<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Psikiyatri &#8211; Kadın.Net</title>
	<atom:link href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/psikiyatri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.xn--kadn-nza.net</link>
	<description>Anne Bebek Çocuk Kadın Sağlığı Kadınlara Dair Her Şey</description>
	<lastBuildDate>Sun, 14 Nov 2021 20:13:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>
	<item>
		<title>Vajinismus</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/vajinismus/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/vajinismus/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Demet Akturna]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Nov 2021 07:44:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[Ruhsal Hastalıklar - Sinir Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi Yöntemleri ve İncelemeler]]></category>
		<category><![CDATA[Z - Editörün Seçtikleri]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[terapi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=60</guid>

					<description><![CDATA[Vajinismus Hastalığı Nedir Nasıl Teşhis Edilir? Vajinismus vajen girişinde bulunan kasların istem dışında kasılması ve kadının hiçbir şekilde içeriye girmesine izin vermemesi durumudur. Kadının bu kasılmalara engel olamaması tamamen psikolojik bir durumdur. Bu nedenle çiftin jinekolog yerine bir psikoloğa gitmesi gereklidir. Kontrol dışı ve bilinç dışı kasılmalardır. Kaslarını kişinin serbest bırakması demek kendisini tamamen rahat [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #ff0000;">Vajinismus Hastalığı Nedir Nasıl Teşhis Edilir?</span></h2>
<p>Vajinismus vajen girişinde bulunan kasların istem dışında kasılması ve kadının hiçbir şekilde içeriye girmesine izin vermemesi durumudur. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net">Kadın</a>ın bu kasılmalara engel olamaması tamamen psikolojik bir durumdur. Bu nedenle çiftin jinekolog yerine bir psikoloğa gitmesi gereklidir. Kontrol dışı ve bilinç dışı kasılmalardır. Kaslarını kişinin serbest bırakması demek kendisini tamamen rahat bırakması ve cinselliği yaşamak istemesiyle alakalıdır. <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/vajinismus/"><strong>Vajinismus</strong></a> çoğunlukla penise karşı olan korkuların neden olduğu bir durumdur.</p>
<p>Kadının kendi vajinasını ilk etapta tanıyıp kabul etmesi gereklidir. Daha sonra penis korkusunun ortadan kalkması gereklidir. Vajinismus penis korkusuyla oluşan bir cinsel fobi haline gelmiştir. Vajinismusun alt yapısında bulunan psikolojik sorunlar bir uzman yardımı ile belli bir sürede çözümlenebilmektedir. Psikolojik bir sorun olan vajinismus için jinekologların yapacağı bir yardım söz konusu değildir. Bu durumu yaşayan çiftlerin doğru bir uzman seçerek yardım alması gereklidir.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinismus-.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinismus--300x189.jpg" alt="Vajinismus" width="400" height="289" /></a></p>
<p><strong>Doğru bir uzman nasıl seçilir işte size kriterler..</strong></p>
<div> &#8211; Uzmanın <strong>cinsel terapi</strong> ve psikoloji eğitimleri almış olmasına dikkat edin ve psikolog yada psikiyatr olduğundan emin olmalısınız.</div>
<p>&#8211; Gittiğiniz uzmanın kesinlikle cinsel terapi eğitimi almış olması gereklidir.</p>
<p>&#8211; Hipnoz yöntemi uygulayan uzmanlarının eğitiminin nereden aldığı sorgulanmalı ve temelinde psikoloji olup olmadığı sorularak öğrenilmelidir.</p>
<p>&#8211; Size tek seansta kesin çözüm vadeden yerlerden uzak durmalısınız. Size garantili çözüm veya parmak uygulaması yaptırmıyoruz gibi bilimden uzak hin pazarlamacılık yapmak isteyenlerden uzak durun. insan ruh sağlığını tehdit eden bu yerlerin açtığı psikolojik travmalar sonradan düzeltilmesi zor işlere neden oluyor.</p>
<p>&#8211; Vajinismus için tedavi eden uzmanın psikolojik sorunlar için diğer gelen hastalara uyguladığı tarife sizin içinde geçelidir. Çok fazla istenen ücretlerde sorgulayın. Vajinismusun özel bir konu olduğunu ve bu nedenle yüksek fiyat olduğunu söyleyenlerin palavralarına inanmayın.</p>
<p>&#8211; Cinsel terapi iki kişinin arasında yaşanılan mahremiyete önem vermektedir. Çiftin yaşayacağı cinsel deneyimler her durumda özel olmalıdır. Bilime yakışan çiftin cinsel yaşamanı kendi özelinde yaşamasıdır. Size farklı uygulamalar yapmak isteyenlerin etik dışı davranış sergilediğinin farkına varmalısınız ve buna müsade etmemelisiniz. Böyle bir uygulama travmatize edicidir.</p>
<h3>Vajinismus Nedenleri (Sebepleri) Nelerdir?</h3>
<p>Vajinismus yaşayan kişilerin üniversite mezunlarında lise ve ilkokul mezunlarına kıyasla daha sık görülen cinsel işlev bozukluğudur. Tıp fakülteleri de dahil olmak üzere hiçbir üniversitenin eğitim programında cinsel eğitim dersleri yoktur. Ailenin rahat olması veya üniversite okumak alınması gereken cinsel eğitim çoğunlukta mümkün değildir. Vajinismus&#8217;un asıl bilinç altında çocuklukta verilmeyen cinsel eğitim ve kulak dolma saçma sapan hurafeler <a href="https://www.kadın.net/cinsel-saglik-kadin-cinsel-islev-bozuklugu/" target="_blank" rel="noopener">kadın cinsel işlev bozuklukları</a>na neden olmaktadır. Yanlış ve abartılı anlatılan bazı hikayelerde genç kızlarda veya çocuklarda cinsellik bilinç altına oldukça kötü ve zor bir durum olarak çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinusmusun-Temelinde-Yatanlar.jpg"><img decoding="async" class="alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinusmusun-Temelinde-Yatanlar-210x300.jpg" alt="Vajinusmusun Temelinde Yatanlar" width="272" height="389" /></a><br />
Özelliklede kadınların çocukların yanında onlara belli etmeden saçma sapan cinsellik konuşmaları yapmalarıda doğru değildir. İki komşu veya arkadaş eskiden bir araya geldiği zaman eşleriyle yaşadıkları cinsel ilişkileri konuşmaları ve birde çocukların duymaması için sesin kısılması durumları çok yanlıştır. Zaten burada en başta yapılan yanlış cinsellik bir mahremiyettir ve kimseyle konuşulmaması gereklidir. Herhangi bir sorun yaşayan kadının sadece uzmana giderek durumunu anlatması gereklidir. Komşunuz veya arkadaşanız jinekolog veya psikolog ise zaten böyle bir konuşmayı muayenehanesinde yapacağınızı düşünüyoruz. Yeni nesil aslında çocukları için daha özverili ve çocuklarının psikolojisini düşünerek daha doğru hareket ediyor.</p>
<p>Çocukların  henüz hiç bir şey bilmediğini unutmayın ve yanlarında uygunsuz yatak hikayeleriniz anlatmayın. Çocuk onun içinden çıkardığını bilinçaltına yerleştirir. Unutmayın ki sessiz konuştuğunuz şeyleride çocukların duyması ve ilgisini çekmesi için yeterli olacaktır. Yapılan yanlış konuşmalar ve uydurma hikayelerle vaktini boşa geçirmeyin ve bilinçli bir toplum olmak için kendinizi geliştirmeye çalışın. İyi ebeveyn olabilmek çocuğunun duymaması gereken konuşmaları yanında yapılmasına engel olur ve onu doğru bilinçlenmesi için yardımcı olur.</p>
<h3>Vajinismus Tedavisi Var mıdır? Evde Vajinismus Tedavi Edilebilir mi?</h3>
<p>Vajinismus tedavi süresi ve neler yapıldığına dair sorulan sorulara yönelik hazırladığımız makale sizi bilgilendirmeye yardımcı olacaktır. Böyle bir sorun yaşıyorsanız veya yaşamaktan korkuyorsanız zaman kaybetmeden uzmana gidip yardım almanız gereklidir. Cinsel terapi seansları eşler birlikteyken yapılır.</p>
