta görünenler, yaşla da birlikte karın duvarının zayıflamasına bağlı ortaya çıkan, direk fıtıklar ve çok nadiren de femoral fıtıklar şeklinde olabilir. Femoral fıtık, bacağımızın ana damarının geçtiği yerdeki doğal açıklıktan ortaya çıkan fıtıklardır. Bunların tek bir çaresi vardır. Bu mekanik bir problemdir,  yani vücudumuzdaki yapının bir kasığın veya vücudumuzdaki bütün dokuların gevşemesinden dolayı ortaya çıktığı için, bunların tamiri de mekanik bir problem olmasından dolayı mekanik bir yöntemle tamir edilir. Fıtığın bulunduğu yeri sağlamlaştırıcı bir takım yamalar konulur.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/KASIK-FITIKLARI-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14979" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/KASIK-FITIKLARI-1.jpg" alt="KASIK FITIKLARI" width="700" height="394" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/KASIK-FITIKLARI-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/KASIK-FITIKLARI-1-300x169.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Günümüzde fıtık tamirlerinin hemen hemen, çocuk fıtıkları hariç yüzde doksan dokuzunda yama kullanılır. Fıtığın bulunduğu yere vücudun reddetmediği küçük bir parçanın konmasıyla ve yıpranmış, zayıflamış olan bölgenin sağlamlaştırılmasıyla olan çok kolay bir ameliyattır. Neredeyse günübirlik sayılır aslında. Hastaların hastanede kalmasının sebebi, anestezi almalarından dolayı bir günlük müşayede uygun olduğundan,  hastalar bir gün kalırlar, yoksa fıtık ameliyatını sabah olan bir hasta akşama evine gidebilir. Tedavisi son derece basit kolay şeylerdir, ama bazen fıtık,  kişiyi rahatsız etmediğinde, kişi fıtıktan yakınmadığında, fıtık içeri ve dışarı çıktığında, kişi yattığı zaman düzeldiğini hissetse bile tedavi bırakılmamalıdır. Bazı durumlarda çok şikayet etmediğimiz fıtıkların bırakılmasında fıtık boğulabilir. Boğuldukları zaman içeri giren organın önemine bağlı olarak çok ciddi problemler ortaya çıkabilir. Özellikle bağırsakların, bu fıtıkların içeriye girmesiyle birlikte, bağırsağın orada canlılığının yani kanlanmasının bozulmasına bağlı olarak, bağırsakların kısmi çıkartılması gereken durumlar olabilir.  Buda basit bir yama tamiriyle yapılan ameliyatın çok daha ötesinde karnı açmayı gerektiren, hastanede çok daha uzun süre kalmayı gerektiren, çok ciddi enfeksiyon risklerine yol açan, durumlara sebep olabilir. Hastaların bu tür şeylerle karşılaşmaması için fıtığı olanlar,  bir günlük bir poliklinik muayenesi ve ertesi gün ameliyatıyla çok kısa bir süre sonra normal hayatlarına dönebilirler.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/kasik-fitiklari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uyku Apnesi Nedir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/uyku-apnesi-nedir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/uyku-apnesi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 2015 19:17:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[Psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi Yöntemleri ve İncelemeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=14961</guid>

					<description><![CDATA[Apne; nefes alış-verişinin 10 saniyeden daha uzun süre durmasıdır. Eğer bu uykuda gerçekleşirse uyku apnesi olarak tanımlanıyor. Bu eğer saatte beşten fazla gerçekleşirse ciddi bir hal alıyor. Uyku apne hastalığı olarak tanımlıyoruz. Uyku Apnesi Nasıl Teşhis Edilir? Uyku apnesi teşhis metotlarında tabiî ki laboratuar testleri yapılıyor ama öncelikle hastanın hikayesi ile başlıyor. Yanında uyuyan bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Apne; nefes alış-verişinin 10 saniyeden daha uzun süre durmasıdır. Eğer bu uykuda gerçekleşirse uyku apnesi olarak tanımlanıyor. Bu eğer saatte beşten fazla gerçekleşirse ciddi bir hal alıyor. Uyku apne hastalığı olarak tanımlıyoruz.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Uyku Apnesi Nasıl Teşhis Edilir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Uyku apnesi teşhis metotlarında tabiî ki laboratuar testleri yapılıyor ama öncelikle hastanın hikayesi ile başlıyor. Yanında uyuyan bir kişinin uyku esnasında sessizce nefesinin durması, boğulması gibi bir his şeklinde tarif ediliyor. Ama kesin teşhis halk arasında bilinen uyku testiyle konuluyor. Uyku testi de iki türlü oluyor. Bir hastanede yapılan bir de evde yapılan. Genellikle hastanede yapılan şu anda tercih edilmektedir.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Uyku Apnesi Tedavisi Nasıl Yapılır?