<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hücre &#8211; Kadın.Net</title>
	<atom:link href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hucre/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.xn--kadn-nza.net</link>
	<description>Anne Bebek Çocuk Kadın Sağlığı Kadınlara Dair Her Şey</description>
	<lastBuildDate>Thu, 11 Jul 2019 03:44:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>
	<item>
		<title>Nodül Nedir? Nodül Neden Oluşur?</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/nodul-nedir-nodul-neden-olusur/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/nodul-nedir-nodul-neden-olusur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 2015 19:36:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hücre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=15357</guid>

					<description><![CDATA[Nodül tiroit bezi içerisinde hücrelerin aşırı çoğalmasıyla oluşan yumru şeklindeki yapılardır. Nodülün oluşumunda çeşitli mekanizmalar ileri sürülmüştür. En sık görülen sebepleri iyot eksikliği, selenyum eksikliği, virüs enfeksiyonları, sigara kullanımı gibi sebepler yer almaktadır. Hangi Nodüllere Biyopsi Yapılır? Tiroit modüllerinde biyopsi tiroit nodülünün yapısı hakkında bize fikir vermektedir. Tiroit nodülleri bir santimden büyük solid nodüllerin hepsine [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Nodül tiroit bezi içerisinde hücrelerin aşırı çoğalmasıyla oluşan yumru şeklindeki yapılardır. Nodülün oluşumunda çeşitli mekanizmalar ileri sürülmüştür. En sık görülen sebepleri iyot eksikliği, selenyum eksikliği, virüs enfeksiyonları, sigara kullanımı gibi sebepler yer almaktadır.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Hangi Nodüllere Biyopsi Yapılır?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Tiroit modüllerinde biyopsi tiroit nodülünün yapısı hakkında bize fikir vermektedir. Tiroit nodülleri bir santimden büyük solid nodüllerin hepsine tiroit biyopsisi yapmak gerekmektedir. Kistik nodüllerde 1.5 santimin üzerindeki kistik oluşumlara biyopsi yapılabilir. Bunun dışında ultrasonografik olarak şüpheli görünümü olan yani mikrokalsifikasyonu, kenar düzensizliği ve şüpheli lenf bezesi olması durumunda bir santimin altındaki nodüllere de biyopsi yapılabilmektedir.</p>
<h2><span style="color: #0000ff;">Nodül Biyopsisi Nasıl Yapılır?</span></h2>
<p style="text-align: justify;">Nodül biyopsisi için hastayı tiroit ultrasonografisi yapılan odada sırt üstü uzanılır. Sırt üstü uzanan hastada tiroit ultrasonografisiyle öncelikle nodül görülüp daha sonra 22-25 iğne ucu olan bir enjektör yardımıyla tiroit nodüllerine birkaç defa gelinerek aspirasyon işlemi yapılmaktadır. Daha sonra alınan hücreler lamlara yayılmakta ve patolojiye gönderilmektedir. Tiroit biyopsisi nadiren nodül içinde kanamalar, ses kısıklığı gibi şikayetlere sebep olabilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/06/Nodül-Nedir-Nodül-Neden-Oluşur-1.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15359" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/06/Nodül-Nedir-Nodül-Neden-Oluşur-1.jpg" alt="Nodül Nedir, Nodül Neden Oluşur" width="700" height="469" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/06/Nodül-Nedir-Nodül-Neden-Oluşur-1.jpg 700w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2015/06/Nodül-Nedir-Nodül-Neden-Oluşur-1-300x201.jpg 300w" sizes="(max-width: 700px) 100vw, 700px" /></a></p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Hangi Nodüller Kanser Riski Taşır? </span></h2>
<p style="text-align: justify;">Ultrasonografide hipoekoik olan, kenar düzensizliği olan, kanlanması fazla olan ve mikrokalsifikasyon içeren nodüller kanser riski taşırlar. Bunun dışında muayene esnasında sert, fikse olmuş, boyuna fikse olmuş ve beraberinde lenf bezesi olan nodüllerde kanser riski normalden fazladır. Bunun dışında da sintigrafide hipoekoik olan ya da hipoaktif olan ya da soğuk olan nodüllerde kanser riski daha fazladır.</p>