<p>Cinsellik, cinsel yaşamda duyuların ve iletişimin önemi, vajinismus sorunu yaşayan kadınların ve erkeklerin yanlış inançları, kontrolsüz kasılmaların nasıl olduğu, vajinismus tedavi teknikleri, cinsel anatomi ve fizyoloji bilgisi ile birlikte zihni olumluya programlamanın önemi nasıldır gibi konular çalışılır. Tedavi süresinde bilinçsel ve davranışçı teknikler kullanılarak yardımcı olunur. Kadının cinsellik korkularıyla ve bu korkular nedeniyle cinsellikten kaçması gibi sorunların giderilmesi yönünde çalışmalar yapılır. Cinsel terapi sürecinde kadının gizli kalmış ve çözemediği kaygılarıyla baş etmesi konusunda yardımcı olunur.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinismus-Tedavisi.jpg"><img decoding="async" class="alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinismus-Tedavisi-300x214.jpg" alt="Vajinismus Tedavisi" width="400" height="314" /></a></p>
<p>Bu kaygıların giderilmesiyle kadının cinselliğe karşı oluşturduğu fobiyle baş etmesiyle cinselliğe yaklaşarak tam olarak başarmaya doğru ilerler. Cinsellikte yaşanılan vajinismus kadının penise karşı yaşadığı tedirginlik cinsel fobi haline gelmekte ve ilişkide zihnin tamamen kasları yöneterek kasılmalara neden olur.</p>
<p>Kadının istem dışı yaşadığı bilinçaltı korkuların çözümlenmesi ve kadının bu korkusuyla baş etmeyi öğrenmesi gereklidir. Bu süreci çiftler kendi başlarına yapamazlar ve işler daha güç bir hal almadan doğru bir uzmandan yardım alınması gereklidir. Vajinismus tedavisinde seanslar kadının tedaviye cevap vermesine göre değişiklik gösterir.Bu seansların ortalama 4-8 seans arasında cinsel işlev bozukluğunun yada başka psikolojik sorunların düzeltilmesine yönelik yapılan tedavilere göre daha kısa sürede sorun çözüme ulaşmaktadır.</p>
<p>Vajinismus sorunu için uzman yardımı alan çiftler cinsel ilişkiye girebilmeyi başarmalarının yanı sıra doğru cinsellik yaşamayı, cinsellikten sevk alınmasını ve keyif alınmasınıda sağlar. Vajinismus sorunu çözümlenme aşamasında çiftlerin birbirlerine olan dayanışmasıda gözle görülür oranda yükselir. Vajinismus tedavisinde çiftler cinsel birleşmeye ulaşırken bu cinsel birleşmenin meydana getirdiği hazzı ve doyuma nasıl ulaşacaklarının yollarınıda öğrenmiş ve kendilerini keşfetmiş olurlar.</p>
<p>Cinsel eğitim bu alanda oldukça önemlidir. Çiftlerin vajinismus sorunu yaşaması önemli değildir her hangi bir sorun olmadanda doğru cinsellik için uzman yardımı alınması gereklidir. Erkeklerin bu konuda uyumlu olmayacağı bilinsede eşini seven ve onunda zevk aldığından emin olmak isteyen herkesin mutlaka bir kaç seans cinsel terapi alması iyi olacaktır.</p>
<h4>Vajinismus Tedavisine Çift Olarak Başvurmak Önemli mi</h4>
<p>Kadınların tamamen kendilerini suçladıkları vajinismus tedavisinde sorun benim sorunum eşim neden terapiye geliyor diye sorgulamasıdır. Bu soru her vajinismus tedavisi için gelen kadının sorusudur. Bu sorunun cevabı çok nettir. Cinsel ilişki terapisi mutlaka eşle yapılmalıdır. Bu bilimsel ve evrensel bir kuraldır. En kısa sürede en iyi sonucu almak için eşle terapinin yapılması şarttır. Tedavinin en iyi sonuçları birbirine destek olan çiftlerin birlikte adım atarak yapılan girişimin en iyi sonucu vermesini sağlıyor. Çiftlerin vajinismus yaşamasındaki sebep her ne olursa olsun tarafların birbirini suçlamaması ve sadece birbirlerine destek olması en iyi ve en doğru sonuca ulaşılmasına yardımcı olur.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinismus-Tedavisinde-Çift-Olunmasının-Önemi.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinismus-Tedavisinde-Çift-Olunmasının-Önemi-300x200.jpg" alt="Happy couple" width="400" height="300" /></a></p>
<p>Vajinismus tedavisinde çiftler hem sorunlarını çözerken hemde kendilerini tanıma ve cinsellikten zevk alma yollarını keşfetmiş olurlar. Doğru bir cinsel ilişki yaşayabilmeleri için sorun terapi sırasında çözülürken ileride yaşayacakları cinsel hayatlarınıda olumlu etkilemekte. Cinselliğin karşılıklı ulaşılan doyum ve haz olduğunu çiftler daha iyi anlıyor ve ilişki daha <a href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/">sağlık</a>lı olarak yaşanıyor. bu nedenle çiftlerin birlikte terapiye katılması çok önemlidir. Vajinismus sorunu yaşayan kadınların sorunu tamamen psikolojik olup doğru bir uzmandan destek alındığı zaman çok iyi sonuçlar elde edilebilmektedir.</p>
<p>Vajinismus tedavi edilmesi zor bir hastalık değildir. Diğer psikolojik rahatsızlıklara ve cinsel işlev bozukluklarına göre daha kısa sürede çözümlenmektedir. Ortalama 4-8 seans süren tedavinin ücreti diğer psikolojik desteklerden farksız değildir. Bu nedenle sizden fahiş fiyatlar isteyen yerleri sorgulayın. Size durumunuzun özel olduğunu bu nedenle çok yüksek fiyatı olduğunu söyleyenlere sakın inanmayın. Normal psikolojik sorunlar nasıl ücretlendiriliyorsa bu tedavide de aynı ücret alınmaktadır. Vajinismus sorunu yaşayan kadınların eşlerinin desteğine ve sevgisine ihtiyacı olacaktır. Sevgi ve ilgi gören bir kadın bütün sorunların üstesinden gelecektir.</p>
<p><strong>Vajinismus tedavi süresi</strong>nce çiftlerin birbirlerine olan desteği aralarındaki bağın kuvvetlenmesine yardımcı olmaktadır. Çiftlerin birbirlerine daha sıkı sarılmasına yardımcı olur. Aile mahremiyeti söz konusu olduğu için sadece çift özel hayatını kendi içinde yaşamalıdır. Böyle bir sorun yaşayan çift ailede psikolog yok ise kimseye bu durumdan bahsetmeyebilir ve çiftler birbirlerine destek olarak sorunun üstesinden gelebilirler. Uzman yardımı alındığı zamanda aile mahremiyeti cinsel birleşme sadece çiftin özelinde olmalı ve kimse buna şahit olmamalıdır. Uzmanların böyle bir öneri sunması etik olarak doğru değildir böyle bir uygulamayı kesinlikle kabul etmemelisiniz.</p>
<h4>Vajinismus Tedavi Edilmeden Gebe (Hamile) Kalınır mı? Kalınırsa Ne Olur</h4>
<div>Vajinismus tedavisini olmadan anne sahibi olmak isteyenleri kesinlikle zor bir süreç beklemektedir. Aşılama veya tüp bebek tedavisi uygulanarak yapılan operasyonlarda hem maliyetli hemde oldukça meşakkatli bir iştir. Cinsel ilişki olmadığı zaman anne olma olasılığı oldukça güçleşir. Aile olabilmek birlikte eşle bir hayatı paylaşmak için cinsellik olmazsa olmazlardandır. Cinsellik sadece erkeğin ihtiyacı değil karşılıklı giderilmesi gereken bir ihtiyaçtır. Uzun süre yaşanılmayan cinsel ilişkiden sonra çiftlerin arasında sorunlar oluşmaya başlar ve eşler birbirine karşı sabırsız ve anlayışsız olabilirler. Bu durumda çok çok normal karşılanmalı cinsel birleşme çiftleri birbirine yakınlaştırır ve bağlar.</div>
<div></div>
<div><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinimus-Çözülmeden-Gebe-Kalmak.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft" title="Vajinimus nedenleri sebepleri tedavisi" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/Vajinimus-Çözülmeden-Gebe-Kalmak-300x203.jpg" alt="Vajinimus nedenleri sebepleri tedavisi" width="400" height="303" /></a></div>
<div></div>
<div>İki kişi arasında kurulan en önemli bağdır. Cinsellik yaşamadan hakkında duyulan hurafe şeyler kadınların cinsellikten uzak kalmasına neden olmaktadır. Bu  gibi durumlarda gözü açık olunmalı ve dünyadaki en büyük zevklerden olan cinsel birleşmeyi ertelememeli ve ondan korkmalıdır.</div>
<div></div>
<div>Kadınların psikolojik bir yardım alması ve bununla birlikte kendisinin kendi vücuduyla barışması, tanıması gereklidir. Cinsel birleşme olmadan çocuk sahibi olmak çok yanlış bir durumdur. Sadece çocuk yapmak için evlilik olmaz. Sağlıklı evlilik için doğru ve sağlıklı cinsellik şarttır. Ciddi hastalıklar ve cinsel birleşmeye engel özür olan durumlarda aşk ve sevgi çiftleri birbirlerine bağlamak için yeterli olacaktır. Sadece psikolojik bir durumdan ve korkulardan dolayı cinselliğin yaşanmaması üzücü bir durumdur.</div>
