SON DAKİKA

Bebeğinizin sizi duyup duymadığını nasıl anlarsınız?

Bebeğinizin sizi duyup duymadığını nasıl anlarsınız?

Bebeğiniz etraftaki seslere karşılık vermiyor ya da tepki göstermiyorsa bu durumda bir sorun olduğunu düşünmeniz gerekir. Sağlıklı ve normal bir bebek etrafında olan biten her şeye tepki verir, ilgisini çeken seslere de dikkat kesilir. Eğer sizin bebeğiniz seslere vermesi gereken doğal tepkileri vermiyor ya da ilk 12 ay da hiçbir konuşma sesi çıkarmıyorsa o halde üzülerek söylüyoruz ki bebeğiniz de bir işitme engeli olabilir. Bebeğin çevresinde olan biten her şeye tepki vermesi ya da çıkardığı kendine özgü seslerle karşılık vermesi, onun kişisel gelişimini tamamlayarak ileride sosyalleşmesini de sağlayacak olan faktörlerden biridir. Sesleri kısa sürede algılayan bir bebeğin dil gelişimi ile kişisel gelişimi, sesleri yeteri kadar algılayamayan bir çocuğa oranla büyük bir değişiklik arz eder.
Hem dil gelişimini hem de sosyal kişiliğini önemli oranında etkileyecek olan işitme olgusu hastanelerde testler ile kontrol edilebiliyor. Erken teşhis edilen duyma problemi tedaviyi de başarılı oranda etkiliyor. Bebeklerde işitme şiddeti anlaşılamaz fakat bebeğin duyup duymadığını çevreden gelen seslere verdiği tepki sayesinde anlaşılabilir. Sese karşı tepki vermek bir reaksiyondur eğer bebek bu reaksiyonu göstermiyor yani seslere tepki vermiyorsa o halde bu durum işitme de sorun olabileceğine işaret eder. 0-2 yaş grubunda özellikle yüksek sese bebeğin irkilerek reaksiyon göstermesi gerekir.

Bebeğinizin sizi duyup duymadığını nasıl anlarsınız
Doğumdan sonra;
0-3 aylık bebeğin insan seslerine karşılık vermesi gerekir
6 ile 9 aylık bebek sesin geldiği yöne doğru bakar
10 aydan itibaren bebek ismi söylendiğinde tepki verir
1 yaşından itibaren ona yöneltilen komutlara karşılık verir
1 buçuk ve 2 yaşından itibaren kendince sesler çıkararak, konuşmanın ilk sinyallerini verir
Eğer bebeğiniz seslere tepki göstermiyor ise o halde hemen güvenilir ve donanımlı bir hastanede işitme testi yaptırmalısınız. Bu özel test ile bebeğin kulaklarına belli desibelde ses verilir ve sonrasında bebeğin iç kulağının verdiği cevap ölçümlenir. Bu esnada bebeğiniz içi endişelenmenize gerek yoktur çünkü bebeğiniz test sırasında her hangi bir acı duymayacaktır. Zaten bu test genelde bebek uyurken sessiz bir ortamda uygulanır. Aksi taktirde bebek uyanıkken ağlarsa bu durum sesleri yeteri kadar algılamasına engel olabilir.
Test bebeğin kulağının dış kısmının içine yumuşak uçlu bir alet konulduktan sonra, buradan kulağa ‘klik’ sesleri gönderilmesi ile uygulanır ve test esnasında bebeğe her hangi bir ilaç ya da anestezi verilmez. Kulak sesi algıladığı anda içeride bir yankılanma meydana gelir bu sayede testi yapan uzman durumu rahatlıkla inceleyebilir. Test beyin aracılığıyla da yapılır ve bu teste ABR adı verilir. ABR testi bebeğin başına yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla yapılan en güvenilir işitme testlerindendir. Bu test ile bebeğin beyin sapında meydana gelen elektriksel dalgalar ölçülerek kolaylıkla saptanma yapılarak tanı konabilir. Fakat bu testlerle bebeğin sadece doğumsal olan işitme engeli saptanabilir. Daha sonra oluşacak işitme kaybının fark edilmesi için anne babaya iş düşmektedir. Sonradan meydana gelecek olan işitme kaybının tespiti, anne ve babanın çocuğuyla ne kadar ilgili ve alakalı olduğuna bağlı olacaktır.
Uzmanların dikkat çektiği bir başka konuda ilk 6 aya kadar işitme kaybının olduğu tespite edilip tedavisine başlanan bir bebek ile 6 aydan sonra teşhis konulup tedavisi başlanan bebek arasında konuşmada önemli oranda fark olacağıdır. Yani erken teşhis edilen işitme kaybında, geç fark edilmiş olana göre başarı çok daha yüksektir. Çok fazla işitme kaybı ola çocukta konuşma yeteneği gelişmez. 4 ile 5 yaşına kadar duyamayan çocukta konuşmayı öğrenemediği için konuşma yeteneği de gelişmez. Bu nedenle uzmanların ve Dünya Sağlık Örgütü’nün ortak görüşü çocukların işitme kaybının ilk 3 ay içinde tespit edilip 6. Aydan önce tedavi edilmesi gerektiği yönündedir.
Doğumların % 50’sinden meydana gelen işitme kaybı için henüz saptanmış risk faktörleri bulunmamaktadır. Yalnız canlı doğumların %10’nunda meydana gelebilen işitme kaybı risk faktörleri şöyle sıralanabilir.
Bebeklerde işitme kaybına neden olan bazı hastalıkların geçirilmesi (herpes virüs enfeksiyonu, toksoplazma veya kızamıkçık sitomegalovirüs)
Bebeklerin doğum sonrasında yoğun bakımda kalması ( 3 günden fazla)
Kimyasal ilaçlar kullanmak (içinde kulağa yan etkisi olan ilaçlar)
Hamilelikte kimyasal ilaç kullanmak
Bebeklerde menenjit hastalığı geçirmek
Sağırlığın aileden gelmesi yani genetik faktör
Bebeklerin belli bir kilonun altında olması (1,5 kilo)
Bebeğin doğum esnasında oksijensiz kalması
Ve oksijen yetersizliği nedeni ile bebeğin suni solunum gereksinimi duyması
Bebekte görülen normal olmayan yüz ve kulak şekli

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Yandex.Metrica Yemek Tarifleri