<p style="text-align: justify;">Erkek olanlarda tek ve solid nodülü olanlarda kanser riski fazladır.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;">Her Nodülü Ameliyat Etmek Gerekir Mi? </span></h2>
<p style="text-align: justify;">Her tiroid nodülünde ameliyat gerekmemektedir. Tiroid nodüllerinin ortalama yüzde onunda operasyon gerekmektedir. Tiroit nodüllünün boyutu ortalama 4 santimden büyük olduğunda tiroit biyopsisi belin geldiği halde operasyon önerilmektedir. Onun dışında tiroit nodülü ile beraber hipertiroidi varsa ve tiroit nodülünü tiroid ince iğne aspirasyonu ile kanser veya şüpheli bir patoloji sonucu gelmişse opere edilmesi gerekmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/nodul-nedir-nodul-neden-olusur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sinirler</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/sinirler/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/sinirler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Nov 2013 19:52:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hücre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=12466</guid>

					<description><![CDATA[Sinirler, bedenin her yanından beyine sinyalleri taşıyan sinir lifi demetlerini belirten tıp terimi. Çok hücreli hayvanların tümünde bulunan sinir lifleri, merkez sinir sisteminde yer alan sinir hücrelerinin (nöronlar) uzantısıdırlar. Her lifin üstü Özel bir hücre Öbeğinden oluşan ve Öbür liflerle elektrik etkileşmesini engelleyen yalıtıcı bir tabakayla miyelin tabakası) kaplıdır. liflerdeki sinyaller yarı elektriksel akılar halinde [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a title="Sinirler" href="https://www.xn--kadn-nza.net/sinirler/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Sinirler</strong></span></a>, bedenin her yanından beyine sinyalleri taşıyan sinir lifi demetlerini belirten tıp terimi. Çok hücreli hayvanların tümünde bulunan sinir lifleri, merkez sinir sisteminde yer alan sinir hücrelerinin (nöronlar) uzantısıdırlar. Her lifin üstü Özel bir hücre Öbeğinden oluşan ve Öbür liflerle elektrik etkileşmesini engelleyen yalıtıcı bir tabakayla miyelin tabakası) kaplıdır. liflerdeki sinyaller yarı elektriksel akılar halinde iletilir, her &#8220;akıyı kısa bir boşluk izler: Bu süre içinde lif yeni bir akı iletemez. Böylece akılar, mors alfabesinde olduğu gibi özel bir biçimde şifrelenirler.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/11/Sinirler-1.jpg"><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-13683" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/11/Sinirler-1.jpg" alt="Sinirler" width="385" height="308" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/11/Sinirler-1.jpg 385w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/11/Sinirler-1-300x240.jpg 300w" sizes="(max-width: 385px) 100vw, 385px" /></a><br />
Duyu sinirleri, algıladıkları bilgileri bu yolla akılara dönüştürdükten sonra beyine iletirler. İki sinir lifini birleştiren bölgeye sinaps adı verilir. Sinapsta akı iletimini &#8220;nöron aktarıcı&#8221; diye adlandırılan kimyasal moleküller sağlar.<br />
&nbsp;<br />
Sağlam sinirler için Kaju :<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/11/Kaju-1.jpg"><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-13685" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/11/Kaju-1.jpg" alt="Kaju" width="288" height="192" /></a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/sinirler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kıkırdak</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/kikirdak/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/kikirdak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Nov 2013 18:18:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hücre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=12438</guid>