<div></div>
<div>Kadınlar gerçek ve doğru cinselliği yaşadıkları zaman eşine hiçbir zaman karşı koymayacak ve hatta kadın sürekli isteyen taraf olacaktır. Burda önemli olan kadının zevk alacağını bilmesidir. 4-8 seansta çözülecek vajinismus sorununu düzeltmek için yıllarınızı geçirmeden uzman yardımı alın. Vajinismus tedavi edilmeden gebe kalmak isteyenlere uygulanacak olan tüp bebek veya aşılama tedavisinin maliyeti ve süresi düşünüldüğü zaman sağlıklı bir yaşam için cinsel işlev bozukluklarının tedavi edilmesi daha doğrudur. Belki yıllarca sürecek bir tedavi olan tüp bebek tedavisi sonucunda gebe kalma durumuda kesin değildir. Vajinismus tedavi süresi çok zor ve meşakkatli görülsede bir o kadar kolay ve kısa sürede çözülür. Kendinizi daha iyi hissetmek için suçluluk psikolojisinden çıkmak için mutlaka yardım alın ve yardım almakta geç kalmayın.</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/vajinismus/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sosyal Fobi Nedir, Nasıl Belirti Verir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/sosyal-fobi-nedir-nasil-belirti-verir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/sosyal-fobi-nedir-nasil-belirti-verir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 2015 16:46:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikiyatri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15442</guid>

					<description><![CDATA[Sosyal fobi ortamlardaki başka insanların varlığının kişide şiddetli bir korku yaşanmasına neden olmasıdır. Sosyal fobisi olan kişiler sürekli başka insanlar tarafından değerlendirilebileceklerini düşünürler. İnsanların onları izlediğiniz, takip ettiğini, onları çok olumsuz yönde eleştirdiklerini düşünürler. Bu da bu kişilerin sosyal ortamlarda kendilerini çok kaygılı hissetmelerine, daha utangaç bir tutum sergilemelerine, çok konuşmamalarına yol açar. Sosyal fobik [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Sosyal fobi ortamlardaki başka insanların varlığının kişide şiddetli bir korku yaşanmasına neden olmasıdır. Sosyal fobisi olan kişiler sürekli başka insanlar tarafından değerlendirilebileceklerini düşünürler. İnsanların onları izlediğiniz, takip ettiğini, onları çok olumsuz yönde eleştirdiklerini düşünürler. Bu da bu kişilerin sosyal ortamlarda kendilerini çok kaygılı hissetmelerine, daha utangaç bir tutum sergilemelerine, çok konuşmamalarına yol açar. Sosyal fobik hastalar grup içinde bir aktivitede bulunmaktan da kaçınırlar. Bazıları grup içinde yemek yemek istemezler, bazıları konuşmak istemezler ya da bir sunum yapmaları gerektiğinde bu tür görevleri almaktan kaçınırlar. Bu tür şeyler onları gerçekten çok kaygılandırıyor. Bu yaşadıkları kaygı da sosyal fobisi olan kişilerin bedensel belirtiler de yaşamalarına neden oluyor. Bedensel olarak çarpıntı yaşayabiliyorlar, ellerinde, ayaklarında titreme yaşayabiliyorlar, nefes alamama gibi belirtiler yaşıyorlar. Ayrıca yüzlerinde bazen de vücutlarında kızarma olabiliyor. Ayrıca aşırı şiddetli durumlarda da midede kramplar görülebilir.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Sosyal Fobi Nasıl Tedavi Edilebilir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Sosyal fobide en etkili tedavi yöntemi psikoterapidir. Bu psikoterapi süresince kişiyi kaygılandıran özellikler üzerinde durulur. Bu düşünceler daha olumlu olanlarla, farklı düşüncelerle değiştirilmeye çalışılır. Ayrıca kişinin kaygılandığı durumlarla, davranışlarla yavaş yavaş yüzleşmesi sağlanır. Tabii bu hastanın durumuna ve kaygı düzeyine göre belirlenir. Kişinin böyle şeyleri kendi kendine yapması bazen sakıncalı sonuçlar doğurabilir. Uzmanın yardımı bu noktada çok önemlidir. Bunun dışında stresi azaltacak her türlü aktivitenin sosyal fobinin tedavisinde önemli rolü var. Spor yapmak özellikle stresi çok azaltan bir şeydir. Spor yapmak onlara kendilerini daha iyi hissettiriyor ve kaygılarını azaltıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/Sosyal-Fobi-Nedir-Nasıl-Belirti-Verir-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15443" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/Sosyal-Fobi-Nedir-Nasıl-Belirti-Verir-1.jpg" alt="Sosyal Fobi Nedir, Nasıl Belirti Verir" width="700" height="626" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/Sosyal-Fobi-Nedir-Nasıl-Belirti-Verir-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/Sosyal-Fobi-Nedir-Nasıl-Belirti-Verir-1-300x268.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Sosyal fobisi olan birçok insanında çok mükemmeliyetçi olduğunu görüyoruz. Mükemmeliyetçi olan insanların bu yönleri psikoterapi sürecinde törpülenmeye çalışılıyor. Çünkü onlar her şeyi mükemmel yapma peşinde oldukları için onlara zarar veriyor. Kendilerini sürekli takip altında hissediyorlar. Bir de sosyal fobik insanlar sürekli başka insanların onları değerlendirdiğini, izlediğini ve onlarla ilgili çok olumsuz eleştirilerde bulunduğunu düşünüyorlar. Bu yanlış algıları kişinin değiştirilmeye çalışılıyor. Bazen davranışsal ödevler veriyoruz. Gidip sosyal ortamlarda gözlem yapmalarını istiyoruz. Onun dışında sosyal fobik hastaların belli bir süre sonra kendilerini depresif hissetmeye başladıklarını da görüyoruz. Çünkü sosyal ortamlardan kaçınıyorlar. Evden çok çıkmıyorlar. Sosyal etkileşime girmeyince de bir süre sonra depresyon geliştirebiliyorlar. Bu tür hastalarda da ilaç desteği alınmasında fayda olabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/sosyal-fobi-nedir-nasil-belirti-verir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilgisayar Ve İnternet Bağımlılığı Nedir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/bilgisayar-ve-internet-bagimliligi-nedir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/bilgisayar-ve-internet-bagimliligi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Oct 2015 16:42:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikiyatri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15437</guid>

					<description><![CDATA[Bilgisayar bağımlılığı; bilgisayar kullanımının kişinin normal günlük hayat akışını bozacak düzeylere gelmesidir. Bilgisayar bağımlılığı kişinin sadece kendisini değil çevresini, ailesini, arkadaşlarını ve onların hayatlarını da etkilemeye başlar. Kişi artık bir süre sonra günlük yaşam aktivitelerini, işini, eğitimini, ailevi sorumluluklarını ihmal etmeye başlar. Yerine getiremez. Eğitimini, işini ve sosyal ilişkilerini artık riske atacak kadar bilgisayar kullanmaya [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bilgisayar bağımlılığı; bilgisayar kullanımının kişinin normal günlük hayat akışını bozacak düzeylere gelmesidir. Bilgisayar bağımlılığı kişinin sadece kendisini değil çevresini, ailesini, arkadaşlarını ve onların hayatlarını da etkilemeye başlar. Kişi artık bir süre sonra günlük yaşam aktivitelerini, işini, eğitimini, ailevi sorumluluklarını ihmal etmeye başlar. Yerine getiremez. Eğitimini, işini ve sosyal ilişkilerini artık riske atacak kadar bilgisayar kullanmaya başlar. Bilgisayar bağımlısı olan kişilerde bilgisayar kullanımı oranı gitgide artar. Ve bir süre sonra bu durum kişinin bilgisayar başından kalkmamasına kadar gidebilir.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Bilgisayar Ve İnternet Bağımlılığının Yetişkinlerde Tedavisi Nasıl Olur?</span></h3>