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Uyku apnesi tedavisi hastanın değerlendirmesiyle başlıyor ve birçok bölümün ortak çalışmasıyla yapılıyor. Sadece göğüs hastalıkları, kulak burun boğaz ve nörolojiyle tek başına değil bütün bu birimlerin hatta bu birimlere ilave diş hekimlerinin, radyologların, ortodontistlerin bunların ortak çalışmasıyla tedavi ediliyor. Tedavisinde davranışsal tedaviler yani hastanın yaşam stilini değiştirmesi yani hasta eğer obezse şişmansa kilo vermesini sağlamak. Duran bir yaşantısı varsa spora başlamasına teşvik etmek ya da alkol vb. içecekleri kullanıyorsa bunları bırakmasını söylemek. Yeme alışkanlıklarını değiştirmek, sırt üstü yatma alışkanlıklarını değiştirmek gibi davranışsal tedaviler yapıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Uyku-Apnesi-Nedir-1-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14963" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Uyku-Apnesi-Nedir-1-1.jpg" alt="Snoring man - couple in bed" width="700" height="467" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Uyku-Apnesi-Nedir-1-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Uyku-Apnesi-Nedir-1-1-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Bunun dışında cerrahi ve cerrahi dışı diye tedavileri ikiye ayırıyoruz. Cerrahi tedaviler hava yolunun tıkanıklığına sebep olan bütün burundan vokal kord ses telleri seviyesine kadar olan bölümün tıkanıklığının giderilmesi şeklindedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Diğer tedavi yöntemi cerrahi yapmadığımız ve çok ağır hastalarda cpap dediğimiz basınçsız hava üfleyen aletlerin kullanılması şeklinde olmaktadır.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Çocuklarda Uyku Apnesi Görülür Mü?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Çocuklarda uyku apnesi görülür. Çocukluk uyku apnesine yaklaşım da farklıdır. Mesela erişkinlerde horlama sadece uyku apnesi olduğunda ciddiye aldığımız gibi gözükse de çocuklarda sadece uyku apnesi olmasa bile tek başına horlama ciddi bir belirtidir. Sadece horlayan, uyku apnesi olmayan çocuklar araştırılmış ki bunların ertesi gün okul başarıları, bilinçsel fonksiyonları bozulmaktadır. Gerçek uyku apnesi olan çocuklarda horlamanın dışında ilave uyku apnesi olan çocuklarda ayrıca ilerleyen aylarda, yıllarda kalp yetmezliğine, akciğer yetmezliğine yol açabiliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Uyku apnesinin toplum içinde de bilinen bizim de en çok gördüğümüz %90’ın üzerinde horlamadır. Her horlayacak hastaya uyku apnesi olabilecek şekilde bakmak gerekiyor. O yüzden horlamayla gelen her hastanın ileri tetkik ve tedavisi için irdelemek gerekiyor. Horlama dışında bazen hastanın yanındaki kişilerin uyku esnasında nefesinin kesilmesi, boğulma ya da hasta kendisini boğularak uyanması şeklinde tarif edebilir. Bunlar tabi gece uykuda olan şeyler. Uyku apnesinin gündüz belirtileri de vardır. Bu tip hastaların çoğunlukla gündüz yorgunluk, sabah kalktığında kendisinde bir ağırlık yani uykusunu alamama, 8-10 saat uyusa bile yine yorgun kalkması, gün içersinde iş yerinde konsantrasyonda eksiklik, hastanın günlük aktivitesinde yavaşlamalar, toplantılarda, otobüste, arabada yolculuk yaparken uyuklama ihtiyacı duyması gibi gündüz belirtileri de olabilmektedir.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Uyku Apnesi İçin Kimler Risk Altındadır?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Uyku apnesi için birincil risk altında olan kişiler obez insanlardır. Çünkü obez insanlarda boyun bölgesinde özellikle erkeklerde, kadınlarda da menopoz sonrası yağlanma fazla olacağı için solunumsal fonksiyonlar bozulacaktır. Hava yolunun tıkanmasına yol açacaktır. Bunun dışında hava yolunu tıkayan yine her türlü sebep yine uyku apnesinde risk altındadır. Burunda burun etlerinin büyük olması, kıkırdağın eğri olması, bademciklerin büyük olması, küçük dilin uzun ve geniş olması, dil kökünün büyük olması. Bunun dışında dışarıdan baktığımızda çene yapısının geride ve küçük olması, yüz yapısının basık olması bu tip kişilerde uyku apnesi için risk altındadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Uyku-Apnesinin-Belirtileri-Nelerdir-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14966" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Uyku-Apnesinin-Belirtileri-Nelerdir-1.jpg" alt="Uyku Apnesinin Belirtileri Nelerdir" width="700" height="363" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Uyku-Apnesinin-Belirtileri-Nelerdir-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Uyku-Apnesinin-Belirtileri-Nelerdir-1-300x156.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Uyku Apnesi Nelere Yol Açar?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Uyku apnesi sadece uykuda nefes durmasıyla olmuyor. Uykuda nefes durmasıyla en önemli şey bütün hücrelerimizin gereksinim olduğu oksijen ihtiyacını karşılayamıyorsunuz. Uykuda nefes durmasıyla beraber oksijen transferi düştüğü için gerçekleşemiyor. Oksijenin düşmesi bütün dokuları alt üst ediyor. Böylelikle ani ölümlerden tutunda koroner arter hastalığı, insülin direnci, yüksek tansiyon gibi ciddi hastalıklara yol açabiliyor. İnsanların bilinçsel fonksiyonlarının bozulması gibi etkenlere de sebep oluyor. Bu yüzden mutlaka mesela yüksek tansiyonu, şekeri kontrol edilemeyen hastaların da uyku apnesi yönünden araştırılması gerekiyor.</p>
<p style="text-align: justify;">
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/uyku-apnesi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