					<description><![CDATA[Kıkırdak, mavimsi beyaz ya da sarımsı beyaz renkli yapısal doku türü. Kıkırdak hücreleri ile sertleşmiş bağ dokusu niteliğindeki hücreler arası maddeden oluşan kıkırdaklar, üçe ayrılırlar: Camsı kıkırdaklar; esnek kıkırdaklar; lifsi kıkırdaklar. Camsı kıkırdaklar, hareketli eklemlerle birleşen kemiklerin yüzeyini kaplarlar; yüzeyleri saydam ve düzgündür; eklem içi sıvısıyla ıslandıklarında, kemiklerin birbiri üstünde kolayca kaymasını sağlarlar. Esnek kıkırdaklar, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kıkırdak, mavimsi beyaz ya da sarımsı beyaz renkli yapısal doku türü. Kıkırdak hücreleri ile sertleşmiş bağ dokusu niteliğindeki hücreler arası maddeden oluşan kıkırdaklar, üçe ayrılırlar: Camsı kıkırdaklar; esnek kıkırdaklar; lifsi kıkırdaklar. Camsı kıkırdaklar, hareketli eklemlerle birleşen kemiklerin yüzeyini kaplarlar; yüzeyleri saydam ve düzgündür; eklem içi sıvısıyla ıslandıklarında, kemiklerin birbiri üstünde kolayca kaymasını sağlarlar.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/11/Kıkırdak-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-13711" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/11/Kıkırdak-1.jpg" alt="Kıkırdak" width="250" height="384" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/11/Kıkırdak-1.jpg 250w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/11/Kıkırdak-1-195x300.jpg 195w" sizes="auto, (max-width: 250px) 100vw, 250px" /></a><br />
Esnek kıkırdaklar, lastiği andıran bir maddeden yapılmışlardır ve çok sayıda esnek lif içerirler; gırtlak, gırtlak kapağı, burun kanatları ve dış kulağın iskeletini oluştururlar.<br />
&nbsp;<br />
Lifsi kıkırdaklar, çok sayıda esnek bağ dokusu lifi içerir, omurlar arasındaki disklerde ve birbiri üstünde çok az hareket eden bazı başka kemiklerin (ayakta topuk kemiği bölgesi) arasında yer alırlar.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/kikirdak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Genetik</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/genetik/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/genetik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Nov 2013 18:06:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hücre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=12423</guid>

					<description><![CDATA[Genetik biyolojinin kalıtımsal özellikleri belirleyen genlerin yapısını, işlevini ve evrimini inceleyen alt dalı. Genetiğin temel ilkesini Mendel&#8217;in ortaya koymuş olduğu, kalıtımsal özelliklerin bağımsızlığı oluşturur. Mendel, boyları, tohumlarının yapısı ve çiçeklerinin rengi farklı bezelye türleriyle yaptığı deneylerde, kısa ve uzun türleri çaprazladığı zaman ya kısa ya da uzun bitkiler elde edildiğini, ama hiçbir zaman orta boylu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Genetik biyolojinin kalıtımsal özellikleri belirleyen genlerin yapısını, işlevini ve evrimini inceleyen alt dalı. Genetiğin temel ilkesini Mendel&#8217;in ortaya koymuş olduğu, kalıtımsal özelliklerin bağımsızlığı oluşturur. Mendel, boyları, tohumlarının yapısı ve çiçeklerinin rengi farklı bezelye türleriyle yaptığı deneylerde, kısa ve uzun türleri çaprazladığı zaman ya kısa ya da uzun bitkiler elde edildiğini, ama hiçbir zaman orta boylu bir bitki ortaya çıkmadığını görmüş, bağımsız Özelliklerin kalıtımını izleyerek her Özelliğin, söz gelimi bitkilerin boyunun, birbirinin aynı iki &#8220;etmen&#8221; tarafından belirlendiğini saptamıştır.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/11/Genetik-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-13738" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/11/Genetik-1.jpg" alt="Genetik" width="490" height="317" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/11/Genetik-1.jpg 490w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/11/Genetik-1-300x194.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 490px) 100vw, 490px" /></a><br />