<p>Bilgisayar bağımlılığının tedavisinde öncelikle kişinin farkındalık kazanmaya çalışılması sağlanmaya çalışılır. Çünkü bilgisayar bağımlıları kendileri doktora başvurmuyorlar. Onları genelde evde çile çeken yakınları doktora götürüyor. O yüzden kişinin öncelikle bunun kendisine ve çevresine nasıl zarar verdiği konusunda farkındalık kazanması için uğraşılır. Ondan sonrada kişiye motivasyon vermeye çalışılır. Bunu bırakması konusunda, ona verdiği zararlar doğrultusunda ona bilgilendirme yaparak. Ondan sonra da karar verme süreci geliyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/Bilgisayar-Ve-İnternet-Bağımlılığı-Nedir-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15439" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/Bilgisayar-Ve-İnternet-Bağımlılığı-Nedir-2.jpg" alt="Bilgisayar Ve İnternet Bağımlılığı Nedir" width="700" height="556" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/Bilgisayar-Ve-İnternet-Bağımlılığı-Nedir-2.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/Bilgisayar-Ve-İnternet-Bağımlılığı-Nedir-2-300x238.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Kişinin artık bu konuda bu yola girecekse bununla ilgili karar vermesi ve adım atmaya hazır hale getirilmesi gerekiyor. Bundan sonrada biz kişinin durumuna göre davranış değişiklikleri yapmaya başlayabiliyoruz. İnternetin tabi bu hiç kullanılmaması şeklinde olmuyor. Bu çok gerçekçi bir hedaf değil. Çünkü günümüzde internet kullanmamak neredeyse imkansız. Daha çok saat sınırlandırmaları şeklinde yavaş yavaş azaltarak bir tedavi yapıyoruz. Tabi bu bununla da bitmiyor. Kişi bunlara uymaya başlasa da bunların sürdürülmesinde bizim ona destek vermemiz, bu dönemde de ona motivasyon vermemiz ve onun gidişatını bunu sürdürebilmesini takip etmemiz gerekiyor.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Bilgisayar Ve İnternet Bağımlılığı Çocuklarda Mı Yetişkinlerde Mi Daha Çok Görülür?</span></h3>
<p style="text-align: justify;">Çağımızda bilgisayar ve internete ulaşım artık çok kolaylaştı ve çok ucuzlaştı bu servis. O yüzden artık birçok evde bilgisayar var. Girdiğimiz her ortamda internet var. Bu durum gitgide internetin daha fazla kullanılmasına neden oluyor. Cep telefonunda bile var artık. En çok internet kullanan grup 11-35 yaş aralığındaki gruptur. Bunlarında en sık kullananı 14-15 yaş grubu ergenlerdir. Burada da bu çocukların daha çok bilgisayar oyunlarıyla vakit geçirdiğini görüyoruz. Bu nedenle erkek çocukları, kız çocuklarına göre daha fazla kullanıyorlar. Hatta kızlara göre dört kat daha fazla diyebiliriz. Ayrıca 14-15 yaş grubu erkek çocuklarına baktığımızda neredeyse 4 çocuktan birinin bilgisayar bağımlısı olduğunu söyleyebiliriz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/bilgisayar-ve-internet-bagimliligi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğun Verimli Ders Çalışması İçin Yapılacaklar Nelerdir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/cocugun-verimli-ders-calismasi-icin-yapilacaklar-nelerdir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/cocugun-verimli-ders-calismasi-icin-yapilacaklar-nelerdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Oct 2015 16:39:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikiyatri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15433</guid>

					<description><![CDATA[Çocuğun Ders Çalışma Programı Nasıl Belirlenmelidir? Ders çalışma programını her çocuk için ayrı ayrı düşünmemiz lazım. Çünkü her basamakta ders çalışmanın yöntemi, biçimi, çalışılacak materyal değişmektedir. Bu noktada her çocuğun farklı öğrenme biçimleri olduğunu, farklı hafızada tutma biçimleri olduğunu yavaş yavaş hem aile hem öğretmen çocukla birlikte çalıştıkça öğreneceklerdir. Bu süreç içerisinde de ders çalışmanın [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Çocuğun Ders Çalışma Programı Nasıl Belirlenmelidir?</span></h2>
<p>Ders çalışma programını her çocuk için ayrı ayrı düşünmemiz lazım. Çünkü her basamakta ders çalışmanın yöntemi, biçimi, çalışılacak materyal değişmektedir. Bu noktada her çocuğun farklı öğrenme biçimleri olduğunu, farklı hafızada tutma biçimleri olduğunu yavaş yavaş hem aile hem öğretmen çocukla birlikte çalıştıkça öğreneceklerdir. Bu süreç içerisinde de ders çalışmanın çocuk için en kolay yolunu bulmak, en zahmetsiz yolunu bulmak. Çünkü doğal olarak hiçbir çocuk için oturup uzun saatler ders çalışmak çok keyifli olmayacaktır. Mesele biraz bunu keyifli hale getirmeye çalışmaktır. Bu da çocuk için bunu kolaylaştırmaktan geçiyor.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Çocuğun Verimli Ders Çalışması İçin Uygun Ortam Nasıl Olmalıdır?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Ders çalışma için mekan önemlidir. Çocukların derli toplu, sabit bir mekanda ders çalışıyor olmaları onları motive eden ve kendi iç disiplinlerini sağlamalarını kolaylaştıran bir şey olabilir. tabii koşullara bağlıdır. Evde çocuğa bir oda ayrılması, masa ayrılması, belli bir mekanda, sabit bir yerde, belli saatlerde bu çalışmanın planlanması. Özellikle ilkokul birinci ve ikinci sınıfta anne baba mutlaka çocuğa eşlik etmeli, destek olmalıdır. Yavaş yavaş yanından ayrılarak onun kendi başına çalışması içinde o alanı açmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/ocuğun-Verimli-Ders-Çalışması-İçin-Yapılacaklar-Nelerdir.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15435" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/ocuğun-Verimli-Ders-Çalışması-İçin-Yapılacaklar-Nelerdir.jpg" alt="Çocuğun Verimli Ders Çalışması İçin Yapılacaklar Nelerdir" width="700" height="469" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/ocuğun-Verimli-Ders-Çalışması-İçin-Yapılacaklar-Nelerdir.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/ocuğun-Verimli-Ders-Çalışması-İçin-Yapılacaklar-Nelerdir-300x201.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Ders Çalışırken Çocuğun Dikkati Çabuk Dağılıyorsa Neler Yapılmalıdır?</span></h3>
<p style="text-align: justify;">Dikkatin dağılmasıyla ilgili çok farklı nedenler olabilir. Bir çocuğun dikkatini toplayabilmesi, sürdürebilmesi ile ilgili sorunlar olabilir. orada sorunun ne olduğunu tanımlamak lazım. Çünkü herkesin dikkati dağılır ve herkesin dikkati farklı nedenlere bağlı olarak dağılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu doğal bir şey mi? Çocuk dikkatini toplayabilecek uygun ortamı mı bulamıyor? Her şey yerli yerinde olduğu zaman bile kısa süre mi dikkat edebiliyor? Kısa bir süre sonra dağılıp başka şeylerle mi uğraşıyor? Tekrar derse dönmekte mi zorlanıyor? Orada sorunun tam tanımını yapmak önemlidir. Bunun bir dikkat bozukluğu olup olmadığını ayırt etmemiz gerekiyor. Çünkü bu bir dikkat problemi ise çocuğun okul başarısını, öğrenmesini çok ciddi oranda etkileyeceği için belki profesyonel bir destek almayı gerektirecek bir noktada da olabilir ya da çocuğun motivasyonuyla, ilgileriyle ilgili olabilir o dönemki. O zaman çok müdahale etmeden anne babayı yönlendirerek halledebileceğimiz bir sıkıntı da olabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/cocugun-verimli-ders-calismasi-icin-yapilacaklar-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Okul Korkusu</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/okul-korkusu/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/okul-korkusu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Oct 2015 16:23:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikiyatri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15430</guid>

					<description><![CDATA[Öğretmenlerin Çocuklarda Okul Korkusu Oluşmasında Etkisi Bulunur Mu? Öğretmenler bu uyum sürecinde mutlaka önemlidir. Ama genelde şöyle bir yanlış anlaşılma olur. Çocuk okula gitmek istemediği durumda anne baba genelde çocuğun okulla ilgili bir sıkıntısı olduğunu düşünür. Hatta genelde öğretmenle ilgili bir sıkıntı olduğu düşünülür. Bu genellikle doğru değildir. Çok ufak tefek örnekler olsa da çok [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #0000ff;">Öğretmenlerin Çocuklarda Okul Korkusu Oluşmasında Etkisi Bulunur Mu?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Öğretmenler bu uyum sürecinde mutlaka önemlidir. Ama genelde şöyle bir yanlış anlaşılma olur. Çocuk okula gitmek istemediği durumda anne baba genelde çocuğun okulla ilgili bir sıkıntısı olduğunu düşünür. Hatta genelde öğretmenle ilgili bir sıkıntı olduğu düşünülür. Bu genellikle doğru değildir. Çok ufak tefek örnekler olsa da çok uygun olmayan öğretmenler ya da yanlış tavırdaki okullar söz konusu olabiliyor zaman zaman. Ama genelde çocuğun özelinde çocuğun annesiyle özellikle ve evle ilişkisi olduğu için öğretmen tabii ki destekleyici şeyler yapabilir. Çocuğu yavaş yavaş okula alıştırmak, ona bir şekilde daha şefkatli, daha sıcak davranarak annesinden ayrılmasını kolaylaştıran bir öteki olmak durumunda faydası olabilir. Ama sıkıntı öğretmenle ilgili ya da okulla ilgili değildir. O yüzden anne çocuk ilişkisi ile çalışmak çok önemlidir.</p>
<h2><span style="color: #0000ff;">Okul Korkusu Derslerde Başarısızlığı Neden Olabilir Mi?</span></h2>
<p>Korkunun, kaygının yaşandığı dönem önemlidir. Hangi dönemde yaşanıyor? Çocuk eğer hiç okul öncesinde eğitim almadıysa, ilk defa ilkokul birinci sınıfa başlıyorsa ve annesinden ayrılmakta, okula gitmekte zorlanıyorsa, böyle bir kaygı yaşıyorsa tabii ki doğal olarak öğrenmesi de etkilenecektir. Çünkü zaten okula gidemeyecektir. Bu bütün ön koşullardan, okuma yazmayı öğrenmek için gereken uyum sürecini geçiremeyecek bu yüzden öğrenmeye karşıda olumsuz bir tavrı olacaktır. Okul başarısızlığı daha sonraki dönemlerde mesela bazen 6. Sınıfa giden bir çocukta biz okula gitmekle ilgili sıkıntı yaşayabiliyoruz. O dönemde yaşarsa tabii bu korkuyu tabii ki okul başarısı ciddi oranda etkilenir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/OKUL-KORKUSU-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15431" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/OKUL-KORKUSU-1.jpg" alt="OKUL KORKUSU" width="700" height="465" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/OKUL-KORKUSU-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/OKUL-KORKUSU-1-300x199.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Okul Korkusu Olan Çocukların Ortak Özellikleri Nelerdir?</span></h3>
<p>Okul korkusunun daha çok anneden ayrılma sorunu olarak düşünürsek anneyle ilişkisinde çok bağımlı, fazla yakın, henüz kendi bağımsızlığını çok kazanamamış çocuklarda biz bunu yaşıyoruz. Eğer bir çocuk okula hazır değilse bu şu anlamına geliyor. Annesinden ayrılmaya hazır değilse o zaman okul fobisi, okul korkusu ya da daha doğru tanımıyla anneden ayrılma, ayrılık kaygısı dediğimiz durumu yaşayabilir. Bir çocuğun okula gidebilmesi için annesinden bir miktar, bir mesafe ayrılmış, uzaklaşmış olması gerekiyor. Kendi öz bakım becerilerini halledebilmek bunlardan biri. Tuvalet eğitimi gibi çok temel konularda anneden ayrılmış, kendi başına bir şeyler yapabiliyor olmak çok belirleyicidir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/okul-korkusu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Okul Fobisi</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/okul-fobisi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/okul-fobisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Oct 2015 16:18:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikiyatri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15425</guid>

					<description><![CDATA[Çocuklarda Okul Korkusunun Sebebi Nedir? Çocuklarda okul korkusu aslında çok da doğru bir tanımlama olmayabilir. Çünkü aslında çocuklar okuldan korkmuyorlar. Çocuklar okula giderken yaşadıkları ayrılıktan korkuyorlar. O yüzden bunu daha ayrılık kaygısı, ayrılık korkusu olarak nitelemek daha doğru olur. Ve aslında ayrılmakta zorlandıkları şeyde anneleridir. Okul genellikle çoğu çocuk için anneden ilk ayrılık sürecini oluşturduğu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Çocuklarda Okul Korkusunun Sebebi Nedir?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Çocuklarda okul korkusu aslında çok da doğru bir tanımlama olmayabilir. Çünkü aslında çocuklar okuldan korkmuyorlar. Çocuklar okula giderken yaşadıkları ayrılıktan korkuyorlar. O yüzden bunu daha ayrılık kaygısı, ayrılık korkusu olarak nitelemek daha doğru olur. Ve aslında ayrılmakta zorlandıkları şeyde anneleridir. Okul genellikle çoğu çocuk için anneden ilk ayrılık sürecini oluşturduğu için biz bunu genelde okula gitmek istemiyor, okuldan korkuyor, okula uyum sağlayamıyor gibi görüyoruz. Asıl böyle olmuyor. Mesele daha çok anne çocuk ilişkisi ile belirleniyor. Okul sadece orada dışarıdaki öteki, bir nesne oluyor ve çocuğun reddettiği şey oluyor. Aslında reddettiği şey ayrılmaktır.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Çocuklarda Okul Korkusu Olduğu Ne Şekilde Anlaşılır?</span></h2>
<p>Çocuklarda okul korkusunun olduğunu anlamamak biraz zor olabilir, anlamaktan ziyade. Çünkü çocuk bunu bir şekilde bağıra, çağıra ifade edecektir. Çünkü yaşadığı ayrılık problemi onu gerçekten tehdit eden ciddi bir korku, ciddi bir kaygı gibi yaşanacaktır. Kendisini feryat ederek ifade edecektir. Bazen, çok nadiren çok tepki vermeyen okulda hiçbir faaliyete katılmayan, uyum sorunu yaşayarak kendini ifade eden çocuklara da rastlayabiliriz. Ama zaten ilk etapta okul öncesi dönem çocuğuysa bunu çok net ifade edecektir. Servise binmek istemeyerek, okula girmek istemeyerek, annesinin kucağından inmek istemeyerek kendini zaten çok net anlatacaktır.<br />
<img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-15427 alignleft" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/OKUL-FOBİSİ-1-1.jpg" alt="OKUL FOBİSİ (1)" width="380" height="237" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/OKUL-FOBİSİ-1-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/09/OKUL-FOBİSİ-1-1-300x187.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 380px) 100vw, 380px" /></p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Çocuklarda Okul Korkusu Çoğunlukla Hangi Yaşlarda Görülür?</span></h3>
<p style="text-align: justify;">Genellikle çocuk ilk okula başladığı zaman bu kaygıyla karşılaşıyoruz. Okul öncesi dönemse eğer 3 yaş civarında yuvaya başlama döneminde bu kaygı ile karşılaşabiliriz. Çoğu kişi görmüştür. Etrafında ağlayarak servise bindirilen, yaka paça annesinden okul önünde ayrılan çocukları. Bazen okul öncesi dönemde çocuk bu süreci geçirir. Ama ilkokul birinci sınıfta biz tekrar aynı kaygı ile karşılaşırız. Bazen belli tatil dönemlerinden sonra bu kaygıyla karşılaşabiliriz. Bazen hafta sonları sonrası, pazartesi günü bile çocuklar bu sıkıntıyı yaşayabilir. Bazen de okul değişikliklerinde ortaokula ya da liseye ilk başlama dönemlerinde.  Belli değişikliklerde bu durumu yaşayabiliriz.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Aileler Çocuklarda Okul Korkusunu Yenmek İçin Neler Yapabilir?</span></h3>