Sonradan &#8220;gen&#8221; adı verilen ve kromozomların birer parçası oldukları, normal beden hücrelerinde gerçekten iki kopya halinde bulundukları anlaşılan bu &#8220;etmenlerin her biri alel adı verilen farklı biçimlerde ortaya çıkabilirler. Aleller ikiye ayrılırlar: Başat aleller; çekinik aleller. Başat aleller, bir tek çift bile olsalar ilgili özelliğin ortaya çıkmasını sağlayan genlerdir. Çekinik alellerdeyse özellik, ancak iki alelde birden bulunduğu zaman görülür. Taşıdığı özellik biri başat, öbürü çekinik alellerden kaynaklanan organizmalar &#8220;çekinik alelin taşıyıcısı&#8221; diye nitelenir. Bu organizmalarda alelin taşıdığı özellik, ancak her iki alel de çekinik türden olduğu zaman ortaya çıkar: Bazı kalıtımsal hastalıklar da, çekinik türdendir. Molekül genetiği alanındaki gelişmeler günümüzde, canlıların ve bitkilerin kalıtımsal yapısını değiştirmeye olanak sağlamakta, bu uygulamalar, genetik mühendisliği ya da biyoteknolojinin alanına girmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/genetik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AİDS</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/aids/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/aids/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Oct 2013 06:58:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hücre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=12391</guid>

					<description><![CDATA[Afrika&#8217;da yerleşik bir hastalık niteliği taşıyan, ama Batı ülkelerinde yakın dönemde görülmeye başlanan hastalık. Açık adı sonradan edinilme bağışıklık yetmezliği sendromu olan AİDS, hücresel bağışıklığın gün geçtikçe yitirilmesine yol açarak hastanın enfeksiyon hastalıklarından birinden ölümüne yol açar. AİDS&#8216; e yakalanan hastaların çoğunda aslında ender rastlanan bir damar uru olan Kaposi sarkomu da görülür. Beden sıvılarıyla [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Afrika&#8217;da yerleşik bir hastalık niteliği taşıyan, ama Batı ülkelerinde yakın dönemde görülmeye başlanan hastalık. Açık adı sonradan edinilme <a title="Bağışıklık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/bagisiklik/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>bağışıklık</strong></span></a> yetmezliği sendromu olan AİDS, hücresel bağışıklığın gün geçtikçe yitirilmesine yol açarak hastanın <a title="enfeksiyon hastalıkları" href="https://www.xn--kadn-nza.net/saglik/hastaliklar/enfeksiyon-hastaliklari/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>enfeksiyon hastalıkları</strong></span></a>ndan birinden ölümüne yol açar. <a title="AİDS" href="https://www.xn--kadn-nza.net/aids/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>AİDS</strong></span></a>&#8216; e yakalanan hastaların çoğunda aslında ender rastlanan bir damar uru olan Kaposi sarkomu da görülür. Beden sıvılarıyla ve kan yoluyla geçtiğinden özellikle eşcinseller, damardan iğne yoluyla uyuşturucu alan kişiler arasında yaygındır. Ayrıca, hastalıklı kan verilmiş kişilerde, hastalıklı kişilerle cinsel ilişkide bulunanlarda, hastalıklı annelerin çocuklarında da görülür. Henüz tedavi edilemeyen AİDS&#8217;den korunmak için, beden temizliğine dikkat etmek, cinsel ilişki sırasında prezarvatif kullanmak, vb. önlemler önerilmektedir.<br />
&nbsp;<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/Aids-Belirtileri-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-13760" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/Aids-Belirtileri-1.jpg" alt="Aids Belirtileri" width="400" height="366" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/Aids-Belirtileri-1.jpg 400w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/Aids-Belirtileri-1-300x275.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></a><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>AİDS Belirtileri Nelerdir? </strong></span><br />