<p style="text-align: justify;">Aile bu noktada öncelikle sorunu kabul etme aşamasında biraz zorlanıyorlar. Önce okulun, bazen de öğretmenlerin problem olduğunu düşünüyorlar. Çocuğun okula gidemeyecek kadar küçük olduğunu düşünüyorlar. Bir şekilde onu geri alıyorlar, okulunu değiştiriyorlar. Bu yaptıkları sonrasında çok olumlu yansımıyor. Anne babanın bu süreci sakin, kararlı, tutarlı tavırlarla halletmesi önemlidir. Öğretmenle işbirliği içerisinde olmalıdır. Çocuğun uyum süresini kolaylaştıracak şeyler yapıyor olmalı önemlidir. Çocuğun hazır olmasını sağlamak adına. Ayrılmayı kolaylaştırmak adına bir şeyler yaparlarsa ancak çocuk okula daha kolay gidebilmeye başlayacaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/okul-fobisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uyku Apnesi Nedir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/uyku-apnesi-nedir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/uyku-apnesi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 2015 19:17:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[Psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi Yöntemleri ve İncelemeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=14961</guid>

					<description><![CDATA[Apne; nefes alış-verişinin 10 saniyeden daha uzun süre durmasıdır. Eğer bu uykuda gerçekleşirse uyku apnesi olarak tanımlanıyor. Bu eğer saatte beşten fazla gerçekleşirse ciddi bir hal alıyor. Uyku apne hastalığı olarak tanımlıyoruz. Uyku Apnesi Nasıl Teşhis Edilir? Uyku apnesi teşhis metotlarında tabiî ki laboratuar testleri yapılıyor ama öncelikle hastanın hikayesi ile başlıyor. Yanında uyuyan bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Apne; nefes alış-verişinin 10 saniyeden daha uzun süre durmasıdır. Eğer bu uykuda gerçekleşirse uyku apnesi olarak tanımlanıyor. Bu eğer saatte beşten fazla gerçekleşirse ciddi bir hal alıyor. Uyku apne hastalığı olarak tanımlıyoruz.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Uyku Apnesi Nasıl Teşhis Edilir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Uyku apnesi teşhis metotlarında tabiî ki laboratuar testleri yapılıyor ama öncelikle hastanın hikayesi ile başlıyor. Yanında uyuyan bir kişinin uyku esnasında sessizce nefesinin durması, boğulması gibi bir his şeklinde tarif ediliyor. Ama kesin teşhis halk arasında bilinen uyku testiyle konuluyor. Uyku testi de iki türlü oluyor. Bir hastanede yapılan bir de evde yapılan. Genellikle hastanede yapılan şu anda tercih edilmektedir.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Uyku Apnesi Tedavisi Nasıl Yapılır?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Uyku apnesi tedavisi hastanın değerlendirmesiyle başlıyor ve birçok bölümün ortak çalışmasıyla yapılıyor. Sadece göğüs hastalıkları, kulak burun boğaz ve nörolojiyle tek başına değil bütün bu birimlerin hatta bu birimlere ilave diş hekimlerinin, radyologların, ortodontistlerin bunların ortak çalışmasıyla tedavi ediliyor. Tedavisinde davranışsal tedaviler yani hastanın yaşam stilini değiştirmesi yani hasta eğer obezse şişmansa kilo vermesini sağlamak. Duran bir yaşantısı varsa spora başlamasına teşvik etmek ya da alkol vb. içecekleri kullanıyorsa bunları bırakmasını söylemek. Yeme alışkanlıklarını değiştirmek, sırt üstü yatma alışkanlıklarını değiştirmek gibi davranışsal tedaviler yapıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Uyku-Apnesi-Nedir-1-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14963" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Uyku-Apnesi-Nedir-1-1.jpg" alt="Snoring man - couple in bed" width="700" height="467" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Uyku-Apnesi-Nedir-1-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Uyku-Apnesi-Nedir-1-1-300x200.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Bunun dışında cerrahi ve cerrahi dışı diye tedavileri ikiye ayırıyoruz. Cerrahi tedaviler hava yolunun tıkanıklığına sebep olan bütün burundan vokal kord ses telleri seviyesine kadar olan bölümün tıkanıklığının giderilmesi şeklindedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Diğer tedavi yöntemi cerrahi yapmadığımız ve çok ağır hastalarda cpap dediğimiz basınçsız hava üfleyen aletlerin kullanılması şeklinde olmaktadır.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Çocuklarda Uyku Apnesi Görülür Mü?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Çocuklarda uyku apnesi görülür. Çocukluk uyku apnesine yaklaşım da farklıdır. Mesela erişkinlerde horlama sadece uyku apnesi olduğunda ciddiye aldığımız gibi gözükse de çocuklarda sadece uyku apnesi olmasa bile tek başına horlama ciddi bir belirtidir. Sadece horlayan, uyku apnesi olmayan çocuklar araştırılmış ki bunların ertesi gün okul başarıları, bilinçsel fonksiyonları bozulmaktadır. Gerçek uyku apnesi olan çocuklarda horlamanın dışında ilave uyku apnesi olan çocuklarda ayrıca ilerleyen aylarda, yıllarda kalp yetmezliğine, akciğer yetmezliğine yol açabiliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Uyku apnesinin toplum içinde de bilinen bizim de en çok gördüğümüz %90’ın üzerinde horlamadır. Her horlayacak hastaya uyku apnesi olabilecek şekilde bakmak gerekiyor. O yüzden horlamayla gelen her hastanın ileri tetkik ve tedavisi için irdelemek gerekiyor. Horlama dışında bazen hastanın yanındaki kişilerin uyku esnasında nefesinin kesilmesi, boğulma ya da hasta kendisini boğularak uyanması şeklinde tarif edebilir. Bunlar tabi gece uykuda olan şeyler. Uyku apnesinin gündüz belirtileri de vardır. Bu tip hastaların çoğunlukla gündüz yorgunluk, sabah kalktığında kendisinde bir ağırlık yani uykusunu alamama, 8-10 saat uyusa bile yine yorgun kalkması, gün içersinde iş yerinde konsantrasyonda eksiklik, hastanın günlük aktivitesinde yavaşlamalar, toplantılarda, otobüste, arabada yolculuk yaparken uyuklama ihtiyacı duyması gibi gündüz belirtileri de olabilmektedir.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Uyku Apnesi İçin Kimler Risk Altındadır?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Uyku apnesi için birincil risk altında olan kişiler obez insanlardır. Çünkü obez insanlarda boyun bölgesinde özellikle erkeklerde, kadınlarda da menopoz sonrası yağlanma fazla olacağı için solunumsal fonksiyonlar bozulacaktır. Hava yolunun tıkanmasına yol açacaktır. Bunun dışında hava yolunu tıkayan yine her türlü sebep yine uyku apnesinde risk altındadır. Burunda burun etlerinin büyük olması, kıkırdağın eğri olması, bademciklerin büyük olması, küçük dilin uzun ve geniş olması, dil kökünün büyük olması. Bunun dışında dışarıdan baktığımızda çene yapısının geride ve küçük olması, yüz yapısının basık olması bu tip kişilerde uyku apnesi için risk altındadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Uyku-Apnesinin-Belirtileri-Nelerdir-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14966" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Uyku-Apnesinin-Belirtileri-Nelerdir-1.jpg" alt="Uyku Apnesinin Belirtileri Nelerdir" width="700" height="363" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Uyku-Apnesinin-Belirtileri-Nelerdir-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/04/Uyku-Apnesinin-Belirtileri-Nelerdir-1-300x156.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Uyku Apnesi Nelere Yol Açar?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Uyku apnesi sadece uykuda nefes durmasıyla olmuyor. Uykuda nefes durmasıyla en önemli şey bütün hücrelerimizin gereksinim olduğu oksijen ihtiyacını karşılayamıyorsunuz. Uykuda nefes durmasıyla beraber oksijen transferi düştüğü için gerçekleşemiyor. Oksijenin düşmesi bütün dokuları alt üst ediyor. Böylelikle ani ölümlerden tutunda koroner arter hastalığı, insülin direnci, yüksek tansiyon gibi ciddi hastalıklara yol açabiliyor. İnsanların bilinçsel fonksiyonlarının bozulması gibi etkenlere de sebep oluyor. Bu yüzden mutlaka mesela yüksek tansiyonu, şekeri kontrol edilemeyen hastaların da uyku apnesi yönünden araştırılması gerekiyor.</p>
<p style="text-align: justify;">
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/uyku-apnesi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tükenmişlik Sendromu Nedir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/tukenmislik-sendromu-nedir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/tukenmislik-sendromu-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2015 14:04:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikiyatri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=14903</guid>

					<description><![CDATA[İş stresinin kişide duygusal, zihinsel ve fiziksel bitkinlik yaratması, bunun sonucunda da kişinin çalışma arkadaşlarına, kendine ve işine hizmet verdiği insanlara karşı da olumsuz duygular beslemesidir. İş stresinin aslında özel bir türüdür. Bir tür stres olduğunu söylememiz mümkündür. Günlük yaşam açısından da tarif ettiğimizde kişinin işine giderken ayaklarının geri geri gitmesi, işe gitmek istememesi, iş [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">İş stresinin kişide duygusal, zihinsel ve fiziksel bitkinlik yaratması, bunun sonucunda da kişinin çalışma arkadaşlarına, kendine ve işine hizmet verdiği insanlara karşı da olumsuz duygular beslemesidir. İş stresinin aslında özel bir türüdür. Bir tür stres olduğunu söylememiz mümkündür. Günlük yaşam açısından da tarif ettiğimizde kişinin işine giderken ayaklarının geri geri gitmesi, işe gitmek istememesi, iş yerinde saatleri sayması, iş yerinde kendini çaresiz, bitkin ve yorgun hissetmesi, iş arkadaşlarına karşı alaycı tutumlar gerçekleştirmesi ya da hizmet verdiği insanlara karşı. Sık sık istifayı düşünmesi gibi karakterize olan bir yaşam yönetim zorluğudur.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Tükenmişlik Sendromu Nasıl Gelişir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Tükenmişlik sendromu aslında son derece yavaş ve sinsi gelişen bir hastalıktır. Kişi öncelikle farkına varmaz. Tükenmişliğin ortalarına ya da sonlarına doğru kişi bu sürecin farkına varır. Belirtileri artığı zaman daha çok insanlar bunun farkına varmaya başlıyorlar. Bu belirtiler; fiziksel, duygusal ve zihinseldir.</p>
<p style="text-align: justify;">Fiziksel belirtiler açısından baktığımızda sürekli orgun uyanma, gece uykuya dalmakta zorlanma, geçmeyen ağrılar, (bu ağrıların kaynağı bir türlü bulunamaz.) sindirim sistemi, özelikle mide ile ilgili şikayetlerde artış. Sık sık hasta olma, sık sık kişinin kendisinde bir enerji eksikliği hissetmesi gibi özellikler fiziksel boyutlarıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Tükenmişlik-Sendromu-Nedir-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14904" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Tükenmişlik-Sendromu-Nedir-1.jpg" alt="Tükenmişlik Sendromu Nedir" width="700" height="465" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Tükenmişlik-Sendromu-Nedir-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Tükenmişlik-Sendromu-Nedir-1-300x199.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Duygusal boyutları açısından baktığımızda da kişinin alınganlığının artması, kendini çaresiz hissetmesi, kolay öfkelenebilir hale gelmesi, başkalarından kaçmak istemesi, daha çok bir içine kapanışlık başlıyor bu süreçte. Kendisiyle ilgili özgüveninde, saygısında düşüş olması, iyi bir çalışan olduğunu düşünmemesi ve hayattan keyif almaya başlamaması da bu işin duygusal, psikolojik boyutlarıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Zihinsel boyutuna baktığımız zamanda dalgınlık, kararsızlık, kişi en ufak şeylerde bile karar verememeye başlar. Özellikle işle ilgili konularda. Dalgın olma, sık sık hata yapmanın artması, eskiden kolayca yapabildiği bulmaca çözme, kitap okuma gibi dikkat ve konsantrasyon gereken etkinliklerde artık eskisi kadar başarılı olamaması, dikkatini toplayamaması. İşlerini sık sık daha sonra yaparım, yarın yaparım diye ertelemesi gibi özelliklerde bu işin zihinsel boyutudur.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Tükenmişlik Sendromu Sadece Çalışanlarda Mı Görülür?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Tükenmişlik sendromu iş hayatıyla ilgili bir kavramdır. İş stresinin özel bir türü olduğu için şu an sadece iş hayatıyla ilgili kullanılan bir fenomen. Fakat gelecekte bu konularda yapılan çalışmaların artmasıyla birlikte belki hayatın diğer alanları içinde tükenmişlik kavramını kullanmaya başlayabileceğiz. Ama şu an için sadece iş hayatıyla sınırlıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/tukenmislik-sendromu-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pazartesi Sendromu Nedir?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/pazartesi-sendromu-nedir/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/pazartesi-sendromu-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2015 14:03:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikiyatri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=14907</guid>

					<description><![CDATA[Pazartesi sendromu aslında gerçekte olmayan bir sendrom diyebiliriz. Fakat insanların çoğunun pazartesi günü işe giderken yaşadığı keyifsizlik, isteksizlik halini tanımlamak için son yıllarda çok sık kullanmaya başladığımız kavramlardan bir tanesidir. Tabiî ki pazartesinin kendisi bu sendroma yol açmıyor. Bizim pazartesi gününe yüklediğimiz anlam böle bir sendrom yaratıyor. Çünkü pazartesi bizim için 1 veya 2 gün [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Pazartesi sendromu aslında gerçekte olmayan bir sendrom diyebiliriz. Fakat insanların çoğunun pazartesi günü işe giderken yaşadığı keyifsizlik, isteksizlik halini tanımlamak için son yıllarda çok sık kullanmaya başladığımız kavramlardan bir tanesidir. Tabiî ki pazartesinin kendisi bu sendroma yol açmıyor. Bizim pazartesi gününe yüklediğimiz anlam böle bir sendrom yaratıyor. Çünkü pazartesi bizim için 1 veya 2 gün keyifli geçirdikten sonra tekrar gidip başka sorumluluklar almamız gerektiği ya da başka sıkıntılarla yüzleşmemizi gerektiren iş hayatına veya okula geri dönmemizi gerektiren bir gün olduğu için genellikle insanların sıkıntılı baktığı bir durumdur. O günün öğlenine kadar da devam eden bir süreçtir. Pazartesiyle ilgili olumsuz duygular beslemek ve pazartesi gününe de olumsuz başlandığı için günün birkaç saatinde adaptasyonla, işe ya da okula motive olmakla ilgili sıkıntı yaşama halidir.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Pazartesi Sendromundan Kurtulmak İçin Neler Yapılabilir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Pazartesi gününü gözümüzde çok büyütürsek, daha pazar akşamından pazartesiyle ilgili bir kaygı yaşamaya başlayabiliriz. Onun da sıradan bir gün olduğunu unutmamalıyız.