<a title="AİDS hastalığı" href="https://www.xn--kadn-nza.net/aids/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>AİDS hastalığı</strong></span></a>, bilindik virüs sebepleri ile ortaya çıkan belirtilere benzeyen belirtileri gösterir. AİDS hastalığına yakalanan kişide, aynı grip, nezle, soğuk algınlığı gibi hastalıklarda görülen belirtilerin aynısı AİDS belirtileri de virüsün öteki hastalıklarda gösterdiği belirtilerdendir. Kişinin mevcut şikâyetlerine bakarak, AİDS tanısı koymak aslında imkânsızdır. AİDS teşhisi için en kesin yol yapılacak olan testlerdir. AİDS belirtileri genel olarak sıralamak gerekirse: AİDS hastası olan insan, gün içinde aslında yorucu hiçbir aktivite yapmamasına rağmen, bütün gün hep yorgun, hep halsizlik çeker. AİDS hastası kişi, gün içinde sürekli dalgınlık, zihin bulanıklığı, dikkat eksikliği, konsantre olamama gibi sorunlar yaşar sık sık.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/Aids-1.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-13758" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/Aids-1.png" alt="Aids" width="460" height="254" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/Aids-1.png 460w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/Aids-1-300x166.png 300w" sizes="auto, (max-width: 460px) 100vw, 460px" /></a><br />
AİDS hastası olan kişi, önüne geçemediği bir şekilde hızla kilo verir ve zayıflamaya başlar. AİDS hastası olan kişinin bazı bölgelerinde, özellikle lenf bezlerinde fazla çalışmaya bağlı olarak lenf bezleri kabarmaya başlar. AİDS hastası olan kişi gün içinde sürekli kuru öksürük nöbetleri geçirir. AİDS hastasının dilinin üst kısmında beyaz lekeler görülmeye başlanır. AİDS hastası olan kişinin derisine bakıldığında, kalınlaşma, sertleşme, morluklar belirmeye başlar. AİDS hastası olan kişi gün içinde defalarca ishal durumunda tuvalete çıkar. AİDS hastası, özellikle öksürük nöbetinde nefes darlığı çeker.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/aids/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vücut Sıcaklığı</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/vuecut-sicakligi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/vuecut-sicakligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Oct 2013 03:45:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hücre]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi Yöntemleri ve İncelemeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=12382</guid>

					<description><![CDATA[Hayvanlar, vücut sıcak­lıkları çevre sıcaklığı ile aynı olan Soğuk­kanlı Hayvanlar  ve beyindeki bir &#8220;sı­caklık düzenleyici merkez&#8221; sayesinde vü­cut sıcaklıkları çevreden bağımsız olarak belirli sınırlar içerisinde kalan Sıcakkanlı Hayvanlar  olarak iki gruba ayrılır. Bu ikinci grup hayvanlarda normal vücut sıcaklığı 35°C ile 40°C arasındadır. Bu sıcak­lık, Kış Uykusu  sırasında büyük Öl­çüde azalır. İnsanda ağızdan alman vücut [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hayvanlar, vücut sıcak­lıkları çevre sıcaklığı ile aynı olan Soğuk­kanlı Hayvanlar  ve beyindeki bir &#8220;sı­caklık düzenleyici merkez&#8221; sayesinde vü­cut sıcaklıkları çevreden bağımsız olarak belirli sınırlar içerisinde kalan Sıcakkanlı Hayvanlar  olarak iki gruba ayrılır. Bu ikinci grup hayvanlarda normal vücut sıcaklığı 35°C ile 40°C arasındadır. Bu sıcak­lık, Kış Uykusu  sırasında büyük Öl­çüde azalır. İnsanda ağızdan alman vücut sı­caklığı değerleri genellikle 36-37,2 arasında değişir ve ortalama 37 santigrad-derecedir.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/Vücut-Sıcaklığı-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-13769" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/Vücut-Sıcaklığı-1.jpg" alt="Vücut Sıcaklığı" width="378" height="378" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/Vücut-Sıcaklığı-1.jpg 250w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/Vücut-Sıcaklığı-1-150x150.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 378px) 100vw, 378px" /></a><br />
Bu değer günlük,  kadınlarda da aylık dal­galanmalar gösterir. Ateş yükselmesi duru­munda sıcaklık ayan, normalden daha faz­lasına düzenlenmiş durumdadır. Vücut çok sıcak olduğunda deriye yakın olan kan da­marları genişleyerek dana fazla kan taşır ve bunun radyasyon (ışıma) ve konveksiyonla soğumasını sağlar. Aynı zamanda ter bezleri de Terleme  olayı ile, bu­harlaşan ter sıvısının meydana getirdiği bir ısı kaybına sebep olurlar. Vücut çok soğuk olduğunda deriye yakın damarlar büzülür, metabolizma hızlanır ve daha fazla ısı meydana getirmek amacıyla Titreme  ortaya çıkar. Derinin altındaki yag ve vü­cuttaki kıllar (başka hayvanlarda kürk), ısı kaybını engeller. Soğuğa karşı alınan bu savunma düzenleri yeterli olmazsa hipotermi denilen durum meydana gelir: Vücut sıcaklığı düşer, işlevler yavaşlar ve kişi öle­bilir.<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