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Pazartesi-Sendromu-Nedir-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14909" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Pazartesi-Sendromu-Nedir-1.jpg" alt="Pazartesi Sendromu Nedir" width="700" height="526" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Pazartesi-Sendromu-Nedir-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/03/Pazartesi-Sendromu-Nedir-1-300x225.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Haftanın, işin, okulun başlangıcı, yeniden birçok sorumluluk almak demek ama aynı zamanda da insanın hayatını anlamlandıran çalışma ve bir şeyler üretebilmenin koşulu olduğu için pazartesi gününe bu şekilde bakabilmeliyiz. Yani onunla ilgili duygularımızı, düşüncelerimizi değiştirebilmek önemlidir. Bunun dışında Pazar gününün çoğunu dışarıda geçirmek yerine bir kısmını evde geçirerek de zihinsel olarak kendimizi pazartesi gününe hazırlamak ve işimizle ilgili olumlu özellikleri tekrar tekrar aklımızdan geçirmek (neden bu işi yapıyorum? Bu işin bana kattıkları ne? Neden yapmak zorundayım?) gibi olumlu yaklaşabilirsek pazartesi sendromuyla başa çıkmamız biraz daha kolaylaşır. Yine çok geç saatte yatmamak, erken yatmak, kendimizi bir gün sonra yapacağımız işler hakkında abartılı düşünceler içerisinde bulmadan sadece yarın gideceğim ve şu işlerimi halledeceğim şeklinde kendimize küçük kısa hatırlatmalar yapmak faydalı olacaktır.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Pazartesi Sendromunun Nedenleri Nelerdir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Pazartesi sendromunun en büyük nedeni hafta sonu yaşadığınız bir veya iki günün son derece güzel ve keyifli geçmiş olmasıdır. Ailenizle ya da sevdiklerinizle, herhangi bir hobiniz varsa ona veya uğraşmaktan keyif aldığınız bir şey varsa veya sadece dinlenmekle geçen bir süreç olduğu için pazartesi günü bütün bunarlı arkada bırakıp yeni bir güne, yeni bir haftaya başlıyor olmak insanlarda sıkıntı yaratabiliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Pazartesi sendromunun genelinde kişinin ifade ettiği ya da etmediği, işine karşı olan negatif duygularının etkisi büyüktür. Kişi işinde kendini ne kadar az üretken, ne kadar keyifsiz hissediyorsa pazartesi günü o iş yerine gitmek ve o haftaya başlamakta kişiye o kadar zor gelecektir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/pazartesi-sendromu-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Unutkanlık</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/unutkanlik/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/unutkanlik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2015 16:54:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beyin Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlanma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=14816</guid>

					<description><![CDATA[Unutkanlık hem gençlerde hem de yaşlılarda sık karşılaşılan bir sorundur. Hangi Hastalıklar Unutkanlığa Sebep Olur? Pek çok hastalık bunun altında yatmakla birlikte çoğu zaman özellikle genç hastalarda görülen unutkanlık da altta yaşamın verdiği yoğun stres ve depresyon gibi sebepler yatmaktadır. Unutkanlığın yanı sıra bazı vitamin eksikleri ya da eşlik eden bazı hastalıklar da unutkanlığa sebep [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Unutkanlık hem gençlerde hem de yaşlılarda sık karşılaşılan bir sorundur.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Hangi Hastalıklar Unutkanlığa Sebep Olur?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Pek çok hastalık bunun altında yatmakla birlikte çoğu zaman özellikle genç hastalarda görülen unutkanlık da altta yaşamın verdiği yoğun stres ve depresyon gibi sebepler yatmaktadır. Unutkanlığın yanı sıra bazı vitamin eksikleri ya da eşlik eden bazı hastalıklar da unutkanlığa sebep olabilmektedir. En sık görülen vitamin eksikleri B12’dir. B12 vitamin eksikliğine bağlı unutkanlıklar tedavi edilebilir sebepler arasında oldukça ön sıralarda yer almaktadır. Bunun yanı sıra tiroid bezinin az çalışmasıyla giden hipotiroid denilen hastalıkta da unutkanlık sık olarak görülmektedir. Bu yüzden unutkanlıkla başvuran hastalarda hem B12 vitamini hem de tiroid fonksiyon testi dediğimiz tiroid bezinin nasıl çalıştığını gösteren testleri istemekteyiz.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/02/Unutkanlık-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14817" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/02/Unutkanlık-1.jpg" alt="Unutkanlık" width="600" height="336" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/02/Unutkanlık-1.jpg 600w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/02/Unutkanlık-1-300x168.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Unutkanlık Yaşla Birlikte Artar Mı? Unutkanlık Doğal Süreç Midir?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">İleri yaşla birlikte unutkanlığı daha sık olarak görmekteyiz. 65 yaş üstünde unutkanlık artık %15’lere yakın karşımıza çıkmaktadır. Ancak bu noktada unutkanlığın ne derece olduğu önemlidir. Tek başına unutkanlık özellikle son zamanlarda artık adına iyice alıştığımız Alzheimer hastalığını birlikte getirmektedir. Alzheimer hastalığının yanı sıra unutkanlığa sebep olan başka hastalıklarda demans çeşitleri de bulunmaktadır. Alzheimerın dışında damar tıkanıklığına bağlı yahut parkinson hastalığına eşlik eden unutkanlıkları da görebilmekteyiz. Bunların hepsi ileri yaş ve hastalıklarla birlikte eşlik etmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/02/Unutkanlık-3-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14820" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/02/Unutkanlık-3-1.jpg" alt="Unutkanlık (3)" width="600" height="437" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/02/Unutkanlık-3-1.jpg 600w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/02/Unutkanlık-3-1-300x219.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Unutkanlığı önlemek ya da önlem almak altta eğer sebebi bilinen bir rahatsızlık mesela B12vitamin eksikliği ya da hipotiroid yani tiroid bezinin az çalışması gibi bir sebep varsa bunları tedavi ederek önleyebiliriz. Ama bunların dışında unutkanlığın gelişmemesi şeklinde koruyucu çok fazla önlem alınamamaktadır. Kanıtlanmış olarak bulmaca çözmek, zihin işlevlerini arttırmak ya da kitap okumak tabii kişilerin belli ir yaştan sonra değil tüm yaşamı boyunca ne kadar çok bu işlerle uğraşırsa ve ne kadar çok aktif halde beynini çalıştırırsa unutkanlık birazcık daha ötelenebiliyor.</p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Bunamayla Unutkanlık Arasında Bir Bağlantı Var Mıdır?</span></h1>
<p style="text-align: justify;">Bunama yani demans beraberinde unutkanlıkla birlikte mutlaka bulunması gerekiyor. Ama yanı sıra sadece hastalarda unutkanlık olduğu için biz bu hastaya Alzheimer ya da demans tanısı koymuyoruz. Beraberinde insanların günlük yaşam aktivitelerinde de kayıpları görüyoruz. Demansın belli aşamaları vardır. Erken aşama, orta aşama ve ileri evre olmak üzere. Her evrede farklı bulgular farklı smptomlar hastalığa eşlik edebilmektedir. Dolayısıyla hastalıkta ilk başlarda ufak unutkanlıklarla karşımıza çıkarken zaman içinde hastaların günlük yaşam aktivitelerinde azalmalar, kişilik değişiklikleri şeklinde de unutkanlığı, bunamayı demansı görebiliyoruz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/unutkanlik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