Vücut Sıcaklığı, insanda ve bütün hayvanlarda bedenin ısı derecesi. Hayvanların çoğunda beden sıcaklığı, çevre koşullarına göre değişir. Bütün omurgasızlar, sürüngenler ve balıklar, soğuk kanlı hayvanlar diye nitelenen bu öbekte yer alırlar. Sıcak kanlı diye nitelenen bazı hayvanlarsa, bedenlerindeki ısı üretimi ve yitimini denetleyerek beden ısılarını belirli bir noktada tutarlar. Söz konusu belirli beden ısısı, insan dahil memelilerde 37-38°C, kuşlarda 40°C&#8217;tır.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/Vücut-Sıcaklığı2-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-13770" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/Vücut-Sıcaklığı2-1.jpg" alt="Vücut Sıcaklığı2" width="325" height="277" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/Vücut-Sıcaklığı2-1.jpg 325w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/Vücut-Sıcaklığı2-1-300x256.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 325px) 100vw, 325px" /></a><br />
Canlı dokunun kimyasal tepkimeleri bu ısı derecelerinde en etkin biçimde gerçekleşir. Gerek sıcak, gerek soğukkanlı hayvanların derilerinde ve bedenlerinde yer alan ısı algılayıcılar hayvana ısınması ya da serinlemesi gerektiğini bildirince beyindeki bir merkezin gerçekleştirdiği düzenleme işlemine, ısı ayarlaması adı verilir. Sıcak kanlı hayvanlar, metabolizmalarının bir yan ürünü olarak ısı üretir, terleyerek, soluyarak ya da dış etkilerle serinlerler. Soğuk kanlı hayvanlarsa, ya düşük sıcaklık derecelerinde yaşamaya uyum sağlar ya da güneşte yatarak ısınırlar. Bedensel işlevleri çevrelerinden çok daha yüksek bir ısıda gerçekleşen sürüngenler ve böceklerin birçoğu gibi güneş altında ısınan hayvanlar, çok sıcak olduğu zaman güneşten kaçarak, hava serinleyince de güneşe çıkarak, sıcak kanlılar gibi belirli bir<br />
Beden sıcaklığı, günün belirli saatlerine göre değinir, ama &#8216;bedenin, her yeri hiçbir zaman aynı sıcaklıkta olmaz. Erkek, kadın ve çocuk beden ısılarını gösteren bu çizimdeki tıeyaz lekeler bedenin en sıcak, koyu mavi-siyah alanlarsa en soğuk kesimlerinidir.<br />
beden sıcaklığım korurlar. Büyük omurgalılardan çoğunun çekirdek sıcaklığı (bedenin iç sıcaklığı), beyin sıcaklığından yüksektir; çünkü beyin, özel bir ısı değiştirici mekanizmayla serinletilir.<br />
Beden sıcaklığı düşmesi, bedenin normal sıcaklığının apansızın azalması. Uzun süre denizde su içinde ya da soğukta kalma sonucunda ortaya çıkan beden sıcaklığı düşmesi, ölüme yol açabilir. Yalnız yaşayan ve hastalıklar yüzünden hareket yeteneğini yitirmiş yaşlılarda ya da beden sıcaklığını ayarlama yeteneği henüz gelişmemiş yeni doğmuş bebeklerde de oldukça rastlanan bir olaydır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/vuecut-sicakligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Romatizmal Ateş (Akut romatizmal)</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/romatizmal-ates/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/romatizmal-ates/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Oct 2013 06:08:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hücre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=12342</guid>

					<description><![CDATA[ROMATİZMAL ATEŞ Streptokok enfeksiyon­larından sonra görülen ve bakterilere kar­şı oluşan anormal bağışıklık nedeniyle or­taya çıkan, yüksek ateşle birlikte yürüyen hastalık. Deri döküntüleri, derialtı nodulleri ve göçmen tipte bir Eklem İltihabı  genellikle vardır. Kalbin tutulması çarpıntılara, göğüs ağrılarına, kalp yetmez­liğine, miyokardite, perikardm iltihaplan­masına yol açabilir. Kalpte üfürümler (sufl) işitilebilir ve elektrokardiyografide üetim anomalileri görülebilir. Hastada Sydenham [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ROMATİZMAL ATEŞ Streptokok enfeksiyon­larından sonra görülen ve bakterilere kar­şı oluşan anormal bağışıklık nedeniyle or­taya çıkan, yüksek ateşle birlikte yürüyen hastalık.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/Romatizmal-Ateş-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-13803" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/Romatizmal-Ateş-1.jpg" alt="Romatizmal Ateş" width="501" height="516" srcset="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/Romatizmal-Ateş-1.jpg 501w, https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/Romatizmal-Ateş-1-291x300.jpg 291w" sizes="auto, (max-width: 501px) 100vw, 501px" /></a><br />
Deri döküntüleri, derialtı nodulleri ve göçmen tipte bir Eklem İltihabı  genellikle vardır. Kalbin tutulması çarpıntılara, göğüs ağrılarına, kalp yetmez­liğine, miyokardite, perikardm iltihaplan­masına yol açabilir. Kalpte üfürümler (sufl) işitilebilir ve elektrokardiyografide üetim anomalileri görülebilir. Hastada Sydenham tipi Kore  ortaya çıkabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/romatizmal-ates/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Parazit</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/parazit/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/parazit/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Oct 2013 06:04:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hücre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=12337</guid>

					<description><![CDATA[PARAZİT (biyoloji), yaşamının bir bölü­münde bir başka organizmaya gereksinim duyan, bir konağa fizyolojik olarak bağla­nan ve ondan gerekli besinlerini sağlayan, bazen de onu ortam olarak kullanan orga­nizmaları tanımlamak için kullanılan de­yim,, asalak. Hayvanların ve bitkilerin he­men tümüne özgü parazitler vardır. Tümü parazit olan virüsler yanında en önemli parazitler bakteriler, bir hücreli hayvanlar (protozoa), yuvarlak solucanlar, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>PARAZİT (biyoloji), yaşamının bir bölü­münde bir başka organizmaya gereksinim duyan, bir konağa fizyolojik olarak bağla­nan ve ondan gerekli besinlerini sağlayan, bazen de onu ortam olarak kullanan orga­nizmaları tanımlamak için kullanılan de­yim,, asalak. Hayvanların ve bitkilerin he­men tümüne özgü parazitler vardır.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/Parazit-1.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-13811" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/Parazit-1.jpeg" alt="Parazit" width="207" height="243" /></a><br />
Tümü parazit olan virüsler yanında en önemli parazitler bakteriler, bir hücreli hayvanlar (protozoa), yuvarlak solucanlar, yassı so­lucanlar arasında bulunur. Parazitleri ince­leyen bilim helmintoloji adıyla anılır. Sivrisinek gibi kan emen eklem bacaklılar, çeçe sinekleri ve keneler Parazit hastalık­ların taşıdıkları ve başka parazit­ler İçin konak oluşturabildikleri için özel­likle önem taşırlar.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/parazit/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lösemi</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/losemi/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/losemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Oct 2013 08:02:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hücre]]></category>
		<category><![CDATA[Kan Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=12304</guid>

					<description><![CDATA[LÖSEMİ Kan kanseri, kandaki veya kemik ingindeki akyuvarların kötü huylu olarak çoğalması. Hem granulositer, hem de Ien-fositer şekillerin şiddetli {akut) ve süre­ğen (kronik) tipleri vardır. Şiddetli şekil­lerde ortama ilkel hücreler egemendir ve Kansızlık, deride bereler, enfeksiyon gibi ‘olaylarla haetahk hızlı seyreder. Daha çok. çocuklarda görülür. Süreğen şekil ise erişkinlerde görülür. Vücudu etkileyen ha­fif belirtilerle, enfeksiyona [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a title="LÖSEMİ" href="https://www.xn--kadn-nza.net/losemi/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>LÖSEMİ</strong></span></a> Kan kanseri, kandaki veya kemik ingindeki akyuvarların kötü huylu olarak çoğalması. Hem granulositer, hem de Ien-fositer şekillerin şiddetli {akut) ve süre­ğen (kronik) tipleri vardır. Şiddetli şekil­lerde ortama ilkel hücreler egemendir ve <a title="Kansızlık" href="https://www.xn--kadn-nza.net/kansizlik/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Kansızlık</strong></span></a>, deride bereler, enfeksiyon gibi ‘olaylarla haetahk hızlı seyreder.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/Lösemi-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-13843" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2013/10/Lösemi-1.jpg" alt="Lösemi" width="273" height="294" /></a><br />
Daha çok. çocuklarda görülür. Süreğen şekil ise erişkinlerde görülür. Vücudu etkileyen ha­fif belirtilerle, enfeksiyona yatkınlıkla ve lenf düğümlerinde (lenfatik lösemi) ya da dalak ve karaciğerde büyüme ile (granülositik lösemi) kendini gösterir. Kanser ke-moterapisi ve <a title="antibiyotikler" href="https://www.xn--kadn-nza.net/antibiyotikler/"><span style="text-decoration: underline;"><strong>antibiyotikler</strong></span></a>, hastaların öm­rünü büyük ölçüde uzatmıştır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/losemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Epitel</title>
		<link>https://www.xn--kadn-nza.net/epitel/</link>
					<comments>https://www.xn--kadn-nza.net/epitel/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seval Tabakoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Jun 2013 16:46:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hücre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--kadn-nza.net/?p=11464</guid>

					<description><![CDATA[EPİTEL. Bir organın, oluşumun dış ya da iç yüzeyini örten doku. Deri, akciğerlerin, barsaklann ve idrar yollarının -mukozası, hep birer epitel örneğidir. Yerine göre su­ya karşı direnç ya da emme özelliği gös­teren bir katman biçimindedir. Epitel hüc­relerinin kendi kendilerini yenileme hızlan çok yüksektir. &#160; Epitelyum doku, eiptel hücrelerden meydana gelir ve bedenin iç ve dış [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>EPİTEL</strong>. Bir organın, oluşumun dış ya da iç yüzeyini örten doku. Deri, akciğerlerin, barsaklann ve idrar yollarının -mukozası, hep birer epitel örneğidir. Yerine göre su­ya karşı direnç ya da emme özelliği gös­teren bir katman biçimindedir. Epitel hüc­relerinin kendi kendilerini yenileme hızlan çok yüksektir.<br />
&nbsp;<br />
Epitelyum doku, eiptel hücrelerden meydana gelir ve bedenin iç ve dış yüzeylerini kapatır. Tek katlı veya çok katlı bir yapı olarak dizilen epitelyum hücreleri, farklı bezlerin yapısına katılmaktadırlar. Ürogenital sistemin, bedenin dışarı açılan kısımları, deri ve sindirim kanalı vücudun dış yüzeylerini meydana getirirken, kalp ve damarların iç yüzleri, kalp ve akciğer zarlarının iç yüzeyleri bedenin iç yüzeylerine örnek verilebilir. Epitel hücreler, sahip oldukları görevleri yapacak özelliklere sahiptirler. Örnek vermek gerekirse, bazı epitel hücreleri sindirim kanalının iç yüzeyini sarıp, beden için gerekli olan besin maddelerinin emilimi sağlamak için uygun bir yüzey hazırlarken, bazı epitel hücreleri de iç ve dış salgı bezlerinin yapışmasını sağlarlar. İnsan organizmasında üç farlı epitel doku vardır.<br />
<a href="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2011/11/Epitel.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-11487" title="Epitel" src="https://www.xn--kadn-nza.net/wp-content/uploads/2011/11/Epitel-300x247.jpg" alt="Epitel" width="300" height="247" /></a><br />
1) Tek katlı epitel doku<br />
2) Çok katlı epitel doku<br />
3) Değişici epitel doku diye tanımlanabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--kadn-nza.net/epitel/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
